
3.745 kelime · ~19 dk okuma
Herkese merhaba. Bugün menopozu konuşuyoruz. Ve menopozu konuşmak için şu anda bu konu hakkında Türkiye'de en çok konuşan kişi var yanımda, Melis Alpan. Melis'cim hoş geldin.
Hoş buldum. Teşekkür ederim davetimi kabul ettiğin için. Ben teşekkür ederim. Önce şu kitabı göstereceğim.
Çünkü ben de bu kitabı okuyarak aslında Melis'i davet etmek istedim. Menopoz rehberi. Melis bu kitabı beş ay önce çıkardı ve beş ayda dört baskı yapmış kitap değil mi? Beş.
Beş baskı. Altıya doğru herhalde. Süper. Hikayeyi anlatarak söyleyeyim.
Yani yurt dışındaki kadınların bile menopoz sürecine girmek üzere olan kadınların bile... ...Türkiye'den bizden istedikleri kitap şu an bu menopoz rehberi. Neden?
Çünkü menopoz hakkında hiçbirimiz yeterince bilgiye sahip değiliz ve... ...bilgi kirliliğinden de öte bilgiye eksikliği var değil mi? Evet yani bilgisizlik ve bilinsizlik.
Ben Melis'in kitabını okumaya başladığımda biraz böyle şey bekliyordum aslında ilk başta. Dürüst olayım Melis. Kendi demeyimini anlattığını düşünüyorum. Herkes öyle zannediyor.
Kendi anılarımı. Ya hatta şöyle söyleyeyim, başta o hiç yoktu. İki draft oldu editöre giden. İlk draftta hiç yoktu ve bana editör Hülya Balcı... ...Doğan Kitap'ta arayıp dedi ki yani bunda sen hiç yoksun.
Hani biraz kendini koyman lazım. Ben de böyle ne saçma. Biz gazetecilikte böyle, çünkü haber yazmak ben bile denmezdi. O şekilde öyle bir tedrisattan geçtim.
...of dedim, şimdi benim bu kitapta işim bitti, ben şimdi bunu nasıl... ...yani bununla uğraşamam, vaktim yok falan filan.
Sonuçta ekledim ve çok daha iyi oldu. Ama hani her yerde tatlı, komik şeyler var... ...ama kitabın çoğunu tabii ki de benim kişisel deneyimim değil.
Yani ben o algıyla başladım ve... ...benim için mesela bu kitabı okumak çok keyifli oldu. Keyifli derken... ...keyif,
keyif değil ama yani... ...hani böyle bir sürü uzmanın bu konuya bakış açısını... ...gerçekten gazeteci kimliğine çok güzel bir araya getirdiğim bir kitap olmuş.
Çok da rahat okunuyor bu arada. Sonuçta gazeteci kitabı diyebiliriz buna. Öyle olunca tabii amacım herkesin kolaylıkla okuyabileceği bir kitap. Aslında tıbbi terimler vesaire var ama ben onu mümkün olduğunca her şeyi... ...tıbbi bir konuyu en anlaşılır şekilde anlatmaya çalıştım.
Yani on uzmanla konuşup yazdım. Farklı farklı bölümler var içinde. Ama hepsini sonuçta benim anlaşılabilir olma filtremden geçerek yazdım. Ben kesinlikle bu anlamda söyleyebilirim ki ben çok rahat okudum ki... ...ben genelde böyle bilgi,
bilgi, bilgi kitaplarını okumayı sevmiyorum. Artık böyle akademisyenlikten gelen bir... İşte o editörüm sağ olsun, kendisi çok başarılı olduğu için... ...aralara bazı şeyler eklememle o kolaylaştı. Yani ben çok sevdim ama şeyi söylemek istiyorum.
Yani ben şimdi biz Melis'le ilk tanıştığımız zaman... ...Melis'in şeyi anlattım ben, üniversitede Melis'in yazılarını okuduğumu hatırlıyorum. O yüzden biraz böyle karşılaşınca heyecanlandım da yani onunla.
Hani o böyle hep gazetede okuduğum insan şimdi karşımda. Bir de gazetede eskiden daha böyle bir... ...önemli bir şeydi yani.
Böyle eve girdi, giren, okuduğumuz, vakit ayırdığımız bir şeydi. Dünya çok hızlı değişti. En çok bizim kuşakta değişti gerçekten. Aynen öyle.
