
3.687 kelime · ~18 dk okuma
Merhaba. Umarım annem dinlemezsin. Yedinci sezonuna hoş geldiniz. Karşımda bugün Mine Özkurt var.
Kendisi benim annem olur. Bu sabah ağlayarak uyandım. Annem de sabah yedide uyanmış. Çok heyecanlı bir bölüm.
...bizi bekliyor. Umarım annem dinlemez. 2019'un... ...son günü başladı.
Ve bitiyor. Bu benim için... ...milat... ...bir devrin bitişi diyelim.
Zor bir program. Bizi bekliyor annem. Sorularıma cevap vereceğin için ve konuk olduğun için teşekkür ederim. Her zaman... ...bu programı seninle bitirmek istedim.
Sen geldiğinde dizi bitecekti. Başrolü hep sen oldun bu programda. Hoş geldin. Teşekkür ederim.
Ağlayacak mıydın acaba? Şimdi ağlamamayı düşünüyorum. Çünkü konsantrem bozulur konuşacağız ya. Tamam.
En son bana ayırdığın için. Programı adı üstünde. Umarım annem dinlemez. Hep dinledim tabii ki seni.
Çok güzel bir programdı. İçeriği benim için önemli değildi. Güncel ve gençlik problemlerini dile getirdiğin için seni tebrik ediyorum. Seninle gurur duyuyorum.
Teşekkür ederim beni davet ettiğin için. Ben teşekkür ederim davet ettiğim için. Annem, o zaman sorularıma başlıyorum. Sohbetimiz başlasın.
Rahatlayalım, sakinleşelim. Heyecanımız dindi biraz. Daha doğrusu buralarda bir hüzün gelecektir. Olur olur. O da gelsin zaten.
Umarım annem dinlemez diye ilk duyduğunda ne hissettin diye soracağım. Hatırlarsan ben seni bu programı yapmaya başladım. Ve gerçekten ben programı yapmaya başladığımda... ...program bittikten sonra... ...umarım annem dinlemez dedim.
Ha siktir dedim. Ya annem dinlerse sıçtım dedim. Bu programın ismi böyle çıktı. Sonra bu programı kimse dinlemez sandım ben.
Ve yayınladım. Sonra... Baya böyle ilk 3'e girdi. Bir anda böyle çok popüler oldu.
Ve korktum senden. Seni bir yemeğe çıkardım hatırlıyorsan. Doğum günündü. Çünkü 31 Aralık'ta yayınlandı.
3 Ocak senin doğum günündü. Ben 3 Ocak'ta seninle bir yemek yedim. Ve sana bu programı açıkladım. Anne senden bir ricam var.
Ben bir program kaydediyorum. Umarım annem dinlemez adı. Lütfen dinleme dedim. Ama dedim haberin olsun da istiyorum.
Çünkü duyacaksın belli ki. İlk duyduğunda ne hissettin? Umarım annem dinlemez deyince... ...o başlık zaten anladım içeriğini,
ne olduğunu. Benim dinlememem gereken bir şeydi. Ama ben dayanamadım, dinledim. Tabii ki her fırsatta.
İlk ne zaman dinledin? Sen açıkladıktan üçüncü programında dinlemeye başladım ama baştan başladım dinlemeye. Üçüncü programında. Yani ben... Ben mesela Spotify'dan dinlediğini düşün... Bilmiyordum ya da işte nereden... Buldum onu.
Buldum. Ben bulamadım diye düşünüyorum. O zamanlar pek bilmiyordum teknolojiyi ama buldum. Araştırıp buldum. Ben YouTube'a program yüklediğimde sana yakalandığımı düşündüm.
Hayır. Sen hatırlıyor musun? Hatırlıyorum. Bir gün makarna yiyorduk.
Benim evimde televizyon izliyorduk. YouTube'da Didem'le, kuzenimle bir program kaydetmiştim. Onu keşfetmişsin. Hiçbir şey koymayan bir insan mısın? Evet ama ben daha önce dinlemiştim seni.
Evet ama sonra gelip o makarna tam ağzımdayken gerçekten grup seks mi yaptın demiştin bana. Yani... Yaptın bu arada. Grup seks.
Evet. Şimdi sen 35 yaşında, 36 yaşında bir yetişkin kadınsın. Ben senin seks hayatına karışamam. Bunu...
Söylemen gerekiyorsa, programınsa... ...ben buna karışamam yani. Zaten.
