
3.607 kelime · ~18 dk okuma
Merhabalar, Tulu'nun hangi podcastine hoş geldiniz. Ben buradayım, kendisi gelmedi. Onu bekliyorum. Kayıda girmek istedim öncelikle. Tulu nasılsın?
varlığına yokluğun bir be arkadaşım başarılar diliyorum sana podcast hayatında umarım iyi gider bu yolculuğun beğenerek takip ediyordum seni şu anda da haritadan takip ediyorum yani burada yoksun yok dışarıda yağmur var fırtına yaklaşık bir 18 saat yol geldim. Ve Tulu yok. Arkadaşlar. Güzel bir podcast olacak bugün.
En azından öyle umuyordum. Ama bundan sonra Tulu'ya hak ettiği gibi davranacağım. Buna karar verdim. Çok da özel bir hediye getirmiştim kendisine.
Tatlı. Aşağıda satılıyor. Reklam. İş birliği.
Bu arada teşekkürler çok teşekkürler sağ olun umarım geldiğinde bunu yersin bugün nelerden bahsedeceğiz hiçbir fikrim yok türlü bana soruları atmak istedi kabul etmedim bakalım hınzır hınzır neler hazırladı bizim için Birkaç dakika Sonra burada olur herhalde Bakayım Kulağımda bir cızırtı var Öncelikle telefonda Aaa beni arıyor der ki Cızırtı gitti Bugün Bu podcast'ın adı neydi ya Ayaklarım üşüyor Ayaklarım üşüyor Hoşgeldiniz Laktossuz süt var mı? Çok iyi oldu aslında. Tulusuz gerçekten akıyor program. Tek başına podcast fikrini daha önce hiç düşünmemiştim.
Hani yapabileceğim mi yapamayacağım mı? Bunun için de bir bana fırsat oldu açıkçası. O yüzden mutluyum. Sağ ol arkadaşım.
Bana yine güzel bir şey kattın bu hayatta. Dışarıda böylesine bir yağmur. Stüdyomuzda bu kadar güzel bir sıcaklık var. yalnızlığın sessizliğin sıcaklığı benim en sevdiğim şey karşımda biri yokken muhabbet etmektir açıkçası o yüzden Tulu'yu bekliyorum evet geldi ve karşınızda Tulu Özlü yazık o kadar mı diyorsun giriyor muyuz kayıtta kayıttı bu kamera mı bir şeyler okuyorlar Gel otur başladık.
Boşver sorularını. Gel otur konuşacağız senle. Seninle konuşacaklarımız var. Ne yapıyorsun?
Ne yapıyorsun? Hiç öpmeye gerek yok aşkım. Başladık buyurun devam edelim. Bu kırmızılar.
Sana hediye getirdim aşağıdan aldım. Tatlı. Teşekkürler. Tatlı git konuşalım.
Vaktin o kadar vardı ki. İzlenmesi baya yüksek olacak. İlk, ikinci sezonun ilk bölümü. İkinci sezonu ben açtım.
Onu bilmiyordum. Yanıma başka kıyafet falan getirmiştim ama. Boş ver. Çok güzelsin. Çok güzelsin. Hiç şey yapmam.
Kıyafetin çok güzel. Biz zaten kıyafetin değil, seni bekliyorduk. Ya iki dakikayla bunlar yaşanamaz ya. İki dakika olmadığını seyrederken anlayacaksın.
Gerçekten. Etin küfürlü mesaj üç dakika önce falan atılmıştı. Hoş geldin Tulu İkinci sezon ayaklarım üşüyor İkinci sezona hoş geldiniz Hayret İkinci sezon Devam ediyoruz Bu şekilde Tulu'yu ite kaka Devam ettirdiğiniz bu podcast Bir şey söyleyeceğim Bir kere geç kaldı mı Sorar mısınız Zaten her şey Hiçbir şey bir şey olmaz ki Bir şey olana kadar Ne haber Bartu? Özlemişim seni bu arada gerçekten. Biraz sesimi yükseltebilir miyim?
Sesini gerçekten yükselmesine ihtiyacımız yok. Kayıttayız. Kayıttılar. Yani böyle bir gerçekten.
