Podcast

Gerekirse 25 Liranın Peşine Düşerim

İzle
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Belis Kılıçarslan’ın bu haftaki konuğu X (Twitter) platformunda yaptığı haklı şikayetlerle bir anda fenomen olan Ezgi Yen! 25 TL’lik su siparişinde hakkını arayan Ezgi, son zamanlarda en çok konuşulan isimlerden biri. Tarzı, üslubu, mesafesi ve dikkati hem markaları korkutuyor hem takipçilerini güldürüyor. Bazen de düşündürüyor… Biz ne zaman kötü hizmet almayı kabullendik?



Bu bölümde:



(00:00) Bölüm özeti ve giriş

(01:45) Ezgi Yen kimdir?

(02:21) Tweetleri gerçek mi?

(05:12) Her şeyi başlatan su siparişi

(07:44) Tüketici bilinci ne zaman başladı?

(08:38) Ezgi gibi bir kızla ilişki yaşamak zor mu?

(10:49) Şikayet yazılarındaki üslubu

(14:15) Yemek siparişlerinde markalarla yaşadığı diyaloglar

(15:59) Kötü yorumlar hakkında ne düşünüyor?

(18:10) Romantik ilişkilerde en çok neyden şikayet eder?

(18:54) Influencerlara bakış açısı ve ürün tavsiyeleri

(20:49) Kapanış: Belis’i de şikayet edecek mi?



Yaratıcı: Belis Kılıçarslan

Konuk: Ezgi Yen

Yapımcı: Podbee Media



Bu bölüm reklam ve sponsorluk içerebilir.

Bölüm Transkripti

3.194 kelime · ~16 dk okuma

İyi ki geldin. Teşekkür etmişim. Saçın. Şurayı düzelt.

Tamam. Yeniden söyle. Benim de saçımı şikayet etti. Bugün yanımda her şeyi şikayet eden Ezgi Yiyen var.

Twitter'da şu an aşırı popülersin. Peki tahmin ediyor muydun bu tweetlerle ünlü olacağını? Hiç tahmin etmiyordum. Hani ne alaka dedin?

Transkriptin tamamını oku

Onun ucundan bile geçmiyordu. Bu kız projeme mağdur olduğun ve şikayet ettiğin çok nokta var mesela. Bence herkesin var. Ki siz fark etmiyorsunuz.

Evet ben öyle düşünüyorum. Bazıları ambulansı bile kaçı arayıp çağıracağını bilmezken sen TEDAŞ'ın telefon numarasını ezbere bile bilen bir kızsın. Ne zaman kendi paramı kazanmaya başladım o zaman zaten tamamen her şey değişti. Beni saf yerine koymasından hoşlanmıyorum.

Yoksa 25 lirasında değilim bir daha almam olur biter. Annemin tenceresinde bir problem var hemen markayı etiketliyordum. Tabii onların mail adresleri ne kadar bende var. Uğraşıyorsun yani.

Direkt kontaktayız uğraşıyorum neden uğraşmıyorsun? Çünkü sonuçta para verip almışım. Ezgi tüketici haklarında aşırı böyle üşengeç biriyim. Bana da yardımcı olur musun?

Olur amca. Tabii ki. Sana gibi. Seve seve tabii ki.

Herkese merhaba. Bir tanem bir konuşalım seninle programıma. Hoş geldiniz. Bugün yanımda her şeyi şikayet eden Ezgi Yiyen var.

Ezgi'cim hoş geldin. Hoş bulduk. Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Twitter'da şu an aşırı popülersin.

Evet. Yani her şeyi şikayet etmenle popüler oldun. Yazdığın yazılarla ve markaların sana verdiği cevaplarla vesaire. Ben ilk kez böyle bir popülerlik ve tanınma görüyorum gerçekten.

Önce seni biraz tanımak istiyorum. Ezgi nasıl biridir, kimdir, kaç yaşındadır? Biraz kendinden bahseder misin? 28 yaşındayım.

