5.283 kelime · ~26 dk okuma
20 Mayıs 2025 Salı gününden Bakıcaz'ın 4 veya 5. olması gerekiyor. Kaydından herkese merhaba. Bize gösterdiğiniz ilgi için çok teşekkür ediyoruz. Pod B Meryan'ın sunduğu Bakıcaz'la birlikteyiz. Korhancığım merhaba. Merhaba. Bugün Korhan ve benim yanı sıram Bakıcaz'da bir de konuğumuz var. Ara ara, her zaman değil, ara ara. değer verdiğimiz, mutlu olduğumuz, sohbetinden ve konuşmasından çok hoşlandığımız arkadaşlarımızı da bazen çağıralım demiştik. Bugün sağ olsun kırmadı geldi. Hasan Arda Kaşıkçı aramızda. Kardeşim hoş geldin. Hoş bulduk abi teşekkür ederim. Nazik davetin için. PodB sponsorluğundaki bu bakacağız podcastin ilk konuğu olmanın mutluluğu içindeyim. İlk ve son olabilirsin. Yok başka arkadaşlarımız da var sağ olsunlar. Düşündüğümüz birkaç tane isim var ama seninle başlamak istedik. Hoş geldin kırmadın sağ ol. Hoş bulduk estağfurullah teşekkür ederim.
Neye bakacağız bilmiyoruz öyle spontane giriyoruz biz böyle genelde. Podcast'in doğası da budur biraz. Korhan'la böyle sohbet ediyoruz bazen. Korhan diyor ki şu konuya girmek istiyorum ben. Gerisine bakarız abi diyor. Tamam diyorum. Tamam abi. Bizde de öyle. Çok severim. Ama şu an günden biraz daha futbol mu bugün? Şampiyon olan Galatasaray'ı kutlayarak başlayalım. Beşinci yıldız hesabı. Teşekkür ederim. Beşinci yıldız. Okan Buru'nun hayatındaki beş seneden birinde TÜSPER LİG'de şampiyon olmuş ömrünün.
Çok güzel bilgi. Her beş senesinden birini Süper Lig'de şampiyonluğuna geçmiş. Futbolculuğu da dahil tabii. O yüzden. Düşün ki bu adamın ilk 17 senesi Kundağa falan var. Oraları at. Akıl bali 3 senede bir şampiyondur ben sana söyleyeyim. Evet, inanılmaz. Demek ki şampiyon bir insan kendisi. Türkiye'nin en büyük winner'ı diyebilir miyiz? Yoksa hala var mı o noktaya? Daha winner's bir olmak için Fatih Terim falan geçmen lazım abi.
Şimdi şöyle şeyler var. Henüz kendisi ulusal bir marka. Şöyle bir kahve dükkanı açtığımızı düşünelim. Bu paylaşım üçtür biliyorsun. Lokal, ulusal ve uluslararası. Önce lokal kahveci olursun. Orada başarılı olursun ve tamamen lokalde kalabilirsin. Bu bir tercihtir. Ama çok tutarsın. Ondan sonra işte derler ki ya seni işte falanca semtte de açalım, filanca şehirde de açalım. Böylece ulusallaşırsın.
Daha da tutarsın. Hadi bir de Londra'ya şube açalım falan. Böylece uluslararası hale gelirsin. Okan Buruk, Başakşehir'de lokal bir şampiyonluk elde etti. Yani lokal bir winner oldu. Galatasaray'la büyüdü. Çok ciddi büyüdü. Ama hala ulusal. Ulusal arenada iki tane farklı takımla şampiyon olmak önemli bir başarıdır. Ve ulusal bir teknik direktör olduğunu gösterir.
Ama bir uluslararası deneyim diğer rakiplerine göre, yani Şenol Hoca'ya göre mesela, Fatih Hoca'ya göre mesela, Mustafa Hoca'ya göre mesela eksik. Bu sadece yurt dışında çalışmak değil. Çünkü yurt dışında çalışıp Türkiye'de şampiyon olamayanlar var. Yani burada kriter şu, Türkiye'de şampiyon olacaksın ve uluslararası arenaya çıkacaksın. Uluslararası arenada bir kupa kazanman lazım. Şunu başaran kimse yok şu ana kadar.
Belki Okan Hoca ilk olur. Yani Beynel Milel olan üç tane hoca var benim bildiğim. Şampiyon olup da, yani ulusal bazda başarıp da Beynel Milel üç tane hoca var değil mi? Kimdir? Fatih Hoca var. Fiorentina Milan. Mustafa Hoca var. Hem İran takımı, hem Alman takımı. Adem Enyahan. Hem de Şenol Hoca var. Türkiye'de şampiyonluğu var ve... Dünya üçüncülüğü var. Dünya üçüncülüğü var, bir de Güney Koresi var. Ama Beynel Milel çapta kupası olan kimse yok. Fatih Hoca'nın da yok. Fatih Hoca'nın da kupası yok. Belki Okan vurup bunu becerir. Aynen öyle.
