Podcast

balık burcunda neptün ve satürn buluşması: korkularımızla yüzleşmek

İzle
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Neptün ve Satürn, Balık burcunda retro halindeyken buluşuyorlar. Zaten Akrep sezonundayız; içsel yüzleşme ve derinlere inme modumuzu açtık. O zaman korkularımızı anlamak ve onları çözüme ulaştırmak için ihtiyacımız olan ne? Bölümde konuşalım. Sorularımı yine sona sakladım ;)



Tüm bölümler ve daha fazlası için ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠podbeemedia.com⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠'u ziyaret et!



------ Podbee Sunar ------

Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

2.076 kelime · ~10 dk okuma

Arkadaşlar merhaba, PodV ile hazırladığımız Ben Astrolog Değilim podcastına hoş geldiniz. Bu hafta Nepsün ve Satürn'ün balık burcunda retro haldeyken buluşması ve bu devam eden içsel yüzleşmelerle ilgili olarak burada kolektifte ne yapmamız gerekiyor birazcık ondan bahsedeceğiz. O zaman bu yolculuk başlasın. Hani nasıl başlarsa öyle gider derler ya.

İşte tam bu fikre uygun Garanti BBVA'nın Kariyerime İlk Adım programı başlıyor. Bu programda üniversite son sınıf öğrencisi ve yeni mezun gençlere ilk iş deneyimleri için ihtiyaç duyacakları birçok farklı yetkinliği geliştirmelerinde yardımcı bir alan açıyor. Hemen ambeancampus.co'dan programın detaylarını keşfet, kariyer kapılarını arala.

Arkadaşlar merhaba, akrep sezonunun ortalarındayız artık. Ve akrep sezonu zaten içselen işe bizi kendimizle yüzleştirdiği, kendi korkularımızla yüzleştirdiği bir yerdeyken.. ..Neptune gezegeni, biliyorsunuz Neptune'de Satürn'de bu senenin başında bir koça geçtiler ama.. ..ikisi de tabi retro harekete başladığı için ikisi de şu anda balıktalar.

Transkriptin tamamını oku

Bu arada bununla ilgili ufak bir astrolojik bilgi vereceğim çünkü burada bir kafa karışıklığı oluyor. Şimdi bütün gezegenler sizin haritanızın üzerinde bir çember ya o harita, bir tane daire yani sonuç olarak.. Sürekli olarak o dairenin etrafında diye düşünün, saat yönünün tersine doğru gider bütün gezegenler. Sadece saat yönünün tersine gitmeyen kuzey aydınlı, güney aydınlıdır.

Onlar normal devam ederler. O yüzden sürekli olarak retro harekettedirler. Şimdi gezegenler böyle bir yuvarlığa takip eder gibi giderken, retro yaptıkları zaman bir burcun belirli bir derecesinde durup, her burç 30 derecedir bu arada, 360 dereceden bahsediyoruz çünkü. belli bir derecesinde duruyor ve geri hareketini tamamladığında çoğunlukla, her zaman böyle olmasa bile, çoğunlukla bir önceki Burj'a geri gidiyor, orada toparlanması gereken konuları toparlıyor, oradayken durup sonra tekrardan o Burj'a geri geçiyor.

Tabii birazcık karışık anlattım ama anlamışsınızdır, umut ediyorum. Şöyle düşünün, Satürn'le Neptün, bu işte Mayıs'ta ve Mart'ta falan hani Koç-Burj'una geçtiler ya, sonra Satürn retro hareketine başladı ve Koç'tan tekrar balığa geri geçti ve 28 Kasım'a kadar falan da bu retro hareketinde balığın içinde kalacak. Neptün de şu anda Balıkburcu'na doğru gelirdi tekrar. 6 Ocak'a kadar geri hareketinde ikisi birlikte bu bir önceki dönem olan Balık'ta tekrardan konuları toparlamak için bulunuyorlar.

Ondan sonra Mart'ta ikisi de Koçburcu'nda olacağı için biz asıl bu hep bahsettiğimiz yeni döneme bir noktada orada geçiyor olacağız. Bu yeni dönemler bitmez bu arada. Zannediyorsunuz ki yeni bir döneme geçeceğiz, oh rahatladık falan öyle bir şey olmuyor. Çünkü neden?

