
4.525 kelime · ~23 dk okuma
Bu bölümü dinliyorsanız podb.com ve podb app'ten de izleyebilirsiniz. Lurke lurke lurke lurke halimey lurke lurke lurke lurke lurke Neden hastanenin bir odasında kalıyorsun? Paran mı yok?
Paran var ama yok gibi. Birine aşık oldum ama böyle şey Almanya'daki pasaportu mesleği yakmalı falan. Sen de çok düşkünsün ailene ailen ne oldu? Gözlerin ne oldu?
Nasıl yani? Duygusallaştın. Konuş bacım. Manifest üyesi birisinin sevgilisini bayağı bir eleştirmişsin.
Burada böyle atıyor damar. Yani atıyor ben... Yani. Kaç gözünü görmüşsün yani.
Onlarla mı uğraşacağım abi? Hiç uğraşamam yani Cahit Bey'in yenge. Senin asla düşman olmak istemezdim. Dostun olmaya da korkardım bu arada hani.
Aşkım, benim dostlarım çok şanslıydı. Kıyamam kız sana. Sevdim seni. Umarım sen de beni sevdin.
Sen de benim için artık ne oldun biliyor musun? Çet hocam. Gündüz. Beniz Gündüz.
Herkese merhaba. Bir taneden bir konuşalım seninle programı. Hoş geldiniz. Bugün gerçekten beni en güldüren isimlerden biri.
İnternet fenomeni. Kürtler ve Almanya'nın biricik hemşiresi var. Bu sevdalar boşuna, bu sevdalar boşuna, belalım, belalım, belalım, belalım, belalım. Hoş geldin benim bir tanem.
Hoş buldum Beliz Gundiz'cim. Nasılsın cani benim? İyiyim Gundiz. Yani gerçekten uzun zaman sonra tanışıp bu kadar güldüğüm ve hoşlandığım birisi olmamıştım.
Yani benim de aynı şekilde bu kadar hızlı tanışıp bu kadar... Güvenip evime aldığım, yedirdiğim, içirdiğim, selden ve yangından kurtardığım bir isim. İstanbul'daki selden sonra sığınabileceğim bir yerin olması kalbimdesin. Teşekkür ederim. Çok heyecanlıyım seninle sohbet etmeye. Sorularımıza hemen başlıyoruz.
Bunları bir kenara atalım. Birazdan gene bir dedikodu verirsen halay çekeriz diye düşünüyorum. Tamam. E zaten.
Canım öncelikle bir bavul meselen var. İstanbul'u adın mı atar at mı? Seni bölmeden önce bir kominimi gösterebilir miyim? Buraya gelişi kendime anlatmak istiyorum.
Saygısızlık yapmadığınız için. Öncelikle arkadaşlar bir yıkmadan. Şöyle doğum günümde bu kaybolan valizden bahsettiğim için. Doğum günümde ben böyle bir takımla gelmek istemiştim.
Ama bavul kaybolduğu için giyemedim. Ben de senin programın içimde kaldı. Kurtanımda kaldı. Dedim cani buraya gelin bari diye.
Olay olmuşsun ama. Nasıl güzel değil mi? En azından bir yerde giymiş oldum. Evet. Ben bu kombini işte benim
stilime falan katılsan sana dokuz verirdim bu arada. Bir puan nereden kırdın peki? Ben o gözlerini. İçine iç çamaşırı giyimem ben. Tamam.
Haklı bir sefer. Gündem olan bavul meselenle başlamak istiyorum. Ne oldu? Nasıl oldu? Bavulunu buldun mu?
Bavulu, bavul. Bavulum salı günü bulundu. Akşam saatlerine doğru. Yok yani Berlin'den Sabiha Gökçen'e geldim. Üç saat
beklediğim ve bavul yok. Ve ben artık yerini bekliyorum. Hani nöbetten falan çıkmıştım bel ağrıma düşün hiç uyumadan uçağa falan bindim. 3 saat bekledim hani artık başka uçaklar geliyor başka Viyana falan geliyor başka yerler geliyor.
Ben bavul yok bavulum yok ve arkadaşımla beraber geldik onun bavulu geldi aynı anda verdik o bavullarımızı. Sonra abi gittik dedik ki bizim bavulumuz yok hani Allah'tan elinde o bavul etiketi vardı. Bu sana veriyorlar ya basıyorlar eline böyle hadi git içeri diye. diye. Salak tutturdular.
Ağladım. Sırada daha çok ağlayacak insan vardı. Onların hakkına girmemek için. Hızlıca ağladım.
Tutan A. Yazın dediler ki kayıp eşyalar büro görevlisi bana dedi ki bavul hani bulduk diyelim içinde senin olduğunu anlayabileceğimiz ne var dediler. Ben de dedim ki halay mendilleri. Kına malzemesi doğum günü için. Siyah parlak bir takım
bu. Ve şey iki kilo kaçak çay. Gerçekten içinde bunlar mı vardı? Evet iki kilo kaçak çay. Bunlardan bulabilirsiniz dedim.
Kaç gün sonra bulundu? Cuma kayboldu, salı akşam bulundu. Peki bunun bedelini ödetmek adına bir şeyler yaptın mı? Şöyle haberin olsun.