Zaten öyle biri olmadın. Sen her zaman benim hiçbir şeyime karışmadın. Sadece belki aramızda bazı mesafeler oldu. Dün gece de şöyle seviştim diye gelmedim sana hiçbir zaman.
Onları sevmezsin. Yüz göz olmuyor. Tabii ki. Var öyle anılar da var anacığım.
Çok var, çok var. Biliyorum, biliyorum. Bir seks yaptım anne diye gelenler var. Bizim aramızda öyle bir diyanet yok.
Hayır, hayır, hayır. Yok. Herkes kendi özelini kendi yaşıyor. Sadece bir şeylere saygı duyuyorum.
Yani o senin hayatın, bu da benim hayatım. Şimdi anne, seninle biz evet oturup seks konuşmadık. Hiç, ama ben senin libidonun düşük olduğunu biliyorum. Bunu seninle bir, hatta yeni konuştuk.
Sen çok seks yapmayı seven bir kadın değilsin. Sonra evliliğinden sonra... ...bence... ...seks yaptın mı?
Ne yaptım? Ooo, peki libidonun düşük olduğunu kabul ediyor musun? Bunu böyle burada konuşmak istemeye de bilirsin. Ben seni ifşal da etmiş olabilirim.
Tabii canım, yani şöyle... Tabii çok böyle açık şekilde söylemeyeceğim tabii. Sadece şunu söyleyeyim. Ayrıldıktan sonra komplekse girdim bir kadın olarak.
Eşim beni niye aldattı diye. Bunun üzerine de kendime partner aradım ve buldum, yaptım. Evet. Gençti o partner, hatırlıyorum.
Evet, yani eski eşime inat yapmıştım ama... ...çok hoş bir şey değildi. Seks hayatına devam ettin.
Bir genç bir adam buldun. Seks yapmaya devam ettin. Yok, çok devam etmedim. Değil mi?
Sonra bir durdun. Yok, yani o çok kısa bir süre içinde. Sonra kendimi toparladım. Bir daha düşünmedim.
Peki, daha eskiye gitmek istiyorum. Artık böyle seks hayatını çok kurcalamayacağım. Yani kurcalayabilirim de aralarda bunu konuşuruz. Tamam.
Beni büyütürken... ...bende en çok yanlış yaptığını düşündüğün şeyi soracağım. Evet.
Seni büyütürken... ...çok akıllı değildim. Seni çok seviyordum.
Abini de çok seviyordum. Fakat... ...çok iyi bir anne olduğumu düşünmüyorum.
Yani size daha yakın... ...daha yakın takipte olabilirdim. Pişmanlığım bu.
Kendi egomu... ...bırakıp sizlerle daha yakından ilgilenebilirdim. Fakat anne olarak otoriter bir yapım vardı.
Ben kendimden söylüyorum. Yani size sorumluluk vererek... ...kendi ayaklarınızın üzerinde durmanın üzerinde daha çok... ...size faydalı olacağımı düşündüm.
Çünkü ben sizin için... ...ben ilkokul mezunuydum. Ortaokulu dışarıdan bitirdim.
Liseyi de dışarıdan bitirdim. Size yardımcı olmak için. Bu çabalarımla size iyilik yaptığımı düşündüm. Fakat o arada hem evlilik hem çocuklar bana biraz ağır geldiği için fazla ilgilenemedim.
Pişmanlığım bu yani. Anne olmanın ne olduğunu pek bilmiyordum daha doğrusu. Evet, tam bir noktada aslında kendi derdine düşüp çocuklarını bıraktın. Evet, evet.
Anne olmayı bilmiyordun çünkü zorla evlendirilmiştin. Biraz oraya dönelim. İlk evliliğin kaç yaşında oldu? Evet, ben çocuk gelinim.
Yani yaklaşık on beş yaşında. Mecburen evden kaçmak amacıyla evlendim. O da yaklaşık dokuz ay falan sürdü işte. O arada hamile kalmış, doğduğu anda bitti.
Sen abim doğunca, ben hep bu hikayeyi böyle dinledim. Abim doğunca sana bir güç geldi, çocuğunu alıp kaçtın. Evet. Terk ettim orayı. Terk ettin orayı.
Ve o günden beri ayaklarımın üzerinde çalıştım. Ağabeyini bir yuvaya bıraktım. Ağabeyim yatılı bir yuvada büyüdü. Evet. Sen çalışıyordun. Ben çalışıyordum oranın parasını ödemek için.
