Podcast

İnsan Flörtleşmekten Nasıl Yorulur?

Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Zamanla birlikte ilişki kurma şekillerimiz de değişti. Çoğunlukla yeni partnerlerimizle dating uygulamaları üzerinden tanışıyor, ilişkinin ilk adımını buralarda atıyoruz. Yakın İlişkiler'in bu bölümünde, içinde bulunduğumuz dönemin ortaya çıkardığı yeni bir sorun olan flört yorgunluğunu inceliyoruz. Flörtleşmeye olan yaklaşımımızın nasıl değiştiğini anlamaya çalışıyoruz.



Bekarlık Sultanlık mıdır? bölümünü dinlemek için: https://podbeemedia.com/bolum/68bd239ed1e34093185223479318522347


Tüm bölümler ve daha fazlası için ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠podbeemedia.com⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠'u ziyaret et!



----- Podbee Sunar -------

Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

2.646 kelime · ~13 dk okuma

Hiç kendinizi flört etmekten yorulmuş hissettiniz mi? Yani böyle, artık hiç kimseyle buluşmayacağım, asla deneyecek gücüm kalmadı, lanet olsun gibi düşündüğünüz zamanlar oldu mu? Ya da yani böyle artık 7. 8.

kötü deneyimden sonra, ya ben bu işe biraz ara veriyorum, istemiyorum artık dediğiniz? ya da zaman zaman duyduğum başka bir şey, online dating uygulamasındaki bütün sizin eşleşen insanları tükettiğiniz ve artık aynı insanları görmeye başladığınız oldu mu? Bunların hepsi maalesef online dating uygulamaları sayesinde hayatımıza giren kavramlar. Maalesef dememe bakmayın, bir yandan online dating uygulamalarının çok faydalı olduğunu düşündüğüm yerler de var.

Birazdan konuşuruz bunu. Ama bir yandan da yeni nesil dating, tüketici bir şeyhane de gelmeye başladı. Neredeyse bir işkenceye dönüşen durumlar yaratabiliyor. O yüzden gelin bugün bunu konuşalım.

Transkriptin tamamını oku

Bu doğal bir duygu mu? Herkes yaşıyor mu? Ne yapabiliriz? Hazırsanız bugünkü konumuz flört yorgunluğu.

Flirt yorgunluğu, dating burnout diye de geçiyor. Baya bildiğiniz tükenmişlik hissinin flirt dünyasına adaptasyonu, yani bu sürekli yeni insanlarla tanışma, sürekli bir değerlendirilme ve değerlendirme hali, oraya bir duygusal yatırım yapmanız ama onun boşa gitmesi, bir böyle pazar yerinde gibi hissetmek. Ama bir yandan da pazar yerinde sadece siz seçmiyorsunuz, bir yandan da seçiliyorsunuz, o yüzden O halde yorucu oluyor. Bir yandan da her seferinde kendinizi baştan anlatıyorsunuz ama bir yerden sonra bu çok yorucu oluyor.

Bütün bunların hepsinin bir araya geldiği ve artık kendimizi hem fiziksel hem duygusal hem zihinsel olarak tükenmiş hissettiğimiz durum. Flört yorgunluğu. Hatta yani, bunun böyle klasik iş hayatındaki tükenmişlik modeliyle böyle bir araya getirsek, işin duygusal tükenme kısmı, işte her defasında aynı hikayeyi anlatmak, kendinize dair o bir naratifiniz var sonuçta, yani bir şey çizmiş durumdasınız. Onu karşınızdaki insana anlatıp, onun bundan etkilenip etkilenmediğini takip etmeye çalışmak, işte her seferinde, günün sonunda heyecanla biriyle konuşmaya başlamak ama üçüncü, beşinci cümleden sonra, of bu da değilmiş gibi hissetmek ya da o ilk ellemeden geçtikten sonra böyle şey yapıp heyecanlanıp buluşmaya gitmek ama buluştuğunuz zaman karşınızdaki, insandaki, sizin hiç hoşunuza gitmeyecek üç beş ipucunu yakalamak ve of bu da olmadı deyip eve yine mutsuz ve keyifsiz dönmek bu zaten bir duygusal tükenme hali ve hayal kırıklığı yaratıyor.

