Podcast

En Geçin En Erkenindeyim

Aplalar

2 hafta önce
İzle
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Ayşenur'un vücudundaki tüm su çekilmiş. Nursena intikam peşinde.Aplalar bu bölüm çocukların nasıl yapıldığını, Ezel'in burnunu, korunması gereken erkekleri, ev sahibi amcaları ve 2.2 milyar liranın kaç afrika fili ettiğini tartışıyorlar.

Sorularınızı [email protected] mail adresine bekliyoruz.



Bu bölümde:


(00:00) Yüz Nasıl Gerilir?

(03:17) Tatlı-kam

(09:25) Çocuk Nasıl Yapılır?

(12:32) Gruptan Çıkmak Genetik mi?

(14:05) Nereden Ablan Oluyorum?

(18:14) 80 Yaşında Yakışıklı Bir Beyefendi

(21:49) Ben Buna Değerim

(23:16) Ay'a Yolculuk

(28:55) No Fear Şapkası




Yaratıcı: Yılmaz Sisters (Nursena Yılmaz - Ayşenur Yılmaz)Yapımcı: Podbee Media



Bu bölüm reklam ve sponsorluk içerebilir.

Bölüm Transkripti

4.502 kelime · ~23 dk okuma

Aplaları podcast olarak dinliyorsanız izlemek için de PodBee app ve podbee.com'u kullanabilirsiniz. Yüzünü böyle böyle yaparak gelemezsin. Aa!

Evet. Böyle yapınca orada durmuyor. Anladın mı? Yapıştırabilirsin.

Erwin'in nevinlerin şu hareketlerini yapacağım ben de. Aa! Aşağı. Aa!

Transkriptin tamamını oku

Aşağı. Nereden alacağım? Yapıştır. Neyi alacağım?

Yapıştır. Deriye. işe yarıyor mu hakikaten böyle kal bütün gün sana şeyler yapanlar var ne bunlar ya bilmiyorum eski insanlar bunları daha çok yapıyordur ben şey düşünüyorum işe yaradığına inansak gerçekten işe yarar mı çünkü inanmak çok önemli öldükten sonra da mesela kendi zihninde nasıl bir cennet var cildimi ne kadar ellemezsem ve kötü bakarsam o kadar parlar ben ona inanmıyorum Açmazlarınızı açmaya Sana ciddi anlamda bir şey söyleyeyim mi Gerçekten cildime son zamanlarda Çok iyi baktığımı düşünüyorum Ama her defasında Doktora gittiğimde Çok kuru Su içmiyor musun su içmiyor musun İçiyorum kardeşim İyi de bakıyorum İçiyorum da Demek ki Allah vergisi bu şekilde yani Su içmek de yaramıyor benim cildime Sen neden hemen negatifle başlıyorsun Doktora mı diyeyim sen diyeyim Siz o kadar okumuşsunuz ama İletişim becerileriniz sıfır Bir gidin iletişim yüksek lisansı yapın de Sen su içmiyor musun?

Allah Allah Nereden anladın sen de bana dedin Bazen çok kuru gözüküyorsun dedin Bazen suyun çekilmiş gibi gözüküyorsun Böyle gelmiş biri çok susamış da Senin bütün suyunu içmiş gibi duruyorsun Şu an öyle mi duruyorum? Hangi anlarda öyle duruyorum? Biraz yardımcı ol bilelim Bade Mesela hangi anlarda? Gecenin ilerleyen saatlerine kadar oturuyorsak Bak mesela gecenin belli noktasında üç buçuk dört gibi yani çok güzel durmuyorsun.

Bir zahmet yani. Hani öyle çekilmiş. Zaten çekilmiş. Evet onu diyorum.

Onu diyorum alınmana gerek yok. Nursela sen bana bunu böyle gün içinde bir saat söyledin de. Özür dilerim. Hatta yapmışım.

Böyle bir şey değil hayat. Arkadaşlar yapıp yapıp özür dilemeyin. Hiçbir anlamı yok. Sen de yapıp yapıp özür dileme.

Yapma özür dileme. Hiç özür dileme. Hiçbir şey yapma özür dileme daha iyi. Sen de hiç özür dilemiyorsun ki.

Ya sen diliyorsun da ne oluyor? Bak bir şey söyleyeceğim. Bu konuya bak konuşma Sinirleneceğim Bir şey söyleyeceğim O dinlemiyor Sadece şunu söylemek istiyorum Geçen kavga abuk sabuk bir şey söyledi bana Hiçbir şey de yoktu ortalıkta Bana bir laf etti çok sinirlendim Gerçekten de konuşmadım iki buçuk saat Sonra eve vardık falan Böyle yapıyor bana Tamam tamam özür dilerim Evet çünkü çocuk gibi uzatacaksan Özür dileyim Tamam tamam Böyle yapacaksanız arkadaşlar özür dilemeyin daha iyi okusana ablalar intikam geceden soğuk yenen bir yemek midir intikam peşinde intikam abi intikam böyle insana bir süre sonra kendisine yapılan şey için hayatta tutuyor bir saniye bir şey konuşuyorum bir şey konuşuyorum intik a** peşinde dedi Nur sana al kameraya da bak yap nereden böldüğünü anladınız mı arkadaşlar intikten böldü ya değdi mi ya benim sözümü kes bana evet takarım İntikam soğuk yenen bir yemek mi?