Bu arada... İstanbul'a kaçtın bu arada Bursa'dan. Hayır hayır ben Bursa'da, şey İstanbul'dayım. Hep İstanbul'dayım. Evlendiğinde İstanbul'da mı? Hep İstanbul'dayım ben.
Evet. Pardon, ailen İstanbul'da. Yok, evet. Kaçıp İstanbul'a geldin sen zaten.
Evlenip İstanbul'a geldim. Tamam. Sonra babamla tanıştın. Evet, o evlilik bittikten sonra yaklaşık... ...altı yedi yıl sonra,
altı yıl sonra babanla karşılaştım. Birbirimizden hoşlandık. Daha sonra arkadaş vasıtasıyla tanıştık bu arada. Çok da beğendiğim için değil ama çok yalnız ve yorgundum.
O arada işte... O da iyi geldi sana. Abim de vardı. Abime de babalık yaptı bir süre.
Evet, evliliği... Karar verdik evliliğe ve evlendim. Sen istenmeyen de bir gelindin. Aa, orasını hiç sormam.
Aslında evli ve evlenip boşandığın için... Evli ve çocuklu bir dul kadındım ben. Babaannen bu işi pek sevmedi. Evet, biliyorum. Biz çünkü gizli evlendik.
Haber vermeden. Gizli gizli evlendin. Biliyorum. Sonra evlilik cüzdanını bulup fark ettiler falan filan.
Bu hikayeleri de hatırlıyorum. Evet. Şu konuya parmak basmak istiyorum. Ben böyle bu programı yapmaya başladığımdan beri ya da sosyal medyada biraz takipçim olduğundan beri... ...benim elit bir kesimden olduğum düşünülüyor.
Bizim aslında senin mesela ailenin ne kadar yoksul olduğu... Cahil. Neyse yani hani cahillik bambaşka bir konu. O da onların suçu değil ama yoksulluğun ne demek olduğunu bildiğin.
...kendi kendini ayaklarının üzerinde durup çalışmanın ne demek olduğunu bildiğin. Ne bileyim ben babamla zor gizlice evlendiğinizde... ...açlık,
açlık çektiğinizi biliyorum. Daha sonra hani biraz paralanmışsınız anladığım kadarıyla. Çok bize, bize denk gelmedi yine. İlkokul, ortaokul rahat geçti falan filan. İşte o demektir.
Lisede yine, yine lisede sıçtık. İşlerimiz güzeldi, evet. Çalıştık beraber onunla bir yere geldik. Sonra tekrar depremden sonra bozuldu yine. Evet sonra ben 17 yaşımdan beri kendi ayaklarımın üstünde duruyorum. Evet doğrudur.
Sen de babamla ayrıldıktan sonradan beri... ...çok güçsüz ve daha böyle kendini yoksul bir tarafa soktuğunu düşünüyorum. Ve bundan hiç hoşlanmadığım için... ...ben de bu benim itirafım olsun.
Sen benim için hep çok güçlü, en güçlü karakterdin. Aslında sen orada beni kurtaran karakterdin. Terapide de bu hep çıktı ortaya. Senin o güçsüzlüğünü gördükçe ben annem gibi güçsüz olmayacağım deyip... ...belki de böyle gözüktüğümü düşünüyorum.
Ağlama. Ağlarım. Orası da ağlanır. Terapistime iki yıl sonra falan... ...senin ne kadar güçlü olduğunu anlattım.
İki yıl boyunca senin sadece güçsüzlüklerini anlattım ve... ...iki yıl sonra bunu duyunca çok şaşırmıştı. Annenin sizin ne kadar güçlü olduğunu ilk defa duyuyorum diye.
Bu mücadelenin... ...bu hayat mücadelenin, o hayatın içinde, yokluğun içinde... ...bir şeyleri bana yaratmanın,
abimle bana yaratmanın... ...en iyi okullara götürmeye çalışmanın işte ne bileyim... ...bir yerde bıraktın.
O bırakınca da artık biz kendimiz... ...devam ettik hayatımızda güçlü olmaya. O bırakman da evet beni daha güçlü yaptığını düşünüyorum.
Yani ben yaşlarımdan... ...daha tecrübeliyim. Üniversite mezunu değilim.
Ne bileyim, oralarda size çok kızıyorum. Ben de aileme çok kızıyorum. Benim eksikliklerimin çoğu nedeni annem ve babam diyorum. Ama bir yandan da... ...bugün burada bunu konuşuyor olmamın sebebi de aslında sizsiniz.