İkincisi duyarsızlaşma durumu. Yani artık karşınıza gelen insanları bir insan olarak hikayesi olan, geçmişi olan, iyi kötü güzel çirkin yanları olan biri değil de bir sonraki eşleşme yanına çek atacağınız bir görev olarak görmeye başlamak ve Böylece aslında o işin organik ve aslında bizi çok heyecanlandıran ve dopaminerjik sistemimizi gerçek anlamda harekete geçiren, meraklandıran, yani ben bu insanı tanımak istiyorum, bu insanla daha fazla vakit geçirmek istiyorum hissini yaratan kısmının kalmaması. Ve günün sonunda da bu düşük kişisel başarı hissi dediğimiz, hatırlayın iş yerindeki tükenmişlikle benzetiyorduk, ne kadar vakit harcarsan harcayın uygulamaları ya da işte flört etmeye, sürekli bir gerçek bir ilişki kuramamak, yani aslında başarısız, ilişkide başarısız hissetme halinin bize kötü hissettirmesi yani bunun böyle bir üç kolu var aslında ve yani güncel veriler de gösteriyor ki yani özellikle covid sonrası sosyal medyanın da fazlaca kullanılmasıyla yani sadece online dating uygulamaları değil sosyal medyanın da fazlaca kullanılmasıyla ortaya çıkan bu

fenomen diyeyim. Yani bu tükenmiş hikâye gitgide daha da fazla hale geliyor. Tabi burada aslında böyle bir sürü yani bu işin bir sürü boyutu var. Online datingden bahsettiğimizde zaten geçmişte de hep şunu söylüyorduk yani online dating bir yanıyla çok faydalı.

Neden? Çünkü yani online dating sayesinde belki normalde hiç denk gelemeyeceğiniz insanlara denk geliyorsunuz. azınlıkta olan ilgi alanlarınız varsa mesela. Böyle insanları bulmak kolay olmadığı için online dating sayesinde daha kolay o insanlarla eşleşebiliyorsunuz.

İşte çok böyle dışarıda sosyalleşmeyi sevmeyen bir insansınız, online dating ayağınıza getiriyor partner adaylarını falan. Bu anlamda tabii ki çok faydalıydı. Bir yandan da mesela şeyi yüz yüze gelmek anlamında gerilen insanları bir süre mesajlaşarak rahatlatma ve o ilk baştaki kaygıyı yenme konusunda güzel bir bence fayda sağlıyordu. Ama bir yandan da online datingin bir olumsuz tarafı kesinlikle fazla seçenek ve biz fazla seçenek karşısında her zaman felç olan bir zihne sahibiz.

Çok fazla seçenek olduğundan karar vermeye yetiniz felç oluyor. ve yaptığımız seçimden de daha az memnun oluyoruz. Gerçekten iki yemek tercihi arasında tercihte bulunmak, ne bileyim beş seçenek arasında tercihte bulunmaktan daha kolay. Mesela bu online yemek getirme uygulamalarında da, bilmiyorum yaşıyor musunuz, karşınıza bir anda 15 tane buradan da sipariş verebilirsin seçeneği çıkardığında, genelde insan gidip son sipariş verdiği yerden sipariş veriyor yani son 2-3 yerden sipariş veriyor çünkü yeni seçeneklere bakmak, o riski almak, ne bileyim zaten çok açken karşına gelen şeyde hayal kırıklığına uğramak ihtimalini göz almak istemiyor ve bildiği sevdiği yerden tekrar sipariş vermeyi tercih ediyor yani bunlar da aslında hep karar verme parazitiyle ilişkili.

Bir de bu online editing uygulamalarında hep şey var ya sonsuz eşleşme havuzu varmış gibi hissediyoruz. Öyle olunca da kimi seçersek seçelim. Acaba daha iyisi var mıydı? Acaba bir sonrakine şans verseydim sohbet daha iyi akar mıydı?

Daha çok beğenir miydim? İşte ne bileyim. Bunda şöyle bir olumsuz özellik var ama öbüründe olmaz mıydı? Duygusu yaratıyor.