Kayıttayız aşkım hiç merak etme. Çok iyi gidiyor podcast'ın bu arada. Emin evlerdi. Merak etme.
Evet sevindim seni. 23 Nisan'daki gibi geldim oturdum ve görevini layığıyla. Herkes böyle bütün dişleriyle gülüyordu tabii ki sen geldin diye stüdyoda bu saatte. Bilmiyorum kimsenin yüzüne bakmadım.
Kimse gözümün içine bakmıyordu sen burada olmadığın için. Gelip oturduğum açıkçası. Ben başlayabilirim bu arada. Zaten kayıtta Esat.
Biz başlayalım. Sen kabul edemiyorsun bunu. Ama kapılar kapanır bak bilmiyorsun sen pozluyum. Önemli değil.
Önemli değil. İçerik önemli olan. O zaman ben ne yapayım? Ben ne yapıyorsam ne başlayayım?
Ne yapıyorsam. İyiyim ne yapayım? Çok hava koşulları çok zorluydu. senin de evin buraya iki dakika iki dakika peki konumuma baktın mı?
o yüzden küfürdüm o yüzden küfür ettim o yüzden kayıda girdim o yüzden çok eğleniyorum ve bazı kararlar aldım bu bölüm için burada soruları ben sorarım öyle yapacağız bundan sonra benim istediğim olacak peki en son ne zaman nereye katıldın? fazla merak Meraklı podcast'ına katıldım. En sevdiğim podcast'tır bu arada. Fazla merak.
Komikti onlar izledim. Ama ben seni şeyde keşfettim diyor. Haziran gecesinden beri takip ediyorum seni. Deniyin ki Erman Yaşar'la olan Sokrates'teki programında izleyip bayağı kahkahaları attım.
Dedim ki Barut benim programıma artık gelebilir. Neden? Kıvama gelmiş. Keyfi yerinde bile.
Gülümüm çok iyiydi. Erman Yaşar gülümü de çok iyiydi. Erman Yaşar'ı seviyorum. Bayağı arkadaşım olmadığı için.
Ben de bir şekilde Erman Yaşar'ı evde açık olabiliyor. Artık evli olduğum için bir erkekle. Ne demek o ya? Evde açık olabiliyor.
O seyrediyor. O seyrediyor olabiliyor. Ben de alıştım. Adam komik bir adam. Aşırı komik bir adam
çıktı. H-Talks'u da seyrediyorum. Evet onlar da komik. Futbol maçlarına bakamıyorum Hala Onu senden beklemiyoruz Ama sen bu Erman Yaşar, Sokrates H-Talks H-Talks'ı seviyorum çok seviyorum Onun da bir gülümü var Sokrates'i sevmiyor musun?
Seviyorum da çok izlemiyorum Sen çıkınca baktım Sen bunların futbol maçları zaten Üstatlık değil Onu da anladım Erman Yaşar'ı izleyin İzliyormuş da Bir takım tutuyorum onu seyrediyorum Bütün maç böyle futbol hayranıyım diyemem. Takım tutuyorum. İlk sorum şu aslında. Senin bu erkeklerle ne işin var?
Erman Yaşar'la mı? Gene bu, bu tayfalar. Futbol, futbolcular. Futbolcular mı?
Ya futbolcular ne bileyim. Gece hayatında futbolcularla gibi. Ne bileyim bir ikardi seversin sen. İkardi severim.
Kim sevmiyor ikardi? Icardi'yle sorunu olan biri var mı? Yani sen genelde böyle erkekleri sevmeyen bir tarafın olduğunu hep düşündüğüm için bu soruyla başlamak istedim. Seviyorsun da.
Erkekleri ayırmam ya. İnsanları severim ya da sevmem. Yani sevdiğim erkekler var. Sevmediğin kadınlar da olabilir.
Var. Evet doğru söylüyorsun. Yine de bir şey konduramadığım bir tarafın var orada. Icardi'yi sevmemi mi?
Onu mu konduramıyorsun? Erman yaşıyorsun. Ne diyorsun futbol maçındaki o halini de erkek olan o halini de. Ya hor nasıl bir şey biliyor musun?
