Podcast

meme kanseri hakkında doğru bilinen 8 yanlış

Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Bugün Peri Bacası Fakültesi’nde dersimiz: Meme! Biliyorsunuz ekim ayı, meme kanseri farkındalık ayı.Kitle yoksa kanser de yok mudur? Her meme ağrısı tehlikeli midir? Mamografi gerçekten zararlı mı? Bu bölümde meme sağlığı hakkında doğru bildiğimiz 8 şehir efsanesini bir bir çürütüyoruz. En önemlisi; paniklemiyoruz, korkmuyoruz, sadece bedenimizi tanıyıp hazırlıklı oluyoruz. Kendinize ve memelerinize iyi bakın, I love youu! 



Yaratıcı: Tuba GüleçYapımcı: Podbee MediaBu bölüm reklam ve sponsorluk içerebilir.

Bölüm Transkripti

2.765 kelime · ~14 dk okuma

Arkadaşlar you guys, bugün ne konuşuyoruz biliyor musunuz? Meme. Tıp fakültesine girdiğinizde arkadaşlarınız etrafınızda işte benim göğsüm şöyle, benim göğsüm böyle demeye başlar. Size dersiniz ki göğs mü? O meme.

Çünkü göğüs akciğerdir bizim için. Meme memedir arkadaşlar. Ve biliyorsunuz ki bu ay yani Ekim ayı meme kanseri farkındalık ayı. Ve bu ay geldi diye farkındalık oluşturmak için size böyle pembe kurdele gösterip erken teşhis hayat kurtarır deyip geçmeyeceğim.

Tamam erken teşhis tabii ki hayat kurtarıyor da neyi erken fark edeceğiz? Sadece kitle mi arayacağız? Mamografi gerçekten gerekli mi? Zararları var mı? Varsa ne?

Transkriptin tamamını oku

Meme ağrıyorsa kanser miyiz? Ağrımıyorsa değil miyiz? Yani bu kadar mı? Her akıntı kötü mü?

Meme başı akıntısı ne demek? Ultrason mamografinin yerine geçer mi? Çünkü bir tanem bize meme kanseriyle ilgili ne öğretiliyor? Memenin elle kitle var mı? Bak.

Sonra bize mememizi yokluyoruz. Bir şey bulamıyoruz. Oh tamam temizim diyoruz ki bu da yani en ihtimalle yapıyorsak. Ama hayır arkadaşlar çünkü meme kanseri bazen elinize değil gözünüze gelir.

Bazen meme başında, bazen ciltte, bazen koltuk altında kendini gösteriyor. Hatta bazen hiç belirti vermeden sadece taramada yakalanıyor. Bugün Dr. Ogeç Radyo'nun bu bölümünde meme hakkında yanlış bildiklerimizi, gerçekten neye bakmamız gerektiğini ve hangi değişiklikleri ertelememiz gerektiğini, doktora gitmemiz gerektiğini konuşacağız.

Sonra etrafımızdaki annemiz, anneannemiz, teyzemiz, kuaförümüz tüm kadınlara bunları anlatacağız. Hazırsanız başlıyoruz. sürekli değişiyor. Yani sabit değil.

Ve meme bir tanem çizimlerde gördüğümüz gibi göğsümüzün iman tahtamızın biz öyle deriz. İman tahtasının üstüne böyle yapıştırılmış iki tane yuvarlak yapı da değil. Genel damla biçiminde bazen asimetrik koltuk altında yani çoğu zaman asimetrik de koltuk altımıza böyle doğru uzanan bir kuyruğu olan bir doku yapı. Meme dokusu böyle köklücük kemiğine, göğüs kemiğine koltuk altına kadar uzanabiliyor güzelim.

O yüzden mememizi kontrol etmek Hani sadece böyle ortasını iki kere sıkıp, şu an kendimi sıkıyorum, siz de sıkın. Ha bir şey yok demek değil. Dedim ya, genellikle asimetrik. Yani iki mememizin birebir aynı olması gerekmiyor.

