
4.457 kelime · ~22 dk okuma
Erkekler bazen sevmekte zorlanabiliyor. Çünkü böyle tam olarak sevmenin ne demek olduğunu bilmiyorlar. Çünkü kimse bize öğretmiyor, tamam mı? Bir de toplum genel olarak erkeklerin mutlu olup olmadığını önemsemiyor.
Ve erkeklerin bu böyle duygusal kapanıklığı çok kötü şeylere de yol açıyor zaten toplumda görüyoruz. O yüzden bunu nasıl çözebiliriz? Bunu konuşacağız. Merhaba, ben Cem.
Sadece film izlemiyorum, podcast o. Hoş geldiniz. Bugün yazar Bell Hooks'un Değişme İsteği kitabını konuşuyoruz. Ve bu bölümü kadınlar, erkekler, herkes dinleyebilir.
Erkekseniz özellikle dinlemenizi öneririm. Kimseye saldırmayacağım. Erkekler yok olsun demeyeceğim. Tehdit altında değilsiniz.
Zaten sesim çok tehdit... Yani kar geliyordur büyük ihtimalle, biliyorum. Genelde insanlar benden korkuyorlar. Biraz saldırgan olabilen bir sesim var.
Ve görünüşüm de biraz korkutucu. Bu arada bölümlerin başında bilerek böyle uzun şakalar yapıyorum ki böyle şey insanlar var ya hemen kişisel gelişim yapmam lazım ama 10 dakika içinde yapmam lazım. Evet bu şekilde o tarz insanları elemiş oluyorum ve cidden sakin olmak önemli. Mesela bazen metroya bineceğim metro kartını yarım saat önce cebimden çıkarıyorum ve böyle elimde metro kartıyla yürüyorum çünkü şeyim ''Abi birazdan metroya bineceğim, metro kartımı hızlı çıkarmam lazım çünkü metroya bineceğim.'' Yani sakin ol abi,
metroya bineceksin sadece. Tamam, şu an sakinim ve kitabı konuşmaya başlıyorum. Ve kitapta bahsedeceğim şeyleri siz böyle yaşamamış olabilirsiniz belki ya da yaşamış olabilirsiniz. Ama kitap genel olarak hani dünyanın genelinde yaşanan şeylerden bahsediyor.
Eğer böyle yaşamadıysanız da dünyadaki çoğu insan nasıl bir şey yaşamış diye de dinleyebilirsiniz yani. Geleneksel bir ailede büyüdüyseniz dünya genelinde babaların sevgisini kazanmak her zaman bir tık daha zordur. Çünkü onlar böyle size sadece sevgi vermezler, aynı zamanda yaptıklarınızı da değerlendirirler ve ne yaptığınıza göre verdikleri sevgi de değişebilir. İnsanların bu sevgiyi kazanmak için biraz çalışması gerekiyor ve bu yüzden de baba sevgisini anne sevgisinden daha önemli görebiliyorlar.
Ve babalar sevgilerini nasıl açıklayacaklarını bilmedikleri için çocukları, kız veya erkek zorlanıyor bu konuda. Tam bir sevgi hissedemiyorlar. Kitapta Barbara Deming diye birinin babasını kaybettiği andan bahsediyor. Babası böyle evlerinin bahçelerinde kürekle bir şeyler yapıyormuş, çalışıyormuş.
Ve kalp krizi geçirip toprağın üstüne düşmüş. İnsanlar gelmiş kurtarmaya çalışmışlar. Bu arada da Barbara Deming denen kişi ve babasını kavramış ve tutmuş. Ve şey fark etmiş, ilk defa babasının vücuduna gerçekten kendi istediği gibi rahat bir şekilde dokunabiliyor.
Temas kurabiliyor babasıyla. Ve aynı zamanda iki büyük şey hissetmiş. Biri yaz tabii ki babasını kaybettiği için üzülmüş ve babasını özgürce tutabildiği için de biraz üzülmüş. Çünkü babası öldükten sonra ilk defa hayatında bunu yapabiliyormuş.
Diğer duyguysa daha özgür olacağını hissetmiş ilk defa. Gerçekten çok yüklü ve üzücü şeyler yani yaşaması. Bu kitabın yazarı Bell Hooks da mesela babasıyla çok iyi iletişim kuramadığı için, böyle bir sevgi hissetmediği için üniversiteye gittiğinde evini aradığında hani babası açıp alo derse telefonu kapıyormuş direkt konuşmadan. Sonra Berhooks şeyden bahsediyor, böyle babaların çocukları ve partnerleri, eşleri bu insanların değişebileceğini düşünmüyorlar ve bu yüzden hayatlarının çoğunu hani keşke babam eve gelmese bugün ya da başka bir yerde olsa ya da bazıları da yani belki de bilinçaltlarında veya doğrudan hani babalarının ölmesini istiyor diyor daha özgür bir şekilde yaşayabilmek için.
Ve diyor ki yani kadın hakları açısından bir sürü gelişme oldu. Biraz iyiye gitti kadın hakları. Mesela iş gücüne katıldılar ve daha yüksek maaşlar almaya başladılar. Ama erkek sevgisi problemini erkeklerle de konuşup çözene kadar yani hep beraber bir toplum olarak çözene kadar bu problemlerin çoğu devam edecek diyor.
