Podcast

Aşık Olmak İstiyorum: Ama Kime?

Yakın İlişkiler

1 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Özellikle yaz aylarında içimizin kıpır kıpır olması bizi daha çok aşık olmaya ya da halihazırda aşıksak aşkımızı tazelemeye itiyor. Ama bazen bu aşk ve aşık olmak konularında kafamız karışabiliyor. Aşık olmak ne demek, neye aşk diyor neye demiyoruz, kimlere ve neden aşık oluyoruz? Peki ya aşık olacağımız insan nasıl bulacağız, onu nerede aramalıyız? Aşık olmak kavramı hakkındaki tüm detayları bu haftanın Yakın İlişkiler bölümünde bulabilirsiniz.







Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

2.533 kelime · ~13 dk okuma

Merhaba sevgili dinleyiciler. Bu hafta hazır yine yaz mevsimi gelirken yakınlarda evlilik hakkında konuşmuştuk. Şimdi aşık olmak hakkında konuşuyoruz. Çünkü biliyorsunuz yaz mevsimi aşık olmak demek. Ya da aşkımızın tazelenmesi demek. Artık hangi açıdan bakmak isterseniz. Şimdi aşık olmak deyince aşık olmak çok enteresan bir süreç. Ve daha önce birçok podcast bölümünde böyle ufak ufak anlattığım kısımlar oldu. Ama biraz daha böyle derdi toplu bir aşık olmak hakkında konuşayım istedim. Belki işte bu süreçte sizin de ilginizi çeker. Belki işinize yarar. Biraz da şey gibi düşünüyorum. Şu dönemde... Birçoğumuz kiminle nerede tanışabileceğimizi bilemeyebiliyoruz. Biraz böyle bence orada bugün dinleyeceğiniz şeyler belki sizi ne şekilde birini aramalısınız ya da aramalı mısınız konusunu daha derin düşünmenize yardımcı olur diye tahmin ediyorum. O yüzden hazırsanız başlayalım.

Şimdi aşık olmak deyince, aşık olmanın çok... Dediğim gibi yani aşık olmakla ilgili bir sürü farklı teori var, bir sürü farklı yaklaşım var. O yüzden ben kendimce en sevdiğim yaklaşım üzerinden anlatacağım. En sevdiğim derken, benim favorim anlamında değil. En böyle bilimsel olarak geçerli olduğunu düşündüğüm, kendi gözlemlerimin sonucu, kendi araştırmalarımın sonucu... ...bilimsel araştırmalarla tekrar tekrar kanıtlanmış olan bir süreç var sizinle paylaşmak istediğim. Ona yoğunlaşacağım. Ama onu anlatmadan önce böyle aklıma şöyle bir küçük detay geldi. Bunu söylerek başlayayım. Bu speed dating etkinliklerini biliyorsunuzdur. Belki katılmışsınızdır, belki duymuşsunuzdur daha önce. Yani böyle genellikle şu şekilde oluyor. Bir masaya insanlar oturuyorlar.

Ve her şey çaldığında, zil çaldığında diyelim, bir sonraki kişiye geçiyorlar. Ve speed dating olması itibariyle kısa bir zaman var. Yani karşımızdaki insanı tanımak, tanımak demeyelim yani o insanın hoşlanıp hoşlanmadığımız konusunda bir fikrimiz de olması için çok kısa bir vaktimiz var. Her etkinlikte süre değişebiliyor yani. 5 dakika veren de var, 10 dakika veren de var, daha kısa veren de var, neyse. Ve siz o süreç içerisinde ilgilendiğiniz, hoşlandığınız insanlara işte telefon numaranızı vesaire verebiliyorsunuz. Sonra o insanlarla görüşüp oturup daha uzun bir süreçte onları tanımaya çalışabiliyorsunuz. Speed dating dediğimiz şey bu. Speed dating etkinlikleriyle ilgili... Şöyle benim çok hoşuma giden ve aşık olma süreciyle ilgili de çok bağlantılı olduğunu düşündüğüm bir araştırma var. O da şu, bu etkinlikten, web etkinlikten hemen önce insanlara biraz sonra karşılaşacakları partnerlerde, potansiyel partnerlerde ne gibi uzay kararı aradıkları sorulmuş ve insanlar işte listelemişler.