Hani ne yapmak istediğimi daha iyi bilir bir haldeyim. Belki zengin çocuğu olsaydım... ...hala ne yapacağımı düşünen bir halde olurdum.
O yüzden bu benim için bir külfetten ziyade zengin bir hikayeye dönüştü. Tekrar devam ediyorum sorularımı sormaya. Benim fark etmediğim ama senin çok endişelendiğin bir dönemim oldu mu? Evet, oldu.
Ben yalnız yaşamaya başladıktan sonra... Senin de yalnız yaşamaya başladığından itibaren ben her gün seni düşünüyordum. Sen benimle yaşamak istiyordun, ben de seninle yaşamak istemiyordum. Ben senden kaçıyordum.
Hayır, hayır değil. Ben de senin gibiyim. Ben de kimseyle yaşamak istemiyorum ama... ...her gün seni düşünüyorum.
Ne yaptın, ne ettin? Annecim ama bu kadar ağlama. Ama bunda yapılacak bir şey yok. Tamam.
Bu da şey, kapı arsası bağlılık programına. İşte orada o güçsüzlüğümün nedeni yine dediğim gibi... Eski eşimden kaynaklandı. Seni yalnız bıraktım.
Tamam, kimseyi suçlamayalım. Seni yalnız bıraktım, ben kimseyi suçlamıyorum. Neden ve sebep bu. Seni yalnız bıraktım, ben de çok güçsüz kaldım.
O yüzden... ...işte o pişmanlığım, yine o pişmanlığım. Tamam.
Pişmanlıklarımız, keşkelerimiz var. Bunlar bizi hayatta... Şu anda var eden şeyler. Evet.
Peki sence biz benziyor muyuz? Yoksa bambaşka hayatlar mı yaşıyoruz ve yaşayacağız? Bu aslında az önce bahsettiğim... Benziyoruz.
Aynıyız. Şimdi benim yaşantımla kendi yaşantını kıyaslıyorsun ama... Hayır, öyle bir yerden soramadım. Benziyoruz, evet.
Biliyorum benzedin tabii ki. Bütün yaşantın... ...çaban... ...dik duruşun... ...güçlülüğün hep benden.
Aynıyım, aynıyım. Gençliğimsin. Güçsüzlüğüm? Güçsüzlüğün... ...o da sanırım... ...başka genecektir.
Ya. Bana değil. Ya inanılmaz ya. Gerçekten. Ben çünkü çok güçsüz kaldığım zamanlar bile tek başıma mücadele ettim.
Kimseye sığınmadım. Sen de sığınmıyorsun ayrı ama sen tepkini gösterebiliyorsun. Ben gösteremedim. Peki sen annenle... ...senin annenle olan ilişkine dönersek.
Yok gibi bir ilişki var. Senin bir annen yok. Evet. Zaten yeni oldu. Yani biyolojik olarak annem ve babam var tabii.
Hatırladığım en son şey... ...kaç yaşındaydım? Sekiz yaşındaydım.
Komşumun çocuğunun bisikletini alıp... ...kullanmıştım, dayak yemiştim falan yani. Anne ya da baba...
Hatırlamıyorum yani bizi sevdiğini falan. Bu sadece benim için geçerli değil. Tüm kardeşlerim için de geçerli. Biz hep kendi kendimize yetiştirdik.
İçlerinden de işte bugüne kadar... ...bu dünyaya bakış açımla... ...ben yırttım o aileden.
Evet, aileden yırttığını düşünmüştün. Evet, düşünüyorum. Kendi aileni kendin seçtin. Soyutladım yani, evet doğru.
Ama ipleri koparmadım, gittim geldim. Ama çok sevdik, çok sevdik. Biliyorum, bunların içinde ben de vardım. Peki annenle senin bir ilişkin olsun... ...ister miydin? İsterdim,
isterdim. Benim bir annem olsun isterdim. Ben de seninle de çok iyi geçinemiyorum ama... ...en azından bir annem var gene şu anda,
konuşabiliyorsun. Benim de bir gün, bir güncük olsun, bir annem olsun isterdim tabii ki. Bir babam olsun isterdim. Gençken yaşadığın zorlukları kime anlatırdın?
Hiç kimseye. Kime anlatacaksın? Yani anlatacak vakit kalmadı ki. Ben zaten çocukken evlendim.