Ve burada o günün, yani bu kitap 2000'lerin başlarında yazılmış, o günkü feminizmi de biraz eleştiriyor. Çünkü bazen sadece tek taraflı kadın hakları üstünden olduğunu ama bunun yani kadınlar ve erkekler olmadan çözülemeyeceğini ve eğer kadınlar erkeklerden tamamen vazgeçecekse hani bunun da çok mantıklı bir opsiyon olmayacağını söylüyor ve şeyden de bahsediyor tabii ki. Bu düşünce biçimi sadece erkeklere özel değil yani. Evet, erkekler üstünden belki ilerliyor ama kadınları da kötü etkiliyor diyor.
Yani çünkü bazen siz de bu şekilde düşünüyorsunuz. Yaşadığınız sistemi isteyerek veya istemeyerek kabul ediyorsunuz ve bunu böyle devam ettirmeye çalışıyorsunuz. Ve bu da etrafınızdakilere zarar veriyor. Mesela Bell Hooks şey diyor, hani bu tarz sevgi veremeyen babalar tarafından yetiştirilen erkek ve kadın çocuklar büyüdüklerinde böyle bir erkek dikkatine çok fazla muhtaç oluyorlar.
Hani bir erkek onlara pozitif bir ilgi gösterdiği an, bu onların hoşuna gidiyor. Çünkü küçükken bu ilgiyi alamamışlar. Tabii ki burada da ilgi gösteren insanın o sistemi devam ettirip ettirmeyeceğini bilmiyoruz. Ama yine benzer bir düşünce ve hareket yapısıyla yaşayan erkekler de oluyor.
ve yani normal arkadaşlık olsun, romantik bir ilişki olsun veya politik bir ilişki olsun insanlar tekrar böyle ilişkilerin içine giriyor ve böyle bir döngü oluyor sürekli. İnsanların o erkek figürünün dikkatini çekmeye çalıştığı ama tam olarak çekemediği ve o yüzden hiç tatmin olmadıkları. Kitap bu arada erkeklerin neler yaşadığına da değiniyor bunlar olurken ve erkeklerin de çok iyi etkilenmedikleri Çünkü tam olarak içten bir şeyi ve birini sevemedikleri için her zaman böyle bir boşluk duygusunda kalıyorlar diyor. Ona da biraz daha değineceğim.
Kitabın yazarı Bell Hooks bu şiddet gördükten sonra ve erkek kardeşi de daha farklı davranmaya başladıktan sonra babası sinirli olduğu için o aralarındaki bağı yavaş yavaş kaybetmişler ve kardeşi de böyle biraz daha kendini tanımayan ve tam istediği şekilde hareket etmeyen birine dönüşmüş. ve yani burada hani iki kardeş arasındaki direkt bağı kopartmış oluyor yaşananlar ve yani bundan daha üzücü bir şey olamaz gerçekten. Tamam hatta şimdi değiniyorum hani şey diyor bu içinde yaşadığımız dünyada erkekler için her şey çok iyi değil diyor yani tabii ki bazı şeyler erkekseniz daha kolay yani zaten Evet, bazı şeyleri... Tamam, bununla ilgili düşünüyordum.
Bazı şeyler o kadar bana şeye geliyor ki... Zaten herkes bunun farkındadır. O yüzden çok fazla konuşmama gerek yok gibi geliyor ki. Ve bu podcastin de çok fazla didaktik ya da birilerinin ne yapması gerektiğini söyleyen bir podcast olmasını istemiyorum.
Ki zaten dinleyicilerinin de çok öyle bir şey istediğini düşünmüyorum. Ama geçen şöyle bir şey oldu. Ben Stoner diye bir kitabı konuşmuştum bundan birkaç bölüm önce. Güzel bir kitap.
O kitapta da bir tecavüz yaşanıyor. Ondan bahsetmiştim. Böyle evli bir çift arasında yaşanıyor ve bu evli çift birbirlerini sevmiyorlar. Tamam evleniyorlar ama birbirlerini sevmiyorlar.
Ve çok kötü iletişimleri. Ama adam hala kadınla cinsel ilişkiye girmek istiyor. Kadınla yatmak istiyor. Kadın da istemiyor.
O yüzden bazen durduruyor adamı. Bazen de durdurmuyor, uyuma taklidi yapıyor. Ama erkek buna rağmen kadınla yatıyor. Yani bir zahmet bununla ilgili bir şeyden bahsetmemem gerek var diye.
Ama sonra bu podcast'ı dinleyen biriyle karşılaştım sokakta. Ve bu kişi bana kitabın o bölümünü podcast'a konuştuğum için özellikle teşekkür etti. Çünkü kendisi de kötü bir taciz olayı yaşamış ve bunu arkadaşlarına anlattığında arkadaşları onunla dalga geçmiş. Ve ben de böyle insanlığı olan umudumu kaybetmedim tabii ki de yani çok üzüldüm çünkü hani ben konuşurken yani zaten bunu söylememe ne gerek var herkes farkındadır gibi düşünüyorum ama işte herkes farkında değil.