Transkriptin tamamını oku

Sonra gerçekten telefon numaralarını verdikleri insanların bu başlangıçta belirtilen kriterlerle ne kadar uyumlu olduğu bakıldığında hiçbir ilişki görülememiş. Biz çoğu zaman ne beklediğimizi bilmiyoruz. Bunu gösteren birçok araştırma daha var. Ben size bir tane kolay anlatabileceğimi anlattım.

...böyle o listeler yapıyoruz ya, şöyle olsun, böyle olsun... ...saçları şöyle olsun, boyu böyle olsun... ...işte bilmem nesi şöyle olsun... ...ama aslında gerçekten aşık olmamızın... ...bu başlangıçtaki kriterlerle hiçbir alakası yok. Aşk çok daha farklı bir şey ya. Aşk... ...gerçekten... ...zamanlamayla çok ilgili mesela. Daha önce... ...buna ilgili yine bir podcast bölümüm vardı. Doğru Zaman, Yanlış İnsan... ...ya da Yanlış İnsan Doğru Zaman konulu. Çünkü... Yani bazen kriterlerle hiç ilgisi olmayan bir insana aşk olabiliyoruz. Öyle bir zamanda karşımıza çıkıyor ki. Ya da işte aşk olmak bağlamla da çok ilgili. Birazdan anlatacağım zaten. Yani normalde çekici bulmayacağımız bir insanı doğru ışıkta diyelim çok çekici bulabiliyoruz. O yüzden yani böyle ne istediğimizi bilerek girmiyoruz aslında bu sürece. Böyle söylerek başlayayım.

Şimdi insanların aşık olmalarıyla ilgili, partner seçimleriyle ilgili birçok farklı perspektif var. Evrimsel perspektifi duymuşsunuzdur. İşte kadınların güvenlik, işte statü, para, salklı genler arayışında olduğunu... ...erkeklerin ise böyle gençlik, doğurganlık, işte kum saatine benzer vücut arayışında olduğunu...

...gösteren işte evrimsel psikolojideki klasik yaklaşım vardır. Ve yani burada da... ...zaten şu söylenir, ebeveynlikte ebeveyn olabilmek için daha fazla yatırım yapan taraf, yani kadın... ...partner seçerken daha seçicidir ve... ...kafasında da çocuğunun... Yani aslında soyunun devam etmesini sağlayan varlığın... ...daha iyi koşullarda, onun hayata kalmasının daha yüksek ihtimalle sağlayacak koşullarda büyümesi vardır. Perspektifi var ama bu perspektif birçok farklı noktadan artık doğru bulunmuyor. Zaten aslında yani toplumsal, ekonomik olarak toplumsal cinsiyet eşitliği...

...biraz daha sağlam toplumlarda bu bakış açısının... ...tam olarak artık bir şeyi öngöremediğini de... ...yani o süreci öngöremediğini de görüyoruz. O yüzden bu perspektifi... ...biz ilişki biliminde çok da fazla kullanmıyoruz artık. Bir başka perspektif... ...bizim zihnimizdeki, özellikle erken çocukluk döneminden gelen... ...o şemaların, beklentilerin karşılanabileceğine inandığımız... ...ya da hani oraları tetikleyen insanlara çekildiğimiz yönünde... Hani hep böyle benzer insanlara aşık oluyorum, ben döngüleri yaşıyorum diyen bir insansanız... ...bu perspektifin etkisinden dolayı olabilir. Gireceğim ona zaten. Onun dışında tabii bir de bilissel olarak bazı filtrelerimiz, bazı çekim noktalarımız var. Mesela kendimize benzer insanlara daha fazla çekiliyoruz. Buraya da daha detaylı gireceğim.