Hayır intikam bir kere yemek değil. Bir duygu. Yiyemezsin. İntikam.

Sen duygularını yiyebiliyor musun? Duygularımı ben yiyebiliyorum bazen. Gece oturup mesela yediklerim genelde duygularımı yiyemek oluyor. Kimse gülmüyor onlar genelde.

Evet. Soğuk olmuyor ama yani. İntikam soğuk yenen bir yemek değil. Aslında mesela sana bir şey yapılıyor.

Mesela yani hep bana bir şey yapılıyor da mesela bir tanesini. Soruyu okumadın Ayşenur. Ya okudum abi. Nedir soru?

Soğuk genel hayır deyip geçerim az önce. İntikam soğuk genel bir emek güldü. Tamam okey buyur. Kapıyı geçip sorayım.

Hayır. Niye bu şekilde sığ bir şekilde yaklaşmak istiyorsun belli ki sen? Hayır. Diyorum ki ben sen bana bir şey yapsan ve mesela bu yaptığını bildiğimi de fark etmesen ve senden intikamımı almaya çalışsam tamam mı?

O çok haz verici bir şey. mesela şöyle biz Nursaner'de bir kere uçakta kavga etmiştik uçağa binmeden uçak sırasında yan yana oturmak zorunda kaldık tabii ki çünkü koltuklarımızı önceden almıştık bu o kadar sinirliyim ki size anlatamam yani hani 3 saat falan yolu gidiyoruz ve yol boyunca da sinirliyim indik hala sinirliyim falan sonra bu tabii ki de aptal olduğu için kalktı bir baktım kulaklığı arkadaşlar uçağın sırasında oturduğumuz yerde bir kulaklık bir adet kulak üstü böyle o şişkinliklerden kulaklık var Şöyle baktım, baktım, baktım. Yemin ediyorum son anda almaya karar verdim. Almayacaktım.

Çıktın gittin sen. Tabii ki de biliyordum çıkıp gideceğini. Adım attım. Koridora tam adım attım.

Sonra geriye doğru bir hareketi yaptım çıktım anladın mı? Aldım kulaklığı. Ama yapmayacaktım. Yapmamaydın.

Bu intikam olur muydu orada bıraksaydın? Bu intikam değil. Orada bıraksaydım intikam olur muydu? Bu tatlı kam gibi bir şey.

Tatlı kam. Tatlı kam. Yani intikamla hiç alakası yok bunun. Çok tatlı bir şey.

Kendi kendine, safi yani çocukça bir yerden böyle şey yapıyorsun. Ama senin için yorucu olurdu kulaklığına eğer uçaktan. Ne olacak kulaklık uçakta kalmış kalmış. Peki şöyle desem ben gördüm ama almadım.

Bu da intikam değil bu da kötü bir insan olduğunun anlamına gelirdi. Hep ben hep ben. Sen salak değilsin o kulaklığını orada bıraktığın için. Ezel'in ameliyat geçirip Ömer'den Ezel'e dönüşüp yıllar sonra Eyşan'dan ve Ali'den falan intikam alması bir intikamdır.

Yani burada intikam gerçekten soğuk yenen bir yemektir. Ne oldu Ezel kendini yordu. Bak soğuk yenen bir yemek burada neden? Neden? Çünkü yemek sıcak değil. Bekli bekleme süresi o soğuk demek.

Peki soğuyana kadar... Soğuk olması için kaç sene? Süre sınırı nedir bu? Ezhel'de işte bir 10 sene falandı. Bir de estetik ameliyat olmuştu o.

Yani aslında Ezhel... Orada beni en çok etkileyen Ömer'in burnu düzgünken ameliyat olup kemik ekletmesi. Kenan Emirzaloğlu olmak için. Abi yanmıştı ama Ezhel.

Burun yaptılar ama... suratı dağılmış toparlamaya çalışıyorlar ancak bu kadar toparlanabildi burnu o Kenan İmizalıoğlu'ndaki bence yani evet benim şeyde Ömer'in ezel olmadan önce Ömer'in çok daha düzgün bir burnu vardı böyle kavisli estetik ameliyattan sonra bayağı kemikli ve büyük bir burnu oldu demek ki öyle istiyormuş öyle istiyormuş değil Nursela bazı estetik ameliyatların da bir sınırı var yani Ömer'in suratı yanmış mıydı ki? öyle bir şeydi evet niye estetik ameliyat oldu bir şey olmadı mı ona? intikam almak için saçmalama ya Evet. Monte Cristo konutu mu?

Abi tanımasınlar beni burnuma kemik yapın. Bence öyle bir şey olmuş. Hiç böyle düşünmemiştim. Olabilir.

Dolayısıyla intikam kötü bir şey. Benim gibi tatlı kam peşinde koşun. Tatlı kam. Benimki daha tatlı.

Ya intikam alacak kadar kimseden nefret etmeyin. Değmez ya. Siz büyük ihtimalle intikam aldığınızda... Bunun da böyle şey büyük büyütüç lafları. Evet.