Ve evet yani bazı şeyler tekrar bir dakika önceki cümleyi devam ettiriyorum. Bazı şeyler erkekler için daha kolay. Geçen hafta mesela bana bir arkadaşım metrobüsteyken mesaj attı. Çünkü bir erkek yani arkadaşım ve arkadaşını takip ediyormuş ve rahatsız ediyormuş.
Ve yani bunun nereye gideceğini bilemiyorsunuz ve sürekli bu şekilde yaşamak gerçekten çok zor bir olay. Ve yani büyük ihtimalle tanıdığınız çoğu kadının böyle bir hikayesi var yani. İnsanlar tarafından tacize uğrama hikayesi veya böyle sokakta güvende hissetmeme hikayesi var. Ya da yani sadece bu da değil.
Hani mesela okul ortamını düşünün. Okul ortamında erkekler her zaman daha rahat oluyorlar. Yani bunu ben kendi tecrübelerimden de şey yapabilirim. Yani bir bunu düşünmemiştim tabii ki ilkokuldayken de her zaman böyle daha çok espri yapıp daha böyle rahat takılıyordum ve diğer insanların ...böyle neden biraz tutuk olduğunu anlamıyordum yani.
Hani ne olacak ki abi yani şaka yapın falan modundaydım. Hani biraz salın yani rahat olun falan modundaydım. Ama yani bir odada kadın ve erkek varken daha çok erkeklerin sesi dinleniyor. Ve yani... kadınlar hani bu kadar sıkıntı yaşarken günlük hayatlarında erkeklere de güvenemiyorlar çünkü hani kötü nelerin olacağını biliyorlar ve bu yüzden hani onlar da erkeklerle bir vakit geçirirken tam olarak güvende hissedemediği için zorlanıyorlar ve bundan tabii ki normal insan olan
Başkalarını duygusal veya başka türlü manipüle etmeyecek ya da şiddet uygulamayacak erkekler de etkileniyor. Çünkü her zaman böyle bir şeyin olabileceği düşünülüyor. Ve tabii ki bu sadece şey de değil. Hani mesela biriyle ilişkiye başladığınızda bir kişi her şey iyi gidiyorken normal davranıyor olabilir.
Ama ilişki ilerledikçe, diyelim siz bir şekilde ayrılmak istediniz kadın olarak. Ya bu arada bu tam tersi de olabilir. Ama öbür taraf, yani erkek mesela o zamana kadar tuttu öfkesini. Çünkü genelde duygularımızı başka bir şekilde ifade etmekte zorlanıyoruz öfke dışında.
Erkeğin öfkesi o zaman da çıkabilir veya işte evliliğin 10. yılında da çıkabilir. Böyle sürekli sanki patlamayı bekleyen bir böyle bomba gibi ve Bu kimseye iyi gelmiyor yani. Çünkü yani birini sevememek de gerçekten çok zor.
Tam olarak nasıl sevgi göstereceğini bilememek. Yani tabii ki mesela başka şekillerde insanlara sevgi gösterebiliyoruz. Mesela yani birinin yanında olmak ve onu anlamak, onu dinleyebilmek falan tabii ki önemli. Ya da işte birine çiçek alabilirsin ya da yani böyle entelektüel olarak çok havalı da olabilirsin yani modern olabilirsin her şeyi bilebilirsin ama yine de içinden sevmeyi bilmiyorsan veya karşındaki insana açılmayı bilmiyorsan tam olarak duygularını nasıl anlatacağını bilmiyorsan zorlanıyorsun erkek olarak şöyle bir sıkıntı da oluyor bu arada tüm toplumda böyle olduğu için dünyanın genelinde mesela erkekler duygularını anlattığında bazı kadınlar bunları dinlemeye alışık olmuyor Mesela bir kere duygunu söylüyorsun ve çok bir tepki alamıyorsun ya da karşında böyle bir değişim olmuyor.
Çünkü bu arada bazı kadınlar bunu kötü olarak da görüyor. Çünkü onlar da işte bu genel sistemin düşündüğü gibi düşünüyorlar ve erkeğin çok fazla duygu göstermemesi gerektiğini işte havalı. olması gerektiğini düşünüyorlar. O yüzden böyle bir şey söylediğinde belki seni ezik olarak görüyorlar.
Çocuklarını yetiştirirken de özellikle erkek çocukları varsa onlar duygularını gösteremiyor, belli bir şekilde davranmaları gerekiyor. Ama ilişkide de seni ezmese bile sen duygularını anlattığında ne yapacağını bilmiyor çünkü daha önce böyle bir şey yaşamamış. O yüzden belki anlattığın şeyler böyle duymazdan geliniyor yani. Ve sen de sonra şey oluyorsun hani benim dediklerim bir şey değiştirmiyorsa ben ne yapıyorum oluyorsun.
Sonra tabii iki seçeneğin var yani. İlişkide kalmaya devam edebilirsin ya da... ...mutsuz bir şekilde ilişkide kalabilirsin ya da başka bir şey yapabilirsin yani.