Çünkü memeler ikiz değil, kardeş. Birinin biraz daha büyük, birinin biraz daha sarkık ya da aşağıda. Meme başının daha farklı olması bunlar gayet normal. Bizim aradığımız şey mükemmel simetri değil.

Daha önceden bizim kendi normalimizden daha farklı bir değişiklik. Tamam mı? Herkes kendine göre, kendine kıyas alacak. Bu bir tanıdıksak, tanıdıksak, tanıdıysak bir tanem yanlış bire geçiyoruz.

Birinci mit yani. Biz burada hep böyle güzel bir tabir var yabancılarda. Türkçe'de nasıl söylenir bilmiyorum. Debunking the myths yani mitleri doğrularını açıklıyoruz.

Debunk ediyoruz. Şimdi kitle yoksa meme kanseri yoktur. Yanlış bu. Bir şey yok.

Meme kanserinin en sık bulgularından biri ne bir tanem? Haydi bakalım. Evet yeni bir kitle olabilir. Doğru.

Ama bütün meme kanserleri yuvarlak bir top gibi büyümez. Bu arada göğüs kanseri demiyoruz, meme kanseri diyoruz. Göğüs kanseri deyince ne oluyor bir tane? Akciğer.

Akciğer kanseri. Ciğer kanseri demiyoruz. Ciğer kanseri deyince ne oluyor? Ya karaciğer ya akciğer hangisi bilmiyoruz.

Göğüs, göğüstür yani akciğerdir. Meme memedir, karaciğer karaciğerdir. Hadi ya. Şimdi bir tanem.

Bu meme kanserlerinin bazıları dokunun içinde böyle ince ince böyle sıra sıra ilerleyebilir. Bazıları cildi, bazıları meme başını veya lens kanallarını etkileyebilir. Yani memede ele gelen hiçbir şey olmadan da cildimizde böyle çekilme, meme başında eskiye nazaran herhangi bir değişiklik, koltuk altında böyle ele gelen genellikle ağrısız lans modları, ağrılılardan çok korkmayız ama bu %100 değil. Ya da mamografide böyle ekstra bir bulgu çıkabilir.

Bu yüzden memeyi sadece ellemiyoruz, bakıyoruz, dokunuyoruz. Tıpta muayenede böyle deriz. Palpasyon, önce bakarız, inspeksiyon, sonra palpasyon dokunur, sonra perküsyon yaparız. Bakıyoruz, dokunuyoruz, koltuk altını kontrol ediyoruz ve zamanı geldiğinde de taramamızı yaptırıyoruz.

Ne zaman zaman anlatacağım. Öncelikle ikinci yanlışımızdan bahsedelim. Meme ağrıyorsa kanserdir. Hayır. Çünkü meme ağrısının büyük çoğunluğu güzel bir haber, kanser değil.

Ne peki? Şimdi özellikle güzelim, iki memede birden oluyorsa, regl öncesi artıp, regl sonrası azalan böyle döngüsel bir hassasiyet varsa, bu çoğunlukla tahmin edeceğiniz gibi ne? Evet, hormonal. Boyun, sırt, omuzda da böyle göğüs duvarındaki kaslardan kaynaklanan ağrılar da meme ağrısı gibi hissettirebilir, hissedilebilir.

Ben mesela ağacındayken çok gelirdim. bura mı ağrıyor bura mı ağrıyor hani çok korkarlardı kadınlar. Biz hemen böyle anlardık yani kas mı yoksa işte gece nasıl uyudunuz soğukta mı kaldınız şöyle böyle. Ama bebeğim bunun tam tersini de söylemeliyim çünkü kanser asla ağrı yapmaz bu da doğru değil.

