Podcast

Kalkın! Mars'a Gidiyoruz!

Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Elon Musk'ın yirmi yıldır neredeyse tek bir takıntısı var: Mars’a ulaşmak. Son bir yıldır ise, varıldığında ne olacağı konusundaki çalışmalarını hızlandırdı. Hiçbir Şey Tesadüf Değil'in bu bölümünde; Musk'ın zihnine ve projelerine bir yolculuk yapıyoruz. Bakalım Musk, çılgın planlarını gerçekleştirebilecek mi? Yoksa bu sadece 21. yüzyılın en büyük bilim kurgu hikayesi olarak mı kalacak?





Tüm bölümler ve daha fazlası için ⁠⁠⁠⁠podbeemedia.com⁠⁠⁠⁠'u ziyaret et!



----- Podbee Sunar -------

Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

1.616 kelime · ~8 dk okuma

Hoş geldiniz arkadaşlar. Bugün sizinle biraz daha ileri. 50 sene sonrasına ışınlanıyoruz. Evet evet. Aslında çok da uzağa değil. Hazırsanız kalkış noktamız Dünya. Varış noktamız ise Mars. Yani bilim kurgu filmleri birer kurgudan ibaret değil. Artık Mars'ta yaşam mümkün.

Bundan sonra burası insanlığın yeni evi. Burada hayatta kalmak için her şey mevcut. Özel kıyafetler, özel yaşam alanları ve hatta koşullara daha iyi adapte olan yeni bir insan türü. İçine doğdukları gezegen artık dünya değil, Mars.

Aslına bakarsanız hepsi, her şey gibi bir hayal olarak başladı. Bu hayal şimdilerde üzerine detaylıca çalışılan hedeflere dönüştü. Hazırsanız sizinle Elon Musk'ın zihnine ve projelerine bir yolculuk yapıyoruz. Bakalım yakın gelecek için planladığı, insanlığı dünyadan Mars'a taşıyan bu fikirlerinin detaylarında neler var? Biliyorsunuz bazen bir insanın saplantısı bir türün kaderini değiştirebilir.

Transkriptin tamamını oku

Evet, bugün ele alacağımız konunun baş mimarı Elon Musk. Kendisinin 20 yıldır neredeyse tek bir takıntısı var. Mars'a ulaşmak. Severseniz sevmezsiniz ama görmezden gelemezsiniz. Falcon roketlerini gökyüzüne fırlatıp yere geri indirdiğinde herkes bu kadarı da olmaz demişti. Ama oldu. İşte şimdi sırada da fırlatma aracı Starship var. Kimi uçuşta patladı, kimi ise başarıyla tamamlandı.

Bu gelişmeler bize Starlink'i, ticari uzay taşımacılığını ve çok daha fazlasını kazandırmıştı. Ama dediğimiz gibi, Musk'ın en başından beri tek bir hayali var. Kızıl gezegen zihninin bir köşesindeydi hep. Bununla ilgili de garip bir tesadüf paylaşalım bilmeyenler için. Elon Musk'ın Mars hayalininin arkasında, Werner Von Braun 1950'lerde kaleme aldığı bir kitap var. The Mars Project.

Kendisinden birkaç hafta önce güneş silahını konuştuğumuz bölümde de bahsetmiştik. Bu kitapta 1980'lerde insanın Mars'ı kolonileştirdiği anlatılır. Ve Mars'taki insan kolonisinin liderinin adı neydi biliyor musunuz? Elon. Evet, çok ilginç değil mi? Garip tesadüfleri severiz. Neyse, işte bu kitap Elon'un hayali.

ve şimdi olduğumuzdan çok daha yakınız. Sanki hepsi ilmek ilmek örülüyor gibi. Bunu da bugün daha rahat söyleyebiliyoruz. Zira geçtiğimiz günlerde sahibi olduğu X platformunda bir tweet ile insanlığın Mars yolculuğunun kendince takvimini paylaşmıştı. O zaman gelin Musk'ın bu çılgın Mars planının detaylarına bakalım.

