
4.644 kelime · ~23 dk okuma
Bugün performatif erkekleri, geçen hafta hayatını kaybeden bilim insanı Cengu dolu ve çok alakasız ama bayağı komik bir şey konuşacağız. Biliyorsunuz ben bir influencer'ım ve influencerlık yapıyorum. Influencer etkinliklerine katılıyorum ve bunlardan birinde baya bir sene önce bir yerde kalıyorduk bir sürü influencer. Ne olduğu anlaşılmasın diye detaylarını vermeyeceğim ama ben bir ara böyle 3-4 günlük bir şeydi. Bir ara bir kitap çıkardım ve okumaya başladım.
Ve yazlık bir yerdeydik yani. Ve sonra yanımdaki influencer dedi ki, ne yapıyorsun? Kitap mı okuyacaksın? Ne alaka? dedi. Bunu daha önce de anlatmıştım sanırım ama böyle bir şeyi gerçekten yaşadım ve bunu yaşadığımda çok şaşırmıştım. Çünkü kitap okuyacaktım yani. Gerçekten kitap okuyacaktım ve karşımdaki influencer bana neden yani yaptığım şeyi gerçekten yapıp yapmadığımı soruyordu. Çünkü o zamana kadar mesela sohbet ederken falan
Gerçekten sohbet mi edeceğim? Ya da ben çişe gidiyorum dedim mesela. Ya da denize falan gireceğimiz zaman gerçekten denize mi gireceksin? Tuvaletini mi yapıyorsun? Falan dememişti. Ve belki ileride ihtiyacımız olur bu detaya. Bunu söyleyen kişi erkekti. Kitap okumayla alakalı başka bir tecrübem de... Ben askerde okuduğum kitaplarla ilgili bir reel çekmiştim askerden döndükten sonra.
Ve askerde çok fazla akşamları vakit oluyor ve telefonunuz da yok. O yüzden bir sürü kitap okuyabiliyorsunuz. Hem insanlarla sosyalleşebiliyorsunuz hem de kitap okuyabiliyorsunuz. Telefon olmadığı için zaten sonsuz vaktiniz var gibi bir şey. Ben de bir sürü cep kitabı götürmüştüm. Böyle aralarda falan da okuyabiliyordum. Beklememiz gereken yerlerde cebimden kitap çıkarıp okuyordum.
Bu askerde kitap okumayla ilgili de başka bir içerik üreticisi... ...ben bu videoyu çekmeden önce bir video çekmiş... ...ve şey demiş işte, askerde kitap okuyan geydir. Böyle bir cümle kullanmış. Sonra biri benim videomu alıp... ...işte ben askerde şu kitapları okudum videomu alıp... ...öbür içerik üreticisinin videosuyla birleştirmiş... ...ve bu video böyle işte çok viral oldu. İnsanlar paylaşıyor. Bazı insanlar beni savunuyorlar, bazı insanlar diyorlar... ...ne, kitap mı okudun, ne alaka falan diye. Böyle bir muhabbet döndü yani.
Bu arada tabii ki bu yorumu yapan içerik üreticisi erkek. Gerçi yani erkek olmayan biri de bunu söyleyebilirdi ama yani belki daha fazla söyleme ihtimali var erkek olan birinin. Ve yani belki komik bir espri yapabilirdi gerçekten ama yani hiç komik bir espri de yapmamış. Bir kişi kitap okuyor diye yani cinsel yönelimiyle ilgili kendince kötü gördüğü bir şey söylüyor. Belki de hatta kendince kötü bile görmüyordur yani bilmiyorum. Sorsanız belki ben bir şey düşünmüyorum falan der. Yani kötü bir şey düşünmüyorum der. Neyse yani bu iki şeyi...
Performatif male'a bağlamak için anlattım. Bilmeyenler olabilir performatif male, performatif erkek ne demek diye mesela annem büyük ihtimalle görmemiştir yani. Şöyle anlatabilirim, bu sene çıktı böyle bir terim. Ve böyle kadınları etkilemek için işte feminist kitaplar okuyan, kadınlar etkilensin diye kadınların seveceği ve kadınlara tehditkar gelmeyecek şekilde giyinişleriyle sinyaller veren ama büyük ihtimalle de öyle olmayan erkekler anlamına geliyor yani. Ve bu internette bir olay oldu. Sonrasında insanlar parklarda en performatif erkek kim gibi yarışmalar düzenlemeye başladı. Bir parka gidiyorsunuz, bir sürü insan önceden duyuruluyor. Orada da en performatif erkek gibi giyineni seçiyorlar. Aslında öncesinde ünlülere benzeme yarışması vardı. Timothee Chalamet'e benzeme yarışması, Pedro Pascal'a benzeyenler yarışması. Bu performatif erkekler yarışması da onun devamı gibi bir şey oldu. Bakalım bundan sonra ne olacak?