Ayrılabilirsin. Değişim olmuyorsa. Ve bazen şöyle bir sıkıntı da oluyor. Bana oldu yani.
Ben lisede veya üniversitede çok fazla böyle arkadaşlarımla duygularımı paylaşmıyordum. Çünkü böyle paylaşılacak şeyler olduğunu da düşünmüyordum ya da paylaşabileceğimi de düşünmüyordum sanırım. O yüzden böyle insanlara biraz sinirliydim. Ama yani hiç sinirli davranmıyordum da şey gibiydim hani kimse beni anlamıyor yani.
Herkes böyle mal falan gibiydim. Ve böyle üniversitede ya da lisenin sonlarında hani insanlarla romantik ilişkiler yaşayınca böyle ister istemez biraz duygularımla ilgili konuşmuş oldum. Ki bunu yapmaya da bilir insanlar yani. Duyguların konuşulmadığı romantik ilişkiler de oluyor.
Gerçi onlara sizce romantik diyebilir miyim falan. Evet, sonra üniversite sonlarında ve üniversiteden sonra böyle yeni taşındığım insanlarla daha fazla kendi duygularımı paylaşmaya başladım ve fena değilmiş yani çünkü hani bir günlüğe de yazabilirsiniz duygularınızı, ne hissettiğinizi ya da kafanızda da düşünebilirsiniz ama cümleler kurarken hani ağzınızdan cümleler kurarken böyle beyniniz düşünmeye çalışıyor. ve onları bir araya getirirken aslında nasıl düşündüğünüzü biraz daha iyi anlıyorsunuz. Bu arada tabii ki bazı insanlar sadece başkalarına bir şey anlatıp kendileri tam bir şey düşünemiyorlar ya da yani bir şey düşündükten sonra üstüne bir şey koyarak ilerlemiyorlar.
Yani bu herkese biraz bazen oluyordur. O yüzden sürekli başkalarına her şeyi anlatmak da böyle dünyanın en ideal şey değil. Olayları anlatmaktansa Bazı insanlar onu yapıyor. Şöyle oldu da, böyle oldu da, böyle oldu da, işte haklı mıyım, haksız mıyım diye.
Yani haksız olmak da değil de duygusal olarak nasıl hissettiğini böyle tanımlayabilmek bence güzel bir şey ve tabii ki bazen kendi düşüncelerinizi ve duygularınızı anlatırken siz de böyle duygusallaşabiliyorsunuz ve genelde o erkeklere olmuyor. O yüzden olduğu zaman böyle ağlayabildiğiniz zaman duygularınızla ilgili konuşurken ya da korkularınızla ilgili konuşurken bence hiç fena olmuyor yani. Ben her gün uyanıp günde bir beş dakika ağlarım meditasyona falan. Ve şey de çok üzücü tabii ki.
Eğer böyle duygularını ifade edemeyen ve hani sürekli nasıl hissettiğini anlamanız gereken biriyseniz, işte kitapta bazen babaların öyle figürler olduğundan ve tüm ailenin onları mutsuz etmemek üstünden döndüğünü anlatıyor kitap. Eğer öyle bir ailede mesela bir kadınsanız zaman geçtikçe Siz de sinirlenmeye, öfkelenmeye ve aynı zamanda da bu yaşananları kabul etmeye başlıyorsunuz ve karşınızdaki kişiye böyle bir nefret duyuyorsunuz. Bu bazı ilişkilerde yani bu olmadan da olabiliyor bu arada yani. Biriyle çok fazla zaman geçirince bazı insanlar böyle kendilerini görüyorlar ya da bazı şeylerden fazla tetikleniyorlar.
Ya tabii ki bunların bazıları çözülebiliyor bazıları çözülmüyor. Ama evet yani kadınlar hani böyle ailelerde eğer öbür kişiyle beraber olmaya devam ettiklerinde kişilikleri artık buna dönüşmüş oluyor. Bu böyle karşındakine sinir olmaya ve pişman olmaya dönüşmüş oluyor ve bu gerçekten çok üzücü. Kitabın bir kısmında ilk babasından uğradığı şiddetten bahsediyor.
Böyle beş yaşındaymış. Bell Hooks'un bir erkek kardeşi varmış ve ikisinin böyle ilgi duyduğu şeyler aslında Bell Hooks daha erkeklerin yaptığı aktivitelere, daha fiziksel şeylere ilgi gösteriyormuş. Kardeşi ise böyle daha sakin bir çocukmuş. Ve günümüzün gençleri bilmeyebilir ama ben küçükken bilye vardı.
Böyle bilyelerle bir şeyler oynardık. Bende sadece bilye vardı bu arada. Bilyeyle ne oynanıyordu çok emin değilim yani. Öyle birbirlerine çarpıştırıyordum falan.
Neyse bu Bell Hooks kitabın yazarı 5 yaşında işte. Bu bilyeler bu arada böyle aile bilyeleriymiş yani. Birkaç jenerasyonluk bilyelermiş. Ve Bell Hooks'un babası tarafından erkek kardeşine verilmiş.