Kimseye anlatamıyorsun. Ben sana hep bir hayat mücadelesi. Dediğim gibi. Peki annene bakıp... ...ben hiç böyle bir anne olmayacağım dediğin şey neydi? Tabii ki hep her zaman.
Anneme anne diye bakmıyordum ki. Sadece beni... ...doğuran biri olarak baktım.
Tabii her zaman söylüyordum. Belki de bu yüzden... ...hani o sevgiyi alamadığım için eksiklik yaptım.
Ben içimden çok seviyordum. Göstermememin nedeni onlar. Bunu bana göstermediler çünkü. Biraz da oradan kaynaklandı.
Ya da işte benim durumuma düşmeyin diye belki sorumluluk verdim size. Tamam o zaman hadi bir ara verelim sonra devam edelim. Tamam. Evet kaldığımız yerden devam ediyoruz anne.
Küçük bir ara verdik. Evet. Sorularıma devam ediyorum hazırsan. Bekliyorum.
Anne olmak kutsal bir şey mi sence? Peki. Hayır. Kutsal bir şey değil.
Bence de değil. Biz... Ben seni kutsal bir yerde görmüyorum. Hayır, ben de görmedim. Seninle,
annenle ilişkinde böyle bir şey görmüyorum. Ama benim bir sürü arkadaşım annesini tapıyor mesela. Ya da doğuran annelerin çocuklarını daha kutsal bir yerden... ...taptıklarını gözlemliyorum.
Sen bu konuda ne düşünüyorsun? Ben şöyle düşünüyorum. Bir insan tabii ki üretken olduğu için doğum yapacak. Bu doğumun da en başlangıcında, en başında, ilk doğumda insanların yani annelerin...
Babaların egolarından kaynaklanan bir şey. Çocuk doğurmak. Çünkü onlar onu sevmek için doğuruyorlar. Yani yavruların... Aslında kendini anlatıyorsun.
Ben... Herkes böyle olmak durumunda değil. Hayır, hayır. Herkes anne olmak durumunda mı? Hayır.
Üremek zorunda mı? Hayır, hayır. Değil tabii ki. Hiç kürtece oldun mu? Ben ilk çocuğumu... Hamile kaldım bile bilmiyorum ki.
Ben kendimi anlatayım. Çocuk oldu ve doğurdum. Hiç kürtacı oldun mu? Oldum tabii.
Kaç kere oldun? Çok oldum. Beş kere. Doğurgansın.
Tabii canım. Hani diyorlar ya ceketini atsan falan. Öyle öyleydim. Peki ben geçen haftalarda hamile kaldım.
Kürtacı oldum. Biliyorum. Otuz altı yaşında ilk defa hamile kaldım. Bu konu hakkında ne düşünüyorsun?
Bana ilk attı annem seni aradım ve ben hamileyim ve kürtaj olacağım dedim. Kapatınca Tulu sakın doğurma bütün hayatını düşün diye mesaj attın. Evet. Korktum.
Benim anneliğimden mi korktun? Hayır kesinlikle hayır korktum. Sadece şunun için korktum. Daha yeni evlendin.
Evlenmemiş de olabilirdim. Evlenmemiş de olabilir. O zaman zaten hemen git aldır derdim. Niye?
Çünkü yalnız başına olmaz yani bu iş. Hayır, evlenmemiş ama beraber oldun biriyim. Olabilir ama bilmiyorum. Erkeklere güvenmiyoruz. Evet,
evet. Hep yalnız kalırsın yani bu konularda. Hep yalnız kalırsın Tülü. Yani çocuğu sen...
Kendi kendine doğuramıyorsun. Yani ben bir elma ısırıp da hamile kalmıyorum değil mi? Karşılıklı ilişkiden kaynaklanıyor. Değilsin, elbette değilsin.
Beraber yaşayabilirsin. Çocuk doğurabilirsin. Ben çocuk yapmak için evlenmedim. Hayır, hayır.
Halayı çekmek için. Aynen. Bunu söylemiyorum zaten. Bunu söylemiyorum.
Çocuk senin hayatına engel olurdu. Şimdi değil bence. Ha, yaşın yerinde mi? Evet, otuz altı yaş ideal bir anne yaşı.
Ben hem çok üzüldüm hem çok sevindim hamileliğini duyunca. Ama yine orada seni düşündüm yani. Peki sen hiç anne olmamalıydın bence dediğim bir an yaşadın mı? Yaşadım tabii.