Ve yani çok basit bir şekilde düşününce tabii ki her insanın performansı, yani her insanın davranışı performans aslında bir tık. Yani bir yalnız kaldığınızda belki performans değil ama yalnız kaldığınızda bile kendinizi gözlemleyen biri var, o da sizsiniz. Ve onun dışındakiler sürekli başkalarının yanında farklı şekillerde davranıyoruz. Ve yani hani maço bir erkek de aslında performans sergiliyor. Normal yani normal davranan bir erkek de performans sergiliyor. Ama bu şekilde performatif erkek dedikleri erkekler de performans sergiliyor. Aslında her şey performans ama bu performatif erkek belki terim olarak aşırı doğru olmayabilir ama belli bir erkeği temsil ediyor. Bu erkekler özellikle
...hani feminist kadınlara iyi bir şekilde gözükmek istiyorlar. İşte onlara ne kadar iyi kitaplar okuduklarını söyleyerek... ...kendi giyiniş tarzlarıyla bir şekilde bazı sinyaller vermeye çalışıyorlar... ...ve tabii ki yani insanlara sinyal veriyoruz kendimiz birine tanıtırken. Bazen giyinişimiz de. Giyiniş, bu arada kıyafetler artık... Bunu da önce konuşmuştum ama artık insanları kıyafetlerinden anlamak biraz zor oldu. Yani çok spesifik kıyafetler falan giyiyorsa tabii ki anlayabilirsiniz. Mesela bir futbolcu forma giyiyorsa futbolcu olduğunu anlayabilirsiniz. Ama böyle eskiden işte Amerika'da hipster, country culture... Hani böyle giyinen tipler var ya. İşte uzun saçlı, değişik alternatif giyinen tipler. Bu insanlar eskiden mesela gerçekten 60'larda, 70'lerde kıyafetlerinden kim olduğu anlaşılıyordu bu insanların. Ve siz toplumda bu şekilde giyindiğinizde toplumdan dışlanabiliyordunuz. Durup dururken dayak yiyebiliyordunuz yani bir yere gittiğinizde falan. Hatta bununla ilgili bayağı bir film vardı. Easy Rider diye bir film. Yol filmleri bölümünde bahsetmiştim. Ama günümüzde tabii ki bu kapitalizmin en büyük şeylerinden biri yani. Her şey trend oluyor ve böylece o kıyafetler de gerçek anlamını kaybediyor ve her şey böyle bir spagetti oluyor. Artık herkes her şeyi satın alabiliyor. İstiyorsanız hipster olmayı satın alabiliyorsunuz ama öyle görüşleri alamıyorsunuz yani. Tabii bu büyük şehirler için geçerli ve yani tabii ki dünyanın her yerinde bu şekilde yapamıyorsunuz. Hala belli bir şekilde giyinmenin doğru görülmediği ve belli bir şekilde giyinildiğinizde dışlanacağınız ya da zorlanacağınız bir sürü yer var. Tabii o da ayrı bir şey. Ve tabii ki eskiden de yani bir tarzda giyinen biri tabii ki hipster olduğu anlaşılıyor, toplumdan dışlanıyor. Ama o kişi de böyle belki hipster olmanın tüm özelliklerini kendinde içermeyebilir. Ya da işte günümüzde o feminist kadınlara yönelik pozitif sinyal veren erkekler bazen o sinyalleri vermelerine rağmen dallamanın teki olabiliyorlar. Ya da dallama olmayabiliyorlar. Ama işte bu performatif male olayı onların bir tık böyle fazla abartmasıyla alakalı sanırım. Ben geçen İstanbul'da da hatta yaptım. Benim arkadaşlarım çağırdı. Arkadaşlarım birkaç tanıdığım kişi yapıyordu ama ben gitmek istemedim. Bilmiyorum yani. Bu kadar kendinin farkında olmakla... Ya tabii ki insanlar eğleniyor yani.
O kadar sıkıcı biri değilim. Birincisi, bir sulu boya etkinliğine gidiyordum. Sulu boya workshopına katıldım. O yüzden gidemeyecektim. İkincisi de, İngilizce'de self-awareness diye bir şey var. Kendinin farkında olmak. Bu performatif erkek yarışması fazla kendinin farkında olmasıyla alakalı. Şu an overthinkliyor. Fazla bu konuyla ilgili konuşuyor. Git, katıl gibi düşünüyor olabilirsiniz. Evet, belki de.
Mantıklı yani ya da belki de... Yani bu zaten o kadar küçük bir çevrenin içinde olan bir şey ki bu performatif erkek olayı. Yani şehirli, progresif, solcu insanların arasında yapılan bir oyun yani. Tatlı da. Ama ben daha fazla kendimin farkında olmak ve nasıl giyindiğimin ve yaptığım şeylerin nasıl gözüktüğünün farkında olmak istemiyorum yani. Açıkçası, genel. Her şey gibi. Bu da bir olay oluyor. Ya da benim kitap okumam da böyle bir internette olay olmuştu. Şimdi insanlar bunun videosunu paylaşıp da genel sosyolojik şeyler yapacaklar. İşte şöyle, böyle. Bunu yapanlar şöyle, bunu yapanlar böyle diye. O da biraz yorucu yani. Of ya, şu an ben de onu yapıyorum değil mi?
Gençler sosyal medyada boş takılacaklarına. Belki kendileriyle dalga geçerek ve birbirleriyle tanışarak bir şeyler yaşayabilirler. Ve şey de var yani, diyelim siz mükemmel biri olduğunuzu ve işte böyle bir şeyi aştığınızı düşünüyorsunuz. Ama bazı insanlar da eğleniyorlar. Belki böyle 10 yıl sonra bunu saçma görecekler veya görmeyecekler. Ve tabii ki bununla ilgili objektif bir şey de yok.