Böyle orada belli olmayan bir şey var. Ve tuttuğun bir takım var. Hani o ne yapacak ne edecek diye onu izliyorsun. Hani orada bir şey yok yani.
Sen hayran olmayı da seviyorsun. Hayran olmayı da severim. Yani o spor yorum programlarında şöyle bir olayı var bence. Yeni bir fikir yok.
Ya da erkeklerin yeni bir fikir söylediği bir şey değil orada yorum yapıyorlar aynı şey üzerine aynı şeyler konuşuyor senelerdir master chef seyretmen gibi. Evet evet bu sene seyredemedim yapamadım tutmadı. Yani böyle şey gibi beyninin sesini susturmak için bir şeyler açık oluyor ya ben genelde öyle programları şey yapıyorum tercih ediyorum. Ya da mesela bir şey, böyle bir öğrenmek için seyrettiğini dinlediğim podcastlar falan oluyor.
Mesela Kutlukhan Kutluyuz dinliyorum mesela. Bir de böyle eğlenmek için seyrettiklerim oluyor. Fazla merak gibi mesela. Ya da böyle boş, konuşsun birileri gibi.
Kaldı da seversin. Hayatlarım üşüyor gibi mesela. Onu bekliyordum, bekledim. Onu bekledim, bekledim.
Sen şey yapsın, geç kaldın o esprili için. Sen beni nasıl gördün? Geç. Geç de geliyorum bu arada bu aralar.
Umarım annem dinlemez neden bitti? İyi ki bitmişim diyoruz peki. Bilmem. Evet.
Yani şöyle iyi gelmemişti hiç. Üzüldün ayrılmak zor mu geldi? Ayrılmak her zaman benim için zor. Ama güzel de.
O ayrılık anları zor. İşte onu atlatma zamanları zor. Aradan işte geçen aylar ve neden bitirdim sorgulamaları zorken günümüzde birdenbire yaşadığımız şeylerden dolayı da bir yandan tam zamanında hissederek bitirdiğimi düşünüyorum. Kimseyi de artık zan altında bırakmamak adına.
Şimdi de şöyle bir şey söyleyeceğim. Aslında sen benim tanıdığım bütün hetero'ları unutturan, hetero erkekleri unutturan, akışkanlıkta da birisin, zihinde de birisin, arkadaşlıkta da birisin. İşlerinde de bunu kanıtlayan birisin Kendine durdurduğunu da Görebiliyoruz hepimiz Bazı anlarda giyim Giy kıyafetini Susmam Bir sürü şeyin var senin de Benim susmam gibi programı bitirmem gibi Ne hissediyorsun diye soracağım Aslında bu akışkanlık böyle Akıyor mu hala içinde Durdurduğun yerler var mı Yoksa aslında Okeyim Aynıyım Yani durdurduğum yerler var Gücüme giden şeyler oluyor Ve buna alıştık gibi bir şey Alışıyoruz Mutsuz uyandığım günler geçiyor Bazen çok sert oluyor Artık böyle bir şey artıyor gibi değil de Böyle düz gidiyormuş Hissi var o tehlikeli bence Onunla attığını unutmamak gerekiyor sanırım Londra'ya gidiyorum Devam edecek misin? Manifest şeyindeydin Manifest kulisine götürdüm Kulisindeydi. Mevsimli.
Ve şey benim bildiğim kadarıyla Mevsim Manifest dinlemiyor. Björk falan dinliyor. Ne diyor? Björk seviyor. Türkiye'de bir Güneş
seviyor. Bir Lize'yi seviyor bu konuyu. Sevmiyorum ben onun Lize'yi sevmesini dinlemeni. Manifeste ne yaptı? Dinliyor mu? Biliyor muydu
şarkılarını? Biliyordu biliyordu canım. O kadar da değil mi diyorsun? Gitmeden önce biraz daha hatırlattım ona.
Yoksa yazın buraya geldiğinde biliyordu manifesti. Bir şarkısını hatta ezbere söylüyor. Gidince çok heyecanlandı. Şey çok hoşuma gitti benim.