4,5 seneden beri bir finans sektöründe çalışıyorum. Yüksek lisans mezunuyum. Aslında hayatım çok sade. Ev, iş, gezme üzerine.

14 Eylül'den sonra tabii tamamen hayatım değişti. Nasıl ya? Şu an herkes beni tanıyor ilk başta bir garipsedim o hafta baya bir garipsedim açıkçası sonrasında alıştım tabii yani süreç hiç beklemediğim bir şekilde gelişti. Bu süreç nasıl oldu bize biraz anlatır mısın?

Anlatayım ya normal şartlarda. Şunu söylemek istiyorum ilk sorum şu sen bunları dalga geçmek için mi yapıyordun yoksa bunlar senin gerçekten ciddi şikayetlerin miydi? Çünkü biz anlayamadık mesela hani bu kız komiklik olsun diye bilerek mi bu yazıları yazıyor yoksa gerçekten mi şikayetçi? Şöyle zaten X hesabıma baktığınızda uzun zamandan beri kullandığımı görebilirsiniz.

Yaklaşık olarak 4-5 seneden beri evet yoğunluklu olarak şikayet üzerine, X üzerine giriş sağlayıp o şekilde paylaşıyordum mağduriyetlerimi. Güzel de dönüşler alıyordum. Onun haricinde zaten pasif olarak işte haberleri okuyordum vesaire. Ama tamamen paylaşımlarım uzun zamandan beri şikayetler üzerine kuruluydu.

Hiçbirisi kurgu değil bu arada. Onu söyleyeyim. Hayır. Ama bu hayatta mağdur olduğun ve şikayet ettiğin çok nokta var mesela.

Bence herkesin var ki siz fark etmiyorsunuz ben öyle düşünüyorum. Ya da üşeniyoruz belki de ulaşmaya çalışmıyoruz ya da hakkımızı aramıyoruz. Sen biraz hakkını arayan biraz adalet isteyen bir karakter gibisin. Hep mi böyleydin?

Her zaman böyleydim. Benim adalet duygum çok ağır bastığı için hiçbir konuda haksızlığa gelemiyorum. Yani sonuna kadar küçük ya da büyük ayırt etmeksizin devam ediyordum. Ama şey de ilginç her konuya hakimsin siyaset, bilim, felsefe işte sokak lambasından tut mahalle kenarındaki köşelere kadar her şeyi biliyorsun markanın adını neyi nereye şikayet edilir falan bazıları ambulansı bile kaçı arayıp çağıracağını bilmezken sen TEDAŞ'ın telefon numarasını ezbere bile bilen bir kızsın.

Hani bu da çok ilginç ilgi alanın mı yani böyle hayattaki şeyleri merak mı edersin ülkeyle gündemle çok mu ilgilisin? Benim zaten araştırmacı kimliğim var. Bunun üzerine zaten ben adli bilimler üzerinde yüksek lisans yaptım. Bu benim küçüklüğümden beri olan bir durum.

Toplum, hayat, olaylar. Aynen. Bunlara ilgin var yani. Sosyal çevre, sosyoloji, psikoloji, adli bilimler.

Yani liseden beri devam ediyor diyebilirim. Peki şu anda iş yapıyorsun? Şu an finans sektöründeyim dediğim gibi. Ama detayı vermeyelim.

Aynen öyle. Detayı vermek istemiyorum. Peki şeyi merak ediyorum. Hani bu kadar her şeyi bilen, ilgili alakalı bir kız, hakkını savunan, beyaz yakalı bir çalışansın.

Bu sektör hakkında ne düşünüyorsun peki? Şu anki iş hayatında yaşadığın haksızlıklar olduğunda mesela ne yapıyorsunuz? CEO'ya gidip karşısına çıkıp siz bana bunu bunu yaptınız diyebiliyor musun? Güzel bir dile zaten rahatsızlığımı dile getiriyorum.