Hayat hiç bitmeyen bir döngüler silsilesi ve hayattaki amacımız hayatı başarmak değil, hayatı deneyimlemek. Şu andaki deneyimlediğimiz şey de bu şu anda oluşacak yenilenmenin bir geri hareketindeyiz. Şimdi Neptün 165 yıl için son kez balık burcunda. Bir yandan da Satürn var.

Şimdi bunların ikisi aslında birbirlerinin çok zıttı demek istemiyorum çünkü tamamlayıcı çok taraf var ama... ...Neptün sınırsızlıkla ilgili gibi düşünün, Satürn de sınırlarla ilgili. Neptün dişil enerji gibi düşünün, Satürn eril enerji.

Neptün hayal kurmak, Satürn yapmak. Şimdi bunların ikisi aynı burçta olduğunda bir de geri harekette olduğunda... Bizi olduğumuz yerde hem bilinç altımızda yani Neptün'ün temsil ettiği konularda... ...hem kolektif bilinç konularında gene Neptün,

kozmik bilinç gene Neptün... ...hem de Saturn günlük hayat, günlük sorumluluklar, günlük bilincimiz konularında... ...bizi durdurduk diyor ki artık hadi bakalım kendini toparla.

Nasıl toparlayacağız kendimizi? Şimdi bütün bu akrep sezonu, işte Plüto'nun kovada ilerlemesi falan... ...hep böyle bir kendi sorumluluğunu almak, kendi gücünü ele almak... ...işte en son akrep sezonunda olduğumuz için... ...zaten kendi korkularımızla yüzleşip nerelerde şımarıkça... ...ya da yaralar yüzünden asıl sorumluluklarımızı elimize alamıyoruz falan... ...bundan bahsediyorduk ya.

Bir de üstüne şu geliyor, kolektif bilinçte... ...yani insan olma durumunun içerisinde ruhumuza dair hayallerimizi... ...nerelerde tekrar struktur edip,

yani nerelerde tekrar inşaatını kurup... ...Satürn'ü de kullanarak bu hayaller üzerinden nasıl ilerleyeceğiz? Bu konu biraz zor.

2025 gerçekten de herkes için bu işte sistemlerin yeniden kurulduğu yıl olduğu için... ...hep eski sistemleri öldürüp yenilerini kurmaktan bahsettiğimiz için... ...bireysel yerlerde zaten herkes çok zorlandı,

farkındayım. Ama bence kendinizi iyi hissetmeniz lazım. Çünkü evrimsel olarak yani insanlığın kendi evrimleşme yolculuğunda... ...gerçekten çok az rastlanan bir şey yaşıyoruz.

Bir tane laf var ya, daha fazla tarihsel olaya işte tanıklık etmek istemiyorum. Çok üzgünüm, yani tarihsel bütün olaylara tanıklık etmeye devam edeceğiz. Yani bir süre daha böyle devam edecek. Ama şöyle bir şey oluyor.

Şimdi şu anda insanlık olarak içinde yaşadığımız sistemler çalışmıyor. Hepimiz bunun farkındayız. Kapitalist sistem çalışmıyor, patriarkik sistem çalışmıyor, dinler çalışmıyor, ekonomi çalışmıyor, milliyetçilik duygusu çalışmıyor. Yani hiçbir sistemin çalışmadığı bir yerdeyiz.

Bunu gerçekten yüzde bir dışında kimse galiba hayattan gerçek anlamıyla zevk almıyor. Daha doğrusu şöyle söyleyeyim. Bireysel hayatlarınızda bir şeylerden dolayı kendinizi şanslı hissediyor bile olsanız dünyada nereye bakarsanız bakın aslında sürekli olarak çalışmayan bir sürü sistem görüyoruz. Şimdi bu çalışmayan sistemler yüzeysel yani üç boyutlu dünyada bir şekilde sanki elimizde kontrol edebileceğimiz şeylermiş gibi olsa aslında gerçek değişimin bireysel olarak ruhani bir yerden de başlaması gerektiğini bize söylüyor.

