Podcast

Nasıl Daha “Çekici” Olurum?

Yakın İlişkiler

1 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Yakın İlişkiler'in bir önceki bölümünde nasıl aşık oluruz, aşık olacak uygun adayları nasıl buluruz soruları ele alınmıştı. Bu bölümdeyse çekicilik üzerine konuşuluyor. Biz kimleri ve neden çekici buluyoruz, çekicilik neye göre belirleniyor ve nasıl daha çekici olabiliriz gibi konuları Psikolog Dr. Gizem Sürenkök bu bölümde açıklığa kavuşturuyor.







Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

2.636 kelime · ~13 dk okuma

Herkese merhaba. Bir önceki bölümde nasıl aşık oluruz diye başlamıştık. Bir sürü konu hakkında konuşmuştuk. Bugün de çekicilik üzerine konuşmaya devam edeceğim. Daha doğrusu oraya gireceğim. Çünkü ilk bölümde birazcık böyle nasıl uygun adaylarla karşılaşabiliriz gibi bir yere daha ağırlık verdim sanki. Bugün de biraz daha böyle çekiciliğe girişmek istiyorum.

Şimdi bu konu çok boyutlu bir konu. Yani kimi çekici bulduğumuz çok boyutlu bir konu. Bir önceki bölümde şeyden bahsetmiştim, onları hatırlarsınız zaten. Benzerlikten bahsetmiştim, benzememekten bahsetmiştim, aşinalıktan bahsetmiştim falan. Bunlar zaten elde var. Gelelim bir başka önemli unsur. İçinde bulunduğumuz duygusal durum.

Şimdi bu yalnızlaman, doğru insan, doğru insan, yalnızlaman falan... ...konuları ile de çok ilişkili bir tarafıyla... ...biz bazen aşık olmaya çok hazır oluyoruz. Yalnızlık isteğimiz çok yoğun oluyor.

Transkriptin tamamını oku

Ve bir an önce oradan kurtulmak istiyoruz. Bir an önce o histen kurtulmak istiyoruz. Ve öyle olunca karşımıza çıkan insanlara daha fazla şans veriyoruz. Yani daha az eleyip, daha az ince eleyip sık dokuyoruz sanki. Ve daha hızlı bir şekilde ilişkiye giriyoruz. Bu zaten bence hepimizin ya daha önce yaşadığı ya da yani içsel olarak bildiği bir durum diye düşünüyorum.

Biraz da şunları anlatmak istiyorum. Eğer biz o esnada yüksek stres reaksiyonu içerisindeysek... ...karşımızdaki insanı daha çekici algılayabiliyoruz. Şimdi, şöyle bir örneğimiz var. Bu örnek böyle sık anlattığımız deneylerden bir tanesi. Canada'da yapılan bir deney. Böyle çok yüksek altı tehlikeli... ...yani düşsen ölme ihtimalinin çok yüksek olduğu...

Ve böyle fazla sallanan bir köprüde insanlar bir kadınla karşılaşıyorlar. Aynı kadınla bir de başka insanlar... ...çok sağlam, çok alçak, hiç tehdit içermeyen bir köprüde karşılaşıyorlar. Ve bu kadını tekrar arama ihtimalinin hangi köprüde arttığına bakıldığında... ...bu kadınla böyle korkutucu köprüde karşılaşan insanların... ...daha yüksek ihtimalle bu kadını aradıklarını görüyoruz.

Şimdi bu kendi başına zaten çok eğlenceli bir deney bence ama bununla benzer sonuçlar bulan başka deneyler de var. Mesela kalp atışımızı yükseltecek fiziksel egzersizler yaptığımızda ya da işte bize bir elektrik şok verilmesini beklediğimizde ya da mesela cinseli çektiği materyallerle karşılaşıp zaten biraz yüksek olduğumuzda insanları daha fazla çekici buluyoruz. O yüzden spor salona gitmek iyi bir fikir diyebilir miyiz? Bence diyebiliriz. Ama spor salona gidiyorsak bol bol kardiyo egzersizi yapmamız lazım. Ama bunu yaparken biz başka insanları çekici buluyoruz. O insanların bizi çekici bulmaları için de onların da kardiyo yapması lazım gibi böyle enteresan bir denklem var. Siz artık bunu çözersiniz. spor salonuna gittiğinizde diyelim. Ama bu sonuçları şöyle bir yerde de kullanabileceğinizi hatırlatmak isterim. Uzun süreli ilişkilerde partnerlerin heyecanını yüksek tutmaları için bu tarz böyle fizyolojik yükselme halini artırmayı öneriyoruz. O yüzden de mesela işte heyecan dolu aktiviteler, roller coaster'lar veya işte adrenalini yükseltecek film izlemeler filan