Ve yani aslında sürekli olarak insanları birbiriyle kıyaslıyoruz. Ama doğru şekilde mi kıyaslıyoruz? Orası da ciddi bir muamma. Çünkü yani bir kere, iki kere görüştüğümüz bir insanı ne kadar tanıyoruz?

Ve o insanı ne kadar hiç daha önce görüşmediğimiz bir insana kıyaslıyoruz? Orası da tabii zorlu bir şey yani o yüzden de gerçek olmayan bir daha iyisi var mıydı sorusuyla karşılaşıyoruz. Bir başka sorunlu şu bu uygulamalar için hani maddi tarafıyla düşündüğümüzde amaç uygulamaların amacı daha fazla para kazanmak. Öyle olunca bize en doğru eşi buldurmaktan ziyade uygulamayı sürekli kullanmaya devam etmemizi istiyor bu uygulamalar.

İster istemez. O yüzden her yeni gelen bildirim, her yeni gelen eşleşme bizim beynimizde de yeni bir ödül mekanizmasının devreye girmesine yol açıyor. Biz bu uygulamaları daha fazla kullandıkça daha fazla bu uygulamalar bağımlı hale geldikçe aslında bizi ilişki kurmaya değil de sürekli kaydırmaya bağımlı hale getiriyor bu uygulamalar. Yani kaydırdıkça seçeneklerimizi görmek, kimlerin bizi beğendiğini görmek, kimlerle sohbet edebileceğimizi görmek de hoşumuza gidiyor.

Hani şey başarı eskiden mesela online dating uygulamalarında bazı online uygulamalarında iki insanı bir araya getirmek işte evlenmelerine vesile olmak diyeyim. Bu arada evlenmek de bir başarı kriteri midir? Burası çok çok çok önemli bir soru ve böyle olmadığını düşündüğümü biliyorsunuz başka podcastlerde ama neyse yani bu online dating uygulamaları işte böyle evlendirdiği insanlar üzerinden prim yapıyordu. Şimdi artık o da çok yok.

Belli başta bu tarz şeyler var gerçi ama hizmetler, şey gibi gelin bize kaydolun size en münasip eşe dayını bulalım platformları var. Ama bence bunlara da çok da kanmamak lazım. Çünkü böyle bir şey değil aslında. Hele de evlenmek hiç böyle bir şey değil.

Online dating bu alamda daha bile sağlıklı diye düşünüyorum ben. En azından kendi tercihimizi kendimiz yapıyoruz. Neyse, bir de tabii o ilk başta söylediğim yani kendimize aslında bir ürün gibi o pazar yerinde sunuyoruz. Bunu hiç yargılayan bir yerden söylemiyorum çünkü aslında bütün flörtler esnasında yani online datingden bağımsız da hani ilk flört ettiğimiz, ilk date'imiz esnasında hepimiz birbirimizi inceliyoruz ve sadece fiziksel olarak incelemiyoruz tabii ki yani konuştuğumuz konular, ağzımızdan çıkan kelimeler, geçmişimizle ilgili anlattıklarımız, Bunların hepsi karşımızdaki insan tarafından bir değerlendirilmeye tabi tutuluyor.

Biz de zaten böyle karşımızdaki insanı değerlendiriyoruz. Yani böyle bir alıcı gözüyle bakıyoruz birbirimize ve bu zaman zaman yapıldığında kötü bir şey değil ya da yorucu bir şey değil. ama bu böyle devamlı yapıldığında insana kendisini de kötü hissettirebilen bir şey ve bu arada çok daha maalesef bir açıdan çok sıkılabilen ve sadece dış görünüş ya da işte işimiz odaklı değerlendirilmeye tabi tutulduğumuzda ben gerçekten kimim, beni tanımlayan tek şey dış görünüşüm veya işim mi ya da işte ne bileyim bu buluşmada sunduğum persona mı diye düşünmeye başlayıp kendimize olan saygımızı ciddi zedelebilir hale getirebiliyor. Hadi şimdi minik para verelim, sonrasında konuşmaya devam edelim.

Tabii bu işin bir de şey durumu var, yani ister istemez her eşleştiğimiz insana bir yatırım yapıyoruz. Bu arada podcast'ın şu noktasında şey demek istiyorum, sadece online dating olarak düşünmeyin şu andan itibaren anlatacaklarımı. Mesela arkadaşlarınızın sizi eşleştirdiği insanlar olarak da düşünebilirsiniz. Ama yani her yeni aday diyeyim, bizde bir duygusal ve zamansal yatırıma sebep oluyor doğal olarak.