Kanser ağrı yapmaz bu da doğru değil. Yani daha dikkatli değerlendirmesi gereken ağrı nasıl bir ağrıdır biliyor musun? Bizi böyle alerme eden bize böyle buraya bak diyen tek tarafta hep aynı noktada olan bak çok önemli adet döngümüzle reglimizle değişmeyen, geçmeyen ve giderek artan ağrı bizi alerme eder. Hele bir tanem buna eşlik eden cilt değişikliği, akıntı ya da böyle elimize gelen kitle gibi bir bulgu varsa artık burada diyoruz ki ne yapacağız? Mutlaka kontrol

edeceğiz. Ama bu demek değil ki tek başına ağrı, çoğunlukla kanser. Hayır böyle bir şey diyemeyiz. Fakat yeni ve kalıcı bir değişiklik de otomatik olarak önemsiz sayılmıyor. Anlatabildim mi?

Geldik üçüncü mitimize. Meme başı akıntısı varsa kanserdir. Hayır. Şimdi meme başı akıntılarının çoğu iyi huylu şükürler olsun ki.

İki memeden geliyorsa, yalnızca sıkınca çıkıyorsa, böyle sarı, yeşil, kahverengi ya da böyle süt beyazıysa bu genelde bir tanem bak genelde ya hormonal oluyor ya da diğer iyi huylu sebeplerden olabiliyor. Fakat ne zaman diyelim ki bak meme başı akıntısı sıkıntı olabilir bak ne zaman? sıkınca değil de kendiliğinden de gelen ve böyle süt yendi ya da gecelikte leke bırakıyorsa, tek memeden geliyorsa, ikisinden birden değil, simetrik değil ve tek bir kanaldan geliyorsa baktığınızda böyle anlarsınız onu. Ben nasıl anlamıştım biliyor musunuz? Dur ona anlatacağım.

Su gibiyse ya da şeffaf ya da kanlıysa akıntı. Tamam mı? O zaman diyeceğiz ki bir bakalım. Ben bir tane ilaç kullanıyordum. Psikiyatrik bir ilaç.

Böyle ağır bir ilaçtı ve bu prolaktin arttırıyordu arkadaşlar. Benim öğrenen süt gelmişti biliyor musunuz? Şok olmuştum. Galaktör ederiz biz tıpta buna.

Böyle ilacı bıraktım kendine geldi. Hemen tabii ki o zaman gidiyorsun işte porlaktinli falan ölçtürüyorsun. Yani benim mememden çok böyle birkaç tane kanaldan gelmişti. Böyle çok ilginçti ve demedim tabii ki yani hemen kanser miyim diye.

Çünkü ben biliyordum biraz önce etki yaptığını. Yani birçok sebep olabiliyor. Ama bunun için de böyle meme başımızı sürekli sıkıp akıntı aramayacağız tamam mı? Süt yenimizde böyle kendiliğinden oluşan tek taraflı leke gördüğümüzde de herhangi bir şeydir deyip geçmeyeceğiz tamam mı?

Güzelim. Dördüncü mitimize geldik bir tanem. Şimdi bazı meme başları var. içe dönük bazıları çıkıp bazıları düz ya.

Diyorlar ki içe dönük memem varsa bu tehlikeli. Hayır. Çünkü doğuştan ya da ergenlikten beri içe dönük olan meme başı çoğunlukla o kişinin anatomisi. Bunların hiç rahatsız olmayabilir. Bunda bir hastalık olmayabilir ama

rahatsız da olabilir veya emzirmede sıkıntı da yaşayabilir. Bunun için bir içerileri var. Ama içe dönük meme başını ne zaman önemsememiz gerekiyor? Daha önce dışarıda olan sonradan içeri çekilen özellikle hani artık böyle sıksan da çıkmayan, elinle çıkmayan, orada dışarı çıkıralamayan yani sabit bir şekilde Bir de içeride olan meme başı diyeceğiz.

Bak bu bizi alarma etsin. Ama meme başındaki her döküntü de aynı bu şekilde yine kanser değil. Egzama mesela çok görülüyor. Ama tek meme başında olan, tedaviyle tamamen geçmeyen ya da sürekli geri gelen, kabuklanan, kanayan ya da sızlayan bir ağırlı bir şey varsa o zaman bizim paşa dediğimiz bir hastalık var.