Ben yaşımı bekliyorum zaten. 70 yaşına gelip bu konuşmaları yapacağım. O zaman elimi öper herkes ama. Şey derler. Konuş konuş

Ya tamam ama tecrübesi var derler. Evet. Tecrüben için. Kadın biliyor.

Kadın yaşamış. Kanalın adı da tecrüben var olur. Tecrübe ile sabit. Nasıl?

Dansı var mı bilmiyorum. Dansı var mı bilmiyorum. Hayat ne getirir belli olmaz. Sürprizlere hep açık olun.

Ben bu yaşımda dans öğreniyorum. Abi ya öyle biri olacağım ben biliyorsun değil mi? Sen şimdi de yapabilirsin bu yaşımda dans öğreniyorum diye. Ya bu arada mesela benden 10 yaş küçükler var ya şimdi bakıyorum ulan diyorum ben 80'deyken bu da 70 olacak.

Evet çok bir şey fark etmeyecek. Aynı dönemin çocuklarıyız diyorum. Aynı şekilde geldik gideceğiz. Birlikte gideceğiz. El ele gideceğiz diyorum. Siz istemeseniz de

el ele gideceğiz diyorum. Ama mesela senin benden bir yaş bile büyük olman beni çok güzel bir sığınak yaratıyor bana yani. Sen bir şey dedin de mesela benim daha bir senem var diyorum. Evet. Ki öyle.

Ben de Ekin'le Ayça'yı düşünüyorum. Benden büyük çok arkadaşım. Doğru doğru. Ekin'le Ayça'yı düşünüyorum.

Ayça iki sene, Ekin bir sene diyorum ki o iki sene sonra o diyorum daha çok var. Aynen öyle. Ne çok var? Çok var.

14 ayda neler olabilir? Şöyle düşün. 14 ay bir sene. 14 ay benim de senin arandaki.

Şöyle düşün. Zaten insan ömrü çok kısa değil mi? Mesela 20'den 30'a sadece 10 yaz var. Sen matematiğin bak tekrar tekrar söylüyorum.

Beni hep şaşırtıyorsun. 30'dan 20'yi çıkarıp 10 mu buldun? 20'den 30'a 10 yaz var diyorum. 10 küçücük yaz.

Hadi 5'ini arkadaşlarınla geçir, 5'ini ailenle geçir. Sen diğer aylar yaşamıyor musun? Ay kışın Ay kışın Kışın yani yaptıklarım Kazak giymekten hoşlanıyorum Önemli değil o kış var Sen kışları daha çok seviyorum İnsanlar çalışıyor Bir iki yüzlülük söyleyeyim mi Ben bunu seninle paylaşmak istiyordum Hangi ara nereye yapıştırabilirim Bilmiyordum yine bilemedim Ama şimdi geldi Uygunda olmadı yapıştırmasın Şimdi artık kim bu Dünya toplumunun bu diyeyim öyle diyeyim dünya toplumunu diyeyim dünya diyeyim ama sen anlarsın ben anladım dünya insanları dünya insanlarının abi bu şey çok garip bir şey değil mi bak yavrum sana bunu söyleyeceğim şimdi sen anla hani böyle işte aile olun çocuk yapın genişleyin işte aile yılı bilmem ne yılı falan dünyada da aile yılı ya bu yıl ondan sonra çok büyük bir iki yüzlülük değil mi abi çocuk nasıl yapılıyor Allah aşkına bunu da açıklar mısınız bir erkekle bir kadının

Kadının sevişmesiyle. Ama sevişmek ve öpüşmek de yasak ve günah ve problem yani. Nerede? Dünyada.

Dünyada? Evet. Sen Türkiye'yi dünya mı zannediyorsun acaba? Dünyada.

Dünyada böyle bir şey yok. Problem ya. Dünyada böyle bir şey yok. Hayır ama Türk toplumunun şu an.

Türkiye toplumlar dediği zaman. Türk toplumunun şu an geliştirmesi lazım. Türk toplumunun daha çok aileye dönmesi lazım. Aile yapısı olması lazım.

Büyümemiz lazım. Kapalı kapılar ardında ne yapacağız bizi ilgilendiririz. Buradaki iki yüzlülük diyorum Türkiye toplumu demiyorum dünyanın gelişmesi lazım insanlığın artması lazım ürememiz lazım Nur Sena yani az kaldık felaketler üzerine felaketler anladın mı? Üreyerek mi çözeceğiz?

Üreyerek çözeceğiz diyorum. Virüs gibi. Herkese diyoruz ya mesela çocuk yapın çocuk yapın çocuk yapın çocuk yapın. Siz kimsiniz kardeşim?

Biz işte. Allah Allah. Diyorum ki bu da çok büyük bir iki yüzlülük değil mi abi diyorum çocuk nasıl oluyor yani sonuçta çocuğu nasıl yapacağız ama diğeri de yasak zinaya giriyor diğeri de. Yani neyse şimdi.

Eşinle yaptığın zaman zina değil. Evlenip yapacaksın. Biz senden bunu istiyoruz. Biz senden bir karı bir koca olup.

Yani evlenince ben evlenince sevişme konusu altında rahat rahat konuşabilir miyim sokaklarda? Hayır yine konuşamazsın. Mesela ben evlendim diyorum ki bir ev zaman gidiyorum diyorum ki biz çocuk yapıyoruz. Hayır hayır hayır.

