Podcast

eski yaralarla yeni sayfalar yazılmaz: terazi yeni ayı & akrep sezonu

İzle
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

21 Ekim'de Terazi burcunda bir Yeni Ay yaşandı ve Akrep sezonuna giriş yaptık. Yeniden doğmak, kendimizi dönüştürmek ve ilişki dinamiklerimizi sorgulayarak dengeyi kurmak için uygun bir zaman. Bu bölümde de ödevlerim eksik olmuyor.



Tüm bölümler ve daha fazlası için ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠podbeemedia.com⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠'u ziyaret et!



------ Podbee Sunar ------

Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

1.474 kelime · ~7 dk okuma

Arkadaşlar merhaba, PodV ile hazırladığımız Ben Astrologu Dil'in podcastına hoş geldiniz. 21 Ekim'de bir yeni ay yarışadık Terazi Burcu'nda. Bugün itibariyle de aslında akrep sezonundayız. Bu iki transit, yani güneşin akrebe geçmesi ve yeni ay Terazi, bizlere değişim dönüşümle alakalı çok güzel şeyler söylüyor. Birazcık tavsiyeli, birazcık ne olup bitiyor onu anlattığım bir bölüm olacak. O zaman bu yolculuk başlasın.

Bugün 24 Ekim, akrep sezonundayız. Güneş yani akrep burcunda. 21 Ekim tarihinde de tutulma sezonunu kapatan aslında yani koç terazi aksını artık kapatan bir terazi burcunda 28 Ağrıcı'da bir yeni ay oldu. Şimdi terazi burcundaki yeni aydan başlayarak akrep sezonuna doğru bir akış anlatmayı planlıyorum. Çünkü bence daha önce de hep söylediğim gibi astroloji nereden geliyoruz, nereye gidiyoruz da ancak anlaşılabilen bir şey.

Ve de Koçdolunay'ı, Plüto'nun ileri geçmesi, işte bir yandan Satürn hala retroda vs. derken sürekli olarak aslında ana konumuz kendimizi yenilediğimiz bir dönem, kendimizi tekrar keşfettiğimiz bir dönem, kendimizle yüzleştiğimiz dönem gibi böyle çok sert kendi kendimizi kurcaladığımız bir dönemden geçtik. Bir yandan da bu başakbalık aksındaki tutulmaların etrafında herkes hastalanmıştı hatırlarsanız. Onun da sebebi şuydu, mental ve fiziksel sağlığınıza dikkat etmeniz gerekiyor çünkü bu yeni hayatınızda fiziksel güce sahip olmanız gerekiyor. Tamam mı? Bütün bunların hepsi birbirine bağlanıyor aslında.

Transkriptin tamamını oku

Şimdi bu terazi burcundaki yeni ay 28 derecede olduğu için bize şunu gösteriyordu aslında. İlişkilerde yeni bir sayfa. Ama bu ilişkilerin kendisinin yeni olması gerektiği anlamına gelmiyor. Yani hala da aynı ilişkilerin içinde olabiliriz. Hala da aynı ortaklıklar, hala da aynı arkadaşlar, hala da aynı sevgililer ve benzeri. Ama şöyle bu ilişkileri sürdürme ve yönetme biçiminde bir yenilik getirmiş olması gerekiyor bize. O da nasıl? Eski yaralarla yeni sayfalar yazılmaz. Bu kadar basit. Şimdi gökyüzü sizden istiyor ki yaralarınıza bakın, eski yaralarınıza bakın. Yani bu ilişkinin içerisinde sürekli olarak dediğim gibi bu ilişkileri sadece romantik algılamanızı istemiyorum. Bu çok önemli bir detay. Çünkü terazi deyince herkes nedense romantik ilişki anlıyor. Hayır arkadaşlar, bütün ikili ilişkileriniz, yani bütün ortaklarınız vesaire hepsine bakmanızı istiyorum. Çünkü sadece romantik ilişkiye baktığınızda, diğer tarafa bakmadığınızda ne oluyor biliyor musunuz? Hiçbir işe yaramıyor bu transitleri kullanma şeklimiz. O yüzden bütün ilişkilere bakıyoruz. Okey. Çünkü bu sizin ilişki kurma şeklinizle alakadar. İlişkinin tanımından bağımsız olarak.

