
1.751 kelime · ~9 dk okuma
Arkadaşlar merhaba, Pod1 ile hazırladığımız Ben Astrolog Değilim podcastine hoş geldiniz. Bugün, Neptune koçburjuna geçtiği için, neye inanıyorsun sorusundan, onun için savaşacak mısın sorusuna geçtiğimiz dönemi konuşuyor olacağız. O zaman bu yolculuk başlasın. Öncelikle 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramımız kutlu olsun. Kim bilir biz bu bölümü kaydettiğimizden bugüne kadar ülkede neler oldu? Umarım çok daha iyi bir durumdayız diye umut ediyorum. Astrolojik olarak birazcık daha iyi olduğumuzu düşünüyorum. Şimdi Neptune gezegeni 14 yılda bir burç değiştiren, güneşin etrafındaki turunu 164 yıl gibi bir sürede tamamlayan Neptune gezegeni balık burcundan koç burcuna geçti. Ve aslında kendisi açısından bir devri tamamlayıp yepyeni bir devre açıyor diyebiliriz.
Öncelikle Neptune gezegenine birazcık onu konuşalım. Hayal gücü, ilham, sanat, müzik, sinema, rüyalar, kaçış, ilüzyon, spirituality, kolektif bilinç gibi görünmeyeni, sezgiyi, ilhamı, hayali ve çözülmeyi temsil eden bir gezegenden bahsediyoruz. Çok büyük bir gezegen, çok uzakta duruyor. Otomatik olarak yönettiği burç, balık burcu. Ve bütün bu sembolizmi düşünürsek, Neptune bizim kolektif bilinçle, görünmeyen bilinçle hayal dünyamızla ilişkimizi gösteriyor.
ve de aynı zamanda ideallerimizi gösteriyor. Şimdi 2011'den beri Neptune balık burcundaydı. Bu arada Neptune'de diğer gezegenler gibi, bu büyük gezegenler gibi kişisel yerleşim olmaktansa daha çok kolektif bir işlem bahsediyoruz. Bizim toplumsal olarak neler yaptığımız, toplumsal olarak hareketlerimiz nasıl olduğunu gösteren gezegenlerden bir tanesi. Ve hatırlarsınız ki Pluton Cova'ya geçtiğimiz için zaten dev gibi bir değişikliğimiz vardı. Yeni bir dev gibi değişiklikle bir aradayız. Şu anda yaşayan insanların hiçbirisi daha önce Neptun Koç'u görmediler bu arada. Çünkü en son 1860'lardayken Neptun Koç'taydı. Hatırlarsanız en son zaten Fransız devrimi zamanında da Pluton Cova'daydı. Yani öyle bir dönem yaşıyoruz ki inanılır gibi değil gerçekten. Her şeyin bittiği, bütün sistemlerin bittiği ve yeniden yeni sistemlerin kurulduğu dönem diye kaçıncı kez söyleyebilirim acaba bir podcast'ta diye düşünüyorum.
Şimdi Neptune balık derken ne oldu? 2011'den 2025'e kadarki Neptune balık döneminde... ...enteresan bir gerçeklikten kaçma ve fantazi dünyasında yaşama tandansı içerisindeydik. Mesela Neptune ve balık böyle uyuşturucu bağımlılıklarıyla vesaire falan birleştirir. İşte alkolizm, ruhsal dengesizlikler vesaire. Ama aslında gerçeklikten kaçmak için kullandığımız her şeyin de temsil eden Neptune gezegeni. Bu Netflix, YouTube, TikTok gibi... Real olmayan dünyadaki dünyalara kaçış mesela bu dönemde inanılmaz derece çok arttı. K-pop, fan kültürü, sanadyoller, parasosyal ilişkiler, gerçek ile hayal arasındaki samimiyetin bunalıklaşması, bütün bunlar yine Neptune balık döneminde olan şeyler. Aynı zamanda astroloji, tarot, spritüellik ve manifestasyon ana akıma geçti. Bunlar daha önceden çok okültü ve çok fazla konuşulmayan konulardayken, TikTok'ta şu anda yani bilmiyorum benim belki algoritmam yüzünden ama yani önünüze üç dakikada bir tane tarot okuyan insan düşüyor olabilir.