Yani ilk doğumumdan sonra çok bu konuda... ...çok yaşadım ama anne olduktan sonraki... ...duygularını aldıramıyorsun.
O sorumluluğu alıyorsun, küçük doğsan alıyorsun işte yani. Keşke olmasaydı dedim tabii demez miyim? Çok zorluklar çektim ben... ...oğlumu büyütürken.
O zaman mesela kürtaj kelimesi nasıl tınıyordu kulağında? Şimdi nasıl tınıyor? O zaman kürtajı bilmiyordum ben küçüktüm dediğim gibi. Ama daha sonra en güzel, yani en kolay yoldu.
En güzel yoldu. Öyleydi yani. Niye? Şimdi yani beş tane çocuk doğuruyor kadın.
Korunmadığı için, bilinçli olmadığı için yapıyor bunu. Sonra bakamıyor onlara. Daha mı iyi yani? Ne yapalım?
Sen de aynısını yaptın. Ben aynısını yapmadım. İki tane çocuk doğurdun. Evet, birini zaten... ...bilmeden,
bilmeden. İkincisini de kürtlerce yap, kürtlerce olmadı. En son işte dedi karşıdaki... ...bir tane yapalım artık nasıl olsa,
yapacağız dedi. Böylelikle sen oldun. Pişman mısın benim olmamdan? Yok, hayır.
Kesinlikle değilim. Ne oğlum ne kızımın... ...hiçbir zaman pişman olmadım.
Tam tersine. İyi ki yapmışım sizi. Siz pişman mısınız benim anneliğimden? Hayır, insan ailesini seçemiyor.
İşte seçemediği için soruyorum. Senin annelerinden ben pişmanlık duyabilecek pozisyonda değilim. Belki hoşuma gitmeyen zamanların olmuştur. Yok yani.
Pişmanlık denmez. Hani benim annem bu olmasaydı da başkası olsaydı gibi. Ay saçmalama. Ama şimdi sen de bana bunu soruyorsun. Benim annem sensin.
Ben sen olmaktan korkuyorum. Ama aynısı, senin aynın olduğunu biliyorum. Ve neyimden mesela korkuyorsun? Senin aynın olmandan çok korkuyorum.
Ve aynının. Ben de farkındayım. Hayır yani bak şimdi... Deliliğimden, manyaklığımdan, her şeyimden... Ama artık sen benden daha delisin yalnız.
Ben yaşlandım ya biraz duruldum. Sana öyle geliyor bence. Vallahi duruldum. Sen de biraz yakından tanı anneni istersen.
Tamam. Yalnız istediğim su peki yakından tanı derken ki şeyin... Kendimi mi? Evet.
Hayır, hiç yalnız hissetmiyorum çünkü siz varsınız. Her zaman hissettiriyorsunuz. Biliyorsun, Selin Aya'nın yanında hissediyorum. Her zaman hissediyorum, evet.
Bu yüzden çok mutluyum. Zaten siz olmasaydınız ben kendimi hiç toparlayamazdım. İyi ki varsınız. Hiç yalnız hissetmiyorum.
Yalnız yaşıyorum evet ama hiç yalnız hissetmiyorum. Çok memnunum hayatımda. Çok sevindim buna. Sence ilişkimiz bu 36 yıl boyunca nasıl değişti peki?
İkimizin mi? Evet, ben çünkü... Bir mor oda yapmıştık birlikte hatırlıyor musun? Bir evimizin beraber ailece yaşadığımız evimize.
Hadi gel odanı istediğin gibi yapalım demiştin. Bir mor oda. Ben hep mor seçmiştim. Halıyı, perdeyi ve ben ne istersem o da olmuştu.
Ve odanın bütün detayları mordu. Ve benim sonra mor en sevmediğim renk oldu. Nefret de ettin orada. Kendimi o odaya çok kapattım.
O odada çok yalnızlaştım. O odada da terk edilmiş hissettim. Ve ben en son herhalde orada belki o odayı kurarken ki ilişkimizi... ...gerçek hatırlıyorum.
Sonrasında hep... ...akan giden kayan... ...işte yıldızlar gibi... ...bir hal aldık diye düşünüyorum.
Bitti mi soru? Bitti. O moro da... Evet, senin zevkinle oluşmuştu.
Sen de mor giymişsin bugün. Evet, bugün mor uğurlu bir renktir aslında. Fakat senin blue çağın çok zor geçti. Çünkü sen çok içine kapanık bir çocuktun.