Onun açısından değerlendirmemiz gerekiyor yine. Ama bak çok benzer yine kuralımız şu. Yeniyse, tek taraflıysa ve geçmeyen değişiklik varsa bunu önemseyeceğiz tamam mı? Bu bizim ana kuralımız.

Geldik beşinci mitimize. Memeyi ellemek tek başına yeterlidir. Dedik bunu. Hayır.

Çünkü meme farkındalığının üç bölümü var. Bak birincisi. Güzelim benim. Aynaya bakıyoruz.

Meme bölgemizi ve göğüs bölgemizi. İkisi farklı dedik ya. Elliyoruz. Sonra koltuk altını, aksiller bölgeyi kontrol ediyoruz.

Bu uçunu açayım biraz. Aç Tuba. Evet. Şimdi aynanın karşısına geçtik.

Memelerimizle baktık. Geçin şimdi bakayım. Geçin aynanın karşısına. Kollarımız yanımızda tamam mı?

Bakıyoruz aynaya. Şekil bozukluğu, böyle boyut değişikliği, yeni bir şişlik, cilt renginde herhangi bir değişiklik, döküntü, göründüğü bir çökme var mı? Memeniz büyükse bir tanem, meme altındaki deriyi de yani memeni kaldırıyorsun büyükse o deriye de bakıyorsun tamam mı? Sonra bebeğim kollarımız yanımızdaydı ya başımızın üzerine kaldırıyoruz.

Bak ben de yapıyorum sizinle beraber. Sonra kollarımızı başımızın üstüne kaldırdık. Baktık tekrar. Yine görürsünüz meme muayenesi yazdığınızda ne yapıyorsun?

Kalçana koyuyorsun işte göğüs kaslarını bastırman gerekiyor falan bu hepimizin bildiği şeyler zaten. Peki bunu niye yapıyoruz? Spor yapmak için değil. Meme içindeki bağ dokusu deriye ve göğüs duvarına tutunuyor. Alttaki bir oluşum herhangi bir kitle o dokuyu çekiyorsa ciltteki küçük bir çukur da bu cilt gerildiğinde görünür hale geliyor. Biz bu yüzden yapıyoruz.

Şimdi meme muayenesi yaparken iki veya üç parmağımızın yastık kısmıyla meme muayenemizi yapıyoruz. Yani parmak ucuyla dürterek değil, küçük küçük daireler çizerek böyle tüm alanı sistemli biçimde bir oraya bir buraya bir buraya değil, tarayacağız bir tane. Sadece de mememizin yuvarlak çıkıntı olan kısmını değil, köprücük kemiğimizden başlayıp göğüs kafesimize, göğüs kemiğimize. Kıla bir kula yani köprücük kemiğimizden başlayıp kaburgalarımıza, göğüs kemiğimize gelene kadar böyle.

Böyle tek tek meme altından, koltuk altından da uzanıyoruz. Şimdi bu dokuya bakıyoruz. Mememiz büyükse yine sırt üstü yatarak ya da kontrol ettiğimiz, yani sol memediysek sol memedik sol kolumuzu başımızın arkasına koyarak ve dokuyu göğüs kafesimizin üzerine yayarak, alanı açarak kontrol etmek işimizi kolaylaştırabilir. Amacımız yine tabii ki teşhis koymak değil.

Yani kimse kendine kanser teşhisi koyamaz bu şekilde. Ama kendi normalimizi biliriz. Günün birinde bir şey olursa, Aa bu yoktu. Bak bu yeni gelmiş diyebiliriz tamam mı?

Değişikliği fark edebiliriz. Önemli olan bu. Hatta ben olsam meme manisini yaparım. Bir de video çekerim bilirim yani.