Bir yandan mesela sosyo-kültürel etkiler de çok önemli. Yani işte evlilik podcastinde biraz konuşmuştum. Aile yapısı, kültürel normlar da aşık olma sürecimizi etkileyebiliyor. Bir de az önce söylediğim gibi durumsal ve zamansal faktörler var ki onları da anlatacağım. Şimdi aşık olmuş sürecini birazcık daha mekanik bir yerden anlatsak... ...hani o romantizmde birazcık şey yapsak, sekteye uğratsak... ...başta şöyle söylememiz gerekir. Hepimiz aslında bir potansiyel partner havuzu içerisinde hareket ediyoruz. Yani bir ilişke girmek istiyorsak... ...hepimizin ilişkilenebileceği bir grup insan var aslında. Ve bu insanlar her yere yayılmış durumdalar. ...mesele bu insanlarla denk gelebilmek. Ve biliyoruz ki fiziksel olarak yakınlık... ...yani bir insana mesela yakın mesafede oturmak... ...ya da işte yakın mesafede çalışmak... ...aynı okula gitmek, aynı iş yerinde olmak... ...aynı binada oturmak, aynı sokakta yaşamak... ...aynı parka gidiyor olmak gibi faktörler... ...o insanla karşılaşma olasılığımızı artırıyor.

Sadece karşılaşma olasılığımızı arttırmıyor. Bir yandan da karşılaştığımızda konuşabileceğimiz ortaklıkları da arttırıyor. Çünkü eğer bir insanla aynı iş yerinde çalışıyorsak bir başlangıç konumuz var. Ya da aynı okula gidiyorsak bir başlangıç konumuz var. O yüzden de o ilk yakınlığın kurulması daha hızlı gelişebiliyor. O yüzden fiziksel yakınlığın çok önemli bir rol oynadığını söyleyebiliriz ilişkilerin kurulmasında.

Bunu da şuraya bağlamak istiyorum. Hani yalnızlıktan şikayet eden birçok insana en çok önerdiğim şeylerden bir tanesi... ...gerçekten dışarı çıkıp özellikle hoşlarına giden hobilerde ya da işte aktivitelerde aktif olarak yer almaları. Çünkü ancak o şekilde birileriyle ve ilgilerini çekebilecek birileriyle denk gelme ihtimallerini arttırıyorlar. Burada, hani, hakkınıza böyle çok tipik, işte ne bileyim, dans atölyesi, işte seramik atölyesi falan gibi şeyler gelebilir. Bunlar da olabilir tabii ki. Ama ben mesela şunları da çok önemsiyorum ve gerçekten daha fazla olmaları gerektiğine de inanıyorum. Mesela board game etkinlikleri.

İşte benzer yaştaki insanların ya da benzer bakış açısındaki insanların bir araya gelebileceği... ...başka açık hava etkinlikleri, konserler olabilir, işte ne bileyim böyle başka sanatsal etkinlikler olabilir. Buraları aslında bizimle aynı zevke sahip insanlarla karşılaşabilmemiz için çok...

Kritik yerler. Bunu bu arada, yani beni dinleyen biliyorum, üniversite öğrencileri var. Onlara da hemen şöyle bir küçük öneride bulunmak istiyorum. Kulüpler. Üniversitedeki kulüpler çok kıymetlidir. Çünkü benzer ilgi alanındaki insanların gittiği ve bir arada bulundukları faaliyet alanlarıdır bunlar.

Ve o yüzden de aslında bizim karşılaşmak istediğimiz insanlar, yani kafamıza daha uygun insanlarla karşılaşma olasılığımızı arttırırlar. Yine mesela kitap kulüpleri ya da bu tarz böyle insanların bir araya gelebileceği felsefe atölyeleri vs. Bunlar çok çok önemli ve bunları sadece partner bulmak için değil, kendimizi geliştirmek için de yapmamız gerektiğini düşününce bence çok tatlı bir kombinasyon oluyor. Peki, burada şöyle bir sorumuz var. Bizim de yani böyle bilimsel olarak da sorup araştırdığımız bir sorudur. İnsanlar aktif olarak mı partner arıyorlar? Yoksa zaten hayatlarını sürdürürken denk geldikleri insanlar, onların kafasına uygun olan insanlar mı oluyor?