O zaman işte dediğin adam olur. O zaman işte bir numara olur. Bir de diğerlerine nazaran daha Avrupa takımına gitme olasılığı yüksek bence Okan. Bilmiyorum, ben sanmıyorum. Yani çok Galatasaray'daki maddi bana göre kötü transfer politikasının yani kötü dediğim çok harcayan transfer politikasının maliyet bütçeleme kısmından bütün Avrupa takımlarının analizlerinde sınıfta kalır. Bir de yaşı genç ya. Ben Okanburnu'nun yerinde olsam mesela Galatasaray'ın dibini sıyırırım abi. Gücün dibini sıyırırım. Galatasaray elbet düşecek. Yani atıyorum bir başkan gidecek, öbürü gelecek. Fırıldak biri gelecek falan filan. Yani bu Formula 1'de mesela nasıl Axel Stappen, Red Bull'un iyi arabalarında fulldü. Bu sene araba nonli. Seneye diyor ki, seneye bakacağız. Hani bu putkes gibi. Bakacağız diyor, arabaya bir bakacağız diyor. Niye? İşte Red Bull'un dibini sıyırdı yani. Başka bir yere gidip artık orada da kazanması lazım yani. Ben o kamburun yerinde olsam, araç iyi olduğu sürece inmem araçtan ya. Zaten kendisinin daha birinci yılda koyduğu hedef de beş yıl üstünde şampiyonluktu. En azından ulusal bazı da bir numara olmaktı kendi kulübünde. Yapabilir mi? Yapabilir tabii. Tabii bir de daha zorlu bir oyun sağ sağ Avrupa'ya çıkınca. Tabii canım elbette öyle. Ama Avrupa'ya attım gittin de diyelim attım şimdi örnek veriyorum. Fiorentina'ya gittin diyelim. Orada şampiyon olacak halin yok ama kupayı alabilirsin mesela. Konferans ligi alabilirsin mesela. İlk beş yapabilirsin diyorsun. Ya da şampiyonlar ligine soktum diyebilirsin. Mesela bunlar başarı zaten orada. Tebrik ediyoruz Galatasaray'ı. Fener'de kongre gündem var onu geçeriz. Bu Beşiktaş, Ronaldo işine ne diyorsun? Beşiktaş'ın ayağa kalkması lazım abi. Yani Beşiktaş, Ronaldo'nu mutlaka Beşiktaş'a alması lazım.
Neden? Beşiktaş'ın Ronaldo'yu değil, Ronaldo'nun Beşiktaş'ı. Bunu millet şaka olarak yazıyor ama bence bu çok masada, bence Beşiktaş'ın Kongre'yi toplayıp, divanı toplayıp tartışması gereken bir konu. Eğer Ronaldo'nun %0.5 niyeti varsa. Şimdi Instagram'ın çarpı 4 olacak, Twitter'ın çarpı 4 olacak, YouTube'un çarpı 4 olacak. Ronaldo sahip olduğu kulüp diye.
Netflix'e belgesel ne olacak? Amazon Prime'a belgesel ne olacak? Dünyanın en görünür Türk markası olacaksın. Bu %100. Çünkü şu an dünyanın en tanınan insanı Ronaldo. Ronaldo'nun kulübü dünyadaki en tanınan Türk markası olur. Böyle bir fırsat var mı bilmiyorum. Ben şunu söylüyorum, Ronaldo kapıya geldi, alayım mı dedi, al abi derim yani. Eğer böyle bir fırsat varsa.
Portekiz'de bir futbol okulu açarsın yalandan. Ronaldo'nun kulübü sonuçta, bir sürü Portekizli yetenek getirirsin. Ama mesela Mourinho'da aynı etkiyi yaratır dediler ama biraz ters. Mourinho'nun federi maaşlı çalışanı ya, Ronaldo'nun maaşları bir şey yani. Bu son SPK işinden sonra, başarısız SPK girişiminden sonra %77 hissesi var Beşiktaş'ın futbol aşiğede. 51'ini Ronaldo'ya verelim abi. Veremiyorsun ki 51'ini. İşte divanı toplayalım. Önce bu hakkı verelim Serdal Adalı'ya. Bu kararı alalım diyor. Sonra da Ronaldo'ya verelim 51'i. Serdal Adalı da bu arada derneğin başkanı olmaya devam etsin abi. Futbol aşeri Ronaldo'nun dernek başkanı Serdal Adalı olsun. Güzel projemiş, enteresan. İstemediğin durumda nasıl göndereceksin abi onu? Göndermeyeceksin abi, adam sahip ya. Şöyle, derneğin başkanıyla sahip zıt düşerse orada işte başka şeyler konuşulur.
Adam da zaten bir yerden sonra satmak isteyebilir. O zaman dersin ki tekrar bize satarsın. Üçüncü bir şahsa satma, tekrar bize sat. Kulübe sat gibi bir takım anlaşmalar koyabilirsin. Atıyorum iki senelik kontratı bittiğinde %51'lik hisseyi devretmek isterse, Beşiktaş en yüksek teklifi karşılarsa Beşiktaş geri alsın diye bir madde olsun. Öyle anlaşmalar yapılıyor biliyorsun. Satacaksan tekrar bana sat falan diye. Inter Miami ile Messi görüşüyor. Messi almayı düşünüyor Inter Miami'ye. Evet. Yani Ronaldo'nun Beşiktaş'ı alması fikri enteresan ama Ronaldo Beşiktaş çok heyecanlandırdı beni. Abi bir de... Gerçekten mi ya? Tabii canım. Bu şey işinden Beşiktaş taraftarı hakikaten sıkılmadı mı? Her giden başkanın hırsız, o hırsızmış. Biz temiziz. Altı ay sonra... O da hırsızmış. O temiz diyen de hırsızmış. Tabii tabii. Böyle bir hayat olmaz abi. Böyle bir kulüp olmaz yani. Ben anlamıyorum abi. 50 tane bütün yayınlarımda söyledim kardeşim ya adamı ver savcılığa.
Ya da artık bir kapat bu konuyu yani. Divan başkanı, Beşiktaş'ın bir önceki başkanı Hırsız P. Enk diyor. Kapışıyorlar, yumruklaşıyorlar. İkisi de hala Beşiktaş'ta, biri hala divan başkanı, diğeri hala Kongre üyesi. Seçim olsa geliyorlar, oy kullanıyorlar. Karar verilecek olsa el kaldırıyorlar, indiriyorlar. Bu iki adamdan biri ya hırsız ya da diğeri ağır yalancı.
Ki şu yüzden değil mi abi? Bunların normal süresini bitirip giden var mı şu anda bir süredir Beşiktaş'ta? Yok. Yani belli ki bir başarısızlık üzerine alıyorlar. Böyle yeniçeriler gibi indiriyor Beşiktaş. Fikret Orman, Ahmet Burçevi, Hasan Arat. Hepsi olağanüstü kongredildi. Yıldırım Demirhan'ın da olağanüstüyle gitti. Kendisi istedi. Federasyona gitti. Kendisi istedi tabii tabii. Serdar Bey de öyle. Serdar Bey'le ilgili de olağanüstü. Serdar Bey de öyle. Bir tek görev süresini bitiren Süleyman Sevda. Son Süleyman Sevda. Aday olmadı.