Sonra doktora gösteririm zamanında. Bakın dedim böyle böyle böyleydi. Şu an böyle böyle böyle. Çok önemli bunlar bence.

Koltuk altı nasıl kontrol edeceğiz? Kolumuzu böyle havaya dikip kol kasımızı ellemeyeceğiz. Şimdi elimizi diğer omuzumuza koyup kolumuzu gevşeteceğiz. Diğer elimizle koltuk altımızın en böyle yüksek kısmından kaburgalara doğru yavaş yavaş bastırarak kontrol edeceğiz tamam mı?

mı? Çünkü bazen memede belirgin bir kitle olmadan önce koltuk altında yeni bir laf notu olabiliyor. Epeyim. Şimdi hepsini tek bir şekilde toplayalım.

Aşağıdakilerden bir tanesi yeniyse ve geçmiyorsa değerlendireceğiz. Ne mesela? Memede ya da koltuk altında yeni bir kitle ya da şişlik. Söyledik.

Memenin şeklinde ya da büyüklüğünde yeni bir değişiklik. Ciltte çekme. Çekinti. Ya da portakal kabuğu görünümü. Bu nasıl bir şey derseniz

yazın. Portakal kabuğu görünümü meme. Çıkacak. Tek memede yeni Yeni kızarıklık, morarma, koylaşma, ısı artışı ya da hızla gelişen bir şişlik değerlendirilmeli.

Sonradan içeri çekilen, inverted meme başı ama sonradan. Meme başında geçmeyen, kabuklanan veya kanayan döküntü. Kendiliğinden gelen, tek taraflı, şeffaf ya da kanlı meme başı akıntısı. Sıkarak değil, kendiliğinden tutucan ve leke bırakan dedik.

Koltuk altında ya da köprücük kemiği üzerinde yeni ve kalıcı şişlik. Tek taraflı, aynı noktada, hormonel olarak reglimize değişmeyen ve geçmeyen ağrı. Bunlardan biri varsa meme kanseri demek değil tabii ki. Ama bundan çok iyi huylu ama önlemsememiz gerekiyor ve değerlendirmesi gerekiyor demektir tamam mı?

Özellikle emzirme olmadığı halde meme başında gelişen bir kızarıklık, şişlik ya da ısı artışı varsa hani mastit yani işte meme başı iltihabı denilerek tedavi verildi ama buna rağmen düzen mi olmuyorsa Yeniden değerlendirme istemek gerekir bebeğim. Diğer bir yanlış çok duyuyorum. Mamografi kanser yapar. Öncelikle mamografi ne bebeğim?

Mamografi düşük doz x ışığını kullanıyor. Bunu kullanarak tarama yapıyor. Ama düşük doz x ışığını kullandığı için sıfır radyasyon değil tabii ki. Fakat buradan şunu çıkaramayız.

Mamografi kanser yapıyor çektirmeyin. Hayır. Tarama mamografisinin amacı henüz gözle görülmeyen, elle hissedilemeyen küçük kanserleri yakalamak. Ve erken evrede yakalanan kanserlerde daha sınırları koruyan bir cerrahi ya da daha az yoğun tedavi mümkün olabiliyor.

Mamografi kusursuz mu? Hayır. Yoğun meme dokusu varsa bazı kanserler o yoğun meme dokusunda gizlenebiliyor mamografide. O yüzden bazı kadınlar hani böyle durumlarda tekrar çağrılabiliyor.

Ek inceleme ya da biyopsi gerekebiliyor. Ve sonuç tamamen normal çıkabiliyor. Ve bu evet bazen ciddi bir kaygı yaratıyor. Ya da overdiagnoz dediğimiz aşırı tanı böyle bir konuda var.