Aslında dur hoşuma gideni anlatmayayım da şey daha komik. Şimdi mevsim genelde böyle dinlediği insanlar ya da onu dinlettirdiğimiz şeylerle, müziklerle iyi iletişim kuruyor. Ve sonra onu icra eden insanlarla tanışıyor. Atıyorum mesela Emir Taha'yı çok seviyordu.
Emir Taha'yla tanıştı mesela. Güneş. Mabel Matiz'i seviyor. Ses kaydı atıyoruz ona falan filan mesela.
Mesela ve bir yerden sonra artık Billie Eilish'le de tanışmak istiyorum. Şanslı çünkü bir yandan da. Yani öyle bir yörkle tanışacağını zannediyor olabilir kızım. Orada ne yapacağımı bilmiyorum.
Manifeste kadar iyi gittim. Ama Billie Eilish, bir yörk buralarda ne yapacağımı bilmiyorum. Çok doğru. Çok doğru bir anlayış.
Öyle bir dünya var zannediyor. Baba Ara falan. falan. Evet evet. Mesela
geçen gün böyle şey oldu. Ya kızım diyorum benim işim var. Yani şu anda işim var yani. Senle ilgilenemeyeceğim diyorum. Manifestler gelsin
o zaman. Bir de manifestler diyor. Manifestler diyor. Çok tatlı.
Bayağı yaşandı. Şey heyecanını görmek çok iyiydi biliyor musun? Böyle onlarla vakit geçirdi ve orada çok heyecanlandı. Sonrasında eve gelip Hep onların kliplerini seyrederken ki büyülenmesini görmek çok şey etkileyici.
Onun heyecanı yani o insanın evladının heyecanını görmesi çok şey bir duygusu. Ama bunu şimdi ilk Manifest'te mi yaşadın? Gülüne de aynen heyecanı yaşıyordur mesela. Evet ama Manifest'in kulisinde bayağı vakit geçirdik ve onlar hani böyle röportaj yapıyorlar.
O seyrediyor şarkı söylüyor seyrediyor biz kulisteyiz insanlar geliyor onlara ilgi gösteriyor fotoğraf çekiyor bir şeyler filan böyle her şey tanık oldu yani o hali o şeyde hoşuma gitti soracağım bir şey yoktu önemli değil biz geldiğine şüphe ediyoruz senin sorularına gerçekten çok ilgisi yok Of hangi Manifest kızını sevdiğine sorayım geç Aaa çok tatlı Melikşah da Esin Melikşah da Esin Esin'i seviyormuş hangi Manifest kızını bir sordu bize ben Esin'im kesinlikle dedi Esin böyle onun çok kendini kapattı Mevsim Bir çocuk olarak çok hemen açamadığı için kendini sevdiği insanları karşısında görünce Esin onu biraz kırdı O yüzden kalbini çaldı Ben de Melikşah konusunu şeyden açtım Melikşah'ı hala seviyor musun diye bir sorum var Niye sevmeyeyim Melikşah'ı Melikşah'la uğraşmak istedim En az senin kadar seviyorum Melikşah'ı Senin sevdiğim kadar seviyorum Melikşah'ı Melikşah'la fazla mı Sağol kardeşim
Şimdi kısa bir ara veriyoruz Ünlü arkadaşlarını aran çok iyi Son birkaç yıldır Ben eskiden seni boğaz stüdyoda karanlıkta Kendi hayatında Kendi plaklarınla Kendi müzik grubunda Bildiğim bir şeyden Ünlüleri de I dediğin bir taraftan O popülerlik kısmına da I dediğin bir taraftan tanıyorum Aslında orada ünlüleri I demiyordum Kendi Kendi ünüme uyduyordum aslında bence. Onu bir kabullenemiyor muydun? Yani kabullenemiyorum değil böyle orada bir ikillik vardı daha onu tam çözememiştim. Böyle dizide oynayan Bartu'yla Büyük Kebablıkada'daki canavar banavarı ayrı kişiler zannediyordum.
Ve onların ikisinin arası bozuk gibiydi. Kafamda onu tam toparlayamamıştım o zamanlar. Sonra barıştılar. Evet şu anda aynı kişi olduklarına eminim.
Biraz kişilik bozukluğum olsa da. Buram buram hissediyorsun. Yani evet o yani ünlülere karşı bir ünlüler bilmem öyle bir şeyim yok. Kötü hissim yok.