İstediğin kadar ağla. Bavul gitti mi? Gitti yani. Artık hiçbir şey yapamazsın.
Beş gün havalimanının yasal süreci varmış araması için. Beş günden sonra sana tazminat ödemek zorundalar kilosunu başına. Bu değişiyor sanırım firmadan firmaya. Yirmi beş kiloydu benim valiz.
Eğer bir gün daha geç bulsalardı tazminat ödeyeceklerdi bana. ve dava yoluna gidecektim zaten. Ne hikmetse öyle bir şey olmadan bulundu ama. Tam gecesi öncesi benim bavulsam geleceğini yani.
Çok ilginç. Çok ilginç. Neyse başın sağ olsun. Güzel atlattın diyelim.
Kombin de bugüne nasipmiş. Ben seni böyle gördüğüm için çok mutluyum. Aşırı beğendim. Neyse.
TikTok'ta en çok beğendiğim kullanıcılardan birisi. Pardon. Kütlaç adı, kullanıcı adı nereden geldi? Şimdi şöyle size canı beğeneyim. Benim başka bir ismim vardı. Ben o zamanlar yeni böyle işte yükseliyorum, hayklanıyorum falan ama o isim Twitter'da başka bir kullanıcının ismiydi ve ben hiç biraz özleşmeyen veya özleşen bazı noktalarda çok karıştırılıyordu falan ve ben de o sıra isim arıyordum.
böyle çökelek yağ yerken tandır ekmeğiyle yanında Almanya'da TikTok'ta canlayan açarken biri şey yazdı böyle sütlaç mevzusu geçti falan biri dedi ki aa kürtlaç bu da falan yazdı yani hiç böyle bir unique isim falan ben buldum falan diye yalanlara girmeyeceğim abi ben oradan kopyalı yapıştır yaptım komik yani kürtlaç kimse de yok çok komik bu arada çok komik ve şap diye sana uyuyor hani biri sokakta ve Avrupa'da falan kürtlaç diye bağırınca böyle yapıyorum lütfen bana seslenmiyordur mesela Amsterdam'da lütfen bana seslen kürtlaç tanınıyor musun bu arada Mesela Almanya'da bile tanıyorlar mı seni? Yurt dışında tanınıyorum. O kadar gittiğim her ülkede falan insanlar yazıyor. Diyor ki yani işte bize gel yemek ye çay iç falan.
Ya benim için mükemmel bir şey. Peki ilk patlama anın nasıl oldu? Nasıl sen TikTok fenomeni oldun? Yani hangi videonla oldu?
Aşkım ilk patlama anım. Şöyle ben Türkiye'de işte hemşerik olarak çalışıyordum. Devlet memuruydum aslında memnundum her şeyden. Tam işte öyle bir karar aldım.
Yurt dışında taşınma süreci falan onların hepsini TikTok'ta paylaştım. İstifa süreci, taşınma süreci, dil süreci falan, işe başlama videosu falan böyle düşünsene bir ülkeye gidiyorsun bir hastanede işe başlıyorsun. Aslında bilgilendirici diyelim yani yaşadığın zorlukları ne bileyim dil öğrenmen, o süreçleri nasıl yaptın, nasıl karar verdin gibi böyle vlog şeklinde kısa anlattın o zaman. Aslında bir hayatın içinden çok fazla insanın belki de hayali olan yurt dışına gitme yöntemi, gittiğinde nelerle karşılaşabilirsin, ne kadar zorlanabilirsin.
Yani böyle oradaki insanlarla böyle daha çok evsel bir bağ kurdum. Çünkü kendi dilimden dolayı canım. Güzel bir bağ kurdum. O şekilde beni sevdiler.
Yani böyle kimseyle bağlı olarak yükselmedim. Veya yanımda kimse yoktu. Tek başına videolar çekmişsin. O yüzden kendimi bu konuda çok takdir ediyorum.
Evet. Ben seni dün söylediğin şeyden çok takdir ettim. Dört ayda Almanca öğrenmiş. Ve iş Almancası.
Ben çok zeki bir karakter olduğunu düşünüyorum. Çünkü bence internette en zor şey zaten konuşma yaparak video atmaktır. Ben de çok konuştuğum için o yüzden biliyorum. Hiç susmuyoruz.
Hiç susmuyoruz gerçekten. Allah bize sabır versin. Aynen öyle. Çevremizdekilere.
Hani böyle içerik üreten insanları gerçekten kutluyorum. Kendine özgü, eleştirisel, konuşkan videoları. Muhteşem olduğunu düşünüyorum yani. Kesinlikle.
İnternette de birilerini çok eleştiriyorsun. Özellikle bir videona denk geldim. Manifest üyesi birisinin sevgilisini bayağı bir eleştirmişsin. Burada o konu hakkında konuşabilir miyiz biraz?
Tabii ki. Evet. Şöyle ya ben aslında kimseyi hedef alarak video falan çekmeyi sevmiyorum ama. Senin için zenginleri kıskanıyor diyorlar doğru mu?