Radyoyla başlayıp, kasetten izlemeden işte şu anda nerelere? Yani bir ömüre fazla ilerleme sığdı bence. Katılıyorum ya. Defne'ye mesela ben şimdi şeyi anlatmakta zorlanıyorum.
Kızım eskiden eve gazete girerdi. Biz böyle heyecanla okurduk. Onun şeyleri vardı filan. Yok çünkü öyle bir kavram yok.
Şeyi sormak istiyorum, yani dinleyicilere en azından senin, yani bu menopozda olan sürecini, yani bu sürecin senin için neden önemli bir hale geldiğini... ...en azından senin kişisel hikayeninden anlatalım istiyorum. Sonra verseniz zaten sorularımı sorarım.
Ya şöyle, ben iki bin yılında Radikal Gazetesi'ne gazeteciliğe başladım, muhabir olarak. Sonra Milliyet, editör, muhabir. Sonra Hürriyet, editör, muhabir ve köşe yazarlığıyla. İki bin on sekiz yılına kadar sürdü.
Bu işte belli başlık gazetelerde çalışmam. İki bin on sekiz yılında Hürriyet satılınca ayrıldım. Bir iki sene böyle bağımsız gazeteci olarak devam ettim. Bir yerlerde yazdım.
Ama sonra bir şirkette çalışıyorum, bir strateji ajansında. Bu işe kanalize oldum. Gazetecilikten biraz uzaklaştığım bir dönem oldu. Ama herkes beni gazeteci olarak biliyor tabii.
Şimdi iki bin yirmi dört yılında ben bu cereyel menopoza girince yani ameliyatla yumurtalıklarım ve rahmim alındı. Hiçbir şekilde menopoza dair hiçbir bilgim yoktu. Ben böyle ameliyata konsantre halindeydim. ...işte ne zaman işe dönerim,
ne zaman normal hayatıma dönerim gibi hani böyle hiç... ...yani halbuki her şeyin ne kadar değişeceğinden habersiz bir şekilde... ...sanki sıradan bir ameliyat oluyormuşum gibi.
İki gün sonra toparlanıp hayata geri döneceksin. Sanki safra kesem alınıyor gibi. Tabii hiç öyle olmadı. Ben ameliyattan çıkınca birdenbire ben menopoza girdim.
E bu nedir? Ne yapacağım şimdi? Ne yapmak lazım? Hormon kesinlikle kanser yaparmış.
Hormon almamak lazım derken... ...ben bir hafta içinde, bir hafta sonra doktordaydım ve hormon almaya başladım. Öyle söyleyeyim.
Çünkü o bir hafta delicesine bilgilenmeye adadım. Böyle sabahtan akşama kadar. Ve şunu fark ettim. Hiçbir şey bilmiyormuşum.
Arkadaşlarım hiçbir şey bilmiyor. Hepimiz bu süreçteyiz. Yani menopoza girmemiş olsan da on yıl önce başlıyor menopoz süreci. Ve ne kadar bu ne büyük bir eksiklikmiş.
Bilmek gerekiyormuş. Bütün bunları öğrendikten sonra bu menopoz seri defteri hesabını açtım Instagram'da. Ve orada öğrendikçe öğrendiklerimi paylaşmaya başladım. Başka kadınlardan öğrendim.
Hani menopoza girip de işte benden fazla bilgi sahibi olan o sırada. Orada böyle bir de kadınlar birbirleriyle de konuşmaya başladılar ve bir topluluk oluşmuş oldu. Orada işte benim yeniden içimdeki gazeteci uyandı ve... ...tamam dedim,
bu benim yeni alanım bence. Çünkü işin bir de hak boyutu var şimdi, sağlık hakkı. Öğrendim ki bu bütçelerin, mesela Amerika'da... ...bu funding dedikleri işte,
fondama mı diyeyim, ne diyeyim? Sağlığa ayrılan bütçenin yüzde onu sadece kadın sağlığına ayrılıyor. Bunun da yüzde sıfır nokta üçü menopoza. Dolayısıyla yeterince araştırılmıyor.
Yani bu her yerde gördüğümüz ayrımcılık... ...geldi, burada da karşımıza çıktı. Bu benim için çok tabii gazetecilik açısından iştah kabartan bir anı oldu açıkçası.
Bu düşüncelerdeyken Doğan Kitap geldi, dedi ki biz bir kitap istiyoruz. Bu kitap da aslında böyle oluşmaya başladı. Ben yani kısa bir süre içerisinde... ...hazırladım kitabı.