İyi fikir yani böyle romantik mum ışığı datelerindense bu tip etkinlikleri tercih etmeli çiftler diye söyleriz hep. Şimdi burada aslında şöyle bir durum var. Neden yani neden böyle bir şey oluyor derseniz bizim zihnimiz o yükselme halini yanlış yorumluyor ve bunun karşımızdaki insanla ilgili olduğunu sanıyor. Halbuki aslında durumla ilgili.

Ama karşımızdaki insanı biz böyle bir şeyle daha çekici bulmaya başlıyoruz. Bu arada öyle bir şey de var. Genel olarak daha iyi bir moddayken, daha keyifimiz yerindeyken, daha böyle pozitif bir gün geçiriyorken karşımızdaki insanları daha çekici buluyoruz. Ya da mesela o gün olumlu bir feedback aldıysak birilerinden, karşımızdaki insanları daha çekici buluyoruz.

Hava daha tatlıysa, böyle keyfimiz havasal anlamda da yerindeyse karşımızdaki insanları daha çekici buluyoruz. Yani gördüğünüz gibi durumumuz çok farklı koşullardan etkilenebiliyor. Yani karşımızdaki insanı çekici bulma halimiz çok farklı durumlardan etkilenebiliyor. Gerçekten doğru ışıkta karşımızdaki insanı görmemiz gerekiyor diyebilirim bu anlamda.

Bir yandan da tabii çekicilik unsurları dediğimiz, yani karşımızdaki insanı gerçekten çekici kılan bazı faktörler de var. Onlara da gireyim istiyorum. Hep konuştuğumuz, kendi aramızda hep konuştuğumuz, işte güzellik bakanın gözünde midir? Yoksa gerçekten böyle genel geçer bir güzellik kavramı var mıdır sorusu sık soruluyor. Her ikisi de doğru. Yani hem bizim bir tipimiz var, yani

Biz birine baktığımızda o insanı çekici bulma ihtimalimiz bizim kendi kriterlerimizle ilişkiliyken bir yandan da genel geçer güzellik kriterleri de var. Bu genel geçer güzellik kriterleri yüz için ayrı, beden için ayrı. Onlar zaten, yani o detaylara gireyim mi diye düşünüyorum şu anda. Podcast'in uzunluğunu düşünerek biraz girerim. Ama bir yandan da şöyle bir şey de var. Mesela karşımızdaki insan bize birilerini hatırlatıyorsa, yani ona aktarım diyoruz. O insanla ilgili daha farklı düşünmeye başlayabiliyoruz.

Hani böyle bazen sebepsiz yere birinden hoşlanırız ya da sebepsiz yere birine gıcık oluruz ya... ...böyle birini andırıyordur bize ve o insan değildir biliriz ama... ...yine de o diğer insana karşı duyduğumuz duygular bu insanda vücut bulur. İşte o da aslında çekiciliği belirleyen bir unsur.

Fiziksel güzellik konusunda hemen aklıma ilk gelenleri sıralayacağım. Üç önemli kriter var bir insanın yüzünü çekici bulmamızla ilişkiyle özellikle. Bir tanesi o insanın böyle bakım verme isteği uyandırması bizde. Yani böyle bir takım bebeksi özellikleri içer misiniz? Yüzünün. İşte böyle kocaman gözler, çıkık bir alığını, küçük bir burunu, küçük bir çene. Yani böyle... Öyle tipler vardır ya, böyle kocaman gözlerle size bakarlar ve ne olduğunuzu şaşırırsınız. Bu aslında bizim bakım verme sistemimizi aktive ettiği için bize çekici gelen bir unsur.