Evet mesela bu bana çok yazılıyordu o yorumlarda mesela. Çünkü böyle bir sınıf farkından dolayı o videolarım çok tutmaya başladı böyle. Böyle kin yani böyle zenginleri kıskanıyor denemez de buna şey denebilir mesela. Ben insanların standartlarını kabul etmeyip ellerindeki imkanları yok sayıp böyle herkes böyle bir başrol anladın mı?
Main karakter. Main karakter böyle yalnız penguen işte en zor hayat bana ait gibi modellemeleri yaşayıp böyle bir sosyal medyada böyle bir kişilik yaratıp kendilerini sevdirmeye çalışmaları. Lan ben hastane odasında kalıyorum cani. Hastane odasında kalıyorum ve sen şey ya o insanların işte zengin değilim ama şu haklarım var, buyum var, geçinme derdim yok falan.
Zenginsin o zaman. Aynen abi insanlar bir de o kadar bir çağda yaşıyoruz ki hani okumak, iş bulmak hani insanlar bunlarla uğraşıyorken senin hayatında benim çalışma zorunluluğum yok demen ve çok zor bir hayat başardım demen. Bak ben burada böyle atıyor da var. Yani atıyor ben yani ben sana dedim ki sen bana dedin ki içerik üreten erkek mi olur dedin ben dedim ki sen de üretiyorsun sen dedin ki ama benim bir mesleğim var ben bunu para kazanmak adına yalan yanlış videolar çekmiyorum ben hobi niyetine sosyal medyayı kullanıyorum dedim ki doğru.
Doğru yani senin bir altın bileziğin ve gerçekten her gün işine gittiğin fiziksel olarak ve beynen yorulduğun bir işin var ama hobi olarak da sevdiğin için sosyal medyada içerik üreticisisin. Kesinlikle. İçerik üreten kombin videoları çeken erkekler hakkında ne düşünüyorsun? Şimdi şöyle bu sorunun tehlikesi benim bu arada korkutup konuşacağım her şey o sırada benim kombinim.
İnsanları eleştirirken benim buraya geliş kılık kıyafet. Evet şöyle dediğim gibi ben hobi olarak yaptığım için canım istediğinde böyle aktif oluyorum canım istemediğinde olmuyorum. Çünkü kendi hayatımdan gerçek bir şeyler sunduğum için bir şekilde o kitle hep benim yanımda kalıyor veya beni bir şekilde destekliyor. Ama bazılarının böyle bu sosyal medyadaki erkeklerin böyle kasıntı kasıntı işte maksarar şöyle yapar veya böyle yan dönüp böyle kasıntı kasıntı konuşup veya sürekli kombin şu dert bu dert.
Yani bu kadar sosyal medyada aktif olmaları böyle bir sigortalı bir iş olmamaları beni çok şey yapıyor. Kızlar rahatsız etmiyor ama erkeklerde abi sosyal medya senin yani böyle şey olsun part time işin olsun abi. Aynen öyle yani mesela işin olur bir de spora gidersin spor içerikleri çekersin anlarım ama bunu 7-24 sanki dünyaları yerinden. Ev kuruyorum benimle ev dizmeye gelin kombin yapıyorum şunu yapıyorum.
Ve bir de şey çok zorlandığını söylüyor bu içerikleri üretirken. Taşınma içeriklerini ben de üretiyorum. O kadar da zor değil yani. Ve onlar bir tane içerik üretirken ben o gün 10 tane üretiyorum yani.
Hani bu kadar da dağları taşları omzunuzla taşımış olmuyorsunuz yani. Bir zahmet yapın. Bir zahmet yani. Hani erkeksin bir zahmet yap onu.
Elini bir taşın alsana. Ben bu halimle yapıyorsam. Anyway neyse sinirlenmek istemiyorum. Kendi adını, gerçek adını birinci sınıfta öğrenmişsin.
Senin adın ne? Öncelikle bu bir hikaye. Parcandana dönüyorum. Bu bir hikaye. Anlatabilir miyim?
Evet. Teşekkürler. Şöyle, şimdi biz benim küçükken başka bir ismim vardı. Evdekiler benim ismimi öyle çok koymak istiyormuş.
Haydar. İnanılmaz. Alevisel bir isim. Evet.
Ailede çok fazla Haydar olduğu için, şimdi eve bir diyelim ki bir mektup geliyor. Bir kurumsal bir yerden. hangi isim soy isim aynı kime gittiği bilinmiyor. O zaman bu kadar şey değil.
Karışıklık oluyor. Aynen. Biliyorsun dava olur, bir şey olur, bir şey kalır diye. Bizimkilerde babam hep böyle bir Çetin koymak istemiş adımı. Ama tabi bana hep Haydar diyorlar.
Hala Haydar diyorlar. Haydar Haydar. Evdeki ismim Haydar. Dışarıdaki ismim Çetin.
Mesela eve misafir gelirse annem Çetin der bana. Ama evde Haydar. İlkokula gitse bir sınıf abi zaten sınıf 50 kişilik. Hoca herkes adını söylüyor. Haydar yok.
Haydar yok. Gelmeyen bir sürü insan tane de vardı. İşte ismi okunmayan var mı diye de sordular. Ama ben hani Ankara's'tan var benim. Birinci sınıf.