Çoğu zaman aktif partner arayışı değil de... ...yani biz hayatımızı, kendi değerlerimizi, kendi isteklerimizi, kendi ilgi alanlarımızı... ...gerçekleştirmeye yönelik hareket ettiğimizde karşılaştığımız insanlar... ...daha iyi, daha aklımıza yatan adaylar olabiliyorlar. Bu aktif partner arama süreci... ...hem bence zihnen çok yorucu oluyor. Bir yerden sonra da bulduğumuz insanlara... ...hak etmedikleri anlamlar yüklememize de sebep olabiliyor. O yüzden aslında bizim dahil olduğumuz şeyleri arttırarak... ...hem arkadaş edinmemiz, yani sosyal olarak da daha çevremizi arttırmamız... ...hem de iyiliğimizi çeken bir insanla karşılaşma ihtimalimiz böylece artıyor. Şimdi burada minik bir ara verelim, sonra devam edeceğim.

Buradan şuna geleceğim. Yani üniversite yılları bir insanın partner bulması konusunda en verimli yaşlar, yıllar. Çünkü bize yakın yaşlardaki insanlarla... ...bizimle benzer bakış açısına, benzer eğitim seviyesine sahip olan insanlarla... ...bir arada, sürekli bir arada bulunduğumuz alanlar bunlar.

İşte ne bileyim, o esnada daha fazla zaten sosyal aktiviteye de katılıyoruz ister istemez. O yüzden insanlar mezun olduktan sonra, özellikle iş hayatına girdiklerinde... ...çok zorlanmaya başlıyorlar başka insanlarla ilişki kurabilmek adına. İş yerleri de tabii ki, iş yerlerinde kurulan güzel arkadaşlar var. Özellikle böyle benzer dönemlerde girdiğimiz, benzer yakın yaşlardaki... ...ya da yakın eğitim seviyesindeki insanlarla bir ara olabiliyoruz. Bu tabii ki büyük bir avantaj ama her zaman denk gelmiyor.

Bu arada benzer yaşı ve benzer eğitim seviyesini vurguladığımı fark ettim konuşurken. Bunun bir sebebi var aslında. Ben onu otomatik yaptım ama hemen açayım. Mesela bana da çok sık sorulan bir sorudur. Yaş farkı, ilişkideki yaş farkı önemli mi? İşte ilişkiyi ne şekilde etkiliyor diye. Ya burada böyle bir sihirli sayı yok aslında. Yani aradaki yaş farkı şu kadar olmalı, işte bundan daha az ya da daha çok olursa o ilişki yürümez falan gibi sihirli sayı yok. Temel olarak aslında insanlar içine bulundukları yaşta değil de hissettikleri yaşta oldukları için bu bence çok bir belirleyici. Ama tabii ki aradaki yaş farkı açıldıkça ortak çevre kurulması biraz zorlaşabiliyor. Tabii ki bu çiften çifte değişir. Yani o aradaki yaş farkı ve ortak arkadaşlıklar bazı çiftler tarafından çok kolay kompans ediliyor. Ama genelde işte hayatta içinde bulunduğumuz... ...hayat aşaması diyeyim. Ya da işte ekonomik olarak ne kadar kendimizi stabil hissettiğimiz olsun. İşte hayattan beklentilerimiz olsun. Ya da işte arkadaşlarımıza ve ailemize kurduğumuz ilişkiler olsun. Yaştan çok bağımsız olamadığı için bütün unsurlar. Aramızdaki yaş farkı açıldıkça bu tip konulardaki dengesizlikler ve uyumsuzluklar artabiliyor. Bunu bir belirtmek istedim. Ama dediğim gibi %100 belirleyici değil. Olmuyor hiçbir zaman. Eğitim seviyesinin benzerliği önemli bir unsur.

