
2.252 kelime · ~11 dk okuma
Arkadaşlar merhaba, PodB'yle hazırladığımız Ben Astrolog Değilim podcastına hoş geldiniz. Şu anda boğa sezonu içerisinde olduğumuz için birazcık boğa burcu nedir ve de yerleşimleriniz boğa burcunda olduğunda size ne tür etkileri olur onlardan başlayacağız. O zaman bir yolculuk başlasın. Arkadaşlar merhaba, Boğa sezonundayız. Boğa, Zodiak'taki ikinci burç. Oturan bir boğayı temsil eden Boğa Burcu, bu hayattaki mal varlıklarımız, değerlerimiz, öz saygımız gibi konularda bizi aslında sabitleyen, geleceğe doğru hazırlanacağımız yeri gösteren burçtur. Hepimizin haritasında Boğa Burcu'nun kontrol ettiği bir ev olduğu gibi bazı insanların doğduklarında ya güneşleri ya yükselenleri ya da başka diğer yerleşimleri Boğa Burcu'nda olabiliyor.
Boğa Burcu'nu genel olarak hepimiz çok inatçı ve tembel olarak tanıyor olabiliriz. Ancak onların inatçılığı ve tembelliği, ki bence hiç tembel değiller, bunu daha önce de söylemiştim, belirli sebeplerden oluşuyor. Boğa Burcu, Koç Burcu'ndan sonra gelen Zodyak Burcu olarak, Koç'un yakarak açtığı yolda, elindekilere sahip çıkarak, tohumları düzgün bir şekilde toprağa gömebileceği bir sabitlik arayan Burç'tur aslında. Boğa sezonuna baktığımızda da zamansız olarak şunu görürüz ki doğanın tekrar zengin bir şekilde ortaya çıkabilmesi için toprağın verimliliğini kullandığımız zamandır aslında. Ben tabii ki de tarımcı değilim ama bu genelde yani Zodiak'ta böyle anlatılır.
Boğaburcu'nun olayım güvenli ortam sağlayarak insanlığın ileriye gitmesiyle alakadardır. Şimdi ilk başta tembel oldukları konusunu konuşalım. Birincisi Boğaburcu tembel değildir. Boğaburcu eğer kendi geleceği için ve güvenliği için bir plan belirlerse o plan için çok güzel çalışan, hiç durmadan çalışan, inanılmaz derecede dirayet gösterebilen bir burçtur. Tembelliğe gözükmelerinin sebebi
Eğer işlerine gelmiyorsa, yani tırnak içinde o güvenlik duygularının dışına çıkması gereken bir yere doğru gitmeleri gerekiyorsa, onu yapmaya çok fazla meyilli olmamaları. Bir de kendi gelecekleri, kendi planları ve kendi güvenceleri dışındaki planlara çok hızlı bir şekilde evet dememelerinden kaynaklanıyor. Ben evde bir boğa borcuyla yaşıyorum. Hayatımda bu kadar çok çalışan bir insan görmedim ama şurada doğru. Hadi şunu yapalım dediğinde hemen anda tepki vermeyip bir olabilir, bakarız deyip uykuya da geç diyor oluyor. Bu uykuya geçme halleri çok iyi çünkü tekrardan enerji topluyorlar aslında.
Boğa Burcu'nun bir de bir yemekle ilişkisi vardır. Bilirsiniz, boğalar çok yemek yer. Ay, Boğa Burcu'na geçtiğinde işte iştahımız artar falan gibi. Bu, sağlıksız bir yere dönüşmediğinde aslında şunu söyler. Boğa Burcu bizim fiziksel gücümüz ve fiziksel sağlığımızın dirayetli olmasıyla ilgili olduğu için buna bağlı olan survival diyeceğim ama yani hayatta kalmamızı sağlayan çok primitif işleri tamamlamamızla ilgilidir. Bunlardan bir tanesi yemek, bir tanesi uyku, bir tanesi de sekstir arkadaşlar.