Yine başka bir sistemimizi cinsellikle ilişkili sistemlerimizi aktive ettiği için dolgun dudaklar, işte çıkık elmacık kemikleri, erkeklerde böyle daha belirgin bir çene bize daha çekici geliyor. Bir üçüncü grupta bağlanma sistemimizi aktive eden işte böyle hafif kalkık kaşlar yani gözle kaş arasındaki alanın genişliği diyeyim. Böyle gülme alanımızın genişliği ve göz bebeklerimizin büyüklüğü karşımızdaki insana duyduğumuz ilgiyi onunla gerçekten ilgilendiğimizi gösterdiği için bize daha çekici geliyor. Bunlar karşımızdaki insanın yüzünün bizim için hoş olup olmadığını evrensel olarak belirliyor aslında. Bu arada bu çok enteresan bence bir insanın

...fotoğrafını böyle mikro sahneler içerisinde çekici ya da değil diye değerlendirebiliyoruz... ...ve ortak bir kanıya varabiliyoruz. O yüzden korkutucu birazcık. Ve genelde insanlarla ilgili ilk izlenimlerimizi mikro sahneler içerisine verdiğimiz için... ...tabii ki fiziksel çekicilik önemli. Bu arada bunu yok saymanın anlamsız olduğunu düşünüyorum. Hani böyle güzellik gerçekten... ...ilişkiler için önemsiz bir kavram değil. Tabii ki fiziksel çekicilik çok önemli.

Ama burada şöyle bir yanılgı içerisinde olduğumuzu düşünüyorum. Üç kilo daha versem çok daha çekici bulunurum. Ya da işte ne bileyim, şurama bilmem ne dolabısı yaptırırsam daha fazla insan beni beğenir. Bu işte tam olarak böyle değil. Ya evet, evrensel olarak daha çekici görünebiliriz. Atıyorum yanaklarımıza dolgu yaptırsak.

Ama aynı miktarda yani bu anlattığım evrensel güzellik ölçütleriyle... ...aynı oranda etkili bir de bireysel çekicilik unsurlarımız var. Yani ben mesela diyelim ki bireysel olarak... ...çenesi belirgin erkeklerden hoşlanmıyor olabilirim. Yani o yüzden de kime çekici geldiğimiz çok...

...fark ediyor. Dahası da... ...bir insandan hoşlanmamızı sağlayan tek şey fiziksel özellik de değil. Yani o insanın ses tonundan, kokusuna... ...işte ne bileyim... ...gözlerin içindeki ışıltıdan... ...konuşurken kullandığı kelimelere kadar... ...o kadar çok unsur, o andaki çekimi belirliyor ki... ...yani benim üç kilo fazlamın olması, on kilo fazlamın olması ya da üzerimdeki... T-shirt'un ne bileyim ne denir ona simitlerimi daha fazla açığa çıkartıyor olması gibi unsurlar karşımdaki insan benden etkilenirken hiçbir önem taşımıyor aslında. O yüzden de ne olursunuz hani bu ben şu anda kimseyle görüşmeyeyim işte önce biraz şunu yapayım gibi şeylere kapılmayın. Bir de, şu da zaten çok kritik değil mi? Yani siz bu insanla daha uzun sürede bir ilişki... ...hayalinde olacaksınızdır diye tahmin ediyorum. Gerçekten hep ilk tanıştığınız anlama kalacaksınız. Yani hep o şekilde mi gözükeceksiniz? Yok. Yani ilişkiler içerisinde kilo alıyoruz, veriyoruz. İşte ne bileyim, yanaklarımız sarkıyor gözlerimizin etrafı. çizgileniyor vs. vs. yani bin tane şey geliyor başımıza ve böyle bir şey yok ki yani ben bu insanı tırnak işareti içerisinde en ideal fiziksel görüntümde olduğum esnada kapattım artık bundan sonra ne olursa olsun benim yanımda kalacak diye bir şey hiç yok

O yüzden de içinde bulunduğunuz halinizde zaten karşınızdaki insanın sizi beğenmesi lazım. Ki yani ondan sonra da fiziksel görüntünüz en büyük belirleyici olması ilişkide. Zaten bence bu çok kötü bir şey. Fiziksel görüntünün en önemli çekim unsuru olması bir ilişkide. Ben bu arada bedensel ölçütlerde de işte belin kalçaya oranı kadınlarda çok önemli. İşte erkeklerde omuzların kalçaya ve belin kalçaya oranı önemli. Buralarda daha