Musk, SpaceX'i 20 yılı aşkın süredir Mars'a ulaşma hedefiyle yöneten 54 yaşında bir adam. Son bir yıldır ise Mars'a varıldığında ne olacağı konusundaki çalışmalarını hızlandırdı. The New York Times'in haberine göre, Musk, SpaceX çalışanlarına Mars'taki bir şehrin tasarımı ve detayları üzerinde çalışmaları için talimat vermiş. ve tweetinde paylaştığı takvime göre ilk insansız Starship, Mars'a iki yıl içinde yani bir sonraki Dünya-Mars seyahat penceresi açıldığında fırlatılacak. Evet, Dünya'dan Mars'a yolculuklar, gezegenlerin konumu ve uçuş rotaları hesaplandığında en ideal iki yılda bir gerçekleştirilebiliyor. Bu ilk insansız uçuşların amacı ise Starship'in Mars'a sağlam bir şekilde inebileceğini test etmek.

Eğer bu inişler başarılı olursa ilk insanlı Mars uçuşları 4 yıl içerisinde gerçekleşecek. Yani bundan sadece 4 yıl sonra Mars'a inen bir insanın Dünya'ya göndereceği mesajı duyabiliriz. Acaba ne söyleyecek? Ne olursa olsun Neil Armstrong'un ünlü sözleri gibi tarihe geçecektir o kesin. Bir küçük adım insan için. Bir büyük adım insan için.

Ama bu sadece başlangıç. Musk'ın asıl hedefi ise biliyorsunuz. Mars'ta kendine yeten bir şehir kurmak. Yani Mars'ı kolonileştirmek. Bunun için de yaklaşık 20 yıllık bir süre öngörüyor. Bu süre içinde uçuş sayısının katlanarak artmasını bekliyor. Hatta Nisan ayında SpaceX çalışanlarına yaptığı bir konuşmada 20 yıl içinde Mars'ta 1 milyon insanın yaşayacağını öngördüğünü söyledi. Gerçekten inanılmaz.

Peki neden bu kadar hevesli Mars konusunda? Musk'a göre insanlığın geleceğini garantiye almak için çok gezegenli bir tür olmamız şart. Diyor ki, dünyada dinozorların başına geldiği gibi bizim de başımıza bir felaket gelebilir. O yüzden yumurtaları aynı sepete koymamak lazım. Yani eğer Mars'a yerleştiğimiz takdirde dünyaya bir şey olsa bile insanlık yok olmayacak.

Musk'ın bu vizyonu ayrıca onun büyük hayranlık beslediği başka bir kitaba da dayanıyor. 10 yaşındayken okuduğu Isaac Asimov'un Foundation adlı bilimkurgu serisi onu derinden etkilemiş. Romanda kahraman yıkılmakta olan bir galaktik imparatorluktan insanlığı kurtarmak için uzak bir gezegende koloni kuruyor. Musk da benzer bir vizyonla insanlığı çok gezegenli bir tür haline getirmeyi amaçlıyor.

Aslında bir anlamda kendisini epik bir karakter olarak da konumlandırmak istiyor diyebiliriz. Ki bu vizyon Musk'ın neredeyse tüm iş girişimlerinin arkasındaki itici güç. SpaceX'i kurarken de, Tesla'yı geliştirirken de Mars'taki yaşamı düşünüyordu. Cybertruck'ın Mars koşullarına uygun olarak geliştirildiğini duymuşsunuzdur. Hatta The Boring Company'i kurarken bile aklının bir köşesinde Mars'ın yüzeyinin altına tünel kazmak vardı.

Ve daha da ilginci, eski adı Twitter olan X platformunu satın almasının nedenlerinden biri de Mars'ta, halkın öncülüğünde, ortak bir anlayış ile yönetilen bir hükümetin nasıl çalışabileceğini test etmek olduğunu söyleyenler az değil. Peki hepimizin merak ettiği soru, Mars'ta yaşam nasıl olacak? SpaceX ekipleri söylediğimiz gibi bu konuda çalışmaya başlamış bile. Bir ekip küçük kubbe şeklinde yaşam alanları tasarlıyor ve malzemelerini belirliyor. Başka bir ekip Mars'ın zorlu çevre koşullarına dayanıklı uzay giysileri üzerinde çalışmakta.