Haziran ortası çıktı ve... ...kadınlar için bence büyük bir açığı kapattı. Belli ki çok büyük bir ihtiyaç varmış.
Çok, çok. Potansiyeli daha da büyük bence açıkçası. Ne sadece bilgi, ne sadece deneyim, ne sadece araştırma çıktığıları. Her şey içinde var.
Epey detaylı da var. Beslenmeden egzersize, psikolojiden işte hormon tedavisine, menopoz nasıl başlıyor? Yani bütün menopoz süreçleri, bedende ne oluyor? Her şey var kitabın içinde.
Tabii her biri daha da, daha da derinlemesine inilebilir. Ama yani son derece kâfi diye düşünüyorum. Şeyde çok hoşuma gidiyor. Kadınlar sadece kendini almıyor.
Hani bir tane almıyor, birkaç tane alıyor. Kadınlar kadınları alıyor. Ben burada yeni bir savunuculuk alanında bulduğumu düşünüyorum. Çünkü bu longevity'den konuşuyoruz.
Hani pardon ama işte daha orta yaştaki kadın... Hani kadına yeterli destek sunulmuyor. Burada bir hani sağlık hakkı ihlali söz konusu işte. Yeterince bilgilendirme yok, yeterince destek yok.
Dolayısıyla biz şu an... ...hani longevity'den konuşurken bir de dönüp buraya bakmamız lazım. Samimi gelmiyor yani mesela bu noktaya değinmeden benim uzun sağlıklı yaşamdan konuşmak.
Çünkü menopozda bedenimizde olup biten ve bizim onlarla ilgili yaptıklarımız... ...bizim gelecekteki sağlığımızı belirliyor. Evet.
Şunu düşündüm seni dinlerken, mesela Twitter'da... Herhangi bir gün, eğer kendi takip ettiklerini değil de... ...senin karşına çıkanlara bakıyorsan, işte benim karşıma sürekli... ...sauna'ya gir,
sauna ömrü uzatıyor. İşte bilmem ne suplemanı kullan, ömrü uzatıyor ve bunların hepsi erkek. Direnç egzersizleriyle ilgili tavsiyeler verenlerin hepsi erkek. Sağlıkla ilgili tavsiyeler ki, hani hepsi uzman bile demiyorum ama... ...ya bunların hepsi erkeklerden geliyor.
Ve şeyi o kadar eksik bırakıyor ki... ...bir menopoz sürecinin kadında yaratabileceği olası etkileri... ...veya işte bunların sonucunda aslında kadın ömrünün ne kadar etkilenebileceğini... ...tamamen dışarıda bırakan şeyler var.
Yani baktığında yine tamamen erkek egemen bir konuşmadan bahsediyoruz. Evet, işte şimdi biz menopozu niye bu kadar çok konuşuyoruz? Aslında kadın doktorlar batıda... ...başlattılar bunu.
Onlar, yani yine erkek doktorlar konuşmaya başlamadı menopozu. Kadın doktorlar başladı, kadın araştırmacılar. Bu sayede biz şu anda menopozu konuşuyoruz. Yani bizim...
Gerçekten bizden başka dostumuz pek yok aslında yani hani birçok konuda. Hani erkekleri de bir kalemde silmeyeyim ama ne yazık ki hani pratikte buna şart oluyor. Evet, şeyi söylemek istiyorum. Ya ben mesela kitabını okurken şunu düşündüm.
Yani zaten bu perimenopoz, premenopoz bu kavramlar... ...yavaş yavaş gündeme geliyor. Hani ben de kendi yaşım itibariyle bunlarla artık daha fazla... ...haşırdaşır olmaya başladım ama yani... ...mesela bu kitabı okumaya başladığımda şeyi düşündüm.
Ben de menopozla ilgili o kadar bilgisayarlı değilmişim. Yani bundan bir altı ay öncesine kadar ben de... ...ya menopoz işte... Gelecek o zaman ve bakarız o dönemde.
Çünkü annemle de yaptığım bir konuşma da yani, anne sen menopoza ne zaman girdin? Şu yaşımda girdim. Nasıl zor muydu? Geçtik öyle.
Yani öyle bir detaylı bir konuşma yok, ne bekleyeceğini der bir konuşma yok. Dahası da, şimdi düşünüyorum ben annemin de ne kadar... ...ki doktor benim annem, yani ne kadar bilinçle bunu, bu süreçten geçti... ...ben emin değilim.