Online dating de bu, onlarca yüzlerce insana dönüşebiliyor. Ve yani ciddi bir aslında oraya zaman harcıyoruz. Ve maalesef bütün çabamıza rağmen bazen de bu ghostingle sonuçlanabiliyor. Yani karşımızdaki insan bizim bütün emeğimize rağmen bir anda ortadan kaybolabiliyor.

Ya da mesela bir insana emek harcıyoruz ama olmadığını düşünüyoruz. Tamam, bitiriyoruz ilişkiyi. Bir yerden sonra bu insan tekrar ortaya çıkıyor. Ben onu unutmak için ciddi bir çaba harcamış oluyorum.

Oraya emek harcamış oluyorum. Tekrar karşıma çıkınca tekrar oraya duygularım uyanabiliyor. Yani böyle zor bir duygusal yatırım, eşitsiz yatırım hali var. Tabii mesela biliyorsunuz şu anda ciddi bir adı konulmamış ilişki enflasyonu var.

Situationship'ler. Biz neyiz? Bu ilişkin içerisinde miyiz? Sen şimdi benim neyimsin?

Biz... Sadece birbirimizle mi konuşuyoruz? Başka insanlar var mı? Başka insanların olup olmadığı konusunda birbirimize dürüst müyüz?

Çünkü mesela ben sadece seninle konuşuyorum belki ama sen benden başka 10 kişiyle daha konuşuyor olabilirsin ve bana bunu söylemiyor olabilirsin. E şimdi ben mesela seninle eşleştim diyelim ki online datingdeki profilimi kapatmalı mıyım, kapatmamalı mıyım? Diyelim ki ben kapattım ama seninki açıksa bu bir sorun. Diyelim ki sen kapattın ama ben kendiminkini kapatmadım, bunu sana söylemeli miyim?

Ben kendiminkini kapattım, seninkinin açık olduğunu bir arkadaşımdan öğrendim problemleri. Bunların hepsi aslında ciddi problemler ve birçok insanın başına geliyor. Yani beni dinlerken ''Aa evet benim de başıma geldi, bu dediğinizi duyar gibiyim.'' Öyle olunca yani bu flört dönemi normal bir flörtün belirsizlik halinden daha fazla belirsizlik içeriyor.

Ve o yüzden de ciddi bir belirsizlik kaygısı yaratıyor insanlarda. Üstelik de o kadar çok kaygı yaratıyor ki Artık ilişkiye girmekten ziyade bu ilişkinin yaratığı belirsizlik kaygısından kaçmaya çalışırken buluyoruz kendimizi. Canım daha az acısın diye düşünürken buluyoruz kendimizi. Bir de tabii şey sorunları var.

Ben uzun vadede bir ilişki beklediğimi söyleyerek giriyorum ilişkiye. Karşımdaki insan evet ben de öyle diyor. Ama sonra bir bakıyorsunuz pıt diye ortadan kayboluyor. Ya da işte cinsellik yaşandıktan sonra ortadan kaybolan insanlar. Uzun vadeli ilişkide başlayıp da bizi çok çok yükselten ama sonra bir yanda işte ghostingde kaybolan insanlar var.

Başta vadedilenle gerçekten sunulan şey birbirleriyle hiç eşleşmeyebiliyor. Ben çok yükseliyorum ama sonra bir yanda yükseldiğim yerden düşebiliyorum. Çok canım yanıyor. Kaç defa yüksekten düşebilirim?

Bunların da hep tabi ki ciddi maliyetleri var duygusallarak. Bir de tabii ki bu yorgunluk hali bizi pasif agresif davranışlara itebiliyor. Yani artık bu da başarısız olmasın diye ben karşımdaki insana yeterince emek harcamamaya başlayabiliyorum. Yani bir kere daha o benim kalbimi kırmasın diye bu sefer ben soğuk davranıyorum.