Ben sevmem yani. Sen bütün sevmediğin şeyleri bana yansıtıp benden almayıp üzerine bir program tasarlıyorsun. Aşk olsun hayır alakası yok. Sevdiğin ünlüler kimler?
Benim mi? Benim hiç. Benim dışımda. Tek ünlü arkadaşım sensin.
Atma ya. Ya valla yok. Atma be. Kim var söyle.
Acun. Ha Didem Soy'dan vardır. Didem Soy'dan. Senin ünlü arkadaşların vardır ya.
Ya merhaba merhaba işte. Çok gerçek bir arkadaşım yok. Ünlülük gerçek mi sence peki? Gerçek.
Çok gerçek. Peki. Evet zaten o yüzden buradasın senin etinden sütünden faydalandığın bir an daha bu hayatta yani ikinci sezonu ikinci sezonu hoş geldiniz açılış yapamamıştım merhaba ayaklarım üşüyor ikinci sezonu başlıyor karşımda Barçuk 3 başladı bitiyor Külleyen bir yalan. Başlayan hiçbir şey yok burada.
Kör topa devam eden bir şey var diyebilirim. Hadi şeye geleyim. Beni rüyanda gördün hamileydin. Hamileydim ve erkek çocuk.
Evet. Çünkü Tulu bir çalışmadasın. Biliyor musun bunu insanlar? Sen söylemişsindir.
İlk defa hayır söylemedim. Söylemedin mi? İnanır mısın? Hayır et bunu bana mı bıraktın bu güzel haberi vermek için?
Eyvah. Tulu çocuk sahibi olmaya karar verdi Ve bunu Bekliyoruz Ya da olacak mı olmayacak mı bilmiyorum Bu konu biraz hassas böyle konuşulmaz herhalde Olmayacak mı falan denmez herhalde Olmayabilir Bakır şu ana kadar olmadı Neyse erkek gördüm Olacağına bağırsın Nasıl gördüm ben anlatsana rüyanı Böyle nasıl biliyor musun Erkek çocuğu Yani böyle şeyi konuşuyorduk çok Çok. Geçen gün rüyamda da Gülten Kaya'yı gördüm ya. Bak şu an.
Ahmet Kaya'nın eşi. Gülten abla selam seni arayacağım. Kafam gitti. Oraya nasıl gitti ya?
Senin rüyamdan. Erkek çocuğun olacak haberin olsun. İstemem. Ama olursa ne abi?
Tövbe tövbe. Sağlıklı olsun. Tabii ki. Bir bütün neler koyayım.
Tabii ki. Sen de bu arada erkek çocuk ister miydin diye soracağım ama istemediğin ve aslında bunu konuştuğumuz o kız çocuk şovunu yapacağına hani o kadar yürekten inanmıştın ki ve gerçekten kız çocuğun bir şovu var ve Mevsim şov bir kız. Aşkım. Yani şov bir kız evet ama yani benim için öyle.
Tamam tanıyanlar herkes benim için de öyle. Bir şovu var ya Mevsim'in. Yani evet ama benim şovum değil. Tamam şöyle söyleyeyim ben çok kızım olsun istiyordum. Hatta böyle cinsiyeti öğrenme zamanı geldiğinde böyle işte kızım olsun diye böyle bir hani bir hatta ben dilek tuttum bir kızım olsun diye doğum günümde gerçekleşen bir şey. O yüzden mevsimin adı dilektir aslında.
Gerçekten kızım olsun çok istiyordum Ama insanın evladı olduktan sonra O bir şey açılıyor Bir kapa açılıyor Yani her şeyi Erkek çocuğum olmasın Diye düşünmüyorsun Bu sesli söylenmez de İnsan içinden bir şeyi vardır mutlaka Bir arzusu vardır ya Bu gerçek bir şey Sonuç olarak Ama çocuğum olduktan sonra Bir tane daha çocuğum olursa Erkek kız olsun falan gibi Bir şeyim yok artık Bir erkeklerden korkmuyor değilim Erkek çocuktan açıkçası ama O senin çocuğun olacak sonuçta Tabii ki canım zaten Sana yani Seninle beraber büyüyecek Biri Sokaktaki ki dayı gibi düşünmüyorum. Yok öyle düşünmüyorum. Belki şey yaparım dedim. En son bir geçen hafta aklıma geldi olursa.