Orada da zaten şikayetlerimi söylüyorum. Allah Allah. Evet. Gerçekten çok ilginçsin ya Ezgi.

Ben ilk kez böyle bir profil gördüm. Peki tahmin ediyor muydun bu tweetlerle ünlü olacağını? Hiç tahmin etmiyordum. Hani ne alaka dedin?

Hiç alakalı bir ucundan bile geçmiyordu. Çoğu hatta şunları da söyledi. İşte takipçim satın aldı vesaire. Direkt şunu söyleyenler de vardı.

Bu kız proje mi? Bunu çoğu kişi söyledi bu arada. Evet. Ama proje değil tabii ki.

Benim de beklemediğim bir anda oldu. Yani tamamen bir su siparişi üzerine aslında 14 Eylül'de patlak verdi. Bakıyorum yavaş yavaş beğeniler artıyor. Yorumlar artıyor.

İlk başta fazla önemsemedim. Ta ki 11 Eylül'de Instagram'a yayılana kadar. Peki ilk bu su olayı nasıl oldu? Ben normalde sıradan bir süper işi vermek istiyordum ama premium olanına denk geldim.

Premium'ı almak zorunda kaldım. İşte 25 TL fazladan bir para vermek durumunda kaldım. Geldi neyse ama su premium değil. Nasıl yani?

Aradığım su gelmiş. Ben de fazladan 25 TL'ye para verdim. Bu duruma çok sinirlendim. Bunun üzerine zaten X platformda paylaştım.

Yani 25 TL'lik para farkımı istiyorum diye. Şey de çok ilginç Ezgi mesela ben sürekli dolandırılırım. Bak sürekli düzenli olarak. Tamam gel ama.

Koyesinden tut bakkalına çırağına ona buna arkadaşlarımdan ona buna yani. Ama hiç parayı aramam hakkımı da aramam ya da bir markadan ürünüm defolu bile gelse üşenirim tekrar değişime göndermeye. Yani sen 25 TL için bile hakkını arayan birisin. Gerçekten bravo bu arada.

daha. Evet yani çünkü insanlar beni saf yerine koymasından hoşlanmıyorum. Yoksa 25 lirasında değilim. Bir daha almam olur biter.

10 lira olur 50 lira olur örnek vermeye kimse fakir olmaz. Ama bunu herkese yapıyorsa 25-25-25 derken marka durduk yere para kazanıyor o zaman. Çoğu kişi diyor ki aman tamam premium 25 liraya fazla önemli değil. Bunu fark etmeyen kişiler bile olabilir bu arada. Doğru. Ben etmezdim mesela.

Evet. Sen etmeyebilirdin bu arada. Peki marka ne dedi sana öyle olunca? Telafi ettiler mi?

Yapıldı. Direkt yapıldı. Peki tweet'i atmasaydın da yaparlar mıydı mesela müşteri hizmetlerine bağlansan? Çok uğraşırdım.

Uğraşırdın. Uğraşırdım. Örnek veriyorum işte 2-3 günde çözülebilirdi yüksek ihtimalle. X platformda paylaştığım için aynı gün içerisinde hemen dönüş yapıyorlar, iadeyi başlatıyorlar.

Bazen hemen iade olmayabiliyor, provizyonda bekleyebiliyor mesela. Ama 3-3 gün içerisinde zaten direkt kredi kartının iadesi oluyor. Çok kez yaşadım çünkü o yüzden. Her zaman böyle bir tüketici miydin?

Yani ne zamandan beridir ben iyi bir hizmet almam gerekiyor diye düşünüyorsun? Aslında şöyle... Para kazanmaya başladığından beri mi? Evet işe başladım başlayalı yaklaşık olarak 4 seneden beri böyleyim.