Yemek boğa burcu için önemlidir çünkü fiziksel olarak gücünün olması onun için çok önemlidir. Bütün boğa burçlarının fiziksel bir belirli gücü vardır aslında. Benim hayatımda bütün boğa yerleşimi, insanları düşünerek konuşuyorum ama kendi venüsüm de boğada olduğu için yemek konusu eğer düzgün bir şekilde, gurme bir şekilde ya da sağlıklı bir şekilde, fark etmez bu biraz kişisel değişikliğe uğrayabilir ama düzgün bir yemek yeme alışkanlığı edindiği zaman boğa yerleşimi insanlar çok daha fiziksel güce ulaştıkları için yapmak istediklerine yeterli enerjide bulunur. Boğa her zaman fiziksel sağlığı da yaratmakla sorumlu olan bir burçtur aslında. Tabii ki de bunun toksik yanı çok fazla yemek yeme ya da tam tersine yemekle ilgili çok büyük problemlere de yol açabilir. Boğaların inatçı olmasının da sebebi aslında verdikleri kararlar
Yapmak istedikleri şeyler, kendi kafalarında kurdukları güvenliğe ulaşacakları planları uygulayabilmek için fikirlerinden çok fazla vazgeçmemelerinden dolayı oluyor. Bir boğanın fikrini değiştirmek istiyorsanız, o boğaya fikrini değiştirdikten sonra da kafasındaki ilk oluşturduğu güvenliğe ulaşacağı sözünü verdiğinizde olabiliyor ancak ve ancak. Şimdi gelelim yerleşimlere isterseniz. Güneş'i boğa olan insanlar genellikle fiziksel dünyaya çok bağlı oluyorlar, çok gerçekçi oluyorlar. Sabırla ve güvenle ve kalıcıkla inşa ettikleri geleceklere ve kimliklere sahip oluyorlar. Yani onların kimlik oluşturduğu yer, Güneş çünkü kimliği oluşturduğumuz yer, hayatın değişkenliğine karşı istikrar kurmakla oluyor. Somut olanı seviyorlar çünkü ruhunun güvenlik ihtiyacı soyutla yetinmiyor. Güzellik, doğa ve haz onun yaşamının öğretmeni oluyor. Şimdi Boğa aynı zamanda Venus tarafından yönetildiği için sanatsallıkla da alakadar bir burç ama bu sanatsallık işte terazide olduğu gibi analitik ya da tasarımsal bir sanat değil. Gerçekten de ellerle yapılan, varlığı olan, ortaya çıkan, gerçek sanattan oluşuyor. Yani mesela seramik sanatı boğa burcuyla özdeşleşebilir benim kafamda. Bilmiyorum diğer astrologlar buna neler ama. Güneşi boğa olan insanların gölge yanı değişime direnç gösterdiğinde büyümesinin durmasından kaynaklanıyor. Güneşi boğa olan insanların şunu anlaması gerekiyor ki her değişime direnç gösterirseniz olduğunuz yerde kalırsınız ve hiçbir zaman ulaşmanız gereken büyümeye ulaşamayabilirsiniz. Sahip olduklarını korurken gereksiz ağırlıklar taşımamayı öğrenmesi gerekir güneşi boğa olan insanların.
Geçelim yükselen boğaların olayı nasıl oluyor? Şimdi yükselen boğacı bizim dünyaya nasıl baktığımızı da belirleyen bir şeydir ve aynı zamanda dış görünüşümüzü belirleyen şeydir deyip özetleyeceğim. Çünkü bir sürü başka şey demek oluyor ama bu programın hatırına bu iki özellikten bahsedeceğiz. Yükselen boğaların dünyaya bakışı sakin, temkinli ve duyularla yüklüdür. Zamanla derinleşen, köklü bir izlenim bırakırlar. Estetik bir zarafetle yaklaşırlar hayata ve aşırılıklardan uzak, ölçülü bir sadelik içinde yaşamaya çalışırlar.
Aynı zamanda da benim gözlemliğim kadarıyla yükselen boğaların vücut yapıları da çok sağlam oluyor. Böyle kalın demek istemiyorum ama mesela bir hava grubu yükselene göre çok daha sağlam ve beton dökülmüş gibi neredeyse. Sanki içseniz düşmeyecekmiş gibi oluyor fiziksel açıları. O yüzden de yükselen boğalar insanlara kudretli geliyor olabilirler.
Konfor alanlarında uzun süre kalmak, onları durağınlaştıracağından dolayı... ...esneklik ve gelişimin kapasını araylayacak şekilde hareket etmeyi de öğrenmeli gerekiyor. Genellikle yükselen boğalar, dokunarak, hissederek anlarlar... ...ve soyut fikirler bile maddede karşılık bulmak zorunda kalıyor. Yani burada demek istediğimiz şey, yükselen boğaları özellikle soyut fikirleri anlatacağınız zaman... ...bunun maddesel karşılığının örneklerini vermeniz gerekiyor genel olarak. Ay boğalar, ki ben çok severim ay boğaları, benim annem de ay boğa...