Şimdinin sloganı şey işte, annelerimizin menopozunu yaşamak istemiyoruz. Aynen öyle senin, hatırlıyorum. Gazete Oksijen'de vardı galiba öyle bir yazın. Verdiğim röportajda galiba evet, slogan o.
Bu da, şu da enteresan. Yani sen gazeteci kimliğinle bu kadar çok şeyi araştıran ve farkında olan bir insansın. Ben kendi alanımda çok fazla araştırma okuyan bir insanım. Şunu da biliyorum, menopozun mesela yakın ilişkilere dair önemli bir orada süreç değişikliği de yaratıyor.
Konuşuruz onu. Kitapta o da var hani, cinsellik ve ilişkiler aslında. Farkındalığım Aynen. benim de kesinlikle daha yeni gelişiyor ve bu beni üzdü.
Yani gerçekten üzdü. Yani çünkü işte bunun etrafında, menopozun etrafında ölürlüğe çok büyük bir sessizlik var. Yüzleşmemişiz belki de hani bir gün menopoza gireceğimiz gerçeğiyle. Düşünmemişiz hiç.
Yani menopoza girmeden menopoz pek düşünülmüyormuş. Neden? Yani çünkü bir kere algı, algısal olarak olumlu bir algısı yok. İkincisi, zaten konuşulmadığı için bizim de aklımıza gelmemiş.
Yani şimdi birileri konuşmaya başlayınca ve... ...neden hani konuşmanın önemli olduğu anlatılınca... ...hem sağlık açısından hem işte diğer toplumsal açılardan... Biz o yüzden şu anda farkına varıyoruz,
bu menopozun... ...konuşmanın, bilgilenmenin önemini. Yani onun etrafındaki o sessizliğin nedenleri de birçok işte kadının... ...bir kere hani yaşlılıkla özdeş olması.
İşte menopozlu kadın, menopozlu teyze gibi aşağılama vesilesi olarak kullanılması. Kadının doğurganlığı bitince sanki işlevi bitiyormuş gibi... ...kodlanması gibi olumsuz algılar.
Toplumda zaten kadın o annelik, doğurganlık, gençlik... ...bunlarla özdeşleştirilen şeyler olduğu için zaten bu bize birazcık... ...kendimize baktığımız o toplum aynasında da kendimiz sanki... ...o işlevleri yerine getiremeyeceğimiz noktada artık işimiz bitti.
Ya da işte o şey tabirler var ya... ...kuruyup kalmak gibi neredeyse değil mi? Ya şöyle, ben mesela ben menopozu çok kolaylıkla konuşabildim.
Çünkü bence bu biraz hani şeyle de ilgiliydi. Ben daha gençken... ...mesela evliliğimin ilk on yılında ben hiçbir zaman çocuk sahibi olmak istemedim.
Ama inanılmaz bir çevre, toplumsal baskıyı çok hissettim. Hani böyle birinin doğum gününe gidiyorsun, bir saat seni birileri çekip neden çocuk sahibi olman gerekiyor? Yani hani ve ne bileyim kibar, şimdi olsa gerçekten hani haddini bil falan derim. Yani sana ne?
O zaman da böyle kibarlıktan oturup dinlediğimi hatırlıyorum. Düşündükçe sinirleniyorum gerçekten. Şimdi o zamanlarda da ben gazeteciyken bu konuyu çok yazdım, çizdim. Hani kadının, çocuk sahibi olmak istemeyen kadınlarla konuştum.
Hatta daha da böyle tartışmalı olan, çocuk sahibi olmak istemeyen kadınlarla konuştum. Hani çokça yaptığım haberlerde kadının değerinin doğurması üzerinden... ...tanımlanmaması gerektiğini hani ortaya koymaya çalıştım.
Dolayısıyla ben hiçbir zaman kadının değerinin annelik üzerinden... ...biçildiğine inanmıyorum. Yani kadın anne değilse başka sıfatı yoktur gibi bir şey.
Yani başka bir... Yani anne olması gerekmiyor bir kadının değerli olması için. Kesinlikle. Burada çok minik bir parantez açacağım.
Özür diliyorum, bölüyorum seni ama... ...gönüllü çocuksuzluk kavramı Melis'in bahsettiği... ...bununla ilgili çok yakında bir podcast kaydedeceğim.