Ama ben biraz ruh hastası oldum. Hayır, ben böyle bilmiyorum ya. Bazı şeylere böyle takıyorum kafayı ve o şeylere katılmıyorum. Mesela burçlar, bana şey gibi geliyor. Eğlencesinde bile olsa burçları konuşmak çok mantıklı gelmiyor. Çünkü gerçekten negatif efektleri olduğunu düşünüyorum. Bu arada bunu kendi katılımım için diyorum. Başka insanlar da tabii ki katılıyor ve eskiden onları yargılıyordum açıkçası. Ama artık herkesin farklı şekillerde yaşadığının farkındayım. Böyle sürekli birilerini yargılıyorsanız da büyük ihtimalle kendinizi de bu şekilde yargılıyorsunuz. Büyük ihtimalle kendinizi bu şekilde yargıladığınız için kendiniz de bir şey yapmakta zorlanıyorsunuz. Çünkü bir davranış yapmak...
Yani kendinizi yargılayacağınız anlamına geliyor ve sonra hiçbir şey yapamıyorsunuz. Yani sadece başka insanları yargılıyorsunuz. Her şeyle ilgili çok net bir görüşünüz var ama sizin ne yaptığınız belli değil bazen. Herkes için böyle olmayabilir ama bazen de böyle oluyor. Ben sizi yargıladım ve ben kendimi de yargıladım şimdi. Ama Burçlulara geri dönecek olursak... Çok kısaca anlatmak gerekirse aşırı sıkmadan sizi. Daha önce de bunlardan bahsetmiş olabilirim. Ama mesela burçlar bana çok fazla bireysel, yani işte dünyada ne olacak? Bizle alakalı ne olacak? Benim hayatımda ne olacak? Ama yani bir sürü insanın hayatı oluyor ve her gün binlerce insan ölüyor ve bazı insanlar savaşlarda öldürülüyor mesela. Ama sen orada benim burcumda ne olacak derken aynı burçta biri mesela vuruluyor.
Ve günümüzde de mesela küresel ısınmaya karşı, bazen aşılara karşı, dünyadaki bilimsel şeylere karşı, bazen kurumlara karşı büyük bir komplo teori şeyleri var. Ve bence burçlar da bunu destekliyor. Diyor ve onun dışında da tabii ki bu arada yani bu kompiyoların artmasına sebebi burçlar değil tabii ki. Yani tamamen insanların kurumlara, politikaya ve bazen de bilime olan güveninin azalması. Çünkü bazı gelişmeler insanlara doğrudan etki evet sağlık alanında mesela insanlar iyileştiriliyor ama dünyadaki teknolojik gelişmeler dünyaya şu an hiçbir şekilde yardım etmiyor. Ya da küresel ısınma bazı devletler tarafından tamamen reddediliyor ve insanların ölümüne göz yumuluyor.
...ya da bazen bazı şirketler tamamen yanlış, mesela bir sağlık şirketi Amerika'da... ...insanları kanser olmasına sebep olabiliyor. Sonra da insanlar böyle şeyler olunca tabii ki gerçek bilime... ...gerçek bilim insanlarına güvenleri azalıyor. Yani bunun sebebini burçlara bağlamıyorum. Ama burçlar da belki bunun %0.08'ini falan böyle... Tabii ki hiçbir zaman % falan veremeyiz, anladınız dediğimi. Ya da bazen eğer umutsuzluğa kapıldıysanız burçlara yönelik. İnsanların bazılarının parası alınıyor, bir şeyleri alınıyor. Ve tabii ki isteyen istediğini konuşsun tabii ki. O anlamda demiyorum. Sadece mesela ben buna katılmayı reddediyorum ve birileri konuştuğunda da söylüyorum yani ben burçlara inanmıyorum diye. Eskiden böyle çok daha negatif bir şekilde konuşuyordum ama tabii ki isteyen istediğini yapabilir yani. Saçma bir dünyada yaşıyoruz ve insanlar farklı şekillerde kendilerini eğlendirebiliyorlar yani. Ama bence ne bileyim mesela sokakta dans etmek...