4 sene öncesinde çoğunlukla ailemden bu konuda yardım aldığım için işte bakmıyordum etmiyordum sadece aldım ürünlere bakıyordum. Yani faturalar falan hiç bu konuda beni alakalı eden bir durum değil ama ne zaman kendi paramı kazanmaya başladım o zaman zaten tamamen her şey değişti. Kendi paranı kazanmaya başladığında yani kolay yoldan para gelmiyorsa o 25 TL'nin bile ne kadar önemli olduğunu görüyorsun ve hakkını o zaman aramaya başlıyorsun. Aslında bizi bu noktaya biraz da ülkemizde yaşanan ekonomik krizler bu hale getirdi.

Ama genç bir kız olmana rağmen bu bilinçli olman mesela benim gibi olmaman muhteşem bir şey bence. Sosyal hayatta çoğu şeye tahammülsüzsün ve sinirlisin hakkını arıyorsun. Ezgi gerçek sosyal hayatında da böyle bir insan mı? Mesela bir arkadaşın sana bir yanlış yaptığında sen bana yanlış yaptın işte ben bunu hak etmiyordum vesaire dediğin oluyor mu?

Sinirli bir insan değilim. Yeri geldiğinde evet sinirlenebiliyorum ama bir arkadaşım bana yanlış yaptığında güzel bir dilde uyarıyorum ilk etapta ama bunun ikincisi tekrarlanırsa zaten çok sert tavrım oluyor. Ama ilk başta amacım güzel bir dilde uyarmak, anlaşabilmek. Peki mesela Ezgi gibi bir kızla ilişki yaşamak zor mudur?

Hayır değil. Çünkü benim zaten 8 seneden beri bir ilişkim var. Evet. Peki ilişkinde şikayetçi olduğun noktalar var mı?

Şikayetçi olduğum konular oluyor ama mantıklı seviyelerde yani açıklayarak zaten işte şu nedenle hoşlanmadım işte bundan dolayı bu şekilde bir tepki verdim diye açıklamalarda bulunuyorum. Karşımdaki insan da anlayışlı birisi olduğu için beni anlıyor. Uzlaşıyoruz hani çok da abartmıyoruz uzatmıyoruz anlaşamadığımız konuları. O zaman şöyle diyelim hayatta bazı aksilikler başına geliyor ama aşk hayatında iyi durumdasın.

Yani hayat buradan biraz yüzüne gülüyor. Mesela bazı talihsizlikler seni dışarıda bulurken buradan güzel bir durum olmuş. Bugüne kadar şikayet ettiğin sonrasında düşünüp ya sanırım biraz abarttım keşke yapmasaydım dediğin bir durum oldu mu? Hiç olmadı.

Yok. Önemli konuları zaten ikisi de taşıyorum ben. Bazı önemsiz konular da olabiliyor. Bunu taşımıyorum ne CİMER'e ne tüketici hakemiyetine ne X'e çünkü genellikle zaten bu üç yeri şikayetlerimi ediyorum.

Hani parasal iade vesaire ise zaten para iadeleri bunu direkt tüketici hakemiyetiyle çözmeye çalışıyorum. Yani aslında sen şikayetçi olduğun konular genel olarak sadece tüketici hakları değil mi? Evet doğru işte değişim vesaire istiyorsam zaten birebir o markayla iletişime geçip zaten direkt anlatıyorum birebir. Ben bundan dolayı mağdurum.

Elimde kanıtlar da var, fotoğraflar da var. O şekilde kanıtlıyorum. Yoksa almadığım bir şey için bir markayı ben nasıl kötüleyim? Zaten.

Her şey var yani ortada. Zaten bu arada. İnsanların senin sürekli şikayetlerinden zevk alması ve bu konuda eğlenmesi sana kendini nasıl hissettiriyor? Yani onlara göre komik geliyor.