Ama kendisi de oynamayı çok seviyormuş. Ve beraber oynuyorlarmış yani. Kardeşiyle bilye oynuyorlarmış. Çok tatlı.
Ama babası kızının bilye oynamasını sevmiyormuş. Özellikle de Bell Hooks daha yarışmacı ve böyle daha agresif ve heyecanlı oynuyormuş. Erkek kardeşi öyle oynamıyormuş. O yüzden böyle bunları izleyip sinirleniyormuş.
Çocuk erkek kardeşi çok da önemsemiyormuş. Kaybettin mi, kaybetmedin mi? Öyle eğlencesine oynuyor yani. Ve bir gün babası erkek kardeşi çağırmış ve demiş ki artık bunda sadece sen oynayacaksın.
Kız kardeşin oynamayacak. Ama o oynamaya devam etmiş. Ne alaka anlamamış. Dur demiş babası, durmamış.
ve böyle bağırmaya başlamış ve sonra babası böyle evdeki bir şeyi alıp kırıp kızına vurmaya başlamış Bell Hooks'a 5 yaşındaki bu arada şimdi kitaba baktım 4 yaşındaymış yani ve şey demiş sen küçük bir kızsın ben sana bir şey yap dediğimde yapman gerekiyor ve baya bir dövmüş yani Ve sonra odasında cezalı olarak otururken annesi yanına gelmiş ve demiş ki sana, ben seni uyarmıştım bu konu hakkında. Sen küçük bir kızsın ve erkeklerin yaptığı şeyleri yapamazsın demiş. Ve kitabı okurken bu benim en çok şaşırdığım şeylerden biriydi. Belki de ben daha normal bir ailede büyüdüğüm için.
Sürekli bu hikayeyi konuşmuşlar aile içinde. Ben şey diye düşünmüştüm, hani baban seni küçükken dövmüştü ayı diye konuşmuşlar diye düşünmüştüm. Ama Bell Hooks büyürken hep bu hikayeyi hani bak işte dikkat etmemiştim böyle oldu. Hani her an olabilecek bir şeymiş gibi sürekli bu olayı konuşmuşlar.
Gerçekten çok zor. Ve yani hani bir babanın ne yapabileceğini şu an hani küçük kardeş biliyor, Bell Hooks biliyor, erkek kardeşi biliyor, annesi biliyor. Yani adam bu şekilde hani aileyi domine etmiş oluyor. Ve bu normal bir şeymiş gibi kabul ediliyor.
Bu gerçekten tam bir çılgınlık. Bu arada günümüzde de diyorlar ya işte çocuklar çok şımardı arada bir vurmak lazım falan diye yani şaka olarak söylüyor çoğu insan ama bilmiyorum şakası bile kötü çünkü yani biri sana vuruyorsa o kişiyi yani nasıl tekrar doğru bir şekilde sevebilirsin ki yani o yüzden Günümüzde de böyle ailelerde büyüyen insanlar sonra başka şeylere de teslim olmayı seviyorlar. Böyle başka baba bir figürleri yaratıyorlar politik olarak ya da başka şekillerde yeni bir baba figürü buluyorlar ve bu da yani dünyadaki tüm toplumları kötü etkiliyor. Yani aslında bundan kurtulabilsek hani... politik olarak da daha böyle saçma şeyler yaşanmayacak ve bunlar gerçekten hani eğitim olarak verilse mesela Türkiye'de de çok fazla şiddet oluyor yani erkekler tarafından erkeklere uygulanan ya da kadınlara uygulanan çok fazla şiddet oluyor yani
Ve bunun sebebi de erkeklerin hani bu şekilde yaşayabileceklerini zannetmeleri. Bu böyle suça karışan çocuklar falan diye konuşurken insanlar bunu niye yeterince konuşmuyor anlamıyorum. İşte bunlar çocuk, bunlar cani falan diyorlar da yani aynı hareketi mesela 25 yaşında biri de yapıyor. 15 yaşında bir çocuk da yapıyor yani.
Ve bu hani genel olarak Bu şiddet kültürünün bir parçası erkekler tarafından. Erkeklere ve kadınlara yapılan ve hepimiz yani gerçekten çok zorlanıyoruz bu sebepten dolayı. Ve yani bu şekilde büyüyen biri için de hani sürekli sinirli olmaya itilen biri için de bunun içinden çıkmak eğer herkes seni itiyorsa kolay bir şey değil. Ben Türkiye'de çok ayrıcalıklı bir şekilde büyüdüm.
Yani ailem öncelikle hani böyle bir yapıya sahip değildi. ki yani şeye gelirsek hani ailemin ailelerine gelirsek onlar daha böyle geleneksel bir yapıya sahip. O yüzden benim annemle babam mesela yani bununla ilgili hani söyleyecekleri daha çok şey vardır kendi kişisel anıları olarak. Ama ben yani şanslı olduğum için bundan doğrudan çok etkilenmedim ama yine de o şeyi hissettim.