Yani bu durumda olumlu yorum olma imkanı yok da hırsızlıkta değil tabii bunun karşılığı. Abi hırsızlık hiçbir zaman değil. Ya bir hırsızlık yakalasam bile Beşiktaş'ın bir önceki başkanına hırsız dememelisin. Tava edersen adamı dersin ki arkadaşlar hukuka gitti bu iş biz yorum yapmayalım falan dersin. Kulübün bir saygınlığı olur bir şey olur ya. Herkes bizimle hırsız diyor hakikaten çok enteresan. Korkunç bir şey yani satalım Ronaldo'ya gitsin. Hakikaten Ronaldo'ya vermek bir fena değil. Beşiktaş'tan çalmayacak tek adam Ronaldo ihtiyacı yok çünkü. Almaya değil, vermeye geliyor. Enteresan fikir. Almaya değil, vermeye geliyorum. Doğru. Almaz abi herhalde Beşiktaş'tan ne alacak? Beşiktaş'ı niye alsın ki bir de, o da var ama. Gerçi doğru İstanbul takımı. Ya şimdi şöyle, Lisbon'u bence bir yerde alacaktır Lisbon'u. Sporting'i. Sporting Lisbon'u bir yerde alacaktır yani. Bu kadar servetli teknik direktörlük yapamaz bu adam.
Yapımcının içinde kalacaksa bence Sporting Lisbon'u bir yerde alacak. Belki bir ara geçiş gibi düşünüyor olabilir, ikman gibi düşünüyor olabilir. Yani hem Beşiktaş'ta oynayayım, hem Beşiktaş'ı yöneteyim, kulüp sahipliğinin ne olduğunu anlayayım. İki sene sonunda bu yatırımdan memnun kalırsam, İstanbul'u seversem, kalırım ailemle İstanbul'da, sevmezsem, İstanbul'a uyum sağlayamazsam, hisselerimi satarım. Memleketimin
Takımını alırım. Köyüme dönerim diyor. Köyümü alırım aynen. Valla ben beğendim be. Oğlu da var değil mi onun? Birkaç tane var. Ben Serdar Adalaya buradan çağrıda bulunuyorum. Suudi Arabistan'a vize yok. Beni bindir abi uçağa. Bir tane Portekizce tercüme sen, dört kişi gidelim. Gidelim valla. Konuşalım Ronaldo ile. Güzel şavarmamızı mavarmamızı yiyelim. Elle şöyle pilavı alıp alıp yiyelim hoşuna gitsin. Desin ki abi biz de Müslümanız ya diyelim. Biz de bu vatanın evladıyız diyelim.
Ben bir projeyi bir kendi dilimde anlatayım, Portekiz'i tercümanda bir çevirsin. Ronaldo aklıma yattı derse, Serdal Başkan'la uçağa binelim, geri dönelim, Divan'da da konuşayım ben. Bir de Divan'a çıkartsın beni. Divan'a da anlatayım. Arkadaşlar merak etmeyin, iki sene sonra geri alacağız falan filan.
%100 geri alıyoruz. Bir iki senelik ara veriyoruz. Geçiş dönemi. Hem de böylece hırsızlıkları soruşturuyoruz. Ya arkadaşlar gördünüz işte bu klübün geçmişinde ne hırsızlar var falan bir alkış fırtınası. Böyle değil mi Tevfik başkanım? Tevfik başkan ağlıyor ayakta alkışlıyor.
Güzel, şahane. Tevfik Başkan'ım diyorum, sizin gibi namuslu, şerefli insanlara bu kulüpte hakkı verilmedi. Biz Ronaldo'yla da konuştuk. O da aynı fikirdi bizle. Bu kulübe diyeceğim sizin gibi vermeye gelen adamlar lazım, almaya gelenler değil. Orada alkış kopuyor zaten. Almalı vermeli cümlelerde Ahmet Durçay falan da yıkılıyor. Tabii tabii. Yapıdan bahsedecek misin?
Yapıyı Ronaldo ile kırarsın abi, Ali Koç ile mi kıracaksın? Hayır ama bahsedeceksin değil mi? Böyle bir şey var aklımda olsun diye. Arkadaşlar bu ülkede kollananlar var. Biz öyle bir sosyal medya gücü yaratacağız ki, Vietnam'daki adam hallumutkalara menşin atacak. Kör müsün sen diye. Nasıl? Bir daha çalacak o video. Canlı video çekecek doğru. Güzel proje valla. Gidelim abi şeye gidelim. Ne zaman yayınlanıyor bu? Arabistan'a gidelim abi. Gidiyoruz. Arabistan'a gidelim. Bu proje güzel buna gidelim. Beşiktaş'ı tek büyük yapıyoruz. Projenin şeyi de bu. Divan lansmanı bu. Seni biraz rahatsız eder bu lansman. Tabii ama satmak için böyle lanse etmemiz lazım. Güzel gayet beğendim ya. Beşiktaş'ı tek büyük yapıyoruz. Pro lansmanına hepinizi davet ediyorum. Ronaldo'yla beraber. Ronaldo Beşiktaş'ı alsın. İlginç fikirmiş abi. Dünya 7'den küçüktür. Ronaldo'ya atıf da bulundu. İkincisi modernımızda bu. Dünya CR7'den küçüktür. Hayır, bir de şöyle muhabbetleri var ya onun, işte içecek şişe, kola şişesini kenara itmesi, işte Filistin'e... Ondan sonra bitirdiler adamı zaten. Hayır, işte o tam artık... Zaten seninle biz Suudi Arabistan'a gidelim, öyle deriz. Baba seni kolaya... Baba sen kolayı attın, Fas'a ilettirdiler seni diyeceğiz. Tabii canım, seni orada yerdiler. Bizim arkanda koskoca Beşiktaş camiasıyla, 20 milyon taraftarımızla, değil mi? Güzel, güzel hikayeymiş abi. Gazlı içecek içmeyiz diyeceğiz ya. Sen gidene kadar gazlıya sattı satış yaptırmayacağız. Beşiktaş su satacağız mesela. CR7 su. Oteli var biliyor musun Madrid'de? Bir de İstanbul'da da açar. Bizim stadın yanında da açarız dersin. Abi full paket gidiyoruz ya. Mükemmel. Eğer ben Ronaldo'yu ikna etmeyeyim, hiçbir şeyi bilmiyorum. Sadece bir yarım saat, bir saat Serdal Başkan, Mendes'le de iyiydi ya Serdal Başkan bir ara. Yöneticiliği dönemi bu Alves'leri, Fernandez'leri falan aldı. Ya Mendes'e bir telefon açacak, diyecek ya bize bir saat ayırsana Ronaldo ya. Bir saatte çözersin ya bence. Sen çözersin. Eğer çözmeyeyim ben var ya bir daha Beşiktaş konuşmayacağım. Ronaldo'ya satıyoruz bu kulübü. Beşiktaş elden gitmiyor. Geri almalı satıyoruz. Beğenirse kalsın. Yönetme devam etsin. Kim ne ister? Ronaldo'dan daha iyisini mi bulacağım? Fenerbahçe Ali Koç'a satacak en son işte. Düşün bak sahipler arasındaki farklara bak. Benim sahibimin bin golü var. Ali Koç'un bir tane golü yok. Doğru. Doğru söylüyorsun. Böyle okurum bu süreçleri abi.