Astroloji her yerde var zaten. Ben kendime dahil olmak üzere bu işin içindeyim. Spiritüellik ayahuasca yapmayan arkadaşınız kaldı mı? Lütfen bana haber verin. Herkes bir şekilde bir dinle kafayı bozma. Bu üç boyutlu dünyadan kurtulmak için elimden geleni yapma. İster bu bildiğimiz dinler olsun, ister o kült dünyadan olsun. Her türlü spiritualizmin bence kontrolden çıkmış bir şekilde insanlar buna düşler. Her yerde manifestat 777 bu lafı görüyorsunuz. Bunların hepsi Neptün balığının işi. Bunların tamamı Neptün balığının işi.
Aynı zamanda psikedeliklerin tekrardan mikrodoz olarak kullanılması mesela. Bu Türkiye'de tabii ki de çok fazla bilinen bir konu değil ama sadece Türkiye'ye bakmamız gerekiyor. Global olarak ne oluyor dediğimizde özellikle Avrupa ve Amerika'da bu mikrodozing dediğimiz psikedelik uyuşturucuları günlük hayatta mikrodozlar halini kullanarak işte spritüel uyanış ve tedavi çözümlemeleri vs. 2011'den beri inanılmaz derece artmış durumda. Bir yandan da Neptune ve Balıkbaşı tabii ki de duygusal yaslar ve çok yoğun duygular ve ortak yaşanan yaslar ve ortak yaşanan duygusallıklarla alakadar olduğu için, bunların mesela bir tanesi Suriye mülteci krizinde yaşadığımız toplumsal yani hep beraber yaşadığımız o duygusal kriz. Covid-19 pandemi dönemindeki toplumsal yas yani hem ölen insanların yası hem
...bırakmak zorunda kaldığımız hayatların yası gibi yaslar. Çevresel yas bir yandan da yani sürekli olarak bir ekolojik... ...fekil hareketin içindeyiz ve ortak bir şekilde buna üzülüyoruz. Bir de ruh sağlığı farkındalığının da çok artması yani insanların... ...bütün bu yas ve derin duygularla baş edebilmek için yarattıkları... ...kaçış dünyalarıyla beraber aynı zamanda bunlarla baş edebilmek için... yarattıkları yeni psikolojik açılımlarda oldu. Yani kendisini bir şekilde bir psikolojik rahatsızlıkla ya da psikolojik kondisyonla tanımlamayan insan sayısı çok az. Kime sorsanız ADHD'si var, kime sorsanız bipoları var, kime sorsanız depresyonda. Ve bunu yani kılı kırk yer harcasına da tanımlama gibi bir özelliğimiz oldu.
Aynı zamanda teknolojiyle bağlantılı olarak gerçeklikten kopuşlar başladı. Sanal dünyada daha çok yaşıyoruz. Augmented reality mi deniyor ona? Bir yüksek gerçeklik gibi bir dünya çok hayatımıza girmeye başladı. Metaverse'de yaşayan insanlar falan. Kendisinin işte yapay zekanın yine çıldırması. Bunlar da aslında bir şekilde teknolojide kullanarak yine bu üç boyutlu yaşadığımız dünyadan başka bir dünyada yaşama hevesi.
Spiritüel uyanış ve hayal kırıklığı dönemi de yine Neptune Balık'ta oldu. Cadılıklar, ritüeller, şifa kritikleri ve kurumsal olmayan inanç sistemlerinin geri dönüşünü yaşadık. Evinde herhalde kristal ve tuzsuz olmayan kadın kalmadı neredeyse. Bence bu iyi bir şey bu arada. Bunu iyi araştırmakta fayda var. Ne yaptığınızı iyi bilmenizde fayda var. Organize dinlerden çok kitlesel halde kopuşlar başladı. Statistiklere baktığınız zaman birçok insanın daha çok kendini deist, ateist ya da agnostik olarak tanımladığını da görüyorsunuz. Ama bunu tanımlamalarına rağmen bir yandan da bir güce inanıyorum. Abi var kesin bir güç falan gibi hani daha şamanik, daha paganist yaklaşımlara da yöneldiklerini gördük. Aynı zamanda Neptune Balık da online terapide çok yaygınlaştı. Ama bununla beraber toksik pozitiflik biliyorsunuz benim hayatta en sinir olduğum şeylerden bir tanesi.