Mesela hani 8. sınıfta dershanede insanlar birbirleriyle flörtleşiyor. Biri birinin eski flörtü diye kavga çıkma konuşmaları oluyordu yani hani işte bizim bir arkadaşımız Arabayla ben çağırırım birilerini falan diyordu kavga çıkarsa öyle yaparız böyle yaparız diyordu ve bu böyle normal bir şeymiş gibi konuşuluyordu. Ben de böyle geriliyordum gerçekten kavga mı edilecek falan diye.
Çünkü yani kavga edeceksen hani gergin bir olay. Bence şey güzel bu böyle dövüş sanatları, taekwondo, boks öyle şeyleri böyle güvenli ortamlarda yapmak gerçekten çok keyifli ama İnsanların bir şey kanıtlamak için kavga etmesi kadar saçma bir şey yok yani. Belki basket falan oynarız. Ya da böyle rap savaşı falan yapsak.
Kültürü yani o şekilde değiştirsek daha eğlenceli olabilir yani. Ve tabii ki bu şiddet olayı erkeklerin savaşa gitmesiyle de alakalı yani. Bu yüzden ütopik bir şekilde değil de yani... hem ütopik hem de dünyayı böyle değiştirebileceğimiz bir şekilde düşündüğümüzde hiç kimsenin savaşa gitmediği ve insanların savaşmadığı bir dünya.
Şu an böyle bazı dinleyen insanlar işte sen salak mısın? Gerçek dünyada yaşıyoruz. Hani bu şekilde dünya ve bunu değiştiremeyiz diye düşünüyor olabilir ama zaten biz ne yapıyorsak dünyada da o oluyor. O yüzden biz davranışlarımızı değiştirirsek dünyada mesela barışın olduğu bir dünya olabilir yani.
Çünkü öbür türlü sürekli sinirlenerek büyüdüğümüzde ve duygularımızı yaşamayarak büyüdüğümüzde... Çünkü babamız veya annemiz erkek olarak duygularımızı yaşadığımızda bize öyle olmaz diyor. Ve sen de sürekli bu duygularını içine atıyorsun ve tek... dışa çıkarma yöntemi öfke oluyor.
Ve yani bu performansı yaşarken de gerçekten sevemiyorsun birini. Çünkü onu o kadar fazla gizlemeye öğrenmişsin ki o sevgiyi yaşayamıyorsun. Mesela şu an Masumiyet Müzesi kitabı da ve dizisi de çok konuşuluyor. Kemal aşık mıydı diye.
Bence hiçbir şekilde aşık değildi yani. Tabii ki aşk yani bir sürü bir şey olabilir. Süsünün olmayı çok sevmiş olabilir Kemal tabii ki. Ama daha çok böyle cinsel bir şey yaşayıp onun mutluluğunu sürekli devam ettirmeye çalışan bir takıntılı bir adamdı yani.
Ve sevgiyi tek bir yerde bulabileceğine inandı. Bu da yani erkeklere ve kadınlara belki oluyordur, bilmiyorum. Bence yani sevgiyi bir sürü yerde bulabiliriz ama tabii ki bu etrafımıza da bağlı. Bu zor bir şey.
Biraz açayım. Bence bu ruh eşi olayları Yani tamamen saçmalık ve bence bir insan böyle bir sürü farklı insanla gerçekten çok iyi bir şekilde anlaşabilir. Tabii ki etraf yani aynı anda demiyorum farklı yani bir sürü ruh eşiniz ya da böyle çok iyi anlaşabileceğiniz insan olabilir. Tabii ki nasıl bir ortamda yaşıyorsunuz?
Bu insanlarla tanışabilecek bir ...şehirde misiniz, etrafınızdaki insanlar ne kadar böyle... ...o da biraz zorlaştırıyor tabii ki meseleyi.
Ve yani bunu şey olarak söylemeyeceğim... ...erkekseniz de kadınlarla flörtleşiyorsanız, ilişki yaşamaya çalışıyorsanız... ...erkekler o kadar içlerine kapanık ve garip şekillerde hareket ediyorlar ki... ... kadınlar böyle duygusal olarak açık bir erkek gördüklerinde gerçekten şaşırıyorlar.
Ama tabii ki bu yani şey değil hani, bir ilişki taktiği değil. Duygusal olarak açık gözüküp, sonra biriyle ilişkiye girip, o kişiyi gerçekten... Hani böyle bir taktik değil, gerçekten bir şeyleri sevebilmekle alakalı yani. O yüzden hani, daha iyi flörtleşeyim, insanlarla daha iyi olabileyim diye...
Bilmiyorum. Son amaç o olmamalı. Zaten kitap burada cinsellikten de bahsediyor. Ve erkeklerin daha fazla cinselliğe meraklı olmasının sebebini sevememek olduğuna bağlıyor.
Çünkü Bell Hooks diyor ki, erkekler cinsel ilişkiye girdiklerinde biriyle seviştiklerinde bu duyguları yaşayabileceklerini, bu yakınlığı yaşayabileceklerini düşünüyorlar. Ama yine de o kafa yapılarından dolayı bir şey yaşayamıyorlar. Ama böyle başkalarıyla tam olarak yakın olabildikleri tek an o olduğu için sürekli bunu tekrar etmek istiyorlar ama sürekli bir başarısız oluyorlar. Hani çünkü o sinirleri sevgiye dönüşemiyor.