Senden olur ha. Olur senden. Ben hazırım abi. Var mı bir Beşiktaş yaratıcılığı düşüncesi? Asla yok da. Yok mu? Yani on oldu alırsa. Bakarız diyorsun. Yani bizde işte bir yazman mazman yaparsa yapar yani. Tabii herhalde biz herifi orada lansman yaptık. Nerede bu şişman çocuk bizi... Tabii tabii. Bizi de bir yere sokar yani. Yanımızda dursun der ya. Tabii ki öyle yani. O bir tane Toraman bir oğlan vardı bize sunum yapar. Nerede o der yani kulübe aldığı gün.
Ali Koç'u kurtarır mı böyle bir hamle abi? Niye kurtarsın ne alakası var? Ronaldo'yu getirmek. Ha Fener'e getirmek mi? Tabii. Ya benim açımdan. Beşiktaş'a uygun da Fener'e değil. Şimdi ben Cristiano Ronaldo ile ilgili objektif değilim. Yani Cristiano Ronaldo benim... En büyük kahramanım. O yüzden ben Cristiano Ronaldo'yu Ali Koç alırsa kalkar alkışlarım. Sen o klasik Candaş sorusunda o diyor ya, bu soruyu ben piyasaya attım. O da bana ilginç geliyor. Messi mi Ronaldo mu sorusunu? Sen Ronaldo'cun musun? Ben Ronaldo'cuyum abi. Allah Allah. Bana ilginç geliyor. Ben Messi'ciyim yani. Messi daha yetenekli futbolcu. O ayrı bir şey. Dünyanın en iyi futbolcusu o. Tarihin en büyük. Goat o ama ben Ronaldo'cuyum. Ben aynı şekilde düşünüyorum. Goat, Messi'dir yani. Değil mi? Gold Messi ama biz Ronaldo'cuyuz. Biz Ronaldo'cuyuz. Biz başka bir yerdeyiz. Ronaldo çok insanüstü bir varlık gibi yani. Seviyorum. Ronaldo tam insanmış. Tam insan. Seviyorum. İnsanın bütün sınırlarının en genişletilmiş hali. Ronaldo Batman. Messi Superman. Aynen öyle. Biri Kryptonik'ten geldi öbürü aileden zengin ama o zenginliği... Malzemeli zengin.
Şımartmamış onu, halkı için mücadeleye devam etti. Adam diyor, adam diyebilir miyiz kendisini? Batman adamdır. Batman adamdır ama süper kahraman değildir. Süper kahraman meşhursun. Süpermendir, doğru. Tabii abi çünkü uçamıyor, özel yeteneği yok Batman'ın. Batman, Batman makinelerle falan yapıyor yani. Batman dediğin adamın, yani Selçuk Bayraktar'dan biraz daha gelişmiş. Iron Man. Bir destek var, bir para var, güç var, onu kullanıyor. Benim en sevdiğim şey şu ama, Batman'in Batman olmadan önceki adı neydi ya?
Bruce Wayne. Bruce Wayne, bravo. Bruce Wayne iken otele getiriyor ya iki tane kız. Böyle hafif cilveli, hafif meşrep iki kız. Otelin süs havuzunda yüzüyor falan. Otel müdürü geliyor, uyarıyor. Mr. Wayne, arkadaşlarınız, diğer konuklarımızı rahatsız ediyor diyor. Bir saniye diyor masadan kalkıyor, on dakika sonra geliyor. Kızlar havuzda, havuz şeye açılıyor, yüzmeye. Ne yaptın diyorlar, otel aldım diyor. Böyle zenginliğin hastasıyım abi. Yapamadı Ali Bey, bunları yapamadı Ali Koç. Var mı öyle bir parası? Bu konuya girelim bir aradan sonra.
Ali Koç'la ilgili bir şey duydum geçen gün. Sevdiğim bir abimizin mekanına gidiyor. Hesabı beğenmiyor abi. Az mı? Az mı geliyor? Çok geliyor. Kaç gelmişe merak ettim ya. 50 plus geliyor diyeyim. Beğenmiyor. Kaç kişiye? Kaç kişiye? 4 kişiler 50 plus geliyor. Normal gibi ya. 4 kişi biraz pahalı. Birazcık pahalı olmuş. Ben dedim ki abi çok Ali Başkan'a dedim hani bunca olumsuz yaşadığı olumsuz dönemin ardından bir de siz ayıp etmişsiniz dedim. Onun iddiası ve savunması şuydu. Cidden pahalı bir cin içildi o gün masada dedi. Dublesi çok pahalı bir cin dedi.