Yine bununla beraber işte ne bileyim mesela hayata bakış açımızın benzerliği, dini... ...inancımızın benzerliği ya da işte politik duruşumuzun benzerliği... ...ya da aile yapılarımızın benzerliği bunların hepsi... Aslında önemli unsurlar. Bu şu demek değil. Bunlarda benzemiyorsak tamam yani bu ilişki yürümez demek değil. Ama buralardaki benzerlikler ilişkinin daha uzun ömürlü olmasına katkı sağlıyor. Bunu da biliyoruz. Bu benzerlikleri vurgulamışken şeye de geleyim. Biz illa kendimize çok benzer partnerler aramıyoruz. Kişilik özellikleri konusunda çok benzer olmak her zaman ilişkiyi daha mutlu hale getirir diye bir şey yok. Hatta aslında birbirimizi tamamlayıcı olmak da ilişkide daha iyi bir dinamik yakalamamızı sağlayabiliyor. O yüzden bu aslında birazcık karakter özelliğinden karakter özelliğine değişen bir durum. Sadece şunu söyleyebilirim. Benzer olmayı istediğimiz konular var hepimizin birbirinden farklı olarak. Yani atıyorum ben mesela eğitim konusunda benzer bir yerde olmayı isterken başka biri ailelerin görüşü, duruşu, yaklaşımı konusunda benzer bir yerde olmak isteyebilir. Bu durumda ben öbür konuyu umursamadığım için... ...bu benim için bir seçme kriteri olmazken... ...başka bir insan için de mesela eğitim konusu bir seçme kriteri olmayabilir. Önemli olan benim önem verdiğim konularda benzerliği yakalayabilmen partnerimle. Ama daha böyle büyük perspektiften baktığımız zaman... ...benzerlikler aslında ilişkinin daha stabil olmasına yardımcı oluyor da diyebiliriz. Bunu söylememiz mümkün.

Şimdi devam ediyorum. Şey de önemli, aşinalık. Şimdi az önce fiziksel olarak yakınlığın hayat kolaylaştırıcı olduğundan bahsetmiştim. Fiziksel yakınlık isterseniz aşinalığı da artıran bir şey. Diyelim ki siz her hafta sonu aynı parka gidiyorsunuz yürüyüş yapmaya.

Ve sizinle beraber o parka yürüyüş yapmaya gelen başka insanlar da var aynı zamanda. Karşılaştıkça o insanlarla yavaş yavaş artık bir merhaba demeye başlıyorsunuz. Böyle kafanızı sallamaya başlıyorsunuz falan. Bir süre sonra o insanları görmek de sizi iyi hissettirmeye başlıyor. Aşınalık böyle bir şeydir bu arada. Bir insanla ilgili ilk izlenimimiz nötr ya da pozitifse

O insanı gördükçe, o insan karşı daha olumlu şeyler hissetmeye başlıyoruz. O insan bize daha çekici de gelmeye başlıyor. Öyle bir potansiyel partner adaysa yani. Bu da beni şu öneriye götürüyor. Aslında müdavim kültürüne. Yani belli yerlere müdavim olmak, belli yerlere düzenli gitmek... ...sizin başka insanlarla, yani sizin kafanıza uygun başka insanlarla... ...karşılaşma olasılığınızı arttırabilir. Bu dediğim gibi parkta yürüyüş de olabilir, düzenli gittiğiniz bir... Kafede olabilir ya da işte daha önce konuştuğumuz gibi farklı kulüplerde olabilir. İşte düzenlilik bu anlamda olumlu. Bir başka yine burada önemsediğimiz bir şey, siber yakınlık diyelim. Şöyle... Şimdi insanlar artık fiziksel olarak bir araya gelemedikleri zaman, mesela işte yoğun çalışma ortamları veya işte yoğun çalışma saatlerinden dolayı artık böyle deminden beri anlattığım farklı şeylere dahil olamadıklarında online dating uygulamaları çok önemli bir yer almaya başlıyor hayatımızda. Tabi bu arada sadece online eğitim uygulamaları değil. Artık insanlar daha önce Facebook'u, şimdi Instagram'ı, X'i de bu amaçlarla kullanıyorlar. Oralar üzerinden tanışan başlayan çok da çift var gerçekten. Çünkü yani aslında bu uygulamalar bizim fiziksel olarak yakın olamadığımız insanlarla aslında sanal olarak yakın olmamızı sağlıyor. Ve o sanal yakınlık hali bizi buluşturuyor. Orada benzer şeyleri beğenmek, benzer şeyleri paylaşmak,

...benzer şeylere çekilmek aslında karşımızdaki insan... ...hakkında bilgi sahibi olması sağlıyor ve... ...bir şekilde aslında bizi buluşturuyor. Online dating uygulamaları zaten tamamen bunun üzerine kurulmuş biliyorsunuz. Ama online dating uygulamalarında çok önemli olan bir kriter... ...denk geldikçe hep söylemeye çalıştığım. Lütfen oradaki konuşmaları çok uzatmayın. Yani o böyle uzun uzun mesajlaşmak, bir türlü görüşememek... ...iyiye işaret değil aslında.