Tabi ki Burç konuşanlar da dans ediyordur da. Anladınız yani. Bence Burç'a gelene kadar eğlenecek başka bir sürü şey var yani. Ya da bazı insanlar, bunu daha önce anlatmıştım eğer bilmiyorsanız aşırı komik şey var diye. Bir arkadaşımın arkadaşı birine yanlış Burç söylüyor. Çünkü onun Burç'u böyle sevilmeyen bir Burç'muş. O yüzden hani bir kızla görüşebilmek için bu kız da işte çok fazla Burç'larla ilgileniyormuş. Ve çocuk bundan önce çok fazla kendi burcunda olduğu için kötü geri dönüşler almış kadınlardan. O yüzden çocuk başka bir burç söylemiş, daha sevilen bir burç söylemişti. Ve sonra çocuğun doğum günü geliyordu. Bu iki kişi böyle sevgili olmuştu falan. Sonra da ne olacağını bilmiyorduk. Ne oldu ben de bilmiyorum bu arada. Bu hikayenin güncellemesini almadım ama çok komik yani. Ama aynen performatif erkekler yarışmasında da yine benzer kaygılarım olduğu için... ...çok büyük kaygılarım yok yani ve büyük ihtimalle oraya katılan insanlar zaten yani... ...bunlarla ilgili düşünmüş insanlar ve kitap okumanın gerçekten kötü olduğunu düşünmüyorlar yani. Ya da normalde kitap okumanın performansı olduğunu düşünmüyorlar. Gerçekten bu bir problem yani insanların iyi gözükmeye çalışıp... ...sonrasında gerçekten onları tanıdığınızda tam bir dallama çıkmaları. bir problem ve biraz da üzücü bir şey. Çünkü yani birine güveniyorsunuz, size bazı sinyaller veriyor, bana güvenebilirsin diye sinyaller veriyor ama sonra da olduğu kişinin tam tersi oluyor ve benim yani bu şekilde performatif erkek gibi gözüken erkeklerle çok iyi tecrübe yaşamamış arkadaşlarım da var. Ya da böyle normal bir ilişkiye başlayıp sonra kendini daha böyle belirlenmiş erkek kadın rollerinde bulan ilişkilerde arkadaşlarım da var. Mesela yani
İlişkilerin başlarında öyle olmuyor ama ilişkileri ilerlediğinde kendilerini bir anda evde böyle sevgililerine yemek yapan biri olarak görüyorlar ki bu olabilir yani ama bazen bu hani çok fark edilmeden oluyor ve bir anda böyle kabul edilmiş bir rol gibi oluyor ve sonra düşündüklerinde hani karşı taraf hiçbir şey yapmıyorsa tabii ki bazen bazı insanlar başka şeyler yapabiliyor. Neyse ya, sıkıcı muhabbetlere gidiyorum. Ama oluyor yani. Evet, erkekler işte yemek yapmak nasıl bilmiyorum diyor. Bulaşık yıkamak nasıl bilmiyorum diyor. Hani bir şey istediğinde bilmediği için. Çünkü erkekken ona da öğretilmemiş gerçekten belki de yani. Ailesi çünkü onun için her şeyi yapmış.
Bu arada benim böyle kadın arkadaşlarım da var yani. Bir arkadaşım mesela ailesi onun için küçükken her şeyi yapmış. Geçen eve çıktı, hiçbir şey bilmiyor yani. Ama ilişkilerde kadın erkek rollerine atandığınızda işte o nasıl yapılıyor, bu nasıl yapılmıyor diye erkekler böyle ekstra sorular sorup kadınları görebiliyorlar. Neyse aynen yani bu yüzden performatif erkek yarışmasına gitmedim. Ve sonra ben de düşündüm acaba performatif erkek miyim diye. Teknik olarak podcast yapıyorum. Ve bu podcast'ı dinleyen insanların %80'i falan kadın. Bir süredir bu şeye bakmadım bu arada.
Ama bir ara öyleydi, bayağı öyleydi yani. Ama kendimi performatif erkek olarak görmediğimi düşünüyorum, bilmiyorum. Bunu kadın arkadaşlarıma da sordum. Çünkü yani çok alakasız bir zevkim var. Bir anda kendimi... Çünkü ben şöyleyim ve ben böyleyim ve... Ama yani şimdi podcast mikrofonumu alıp da oraya bir giriş yapsaydım... Yok, kazanamazdım yani, bilmiyorum. Kazanamayacağım için gitmedim sanırım. Çünkü tek çocuk olarak büyüdüğüm için... Diğim her şeyde başarılı olmak istiyorum.
Bu arada yani o zaman maskülen performatif erkek yarışması da yapılsın mesela. Herkes işte böyle bir female gaze bir de male gaze diye bir şey var. Bunu biliyor musunuz? Bir tanesi işte erkeklere yönelik şeyler ya da kadınlara yönelik şeyler. Mesela kadınlar female gaze'e yönelik giyinebiliyorlar ya da male gaze'e yönelik. Giyinebiliyorlar. Yani bunlar böyle terimler tabii ki. Hani hiçbiri tamamen sadece erkeklere yönelik veya kadınlara yönelik. Sonuçta insanız da yani aynı zamanda. Ama böyle iki tane terim var. Biri male gaze'e, biri female gaze'e yönelik. Mesela işte erkek bakışına yönelik bir erkek düşünürsek mesela Cristiano Ronaldo. Daha yani düz erkekler. Ama daha kadın bakışına yönelik erkekler düşünürsek bilmiyorum. Bilmiyorum, birileri vardır işte. Bu performatif erkeklerdir. O erkekler oluyor yani sanırım. Ve günümüzde zaten kimse feminist kitap falan okumuyor. Yani labubu denen bir şey var. O da aşırı kapitalist bir oyuncak yani. Ve tabii ki insanlar gidip labubu alabilir. Ama bu da yani kapitalist sistemin parçası. Her şey gibi. O yüzden böyle spesifik olarak tek bir şeyi eleştirmek saçma olabiliyor.
Yine bir şey diyemediğim podcast'ın anlarına geldik. Çünkü bazen de konu şey çıkıyor yani. Bırakın insanlar ne yaparlarsa yapsınlar. İnsanlar zaten ne yaparlarsa da yapıyorlar yani. Sonra böyle bir tane yaşlı adam falan geliyor. La bu bu alan kadınlar falan diye böyle. Ve gidip yani kadınların zevkleri oluyor hani. Böyle sürekli futbolculara laf etmek yerine gidip la bu bu alan kadınlara laf ediliyor falan. Ya da işte TikTok'ta dans eden kadınlara laf ediliyor.