Orası bizi ilgilendirmez. Nasıl yaptınız? Yatak odasının dışına çıkmaz karı koca arasındaki. Biz orada orada orada bir toplum atılır.

Anladın değil mi bahsettiğim iki yüzlülüğü? Anladım. Bu iki yüzlülük evet bu konuda ne yapacaksın? Beni konuşturmuyorsun cinsellikle alakalı çünkü konuştun ama bayağı şey konuşturmuyor.

Konuşturmuyorum ben de konuşmuyorum zaten. Ben dünyadaki cinsellikten bahsediyorum. Dünyadaki insan toplumunu geliştirmekten, artmaktan, üremekten bahsediyorum. Evet burada çok büyük bir ikiyüzlülük var.

Haklısın. Su içiyoruz, yemek yiyoruz, uyuyoruz. Cinsellik de, seks de aslında bunlar kadar doğal bir şey. Ama evlenince.

Ama evlenince değil. İki yaşında, üç yaşında bile bu dürtü geliyor. Başladı başladı. Görmezden gelmek bence çok komik.

bence bütün dünyanın bunun üzerine çalışması ve biraz düşünmesi lazım. Çünkü bütün dünyanın yaptığı bir şeyi birbirimizden saklıyoruz. Çok komik bu. Bana aynı kıyafetlerle ilgili de böyle geliyor mesela. Memeler atıyorum.

Hepimizde var ama niye birbirimizden saklıyoruz falan. Komik geliyor. Kıyafet de bana enteresan geliyor. Soğuktan korunmak için okeyim. Soğuktan korunmak

için falan okeyim ama bunu böyle bunu abartı bir yere çekmek ya da abi böyle yaratılmışım zaten. Hiç kıyafet giymeyi de bilirim. Ben doğduğumda böyle bir hayvanım zaten. Abi git giymeyecek bir yere git o zaman sen. Vardır elbet. Var

zaten. Gidiyorum arada. Tek yaptığımız kıyafet giymemek. Böyle oturuyoruz. Sohbet.

Ateş çemberinde. Sohbet değil mi? Hahaha yapıyorum. Gülerken.

Ablalar sanırım ghosting durumu yaşadım ama pişman olmadan pişman etmek istiyorum. Ne yapmalıyım? Bir defa çok yanlış bir strateji. Onu pişman edeceğimle başlayan her bir niyet ve Ve her bir istek maalesef kişinin kendine zarar olarak geri dönüyor diye düşünüyorum.

Kişinin kendine şer olarak geri dönüyor diyebiliriz. Mesela ben Dursana'yı pişman etmek istediğim çoğu başlangıçta asla pişman edememişimdir. Evet edememişsindir. Şöyle bir şey ben de tavsiye etmeyeceğim.

Ayşenur beni bu konularda çok güzel durdurur mesela. Mutlaka bir böyle referans noktan olsun bu konularda. Mesela ben genelde biri beni ghostluyorsa ya da böyle bir şey. Dursana direkt gruptan çıkar.

Mesela gruptan çıkarım ya da bir storyde bir şey paylaşırım. Çok mutluymuşum gibi. Bunlar hep ters et yapıyor. Bunlar şey gibi oluyor yani.

Yani ghost'lamışım bu da alınmış. Yani. Ayşen'e beni bu konularda şey yapıyor Nur Sena. Sakın öyle bir hareket yapma.

Hiçbir şey yapma. Her yaptığın hareket daha fazla önemsediğini gösterir. Evet abi gruptan çıkmak ne demek? Bir de bir kişiyle bireysel bir tartışmadan sonra onun olduğu gruptan çıkmak falan.

Ama bence bu genetik bir şey biliyor musun? Babam da gruplardan çıkıyor. Sabah babamı benim odamı teftiş ederken yakaladım. Donla geri kaçıyordu.

Böyle yaptı. Öyle yaptı. Bana mı dedin dedim. Şok oldu beni gördük.

Sonra böyle yaptık. Sen daha gitmedin mi? Şey dedi. Odama gelip söylenme saatini yakaladım.

Bir de geldik eşyap saatine. Buraya getireceğim kıyafetleri görmüş. Saçmalık artık. Yaşamayayım ben baba öleyim daha rahat edersin herhalde.

Hiçbir eşyam ortalıkta olmaz. Böyle dersen o da ben öleyim der. Devam et. Allah canımı alsa da ben kurtulsam der.

Hadi bakalım. Allah razı olsun babişimden. Babişkom. Ablamlar 35 yaşında kurumsal işi bırakıp kendi işine...