Ben de çok yakınlarda hamilelik sonrası dönemi anlattım. Çok arka arkaya gelmesin diye gönüllü çocuksuzluğu biraz... Gerçelemiştim yanlış mesajlar vermeyeyim herkesin kararı kendine diye. Ama şeyi hatırlıyorum ben de.
Gönüllü çocuksuzluk kavramını beş sene önce, beş altı sene önce... ...ilk biz Yakın İşler'le paylaştığımızda en çok okunan yazılarımızdan biri olmuş. Çünkü gönüllü çocuksuzluk çok konuşulmuyor.
Yani bir kadının çocuk sahibi olmayı istememesi gibi bir hakkı yok. Ya ben bunun menopozu bağdaştırmamak mümkün değil zaten. Evet, yani dolayısıyla şimdi toplum böyle bakan bir toplum olduğunda menopoza nasıl bakıyor? Menopoza da artık çocuk sahibi olduysa da olmadıysa da işlevi bitti diye bakıyor.
Peki o zaman aslında biz menopoza, yani anne olup olmamaktan bağımsız aslında... ...benim en azından şimdiki algım menopoza dair. Benim bedenimin bana getirdiği yeni bir süreç aslında bu.
Yani bir bitiş değil. Evet, yeni bir evre. Yeni bir sağlık evresi, yeni bir kadınlık evresi. Ama sadece biyolojik bir süreç de değil.
Bana inanılmaz iyi geldi menopoz. Çünkü ben şöyle düşünüyordum bu ameliyattan önce. Böyle sanki artık yeni bir şey de yapmam hayatta. Hani öyle bir psikolojideydim.
Yani emekli olurum birkaç yıla. İşte... Belki bir doğaya taşınırım falan gibi düşünceler. Yani yeni bir, hele gazetecilikte yeni bir alana sahipleneceğim hiç aklıma gelmezdi.
Açıkçası bir kere o anlamda bana yeni bir başlangıç oldu. Bu bir kendini yeniden yapılandırma süreci. Çünkü özellikle perimenopozda bu duygusal dalgalanmalar falan çok yüksek oluyor. Ve o zaman kendimi şöyle buluyordum.
Bakkala girdim, bakkalda bir adamla kavga ediyorum falan. Sonra kendimi suçu hissedip gidip, iki gün sonra gidip ben o adamı nasıl bulurum, özür dilerim. Ya böyle saçma sapan hallerde bulurken... ...olumsuz taraflarım diyeyim.
Belki perimenopozda daha da ortaya çıkmıştı. Ben şöyle düşündüm, ya ben kendimi acaba nasıl böyle bir yeniden yapılandırabilirim? İşte kötü karakter özelliklerimi nasıl törpülerim? Bu benim için yeni bir, o anlamda da yeni bir başlangıç olabilir mi?
Gibi. Mesela bu anlamda da bir fırsat bence. Sonra kadınlar, bu genelde bu da olumsuz bir şey gibi algılanıyor ama bence çok olumlu. Kadınlar belki de hayatlarında ilk kez, tabii ne yazık ki hani... ...burada yine sosyo-ekonomik seviye vesaire her şey önemli ama... ...hani birçok kadın böyle... ..."Ben ne istiyorum?" sorusunu sormaya başlıyor.
O güne kadar hep kendini arka plana atmış. Hep başkalarına yetişmeye, hayata yetişmeye çalışmış. Başkalarının derdine deva olmaya çalışmış. İşte bir sürü sırsında sorumluluk.
Kadın ilk kez kendini öne koyup, ben ne istiyorum? ...diye sormaya başlıyor. Bu tabii olumsuz şeylerle sonuçlanabiliyor.
Ne bileyim boşanmaları artabiliyor kadınlar tarafından istenen. Eğer kötüyse o ilişki. Ama kadın için iyi, o anlamda da olumlu bir şey aslında. Yani ilk kez kendini öne koyup kendini...
...mutlu etmeye çalışabilir bu dönemde. İkinci kariyer yapan kadın da çok var. Bir şey gördüm, bir hekim... ...o yaştan itibaren hukuk okuduğunu... ...ve yani kendine yeni bir kariyer kurduğunu anlatıyordu.
Bence muhteşem. Şunlar geldi aklıma. Birincisi şu, çok yakınlarda bir anket yaptık. Altı yüz kadınla ve ankette... ...perimenopoz ve menopoz sürecindeki kadınları karşılaştırdık.