Bir tıp ekibi ise insanların Mars'ta çocuk sahibi olup olamayacağını araştırıyor. Hatta ilginç bir duyumdan da bahsedelim burada. Musk'ın 13 çocuğu olduğunu biliyorsunuzdur. Yani en son 13'tü. Bu konuda da çok hassas biliyorsunuz. Nüfus krizinin insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük kriz olduğunu ve insanların mümkün olduğunca üremesi gerektiğini söyler hep. Kendisi de bunu baya ileri seviyede uyguluyor anlayacağınız.

Ancak kendi kanını Dünya ile sınırlandırmak da istemiyor anlaşılan. Musk'a yakın olduğu söylenen kaynaklara göre Mars'taki koloninin tohumlarını atmak için kendi spermini bağışlamayı bile düşünüyormuş. Musk'ın planlarına göre ilk etapta zaten çocuklar Mars'a götürülmeyecek. Ama zamanla orada doğan çocuklar olacak.

Hatta Musk, Mars'ta yeni bir insan türü oluşturmayı da hayal ediyor. Mars koşullarına daha iyi uyum sağlayabilen, biyomühendislikle geliştirilmiş yeni bir insan türü. Çok acayip değil mi? Dahası da var tabii. Dilerseniz kısa bir ara verelim. Ardından Musk'ın çılgın fikirlerine kaldığımız yerden devam edeceğiz. Evet, Mars'a daha iyi adapte olabilecek yeni bir insan türü diyorduk.

Musk bu konudaki düşüncelerini 2013'te yaptığı bir röportajda şöyle açıklamıştı. İnsanlık bunu zaman içinde bir nevi seçici üremeyle zaten yaptı. Tabi Mars'ın uzun vadede yaşanabilir bir gezegen olması için orayı yaşanabilir hale getirmek de gerekiyor. Zira insanlığın tür olarak kubbeler içinde yaşaması pek sürdürülebilir değil. Musk'ın bununla ilgili de elbette çılgın fikirleri var. Mesela gezegenin buzul sıcaklıklarını termonükleer patlamalarla, kutuplardaki buzları eriterek veya yapay güneşler yaratarak ısıtmayı düşünüyor.

Evleri ısıtmak ve enerji üretmek için yüzlerce güneş enerjisi ilk seçenek. E bu panellerin muhtemelen Tesla tarafından üretileceğini tahmin etmek de pek zor değil. Ama tüm bunlar için önce Mars'a ulaşmak gerekiyor. Şu anda Mars'a faydalı yük taşımanın maliyeti ton başına yaklaşık 1 milyar dolar. Musk'a göre kendine yeten bir şehir kurmak için bu maliyetin 100 bin dolara düşmesi gerekiyor.

Yani teknolojinin 10 bin kat daha iyi hale gelmesi lazım. Musk bunun son derece zor fakat imkansız olmadığını söylüyor. Bu yolculuğun en kritik unsuru ise SpaceX'in Starship roketi. Starship yeniden kullanılabilir bir roket ve Musk'a göre Mars'a yerleşmenin temelinde tonaj başına maliyet sorunu yasıyor.

SpaceX, roketin ilk aşamasını tamamen yeniden kullanılabilir hale getirmeyi ve bu yeniden kullanımı ekonomik olarak uygulanabilir kılmayı başardı. Ayrıca Starship'in gelecekteki versiyonlarında yaşam alanları da olacak. Birkaç katlı yerleşkeler, koşu parkuru, sinema salonu gibi imkanlar planlanıyor. Hatta bir çizimde sıfır yer çekiminde keman çalan bir müzisyen bile var.

İşte Musk her seferinde 100 yolcu taşıyabilen Starship'lerin yaklaşık 2 yılda bir Mars'a gideceğini söylüyor. Diğer yandan Starship'in içinde yaşanılabilir bir taşıda dönüştürülmek istenmesinin de bir sebebi var. Mars'a yolculuklar yaklaşık 9 ay kadar sürecek. Gidiş geliş 18 ay gibi bir yolculuk bu Mars yolculuğu. Yani dışarıda da çok bakacak bir şey olmadığı için yolculuğun mümkün olduğunca eğlenceli hale getirilmesi şart.