Hani cinsiyetini öğrenmem. O kız olurum. 20 yaşına kadar. Kendi kararı verecek sonuçta.
Çok doğru. Gerçekten dalga geçtiğin sorular soruyorum ki hep böyle oluyor. Hep böyle oluyor ya. Hep dalga geçiyorsun.
Oysaki eftali ben hazırladım soruları eftali oha ne kadar eğlenceli sorular işte programı düşünemiyorum falan. Soruyu hazırlamak zorunda mısın? Bir akışım olmalı çünkü aklım gidiyor benim de. Evet doğru.
Aklım gidiyor. Doğru. Yani sohbet ederiz böyle hani evet ama boş boş. Bizim bir de normalde arkadaş ağırlama sıkıcı ve zor bir tarafı var.
Var. Biz seninle neler konuşabiliriz burada? Salak salak gözümüzün içine bakıyoruz şu anda. Değil mi yani?
Bu da gerçek bir şey değil mi? Evet şu anda evde koltukta olsaydık. Çok kötü, çok samimiyetsiz bir programa. Hoş geldiniz.
Yani daha geçen hafta ben senin koltuğunda haşladığın mısır yiyordum. Ve YouTube'dan şey seyrediyorduk, influencerlar seyrediyorduk. Evet. Şu anda burada menin menin menin diye konuşuyoruz.
Politik duruş plan diyorsun. İnsan böyle şeyleri itiyor bu şov dünyası O zaman ben samimiyetsizliğime devam ediyorum Etik olarak çalışmadığım markalar oluyor mu? Bir de param bitti Bu gibi bir senaryo geldi kabul eder misin? Etik olarak markaların benle çalışmadığı oluyor bence Benle çalışan marka etik olarak zaten bir yerden geçmiş oluyor sanırım O kararı kendilerine vermiş oluyor Doğru O yüzden biri geliyorsa bana bir şeyleri geçmiş oluyor zaten Tahammül edemediğim boş konuşan şu sıralar Erkekler kimler Senden başka kim var Erkekler kimler Erkek miydin?
Erkek gömelim ya. Şurada izin ver bana. Sonra hayran olduğun kadınları soracağım. Burada olmayan biri hakkında konuşmak istemiyorum.
Allah Allah. Yıllarca konuştun. Yani koltukta konuşuyoruz. Onu diyorum.
Yalnız değiliz ya. Hayır. Ama orada da birileri hep izliyordu seni. Bir sebeplerde yıllarca konuştun sanki.
Yani orada soru neydi? Ne konuşan? Tahammül edemediğin erkek. Tahammül edemediğim erkekler hakkında konuşmadım ya.
Konuştun mu? Hayır. Tahammül edemediğim. Öyle bir bahşişte konuşmamışsın.
Şu anda karşımızda biri olsa ona bakarak o konuştuğu için kameraya o hakkımız olur da şu anda ben zihnimden birini bu masaya yatırıp ya ona tahammül edemiyorum ya falan demek mücbir sebeplerde yaptığımız şey aynı şey değil. Tamam değil. Tamam ama şu an söylemez misin bir tane için? Tabii ki söylemem salak mıyım ya ben?
o zaman yani tahammül edemediğim erkeklerden birine dönüşürüm hemen ben benim var bir tane mesela ya sen kendi söyleyeceklerini bana söyle ne yapayım o yani benim bir fikrim var ver bunları ben sana sorayım daha iyi olacak o galiba hayır neydi ya adamın adını unuttum Oğuzhan Uğur muydu hapiste olmayan diğer Oğuzhan Koç Oğuzhan Koç Oğuzhan Uğur'a da zaten tahammül edemem o ayrı da. Oğuzhan Koç mesela benim tahammül edemediğim bir erkek. Aklım çıktı ya. Evet çok da önemli bir şey değilmiş bu arada.