Menopozda, artık menopozdayım diyen o süreci bir şekilde tamamlamış. Postmenopoz ve menopoz arasındaki noktada olan kadınlar... ...çok daha barışıklardı o süreçle.
Yani evet, hala şeyden çok muzdariplerdi. Uykulardaki problemlerden, sıcak basmalarından, cinsellikle ilgili bazı konulardan gireriz onlara da. Ama perimenopozdaki kadınların... Psikolojik olarak daha bir rahatlamış durumdalar.
Evet. Perimenopozdakiler ise çok daha kaygılı, çok daha... ...yetersizlik duygularıyla mücadele ediyor.
Öfke patlamaları çok daha yoğun. Üstelik de bence en büyük sıkıntı burada... ...perimenopozdaki kadınların yüzde ellisinden fazlası aktif iş hayatında.
Evet. Halbuki menopoz sürecindeki veya postmenopozdaki kadınların... ...artık yüzde otuzu emekli olmuşmuş. Ama aslında emekli olunacak yaşta değil. Yaşta değiller.
O da hep ayrı bir konu. Evet, o ayrıca bir konu. Konu, aynen. Şeyi söyleyecektim.
Yani burada aslında şu mesele de var. Yani bu Eric Ellison'un şeyi vardır. Yaşam aşamaları modelinde. Kitapta da Selin Heral anlatıyor.
Anlatıyor. Oraya gelmemiş. Şeyi söyleyecektim, orada üretkenlik dediğimiz konu... ...senin söylediğin ile çok birleşti.
Aslında bu yaşı vermek, bugüne kadar edindiğin bilgilerin artık damıtılmış haliyle... ...etrafa yaymak olarak baktığında çok daha keyifli bir yere dönüşüyor. Ben şirketlere gidip menopozu anlatmaya çok önemsiyorum.
Çünkü iş dünyası burada çok önemli bir noktada duruyor. Şimdi, şimdiki kadınlar, yani günümüzde şu anda kadınların en uzun çalıştıkları dönemdeyiz. ...ve giderek daha çok kadın çalışıyor.
E şimdi bu bahsettiğin gibi bu yaş grubu kadın... Kırk yaş üstü diyoruz artık. Kırk yaş üstü her kadın menopoz sürecindedir diyoruz. Menopoza girmiş olsun, girmemiş olsun fark etmez.
Bu kadınlar en çok bilgi birikimine sahip. En donanımlı, en tecrübeli. Eğer o sektörde veya şirkette ise yıllardır acayip bir şeyden bahsediyoruz. Ayrıca işi daha hızlı yapabiliyor, daha iyi yapabiliyor.
Yani bunlarını hani kayırmak için söylemiyorum. Kendi gençliğimle de kıyasladığımda, kendime de baksam bunu görüyorum. Dolayısıyla şirketler için de iyi bir şey değil bu kadınları kaybetmek. Ama her on kadından biri menopoz nedeniyle işi bırakıyor.
Çok kadın bana da yazdı, emekli olmak istiyorum. İki iş değiştirdim, bu dönemde üçüncü falan filan. Ama bu hem şirketler için büyük kayıp, hem ekonomiler için büyük kayıp. Kaç kadın olduğuna baksak bu yaş grubunda, iş gücünde.
Yani acayip bir şeyler yapmaya da gerek yok. Böyle basit çözümlerle ama en basitinden onu anladığını... ...göstersen, bilse bile fark yaratıyor.
Kadının direnci artıyor o anlamda. Belki menopoz belirtileri geçmiyor ama... ...diyelim bir kadın hiç uyuyamadı o gece.
O gün, ertesi gün işe geç gelse ve sen buna... ...şirket olarak bunu anlayışla karşılıyor olsan, o kadını işte tutabilirsin gibi. İngiltere'de şu anda mesela yeni bir yasa çıkıyor.
Yani bir seneye kadar, bir sene içinde... ...şirketler gönüllü olarak veya bir sene sonra zorunlu olarak... ...bu menopoz dönemindeki kadınlara destek olacak adımları atmak zorunda olacaklar. Evet,
2027 başı itibariyle bu yasal bir zorunluluk oldu. Dikkatimi çekti benim. Yani İngiltere'de zaten başlamıştı. Amerika'da, Avustralya'da, Finlanda'da o menopoz friendly... ...kampani şeyleri.
