
2.005 kelime · ~10 dk okuma
Eğer bunu şimdi dinliyorsanız podb.com ve PodB app'ten izleyebilirsiniz de. Arkadaşlar merhaba PodB ile hazırladığımız Ben Aslı Zorluk Değilim podcast'ına hoş geldiniz. Öncelikle sevgili akrepler doğum günleriniz kutlu olsun.
En sonunda sizin sezona da ulaştık. Ve sizin sezonunuz da tabii ki de bu sezon diğer bütün sezonlar gibi tuhaf bir sezon olacak. Sizden bahsetmeyi istiyordum ancak dünyadaki olaylar beni başka konulardan bahsetmeye yöneltti. Ve açıkçası içimden gelen konuyu konuşmak istediğim için de sizin doğum gününüzü birazcık Instagram sayfamda kutlamışım sayın.
Ve olan biteni başka yerden dinlemeye başlayabilirsiniz. Biliyorsunuz ki Fransa'da bir sürü olay oldu bu geçtiğimiz hafta sonu ve yarın da çok büyük olaylar olması planlanıyor. Bilmez neden Fransa'dan bahsediyoruz? Çünkü Fransa'da olan biten aslında astrolojik olarak ve toplumsal olarak hepimizi çok ilgilendiren bir konu.
Çok sevdiğim bir laf vardır benim Fransa hapşırırsa Avrupa nezle olur diye. diye onun birazcık açılımını yaşıyoruz bir yandan da. Ve tabii ki de astrolojiyle alakası var. Çünkü tabii ki de Plüton, Koba ve Uranüs ikizler ve şu an Fransa'da olan biten birbirleriyle çok bağlantılı şeyler arkadaşlar.
Şimdi ilk başta şunu söylemek istiyorum. Ben Fransa eğitimliyim. Yani 11 yaşımdan 20 yaşıma kadar işte Saint-Joseph Lisesi'ndeydim. Sonrasında da 10 sene boyunca da Paris'te yaşadım.
Ve Paris'te yaşarken benim denk geldiğim bir olay oldu. O da şudur SPÖ grevleri diye öğrencilerin başlattığı bir grev dönemine denk geldim ben Yani 2005-2006 yıllarında Montpellier'deyken başlayıp Paris'te de içinde bulundum. İnanılmaz bir öğrenci hareketinin ve grevinin birebir içinde bulundum. O yüzden de Fransızlar nasıl protesto ediyorlar, nasıl grev yapıyorlar emin olun ki çok iyi biliyorum.
Yani çünkü çok tuhaflar, bambaşka bir kafaları var. Ve benim Paris'te yaşadığım 10 yıl boyunca o kadar çok konuyla ilgili olarak haklar üzerinden, işte metro grevlerimi istersiniz, hastane grevlerimi istersiniz. 3 ayda bir zaten grev olur Paris'te ve hiç kimsenin de umurunda olmaz. Çünkü bunun önemli olduğu bilinir.
Böyle bir içeriden gözle konuya baktığımı ve anlattığımı bilmenizi istiyorum. İkincisi Fransa'da devrim olduğunda 1789 yılında. Evet Plüton Kova'daydı. Bununla ilgili hiçbir sıkıntı yok zaten.
Ama insanların hep unuttuğu bir şey oluyor ki 1789'da devrim oldu ve ertesi gün Cumhuriyet ilan edildi. Ve ondan sonra da insanlar ellerini tutuşarak böyle çayırlarda koşarak yaşamaya başladılar arkadaşlar. 1789 yılında başlayan devrim 1958 yılındaki 5. Cumhuriyete kadar sürekli değişiklik gösteren bir devrimdir.
Ama tabii ki de aslında devrimin başlaması ve oturmasından bahsettiğimiz zaman 1789'da başlayan devrim 1875 yılında 3. Cumhuriyet'in ilanıyla tam olarak bugün bildiğimiz Cumhuriyet'in temellerini atar. Arada 100 yıla yakın bir süre var. Siz zannediyorsunuz ki bir kere ayaklanacağız ve konu bitecek.
Hayır öyle olmayacak maalesef. Plüton Kova şu anda 20 yıllık bir süreçte olduğu için ve biz bunu daha ilk 2-3 senesinde olduğumuz için. Yani bunun sürekli olarak devam edeceğini ve bu halk ayaklanmalarının sürekli olarak devam ettikten sonra 20 yılın sonunda en sonunda belirli bir sisteme ulaşacağını anlamanızda fayda var. Bunu neden söylüyorum?
Çünkü bir şekilde internet çağında yaşadığımızdan dolayı büyük bir ihtimalle insanlar bir şey yaptıkları anda hemen sonuç görmek istiyorlar. Anlıyorum vakit daralıyor. Anlıyorum gençlerin ömründen çalınıyor. Anlıyorum onların hepsini anlıyorum ve zaten bu yüzden de sürekli bir savaş halindeyiz.
Bundan önce 1980'ler ve 1990'larda da gençlik çalınan çocuklar vardı. Kendi ailelerinize bakın zaten insanlık hiçbir zaman barış içinde yaşamayı çok uzun süre başarabilen birisi değil. Çünkü güce eline geçiren özellikle kapitalist sistemde güce eline geçiren hemen anında kendi imparatorluğunu kurmaya başlıyor. Bizim karşı çıktığımız sistem şu anda bambaşka bir sistem.