Hayata ve duygulara karşı bakış açılarında birazcık sorunlu olduğunu düşündüğüm yerler olsa bile, biz hepimiz insan olarak ayboğaların yanında kendimizi çok huzurlu ve güvende hissederiz. Ay bizim duygularla olan ilişkimiz olduğu için, ayboğalar bize onların yanlarında güvende olduğumuzu hissettirecek özelliklere sahip oluyorlar. Duyguları toprağa kök salıyor ve sadelikte, huzur rutinde güven buluyorlar genel olarak. Bir Ayboa'nın kendisine ait güvenleri olduğunda duygusal güvenlikleri çok daha yüksek olur. Güven arayışları çok yüksektir. İnsanlara çok güvenmedikleri sürece onlara aşılmalar hızlı olur. Mesela bir Ay terazi herkesle flört edebilir ama bir Ayboa gerçekten de kendisinin kim olduğunu daha güvendiği insanlara saklar, daha çok onlara göstermek ister.
Bir de ayboğaların şöyle bir özelliği oluyor benim gördüğüm kadarıyla. Genellikle duygularıyla ilgili ilişkilerinde işlerine gelmeyen ve onları birazcık olsun konfor alanından çıkaran kendi duygularına karşı körlük yaşıyor olabilirler. Halbuki bütün duyguların onlar için önemli olduğunu anlayıp bunun üzerinden hareket ederlerse daha hızlı bir şekilde güvenlik bulabilirler. Arkadaşlar şimdi isterseniz bir nefes alalım hep beraber sonra tekrar birlikteyiz.
Merkür boğaya geçiyoruz şimdi. Merkür de bizim biliyorsunuz iletişim. Yani bilgiyi nasıl alıyoruz, bilgiyi nasıl veriyoruz, dünyayı nasıl algılıyoruz, dünya bizi nasıl algılıyor vs. bunu gösteren yerleşim. Burada zihin aceleden uzak, sabırla ve derinlikli bir şekilde düşünür. Bir Merkür koç zırt zırt diye konuşurken, Merkür boğalar daha çok ne söylediklerini düşünüp güvenli buldukları alanlarda kendilerini ifade ederler. Sözcüklerini özenle seçerler. Net, somut ve sağlam ifadeler kullanırlar. Genellikle çok nazik bir ifade etme şekilleri vardır ama boş lafta taşımazlar. Düşünümce ritmi yavaş ama kararlıdır. Buradaki yavaşlığı illa negatif anlamamızı istiyorum. Bazen çünkü hayatta bazı şeyleri yavaş ve derinlemesine düşündüğümüzde daha güvenli kararları alabiliriz. Merkür boğada bunu sağlayan bir yerleşimdir.
Yalnız tabii gölge tarafı yeni fikirlere kapalı kalabilir ve inatçılıkları yüzünden düşünsel gelişimlerinde zorlaşma olabilir. Yani merkür boğalar ulaştıkları fikirleri, yeni fikirler eklemeyi öğrenirlerse aslında o daha güvenli gene. Çünkü en önemli şey bu arada güvenlik. Bunu hiçbir zaman unutmayın. Yeni insanların fikirleriyle ve yeni fikirleriyle haşır neşir olarak kendi içlerinde oluşturdukları düşüncelerin daha güvenli versiyonlarına da ulaşabilirler. Her şeye evet deyin demiyorum ama insanları dinlemeyi öğrenin diyorum.
Ve de Venus Boa, benim kendi yerleşimim. Benim bu yerleşimi anlayabilmem çok uzun sürdü. Şu an 42 yaşındayım ve henüz yeni çözebildiğim bir yer oldu ama haritanın geri kalanına kaynaklanıyor bu. Venus Boa için sevgi bir söz olmuyor arkadaşlar. Venus Boa'nın en büyük özelliği sevgiyi, ben seni seviyorum, bana niye inanmıyorsun'la değil, bana sevgiyi göstermenle oluyor. Venus Boa harekette arar sevgiyi. Somut bir şekilde görmek ister.
Yani Menüsboğa birisiyle berabersiniz, ben seni seviyorum, niye anlamıyorsun dememeniz gerekiyor. Daha çok hareketlerinizle ona gösterdiğiniz özeni göstererek sevdiğinizi kanıtlamanız gerekiyor neredeyse. Yani beni sevdiğini söyleyen bir insan her seferinde benim kalbimi kırıyorsa ya da benim beklediğim maddi konuları karşılamıyorsa ben onun sevgisine güvenmiyorum açıkçası. Menüsboğalarda böyle bir problem oluyor.