Menopoz dostu iş yeri İngiltere'de altı yüz galiba. Bizde daha hiç yok hiçbir şey. Yani bu konuda geriden geliyor olmak iyice can sıkıcı oluyor. Çünkü yani kadın çalışan sayısını düşünürsek.
Kesinlikle. Hayır, üstelik de tam söylediğin gibi yani kadının en üretken olabileceği ve verebileceği yaş. Yaş itibariyle bu yaş, kadının belki o çocuk sahibi olan kadınların da artık o küçük çocuk... ...bakımıyla ilişkisinin daha azaldığı.
Evet, genel olarak öyle. Tamam, evet, ergenlikteki çocuklarıyla bazen baş etmeye çalışan Birisinin ergen çocuğu, evet o enteresan bir durum oluyor tabii. bir... Yani kadın menopozda, çocuk ergen. Çocuk menopozda,
çocuk ergenlikte. Bir de kimin de büyümüş oluyor, boş yuva sendromu. Evet, aynen öyle. Onu da hemen açalım.
Boş yuva sendromu, bütün çocukların evden gittiği ve... ...kadının varsa eşiyle baş başa kalıp o... O yuvayı sürdürebilecekler mi yoksa ikisi birden o yuvadan artık uçacaklar mı?
Ona karar verdiği dönem bu da bizi aslında şeye de bağlıyor. Az önce sen de söyledin. Grey divorce diye artık bir kavram çıktı. Grey boşanmalar, elli yaş üstü insanların boşanması ve giderek artıyor bu oranlar bir saniye.
Dün hayatta bir yazı okudum. İşte burada da yine menopoz dönemine denk geliyor. Kesinlikle. Ve o şey, sınır koyma zaten şey harekette var ya... ...hani artık hayır diyorum,
hiç kimseye tahammül etmek zorunda hissetmiyorum. Zaten biraz o kadını aşağılama da oradan geliyor. Tabii. Kadın sesini çıkarmaya başlayınca birdenbire menopozu tezi oluyor.
Çünkü sesini çıkarması işine gelmiyor. Yani kadının özelliği olan bir birey olarak kendini ortaya koyunca... Nasıl bastırılır? Ya dalga geçerek, ya bağırarak.
Değil mi? Yani bu da bir dalga geçme. Şundan hiç fark yok ki, biz mesela daha geniş insanlarla sınırı koyma çalıştığımız zaman... ...sınırı koymaya başladığı anda birey,
karşıdaki insanların hemen şey yapıyor, sen çok değiştin. Hani o sınırı koyuyorum, sınırı koyduğum için kendimi suçlu hissettiriyor. Mesela oradan gerçekten bağlayabiliriz birazcık. O suçlu hissettiriyorum duygusunu aşamadığı için insan tekrar sınır koyamaz hale gelebiliyor bile.
Menopozdaki bu şeyde de sen menopozdasın. O yüzden zaten huysuzsun. O yüzden her şeye karşı çıkıyorsun. Kadına zaten bir yeniden kimlik yaratma hakkı bile verilmediği şeyler var.
Bu da bir tür şey, manipülasyon. Yani seni manipüle edilmemek için de bu süreci bilmek gerekiyor. Çok haklısın. Aslında perimenopozda kadınların kaygılığı, yetersiz vesaire hissetmeleri son derece doğal ama... ...zaten o bize,
hani ben ne getirdim bugüne kadar ve şu an ki kimliğimde ne var? Güçlü yanlarım, güçsüz yanlarım, her neyse bunların hepsinin bir muhasebesini yapmak. Az önce seni söyleyen gibi. Ve hayatım bundan sonraki evresinde neyi daha fazla öne çıkarmak istiyorum?
Ya da hangi özelliğimden kurtulmak istiyorum? Ya da bana yük olan neyden kurtulmak istiyorum? Bu soruları cevaplayıp başlamaya... Aslında böyle bir yeni, yeniden değerlendirme...
Süreci. Kesinlikle, aynen. Psikoloji ile çok ilişkili ve aslında psikolojik dayanıklılık dediğim şeyi tam da burada görüyoruz bence. Yani bu bir zorlu bir süreç mi?
Evet, zorlu bir süreç. Yani menopozdan hiç etkilenmemek mümkün mü? Senin kitabında da vardı bu istatistik. Kadınların sadece yüzde on beşi çok hafif semptomlarla atlatıyorlar bunu.