Ben açıkçası bir şey hissetmiyorum. Çünkü onlar gerçekten benim şikayet ettiğim konulardı. Çoğu kişiye göre tabii dalga konusu oldu. Hatta tweetlerimin sonuna kadar inenler var, bana gönderenler var.

Ben çoğunu hatırlamıyorum bile. Çünkü 2013 yılına kadar inenler var. Ben o kadar şey yapamadım. 2013 yılına kadar okuyorsun bunu yani.

Yok yok onun altında bile yorum yapanlar var. İşte burada durdum, yoruldum. İşte siz devam edin. Kimsenin değişik yorumlar var.

Yazı dilinde hani resmi ama komik. Hani bir gizahi tarafı da var senin. Ona bilir. Edebiyat tarafının.

Yani hem böyle sinirlisi hem de o sinirin net ve komikliği. Komik hani direkt böyle net bir şekilde anlatıyorsun yani biz senin sıkıntın ne olun tak diye anlıyoruz uzasmıyorsun güzel yazıyorsun yani konunun ana şeyini anlıyoruz bu yazı dilin nereden geliyor böyle noktalım işaretlerine kadar dikkat ediyorum çünkü ben edebiyatı seviyorum küçüklüğümden beri kitapta okuyorum o yüzden yazı dilime ben önem veriyorum açıkçası. Evet konuşma üssü bununla çok güzel bu aradan. Peki sence sen ilgi çekmeye başladıkça bu doğallığın ve samimiyetin kayboluyor mu?

Yoksa hani zaten etkileşim alıyorum biraz da böyle yapayım böyle yapayım dediğin oluyor mu? Yoksa hayır ben bu konuda çok doğru ve dürüstüm netim kendimi bozmam aynı yoldan devam ederim. Yok kendimi hiç bozmadım olay günü itibariyle zaten tamamen nasılsam o şekilde devam ediyorum. Hatta bazı arkadaşlarım da aradı değiştim mi artık bize cevap verecek misin vermeyecek misin ben diyorum ki ben bildiğiniz gibiyim yani sonrasında değişen kişilerden değilim.

Çünkü böyle bir amacım yoktu tanınmak gibi işte ya da fenomen olmak gibi olduysam da zaten şunu düşünüyorum hakkımda olduğumu düşünüyorum. Çünkü gerçekten beni seven insanlar beni takip ediyor o konuda doğallığımı bozmamaya çalışıyorum yani neysem oyum ben karakter olarak. Aslında şöyle sen gerçek hayatta yaşanılan olaylardan bahsettiğin için normal gerçek bir insansın. Yani çoğu sosyal medyadaki her şey yapay zeka gibi ya da kurgu hikayeler olduğu için sen direkt yaşadığın olayları başına geleni anlattığın için çok dikkat çekiyorsun.

Ve insanlar diyor ki niye seni takip eder ya da dikkat çekersin. Aa ben de bunu yaşamıştım. Ben de bu sorundan şikayetçiyim ya da aa ben de bu elbiseyi beğendim diyerek. Sende de kendi yaşadıklarından bir parça gördükleri için işte bu ya diyorlar bence sen fenomen oldun ya da bunu içeriye dökebilirsen yaşadıklarına başına gelenlere hayat hikayeni işte günlük vlog şeklinde vesaire bence olabilirsin çünkü gayet de okumuş etmiş zeki bir kızsın yani.

Teşekkür ederim. Peki çevrendeki insanlar ailem ve arkadaşların ne düşünüyor bu konuda şaşırdılar mı? İlk başta çok şaşırdılar. Yani açıkçası olumlu yorumlar oldu. Hiç olumsuz bir yoruma denk gelmedim.

Çünkü şikayet amaçlı ünlenince fenomen olunca zaten öncesinde de onlar biliyordu şikayet konusunda ne kadar ettim hastası olduğumu. Yeri geliyordu mesela onların da şikayetlerini ben X platformu üzerinden dile getiriyordum. Örnek veriyorum işte annemin tenceresinde bir problem var hemen markayı etiketliyordum. Tabii onların mail adresleri ne kadar bende var.