Ama o sırada işte futbol deli gibi izleniyor ve gidip analizini izliyor insanlar mesela. Çok da yani dünyanın en basit sporu zaten. O yüzden herkes futbol takip ediyor yani. Hani güzel tabii ki analizi de yapılabilir ama bir şeyleri eleştirirken... O yüzden yani yaptığımız her şey aslında hem eleştirilecek bir şey çünkü... Yani dünyanın içinde de yaşıyoruz ve bu dünyanın içinde yaşarken... ...kapitalist bir şeyin içinde yaşamamak zor oluyor. Ve mesela bu progresif erkek yarışmasına gelen itirazlardan biri de... ...hani oradaki gençler neden politize olmuyor tarzında yorumlar da var. Ama yani oradaki gençler büyük ihtimalle politize oluyorlar bazı açılardan. Ve şeyi konuşulabilir tabii, dünyanın bir sürü yerinde, bazı ülkelerde... ...mesela protesto yapmanız istenmiyor ama böyle şeyler yapabiliyorsunuz yani. Ve tabii ki bu da politik yani her şeyin politik olması gibi. Ve evet yani herkes politik olabilir ama şeyde de sıkıntı var işte. Mesela yani bu insanların görüşlerine katılmıyor olabilirsiniz ya da eğlenme biçimleri hoşunuza gitmiyor olabilir. Ama yani siz bu insanları o şekilde laf ettiğinizde tam tersi sinirlerini bozuyorsunuz. Yani hani şey de diyebilirsiniz mesela şöyle problemler yani tabii ki dünya çok kötü olduğu için hani artık o şeyi geçtik işte çok daha sert çıkıyor çıkmamız lazım herkese diye düşünebilirsiniz ama öyle olması gerektiğini düşünmüyorum yani. İnsanlara görüşlerinizi daha kapsayıcı bir şekilde de söyleyebilirsiniz çünkü şu an olan şey böyle belli bir grup insanlar aslında genelde benzer düşündüğü insanlar birbirlerine karşı gelmiş oluyorlar. Ve aslında istedikleri de bu yani. Hani istenen de bu yani. Tam bir görüş birliği olmaması ve siz dünyada mesela faşizmle baş edemediğiniz için kendinize benzeyen insanları suçluyorsunuz. Ama aslında yani suçlu olan şey eğitim sistemi. Çünkü... Yani bazı insanlar o kadar kötü eğitimler alıyorlar ki hani saçma sapan şeyler düşünüyorlar mesela. Aslında çok daha suçlu insanlar var ama aşağı seviyede suçu arayınca tabii ki aranmalı bu arada. Her yerde aranmalı ve tabii ki insanlar politik olarak organize olmayı teşvik edebilir. Ama bunu işte politik olmayan insanlar neden böyle diye yaparsanız böyleler işte yani böyle doğmuşlar ve şu ana kadar da buraya böyle denk gelmişler.
Ve yani o insanların dikkatini eğer siz bir şey yapmaya çalışıyorsanız bazen de sizin çekebilmeniz gerekiyor. O insanlar neden öyle oldu diye suçlamanız gerekmiyor. Ya da mesela burçlarda da işte ben bazen burçlarla ilgili bir şeyler paylaşıyorum. Bazı insanlar şey diyor işte onlara burçlarla işte inananlara laf edilmez işte onlar salak falan diyor yani. Hayır yani bunu düşünüyorsan sen salaksın çünkü yani tabii ki bu mantıklı olmayabilir ama bu bir insanı böyle hor görmek için ya da kendini o insandan üst görmek için bir sebep değil yani. Ve yani hani birilerine
Mal diyerek nereye gidebiliriz yani? Hani yani ya da malsa da biri çok önemli mi bu yani? Önemli olan insanlar ve siz benzer bir şey düşünmenizi istiyorsanız o insanlara o şekilde davranırsanız olmaz. Ve insanların hangi yaşta neye ilgi duyacağı da gerçekten değişiyor yani. Ben de gerçekten ironik olmayan bir şekilde Marvel filmleri izliyordum yani. Gençliğimin başında uzun bir süre boyunca hala izliyorum. Ve yani evet Marvel filmleri kötüleşti diye de daha az izliyorum. Ama bir dönem gerçekten ironik olmadan izliyordum yani. Ve şimdi daha başka şeylerle ilgileniyorum. Bilmiyorum. Bunun tam tersi de olabiliyor. Bazı insanlar hayatlarında çok politik başlıyorlar. Sonra o kadar hızlı bir değişim bekliyorlar ki ya da böyle o kadar moralini bozuyor ki dünyada yaşanan şeyler. Sonra daha az politik olmaya başlıyorlar. Yani o yüzden sakin, Sakin olabilmek önemli yani. Tabii ki çok zor ve ben de sakin olmakta zorlanıyorum. Her gün haberlere bakıp sabah böyle böyle bir hafif kafayı sıyırıyorum. Ama sıyırmamamız lazım çünkü yapabileceğimiz tek şey beynimizi kullanabilmek, insanlarla iletişim kurabilmek ve bunu başkalarını ötekileştirmeden yapmaya çalışabilmek. Politik, bazen yani politik örgüt ya da kitap okuyan influencerla... Tamam, şimdi ilk konumuzu kapadık. Performatif erkekleri kapadık. Şimdi ikinci bir şeyden bahsetmek istiyorum. Geçen hafta Jane Goodall diye biri ölmüş. Kendisi bir bilim insanıymış. Ama aslında üniversite falan da okumamış. 