Sahte şifa trendleri ve ticarileşmiş iyileşme. Gel seni işte şeye Peru'ya götüreyim birlikte Ayahuasca yapalım. Çok iyi iyileşeceksin kanka. Lara'da hep beraber yaşadık. Arkadaşlar şimdi isterseniz bir nefes alalım hep beraber. Sonra tekrar birlikteyiz.
Şimdi ne olacak? Bütün bunlar bir şekilde bir inanış çoğalmasıyla gelen bir kriz halindeyken, inandığımız sistemlerin bir şekilde ayılmasını yaşayacağız. Çünkü koç sahte olanı sevmez ve koç savaşmak ister. Neptün balıktayken ne kadar böyle, aa işte Spiritizm, Mistizm, o abi kankacığım olacak 777'ler falan filan diye takılırken, Neptün koç birdenbire şöyle bir etkide bulunacak. Arkadaşlar kendinize gelin, uyanın ve gerçekten sizin yapmanız gereken şeylerle ilgili kurduğunuz hayaller ne? Buna bir ayılın ve bu hayaller için savaşmaya başlayın.
Bir hayal için savaşmak aslında çok zor bir şeydir. Gerçek anlamıyla bir hayaliniz için savaşmaya çalıştığınız anda fark edersiniz ki ne kadar çok şeyden fedakarlık yapmanız gerekiyor birincisi, ne kadar disiplinli olmanız gerekiyor, ne kadar o hayale inanıyor olmanız lazım. Bu geçtiğiniz dönemde sizin hayaliniz olduğunu zannettiğiniz, size iyi geldiğini zannettiğiniz, çıkarınız olduğunu zannettiğiniz bütün sistemler için savaşmaktansa birdenbire kendinizi Gerçekten uğruna fedakarlık yapacağınız şeyler için savaşırken bulacaksınız. Bu çok büyük bir ayılma süreci olacak diye düşünüyorum ben. İnanıyorum, o yüzden harekete geçiyorum. Çağı, bunu böyle yani bütün astrolojik sitelerde vesaire de böyle göreceksiniz bu arada. İşte artık yapma zamanı, artık işte inanç ve fiskir ve özgürlük ilçeleri için savaşma zamanı, artık karizmatik liderlerin peşinden gitme zamanı falan değil. Çok fazla yerde okuyacaksınız. Bunun ne demek olduğunu iyi anlamanızı istiyorum.
Çünkü bir tane daha bir transit olacak. 14 Mayıs'ta biz onunla karşılaşacağız. Bu da Satürn'ün koça geçmesi. Bak Satürn da balıktan koça geçecek. Yani bir şey yapmayan hayaller kuran iki Burç'tan bir şeyler yapan Burç'a geçiyoruz ve balık her zaman...
Evrimsel olarak da Zodiac'da bir şeyin bitişini temsil eder, bir dönemin bitişini temsil eder ve yeni bir dönemin başlamasını gösterir. Yeni bir dönemi başlatmak tepeden inen bir şey değil arkadaşlar. Bizim başlatmamız gerekiyor. Bizim yapmamız gerekiyor. Bizim hayallerimize sadık kalıp bu hayaller uğruna aklımıza, hayalimize gelmeyecek bazen fedakarlıklar yaparak savaşmamız gerekiyor. Saturn Koç asker yetiştirme dönemi aynı zamanda.