Ne abla diyorsun lan o zaman? Gerizekalı sen kendine aflalar demişsin. sana mı dedik ablamlar ya bugün de benzin alıyoruz Ayşenur açmış kapıyı bir tanesi abla dedi yani döndü bana bakkala da ikimiz aynı anda şey dedik nereden ablan oluyoruz lan senin ben sessiz bir tonla söylüyorum hoşuma gidiyor mesela efendim böyle abla gibi bakıyorum arkamı dönüyorum nereden ablan oluyorum falan diyorum nereden ablan oluyorum gerçekten ya çok tatlı bu arada öyle iletişimi seviyorum ben sonra ben de kapıyı kapattıktan sonra hadi güzelim görüşürüz dedim ben hadi güzelim ben de öpüş kalayım böyle yapıyorum öp pampayı o canım benim ablan öpsün seni Seda Sayan belki oradan yürüyordur ablan sana fişi ben olsun bayılırım sen de bunu zamanında yaptın kime yaptığını hatırlıyorum ay bu çok tatlı ya korkunç korkunç var ya bana biri öyle yapsın ablamlar 35 yaşında kurumsal işi bırakıp kendi işini kurmak için çok mu geç

seramik takı tasarlıyorum zengin değilim seramik takı benim Elim ne takısı bu? Ya seramik takı tasarlama. İçim koktu şu an. Seramik duvar aksesuarı falan ben çok seviyorum.

Seramik. Ya bir kere ben şöyle söyleyeyim. Kurumsalı bırakıp neden illa böyle sik sok diyeceğim. Sik sok şeyler yapmak zorundasın.

Seramik takı tasarlamada ne bileyim. Gerçek altın takı tasarlan mesela yani. Yok mesela. Ya da böyle evru sanatı.

Mesela kurumsal hayatı bıraktım. Evru sanatçısı olacağım. Ol abi. Yani illa böyle abidik kubidik şeyler yapacaksınız.

Ne yapalım? O da belki çok yorulmuşlar ya. Düşünebiliyor musunuz? Resim çiz yani seramik takı hemen seramik bir yapışıyor oraya.

Niyeyse bir kurumsalı bırakan bir seramiğe gidiyor yani. Bu arada ben de seramik seviyorum hatta böyle seramik fırına almayı bir ara düşündüm. Bence en güzeli ne biliyor musun? Heykel yapmak abi ben onu düşündüm.

Çünkü resimde üç boyutlu iki boyutluya geçirmek biraz zor olabilir ama heykelde üç boyutlu aynısını yapıyorsun ya. Heykel zaten bir anlamda seramik. Heykel zaten bir anlamda insanı şekillendirmek zaten. Seramik değil mi?

Yani heykelin etrafını seramikle kaplayabilirsin. İlla seramikle olmuyor yani seramik dediğin şey. Ben seramikçiyim abi. Sen heykelin içini yapsan ben dışını seramik kaplıyım.

Sen bir tane dükkan aç tamam mı? Her yere böyle incik cıncık seramik koy. Seramik kupa, seramik bardak atları, seramik bilmem ne falan. Böyle bir kadınsın.

Bir de böyle nazar boncuklu şeyler giyersin. Bodrum'da bir yer açarsın. Sarma sigara içersin Türk kahvesiyle. Tabii tabii ben geliyorum.

Siz bakın içeriye. Gönderiyoruz İstanbul'a. 35 bin. Ben şunu söyleyeceğim.

35 geç mi? 35 bin dedim. Hayır. 35 diyor ya.

Ya bunun alternatifini mesela ben böyle soruları kendime de bölüyorum. 35'e geç diyorsan kurumsal bırakıp seramiye başlamak için. 36 daha geç olmayacak mı? 37, 38, 39, 40.

Geriye doğru gitmiyoruz ya hani. O yüzden bunu böyle söyle. Her zaman en geçin en erkenindeyim. Ooo özlü söz geldi.

Her zaman en geçin en erkenindeyim. Çok erken değil mi? Tamam vaktindeyim diyeceksin hep. Tamam tamam tamam.

Şimdi Nilgücü. Şimdi. Abla erkek kardeşim 30 yaşına geldiyse niye abla diyorsun? Abla erkek kardeşim 30 yaşına geldi.

Hala çoraplarını bile annem satın alıyor. Evet ben 20 yaşından beri çalışıyorum. Kendi ayaklarımın üstünde duruyorum. Boyzist isim lafı da ederler.

Bu ayrımcılık nedendir? Çünkü erkek dünyada az bulunan nadir bulunan bir canlı türü. Korunması gerekiyor kesinlikle. Annelerin onlara çok iyi bakması gerekiyor.

Sen 20 yaşından beri kendi ayaklarının üstünde durursan böyle olur işte. Annene sana bakmaz durmayacaktın duramıyorum diyecektin ağlayacaktın çok hassasım diyecektin. Öyle de sen de hiç umurlarında olmuyorlar abi ben dedim de ne oldu? Dalga geçiyor benimle.

Nasıl? Dalga geçiyor benimle. Ya ben de sana dalga geçtim ama. Herkes benimle dalga geçiyor arkadaşlar ben inanamıyorum sonra da psikoloğa gitmek zorunda kalıyorum.

Neyse ablalar ev arama sürecindeyim. Mükemmel bir ev bulmuştum. Ev sahibi amcayla tam anlaşmış gibiydik. Ben kibarca kiraya iki bin lira daha indirmesini rica ettim.

Şöyle mi dedim burada? İki bin lira. Bu kibarca mı oldu? Evet iki bin lira.

Ne anlarsa. Kabul etmeyeceğini tahmin ediyordum ama şansımı denemek istedim. Güzel her zaman şansımızı denemeliyiz sonuna kadar. Amca o kadar sinirlendi ki evi vermekten tamamen vazgeçti.