Küçük çocuk. Yani okul ilk günü geldiğim görünüyor. Tabii ki sesimi çıkarmadım. İlk gün yok yazıldım. İkinci günde hani veliler
söylüyor. Çocuğumuz ağladı mı? Durdu mu? Erken mi gelelim falan diye. Ablam sormuş.
İşte hani Çetin'in hanıoğlu geldi mi diye. Hoca demiş ki böyle bir öğrenci dün gelmedi. Ablam diyor ki nasıl ya? Ben hani getirdim sana. Sonra biz olayı
Anladı ki, ablam dedi ki sana Çetin dediklerinde buradayım diyeceksin. Çünkü sen Haydar diyebiliyorsun. Adım beni sıfırda öğrenmiştim. Peki Haydar mı olsun isterdin Çetin mi?
Ya bu Haydar Çetin Kürtlaç ismi benim için şöyle. Mesela Kürtlaç beni sosyal medyada yansıtıyor. İnsanların beni orada tanıdığı kısım. Haydar beni böyle daha çok güvende hissettiğim, aile, ortamım bana ev ortamımı hatırlıyor.
Böyle yurt dışına gitmeden ki ortamımı hatırlatıyor. chatin ise sonradan tanıştığım sosyal medya öncesi aile sonrası tanıştığım arkadaş kesimimi anlatıyor bana çevremi falan sen de benim için artık ne oldun biliyor musun chat hocam gündüz olaysın düğünüm olursa başı çekersin deli misin tabi ayladan söz konusu açılmışken ailenle çok düşkünsün ailenle çektiğin videolar aşırı seviliyor Ortalışım değişti görüyor musun? Evet seni çok doğal buluyorlar. Sen de çok düşkünsün ailene.
Ailen ne oldu? Bir gözlerin doldu. Nasıl yani? Duygusallaştın mı?
Konuş bacım. Aileden ayrı kalmak çok zor bir his. Bunu ben bilirim. 4-5 yıl kaldım.
Evet. Ailene bizi biraz anlatır mısın? İletişiminiz nasıl? Şöyle annem babam...
Benim ses sonu değil. Annem babamı gerçekten çok seviyorum. Yani bana nereden geldiğimi hatırlatıyorlar. Hani nasıl bir evde doğduğumu...
Neler yaşadığımızı. Yani ben işte İstanbul'da doğan tek çocuk benim altı kardeşten. Evet tek çocuk benim yani son. Annem beni 43 yaşına falan getirmiş.
Tabii aşkım son. Son kurşun ondan sonra bitti biliyorsun. İşte biz küçük Erzurum oradan geliyorlar. Zaten birkaç sene sonra ben oluyorum.
Köye falan da gittim işte geçen hafta falan iyice duygusallaştım. Şu an üzerimde bir ailenin şeyi var böyle konuşurken kelimelerimi seçiyorum. Genel olarak işte böyle aile evi yaşantısı işte bizim böyle yedi kişilik sekiz kişilik bir evdeyiz. Hani bizim odada hani otur bir köşede depresyona gir.
Hani bir zaman düşün bir odada üç kişi yatıyor falan. Büyüksünüz yoktu. Aynen sobalı ev işte ama şu an yurt dışına bir anda gittiğimde bu yalnızlık hani ablamın yanına gitmiştim ilk başta ama benle taşındıktan sonra bu yalnızlık bana o günlerin aslında ne kadar o zamanlar ne kadar o evden çıkmak istiyor olsam da tek başıma bir yaşam kurmak istiyor olsam da. Kıymetini öğretti değil mi?
Bana gerçekten bağırta çağırta beni ağlatı ağlatı öğretti. Çünkü koşulsuz sevilmenin gerçekten bir noktada arkadaş, sevgili falan hepsi bir yere kadar yani. Ailenin açtığı o kapıyı o kapanmayan kapıyı hiç kimse sana sunmuyor. Asla sunamaz. Bir de ben de şöyle düşünüyorum.
Benim de yakın zamanda gündem oldu. İmkanım olsa yani ailem İstanbul'da yaşamak istese Şu an ailemin burada kalması için elimden gelen her şeyi yapıyorum. Gerçekten mi? Maddi manevi.
Çünkü İstanbul'u sevmiyorlar, yaşamak istemiyorlar. Ama ailen yanında olduğu zaman ne arkadaşa ihtiyacın var ne sevgiliye. Ben ailemle evin içinde çok eğlenen, oturup dizi izlemekten bile keyif alan bir insanım. O yüzden seni çok iyi anlıyorum.
Bu arada şu konuda da seni takdir etmek istiyorum. Sonuç olarak refah bir ailede büyümedin. Üniversite mezunsun, hemşire olmuşsun, sınavlara hazırlanmışsın. Almanya'yı kazanmışsın.
Şu an Almanya'da tek başına farklı bir dille bir meslek icraat ediyorsun. Bu gerçekten helal olsun dedirtecek bir şey maşallah. Yani sen de sıradan takılabilirdin, büyüyebilirdin ama kendini eğitime vermişsin. Hani burada kalıp sosyal medyayla da uğraşabilirdin ama akademik gitmen.