Ne kadar sevişirlerse sevişsinler. Ama aramaya da devam ediyorlar. O yüzden böyle bir döngü oluyor ve işte günümüzdeki çekicilik ya da porno kültürü de bu şeyi maalesef arttırıyor. Ki yani burada yani insanların çok sevişmek istemesi bir problem değil.
Sadece bunu sevemeyerek yaptığında tam olarak tatmin olmamaktan bahsediyor. Ve sürekli bir performans halinde yaşadığın için bu erkeklik algısını tam olarak rahat da hissedemiyorsun. Ve yine bakarsanız toplumumuzdaki her küfür böyle cinsellikten kaynaklanıyor ve İngilizce'de de öyle. Mesela fuck you diyorsun hani sikeyim seni diyorsun.
Ve bu da aslında hani öfkeyle yansıtılan bir şey. Yani demek ki insanlar bu aktiviteyi Normalde yaparken de bunu hissediyorlar ki hani seni sikeyim diyorlar. Hani o sinirlerini bastırmak için yapıyorlar. Ama demek ki işe yaramıyor yani.
Ve ben bu küfür etme olayıyla ilgili de konuşuyorum. Bazı insanlar şey diyor işte küfür ediyoruz ama yani cinsiyetçi değiliz. O yüzden hani zaten dilimizde olan bir şeyi neden değiştirelim ki falan diyorlar. Ama bunların hepsi böyle çaktırmadan Bu tüm patriyarki, yani erkek egemen toplumu, tabii ki erkeklerin de sıkıntı çekmesine sebep olan, bunu destekliyor.
Ve yani sanki yapılan cinsel aktivite tek kişi tarafından yapılıyormuş gibi konuşuluyor bu küfürlerde. Ve yani öyle bir şey yok. İki kişinin beraber yaptığı bir şey ve eğer tek kişi tek başına yapıyormuş gibi hissediyorsa bu da yani çok büyük bir problem. Ve bundan sonra Bell Hooks şeyden bahsediyor.
İnsanların çalışma hayatının da tüm bu sistemi nasıl desteklediğinden bahsediyor. Bu arada podcastin şu kısmına kadar patriarki kelimesini kullanmadım çok fazla. Çünkü biraz çekindim açıkçası. Daha fazla erkek bu bölümü dinlesin ve hani fikrini değiştirsin istiyorum.
Ve böyle patriarki ya da erkek egemen toplum deyince insanlar bazen hani hemen alınıp aa falan diyebiliyorlar. Aslında zaten bu bölümün adı şey falan olmalıydı. Kadınlarla nasıl konuşulur? Şimdi yani bölüm başlığı şey falan olacak.
Erkekler neden sevemiyor? Erkekler tıklayacak mı bilmiyorum yani. Bu da büyük bir problem. Zaten podcastin %75'i kadın dinleyici yani.
%25'i erkek. Sizin omuzlarınızda büyük bir yük var sevgili %25. Erkek arkadaşlarınıza bu podcastı atın ve sonra okulda sizi bir güzel dövsünler. Şaka yapıyorum.
Öyle bir şey olmaz yani. O kadar da değil. Ama böyle şeyler oluyor. Yani ben iki sene önce bir tane arkadaşımla böyle konuşuyorduk ve ben hani günlük yazmaktan, şiir yazmaktan falan bahsediyordum.
O da böyle açık bir şekilde dedi ki, bizim erkek arkadaş grubunda biri şiir yazsa biz onunla dalga geçeriz. Abi neden biri duygusunu ifade ettiği için biriyle dalga geçiyorsun yani? Gerçekten çok üzücü şeyler. Tamam, bunları söylediğimize göre şimdi...
kapitalizmin ve patriarkinin ve insanların iş hayatının bu erkek egemen toplumu nasıl desteklediğini konuşabiliriz. Çünkü Bell Hooks bundan da bahsediyor. Diyor ki insanlar, özellikle de erkekler böyle duygusal olarak tatmin olmadıklarında kendilerini daha çok işe veriyorlar. Ama iş de genelde onlara yardım etmiyor.
Çünkü iş yerinde de hiyerarşi var. Yani senin patronların var, yapman gereken şeyler var. Yeterince bir şey satman gerekiyor ya da birinin mobbingini çekmen gerekiyor. Ve iş yerinde de bir şekilde sömürülüyor çoğu insan.
Ama sen de diyorsun ki ben problemlerimi işimde çalışarak çözeceğim. Çalışıyorsun çalışıyorsun. Sonunda yani ya bunun bir karşılığı olmuyor para olarak ya da para olarak bir karşılığı oluyor. Yani tabii ki para hayatı çok kolaylaştırıyor.
Yani buna hayır demek yalan olur. Ama senin içindeki o sıkıntı orada durmaya devam ediyor. Ve insanlar da biraz hani o duygularını bastırmak için bu kadar çalışıyorlar. Ve çok da boş kalmak istemiyorlar.