Aradım yalvardım. Başta söylediği kiraya razı olduğumu söyledim. Özür dilerim. Niye bu kadar duygusallık yaşamak zorundayım?

Çok fena. Her ki ağlarken bile duygusal ya. Gözünün yaşına bakmıyorlar. Ya kardeşim isteyebilirim indirim.

Parayı ben vereceğim yani. İstediğimi söyleyebilirim. Sen sana uymuyorsun hayır de. Neyse abi aradım yalvardım.

Başta söylediği kiraya razı olduğumu söyledim. Çok acıklı sahneler canlanıyor gözümde ama kabul etmedi. 80 yaşında bir amca ikna edilir mi yoksa denemekten vaz mı geçmeliyim? Kesinlikle ikna edilir.

80 yaşında bir amca demeyi bırakırsan ve... 80 yaşında yakışıklı bir beyefendi. Evet ona yavşamaya başlarsan amca amca olmaktan çıkar ve evimde bedava oturabilirsin. Şimdi bu evi tutma ihtimali sona ermemiş o zaman anladığım zaman.

Asla ermem. İletişim dilini değiştirmesi lazım. Arada emlakçı da yok. Direkt ev sahibiyle muhatap olmuyor.

Yoksa böyle araya imlakçı atıyorum bir 2000'de imlakçı ya. Bir de 2000 lira indir demiş ne pislikler ya. Bize de 5000 lira için aynısını yaptılar. Bir de şey biz şu anda ikna olduk yani onlar bizi ikna.

İkna da etmediler bu arada. Biz artırarak yeniden yaptık. Normal şey yaptık yani resmettikleri kiramda üstünü teklif ettik en son. Bir 5 daha vereyim benim olsun.

Üstelik benim 7 ceddim de zengindi. Hesaplarına bakabilirsiniz. ben size dolar vereceğim istediğiniz depozite 4 kira bedeli veriyorum al ne paralar ne paralar ya bu ev kirası konusunda gerçekten ben şeyi de savunuyorum yani okey ev sahibi önemli de kiracı da önemli arkadaşlar yani bu kadar da umursanmaz insanlar değil ki yani Türkiye'nin kaçı 4'te 3'ü falan kiracı mı yani ama bu evlerin de bir sahibi olması lazım 8'de 4'ü kiracı olsun yani derdini çok hissettim gerçekten Gerçekten yani çok hissettim yani. Biraz saygı gösterin kiracıları iyi kiracı bulmak da zor temiz insan bulmak da zor bilmiyorum gerçekten kanayan bir yara ya.

Bir de şeye çok üzülüyorum şimdi mesela bunu yazan arkadaş yani düşünsene adamı arayıp şey demek zorunda kalmış yani sizin söylediğiniz bedele razıyım. 2000 lira bir de. Razıyım diyor yani. Her gün kahve ısmarla adama.

Yani ne kadar gerçekten ayıp ya. 80 yaşındaki amca da yani oğlum bu insanlar nerede yaşasınlar yani büyük ihtimalle 2000 lira ne olacak sana ne parası. Ayrılacaktı yani ayda iki bin liradan on iki ile çarp yirmi dört matematiği gördüm. Yirmi dört bin demek ki bunun zaten ihtiyacı olmasa söylemez iki bin lira daha indir diye.

Senin ihtiyacın var mı onu düşün yani. O da şey mi dedi acaba benle iki bin lira muhabbeti mi yapıyor gibi bir şey mi söyledi? Sana evi vermiyorum. Çok çirkin tavır.

Ben şeye de bayılıyorum. Evi tuttun ya apartman grubunda sen kiracı olduğun için grupta yer almaya hakkın yok. Evet. Ben yaşıyorum ya.

Yok hiç önemli değil. Senin söz hakkın yok. Seni orada oturan mal sahipleri daimi olarak ezebilir. Ezer.

Ezer. Mesela otopark yerinde senin hakkın yok. Sana ne otopark yeri veriliyorsa onu alacaksın. Tamam.

Onunla ilgili konuşmaya da hakkım yok. İşte bizim bu oturduğumuz yerde elektrikli araba da yasakmış otoparkta falan. Mesela o zaman evleri satmadan ve kiraya vermeden önce bunu konuşsaydınız değil mi aşağıda? Ama o zaman evleri satamazlar ve kiraya veremezler.

Bekletmek nasıl bir iletişim şeklidir? Bekletmek mi? Kimi? Birini.

Birini bekletmek. Yani bağlamdan bağlama değil. Sözsüz iletişim. Nasıl?

Sözsüz iletişim. Bu kadar. Bekletmek ne demektir biliyor musun? Sen beni bekle.

Ben buna değerim demektir. Sen aaa reklam çektin. L'Oreal reklamı galiba bu. Biz buna değeriz.

Yok bir tane dizi başlamış. Başkalarının hayatı diye. Orada ufak bir hayat dersi. Çok dikkatimi çekti.

Yani ben ister istemez geç kalıyorum bazen de karşımdakine şey dediğim farkında değilim. Ben buna değerim. Beni bekle. Altmetin hep bu.