Öyle her şeyi konuşan bir... Değildin, biri değildin. Acaba sen çok kızgın bir anne miydin? Evet, tabii ki.
Ben de... Nasıl derler? Deli bir anneydim. Evet, doğru.
Sadece o mor... İşte orayı nefret ettiğin geceden söz etmek istiyorum. Ay ne detayları, böyle şeylerini anlatma. Neyse. Travmalarıma girme benim. Tamam.
O da benim travmam. Tamam, hayır. O kadarını... İşte o geceden sonra onu da nefret ettin.
Tamam, okey. Kendi... Kafanda da çelişkilerim vardı. Sadece ben değildim.
Ben onları yakalayamadım senden sadece. Yani suçlu gene benim. Cinsellik hakkında çok konuşmadık seninle gençken. Cinsellik eğitimini doğru verdiğini ya da bana bir cinsellik eğitimi verdiğini düşünüyor musun?
Hayır düşünmüyorum tabii ki. Çünkü bunu hiç konuşamıyorduk ki biz öyle öğrendik. Ben de öyle yaptım. Hiçbir cinsellik konuşamadık yani seninle.
Bana böyle bir soruyla gelmedin zaten. Evet, ben de sana sormadım ama o alan açılır zaten. Ben şeyi hatırlıyorum bir tek, dinleyicilerim de bunu hatırlayacaktır. Reglo olduğumda sana birisi tokat at demiş.
Hani bu geçmişten gelen bir şey gibi. Sen de böyle yalandan bana şöyle... Reglo olduğum an, anne anne reglo oldum dedim de koşmuştun. Altınlıkta yaşıyorduk o zaman, yukarı koşmuştun ikinci kata.
Sonra böyle tokat atmayacak mısın demiştim ben. Pardon bana söylemişlerdi neden tokat mı atmam gerekiyor deyip tokat atmıştım. Ben de heyecanlandım şimdi. Tek cinsallik.
Eğitim denmezdi buna, bir anlamızdı diyelim. Senin ilk seksini merak ediyorum. Ben bu programa konuk olan herkese ilk seksini soruyorum. Şimdi senin tabii çok küçük yaşta evlendirildiğini düşünürsek ve ilk seksinden mi abim doğdu?
Evet. Hemen hamile kaldın. O zaman sen aslında hiçbir şey anlamadın. Aslında biraz o keşfetme zamanlarını çok yaşayamadığın için de hani en başta konuştuğumuz libido düşüklüğün ondan kaynaklanıyor olabilir.
Evet doğru. Yani sen seviştin mi aynı oldun. Kaç yaşındaydın? On beş, on altı yaşındaydın.
On beş yaşındaydım. Yani aslında... ...bir adam geldi.
Öyle. Üstüne çıktı. Evet. Bu arada abimin babası rahmetli.
Rahmetli oldu. Tabii ki yani... ...öyle oluyor sandım ben.
Bir zevk almadın zaten. Tabii ki. Ben çok kaçmıştım yaklaşık bir ay falan. Bir ay uzadın hep seksen, kaçtın? Kaçtım,
evet. Çok zor olmalı. Korktum çünkü. Bir çocuktum ya, korktum.
Ay o zamanlar seks konuşmak... ...ne demek, mümkün değil yani. Zaten konuşmaya geç.
Tabii ki öyle olmadığını biliyorum. Hani konuştuğunuz... Yani o, hani on beş yaşında, Blue çağında falan... ...böyle elli falan bile bir olayım olmamıştı.
O kadar. Hemen seks yapıldı. Tabii tabii. O yüzden sekse bu kadar soğuk kaldım.
Evet doğru. Sen aslında masturbasyon da yapmıyorsun. O zaman. Yaptım.
Daha sonra ama. Ama onu keşfettin yani. Tabii tabii. Bu sende bir travma olmadı.
Evet, ikinci evliliğimden sonra keşfettim onu. Tabii. Evlilik bittikten sonra da yaptım, evet. Ay yaptı be o.
Peki. Bu podcast'ı gerçekten dinleyen anneler varsa ki var. Artık birçoğu benim arkadaşım. Bir sürü anne arkadaşım var artık biliyorsun ben.
Bu programa başladığımda ergen bir küçük kız gibi hissediyordum. Şimdi artık daha evlen, yani olgun diyelim. Evlenmem bununla hiçbir alakası yok da. Bizi dinleyen anneler varsa onlara ne söylemek isterdin?