Boş kaldıklarında da sosyal medyaya bakıyorlar. Yani bu aslında günümüzde çoğu insanın yaşadığı bir şey. Burada kitap 2000'lerin başında yazıldığı için sosyal medya yok da kitapta böyle insanların boş kalmama duygusundan bahsediyor. Biraz hani sosyal medyada günümüzde o işe yarıyor.
Bir şey hissetmekten korkuyorsan... sosyal medyada uzun süre vakit geçirebiliyorsun ve gerçekten bir şey hissetmiyorsun. Kitap, feminizmin insanlar tarafından nasıl görüldüğünü de konuşuyor. Günümüzde bu feminist hareketin erkeklerin hayatını kötü etkilediklerini düşünenler de var.
Çünkü günümüzde gerçekten yani bilimsel olarak erkekler daha yalnız, daha depresif ve okulda da başarısız. Yani gerçekten bu sistem şu an insanlar için yani herkes için çok bir işe yaramıyor. Ve tabi ki günümüzde böyle şeyler de oluyor. Bazı erkek böyle influencerlar feminizm yüzünden erkekliğin bu şekle geldiğini ve bunun çözülmesi için eski yöntemlere dönmemiz gerektiğini söylüyorlar.
Ama zaten eski yöntemler yüzünden dünya böyle aslında. O yüzden insanların böyle dışarıda değişik şeyler yapması insana iyi gelebiliyor. Mesela ben bu podcastta daha önce müzikal yaptığımdan bahsettim. Lisede müzikal kulübüne girmiştim ve gerçekten bana çok yardımcı olmuştu.
Çünkü orada dans ediyorduk ve şarkı söylüyorduk ve böyle birbirini kabul eden tatlı insanlar vardı. Sanırım hani böyle müzik falan yapan... Bu arada yani sanat camiasındaki insanlar, annem babam tiyatrocu olduğu için de böyle fark edebiliyorum. Hani çok değişik egolar ve çılgınlıklar da olabiliyor.
Ama lisedeyken, müzikal yapan insanlarda çok öyle bir şey yoktu. Zaten bir yarışmamız falan da yoktu. Gerçi bir kere ödül töreni olmuştu lisedeki tüm oyunlar için. Ben de en iyi yardımcı, erkek oyuncu ödülünü almıştım lisemde.
Ama almam çok kolaydı çünkü oynadığım rol böyle. Luxus Hayat'ta bir erkek oynuyordum, bir kıza yürüyordum galiba erkek olarak. Ve sonra yürüdüğüm kız yok, şöyle oluyordu. Ben mafyayla başım derde giriyordu.
Sonra mafyayla başım derde girdiği için ben kadın kılığına giriyordum. Mafya beni tanımasın diye. Sonra tabii ki mafya bana aşık oluyordu. Sonra böyle evlilik yani düğün falan olacakken bir anda böyle her şey ortaya çıkıyordu ve bir şekilde çözülüyordu.
Nasıl çözülüyordu hatırlamıyorum. Haldun Dormen'in lüks hayat oyununu oynamıştık ve bayağı keyifliydi. Aynen böyle şeyler insanlara iyi geliyor. Yani ben o sırada da aşırı duygusal bir insan değildim.
Ama en azından vücudumu rahatlatmıştı bir şekilde. Yani spor da tabii ki iyi gelebiliyor. Ya da böyle başkalarıyla beraber olmak iyi gelebiliyor. Dışarı çıkıp yürüyüş yapmak iyi gelebiliyor.
Evet, kısacası bu kitap kadınlara da daha farklı bir şekilde feminizme yaklaşın. Sadece erkekleri dışlayarak değil, onları da kapsayıcı bir şekilde yaklaşın diyor. Bunu da daha önce konuştum yani. Etrafınızdaki insanlar aşırı agresifken ve güvende hissetmiyorken bunu yapmak zor olabilir.
Ama bunu da genel olarak herkesle konuşmak ve insanlara bazı şeylerin yanlış, bazı şeylerin doğru ve bazı şeylerin neden kaynaklanıyor olabileceğini söylemek hepimize iyi gelebilir. Ve ben bu arada şeyi de anlamıyorum. Mesela Epstein meselesinde herkes nasıl böyle bir şey oluyor, nasıl böyle bir şey oluyor falan diye konuşuyordu. Aslında yani tabii ki çok şaşırılacak ve çok kötü ve çok üzücü şeyler ama yani dünyada zaten şiddet oluyor ve bir sürü kötü şey oluyor.
Yani yaşadığımız dünyadan çok farklı bir komplo teorisi ortaya çıkmadı aslında. Aşırı zengin insanların kadınlara ve çocuklara yaptığı şeyler ortaya çıktı aslında. Yani burada da Bell Hooks'un dediği hani... ...White Supremacist Capitalist Patriarchy... ...aslında Epstein dosyası tamamen uyuyor yani buna.
Bundan sonraki bölümde tüm Oscar adayı filmleri konuşacağım. Yani sadece en iyi film adaylarını konuşacağım. O bölümde görüşürüz. Kendinize iyi bakın.
Dinlediğiniz için çok teşekkürler.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.