Altmetin bu mu? bekletiyorsun abi bu mu abi saçmalama hiç bu geçiyor mu aklından ha geçiyor beklesin köpek diyorum yani salak mısın abi bunu hep söyleten çok iyi olurdu gerçekten hep bunu aklını tutarak bekletsin beklesin beklesin sana çok saygı duyuyorum hatta bazen bekle diye aşağıda bekliyorum ben sen de beni bekletiyorsun saklanıyor musun evet saklanıyor erken gelsen buluşma yerini bir yerde saklanıp evet beklesin diyorum beklesin de benim değerimi anlasın kaç dakika 5 dakika sayıyorum falan yani buna katılıyor musun bunu diziden öğrendim hayır canım ben hiç buna katılmıyorum Ben bilerek bekletmediğim için insan... Bir de üniversitede bir ders bu. Hoca anlatıyor.

Bilmiyorum ya ben de işte böyle şeyler izlediğim için böyle şeyler öğreniyorum. Flört sanatı falan mı? Bilmiyorum ben buraya böyle not almışım. Geç kalmak beni bekleyin.

Ben buna değerim demek midir? Hayır geç kalmak ben ayıp ediyorum şu anda beni hoş görün demektir. Şey yapalım o zaman. Şey yapalım mı biraz?

Şimdi mesela çok paralar konuşuluyor ya bu aralar. Çok paralar, çok paralar, çok paralar. Bunları insanın aklı o kadar almıyor ki başka bilimlerle açıklamaya çalışmasını konuşalım mı? Konuşalım.

Mesela bununla alakalı dün oturup seninle güzel bir şey yapmıştık. Kafa yormuştuk bu konuda. 5 liralık banknotlar halinde bu 2.2 milyar TL'yi mesela düşünecek olursak 5 liralık banknotlarla İstanbul'dan dikine çıksak Ay'a gidiyoruz.

Ay'a gitmiyoruz %3'ü. Ay'a gidiyoruz. Gidiyor musun? Ay'a gitmiyoruz pardon.

Ay'a gitmiyoruz şey gidiyoruz. Londra'ya gidiyoruz. Ay ile İstanbul arasının yüzde yirmisini tamamlıyoruz. Beş liralıklarla olursa.

Londra'ya gidiyoruz. Londra'ya direkt gidiyoruz. Yatayına olsa. İki yüzde gidiyoruz.

İki yüz liralık banknotla gidiyoruz galiba Londra'ya. Londra'ya iki yüz liralık banknotlarla Londra'ya gidebiliyoruz yatayına. Evet yani dip ucuca koysak. Bunlardan başka ne yapabiliyoruz?

Dün Matyas şey diyordu. Oğlum bir burcalarap ediyormuş diyordu. Burcalarap. Hayır.

Yani kütlesi kadar mı? Hacim kadar mı? Şimdi orada farklı şeyler var. Burjelara bunun boyu kadar düşündüğümüz zaman yani bu biz bu yine 2.2 milyar TL'yi yine banknotlar olarak üst üste koyduğumuz zaman kaç burjelara bedel bunun cevabını döndürmüştük.

12 ya da 44 muydu? Yok bayağı 100 küsür taneydi. Ya Gönül ya şöyle bir şey duydum ben hatta oradan merak edip baktım işte 200 liralık banknotları ucu ucuna şeyle çengelliğine ile birleştirirsen 40 defa dünya turu yapıyormuş falan yalan ama bu. Ya da belki 5 lira yapıyordur.

200 liradan yapamazsın. O kadar değil. Değil 200 liralık banknotlar yapamazsan 5 liralık banknotlardan olabilir. Şeyi kaplayabiliyoruz dün ona baktık senle.

5 lirayla Kadıköy, Cafer Ağa bütün yerleri kaplıyoruz. Kadıköy'ün Osman Ağa, Cafer Ağa, Sülükçeşme'yi kaplayabiliyoruz. Mahallelerin komple yerlerini kaplayabiliyoruz. Bir de şöyle bir şey olabiliyor.

Eğer ki bu 2.2 milyar TL'yi 1 TL'lik demir paralardan oluşturursak bu 1 TL'lik demir paraların ağırlığının toplamı 4200 adet Afrika file ediyor. 4000 mi 440 bin mi? mi? Dün dört yüz kırk bin

dedin en başta. Orada bir yanlış anlaşılma oldu. Dört bin iki yüz adet diyelim. Sonra ne oldu biliyor musunuz? Mesela

bunlara baktık işte bu paralarla neler yapılabilir falan gibi. Sonra bu şey böyle olunca anlayabiliyorum. Hani uzunlukla paranın ne kadar falan. On iki ton ağırlığında. Mesela

ben senden geldim. Şu bardağı sen satıyorsun. Aldım. Bir ton vereyim mi?

Ne vereyim? Para. Bir ton para vereyim mi? Hayır. Ağırlıkla

para vereceğim. Artık muhabbet ben elli kiloyum. Alabilir miyim falan. falan tarzı. Anladım evet çünkü para algın

gitti benim de öyle. Evet. Ben 2.2 milyar TL nedir? Evet.

Sonra. Bu şekilde anlayabiliyorum. Evet. Ulan bu gitmiyormuş. Peki dedim

şeyi alabilir mi diye sorduk en son. İşte Sabancı Holding'i alabilir mi 2.2 milyar? Saçmalama dedi yani. Sabancı Holding dedi

189 milyar. 189 milyar TL civarında. Sabancı Holding'in banknotlarıyla aya gidebilir miyiz dedi. Gidiyoruz ayağa.