Ama Venus Boa birçok Venus yerleşimine göre çok daha sadık, sahiplenen ve güvenilen bir sevgi anlayışına sahiptir. Çünkü bir kişiyi bir kere sevdi mi o insandan vazgeçmesi için çok büyük olaylar olması gerekiyor. Sakinlik arar, tensel bağırar ve her şeyden önce huzur arar Venus Boa. Gölge yanıysa aşırı sahiplenme ve konfor bağımlılığına dönüşüyor.
...duygusal duru anlığa da neden olabiliyor. Yani bir insan artık onu hayatınızdan çıkarmamız gerektiği halde onu hayatınızdan çıkarmamak için her türlü şeyi yaparken bulabiliyorsunuz kendinizi. Bir de aşırı sahiplenme oluyor. İşte neden benimle görüşmüyorsun da diğerleriyle görüşüyorsun gibi ufak kıskançlıklara da sebep oluyor. Ama bu kıskanmaktan çok o sahiplenmeyle alakadar bir şey. Yani mesela Deniz Koç büyük bir ihtimalle daha kıskançtır diye düşünüyorum.
Bu yerleşimlerin arasında Mars boğa bence en etkileyici yerleşimlerden bir tanesi. Mars'ın ben boğada çok rahat etmeyeceğini çok duydum. Ama Mars bizim motivasyonumuzla işleri nasıl yaptığımız ve planlarımızı nasıl harekete geçirdiğimiz vesaire ya. Şimdi boğa çok yavaş hareket ediyor, Mars çok hızlı hareket etmek istiyor. O yüzden de birazcık bir tutarsızlık oluyor gibi olabilir. Ama aslında irade ve sabırla örülmüş bir sessizlik düşünmenizi istiyorum. Yani bir planı önüne koyuyor, inanılmaz bir sabırla, sessizlikle, hiç kimseye neredeyse bundan bahsetmemek ve belki birazcık da yavaş bir şekilde yapmak istediği her şeyi yapacak güce sahip oluyor. Eylemden çok kalıcılığa odaklanıyor. Onu harekete geçiren şey tutku değil, içsel bir kararlılık ve süreklilik arzusu oluyor.
Bence bu çok güzel bir şey. Ben Mars'ı koç bir insan olarak Mars boğa insanlarını genellikle çok takdir ediyorum. Bunun tabii ki de yine bir gölge yanı var. Burada işte tembelliğe yatkınlık oluyor. Yani bir şeyleri gerçekleştirmek için hani affedersiniz kıçını kaldırmak için yani birazcık fazla motivasyona veya birazcık fazla o güven duygusuna ihtiyacı olabiliyor.
Tutkunun önemli bir unsur olduğunu unutmamasında fayda var Mars boğalarının. Yani Mars'ınız boğadaysa bir işi yapmak için heyecanlanmanın da önemli olduğunu, sadece çıkar, uzun sürelik vesaire gibi konular yüzünden değil, sırf sizi heyecanlandırdığı için de bazen bazı şeyleri yapmanız gerektiğini unutmaması da fayda var. Şimdi bunlar bizim kişisel yerleşimler dediğimiz konular. Bir de büyük yerleşimler var. Mesela Jüpiterboğa var. Jüpiter bizim genişleme gezegenimiz, şansımızın olduğu gezegen ve hangi alanlarda aslında genleşmemiz gerektiğini gösteren yerleşim. Jüpiterboğa bilgelik ve sabırla büyür, genişleme arzusu sade olanla derinleşir. Doğada, sanatta, sadelikte zenginlik arar, inanç bedensel deneyimle birleştiğinde anlam kazanır. Yani boğanın mesela
sadece meditasyon yapması yetmez, açıkçası. O meditasyonu, Jüpiter boğanın o meditasyonu aynı zamanda beş duyusuna hitap eden bir ortamda yapması ona çok iyi gelecektir. Çünkü boğa beş duyumuzla alakadar olduğu için, onun o kendisini keşfettiği ve genişlediği yere geçebilmesi için etrafındaki o beş duyusunu birden besleyen şeylerin olması çok önemlidir. Bence mesela bir galerinin ortasında bir resme bakarken ki içsel dünya Jüpiter Boğa için herhangi boş bir salonda oturup meditasyon yapmasından çok daha etkili olacaktır. Aşırı konfor ve maddesel güvenlik arayışı gene Boğa'nın bu içsel gelişimini yavaşlatabilecek şeylerdir. Yani bütün Boğa'ların, bütün Boğa yerleşiminin aslında öğrenmesi gereken şey, ne özetle çocuklar? Birazcık konfor alanından çıkmak, biraz kendi fikrinin dışındaki fikirlere açık olmak. Gerçek bollukla sahip olma arasında da ayrım yapmayı öğrenmesi gerekiyor Jüpiter Boğa'ların.