Yani mesela kişinin yaşamı boyunca belki zarar vermeyecek, ona sıkıntı olmayacak bazı kanserler değil de kitliler diyelim taramada bunu tedavi edilebiliyor. Ama şu anda hangi kitlenin, hangi kanserin, kitlenin diyeyim ben burada, hangi kitlenin böyle bir şekillerini güvenle hiç tedavi edilmeden izlenebileceğini her zaman kesin biçimde ayıramıyoruz. Yani evet mamografi kusursuz bir cihaz değil ama zararlı ve gereksiz denilir. Faydası sınırları ve olası zararları olan bir tarama yöntemi.

İngiltere verileriyle basit bir örnek verirsek bebeğim, taranan her 100 kişinin 96'sının sonucu normal. 4'ü ek incelemeye çağırılıyor ve 4 kişiden birinde kanser bulunuyor. Diğer 3'ünde yapılan ek incelemeler iyi huylu çıkıyor. Mevcut kanıtlar uygun yaş grubunda düzenli mamografi taramasının meme kanserine bağlı ölümleri azalttığını ve düşük doz radyasyondan kaynaklanan riskin sağlanan faydaya göre çok küçük kaldığını gösteriyor.

7. Yanlışımız ultrason varsa mamografiye gerek yok. Şimdi güzelim ultrason ve mamografiye meme için yani birbirinin aynı işi yapan iki alternatif değil. Mamografi bazı küçük kitleleri ve özellikle mikrokalsifikasyonları gösterebiliyor.

Ultrason ise bulunan bir yapının içeriğindeki değerlendirmede genç ve yoğun meme dokusunda ya da belli bir şikayetin incelenmesinde kullanılabiliyor. Yoğun meme dokusu mamografide yorumlamayı zorlaştırabiliyor demiştik. Ama bu her yoğun meme dokusunda mamografiyi kullanmayalım, gidip ultrason yapalım demek değil. Hangi yöntem daha uygun?

Yaş, şikayet, meme yapısı, aile öyküsü, kişisel öykü, kişisel risklere göre hekim tarafından belirleniyor. Gerekliğine mamografi ya da ultrason ya da MR birbirini tamamlayabiliyor. O yüzden Instagram'dan işte ben 31 yaşındayım, ultrason mu mamografi mi? Bilemem arkadaşlar.

Önce muayene, sonra hekim tarafından kişiye özel belirlenen yöntem gerekli. Sekizinci yanlışımız, ailemde meme kanseri yoksa bende de olmaz. Maalesef bir tanem, aile öyküsü ve BRCA gibi bazı genetik değişiklikler riski arttırabiliyor, evet. Ama meme kanseri tanısan herkesin ailesinde de meme kanseri olmuyor.

Yaş, meme yoğunluğu, daha önceki bazı meme lezyonları kişinin, hormon maruziyeti, yaşam tarzı, kişisel öyküsü birçok etken beraber değerlendiriliyor. O yüzden annemde yok, bana bir şey olmaz. Ya da teyzemde vardı, ben de kesin olacağım. Bunlar yanlış. Risk korkuyla değil yani fear mongering deniyor bundan korkuyla değil kişisel değerlendirmeyle konuşulup incelenir ve değerlendirilir.

Şimdi İngiltere'yi konuştuk da ben şimdi size Türkiye için tarama bilgisini vereyim. Bakın Türkiye'de ulusal kanser tarama programı 40 ile 69 yaş arasındaki kadınlara ne diyor biliyor musunuz? 2 yılda bir mamografi taramak için. Klinik meme muayenesi de öneriliyor ekstra.

Ama bu şu demek değil 40 yaşıma kadar memede ne görürsem göreyim beklerim. Hayır. Tarama zaten hiçbir şikayeti olmayan kişilere yapılıyor. Eğer size belirti varsa bu artık tarama değil.

Tanısal bir değerlendirme bu muayene. Ve yaşımızdan bağımsız olarak doktora başvurmak gerekiyor. Aynı şekilde yakın zamanda çekilmiş normal bir mamografi sonradan gelişen yeni bir kitleyi cilt değişikliğinde de akıntıyı görmezden gelme hakkı vermez. Mamografiden sonra ya da iki mamografi arası iki tarama arası gelişen kanserler olabilir.