Hani bence annen baban seni çok güzel yetiştirmiş yani. Zaten yaptığım her şey böyle hani onlara gerçekten canımı isteseler veririm. Yani böyle direkt hani bana öllerine halı olayım beni ezsinler. O kadar seviyorum ki böyle yaptığım her şeyde onları düşünüyorum.
Konuşacağım cümlelerde falan. Çok temiz yetiştirmişler. Onları üzer miyim onları şey hani bunlar benim yapabildiklerim öyle düşün. O yüzden yani böyle onlar bir yemek yemek bir yerde falan böyle hani beni uğurlamaları falan günlerce o fotoğraflara bakıp ağlıyorlar.
Ben de öyle. Neyse bu konuyu kapatalım ağlayacağız şimdi. Evet ben. İkimiz de çok duygusalız aile konusunda.
Şöyle bir konuya gelelim. Şimdi Almanya'da habitatını göstererek ve göçmen olarak gazeteye çıkmış ilk Türksün. Bu konu hakkında ne söyleyeceksin? Öncelikle neden hastanenin bir odasında kalıyorsun?
Paran mı yok? Paran var ama yok gibi. Şimdi sen de eve yakın zamanda çıktığınızda biliyorsun bir şeylerin masraflı olacağını. İşte yurt dışında bu depozito ödeme, cartucu falan onları şimdi ben Almanya'da kasabada yaşadım.
Küçük bir köyde kasaba gibi. ...oradan Berlin'e taşınırken hastane bana böyle bir imkan sundu. Gel, çünkü 5 saat uzaklıkta ya, ev bulman zor olacağı için...
...gel hani buradaki 6 aylığına kal, o sıra rahat rahat eve bakarsın... ...biraz da para biriktirirsin.
Tabii orayı da ödüyorum cüz'lü bir miktar ama. Sonra ben yerleştim oraya yani. Abi çatısı var mı? Var.
Su damlıyor mu? Damlanıyor. Ve iş yerine bir dakika. Evet, hayatımda böyle bir şey yaşamadım biliyor musun?
Trafik derdi yok, o derdi yok. İstediğin kadar uyuyabilirsin. Nöbetim başlamadan bir dakika önce uyandım. Kalk üstünü giy ve git.
Aynen öyle. Böyle bir lüksü neden bırakayım ki? Çingenelik yaptım bir buçuk senedir oradayım. Ve artık son üç ay kaldı yani.
Kasım'da kesinlikle kovuluyorum. Gerçekten. Çünkü en son ağlaya ağlaya falan kendimi orada tuttum. Param yok işte şu bu falan.
Umarım onları izlemiyorlar. Umarım Almanca izlemiyorlardı falan. Peki Kürtler gelip merak etmişler bakmışlar ve göçmen sürenin incelenmiş. Sonrasında Almanlar seni tanıdı mı?
Almanca birkaç video çekmiştim. O zamandan beri böyle birkaç Alman beni takip etti ve hala çıkmadılar. O diyor. Video falan at demişlerdi bana.
İşçilerimdeki insanlar onlar görmüştü. Neden Almanca içerikli çekmiyorsun falan. Ama ben çalışıyorum. Üzerine çok yoğun çalışıyorum.
Üzerine Türkçe içerik üretmek. İçerik üretmek zaten şu an meslek. İnsanlar ona mesai ayırıyor. Günlerini ayırıyor.
Oturup Almanca edit falan. Uğraşamazsın sen. Peki Almanya'ya taşındığında pişman mısın? Yoksa iyi ki gitmişim diyor musun?
Şöyle gittikten sonra her gün daha çok şükür ediyorum. ...gittiğim için. Neden?
Yalan söylemeyeceğim. Genel olaylardan... ...çok içine girmek istemedim.
Refah seviyesi de istedin. Refah seviyesinden. Genel imkanlardan... ...kurul düzenim var.
Üç senede bir kurul düzen kurdum orada. İstesem de... Dönemezsin. Dönemem.
Ve insan artık alışıyor bir noktadan sonra. O kadar emek verdikten sonra... ...dönmek sanki yenilgi değil de...
Sıfırdan hayata neden başlıyorsun? Ve geldiğimde hani buraya geldiğimde ne olacağım da öyle çok iyi bir yere geleceğimi düşünsem yine dönebilirdim. Evet ama bunun garantisi yok. Tabii.
Evet neyse bence Berlin'de güzelsin inşallah bir gün yanına gelirim ben de. Herhalde. TikTok camiasında en katlanamadığın tip kim? Şöyle ben genelde beğenmediğim insanları direkt ya takipleşiyorsam sessize alıyorum.
Takipleşimde var niye bilmiyorum. Öyle bir olaydan hoşuma gitmiştir konuşması takipleşmişimdir ama sonra içerikleri hiç hoşuma gitmemiştir. sessiz alıyorum ya engelliyorum görmek istemiyorsam. Çok fazla içerik üreticisi var. Hani benim böyle oturup saatlerce
ekran kaydırması, yani işten gelip iki saat ekran kaydıracaksam hiç öyle insanlar moralimi bozmasın diye. Evet. Hani naşcım canaşa kalka. Kalk gözünü görmesin yani. Onlarla uğraşacağım abi. Evet.