91 yaşında ölmüş, İngiliz biri. Ve çok sevilen biriymiş. Ben bilmiyordum yani. Öldükten sonra ne kadar sevildiğini gördüm. Ve bu kadın ölmeden önce, çünkü 91 yaşında öleceğini tahmin etmiş büyük ihtimalle, geçen sene Mart ayında ya da bu Mart ayında bir Netflix'e röportaj kaydetmiş. Ama
Kaydettiği röportajı ölümünden sonra yayınlanacağını bilerek kaydetmişler. Bence bu güzel bir konsept yani. Kadın hani o röportaj yayınlandığında ölmüş olacağını biliyor ve ona göre konuşuyor. Ve çok da manyak şeyler söylemiyor böyle. Filmlerde falan olur ya işte dünya yok olacağı zaman insanlar bir anda böyle kafayı yer işte birilerine gidip aşklarını itiraf eder ya da böyle aşırı cinsel şeyler yaparlar. Bilmiyorum zaten hayatınızı yaşadıysanız yani dünya yok olacaksa bir anda böyle şeyler yapmak istemezsiniz büyük ihtimalle ama yani
Eğer bastırılmış bir şeyleriniz varsa belki. Evet. Bu Jane Goodall enteresan biriymiş gerçekten. Yani 30'larda doğmuş ve o sırada kadın araştırmacı çok fazla yokmuş. Ve kendisi böyle hayvanlarla ilgileniyormuş. Bir sürü şeyle ilgileniyormuş. Bir gün mesela röportajında anlatıyor işte. Bir gün dışarıda oynayıp eve bir sürü solucan getirmiştim. Hepsini toprağıyla beraber yatağıma falan koymuştum. Sonra annem gördüğünde hiç kızmadı yani. Sadece hani ne yapıyorsun, ne ediyorsun falan diye sordu. Hani annem de beni böyle düşünmeye teşvik etti diyor. Çünkü genelde aileler böyle, aa kirlettin mi? Şimdi seni yok edeceğiz falan diye böyle şeylere gelebiliyorlar yani. O yüzden annesinin desteğinden bahsetmesi baya tatlıydı. Başka aklımda ne kaldı? Bir ara şey diyor, Elon Musk, Trump, Netanyahu falan hepsini bir uzay gemisine koyup Dünya'dan göndermek istiyorum diyor. Biraz şeyden bahsediyor, Dünya zor bir zamandan geçiyor ve yani 2. Dünya Savaşı'nın bitiminden hemen sonra doğmuş. Sonra yani 2. Dünya Savaşı'nın bitmesi güzel bir şey tabii. Sonra Soğuk Savaşı olmuş ama o da çözülmüş 90'larda. O 60'la 90'lar, 2000'ler arası dönemde Dünya böyle bazı açılardan gerçekten daha iyi gidiyormuş. Ama kadın şu an Dünya'nın yok oluşunu falan görüyor ve
...ölecek yani bu yok oluşu sırasında Dünya'nın. Hani hangisi daha iyi diye düşünüyorduk? Dünya'nın kötü olduğunu gençken görüp sonra iyiye gittiğini görmek mi ölürken... ...ya da Dünya'nın iyiye gittiğini görüp tam ölürken kötüye gittiğini görmek mi? Evet yani. Bu Jane Goodall işte... Biraz daha bahsedeyim neden bu kadar sevildiğimden. Kendisi çok çok çok çok çok çok çok önemli bir şey buluyor şempanzelerle alakalı. Eskiden insanlar şey diye düşünüyormuş. İnsanlarla hayvanlar arasında inanılmaz büyük farklar var ve işte hayvanlar hiçbir şey yapamıyorlar. Yani biz alet kullanıyoruz, biz başka şeyler üretebiliyoruz. Hani böyle şeyler sadece insanlara özel. Hayvanlar da öyle yaşıyor, avlanıyor, bir şeyler yapıyor falan. Ama bu Jane Goodall normalde şimdi bu şempanze araştırmalarında, primat araştırmalarında gidip şempanzelerle vakit geçiriyorlar ya da şempanzeleri uzaktan izliyorlar. Ve Jane Goodall böyle araştırmaları birinin asistanı olarak başlamış. Sonra şempanzelerle yaşamış bir süre. Ve çok diğer insanlardan farklı bir şekilde şempanzeleri izliyormuş. Daha çok onlardan biriymiş gibi izliyormuş. Ve mesela onun döneminde şempanzelere numara veriyorlarmış ki hani isim verildiğinde insanlar duygusal bağ kurabilir diye.