Çünkü bir insanla çok güzel mesajlaşabilirsiniz, çok keyifli sohbet edebilirsiniz... ...ama karşı karşıya geldiğinizde hiç elektrik alamayabilirsiniz. O yüzden fiziksel olarak denk gelmek çok önemli bir şey. O yüzden de mümkün olduğu kadar yani online dating uygulamalarında... ...insanlarla tanışıp bir an önce bir kahve içmek için buluşmak iyi bir fikir. Tabii bu arada bir kahve için buluşmanın da altını çizmek istiyorum. Bu tip böyle ilk buluşmalarda genellikle sonu belirli zamanları. Yani kahve içmek iyi bir fikir. Şu yüzden kahve hızlıca bitebilen bir şey. Hoşunuza gitmezse kalkabilirsiniz ama hoşunuza giderse uzatabilirsiniz.

gün devam edebilir. O yüzden yani böyle kısacık da olsa bir karşı karşıya gelme alanı yaratmak önemli ve karşınızdaki insan çok uzatıyorsa bu karşı karşıya gelme sürecine orada bir dikkat kesilmekte fayda var diye düşünüyorum. Online dating hakkında sonra isterseniz daha uzun uzun da konuşabiliriz ama şimdilik çok hızlı bunları söylemek istedim. Ama yani özetle şunu söyleyeceğim, bir araya gelemediğimiz noktalarda online dating iyi bir fikir. Bir başka yine önemli yakınlık unsuru da ailelerimizin ya da arkadaşlarımızın vasıtasıyla karşılaştığımız insanlar. Şimdi bence pandemi bunu çok bozdu.

Şöyle bir yerden, yani daha önce özellikle bizim kültürümüzde, yani ben bizim kültürümüzü bu anlamda çok olumlu buluyorum. Mesela işte Beşiktaş'ta oturuyoruz arkadaşlarımızla. Biz otururken arkadaşlarımızın arkadaşları geçer, onlar katılır. Onların arkadaşları geçer. Onlar katılır. Yani beş kişilik bir masasındır. O masa on beş kişi olur. Üniversite zamanlarından çok net hatırlıyorum ben bunu. Ve zaten aslında orada tanışılan, orada karşılaşılan insanlar bir yandan da şu açıdan güven verirler. Çünkü arkadaşım arkadaşıdır. ...ve bir ortak noktamız vardır, konuşabileceğimiz bir başlangıç noktası vardır. Buna bu arada sosyal yakınlık diyoruz. Sosyal mesafenin azlığını vurgu yapan bir şey. Yani ortada bir tanıdık varsa, onu tanıdık aracılığıyla karşılaşmak... ...gerçekten çok daha fazla aramızda bir şey oluşma ihtimalini belirliyor.

Hatta yani şöyle bir araştırma var, 2006'dan. İki insan bir böyle tanıdık aracılığıyla karşılaştığında... ...30 kat daha yüksek ihtimalle birbirleriyle iletişim kuruyorlar. Bu şekilde karşılaşmayanlara kıyasla. Yani o birinin aracılığıyla, birinin vesilesiyle denk gelmek çok kıymetli. O yüzden de bu arada işte kulüplere, etkinliklere gidin... diyorum. Çünkü arkadaş edindikçe de aslında bu tip ihtimallerini arttırıyorsunuz ister istemez. Şimdi arkadaşlar ben bu bölüme bir sürü şey anlatacağım diye başladım ama baktım ki anlattıkça anlatıyorum. O yüzden en iyisi bu bölümü buralarda bitireyim. Bir sonraki bölümde bağlamsal faktörler hakkında konuşacağız. Bu da şu demek kimi çekici buluyoruz? Kim bize hangi durumlarda çekici geliyor?

Oralardan başlayıp başka yerlere de tabi ki evrilicez her zaman olduğu gibi. O yüzden şimdilik hepinize sevgilerimi gönderiyorum. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)