Diğer jenerasyonel gezegenleri çok anlatmayı planlamıyorum açıkçası bölümde. Başka bir bölümde belki anlatırız ama iki tane yerleşim var ki herkesin hep en çok merak ettiği yerleşimler bunlar oluyor. Bir tanesi Kiron, bir tanesi de Juno. Kiro bizim yaralı savaşçımız. Şimdi normalde Kiron'un hangi evde olduğuna bakmak daha önemlidir ama bu bölümün hatırına gene Kiron Boğa nedir birazcık konuşalım. Yaram, değer duygusuyla ilgilidir Kiron Boğa'dan.
Yeterli olmadığını hissetme, varoluş tehdeden bir eksiklik gibi yaşanmaya başlayabilir. Güvende hissetmeye çalışırken kendini sabit kalımlara hapsetme eğilimi olabilir. Ama iyileşme kendini olduğu gibi kabul etmekle başlar. Burada Boğa'nın o mükemmel güvenlik arayışı içerisinde kendisinin kim olduğunu ve aslında kendi evinin kendisi olduğunu unutmaması gereken bir yerdeyiz. Değersizlik hissi yüzünden kendini sürekli ispatlamak zorunda hissedebilir. Bakın benim saatim, zengin kocam vs. işte ne kadar iyi yemek yiyorum, bakın ne kadar güzelim gibi. başka insanlara çok konuştuğu bir ispatlama durumunda kalabilir. Halbuki özdeğer dıştan değil, içten inşa edilen bir şeydir. Bunu öğrenmesi gerekir Kiron boğaların. Kiron aynı zamanda başka insanlara nasıl yardım etmemiz gerektiğini de gösterir. O yüzden de Kiron boğaların yapması gereken şeylerden bir tanesi de, kendilerini iyi hissetmek istiyorlarsa, bu şekilde özdeğer problemi yaşayan insanlara değerlerini hatırlatmaktır.
Ötekisi de Juno Boa. Juno bizim aslında hayattaki uzun vadeli, en uzun vadeli partner arayışımızı gösterir. Evlilik yerleşimi olarak geçer. Yani çok tradisyonel bir şekilde Juno bizim kimle evleneceğimizi gösterendir ya da evlilikten ne beklediğimizi gösterendir. Ben daha çok evlilikten ne beklediğimiz gibi algılıyorum bunu. Çünkü şey karmaşası oluyor. Yani Juno'nun işte Boğa'ysa o zaman Boğa Burçlarıyım ile evleneceksin falan gibi. Hayır. Bizim evlilikteki partnerimizden ne beklediğimizi gösterir. Bağlılık ve sadakat ilişkilere huzur getiren temel değerdir. Burada bunu unutmayacağız. Kalıcılık, dokunsal bağ, birlikte kök salma arzusu ön plandadır. Es seçimi güven ve istikrar arayışıyla yapılır. Sadakat onun için kutsaldır. İlişkilerde duru anlık bile bir güvence sayılabilir. Juno, Boğa evlilikte ben sana evet diyorsam, sen bana evet diyorsan biz burada devam edeceğiz. Bunu ister.
aniden böyle saman alevi gibi başlayan bir aşktansa yavaş yavaş oturarak ve bütün öz değerlerde okey oldukları bir evlilik ve ilişki anlamı taşırlar. O yüzden de sevmenin bir özgürlük olduğunu unutmadan, karşı tarafı çok fazla sahiplenmeden ve kendini de ona kul köle etmeden ortak gaye için bir araya gelen insanlar ararlar. Diyelim. Ve bütün boğalar doğum gününüz kutlu olsun. Benim hayatımdaki bütün boğalar da doğum gününüz kutlu olsun. Umarım daha güzel günler göreceğiz çocuklar. Sizi seviyorum. Buluşmak üzere tekrar.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.