İlişkilerinize bakın. Özellikle birebir olan ilişkilerinize. Yani yakın arkadaş, ortaklık, işte her gün gördüğünüz insan ve sevgiliniz vs. gibi. Çok yakın ilişkilerinize bakın. Ve bu ilişkilerde uzun süredir gelen, sizin içinizde yara olmuş ne var? Tamam mı? İlla bir şey vardır. Üç yıl önce bana öyle demişti, hala bu konuyu konuşmadık ve o konunun üzerine kuruldu mesela ilişki. Bu tarz şeyler olabilir. Onlara bakıp bunların üzerinden kendinizi dengeye çekmenizi istiyor terazi yeni ayın. Terazi denge ile alakadır, ilişkilerdeki denge ile alakadardır. Bir ilişkin dengede olabilmesi için herkesin kendi merkezinde sağlam duruyor olması lazım. Merkezler birbirlerine çok yaklaştıklarında, yani benim merkezim ilişkide bulunduğum insanın merkezine çok yaklaştığında ben kendi dengemi kaybederim. O yüzden ilişkinin dengesi kaybolur. Diğer taraf da bana çok yaklaşırsa ilişkinin dengesi kaybolur. Yani bu sadece ben fedakarlık ediyorum yeter artık değil, onun da yaptığı fedakarlıkları görmekle alakadardır. Biz insanlar olarak otomatik olarak karşı tarafı suçlamaya çok yatkınızdır ama kendimizin de neler yaptığına bakmamızı istiyor gökyüzü çok net bir şekilde. Diyor ki yani tamam hani tamam senin yaraların var, peki karşı tarafın yaralarına ne kadar hakimsin? Bunu onunla konuştun mu? Bu konuşmak, iletişimde bulunmak, karşı tarafla konuşabilme gücü çok önemli bir şey.

Bu arada bunu herkese yapmak zorunda değilsiniz. Benim şahsen konuşmayı düşünmediğim insanlar var. Çünkü artık vakit kaybı bana göre. Yani 42 yaşına geldiğinizde bazı şeyleri konuşmamayı tercih edebiliyorsunuz. Ama siz bir kendinize bakın. Gerçekten kurtarılmaya değer gördüğünüz, üzerine inşa etmek istediğiniz ilişkilerinizde karşı tarafla çok dürüst, çok yargısız ve şiddetsiz bir iletişimle bunlar oldu. Ben bunları hissettim. Buralarda sana yanlış yaptım mı konuşmasını yapıp, ikinizin de tekrar kendi merkezinizde oturduğunuz yerden ilişkiyi yenilemekten bahsediyoruz.

İlişkilerde yeni bir sayfa dediğimiz şey bu. Şey değil yani attım o adama yenisini aldım o değil. Adama atmak istemiyorsanız ya da kadına atmak istemiyorsanız ya da o kişiye atmak istemiyorsanız bunun üzerine o ilişkinin yaşanma şeklinde yeni bir sayfa açmak. Derdimiz bu terazi yeni ayında. E bir yandan da hoş geldin akrep sezonu tabii.

Akrep arketifini ve akrep yerleşimlerini falan tabii ki de anlatacağım bir podcast olacak. Tahmin ediyorsunuz ki. Belki ikisini birleştiririm bu arada. Çünkü akrep sezonunu anlatmak şu anda daha önemli. Akrep sezonu Zodiac'ta takvimsel olarak baktığımızda... ...tam Karakış'a girmeden önceki son iki adımdan bir tanesi. O yüzden de karşılaşacağımız tırnak içinde zorluklar ya da değişen koşullara uyum sağlayabilmek için kendimizin o zamana kadar getirdiğimiz yani o sene içerisinde getirdiğimiz versiyonuyla bir vedalaşıp yeni versiyonu kurguladığımız yani derin değişimlerin dönüşümlerin sezonudur zaten akrep sezonu. Akrep o yüzden ölümle ilgilidir. Akrep o yüzden derin duygularla ilgilidir. Çünkü derinden bir değişim dönüşümle alakadardır. İlişkilerde yeni bir sayfa için bu değişime dönüşümü yapmamız gerekiyor. İlişkilerdeki yeni sayfayı gördüğümüz koşulda da bu değişim dönüşümü nasıl yapacağımıza dair bize ipucu vermiş oluyor. Sizin neyi değiştirmeniz çok önemli. Arkadaşlar şimdi bir nefes alalım isterseniz. Birazdan tekrar birlikteyiz.

Şimdi şöyle bir yanlışlık oluyor bana göre, bu yaşımda fark ettiğim bir şey bu arada yani. Genellikle bu tarz konularda insanlar sürekli olarak karşı tarafın değişmesini bekliyorlar. Diyorlar ki, ben işte saçımı süpürge ettim, o bana bir adım atmadı. Ben bilmem ne yaptım, o bilmem ne yapmadı. Ben onu yapıyorum, o onu yapmıyor, ben onu yapsın istiyorum falan. Gerçek güç ve kendi sorumluluğunu almak, işte bu Pluton Kovay'la beraber de giren şey hayatımıza. Kendi sorumluluğunu almak dediğimiz şey, şunun bilincinde olmak.

Siz kimseyi değiştirmeyi zorlayamazsınız, siz kendinizi değişirsiniz ve bunun sonuçlarına katlanmak zorundasınız. Karşınızdaki insanın değişmesini bekleyerek, siz hiçbir şeyi değiştirmeyerek hayatınızı devam ettiremezsiniz. Sizin kontrolünüzde olan tek şey, gücünüzün yattığı tek şey kendi varoluşunuz. Siz olaylara bakış açınızı değiştirebilirsiniz.