Şimdi abi cin fiyatları belli. Tamam mı? En pahalı şişeler işte üç bin, beş bin lira yani. Şişesi yani şişesi. Şimdi sen ondan on CL falan koyuyorsun içine. Beş tane içsinler mesela masadaki dört kişi, beş tane cin içmiş olsun diyelim. Yani ona üç bin lira yazmak senin dostuna veya ortak dostumuza pek yakışmamış yani. Peki abi bu... Bence haklı abi adam. Haklı bir kere yani şeye itiraz etmekte haklı. Hesaba itiraz etmekte haklı. Peki bu meşhur dernek ziyaretinden önce mi bu? Bilmiyoruz, onu bilmiyoruz. Aralarında ciddi bir tarih farkı var. Tamam.
Bir ilinti yok yani. Hiçbir ilgisi yok onun. Senin iddianın şu mu Korhan Bey? Ben yanlış mı anlıyorum? Ali Bey dernek ziyareti siyasetinde hem hesabın hem de cinin etkisinde miydi? Olabilir. Ben değil. Farklı tarihlerde yaşamışım. Bambaşka iki konu. Paraya itiraz etmiş, hesaba itiraz etmiş. Hesaba itiraz etmiyor abi. Estağfurullah. Şimdi Ali Başkan'ı da burada kötü şey yapmayalım. Ne demiş? Çok diyor yani. Haklı. Bu çok demiş, haklı abi. Yani düzgünce ödüyor, hiçbir itirazda bulunmuyor. Çünkü 50 plus tahmin ettiğim, yani tahmin ediyorum 60'a doğru bir şey yani, tamam mı? Tabi tabi. Gider, 60'a doğru bir yolu var. 60'a doğru giden bir şey bu. E şimdi 60'da yani abartmayalım yani. Abi Türkiye'de çok pahalı her şey bak, çok pahalı. İyi de abi az önce... Ama abi mekan sahibi adam için de pahalı her şey yani. O adamcağızı unutuyorsun, kirası var. Baba bak, biz de meşhur Dursun Özbek yemeğinde bir hesap geldi. Kaç kişiydi biliyor musun? Üç, iki de onlar, beş. Dursun abinin çalışan arkadaşları. İşte şofördür, korumadır vesaire. Bizde de hani o meşhur cin olmasa da belli eser miktarda alkol vardı. Bizde bunun yarısı kadar bir şey geldi. Ve pahalı dendi yani. Sizin masada da beğenilmedi rakam. Biraz bir tık düşüğü de olabilirdi dendi ama demek ki Türkiye'de yemek fiyatları zaten pahalı da. Ben kırklar eline Oğlak yemeğe gittim. Çok güzel yemektir Oğlak. Hayatımda yediğim en iyi etleri yedim. En iyi ciğeri yedim, en iyi kokoreci yedim, en iyi uykuluğu yedim, en iyi sucuğu yedim. Hepsi sıra sıra geldi. Tamam.
Oğlak, bütün oğlak mı yedin? Parça, parça. 300er gram falan. Bu arada bütün oğlak yenirdi. Ve daha uyguna gelirdi. 5-6 kilo falan et çıkıyor oğlaktan. İnanılmaz bir oğlak değil yani. 8 kişi, aşağı yukarı kelle başı 2,5-3 lira hesap. Çok iyi. Ne zaman gittin? Dün. O olan sonları. Ama esas son günleri yani. Son günleri. Nisan Mayıs son. Ondan sonra Kasım'a kadar yenmez. Neyse başkan bu çok geldi demiş. Bir daha bunu yapmayın demişse doğru demiş. Nasıl Bruce Wayne olacak abi o zaman? Kardeşim bir şey başka şimdi o, o başka. Ben oteli satın alayım benim başımı ağrıtmayın başka. Yani Bruce Wayne'e de çok pahalı bir cin satsan rahatsız olur abi. Kazıklanma başka bir şey yani. Kazıklanma hissiyatı başka bir şey. Vehbi Bey'e demişler ki bir yemekten sonra, Vehbi Koç'a. Vehbi Bey demişler bir keyifli yemekten sonra, garsonlar Ankara'da bir restoranda. Oğlunuz sizden daha yüksek bağış veriyor demişler. O da demiş ki ben bakkal Rahmi'nin oğluyum, o Vehbi Koç'un oğlu demiş. Verecek tabii demiş. Doğrusu. Doğru. Yani Ali Bey de her yönüyle dedesine benziyor.
Böyle buradan tutuyor, buradan şey yapıyor. Bir takım cimriliği var. Ama kazıklanmak da iyi bir şey değil tabii. Ama harcıyor da be abi parayı. Cebinden üç yüz milyon lira diyorlar işte ya. Kim verir cebinden o parayı? Üç yüz milyon yoktur ya. Öyle mi? Yoktur. Abi mesela oradaki şey işi bence çok yanlış anlaşılıyor. Mesela iki yüz milyonu sponsorluksa... Zaten vergiden düşüyor. Vergiden düşüyor yani. Verdiği ben sana söyleyeyim yani nakit olarak verdiği. Nakit olarak verdiği yetmiş, seksen milyon liraya vardır yani. Geçmez bence. Ama şu var. Ama bak şu var. Şu.
O uçaklar bedava kalkmıyor. O otel ücretleri bedava ödenmiyor. Hadi beyler bilmem nereye gidelim. Otelde kalalım falan. Onlar tam onlar yakın yani. Onlar bir yüz kağıt vardır total bu zamana kadar. Nasıl düşünüyorsun? Yok ben cebinden verdi meselesine etkileniyorum. Parayla ilişkim kötü yani. Ben cebinden verdi deyince bir yerde hakikaten çıkartıp...
Sürekli para sayan bir figür geliyor gözümün önüne. Ali Koç hakkında. O yüzden fedakar bir başkanmış gibi geliyor. Masaya koyma işi 70-80'den fazla değildir. Ben Alcunuzcan'ın çevresindeki başka bir yöneticisine şu soruyu sorma fırsatı buldum geçen gün. Cep telefonunuzda cep bank var mı dedim. Benim bile yok dedi.