Aklım çıktı ya. Sözü de yüksek. Teşekkürler tahammül edemediğim erkek. Peki hayran olduğum kadınları duymak isterim.
Hayran olduğum kadınlar mı? Evet. Müzik falan gibi mi? Oyunculuk falan gibi mi?
Yani evet, hoşuna giden, işlerini beğendiğin, etkilendiğin karın olabilir tabii ki zaten. Şu anda ben nasıl bir dünyadayım biliyor musun? Öyle ondan bahsedeyim sana istersen. Kızımla çok vakit geçiremediğim bir dönemden sonra tekrar onunla sürekli vakit geçirebildiğim bir döneme geçtim.
Ve o yüzden böyle onun dünyasında yaşıyorum falan gibi şu anda. Gerçek dünyanın dışında Hayır gerçek dünyanın içinde Gerçek dünyanın içinde O kadar oradayım ki Bir şey seyretmeye Bir vaktim bile kalmıyor Erken yatayım da sabaha erken kalkayım Çünkü çok vakit geçireceğiz Yoruluyorum Bir şeyler yapmam gerekiyor Mevsimle beraber Neler yapıyorsun? Kahvaltı, park, okul varsa okula gitme, alışveriş, yemek, bulaşık. Böyle gerçek bir dünyadayım.
Yani birilerine hayranlık duyduğum bir dönemde değilim şu an. Nefret ettim sorularımdan tamam. Peki sen o ayrı kaldığın dönemden sonra, o ayrı kaldığın döneme mesela şimdi baktığında ne kadar boktan bir dönem olduğunun farkına. Yani çalışmak için ayrı kaldım.
sonrasında da böyle işte bir takım şeyler oldu vizemle ilgili bir sorun çıktığı için böyle bir görüşemediğimiz bir dönem oldu zor yani insanın çocuğundan karısından ailesinden ayrı kalması zor yani çalışmak için de ayrı kalmak zor aklım orada kaldı birazcık aklım ayrı kaldığımız dönemde de kaldı aklım birazcık orada yani tam toparlayamadım bence aklın yerine geldi mi diye soracağım gelmedim getirmeye çalışıyorsun mevsimde vakit geçirerek müthiş mükemmel baş başa kaldık bu hafta Merve'nin çünkü böyle bir işi vardı ilk kez bu kadar uzun baş başa kaldım ayrı kaldığımız dönemden beri yani çok iyi çok müthişti ve bir hafta boyunca baya sabah kalktım aslanlar gibi baktın çocuğuna değil mi? Aslanlar gibi. Ya of siktir git ya. Dalga etme.
Ne kahvaltı hazırladın? Ya ne isterse. Öyle bir dünya yok. Can'a ne istiyorsun? Sen böyle
şeyler yap. Bir ton şey yap. O böyle onu yemeyip granola yiyor mesela. Anladın mı? Ekmek
kemiriyor. Çok ona kalmış bir şey oluyor. Yani benim tecrübem da böyleydi. Şimdi de Merve şey yapmasın Ya Allah'ım alt tarafı bir hafta yalnız.
Çocukluğun şovunu yapıyorsun gibi bir durum da olmasın. Programlarda anlatıyor. Ben şimdi önce bir sabah bir kalkarım. Böyle bir ekmeğimi güzel bir...
Yani çok büyülendiğim için ve çok yakın olduğu için böyle anlatıyorum. O yüzden... Cilt bakımı falan yapar mısın Barcu sen? Cilt bakımı yapamıyorum şu anda.
Tamam. Dün konserim vardı hatta tıraş makinesinin şarjı bitti yarısında ve şuramda böyle biraz daha fazla bıyıkla konsere çıkıyordum neredeyse ki Berfin'in yanında jilet varmış Devam ettireyim mi bu programı Hayır hayır bitti programımız Bitti mi? Bitti değil mi? Kaçıncı dakikada olduğumuzu Seninle beraber mi seninle yaşadıkları Ben siz olanlar Tamam güzel 30 normalde Harika Bana soramadığın sorulardan birkaç tanesini sorsana Sordum ya Bir tanesini atladım galiba Hangisi atladın Kapitülasyonlarla ilgili Hiçbirine cevap vermediğin için Çok teşekkür ederim sorularımın Daha mı Deniz mi İdam mı Gizem mi Ay çok iyi soru.