Neptün Balık diyor ki, sen büyük bir bilincin parçasısın. Sen büyük bir ruhun parçasısın. Sen büyük bir inanışınız neyse onun parçasısın. Satürn'de diyor ki, bunun için, ruhani kolektife faydanın olabilmesi için... ...günlük hayatında birebir nerelerin üzerinde sınırlarını çizmelisin diyor.

Nerelerde disiplin göstermelisin diyor. Ve bütün bunların hepsini astrolojinin geri kadarıyla birleştirdiğimizde... ...kendi sorumluluğunu almanın... ...ne kadar aslında ruhani bir görev olduğuna geliyor.

Yani bu sadece para kazanmak için kendinize sınırlar koyup... ...disipline olamazsınız. İyi bir ilişki için değil.

Bu kadar yüzeysel şeyler, yüzeysel... Gene burada kötü kullanmıyorum. Hani günlük hayatınızı sürdürmenizi sağlayan işlemler dışında... ...asıl siz varlık olarak ruhunuz,

bilinçaltınız... ...o ortak bilinciye ait olan kısmınızın... ...ne istediğini anlamakla yükümlüsünüz.

Bu çok derin bir içsel çalıştırma gerektiriyor. Bu arada sanki oturup da çalışmanız falan öyle bir şey mümkün değil. Bunu zaten derinden derine hissediyor olmalısınız. Buna kulak vermeniz gerekiyor.

Ve bu demin de dediğim gibi yani hani bu ilişki, bu para kazanma şekli, bu işten çok. Ben bu dünyada ne yapıyorum? Benim gerçek hayallerim neler? Ve gerçek hayat şöyle bir şey de olamaz maalesef.

Ya işte ben ayda 100 bin dolar kazanmak istiyorum. Hayale bak. Böyle bir hayal de biraz fazla oldu ama atıyorum, yılda yüz bin dolar kazanmak istiyorum. Her yere işte gezmek istiyorum.

Çok iyi bir kocam, çok iyi bir eşim, çok iyi bir karım. O tarz bir şeyden bahsedmiyoruz. Daha çok şöyle bir şeyden bahsediyoruz. Ben bu hayatta insanlığa ve kendime faydalı olacak, beni tatmin edecek hangi hayale sahibim?

Birilerine dokunmak için ne yapıyorum? Kendi içinde bulunduğum topluluklar için... Ne yapıyorum? Bu soruların yılın başında da konuşmuştuk hatırlarsanız.

Plüton kovaya girdiği zaman ben demiştim ki topluluklar için ne yapıyorsunuz? Bunun daha ruhani bir kısımdayız artık. Bu soruları kendinize sormanız lazım. Bu süreç sert bir süreç ama birebir hayatınızda çok sert şeyler yaşamanız bile... ...kendinizle yüzleştiğiniz için sürekli olarak ve başka insanlarla yüzleştiğiniz için... ...daha böyle ruhani bir sertliği var.

Kendinize çok sahip çıkmanız gerekiyor. ve daha önce sesini çıkarmadığınız şeylere sesinizi çıkarmanız gerektiği gibi daha önce sesinizi çıkardığınız bazı şeylere de sesinizi çıkarmamanız gerektiğini anladığınız bir yerdesiniz. Yani bütün dengelerin değiştiğini düşünün. Arkadaşlar şimdi bir nefes alalım isterseniz.

Birazdan tekrar birlikteyiz. Neptun'u anlatmak çok zor bu arada. Benim gibi bir insanın içinde Neptun'u anlatmak çok zor. Çünkü benim haritamda bir de su olmadığı için yani hiç anladığım bir şey değil.

Anlamaya çalıştığım yerden anlatıyorum size. İşte okuduğum şeyler, dinlediğim podcastler, benim de çünkü dinlediğim podcastler var tahmin edersiniz ki. Ve okuduğum kitaplar üzerinden bir şekilde anlamaya çalıştığım bir dünyadayız. Neptun çok anlaşılır bir yer değil.

Neptun kendimize söylediğiniz yalanları da teamsil ediyor. Mesela kendinize şey diyor olabilirsiniz. Atıyorum işte ben çok disiplinli bir insan değilim. Mesela bu fikre nereden kapıldınız?