Cep bank ne? Şimdi mesela Ali Koca desen ki abi çok acil 10.000 TL at. Hemen cep telefonunda o uygulama var mı yani 10.000 TL atacak? Yoktu. Bir gün siz tabii hatırlamazsınız. Yokmuş. Yoktur. Hiç siz hatırlamazsınız. O yöneticide de yoktu. Sakıp Sabancı bir gün televizyondan çıkmıştı rahmetli. Yanılmıyorsam. Uğur Dündar değildi de başka biriydi. TRT o zaman tek kanal. Cüzdanınızda ne kadar var dediler. 5 lira çıktı. Bugünün de 5 lirasıydı o zaman. Bugünün 5 lirası gibi düşün.
Bu kadar var valla. Mesela Ali Koç'la cep telefonu bir ortamda kalsak. Biz daha zenginiz. Çok acil bir 10 bin lazım. O bilmem kimi arayacak ki 10 bin benim hesaba geçsin diye. Oysa ki ben hemen cep banktan atarım. Esas zenginlik budur. Cep bank dediğin bir mobil uygulama mı? Evet abi. Var sende de var işte bilmem ne. Bankaların mobil uygulaması. Sana desem ki şu an hemen bana atarsın. Atamazmış işte. Ne yapayım öyle zenginliği be? Abi on bin lira artık yani ama bir de şöyle, o belli bir limitin altına düşemiyor yani. O belli frekansın altını duyamıyor ya bazıları. Rock müzisyenleri. Belli bir frekansın altını falan duymuyor. Senin duymadığın şeyleri duyuyorlar ya. On bin gibi bir ihtiyaç hiç oluşmuyor. Yani on bin deyince morali bozulur adamın. On bin ne lan falan, anladın mı? Öyle bir şey yoktur yani. On bin dolar mı der yani?
Hangi küransızdan bahsediyoruz? 10.000 dolar mı? 10.000 euro mu? Bir şey söyleyeceğim. Ali Koç'tan mesela borç para... Ali Koç demiyorum. Zengin birinden bir borç para istediniz ki 10.000 çok acil lazım. Yanlış anladı dolar attı. Dolar atar abi. Adama şey der misiniz? Abi yanlış attım. Yanlış para veririm. Yok ben demem. Ben demem abi. 9.000'i geri gönderirim hemen. Ben göndermem abi. Ciddi mi? Tabii. Ben göndermem. Borcum da borçtur. Ama artık 10 bin dolar borçluyumdur. Evet. Öder misin? Öderiz tabii. Çok zengin ama. Çok zengin. Zenginse zengin abi. Borcunu ödeyeceksin. Zenginse ödeyeceğiz abi. 10 bin dolarını vereceğiz. Neyse ne. Zengin olduğu için parasına mı konacaksın? Sen atar mısın geri? Ben böyle bir şey istemiyordum diye. 8'i hemen geri atarım. Korkarım ben. Niye 8'i atıyorsun ki? İşte on bin liraya denk geliyor ya iki bin dolar falan aşağı yukarı. Abi sen... O paranın altında ezilirim. Hangi tarihte çekiyoruz bunu? Yani iki bin dolar nasıl on bin lira oluyor? İki bin dolar kaç para abi? Tarihsel kırılım mı yaşandı abi? İki bin dolar ne kadar abi? İki bin dolar seksen bin lira abi. Seksen bin lira falan. Ha pardon doğru. Bin dolar ne kadar? Senin de pek demek ki böyle rakamlar için yok abi. On bin mi lazımdı? Tamam bin tutarım dokuzu geri gönderirim abi.
Bin tutarım, gerisini dokuzunu geri gönderirim abi. Şeyin altında kalmak istemem yani. Ben hiç çaktırmam abi. Yanlışlıkla kalmak istemem yani. Ben on bin dolar istemişim gibi davranırım. Çok sağ ol ya. Peki bir şey soracağım. Sen bunu ama bir dakika. Burada kriter şu. Bana on bin atsana dediğin zaman. Tamam on dolar attı.
Tamam ama sen orada TL mi düşündün? Ben 10.000 diyeyim, onu artık ne gelirse mi? 10.000 TL düşündüm, TL dedim. Ali abi bana 10.000 TL atar mısın? Bu soruda mantık hatası var. Neden? 10.000 ne der? Demez abi, der abi. 10.000 ne der? Bunlar zengin kardeşim, bunlar zengin baba ya. Nasıl geldi direkt? Abi Miyaz Ays'ın parayı şirketine yollayan adam ya, atıverir. Atmaz abi. Kontrol etmemişti orada. Oğlum Fener atar oğlum, Fener'den istesen Fener yanlış gönderir sana. Ali Koç göndermez. Söyle baba. Dolar TL olarak değil de işte vakti zamanında çok zengin biriyle muhatapken bir 700-800 liralık kredi kartı borcunu kapatmak için meblayı söyledikten sonra bana da 700-800 değil de 7000-8000 gelmişliği var yani. Anladım. Tabi biz hayatımıza öyle devam ettik. Çok iyi yalnız ha. Bundan 10-15 sene. İlaç gibi gelir ya 700 borç varken 7000. 10.000'si değil mi? Aynen. Sana bir şey diyeyim mi? İşte budur. Dostluk budur. Bütün zenginler sorar abi. 10.000 ne der?
100.000 desen sormayabilir. Görmüyor musun? Belli frekansın altına... Çünkü 100.000 dolar isteyemez. Olabilir onun yani. Mesela 100.000 desen sormaz. 100.000 dolar da olabilir. Bence o zaman sormaz. 100.000 göndereyim der. TL'yi gönderir. Ben dolar istemiştim de beni bekler falan. Ama şöyle, belli bir frekansın altını duymuyorlar abi. Valla. O 1 milyondan falan başbank lazım. Baba bana 1 milyon var mı falan diye. Kışa kadar 1 milyon da olur. 1 milyon olur mu?