Buradaki askeri illaki ordu askeri olarak düşünmeyin. Hakikaten de kendisinin ne yapacağı çok belli olan, emirlerini alan ve buna uygun bir şekilde sabahın saat 5'inde kalkması gerekiyorsa 5'inde kalkan, para kaybetmesi gerekiyorsa para kaybeden, arkadaşlarının kaybetmesi gerekiyorsa arkadaşlarının kaybeden ama belirli bir uğurda gerçekten çaba harcayan bir dönemden bahsediyoruz. Kimse oturduğu yerden sistem değiştiremez. Hiçbir şey yapmadığınız sürece o hayallerin hiçbir anlamı yoktur. Ve bu şöyle bir ayılma da getirecek tabii ki de doğal olarak. Gerçekten bunu istiyor musunuz? Yani gerçekten istediğinizi zannettiğiniz şeyleri istiyor musunuz? Çünkü istediğiniz şeyleri elde etmek için ne yapmanız gerektiğiyle ilgili yüzleştiğinizde, bir koç gerçekliğiyle yüzleştiğinizde, Çünkü balık da sizi yüzleştiriyordu ama yani balık öyle yüzleştirmeleri falan sevmez zaten. Sen öyle hayal kuruyorsun, olur abi inanıyorum ben falan diye yapmaya çalışırsın. Balık da der ki yaparsın ya önemli değil. Koş şöyle diyecek, yapamazsın. Bana yapacağını kanıtlamak zorundasın. Ve bu hayal gerçek mi? Kanıtlamak zorundasın. O yüzden de kolektif olarak bu kolektif bir transit sonuçta ne olursa olsun, Kendinizin karizmatik lider olduğunu düşünmenizi istiyorum. Gerçek karizmatik liderler, Neptun Balık'tayken liderlik yapmış insanların da sonuna geliyoruz bir yandan da. Yani bu karizmatik dünya devi liderlerinin de sonuna geliyoruz hep beraber bütün dünyada. sizin kendinizin bireysel olarak o lideri olmanız gerekiyor. Yani dışarıdan hani vardır ya bir söz, atam sen kalk ben yatağım, sen işte bana liderlik et. Arkadaşlar sizsiniz o insan artık. Hani birisi gelip bizi kurtarmayacak, onu söylemeye çalışıyorum. O yüzden de Neptune Costano diyecek yani kalk, çalış, fedakarlıklarını yap. Parayı nereye harcıyorsun? Kimlerle birlikte takılıyorsun? İşinden gerçekten memnun musun? Gerçekten yapmak istediğin her şeyi düzgün bir şekilde yapabilecek kapasiten,
Var mı? Gücün var mı? Bunlar için ne yapman lazım? Oturup düşünmeniz lazım. Bir yandan da Neptune koç... Neptune tabii ki de koç burcunda olmayı çok sevmiyor yani. Neredeyse tersi gibi bir şey olduğu için tam harekete geçeceğiniz zaman size bir takım kafa karışıklıkları da verecek. Bunu yapacağım ben derken, abi gerçekten istiyorum. O kafa karışıklığını strateji kurmak için, gerçekten bir şey isteyip istemediğinizi düşünmek için kullanmanızda fayda var. Hemen vazgeçmeyin. Gerçekten düşünün, strateji yapın diyorum.
Teknoloji, spiritüellik, fiziksel eylem birbirine geçecek bu arada bu dönemde. Ve de şifalanma birazcık kendi içimizde böyle hani oturduğum yerden meditasyon yaptım, işte iki tuts yattım falan gibi bir iyileşmeden hareketle şifa dediğimiz, daha çok hareket ederek kendimize işte somatik tedavilerin falan daha çok mesela arttığını göreceğiz bu dönemde. Yoga ile dövüş sanatları birleşebilir. Terapi ile nefes eğitimleri birleşebilir. Sonuç olarak bir şeyler yaptığımız bir döneme giriyoruz. Hayallerimiz için bir şeyler yapıyor olacağız sürekli olarak. Ama bu bir şekilde bir inançlar savaşına getirebilir. Yani kutsal şifalanma savaşları diye bir laf var. Gerçekten bu lafa çok gülüyorum. Bu arada bunu söylediğime de inanamıyorum ama. Kutsal şifalanma savaşları gibi bir şey de yaşıyor olacak insanlığın bir kısmı. Bence biz Türkiye'deki insanlık olarak şu anda ilgilenmemiz gereken konu bu değil. 2025'te bizim ilgilenmemiz gereken konu çok net zaten. Tekrar ediyorum. Hayallerimiz uğruna savaşma gücü bize aittir. Dışarıdan bir lider gelip bizi kurtarmayacak. Kendi kendini kurtaracak olan hayalleri uğruna fedakarlık yapacak insan bizleriz. İnandığım şey için harekete geçerim. Onay beklemen mottosuyla bu Neptune koçu yaşayalım derim. Kolay gelsin. Başarılar! Ama yapacağız yani, yapmak zorundayız. Çünkü Neptün enerjisini düzgün kullanan savaşı kazanır. Benden size söylemesi. Haftaya görüşürüz.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.