Ya da çok fazla insanlarla şempanzeler böyle hani beraber takılmıyorlarmış. Ama bu kadın bildiğiniz şempanzelerle yaşamış ve şempanzeler onu yani bir kişi olarak hani aralarında bilmişler. Yani öğrenmişler öyle biri olduğunu ve bir gün bu kadın böyle takılırken etrafta termit var ya böcek gibi bir şey bir şeylerin arasında falan oluyorlar şeyi görmüş. Şempanzeler dal ya da böyle bir yaprak gibi bir şey kırıp bu termitlerin olduğu yere o yaprağa sokuyorlarmış. Mesela diyelim bir boşluğun içinde termitler, karınca yuvası gibi düşünün. Hani oraya sokuyorlar bu tahtayı, çubuğu. Sonra da termitlerin gelmesini bekliyorlar. Çünkü oraya böyle hatta bazen şey de koyuyorlarmış, yaprak falan. Hani termitler gelsin diye. Sonra onu çekip termitleri yiyorlar. Ve bu da şeyi gösteriyor. Şempanzelerin araç gereç kullanabildiğini gösteriyor. Ve Cengudo bunu gören ilk kişiymiş. Ve sadece bu da değil. Kendisi aynı zamanda ve doğal kaynakların korunması için böyle bir sürü çalışma yapmış hayatı boyunca.
Bu arada saçma şeyler de yapmış arada ya da böyle eleştirilen şeyler de yapmış. Tam olarak böyle bir bilim insanı yani doktorası var ama üniversite okumamış. Bu hem iyi bu arada çünkü şempanze araştırmalarına kendi bakış açısıyla gitmiş. Yani yeni bir bakış açısıyla gitmiş. Çünkü bilim insanları mesela eğitim alırken şey diye eğitiliyorlarmış yani. Bu şempazeler araç gereği hiç kullanılamaz diye etiyorlarmış. Ama bu Django Doll hiçbir şey bilmeden gidip, yani tabii ki ilgisi var bunlara, bir şey bilmeden gidebildiği için oraya yeni bir bakış açısı getirebilmiş. Bu çok önemli. Ve böyle başka araştırmalar yapmış. Birkaç kere böyle tuhaf şeyler yaşamış yani. Bir kere bir kitabında mesela plagiarism bulunmuş, bir kopya çektiği falan.
Ama genel olarak baya havalı bir kadın. Bir sürü insanın çok sevdiği bir kadın. Ben kim olduğunu bilmiyordum. Öldükten sonra öğrendim dediğim gibi. Ama ben de çok seviyorum artık. Ve röportajında bu arada benim katılmadığım alakasız şeylerden de bahsediyor. Ne bileyim reenkarnasyon olduğuna inanıyorum falan diyor. Bu arada tatlı komik şeyler de söylüyor. Mesela kadın şey diyor. Ben öldüğümde şempanzelerle tekrar karşılaşacağıma inanıyorum falan diyor. Röportajcı adam da bundan önce iki kocanız vardı. Onlarla ilgili bir şey söylemediniz. Onlarla karşılaşacak mısınız?
Kadın da şey diyor, ben o iki adamla hani biraz öylesine evlendim. Öylesine değil de bana yani böyle birkaç konularda yardım edebilirlerdi. İşte biriyle beraber araştırma yapıyorduk, biriyle de başka bir şey yapıyorduk. Hani o ikisiyle o yüzden vakit geçirdim ve hani böyle deli gibi aşık değildim onlara diyor. Hayatımda bir kere aşık oldum diyor. Ama o aşık olduğu kişi de başkasıyla evliymiş. O da mutlu değilmiş ama evlenemezlermiş falan. Ondan bahsediyor. Ve röportajcı adam ismini soruyor Jane Goodall'a. O da ölecek zaten. Öleceksin röportaj yayınlandığında. İsmini söyle istersen diyor. Ama Jane Goodall söylemiyor. Çünkü akrabası vardır falan. Şimdi boşuna şey yapmayayım diyor. Çok manyak şeyler söylemiyor öleceğine rağmen. Çılgın fikirler falan söylemiyor. Bilmiyorum, belki mesela siz öleceğiniz zaman dünyaya bir mesaj bırakmak isteseniz... ...söylemediğiniz başka insanlara şeyler söylerseniz. Büyük ihtimalle hangi ülkede yaşadığınıza göre değişiyor olabilir. Bir şeylerin söylenmesinin yasak olduğu bir ülkedeyseniz... ...öldüğünden sonra bir şeyler söylemek daha kolay olabilir. Çünkü artık bir derde girmezsiniz.
...ya da çok kişisel bir şey paylaşmak istiyorsanız... ...öldükten sonra söylemek yine çok mantıksız olmayabilir. YouTube'da bu arada mesela şey var işte... ...ileriye video koyabiliyorsunuz... ...ya da bloglarda da öyle şeyler var. İleriye yazı koyabiliyorsunuz yani. Evet bu ölme olayı genel olarak ilginç yani. Şey de yapabiliyorsunuz sanırım... ...öldüğünüzde Facebook sayfalarına birini atarsanız falan... ...o sizin öldüğünüzü söyleyebiliyor. Sonra sayfa işte bu kişi öldü ama sayfa duruyor falan böyle.