Yatırım yapmayı, yani oraya ilgi vermeyi reddediyorum. Ya da ben artık kostüm yapan insan dönüşüyorum. Bugüne kadar hep benim kalbim kırıldı. Bundan sonra ben herkesin kalbini kıracağım demeye başlıyorum.

Hepimiz böyle söylersek herkes birbirinin kalbini kırar hale geliyor ve hepimiz yalnızsak neden hala hepimiz yalnızız gibi bir sonuca varıyoruz ama aslında hepimiz yalnız olduğumuz için birbirimize zarar vermeye de başlıyoruz bir noktada. Peki bundan nasıl başa çıkacağız? Aslında bunun en birinci yöntemi ama daha zor olan yöntemi mümkün olduğu kadar yüz yüze ilişki kurma dönemine geri dönebilmek. Yani pandemiden önce bence bu, özellikle bizim toplumumuzda bence çok daha rahat yapılan bir şeydi.

Yani zaten mesela dışarı çıkar otururduk, birinin arkadaşı gelirdi, başka birinin arkadaşı gelirdi. Bir şekilde hani böyle o yüz yüze görüşüp arkadaşın arkadaşıyla eşleşmek çok daha güvenli bir şeyde yaratırdı. Çünkü arkadaşın arkadaşı olduğunda tabii ki bizi hala üzebilir ve hala yüzüstü bırakabilir. Ama o ihtimal biraz daha düşerdu.

Üstelik birbirimize fake kimlikler sunmak. Ya fake derken bu arada illa şey demeye çalışmıyorum. Hani böyle olduğundan bambaşka bir insan gibi kendini sunmayı bile kastetmiyorum. Yani bazı konularda kendini olduğundan daha iyi göstermek ya da daha az kötü göstermek gibi şeylerden bahsediyorum.

Bu ihtimal de azalırdı. Çünkü zaten seni tanıyan bir insan aracılığıyla bir araya gelmiş olalım. Ama işte pandemiden sonra, farkında mısınız bilmiyorum, böyle kalabalık gruplar halinde dışarı çıkma pratiğimiz azaldı. Ya da işte böyle dışarıda otururken birini daha yamsı, birini daha yamsı, birini daha yamsı, birini daha yamsı, birini daha yamsı, birini birini daha yamsı, birini birini daha yamsı, birini daha yamsı, yamsı, birini daha yamsı, yamsı, birini daha yamsı, birini daha yamsı, birini daha yamsı, Burada birini aslında flört daha yorgunluğu daha fazla flörtle çözülebilecek bir şey değil. yamsı, Yani ben bir an önce o kişiyi bulacağım ve böylece bu sorun hallolacakla çözülecek bir şey değil. birini Tam tersi aslında birazcık daha yams

ara vermekle daha iyi hissedebiliriz. Ara verip ben neyi istemiyorum ve neyi istiyorum ya da neyi daha kıymetli buluyorum biraz bunu fark etmek gerekiyor. O yüzden gerekirse uygulamaları tamamen silin ya da hani günde belli bir süre kullanın ama kendinizi tüketmeyin. Birincisi bu.

İkincisi aslında şunu fark etmek ve bununla ilgili de birkaç hafta önce bekarlığa övgü sunduğum bir podcast bölümüm vardı. Açıklamaya koyalım dinlersiniz. Yalnız olmayı, ilişkisiz olmayı bir başarısızlık olarak değil de kendimize döndüğümüz, kendimizi sevdiğimiz, kendimizi dinlediğimiz bir dönem olarak tanımlıyoruz. ve bir sonraki ilişkiye giden süreç olarak değil de yani gerçekten ben bu halimle mutluyum ve iyi hissediyorum.

Bu arada karşıma biri çıkarsa değerlendiririm ama çıkmazsa da onun bir sakıncısı yok olarak gördüğüm bir süreç olarak aslında yalnızlığı görebilmek. Bu arada da mutlaka sosyal networklerimi sağlam ve güçlü tutmak yani özellikle bol bol arkadaşlarımla sosyalleşmek, dışarıda keyif aldığım şeyleri yapmak, kendimi iyi hissettiğim yerlerde bulunmak bana iyi gelecek olan şey. Bu arada zaten aslında normal flört teorisinde diyeyim, normal flört düzleminde Biz sevdiğimiz şeyleri yaparken, sevdiğimiz arkadaşlarımıza vakit geçirirken, sevdiğimiz konserlere giderken, sevdiğimiz hobileri vakit ayırırken, orada birileriyle karşılaştığımızda, oralar üzerinden birileriyle tanıştığımızda, o ilişkiler çok daha sağlıklı ve çok daha uzun vadeli oluyor. O yüzden aslında antidot hep budur.