...atletik, erkekler için daha atletik vücutlar daha çekici görünürken... ...kadınlarda da belin kalçaya oranının... ...daha küçük olması... ...yani daha küçük olması demeyeyim çünkü... ...onun bir şeyi var, nokta yedi... ...oranında olması en cazip bulunulan oran... ...o da şundan, o oran doğurganlığı en çok ifade eden oran... O yüzden de o oranın erkeklerde özellikle heteroseksüel insanlar için konuşuyorum. Şu anda kadınlardaki belin kalçaya oranın 0.7 olması... ...erkeklerde o kadının doğurgan olduğuna daha fazla işaret ettiği bulunuyor. O yüzden de daha çekici, erkeklerin bunu daha çekici bulduğu araştırmalarda bulunuyor.

Ama zaten 0.7 oranı, belin kalçaya oranı 0.7 olması fiziksel sağlık açısından da çok ideal. O yüzden eğer oraya ulaşmak istiyorsanız bunu beğenilmek için değil de daha çok sağlıklı olmak için yapmaya çalışmak daha iyi bir fikir olabilir gibi hissediyorum. Ama zaten burada 0.7 öyle kolay ulaşabilecek bir oran da değil bence. O yüzden yaklaşalım ama kendimizi de bununla şey yapmayalım, yormayalım derim.

Şimdi tabii ki fiziksel görüntü tek belirleyen değil diye anlattım. İşte dedim ki ses tonumuzdan işte ne bileyim yüzümüzdeki küçük ifadeleri... ...işte kokumuzdan bedenimizin duruşuna kadar hepsi çekicilikle ilgili. Bir anda mesela hiç biliyor musunuz bunu düşündünüz mü bilmiyorum. Yüzümüzün çok daha ortalama bir yüze sahip olmamız bizi daha çekici kılıyor.

Ne demek istiyorum? Yani mesela yüzümüzün daha simetrik olması ve daha böyle hani çok böyle belirleyici, çok hani ortalamanın dışında özelliklere sahip olmaması yüzümüzü daha çekici kılabiliyor. Bir yandan da işte anlattığım gibi yüzümüzün bizim artık ergenlik dönemini geride bıraktığımızı ifade etmesi de bizi daha çekici kılıyor. Tabii sesimiz de bundan çok etkileniyor, tahmin edersiniz ki. Yani o çocuk sesinden çıkıp artık kadın veya erkek sesine geçmemiz de çekiciliğimizi belirleyen unsurlarda. Mesela erkekler daha ince sesli kadınları biraz daha çekici bulurken... ...kadınlar da, özellikle de doğurgan oldukları dönemdelerse menstrual döngülerinde... ...daha kalın sesli erkekleri daha çekici buluyorlar. Bu arada zaten menstrual döngü kadınların çekicilik sürecini çok etkiliyor. Hem onların kimi çekici bulduklarını belirlemek açısından hem de erkeklerin kadınları ne kadar çekici bulduklarını belirlemek açısından. Bu da şöyle çok enteresan çünkü eskiden insan türünün kadınlarının menstrual dönemlerine ve menstrual dönemlerindeki işte o doğurgan dönemlerini karşı tarafa aktaran bir işaretleri olmadığı düşünülmüş. Mesela bilmiyorum biliyor musunuz bazı türlerde gerçekten dişilerin doğurgan oldukları dönemde

...onu simgeleyen bazı farklılıklar oluyor vücutlarında. İşte bonobolar çok tipik örnektir. Böyle dışarıdan bakıldığında gerçekten genital bölgeleri kızarır ve şişer. Ama hani insanlarda böyle bir şey olmadığı düşünülürken... ...araştırmalarda kadınların mensuel döngülerinin farklı noktalarında... ...farklı şekilde değerlendirildikleri ortaya çıktığında... ...aslında muhtemelen bizim henüz yeterince algılayamadığımız... tam olarak anlamlandıramadığımız işaretlerin olabileceği düşünülüyor. Bu kokuyla ilgili olabilir. Belki işte kadınların yüzünde çok hafif bir pembeleşme olduğu düşünülüyor. Bunlar henüz yüzde yüz böyle kanıtlanmış olmadığı için daha detaya giremiyorum. Ama bilin ki hani o menstrual döngüde nerede olduğumuz çekiciliğimizi belirliyor. Şimdi minik bir ara vereceğim, döneceğim, daha detaylı devam edeceğim bu konuya.