Sabancı Holding'in banknotlarıyla aya gidebiliyoruz. 189 milyar TL. Evet ve ayı da üç kat da geçebiliyoruz. Dört kere gidip gelebiliyoruz. Evet on iki kere.

Yani mesela Sabancı'nın mal varlığını beş liralardan üst üste koyduğumuz zaman ben gidiyorum mesela önce Ayşen'i götürüyorum. On iki kişi daha geliyor. Geri geliyorum. Şimdi ne bileyim Seda Sayan'ı götürüyorum. İsteyen herkesi götürüyorum.

Bir de servetimi de servet katıyorum. Katıyorsun. Bu arada. İnanılmaz değil mi?

Evet. Mesela bir de şöyle bir şey sorduk en son. Bunu da sizinle paylaşmadan edemeyeceğim tabii ki herkesin sorduğu gibi. 2.2 milyarı Türk nüfusuna bölsek Türkiye'nin nüfusuna bölsek adam başı 25 lira düşüyormuş.

Bereketli dedim ben. Bereket hiç yoktan iyi değil mi? Evet yani herkese bir şey düşüyor yani. Bir sıfırdan büyüktür abi.

Gayet hakkaniyetli oluyor. Hatta böyle uğur parası yaparım ben onu. Benim esas merak ettiğim şey ne biliyor musun? Sen bu parayı geri vermeyi kabul ettiysen.

Nasıl vereceğim? Geri verme değil. Geri verme değil. Oraları konuşmuyoruz.

Onları ortaya çıkacak konuşacağız. Bir de şöyle bir şey var. Çıkacak diyorsun yani. Eğer oluruz.

Çünkü bu şöyle bir şey oluyor. Ben sana zamanında ben senden zamanında 3 milyon dolar almışım. Şimdi sana şey diyorum. Tamam 50 bin dolarını geri veririm.

Tamam tamam seni özür dilerim. Tamam tamam özür dilerim. Çok küçük bir kısmını geri vermeyi kabul ederim. İşte düdünür sana şey diyor.

Peki diyor bunu işte nasıl taşıyacaklar abi dört tane nasıl geri verecekler falan. İşte şey dedi Kadıköy'den Yeniköy'e kaç vapurla götürebiliriz falan. Bir vapur yetiyormuş abi. ben de dedim ki ha demek ki öyle götürmüş çok abarttın görmedik abi çünkü bitirin bile yarısı şoklar içerisindeyim 200 liralık banknotlar yaparsan bir şey değil peki şunu hesaplayabilir miyiz sen şimdi 49 50 kilo musun 50 kilodan kaç tane sen bu para onları hesaplayamayacağım şey yapacağız 12 ton bölü 50 12 ton bölü 50 kilo mesela milyar TL'nin Bir ilerisi mega milyar.

12 ton kaç kilo? 2.2 milyar TL 12 ton mu ediyormuş? Bir saniye.

Bir saniye. Evet 12 ton ediyormuş. Dünden beri bunu konuşuyoruz ya. Senin tonaj bilgin var mı?

2.2 milyar TL kaç Nur Sena eder diyeceğim? Nur Sena 53 kilo de. Nur Sena?

53 kilo. 53 kilo. 500. 2.2 milyarı tamamen 200 liralık banknot aydınlığı.

Tamam tamam. Oğlum. Ne? 235 liraydı ya.

Çok ayıp abi. Çok para. Ablalarım sevgilimin giyim tarzı iğrenç. Sürekli şık olmasını beklemiyorum ama her gün aynı eşekmanı giyiyor sanki.

İnsanın sevgilisinin giyimini değiştirmeye çalışması ayıp mı olduğu gibi mi kabul etmek lazım? Abi aklın neredeydi? Yaparken yani ne giyim iştik? Aynen o giyim tarzı değişmiyor aslında.

Zaten bence giyim tarzı bayağı etkiliyor. Evet. Giyim tarzı çok önemli. Giyim tarzı önemli.

Giyim tarzından utanmayacağım biriyle olmayı tercih etmeni tavsiye ederim. Ben bir kere biriyle buluşmuştum ben de. Çok kötü yani hiç olmadı. Evet ben de çok kötü oldum.

Karşısında oturduğum süre boyunca nasıl bir saç ya diye baktım yani. Hiç unutmam. Hayır seninki no fear yazan şapkası olan adam adam diyeceğim ona. Evet.

Böyle tek tek saçları vardı. Tek tek. Tek tek. Tek tek saçlarım vardı.

Yani ben bir sevgilim diyeceğim yani öyle biri vardı hayatımda. Utanıyordum gerçekten giyiminden yani. İnanamıyordum yani. Arkadaş olduğumuz dönemde okeydi ama sevgili olduğumuz dönemde baba terliğiyle dışarı falan çıkıyordu.

Ya ölüyordum ben onu görürken. Arkadaşken çok komikti diyorum. Sevgili olarak olmadı. Hadi o zaman teşekkürler.

Esmer. Yeni bölümlerden haberdar olmak için takip etmeyi unutmayın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)