Hiç uğraşamam yani caybeyni yenge. Sonra şöyle böyle kasıntı. İnsanları hiç sevmem. Yes böyle ağzını yayaya insan. O sırada benim ağzıma. Yes
falan böyle konuşan o içerik üreticileri hiç sevmiyorum gerçekten. Sürekli marka bir şeyler gösteren, sürekli Paris vlog çeken. Her konuda yorumu olan insanları hiç böyle her bir en ufak olayda böyle 10 tane video çeken insanlar falan katlanamıyor. Hiç.
Bir de şey var. Hepsi birin böyle eski yarışmacısı. Bu arada ona taktım. Yarışmacı mı? Yarış saçtım.
Bir de Türkçenin kayışı bu arada. Şive kaydıktan sonra. Neyi oluyordu? Üyesi. Eski üyesi.
Hatta grubu bozan kişi. Evet. Aynen. Hatta sarışın olan. Kim olduğunu
kimse anlamamıştır zaten. Tabii canım. İsim vermiyoruz. Sürekli böyle mesela manifest programında da sürekli işte hani bizim böyleydi, bizim şöyleydi, biz böyleydik.
Sürekli o eski vurma sallaması. Kanka bir dur. Sahip çıkamadın veya çıktın. Bari insanlar seni güzel hatırlasın yani böyle sürekli başka insanlara laf sokarak gündeme gelmesi falan.
Twitter'da çok flotlarını gördüm böyle komik şeylerini de gördüm böyle komik yorumlarını. O rahatsız etti mesela beni çok. Görmekten sıkıldım artık duymaktan sıkıldım bu yorumlara diyorsun. Ya bir sus.
Evet artık hepsi bir yok manifest var diyorsun. hayatında biri var mı hiç aşık oldun mu sen de bir aşk adamsın ben bu soruyu hatırlamıyorum hayatımda hiç sevgilim olmadan hiç sevgilim olmadan ben en çok kendimi sevdiğimi fark ettim gerçekten ve ne kadar özgürsündür o zaman sen kendimi çok seviyorum kendimi seviyorum başka insanlardan çok seviyorum bu normal değil mi zaten her zaman kendini daha çok sevmezsin ama bu başkasını sevmeyeceğin anlamına gelmiyor Ben biraz da şuna yoruyorum. Ben 20 yaşında devlet memuru olduğum için bir ailenin geçinebileceği kadar para kazanıyorum 20 yaşında. Ben liseden atandım.
Liseden atandım. Üniversite ikinci sınıfta atandım. O sıra üniversite okumam gerekiyordu. O sıra Almanca kursu yapmam gerekiyordu.
Benim 3-4 senem zaten yani beni arkadaşlarım görmüyordu. Ben işte 24 saat Covid yoğun bakımda çalışıyordum. Bir de o zamanlar Covid olduğu için. Covid yoğun bakımda hemşireydim.
24 saat nöbet tutuyordum. Oradan üniversitenin stajına gidiyordum. Oradan akşam Almanca kursuna gidiyordum. Buradaki hayatım böyle çok yoğun geçtiği için benim oturup ha biriyle flörtleşeyim, birine zamana ayırayım, birine...
Benim önceliğim hep benim hayatımdaki mücadele oldu. Hani bir şekilde kendimi kurtarıp, yol çizip veya geleceğimi garantelemek oldu. Amacım buydu yani. Belki önceliklerim veya yoğunluklarım farklı olsaydı bir fırsat olabilirdi benim için veya başka şeylere kayabilirdim.
Ama hayatımda neden beni mahvedecek, geleceğimi... Şu anki olduğum oturabileceğim yerde oturmama engel olacak neden birini hayatıma alıp bana travma yaşatmasına izin verebilirim ki? O zaman şu söylediklerinden şunu çıkartmak istiyorum. Mahvetmeye yeltenmiş biriyle tanışmış gibisin.
Şöyle arkadaşlarımı çok eleştiriyordum sevgililerinde. Başına mı geldi? Siz mal mısınız abi sizin? Allah belanızı versin.
Yüzünüz yok mu? Ne kadar karaktersiz insanlarsınız falan. Hani o kadar insanları eleştiriyordum ki. Diyorum ki hani siz yüzsüz müsünüz?
Karakteriniz yok mu? Neymiş? Büyük. Konuşmayacaksın.
Aynen. Büyük yiyeceksin. büyük konuşmayacaksın lokma yiyeceksin büyük konuşmayacaksın sonra işte ben de böyle bir şey yaşadım ne yaşadın? birine aşık oldum ama böyle şey Almanya'daki pasaportu mesleği yakmalı falan insanlarsan malsın hani şey bir ses var belki biliyorsun bir ev tutarım bize istersen annen gelsin o modda her şey gözüm karardı her şey yapabilecek duruma geldi o kişiden de o şekilde dönüp görmüş olsaydım Almanya'da işinin gücünü, pasaportunu yırtar gelirdin ya.