Uğraşıyorsun yani. Direkt kontaktayız uğraşıyorum neden uğraşmıyorsun sonuçta para verip almışım. Ezgi peki ben kendi hakkımı çok arayamayan normal sosyal hayatımda ya da başıma gelen kaoslarda olaylarda hakkımı çok arayan bir insanım. Ama tüketici haklarında aşırı böyle üşengeç biriyim.

Bana da yardımcı olur musun? Olurum tabii ki. Sana gibi. Seve seve tabii ki.

En azından bana hangi numarayı arayacağını söylesen yeter anladın mı? Çünkü bir saat oraya gir, ona gir, onu ara, telefonda bekle falan çok iş yani. Senin yüreğin var demek ki sen tuttuğunu koparan bir kızsın. Doğru.

Artık seni isminden tanıyıp daha iyi hizmet vermeye çalışan kişiler ya da yerler oluyor mu? 14 Eylül'den sonra fazla bir alışveriş durumum olmadı. Birkaç tane yemek siparişim oldu. Onlarda hiçbir problem yaşamadım.

Peki yemek siparişlerine genelde yaşattığın problemler ne oluyor? Yanık olabilir. Genelde ılık geliyor. Diyor. Onda bir problem yok. Yanıksa ya da örnek veriyorum bazı ürünleri mesela üst üste koyuyorlar, eziliyorlar ya örnek veriyorum.

Onlara mesela çok sinir oluyorum ama özellikle yanık konusunda ben birebir fotoğraf paylaşıp yine X platformda paylaşıyorum. Birebir dönüş oluyor. O yemekle alakalı da bir şey yapamadığım için iademi istiyorum. Direk iadesini yapıyorlar.

Çünkü birebir zaten kanıt istiyorlar. Yani boş yere işte yandı, ben tadını beğenmedim, çok acıydı falan diyemezsiniz. Ama Ezgi uygulamalar var. Uygulamalardan yemek söylersem para iadesi birkaç gün sonra oluyor.

Sen X'de orayı etiketlediğin için restoran mesela sana direkt mi ulaşıyor? O restoranı temsil eden uygulama bana dönüş sağlıyor. Edir ekmeği aracılığıyla da bilgilendirme yapıyorlar. O zaman sen uygulamayı etiketliyorsun.

Evet. Yemek siparişindeki. Aynen öyle. Hangi uygulamayı kullandıysam onu direkt ben etiketliyorum ve direkt dönüş alıyorum.

Sakın Ezgi'ye yanık yemek göndermeyi yanarsınız. Seni bu hayatta çok mutlu eden ve asla şikayetçi olmayacağın bir konu nedir? Ailem ve sevdiğim insan. Evet.

Ben onlardan razıyım diyorsun. Aynen öyle. Yani yeri geliyor evet anlaşamıyoruz. Bazen kavga ettiğimiz durumlar da oluyor.

Ama ben onlardan razıyım. Hepsini çok seviyorum. Çok tatlısın. Şimdi sana iyi yorumlar da var.

Bazıları bunu tatlı buluyor ama bazıları da ünlü olmak için yaptığını falan düşünüyor. Ve diyorlar ki hep negatifsin, çok sinirli bir kadınsın, yeter be kadın bir sus falan diyorlar. Bu tepkilere, linçlere gördüğünde ne hissediyorsun ve nasıl tepki veriyorsun? İlk etapta evet iyi ve güzel yorumlar olduğu kadar kötü yorumlar da var.

Çok linç de yedim 14 Eylül'den sonra. İlk etapta zaten bunlara cevap veriyordum bazıları. Yani çok zoruma giden yazılara cevap veriyordum. Ama sonrasında cevap verme kararı aldım.