Diden mi gizem mi? O kadar hangisi hangisiydi ya? Soruya cevap vermek istemedim. Kalpten cevap vermek istemedim.
Tek soru bu. Galiba dağ ya. Bu arada. Ben de dağcıyım bu arada.
Deniz dedim ama öyle dağ sanki şimdi düşününce. Dağ çok toprağa basıyorum bu aralar. Yüzmedim ben. İki senedir falan yüzmedim.
Dedim ben yüzmeyi çok severim aslında. Ama suya girmek de zordu eskiden. Merve seni yüzdürmeye başardı bir noktada. Eskiden böyle yüzmek mi?
Ben çok yüzerim. Çok iyi yüzerim ben. Erkekler çok iyi yüzer. Şöyle söyleyeyim ister misin?
Adam gibi yüzerim. Aslanlar gibi dedim ya ben bu programda. Orayı kesin keselim. Haftaya ben Benim sunduğum Adını büyük ihtimalle değiştireceğim Bu podcast'in ikinci sezonuna hoş geldiniz İkinci bölümde görüşmek üzere Ayaklarım üşüyorum İsmini de sana sorayım Beraber bulmuştuk İddialara bak Ayaklarım üşüyor değil Ayaklarım çok üşüyor demiştin sadece Daha ritmi güzel Beraber bulmadık da Ayaklarım çok üşüyor Ayaklarım üşüyor.
Ama artık program başlamıştı artık çok geçti. Pişman mısın bu isimden? Yok. Üşüyor ayaklarım.
Senin üşüyor mu? Ben üşümem ya. Ben sabahları üşüyorum. Gece böyle şey...
Ama sen çok sıkı giyiniyorsun kanka. Sen yani o şeyi ihmal etmiyorsun. Giyinmiyorum kanka ben evde dondurduk. Evden basın ha.
Ben genelde sokak. Sokak. Mont üstüne bilmem ne. Zaten dışarıda üşüyorum.
Hasta olmaktan korkuyorum. Hasta olacağım ve işte konsere gidemeyeceğim falan bir şey olacak diye. Hep de hasta olur. Hep de hasta olur.
Bu aralar şey gündemde bir hastalığınız var mı? Tabii ki. Anlatmak ister misiniz? Ayaklarımı şurun.
Şuramda bir çay çıktı. Bunu taktım onu aldıracağım. Çok teşekkürler Tulu geldiğin için. Çok ben teşekkür ederim. Çok güzel ağırlandım. Pastam şimdi yiyeceğim ben.
Umarım ünlü yeme onu. Yani yapanlara da tabii saygımız sonsuz. Emekçi kardeşler. Emekçilere saygı duymadığımız bu dakikada.
Beni ağırladığın için çok teşekkür ederim. Haftaya konuğum belli mi? Evet evet bir dört tane bölüm çektim. Ha çektin başına beni koyuyorsun.
Yalancı. Sen nasıl? Podcast'in kraliçesi. Bu güzel olur.
Akar gider bu program. Sen rahat ol. Kendine söyledikleri şeyleri sürekli bana söylüyor şu anda. Aklınızda olsun.
Ben bunları yemem. Görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın. Bak mesela orada geç kalmayacaksın.
Çünkü çektiniz çoktan. Sponsorumuza çok teşekkür ederim. Sendeki de aldığımız sponsorumuz. Ayaklarımız şu an bitti.
İsteyenler podbmedia.com'dan izleyebilir. Eğer bizi dinliyorsanız şimdi podbmedia.com'a girip izleyebilirsiniz.
Teşekkürler. İzleyin, izleyin. Görün ne oluyor, ne bitiyor burada görün. İzlemeniz gereken bir program.
Gerçek yüzünü görün bu programın. Ben bitirmeyeceğim bu programı. Ben Bartu Küçük Çağlarım. Ben Bartu.
Kimilerinin sevdiği. Kimilerinin daha çok sevdiği. Sevmeyenin hiç sevmediği. Teşekkürler Bartu.
Rica ederim Tülo. Benim tek ünlü arkadaşım sensin.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.