Evet, şimdi şunu anlatıyordum. Kadınların erkekleri çekici bulması da menstrual döngüden etkileniyor. Şöyle ki, daha doğurgan olduğumuz dönemlerde... ...daha erkeksi görüntüde olan erkekleri tercih ederken... ...doğurgan olmadığımız dönemlerde...

...daha bebeksi hatları olan erkekleri tercih ediyoruz. Kadınların erkeklerin kokusundan çok etkilendiğini gösteren bir başka çalışma da şöyle... ...kadınların kendi hastalık direncinden, farklı hastalık direncine sahip erkeklerden hoşlandığını gösteren çalışmalar var... ...ve bunun koku üzerinden kadınların anladığı düşünülüyor.

Ve bu koku alma durumu mesela doğum kontrol haplarıyla falan bozulabiliyor. O yüzden de doğum kontrol haplarını bıraktıktan sonra kadınların daha önce çekici buldukları, erkeklerin çekici bulmadığı durumlar da var. O yüzden mesela aslında hiç düşünmüş müydünüz bilmiyorum yani kullandığımız ilaçların bile çekicilik unsurlarının değiştirebildiği durumlar mevcut. Buradan şeye gelmek istiyorum aslında. Yani, şu ana kadar anlattıklarım çok kişinin... ...çok da belki üzerine kontrolü olmayan şeyleri anlattım. Bir yandan mesela şöyle unsurlar var, çok daha bağlama dayalı unsurlar. Yani bir ortamda potansiyel partner sayısı daha azsa... ...kalan ihtimalleri biz daha çekici bulmaya başlıyoruz.

ya da mesela alkol tüketimi belli bir düzeye kadar karşımızdaki insanları daha çekici bulmamıza sebep olurken belli bir noktadan sonra bozuyor bu dengeyi ya da mesela karşımızdaki insanın ...statüsü gerçekten önemli olabiliyor. Ama statüyü nasıl tanımladığımız da çok farklı. Yani, statü çok lokal tanımlanan bir şey ya. Mesela ben, bu Yakın İşler podcastleriyle... ...siz beni dinleyenler arasında adı bilinen bir insanken... ...ne bileyim, bu podcastı hiç dinlemeyen biri için... ...benim hiçbir tanınırlığım yok. Ya da mesela atıyorum, ben Türkiye'de bilinen ve psikolog...

...iken atıyorum. Yunanistan'a gitsem benim hiçbir bu anlamda bir repütasyonum yok. O yüzden de lokal olarak tanımlanıyor diyoruz. Hatta ben bunlara hep şunu örnek veriyorum. Sınıf başkanları kendi sınıfları içerisinde çok ünlüdürler. Ama bunu bir başka sınıfta hiçbir önem taşımazlar.

Ama bir yandan da bu tarz statüyün kişinin daha çekici gözükmesine sebep olabiliyor. Bununla ilgili benim kendi derslerimde de verdiğim örnek hep şeydi. Ahmet Mete Işıkar'a yani deprem dedi. Depremden sonra Türkiye'nin en seksi insanı seçilmişti, o Tonton dedi. Tabii ki yani bu bence çok uç bir örnek ama hani karşımızdaki insanın bilgisi, duruşu, yaklaşımı bizim ondan etkilenmemizi sağlayabiliyor.

İşte böyle arkadaşlar yani bu konuya daha neler neler var. Yani mesela işte kırmızı giymek çekici olmamızı, daha çekici gözükmemizi sağlayabiliyor ve kadınların da organ dönemlerinde daha fazla kırmızı giydikleri bulunuyor. Yine kırmızı seçimiyle erkeklerin testosteron düzeyi arasında bir bağlantı bulunuyor. İşte ne bileyim mesela kucağında çocukla gördüğümüz erkekleri daha çekici bulduğumuzu gösteren çalışmalar var. Hayvanları severken gördüğümüz, bakım verirken gördüğümüz insanları daha çekici bulduğumuzu gösteren çalışmalar var. Yani anlayacağınız durumsal faktörler çekiciliği aşırı derecede belirliyor.