Ben işte kolay kolay kavgadan kaçmam. Gerçekten öyle misiniz? Bu iyi bir özellik mi acaba? Hakikaten de gibi kendinize ait söylediğiniz yalanlar... ...ya da savunma mekanizmaları üzerinden de bir yüzleşme yaşıyor olacaksınız.

Çünkü Satürn, bir yandan da Satürn vardı ya hatırlayalım. Satürn şöyle diyor, günlük hayatını üç boyutlu dünyayı başarabilmek için... ...göstermen gereken öz disipline ancak ve ancak çok dürüst olarak gelebilirsin.

Ve de hemen sonuç bekleyemezsin. Ve balıkta olduğu için de görünmeyen sırlar üzerinden bir yerden çalışıyor olacağız. Açıklaması çok zor. Ancak ancak içinde yaşadığınız zaman anlayabildiğiniz bir transit olduğunu düşünüyorum.

Ve bunu kolaylaştıracak. Tabii ki de size yine bölümün sonunda bir takım sorular yazdım. Buraya gelmem kolay olmadı. Ama şunu düşünün.

Şimdi 2026, 2026 bölümünü heyecanla bekliyorum bu arada. 2026 bu yeni hayatla alakadar. Yeni benle alakadar ve yeni bilinç düzeyiyle alakadar. Birazcık yüksek spirituality olarak konuşacağım ama günlük, üç boyutlu dünyadaki günlük dertler ve tasalar bizi çok oyalıyor.

Yani inanılmaz derece çok oyalıyor. Sürekli olarak zaten bu yani iletişim çağı yüzünden kontrolümüz olmayan inanılmaz derece çok felaketler silsilesinin içerisinde yaşıyoruz. Ve de galiba Roosevelt'in lafıydı, çok emin değilim ama korkmamız gereken tek şeyin korku olduğunu unutmamamız gerekiyor. Bu bizim korkularımız üzerinden inşa edilen sistemlerin bizi sömürmesine karşı birazcık da olsun cesaret, içimizdeki cesareti ve içimizdeki gücü bulmamız gerekiyor.

Sistemlerin en çok korktuğu şey bireysel güçtür. Bireysel güçle beraber bir yandan da o gücün üzerinden kurulmuş toplumsal güçlerden çok korkarlar. Burada devrim yapalım falan gibi bir şeyden bahsetmiyorum ama... ...birlik olduğunuz zaman,

birlikte bir amaca doğru yöneldiğiniz zaman... ...ve sistemlerinin üstünüze koyduğu korkulardan korkmadığınız zaman... ...asıl bir şeyler başarabiliyorsunuz.

Bu tabii ki de bireysel yönde de şuna denk geliyor. Kendi korkularınızdan korkmamaya başlamak. O yüzden bütün bu yüzleşmeleri yaşıyoruz. Hangi konudan, ne yüzden korktuğunuzu bilirseniz... ...orayı çözümlemeniz kolay olur.

Çünkü korkularınızın ne kadar aslında... ...geçerli olmayan sebeplerden olduğunu da görme ihtimaliniz olabilir. Geçerli sebepleri varsa da bunları nasıl çözeceğinizi bulursunuz... ...ama sadece korkmak ve korktuğun için hareket etmemek bir işe yaramayacak artık.

2026 tamamen ileri gidilen bir sene olacak. 2025 bunun için sistemleri kurduğumuz sene. Bu Satürn ile Neptün'ün balıkta son kez buluşması... ...ve de retro hareketle buluşması bize yeni kuracağımız... ...hayattaki başarıyı getirecek sistemleri şu an korkusuzca... ...kendimize dürüst olarak kurmamız gerektiğini hatırlatan yer olacak.

Ve de akrep sezonundayız tekrar ediyorum. En derininize bakmanız gerekecek. Başkalarını düşünmeden. Size ödevlerim var.

Bunları not edebilirsiniz. Geçenlerde birisi dedi bu arada senin bu verdiğin ödevleri not ediyoruz diye. Gölge çalışma için sorular. Hayal kurduğum ve gerçekçi olmaktan kaçtığım bir alan var mı?

Yani bazı konular var, hayal ederek olmuyor. Bu 777 Manifest muhabbetine benziyor işte. Benim hayalim, atıyorum işte 2027 senesinde bir ev almak, tamam mı? Ama eğer her gün paramı abuk sabuk yerlere harcıyorsam bunu yapamam ya.