Çünkü hani yaptığım şey kötü bir şey değil. Ben o hesabı zaten tamamen bireysel olarak kullanıyordum. Ben şahsen bir birey olarak hoşlanmadığım konular olabilir, insanlar olabilir. Ben bu şekilde birebir çok sert bir dilde insanlara yorum yapmıyorum.

Tam tersi ya okumadan geçiyorum ya da o kişiyi takip etmiyorum. Ben şahsen bu insanların çok boş, hiçbir işle ilgilenmediğini açıkçası. Sadece amcalık yapmak. Sadece hayatla alakalı bir gayeleri olmayan insan olarak görüyorum.

Çünkü gerçekten kültürlü, bilgili, nerede durmasını bilen bir insan olsalar o şekilde yorumlar yapmazlardı. Açıkçası seviyemin altına düşmek istemiyorum bu saatten sonra net yani. Ben seni çok iyi anlıyorum. Ben de bir senedir ya da bir buçuk senedir Twitter'da düzenli olarak linç yediğim için hala bazen tutamıyorum kendime cevap veriyorum.

Ama son zamanlarda kendimi geliştirdim asla cevap vermiyorum. Çünkü onların yapmak istediği bu zaten. Sen cevap ver ki orada daha da sana onu önemsediğini görsün bir şeyler yazsın falan filan. Ona sonra alışıyorsun yani sana öyle söyleyeyim.

Kendi kendine sansürlediğin bir konu var mı? Yazarken neye dikkat ediyorsun? Genellikle hukuki olarak. Aaa bravo.

Aynen hukuki olarak işte yanlış olabilecek, şikayete gidebilecek bir kelime kullanmamaya çalışıyorum. Onlara zaten bakabilirsiniz internette hangileri işte hakaretvari, hangileri değil. O şekilde düzenlemeye çalışıyorum. Ama çok sinirlendiğim bir konuda özellikle bakıyorum.

Yoksa direkt birebir şikayetimi ediyorum zaten. Peki Ezgi hiç markalardan böyle negatif ya da sinirli bir üslupla mesaj aldın oldu mu? Hiç olmadı. Olmadı değil mi?

Hep güzel pozitif döndüler. Olsa farklı bir boyuta zaten taşırdım. O şekilde dönüş yapamazlar. Ben senden alışveriş yapıyorum.

Mağdur olduğumu dile getiriyorum. Bir şey eksik diyorum. Sen bana ters bir şekilde dönüş yapıyorsun. Kesinlikle olmaz yani.

Peki senin genel olarak nelerden şikayetçi olduğunu az çok anladık. Peki Ezgi romantik ilişkilerde neyden şikayetçi olur mesela? Dürüst olmaması, yalan konuşması ve tamamen saygıyı aşması yani o çerçeveyi aşması bunlar benim için önemli. Bu ikisi olduktan sonra zaten hem işte saygı hem dürüstlük beraberine zaten sevgiyi getiriyor.

Yani ilk iki aşamaya ben daha fazla önem veriyorum. Yoksa ben bunu bile gördüğüm bir şey olursa Twitter'a yansıtırım ilişkilerle ilgili şey ediyorsun. Çok önemli bir şeyse yani kendimle alakalı bir durumsa zaten bunu direkt ben birebir çözerim. Ama işte konu arkadaşlarım vesaire ise konu o kişiyi rezil etmekse dökerim yani.

Ama çok zorda kalmam gerekiyor yani. Tekrarlanması gerekiyor. Peki şeyi merak ediyorum Ezgi. Influencer'ları takip eder misiniz?

Sanatçıları falan sosyal medyada. Yani şeyleri genellikle sanatçıları takip ediyorum. Sevdiğim bazı sanatçılar var. Onları birebir takip ediyorum.

Ama çok yok. Influencer ya da YouTuber. Fazla değil açıkçası. Çünkü çok yoğun çalışıyorum.