Evet. Bizim enayilik hani insanları eleştirdikten sonra İnsanları eleştirdikten sonra bizim enayilik. Benim gerçekten başka insanlardan beter olman. Evet. Yani
Allah kurtar. Demek ki benim sadakam varmış. Evet. Şöyle gelecek vaat etmeyen biriydi.
İnanılmaz borçları olan. Hani benim yanıma hiç kimsenin yakıştırmadığı. Arkadaşımın bana dua ettiğinde olur ayrıl diye falan. Allah kurtarmış. Annelerinin
duaları kurtarmış diye. Evet. Yani kurtuldum diyelim. Ya bence de boşver Biz gece kariyerimize sarılıp uyumaya devam edelim benim bir tanem.
Bir soruya geçiyorum. Kendinle çok barışık bir insanız. Özgüvenli de olduğunu düşünüyorum. Bu özgüvenin nereden geliyor?
Kendini çok mu beğeniyorsun? Bir sessizlik. Aslında kendimi hiç beğenmiyorum. Çok özgüvensiz bir insanım.
Nasıl? Böyle büyüdüm. Yüzün çok tatlı. Lisede, üniversitede falan lisenin hiç arkadaşım yok.
İlkokul, ortaokul saymıyorum. Hiç konuşmazdım kimseyle. Yani konuşmaktan çekinen bir insandım. Zorbalığa uğradın mı?
Yani ses tonumdan dolayı falan sanırım ya. Böyle şey olurdum, çekindirdim insanlar dalga geçecek falan. Lisede de böyle gerçekten hiç arkadaşım yok. Henüz kendimle daha böyle barışmadığım zamanlardı sanırım.
Üniversiteden de öyle yani. Özgüven olarak yani şöyle kendi videolarımı izleyemiyorum hala. Ben de asla o arada. O kadar kendimi rahatsız ediyorum ki.
Ama sonra dışarıdaki herhangi bir insanla benle fotoğraf çekebilmek isteyen biriyle falan takipçi çok iğrenç bir kelime veya fan ben şey diyorum daha çok gundilerim köylülerimle böyle sarılıp. Ben de bir tanelerim. Aynen sarılıp yani veya onun bana verdiği has herhangi bir şekilde maddi bir şeyin karşılayamayacağı. Saf sevgi gibi.
Aynen yani çok huzursuz. Çıkarsız. Evet. Etrafımızda herkes çıkarsız olduğu için gerçekten bizim sosyal medyadaki ailemiz oluyorlar.
Sen kötü bir şey yaptığında da seni yine övüyor, seviyor. Yani bu çok karşılıksız bir sevgi. Bana da Allah ve hayat bunu yaşattığı için çok teşekkür ediyorum. Bir tanelerim sizi çok seviyorum.
O yüzden seni de özgüvenli, bence çok özgüvenlisin. Çünkü bu yaptığın videolar, bu hareketler herkesin yapamayacağı şeyler. O mimikler vesaire. Şu an kendinle barıştığını düşünüyorum.
Ve barışmak için de haklı sebeplerin var bu arada yani. Yani ekrandan çok sevdiğin ama tanışınca bu neymiş ya dediğin hiçbiriyle tanıştın mı? Sanırım yok. Ciddiyim yok.
Çünkü ben insanları böyle önceden inceliyorum. Zaten Türkiye'de yaşamadığım için çok fazla böyle senede bir kez iki kez bazen daha az daha fazla geldiğim için seçiyorum zamanım çok kısıtlı olduğu için. Yani seni de seçiyorum falan. Yani gerçekten bir şeyler bana katabilecek insanlarla buluşuyorum.
Hemen şu zamana kadar böyle bir sıkıntı yaşamadım. Ama burada iyi ki burada değilim yani. Kesinlikle ben olaysız bir günüm olmazdı kesinlikle. Ama biz sen burada yaşıyorsan biz seninle çok samimi olurduk bence.
Hayatımı mahvederdim falan diyorum. Dün bu arada hiç yalansız. Yani ben gerçekten Beliz'le sadece podcastlerinden tanıyordum tabii. Benim tanıdık ortak arkadaşlarım çıktığı için.
Ama Kısmet Solur yarışmasında birinci olduğunu, Kısmet Solur yarışmacısı olduğunu, podcastlerini falan önüme düşen kesileri çok beğenmiştim. Biz Beliz'le dün birebir tanıştık ve onun kısmetse olur editleri dedim ki Allah o evdekilere sabır versin. İyi ki yarışmacı değilim. Gerçekten hani senin asla düşman olmak istemezdim.
Dostun olmaya da korkardım bu arada. Aşkım benim dostlarım çok şanslıydı. Gerçekten mi? Sen o editleri görmedin.
Hep travmalı editlerimi gördüğün için. Habertiyorum bu arada gerçekten harbi bir kız olduğun için birinci olmuşsun. Yani konuşmalarındaki o diksiyonu gördüm ya sana birinin cevap verebilmesi için böyle düşünmesi lazım senin söyledikleri birkaç dakika falan. Teşekkürler.
Yani chat GPT'den konuştuğunu falan. Ama seninle bir gün sen şey dedin ya dedim ya sana bana chat GPT diyorlar. Sen dedin ya oyuncu bile ezberleyemez ki bunları. Evet ezberleyemez abi.