Kışa kadar aralık gibi öderim. Kaç para mesela Ali Koç'un Can Gebetaş'a dost olduğunu mu düşünüyoruz? Düşünmüyoruz tabii ki. Dostuyla düşünelim o zaman. Ali Koç da kim olsun? Acun olsun. Mesela borç isteme kaç rakamında Ali Koç için çoktur o? Dostu ama dostu. Çok. 50 milyon dolar.
Yok abi ya. Oraya gelene kadar bir baremi var mı? 50'ye kadar nefessiz mi verir mi diyorsun? Sıkıntı yok mu diyorsun? Yani... Dostu ama. 30'a verir, 30 falan atar ya hemen. 20'ye 30'a atar hemen. Abi 30 atıyorsa... 30 atar atar. 60'lığı yok mu yani? Sizin stoperden hiç ağlarsın, enjoy diyor ya. 30'lu 3'lüğü yok mu abi? 20'ye 30 verir ya. Çok abi 30. Çok ama dost diyorsun. Bak ben sana bir şey söyleyeyim mi? Can Dost'un şeyi Ali Koç için ondur bence abi. Can Dost hani ölüme giderim seninle. On kağıttır. On kağıttır. O elli çok abi ya. Elliye kadar verir bence ya. Abi ben onu şöyle hesaplayalım. Oğlum bankadan veriyor zaten adam. Kendisi vermiyor ki. Bankadan yapı krediyi arıyor. Ha buna kredi çıkın mı faizsiz diyor. Buna kredi çıkın işte faizleri falan sonra bakarsınız diyor.
Haa öyle herhalde lan. Şimdi hiç benim bedava geri ödemesiz borç verilme adam ya. Hiç aklına gelmedi değil mi banka mı abi? Adamın bankası olduğuna hiç gelmedi. Ben yine hep cebinden al. Abi elli milyon dolara da banka müdürü falan bir şey yapar ya. Aman Ali Bey falan der. Bir Rami Bey arayalım da. Demez demez. Son onay alalım der. Demez. Elliye demez. Daha yükseğine belki der. Demez abi elliye. Elliye Ali Bey rahatlıkla verir. Elliyi kimlere vermiyoruz ki hatta. Ha bir de öyle. Kimler veriyor? Ha veriyor ya.
Diego Carlos'a vardı. Neyse hesaba itiraz etmesi daha doğrusu hesaptan rahatsız olması şey. Sen Ali Bey'in tarafındasın. Ben mekan sahibinin tarafındayım abi ya İstanbul'da... Şimdi Ali Koç gelmiş ödesin falan mevzusu olmaz. Öyle yapmamıştır abi. O da öyle düşünmüş ama. Ali Bey öyle düşünmüş. Ali Bey bir... Ya üstüne yalandan bir çizgi atarlardı eskiden yok mu? Yapmamışlar mı işte hesap 59 bin lira atıyorum çizdim işte 52 bin falan öyle bir şey yapmamışlar mı? Bilmiyorum o kadar. Bari öyle bir takım sinyaller lazım yani. Teknik detaylarına hakim değilim. Bahşiş de mi bırakmamış acaba? Onlar da belli değil değil mi? Bahşiş vermiştir. Ama itirazda hesaptan sonra olmasın? 54'de 60 verir misin? Veririm. Bahşiş? 54'de 60 verilir zaten. 55 verilir abi ne 60? 54'de 60 verilir abi. O yüzden sordum. 54'de 55 mi verilir, 60 mı verilir? Orhan ruhun fakir, ruhun. 54 bin lira hesap ödediğin yerde 5 bin lira bahşiş atacaksın abi. 5 atarsın abi. Öyle mi? Çünkü artık hamamdasın abi. 5 bin lira atacaksın abi. Abi 55 ya. Ali Koç, Ali Koç'san ya hiç vermeyeceksin. Sıfır bahşiş ya 5 bin lira. Tabii ya da sıfır doğru. Küveri zaten içinde kardeşim. Arası olmaz. Herhalde abi bu senin 7 senedir Ali Koç'a haklı bulduğun ilk sekans. Tabii tabii. Birçok sekans var, birçok sekans var.
Ama hani bu yaşam biçimi, bu böyle racon biçimi yani racon işi bu. Elli beş bin lira hesap geliyorsa beş bin lira atacaksın ya da hiç vermeyeceksin. Bin lira olmaz. O şey gibi yani bizim tarz, bizim çaptaki insanların elli kuruş, elli lira atması gibi yani elli kuruş atması gibi yani olmaz o.
Bilemiyorum abi. Ruhun fakir ondan. Olabilir. Biraz ruhunu zenginleştir. Alışmadık abi bizim gördüğümüz rakamlar. Ruhunu zenginleştir ruhunu. Şampiyonlardaki finali için Almanya'ya gideceğim. Öncesinde de Fransa'dan geçişli. Fransa'dan aldım vizeyi. Fransa'da bir zamanım var. Nerede? Ne önerirsin bana? Paris'te. Nasıl, ne öneririm? Bir gün mü kalacaksın yoksa? Bir gün kalacağım. Bir gece kalıp konaklayacaksın. Konaklayacağım. Yağmur'la mı, kendin mi? Çift. Çift, güzel. Otel de öneririm, şey de öneririm. Otel şey yaptık da. Yemeli, içmeli yeri nasıl yapalım? Nerede gördünüz? Nerede şey yaptınız? Bilmiyorum, Yağmur aradı ya ben çok ilgilenmiyorum otel süreçte. Ama hangi semtte yani ona göre önereceğim. Bir de bu ariste böyle şeyli mi? Tabii. Eyfel'e yakın galiba. Tamam karşı tarafta, o tarafta. Gene de bu tarafa geçeceksiniz.
Öyle karşıya taraf gibi bir şey mi var? Finalde mi? Inter'i destekliyoruz da. Inter bizi üzüyor abi ya. İnter bizi çocukluktan beri üzüyor. Cici'ye gideceksiniz abi. O ne? Cici Paris. Yemekle memekle akşamla şeyle. Eller havaya. Paran olduğunu düşünüyorum. O yüzden gidersin Cici'ye.