Genellikle dizi, film üzerine şey yapıyorum yani takipte kalıyorum. Peki hiç böyle influz olup bir influzların influz ettiği bir şeyi alıp ya bu da yalancıymış keşke almasaydım paramı harcamasaydım dediğim bir durum oldu mu? Hayır olmadı. Olsa onu da yazardım diyorsun.

Olabilir yani direktman bile getirirdim ben genellikle kendimi araştırıyorum. Yorumlara bakıyorum yani genel olarak gerçekten insanların satın alıp gerçekten yorum yaptığı yazılara bakıyorum ben. Yani gerçek kişilik önemli bu konuda. Yoksa direkt ben bana sosyal medya üzerinden gördüğüm bir şey aman işte şu memnun kalmış alayım demiyorum.

Ben içeriğine kadar bakıyorum bu arada. O derece. Evet ama şöyle bir durum var bazı yorumlar da fake biliyorsun. Sadece yorumlara bakmak da mantıklı değil aslında.

Ya bakıyorum. Ama sen doğru bir ürünün içeriğine mesela ben de bir şey influence ederken diyorum ki içeriğine bakın araştırın ondan sonra alın. Yani bana iyi geliyor sana gelmiyor olabilir. Bunu da söylüyorum ben.

Çoğu şeyi zaten eczaneden alıyorum. Tabii. Yani diğer uygulamalar üzerinden almıyorum. Güvenmiyorum.

Bazıları sahte olabiliyor. Peki influencer olursan bir gün insanlara nasıl ürün tavsiyesinde bulunursun? Genellikle sağlıklı, zarar vermeyen, doğal içerikli ürünleri tavsiye veririm. Para için yapmam diyorsun yani.

Para için yapmam tabii ki de. Öncelikle benim memnun olmam gerekiyor ki hani sonraki süreçte yani işte hani takipçi sayım falan zaten azalır. O da var. Peki bir gün birisi seni şikayet ederse ne yaparsın?

Eğer haklıysa özür dilerim. Yani beşer şeşer insanız hata yapabiliriz. Özrümü dilerim. Yani kabahatimi zaten bilirim.

Peki son soruya geldik. Şimdi buradan çıktıktan sonra telefonunu eline alıp bu programla ilgili ya da benimle ilgili eleştirebileceğim bir durum olacak mı? Ne düşünüyorsun bu konu hakkında? Hayır olmaz çok güzel karşılandım.

Hepiniz çok tatlı insanlarsınız. Zaten seni de birkaç hafta öncesine kadar tanıyordum. O yüzden bir şikayetim olmaz. Emin misin?

Evet eminim. Arkadaşlar şikayet ederse madilik yapmıştır. Öyle söyleyeyim size. Ezgi'cim geldiğin için çok teşekkür ederim.

Gerçekten gülmekle sana hak vermek arasında gidip durdum. Hani aslında herkes senin gibi olmalı. Olsak toplumda ekonomide inanan daha iyi olur. Dolandırıcılıklar bile azalır diye düşünüyorum.

Güzel bir örnek oldun. Bizi güldürdün Twitter'da da. İyi ki varsın. İyi ki tanıdık seni de.

Teşekkür ederim. Geldiğin için çok teşekkür ederim. Rica ederim. Ve iyi ki geldin.

Teşekkür ederim. Saçın. Şurayı düzelt. Tamam yeniden söyle.

Benim de saçımı şikayet etti. İyi ki geldin. Teşekkür ediyorum. Gerçekten güzeldi seninle program yapmak.

Merak ettiğim daha çok şey vardı ama hani bilmiyorum gülesim geldiği için çok soramadım. Bir de çok zamanımız yok yani. Buradan da markaları kendimize düşman etmeyelim. O yüzden bugün bu programı izlediğiniz için çok teşekkür ederim.

Sizi çok seviyorum. Programı podb.com'dan ücretsiz izleyip dinleyebilirsiniz. Hoşçakalın benim bir tanelerim.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)