Bu yüzden mamografi çekildik temiz çıktı okey. Fakat biz mememizi tanıyacağız. Kendi kendimize tanık koymasak da kontrolümüzü yaptıracağız. Tanımam benim çok iyi bana bir şey olmaz demeyeceğiz.

Kendi mememizi kendimiz bileceğiz tamam mı? Benim gerginlik. Bu arada bölüm boyunca aslında tek bir şey söyledik. Ne söyledik?

Korkun demedik. Hazırlıklı olun dedik değil mi? Çünkü sağlık konusunda her şeyi kontrol edemeyiz. Zaten her şeyi kontrol etmeye çalışmak başlı başına sağlığımızı elimizden alabilir.

Ama bedenimizi tanımak, kontrollerimizi ertelememek ve beklenmedik bir sağlık sürecine karşı Mümkün olduğunca hazırlıklı olmak yapabileceğimiz en iyi şeyler bir tanem. Ve böyle bir sağlık süreci yalnızca hastane veya tedaviden ibaret değil. Çalışma düzenimiz, günlük hayatımız ve normalde hiç hesapta olmayan başa giderler de etkilenebiliyor. Bu bölümün destekçisi Garanti BBVA Emekliliği'nin kritik kadın hastalıkları sigortası da kritik kadın hastalıklarına karşı finansal güvence sağlıyor.

Ayrıca güzelim, Poliçe kapsamında sunulan ücretsiz meme ultrasonu ya da mamografi imkanıyla meme sağlığı kontrollerimizi de destekliyor. Poliçe'de belirtilen kritik kadın hastalıklarına karşı sunulan tehlikeli hastalıklar teminatı 250.000 TL. Olası bir hastalık durumunda alacağımız tazminatı ister tedavi masraflarımızda ister diğer giderlerimizde kullanabiliyoruz.

Poliçe kapsamında ne var? Yılda bir kez meme ultrasonu ya da mamografi ve beraberinde mamografi sonucunun doktor tarafından değerlendirilmesi Ve ayrıca simül testi de ücretsiz. Ayrıca bunlara ek olarak yılda bir kez de diş bakım paketi hediye. Burada özellikle altını çizeyim ben.

Mamografi ya da meme ultrasonu seçimi otomatik değil. Yani yaş işte 31, ultrason 40, mamografi hayır. Genel cerrahi uzmanının muayenesinden sonra sizin için uygun görülen yöntem neyse o uygulanıyor. Çünkü az önce de konuştuğumuz gibi doğru görüntüleme yöntemi yaşa, meme yapısına, riske ve muayene bulgularına göre değişiyor.

Kritik kadın hastalıkları sigortası 18 ila 54 yaş aralığındaki kadınlar için geçerli. Polise sahibi olmak ya da ayrıntılı bilgi almak için garanti BBVA mobiliği ziyaret edebilirsiniz. Bebeğim geldik sonuna. En önemli kısma.

Meme kanseri yalnızca kitle değildir. Meme bazen elimize değil gözümüze bir şey söyler. Yani yeni, tek taraflı ve geçmeyen bir değişikliği ertelemiyoruz. Çevremizdeki tüm güzel hanımefendilere bunu söylüyoruz.

Farkındalığımızı böyle oluşturuyoruz Gördüğümüz her değişiklikte de Kendimize kanser teşhisi koyup Korkmuyoruz Çoğu iyi hürü çıkacak merak etmeyin Ama bunu anlamanın yolu paniklemek değil Değerlendirmek Siz çok seviyorum Podcast'ımla farkındalık oluşturabildiysem Ne mutlu bana Korkmuyoruz Birbirimizi seviyoruz Annemizi seviyoruz Bunu bir etkinliğe çevirebiliriz Her ay birbirimizi alırız Aynı karşısında bakarız Tamam mı? Kendinize ve memelerinize iyi bakın I love you

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)