Ama neredeyse yüzde seksen yüzde seksen beş yaşıyor bunu bedende. Hem yaşıyor hem de semptom olmasa bile ileride işte kemiklerim... Yani işte bilgilenmek çok önemli. Semptom olmasa bile çok önemli.
Çünkü bugün nasıl spor yaptınız işte sizin ileride... Bir konserveyi açıp açamayacağınızı yetmiş yaşlarınızda belirleyen şey. Ya da Alzheimer olup olmayacağınızı. Kesinlikle.
Kadın ömrü uzasa da o ömrü ne kadar kaliteli geçiriyor. Ne kadar keyifli geçirebiliyor. Ne kadar kendisini dinç ve üretken istederek geçirebiliyor. Hepsi perimenopoz ve menopoz sürecinde kendisine ne kadar baktığıyla... ...veya kendi hakkını ne kadar savunabildiğiyle de ilişkili.
Evet, kesinlikle. Bu kitabı okuyalım. Çünkü gerçekten şu anda bence Türkçe en güzel yazılmış menopoz kitaplarından bir tanesi. Zaten kitabın başında da anlatıyor Hülya Hanım.
Yani Türkiye'ye bir kitap çevirmeye mi çalışsak derken, sen aslında buradaki uzmanlarla çok güzel bir kitap yazmış oluyorsun. O yüzden ne olur okuyun. Ben Melis'in menopoz seyir defteri hesabını da seviyorum. Çünkü orada çok güzel böyle şeyler yakaladığında oluyor.
Evet, evet. Orada da disiplinini bir şekilde aslında bilgilendirmeye devam ediyorum. Hem gelişmeleri, hem bazen de evet, bir kadının yorumu mesela sabah vardı bir tane öyle. Aynen öyle, bu sabah gördüm onu.
Çünkü birçok insan onunla özdeş... Duygudaşlık yapılıyor. Zaten belki aslında söylemediğimiz tek şey bu oldu. Bu şimdi podcast diye aşağıyı kapatırken.
Bence bu dayanışma ve komünite kısmı, burada topluluk kısmı çok önemli. Birbirimizi anlamak, tanımak, beraber yol yürümek. Çünkü ben onu gördüm işte o hesabı açtığımda. Kadınlar yalnız olmadıklarını anladılar.
Kesinlikle. Yani ben de sonuçta böyle bir gazeteci olarak da hep kadın meselesini önemsediğim bir taraftır. O dayanışmayı büyütmek de amaçlarımdan bir tanesi. Kesinlikle.
Geçenlerde kendi yakın arkadaşlarımla konuşurken ya ben de menopoz konusunda konuşmaya çalışmaya başladım diye konuştuğumda ay gizem dediler ya sen biz daha genciz yani benim yaşlı arkadaşlarım biz daha genciz menopoza çok var ya bir çok yok. Seninle bence biz bir daha buluşalım ve bu... Kırk yaş üstü herkes süreçte. Kırk yaş üstü herkes süreçte.
Aynen öyle. Yani bu perimenopoz ve aslında premenopoz ve perimenopoz kavramlarını araştıralım arkadaşlar. Kitapta var. Ben mesela kendim fark ettim ki benim son zamanlarda, son bir iki yıldır cildim çok çabuk kuruyor, saçlarım dökülüyor derken bunların aslında perimenopoz derecesiymiş. Tabii,
tabii. Kırk iki yaşındasın. Aynen öyle. Dolayısıyla kırkta başladı aslında.
Gerçekten son iki yıldır başlıyor. Mesela kırk yedi yaşında giriyorsa bir kadın aslında otuz yedide başlıyor. Tabi tabi on yıl geriye gitmek gerekiyor. O yüzden bunları bilelim.
Hiç bunlardan korkacak, zaten korkacak bir şey yok ama bilirsek aslında nasıl bir yolda ilerlediğimizi bilirsek hem birbirimize bunları anlatmak ve... Evet ve güç, o bizi güçlü kılıyor. Bir klişe ama klişeler gerçek. Aynen öyle.
O yüzden umarım podcast dinleyince siz de bu süreçte olan ya da olabileceğini düşündüğünüz birilerine gönderirsiniz. Ve biz zaten bu konular hakkında konuşmaya devam edeceğiz. Mesut'um iyi ki geldin. Teşekkür ederim.
Bence devamı gelir bunların. Evet. Sağ olasın. İyi ki varsın.
Sağ ol.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.