Nerede hayal kuruyorum? Nerede kendime ait olmayan hayallerim var daha doğrusu? Bunu sormak lazım ve burada sorumluluğu üstlenebiliyor muyum? Sorumluluğu üstlenemiyorsam neden o sorumluluğu almaktan kaçıyorum?

Başarılı olmak için ne yapmanız gerektiğini biliyor musunuz? Ya da işte mutlu olmak için ne yapmanız gerektiğini biliyor musunuz? Bunun için bütün her şeyi yazdıktan sonra bunlarla ilgili gerçekten çaba harcıyor musunuz? Harcamıyor musunuz?

Oraya bakmanız gerekecek. Cenzi bu konuşmayı çok sevmeyecek diye tahmin ediyorum. Özür dilerim. Ruhumun akışına teslim olmaktan ne kadar korkuyorum?

Bir de bu var. Şimdi bu kontrolcülükle alakadar bir şey. Burada kadere inan ve kendini kaderde sal git falan gibi bir şey değil de, iç sesiniz, içinizden gelen isteklerinizi ne kadar dinleyebiliyorsunuz? Ne kadar onları bastırıyorsunuz?

Bunu fark etmeniz için bu. Ve bu korku hangi somut yapıların arkasına saklanıyor? Bunu da şunu soruyoruz şu şekilde düşünün. Mesela işte ben hiçbir zaman saçlarımı atıyorum sarıya boyatamam.

Saçlarınızı sarıya boyatmanızı engelleyen şey, Ne tam olarak? Ya da bir işe başvurmanızı engelleyen şey ne? Bir sevgiliyi terk etmenizi engelleyen şey ne? Oradaki korku ne?

Tam olarak bunu düşünmeniz lazım. Ve de bu korkudan vazgeçerseniz yani korkmadığınızı hayal ettiğinizde ne kazanıyorsunuz? Bu nasıl somutlaşıyor sizin ayağınızda? Bunu düşüneceksiniz.

Kendi sınırlarımı net koymadığım için hangi ilişkilerde... ...ya da durumlarda kendinizi yok ettiniz? Bence kendisini açıklayan bir soru.

Ama şöyle düşünün, kendinize ait sınırlarınızı koyamadığınız için... ...hangi durumların içinde kendinizi yok ettiğinizde... ...bir yandan da bu yok oluşunuza kim destek oluyor?

Buna bakmanız lazım. Sadece sizden bahsetmiyoruz burada. Bu yok oluşunuzu destekleyen kimlerin arkasına sığınıyorsunuz? Hangi yapıların arkasına sığınıyorsunuz?

Bu dönemde içsel bir sorumluluk alarak neyi tamamlamak ya da bırakmak istiyorsunuz... ...ve bıraktığınız şeylerin yerine, bıraktığınızı tamamen hayal ettiğinizde yerine ne geldiğini görüyorsunuz. Bu işte gerçek manifestir.

Çünkü bunun için sorumluluğu alıp çalışmak zorunda kalacaksınız. Zorunda kalacaksınız çünkü zorunda kalmadığınız noktada gene aynı döngülerin içinde, gene aynı paternlerin içinde yok olup gideceksiniz. Bunu yapmamak için kendinize oturun bu soruları sorun. Ben neyin içinde yok oluyorum?

Bunların içinde yok olmak için neler bana destek oluyor? Kendimi oluşturmamda neler bana engel oluyor? Benim içimde ve dışarıda bunların hepsinden kurtulmak için hangi sorumlulukları almam lazım? Ve sınırlarımı nasıl çizebilirim?

Bütün bu soruları düşünün. Haftaya daha eğlenceli bir konu olan akrep ünlüleriyle birlikte olacağız. Akrepler doğum gününüz gene kutlu olsun. Hepimize de kolay gelsin bu arada.

Tüm Türkiye'den yeni mezun ve son sınıf öğrencilerinin başvurabileceği Garanti BBVA'nın Kariyerime İlk Adım programı ile kariyerine bir adım önde başlamak için hemen kaydını Ambea Kampüs'ten yap. Bölümün ne olursa olsun bu programın kapıları senin için açık.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)