Bir de, yani varsayalım ki, uygulamalardan çıkmak istemediniz, kaldırmak istemediniz, o zaman da nicelikten çok niteliğe odaklanalım. Yani yavaş flört edelim, slow dating yeni şeyimizde, tabirimizde. Yani daha az sayıda kişiyle eşleşelim, onlarla daha uzun süre flört edelim ve yapabiliyorsak biraz daha vakit ayırarak onları tanımaya çalışalım. Ben bu arada online dating de daha çabuk yüz yüze buluşmanın daha kıymetli olduğuna inanıyorum.

Araştırmalar da bunu gösteriyor. Çünkü henüz tanışmadığımız, yetek kadar iyi tanımadığımız bir insanla mesajla veya telefonda konuşarak çok da derinlikli bir iletişim kuramıyoruz. Zaten yani orada kurduğumuz iletişim çok gerçekte olmayabiliyor. Çünkü biliyorsunuz özellikle mesajlaşmak bazen böyle maskeli bir iletişimle getirebiliyor.

O yüzden mümkünse karşımızdaki insanla bir an önce karşı karşıya gelmek çok daha iyi ve bu karşı karşıya gelmeyi de mümkünse ev ortamında değil de hani böyle bir yürüyüş yaptığımız bir yerde ya da bir kafede bir kahve içmek şeklinde yapmak çok daha İyi bir fikir. İlk buluşmadan ev ortamına girmemek ya da cinsellik yaşamamak birazcık daha derinleşmeyi sağlayabiliyor. Bunları şu amaçla söylüyorum aslında en çok. Tabii ki sadece cinsellik odaklı bir ilişki de yaşanabilir ve istenebilir.

Amaç o olabilir. İki taraf da buna okeyse bunun hiçbir sakıncası yoktur. Ama eğer amaç bu değilse direkt böyle başlamak bazen bir taraf için hayal kırıklığıyla sonuçlanabiliyor. O yüzden de dikkatli bir şekilde karar vermek lazım buna diye düşünüyorum.

Ve her zaman da şunu hatırlamakta fayda var aslında. Her türlü iyi flirt, iyi arkadaşlıktan geçer. O yüzden siz karşınızdaki insanla iyi sohbet edemiyorsanız, iyi bir arkadaşlık bazı oturtamıyorsanız zaten o flirt uzun vadeli olamıyor. O yüzden aslında duygusal yatırımınızı bu amaçla yapmak, yani arkadaşlığını anlamak, tartmak açısından yapmak da önemli diye düşünüyorum.

O yüzden sevgili arkadaşlar, kendinizi flört yorgunu hissediyorsanız, bunun aslında sistemik bir sorun olduğunu, yani sizinle ilişkili değil de yani bu kültürün, bu uygulamaların, bu bakış açısının yarattığı bir sorun olduğunu hatırlayın ne olur. Ve kendinize karşı daha şefkatli olun, neye ihtiyacınız olduğunu sorun kendinize. ve yani flört etmeye gerçekten bunu istediğiniz için bu size keyif verdiği için mi yapıyorsunuz yoksa aslında hani ilişkisiz olmaktan tırnak içerisinde utandığınız için ya da hani bir ilişkide olmayı bir görev gibi algıladığınız için mi yapıyorsunuz? Eğer yalnız başınıza olmaktan mutluysanız, keyif alıyorsanız, kendinizle barışıksınız şu esnada, bir ilişkiye sahip olmak zorunda değilsiniz hiç.

Onu da hatırlamayın isterim. Önemli olan aslında güzel bağlar kurabilmek. Romantik ya da değil. Yani günün sonunda.

Hepinize keyifle flört edebildiğiniz, istediğiniz zaman keyifle flört edebildiğiniz dönemler diliyorum. Ve bir sonraki hafta görüşmek üzere diyorum. Hoşçakalın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)