Seks konusunda. Ya da bizi eleştiren anneler var. Şunu söyleyeyim, ben şimdi... ...seninle karşılıklı bunları konuşabiliyorsam... ...bu yaşta yapabiliyorum artık.
Belki bu programı beş yıl önce de yapsaydın. Aynı şeyleri yine ben de konuşurdum. Yine konuşurdum, fark etmez. O kadar net konuşamazdık bence.
Konuşurduk. O dönemde konuşacak kadar açık değildik. Ben de konuşurken gerçekten senden saklıyordum. Biliyorum. Ailemden saklıyordum.
Sonra bu bir gurur tablosuna dönüştü ya. Evet, evet. Şimdi bu daha rahat konuşma olanı. Ama ben bana beş yıl önce de sorsaydım bunları söylerdim demek istiyorum.
Ben konuşurdum. Sen konuşurdun. Evet konuşurdum. Çünkü neden?
Annelere tavsiye ediyorum genç. Benim yaptıklarımı yapmayın mı diyorsun? Hayır, öyle demiyorum. Çocuklarıyla ilişkilerini... ...her türlü nasıl ona şu yakışmıyor,
bu yakışmıyor diyebiliyorsa... ...seks konusunda da konuşsunlar, rahatlıkla konuşsunlar, konuşabilsinler. O çocukların ya da gençlerin bir şeylerden haberi olsun yani.
...bunu yapsınlar, ay o ayıptır, bu günahtır bilmem ne yapmasınlar. Konuşsunlar, konuşurlarsa o karşıdaki gençler için de bu mahrem olur artık. Başkalarıyla dejeneri bir şekilde yaşamazlar bir şeyleri.
Peki anne bu bölümü kaydettiğimiz için pişman mısın? Hayır, değilim tabii. Yani bunu isteyerek geldim ben. Böyle soruların da olacağını tahmin ettim.
Sabah da görmüştüm, bir göz atmıştım. Ama hiç üstüne çalışmadım. Öyle doğaçlama olsun istedim. Gayet güzel.
İyi ki varsın. Dediğim gibi çok güzel bir yere geldin. Seninle gurur duyuyorum ve yalnız başına ve çabanla geldiğin için... ...seninle de,
abinle de gurur duyuyorum. Çok iyi bir anne olmamama rağmen... ...beni hiç yalnız bırakmadığınız için de teşekkür ediyorum.
Aslında umarım annem dinlemez derken, terapistimin bana... ...annenizin dinlemesini istediğiniz bir şey yaptığınızın farkında mısınız... ...dediğini konuşmuş muydu?
I ıh. Senin dikkatini çekmek için başlayan bir program olduğunu... ...fark ettiğimde artık bu programın üçüncü yılıydı.
İyi ki öyle bir şey yapmışsın. İyi ki öyle düşünüp bu programı yapmışsın. Ama ben seni dinlemeye her zaman hazırdım zaten. Benim için çok zor bir kapanış oluyor şu anda.
Bu program bitiyor. Umarım annem dinlemez. Son kez. Şimdi yayınlanıyor.
Böyle sabah ağlayarak uyandım. Ağlayarak kapatacağım galiba. Ekranlarda ağlayan o kız olacağım. Evet, yani galiba altı sene sonunda bu programı bitiriyorum.
Senin ilk çocuğun çünkü bu program, o yüzden haklısın. Umarım bundan sonra bundan daha daha güzel programlar yaparsın. Sana başarılar diliyorum yavrum. Teşekkür ederim.
Evet, umarım annem dinlemez. Son kez. Bitti arkadaşlar. Dinlediğiniz için yıllarca beni teşekkürler.
Ağlayayım mı? Evet, ağlıyorum bayağı. İlk defa. Bu programı Umarım Annem Dinlemez'in son bölümünü tüm podcast mecralarından dinleyebilirsiniz.
podbmedia.com'dan da izleyebilirsiniz. Bu program izlenebilir olacak. Burada Umarım Annem Dinlemez bitiyor.
Ama podbmedia.com'da yeni programım Ayaklarım Üşüyor devam ediyor. Başlıyor. Hayırlı olsun.
Umarım annem dinlemez. Son kez bitti arkadaşlar. Teşekkürler. Teşekkürler anne.
Ben teşekkür ederim. Benimle bu programı bitirdiğin için.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.