Seninle bir gün bir programda yarışmacı olmayı isterdim ama. Evet. Hani yarışacağımız. İki tane saçını falan bir yolluyormuşum düşünsene.
Şaka yapıyorsunuz. Kıyamam kız sana. Sevdim seni. Umarım sen de beni sevmişsin.
Bir tane videon Almanca'ya çevirilmiş. Ve Almanlar tarafından linç edilmişsin. Neden oldu? Nasıl oldu?
Şöyle. Ben Almanlara şey. Bu orada çok argo geçen bir kelime olmadığı için. Beyaz götlü, beyaz dertli.
Ne var abi benim kara yani benimkide ne yapayım. Yani bu yalan bir şey değil abi. onlara böyle daha çok hani dertleri yapay olduğu için falan bir de mesela bu konunun videonun düşme şekli de şey Polonyalı bir hemşire bana şey soruyor Türkiye'de şey yoğun bakım nasıl işte kadın hemşireler kadınlara mı bakabiliyor sadece erkekler sadece erkekler falan diye bir soru sordu bana abi aç araştır yani yani bana soru beni çok gerdi abi sağlık sistemi ya hasta ayırmaman lazım cinsiyet ırk din hiçbir şey ayırmaman lazım hastaneye gelmiş Gelmiş yani hastaneye muhtaç, sağlığa muhtaç biri var yatıyor karşımdan. Ve öyle bir soru beni onları böyle yorumlamama sebep oldu yani.
Sizin hiçbir şey araştırmamaları böyle insanlar. Siz böyle mi çalışıyorsunuz? Şu şartlarda mı çalışıyorsunuz falan. Konuşmak bile istemiyorum.
Arkadaş olmak istemiyorum. Anlatmak istemiyorum hiçbir şey abi. Uzak durun bizden ve kendi yapay hayatınızda yaşayın. Peki Almanlar tarafından linç edilmek sana kendini nasıl hissettirdi?
Şöyle yorumların hepsi beni savunmuş. Aa süper. Evet Twitter'da bir tane videoda beni savundular ilk defa. Çünkü Avrupalıların böyle her şeyi çok biliyormuş gibi davranmalarından dolayı hani direkt beni savunmuş herkes falan.
Hani doğru bir şey söylemiş falan. Bir an korkmadım değil tabii ki. Hemen dedim ki başıma bir şey gelir mi? Hani çalıştığım ülkedeki birilerine hani sonuçta bir şeyler diyorum.
Tabii canım. Meslekten medeniyeti. Deport diyorum falan. Sonra hemen attım Alman avukat arkadaşımı.
Sizi çok seviyorum ama iyilik edeyim. Ben kurban olurum burası canım memleketim falan oldum direkt. Ama öyle şeyler düşünce özgürlüğüne giriyormuş ve hiç kimse hiçbir şey yapamazmış. Süper.
Süper. Aynen. Şanım yürütsün. Aşkım son soruyu sormak istiyorum. Benim bir
tanelerim ve senin Gundilerine içerik üreticisi olmak isteyenlere vereceğin tavsiye nedir? Kesinlikle şu TikTok'ta ya şunu yapın bunu yapın şu saatte atın bu saatte atın. Ay evet. İşte insanları böyle daha çok bir şeye odaklayıp hayal kırıklığa uğramalarına sebep oluyorlar. Onlar da izlenmek için
Atıyor aslında bu videoları siz farkında değilsiniz. Evet yani onlar da oradan aslında etkileşim kasıtlıyor. Ben gerçekten sunabileceğim bir şey yok. Çünkü ben herhangi bir şekilde bir beklenti yaparak girmedim içine.
Hala bir meslek olarak yapmadığım için çok profesyonel bir tavsiyede bulunamıyorum. Para beklentim yok benim diyorsun. O da doğallığı getiriyor bence. Maneviyata giriyor biraz benimki ve benim gerçekten çok tatmin ediyor bu anlamda.
O yüzden insanlara doğal olabilirler. Ama herkes de yani influencer olmak zorunda değil anladın mı? Sigortalı işte mutlu olmak, sabit maaş almak. Yani gerçek hayat buydu bize sadece sosyal medyada insanların ulaşamayacağımız erişemeyeceğimiz hayatlarını göstere göstere herkes bir şey olma derdinde.
Kolay yoldan para kazanmak olduklarını düşünüyorlar. O da huzur getirmiyor ki getirmiyor getirmiyor abi hiçbir şeyin şeyin yok garantisi yok. Aynen öyle Allah her şeyin hayırlısını versin diyelim. Evet benim bir tanem benim Gundim benim her şeyim iyi ki geldin seni çok seviyorum.
Kapanışı güzel bir halayla kapatmak istiyorum. Hazırsan. Hazırım. Belalım, belalım, belalım, belalım, belalım.
Lurke, lurke, lurke, lurke. Halime, lurke, lurke, lurke, lurke. Görüşürüz. Sizi çok seviyoruz.
Görüşmek üzere. Yeni bölümlerden haberdar olmak için takip et bu zonuna tıklamayı unutmayın.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.