Yani sizin kaldığınız bölge, Fele yakın bölge ise işte öbür taraf. Oradan hani Sencermen'de de güzel kafeler var ama gün nüske yaparsınız onları. Akşam Cici'ye gidin abi. Cici. Cici'ye gidin. Cici okey. Bir gece olduğu için söylüyorum. Tamam. Orada böyle eğlenmeli. Hem yemek üstüne, operasyon.
Eğlenme hesabı. Ben birkaç video izledim. Kurbağa yiyorlar Paris'te. Kurbağa bacağı. Kurbağa bacağı. Güzel yemektir. Yedin mi? Yedim. At eti de yedim. Kurbağa bacağı da yedim. Çok güzel yemek. Tavşan da yedim. Atın bir yanı mekruh muydu? Yok ya öyle bir şey. Hocam sen de konuya girebil diye biraz daha şey bir konu açtım. Yani dini konu. Evet. Tamam. Atın mekruh olan bir tarafı yok. Geviş getiriyorsa yenir. At etinin bir tarafı belli tarafı mekruh olabilir. Ama şöyle. At etini ben hem Kazakistan'da yedim. Türk usulü. Sert olur be abi. Orada biraz sertti çünkü büyük, çok büyük böyle bir kazanda, çok büyük bir kazanda. O bir geleneksel yemek. İçinde böyle kemikli kemikli etler halinde atmışlardı. O da lezzetliydi. Ama hem Fransa'da hem de İsviçre'de yedim. Normal böyle kazanda, tencere yemeği olmayan haliyle diyeyim. İkisi de aşırı lezzetliydi. Yüzde 25 daha az yağlı dana etine göre, sığır etine göre. Ve yüzde elli daha çok proteinli. Bak Action Brunson diye bir rapçi var. Onun Munchies diye bir programı var. Paris'te geçiyor. O bölümü mutlaka kontrol et. Orada çok güzel mekanlar var. Ayaküstü, sandviççiler. Ben bayağı bir video izledim. Bunların yemeği şey.
Kafe de Paris soslu, biftek. Bir sürü yemek var abi. Bir sürü mutfak var. O yüzden bir nerede kalıyorsun, iki kaç gün kalıyorsun. Onları sordum yani. Mesela çünkü bir yerden sonra diyorsun ki bir Türk tavuk tadı falan. Bir Lübnan mutfağı önerirdim o zaman mesela. Anladın? Sen o kadar biliyorsun Paris'i. Biraz biliyorum. O kadar bilmiyorum. Biraz biliyorum. Biraz biliyorum. Merkezi biliyorum yani. Şeferin şeferini bilmiyorum. Serdar abinin uzmanlığı Madrid. Orada da turist kovuyorlar. Uzmanlığım Barcelona. Londra. Londra'yı iyi bilirim mesela. İyi bilirim Londra'yı.
Barcelona vlog geliyor Serdar abiyle benim kanalımda. Ne zaman? Ne zaman olursa. Bakacağız bir ara. Şu anda mı ortaya çıktı? Bakacağız. Bakacağız. Şu anda mı ortaya çıktı? Fikirsel olarak. Fikirsel olarak yarım saati var. Bir 45 dakikası var fikrin. Bilmiyorum abi turist kovuyorlar ellerinde şeylerle, su tabancalarıyla. Onlar. 2 aydır. Turistlerle yapıyorlar onu biz turist miyiz ya? Bu adam yerlisi abi varsa. Hasan da yerlisi. Biz lokal lokaliz kardeşim gittiğimiz yerde lokaliz. Lokaliz. Biz lokal insanlarız. Aynen öyle.
Hasan'cım teşekkür ediyoruz. Ben teşekkür ederim ağabeyciğim. Çok güzel sohbetti. Ben de çok keyif aldım. Var mı söyleyeceğim bir şey? Çok mutlu oldum davetin için, çok keyif aldım. Seninle sohbet etmek çok keyifli zaten. Keyifle de dinliyorum Bakıcaz'ı ve herkese öneriyorum. Çok teşekkür ediyoruz, sağ olasın. Biz de öneriyoruz. Burada keyif aldığımız müddetçe de devam edeceğiz. Sağ olun, var olun. Bizi dinlediğiniz için Korhan'cım. Teşekkür ederiz geldiğin için. Ben teşekkür ederim, çok sağ olun. Umarım bir daha görürüz aramızda. İnşallah.
Hakikaten belki gelecek sezon bir kere daha teşrif eder. Olur, söz. Bir kere daha gelirim. Adam, adamsın. Cristiano Ronaldo projesini gerçekten çok beğendim. Bunları böyle geyik diye anlatıyoruz ama bir gün belki hakikaten bunları konuşacağız. Yok ben çok ciddiyim ya, geyik olsun diye hiçbir şey söylemedim. Birileri belki bu kulüplerin sahibi olacak. Hiç olmazsa bu geri almalı, meri almalı, almalı vermeli konuşmalarla Cristiano Ronaldo fikri gibi fikriyatlara açık olmak lazım. Haberi ortaya atan sen misin? Haber yok ki. Haber var, haber var. Cristiano Ronaldo bir iş kaşığı. O Mirror'ın Ronaldo nereye gidebilir adaylar arasında ya soska yerde burada hoca belki de oraya gidebilir gibi bir yazısı o. Mirror'da bile haber yok. Oradan parladı. Oradan da Beşiktaş taraftar. Heyecanlandı işte Kamuto Beşiktaş falan yazdılar. Ama ben Bay Beşiktaş diyorum. Kamuto Beşiktaş değil. Güzel fikir abi. O zaman tüm Bakıcaz dinleyenlerine teşekkür ediyoruz. Bizi podbmedia.com, Spotify ve Apple Podcast platformlarından takip edebilirsiniz. Gösterdiğiniz ilgiye minnettarız. Çok teşekkür ediyoruz. Görüşmek üzere. Görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.