Şimdi artık iki bölümde bu konuyu biraz tamamlamak istediğim için... ...biraz böyle sonlarına eklemek istediğim birkaç şey var. Bir tanesi, bütün bu faktörler... ...bizim o kocaman havuzdan diyeyim... ...yani aslında birçok adayın olduğu havuzdan... ...bazı insanları daha çekici bulmamıza sebep oluyor, evet. Ama bundan sonraki kısım daha önemli. Biz birini çekici bulabiliriz. Ama o da bizi çekici buluyor mu?

Yani asıl kırılma noktası karşımızdaki insanın bize ilgisi olduğunu fark ettiğimiz anda gerçekleşiyor. Hı, o da benden hoşlanıyor. Hı, onun ilgisini çekmişim. O anı yakaladığımız andan itibaren ilişkinin seyri değişiyor. O zamana kadar basit bir hoşlanmayken... ...orada artık bunun bir ilişki potansiyeli içerdiğini anlamaya başlıyoruz.

Burada da devreye giren bir başka unsur, zoru oynama. Buna ilgili bir bölüm olduğu için detaya girmek istemiyorum. Ama şunu söyleyeceğim sadece. Birazcık zoru oynama, yani birazcık... Hani böyle hemen yelkenleri suya indirmeme diyeyim. İlişkinin bu sürecini biraz daha tatlandırıyor. Neden? Yani o tırnak içerik içerisinde zoru oynadığımız dönemde... ...karşımızdaki insanın bizi daha yakından tanımasına aslında alan açıyoruz biraz. Birazcık da ona şunu ima ediyoruz. Yani ben sana hoşlanıyorum ama senin bana erişebilmek için biraz çaba harcamana ihtiyacın var. Ama çaba harcarsan benim de sende gönlüm var gibi bir şey söylemiş oluyoruz. Ama fazla naz aşk usandırır. O yüzden burada dikkatli bir dengede olmamız lazım. Ama dediğim gibi bu konu hakkında çok daha uzun konuşmuştum. Zoru Oynamak podcastinde. Ve her şey yoluna gider de bütün bu süreçlerden başarıyla geçersek... ...son aşamada artık zaten o insan bizim gözümüzde çok önemli bir noktaya oturuyor. Ve o insanla ilişki başlangıcına girişiyoruz. Tutulma dönemi başlıyor. Aşık oluyoruz. Herkese aynı miktarda aşık olmuyoruz. Bir de böyle şey çok soruluyor. Belli bir yaştan sonra insan aşık olmaz mı? Böyle bir şey yok tabii ki.

Ama ilk aşk mesela daha farklı. İlk cinsellik daha farklı. İlk ayaklarımızın yerden kesilmesi daha farklı. Sonraki seferlerde hep... ...artık böyle bir bildiğimiz bir şey var. O... ...kıyaslayabileceğimiz bir şey var. O yüzden bence biraz tadı... ...farklılaşıyor. Ama insan her yaşta aşık oluyor. Her yaşta tutuluyor. Böyle şey, huzur evinde aşkı bulan insanlar var. Ve bence aşırı tatlı hikayeler bunlar. O yüzden hiçbir yaş geç değil aşık olmak için. Önemli olan biz arayışımızdan vazgeçmeyelim ama hani... ...söylediğim gibi sanırım bir önceki bölümde söylemiştim. Aktif olarak aşkı aramak değil de... ...kendi hayatımızı yaşarken... ...aşkın bizim yolumuza çıkması, karşımıza çıkması... ...en tatlı, en güzel başlangıca tekabül ediyor bence.

Umarım bu iki bölüm aşık olma sürecini sizin için birazcık daha anlaşılır, anlamlı hale getirmiştir. Ama tabii ki her ilişkinin hikayesi farklı. Benzerlikler içerse de her ilişki birecik. O yüzden ben burada aşkın gizemini bozmak istemiyorum. Bozmuyorum da bence. Bunları bilelim ama hepimiz kendi hikayemizi yazalım isterim. O yüzden hepinize çok sevgilerimi gönderiyorum. Güzel, aşk dolu günler diliyorum herkese. Hoşçakalın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)