Ve burada ilginç bir nokta daha var. Mars vizyonunun temel amacı. Dünyanın yaşanamaz bir hale gelmesi olasılığı olduğu için. Musk'a göre Starship aslında bir tür modern Nuh'un gemisi. İnsanlığın yok olmasını önleyecek bir kurtarıcı. En azından Elon Musk buna inanıyor. Kendisini de kim olarak düşündüğü sanırım gayet açık burada. Ki buna uygun olarak ilk yolculukta bitki ve hayvanları da götürecek Musk.

Daha sonra Mars'ta Sera kurup yiyecek yetiştirmeyi planlıyor. Hatta SpaceX şimdiden Impossible Foods ile ortaklık kurmuş. Bu ortaklığın amacı sadece SpaceX kafeteryalarına yemek sağlamak değil. Aynı zamanda bu ürünleri Mars için potansiyel bir protein kaynağı olarak test etmek. Musk'ın bu planları bazılarına fazla iddialı. Hatta absürt gelebilir. Sonuçta henüz kimse Mars'a ayak bile basmadı.

NASA bile insanları Mars'a 2040'lardan önce göndermeyi planlamıyor. Üstelik oraya ulaşıldığında insanları bekleyen şey çorak bir arazi, buz gibi sıcaklıklar, toz fırtınaları ve nefes alınamaz bir atmosfer olacak. Ama Musk'ın imkansız görüneni başarma konusundaki sicili de göz ardı edilemez. SpaceX'in başarıları, Tesla'nın elektrikli araç pazarını dönüştürmesi, Starlink'in global internet erişimi sağlama yolundaki ilerlemeleri…

Tüm bunlar Musk'ın vizyonlarını gerçekleştirme konusundaki kararlılığını ve yeteneğini gösteriyor. SpaceX çalışanları da bu vizyona inanıyor hatta bazıları Occupy Mars veya Rocket Parent tişörtleri giyerek işe geliyor. Şirketin içinde Mars kolonisi için fikirlerini paylaştıkları bir site bile var. Son zamanlarda önerilen fikirlerden biri şehri dev bir kraterin kenarına inşa etmek mesela. Sonuç olarak Musk'ın Mars planları belki bugün için fazla iddialı görünebilir. Ama unutmayalım. Bundan sadece 70 yıl önce Ay'a gitmek de imkansız görünüyordu. Belki de 70 yıl sonra Mars'taki ilk insan kolonisini konuşuyor olacağız. Kim bilir belki de içimizden bazıları o koloninin ilk sakinleri arasında olacak.

Ancak Musk'ın bu planlarının ömrü boyunca gerçekleşip gerçekleşmeyeceği tartışmalı. Robert Zubrin adında Musk'ı 20 yıldır tanıyan ve The Case for Mars kitabının yazarı olan bir uzay mühendisi bir milyona aşkın insanı Mars'a indiremezsiniz. En azından bunu 20-30 yıl içinde yapamazsınız diyor. Ona göre gezegenin kolonileştirilmesi 100 yıldan önce başarılacak bir süreç değil. Tabii tüm bu eleştirilere ve şüphelere rağmen Musk'ın vizyonu ve kararlılığı inkar edilemez. SpaceX'in bugüne kadar yaptıkları imkansız görünen şeyleri gerçekleştirebileceklerini gösteriyor. Starship'in son test uçuşundaki başarısı Mars hayalinin sandığımızdan çok daha yakın olabileceğini düşündürüyor. Peki ya siz ne düşünüyorsunuz?

Musk'ın bu planları gerçekleşebilir mi? Yoksa bu sadece bir hayal mi? Ya da Mars'ta yaşamak ister miydiniz? Belki de şu anda Mars'ta yaşayacak ilk nesil aramızda dolaşıyor. Kim bilir belki de bu bölümü dinleyen sizlerden biri, ileride Mars'ın ilk sakinlerinden birisi olacak. Bakalım Musk ve SpaceX bu çılgın planı gerçekleştirebilecek mi? Yoksa bu sadece 21. yüzyılın en büyük bilim kurgu hikayesi olarak mı kalacak? Bunu da zaman gösterecek.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)