Evet, yani dijital dünyada ölüm de gerçekten ilginç bir şey. Çünkü bir sürü şey kalmaya devam ediyor yani. İnsanlar siz gidip Instagram'ınıza bakabiliyorlar, bir şeyler yapabiliyorlar. Dijital dünya gerçekten... Evet. Zaten yani bir soykırımın yaşandığını da dijital dünyadan gördük. Ama hani birebir de tanıdığınız insanlar varsa, onları da görüyorsunuz öldükten sonra. İlginç oluyor. Ve üçüncü bahsetmek istediğim şey...
...çok alakasız bir şey. Bu pandemiyle alakalı ve bir Wikipedia başlığı gördüm. Ve bu olmuş yani Amerika'da.
Amerika'nın ve dünyanın ne kadar saçma bir yer olduğunun başka bir kanıtı gibi bir şey. Tamam, şimdi anlatıyorum. Pandemi var. 2020'de pandemi olduğunu biliyorsunuzdur. Annem de biliyor bunu. Sonra pandemi sırasında Çin böyle başka ülkelere yardım yapıyor. Mesela maske yardımı yapıyor ya da o sırada gerekli olan bazı medikal şeyler var. Böyle çok zorda olan ülkelere Çin yardım yapmış. Ve Amerika bu yardımları şey diye görmüş.
Hmm, dünyada biz iyi bilinmeliyiz ama Çin şimdi başka ülkelere yardım yapıp iyi gözüküyor falan, böyle bir şey olamaz falan diye böyle biraz sinirlenmiş Amerika ülke olarak. Sonra Çin Sinovac diye bir aşı çıkardı ve bu aşı ilk böyle çıkan ve ilk dağıtılan aşılardan biri oldu. Belki bunu hatırlıyorsunuzdur. Sinovac'la mRNA aşısının böyle farklı şeyleri vardı. Yani farklı şekillerde üretilmiş, farklı yöntemlerle üretilmiş. O yüzden Sinovac etkisiz bir aşı değil ama o öbür sonradan çıkan Amerikan veya Avrupa mıydı bir tanesi falan. Neyse onlara göre Sinovac bir tık daha etkisiz ama tabii ki eğer böyle gerçekten hastaysanız
ve zor bir şey yaşayacaksanız, Covid'iniz kötü geçecekse... Çünkü insanların aşıyla ilgili unuttuğu şeylerden biri de... Yani aşı olmasaydı çok fazla insan ölebilirdi. Aşından yan etki alıp kötü şeyler yaşamış insanlar olmamış demiyorum. Ama aşı olmasaydı büyük ihtimalle çok daha fazla insan kötü bir şey yaşayacaktı. Çünkü Covid oldunuz, belki aşı sayesinde daha hafif geçti ve şu an... Aynen, anladınız dediğimi yani. Ben de burada bilim insanı olmayarak çok fazla bir şey söylemiyorum ama...
Benim anladığım kadarıyla durum böyle. Neyse. Amerika işte bu Çin aşı çıkarınca ve Çin bu aşıyı Filipinlere yollamaya karar vermiş. Çünkü Filipinlerde zor geçiyormuş Covid. Ve sonra Amerika defans departmanı... Neyse yani.
Burada 300 tane falan Instagram hesabı açmışlar Filipinler için ve tweetler atmışlar. Sinovac'ın ne kadar kötü olduğuyla, işte gerçekten aşının işe yaramayacağı ile falan alakalı. Bir sürü tweet atmışlar ve sonra Filipinler de böyle bu Sinovac'a karşı şey olmuş. İnsanlar çok fazla olmak istememiş işte. Aa kötü mü olacak, bizi kötü mü etkileyecek falan, hiçbir etkisi olmayacak mı falan diye. Ve yani bunu hani başlatan ya da başlatmayan ama böyle hani köpürten de Amerika savunma departmanının şeymiş yani. Amerika daha iyi gözüksün Çin'e karşı diye böyle bir şey yapmışlar. Çünkü hani Çin Filipinlere aşı vermiş olsa iyi gözükecek falan. Ve Filipin'de bazı insanlar hani bu yüzden bir sürü insanın aşı olmadığını ve belki de hani yine bir sürü insanın öldüğünü söylüyor. Gerçekten inanılmaz yani. Hani politika ne alaka falan diyor ya insanlar. Al sana gitti şimdi Filipinler'de durup dururken.
İnsanlar aşıdan korktu ve aşı olmadı. Evet ve bu arada bu Trump'ın şeyinde başlamış. İşte 2016'dan 2020'ye Trump başkandı. Sonra Joe Biden'ın ilk zamanlarında da devam etmiş yani. Evet bu da çok ilginç geldi o yüzden paylaşmak istedim.
ya da alakası tavsiye isterseniz yani tavsiye verecek bir insan değilim de belki birileri komik bir şey yazar ve üstüne konuşuruz. Ya da yani bazen klişeleri konuşmak da güzel oluyor. Normal tavsiye de isteyebilir. Ne istiyorsanız yazın oraya yani. Öyle. Onun dışında da Spotify ve Apple Podcast'tan puan vermeyi unutmayın. Spotify boykot edenler var. O yüzden podbimedia.com'dan da dinleyebiliyorsunuz bu podcast'ı. Hem de ücretsiz olarak dinleyebiliyorsunuz. Apple Podcast'tan da ücretsiz dinliyorsunuz. Evet. Öyle. Kendinize iyi bakın. Dinlediğiniz için teşekkürler.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.