Siz bir şeyleri yapma şeklinizi değiştirebilirsiniz. Siz, ben artık bu ilişkide bunu böyle yapmayacağım deme gücüne sahipsiniz. Ama bunun karşılığında eğer karşı taraf gidiyorsa gittiğimesini de kabul etmek zorundasınız. O gitmesin diye uğraşamazsınız. Onu da beni çalışıyor. Akrep bu da işin dönüşüm. Ölmesi gerekenin öldüğü, doğması gerekenin doğduğu çok ara bir zamandır. Terazi yeni ayın enerjisiyle beraber, gökyüzünün enerjisiyle beraber kim olmak istediğinizi, özellikle bu ikili ilişkilerde nasıl bir yol çizmek istediğinizi siz belirleyip ona göre davranışlarınızı değiştirmekten yükümlü olan da sizsiniz. Haftaya akrep burcu ile ilgili çok daha derin konuşacağız. Bu hafta size söyleyeceklerim sanırım bu kadar. Ha yok ödevlerim var gene. Bundan sonra böyle arkadaşlar. Buraya gelirken çalışıyorum biraz çünkü böyle şeyler söyledikten sonra bir takım sorulara cevaplar vermenizi istiyorum aslında. Çünkü ne olursa olsun astrolojinin en büyük olaylarından bir tanesi insanın kendisiyle yüzleşmesi ve o sırada neler olup bittiğini anlayabilmek için de böyle yani bu şey gibi böyle tavsiye gibi oturun kendinize bu soruları sorun bunların cevaplarını verin gibi. Şimdi birinci sorumuz şu. 5 gün boyunca yapılması gereken bir egzersiz olduğunu düşünüyorum ben bunun ama tabii ki de hiç böyle bir zorunluğunuz yok istiyorsanız hep koç burçları hepsine aynı anda cevap verebilirsiniz merak etmeyin. Boğa burçları siz bilemeyeceğim.

Hangi ilişkide en çok kendinizi gördüğünüzü düşünmenizi istiyorum. Yani bu şöyle bir şey, hangi ilişki size kim olduğunuzu en güzel şekilde gösteren ilişki, hangi ilişki size kim olduğunuzu en çirkin şekilde gösteren ilişki. Yani hangi ilişkindeki binnazdan memnunsunuz, hangi ilişkideki binnazdan memnun değilsiniz aslında soru bu. Binnaz derken sizden tabii ki de ben kendime sormuş oldum. Hep hangi yarayı yaşıyorsunuz? Bu önemli. Mesela hep güven problemi mi? Hep aldatılıyor musunuz? Hep işte kazık mı yiyorsunuz? Bunun üzerine birazcık düşünmenizde fayda var. Ve şu anda içinde bulunduğunuz ilişkilerden hangisinde o eski yara paternini görüyorsunuz? Hep aynı şeyler oluyor. Neden oluyor? Burayı birazcık kurcalamakta fayda var. Bu akrep sezonu hadi bu sorularla geçsin.

Şu soru da çok önemli. Sizden bir şey istendiğinde hayır diyebildiğiniz istekler vardır. Bir de hayır demek istediğiniz halde hayır diyemediğiniz istekler vardır. Onları bir de yazmanızı istiyorum. Hangi durumlarda istediğiniz halde hayır diyemiyorsunuz? Bunun sebebi ne? Neyden korkuyorsunuz da hayır diyemiyorsunuz? Orada hayır demeyi nasıl öğrenebilirsiniz? Bunun üzerine de bir çalışma yapabilirsiniz. Astroloji ne kadar basit değil mi böyle şey?

Sen Mayıs ayında evlenirsin ya falan. Hiç öyle değil işte. Gerçek astroloji bu bu arada arkadaşlar. Bu derin, çok sert sorular sorma kapasitesi astrolojiyle gelen bir şey. Bunlara düz cevap verebilmek. Neyse bu apayrı bir konu. Bunu belki başka bir podcast'ta anlatırım. İkincisi, kendine gerçekten güvendiğinde, bak karşı tarafı değil, kendine gerçekten güvendiğinde, kendi özgüvenin yüzde yüz olduğunda sence ilişkilerin nasıl olurdu? Ve şu anda o imaja uymayan ilişkiler hangileri? Bu da çok güzel bir soru. Bir de, yeni hayatındaki,

İlişkilerimde bütün bu soruların cevaplarından hangi personam olmak istiyorum ve bunun için şu andan itibaren neler yapabilirim? Bunun için şu andan itibaren neleri değiştirebilirim? Unutmayın ki hiçbir değişim bir günde olmuyor. Üzerine çalışmanız lazım. Kendi sorumluluğunuzu almak dememin sebebi bu. Çok ilmek, ilmek, ilmek, zahmetle bazen kendinizin farkına varıp ne istediğinizin farkına varıp onun üzerine yeniden kendinizi kurmanız lazım. Ve sizin tek sorumluluğunuz kendiniz. Başkalarının değişmesini bekleyemezsiniz. Ve başkalarının tepkilerinden de sorumlu değilsiniz. Haftaya akrep için görüşürüz. Sevgiler.

Hoşçakalın

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)