Yani siz zannediyorsunuz ki kendi hükümetinizle karşı ayaklanıyorsunuz. Aslında kendi hükümetinizin iş birliğinde olan bütün hükümetlere karşı ve aslında o hükümetlerin var olmasını sağlayan bütün sisteme karşı çıkmak zorunda olduğumuzu anladığımız bir yerdeyiz aslında. Merhaba Neptün Satürn Koç kavuşmu işte zaten bu. Şimdi Fransa'ya geri dönmemiz gerekirse bu SPV olaylarında da ondan önceki ve bir sürü yani 1960'lardaki öğrenci olaylarında da Fransa'da her zaman öğrenci olayları çok büyür.
Neden? Çünkü öğrenciler geleceği temsil ederler ve de lejeune sokakta olur. Şimdi Fransa'daki bu seferki olaylar bir bütçe görüşmesi tartışmasından sonra işte öğrencilere yeterince bütçe ayrılmıyor öğretmenlere ve okullara yeterince bütçe ayrılmıyor tuvaletlerin hali felaket falan diye aslında görece zengin olan tayfanın çocukları kendisinden daha dezavantajlı çocukların okulların durumu yüzünden birdenbire bir ayaklanmaya başlatıyorlar yani bayağı bildiğiniz protesto başlatıyorlar. Ve tabii ki de polis her zaman olduğu gibi kontrolsüz güç kullandığı için resmi olmayan kaynaklara göre 3 tane işte gencin bayağı fiziksel zarar görmesine sebep oluyor.
Ve onun üzerine 17 Ekim'de zaten ortalık birbirine girdi. 17 Ekim'deki bütün haberleri okudum ve bütün görselleri izledim. Çok da beni nostaljik yaptı bu arada kendi gençliğimi hatırladım gerçekten de. Gezi'yi de hatırladım tabii ki de tahmin edersiniz ki.
Ama şunlara baktık yani. Neden önemli? Çünkü Uranüs ikizlerde. Arkadaşlar Uranüs ikizler eğitimle alakadardır.
Yani eğitimle ilgili gençlikle ilgili konulardan bu işin patlaması çok normal. Yani 16 Ekim haftasında zaten Plüton kova da ileri hareketine başlattı. Ve korkuya rağmen kendi gücünü ele geçirmek için ayağa kalkma teması birdenbire çok yükseldi. Bir yandan zaten Neptün Satürn koçtu.
Yani bu sistem ilerlemeyecek ve yeni liderlik nasıl olacak? Yeni sorumluluk alan kim olacak? Hangimizin hikayesine göre yaşamaya başlayacağız? Bu hikayenin içinde devam edemiyorsak eğer bu yazılı olan hikayenin içinde devam edemiyorsak eğer bu hikayeyi tekrar yazacak olan bakış açısı hangisi olacak?
Yani teknofeodalite gibi bir yerde mi yaşamaya başlayacağız? Yoksa insanlığın yanında olan sistemleri tekrardan kurmak için savaşımızı devam mı ettireceğiz? Sorusu birdenbire alevlendir. Ve de bunların içinde en güzel olan kısım şu ki Venus'un retroda olması.
Ve de ben size demiştim ya hani neye değer veriyorsunuz? Bu çok önemli olacak. Yani hakikaten de maddi değerler, manevi değerler, zamanını harcamak, paranı harcamak, tekrardan bütün ilişki şekillerinin nasıl olduğuna bakabilmek. Bütün bunlar hepsi zaten Venüsyen ilişkiler ya.
Şimdi halkla devletin arasında da bir ilişki var. Yani senin hükümetinle senin aranda bir ilişki var aslında. Bu da tekrar gözden geçiriliyor tabii ki de. Bu arada Fransa'nın burcu terazi yani 5. Cumhuriyet'in burcu terazi olduğu için şu anda Fransa'nın haritalarına bakıldığı zaman hep 5. Cumhuriyet haritası alınıyor.
Ve terazi burcu bir ülkeye şu anda koç burcu gökyüzü hakkın için çatışma çıkarmak zorundasın imajı veriyor. Şimdi bunu kişisel alıp bakın bunu olduğu gibi bu globali bu arada globalleşmesi tabii ki de yani Arnavutluk'ta da ayaklanma oldu. Milanda'da ayaklanma oldu. Meksika oldu.
Her yer sırayla zaten patır patır patlayacak. Neden? Çünkü bu sistem gerçekten devam edemez. Fikri, hissi ve gerçekliği önümüzde.
Kistele geçirmeden önce şurayı da söylemek istiyorum. Şimdi haberlerin arasında şunu gördünüz. Limonj'daki belediye şehri binası yandı. Aman tanrım ne büyük kayıp ne büyük.
180-40 yıllık bir bina birincisi Fransa'da yeni sayılır arkadaşlar. Ayrıca o binaların hepsi daha önce yanmışlardı. Tekrar yapıldılar 1871 yılındaki Paris ayaklanmasında. Paris'in yarısından çoğu yandı.
Şu anda gördüğünüz hayranlık duyduğunuz bütün binalar yanmıştı tekrar yapıldı. Aynı şekilde yapabiliyor çünkü Fransa bunları. Çok önemli değil. Ayrıca 3 tane öğrencinin karşısında, 3 tane canı yanmış öğrencinin karşısında, 3 tane polis şiddeti yüzünden canı yanmış öğrencinin karşısında bir belediye binasının ne önemi var sorusu tam olarak da zaten gerçekten neye değer veriyoruz biz bu hayatta?
Yani gerçekten belediye binası daha mı önemli ya çocuklardan? Böyle mi düşünüyoruz hakikaten? Ya da işte Marsilya'daki bütün lüks markaların mağazaları falan yağmalandı şimdi ve çocuklar ne yapmışlar biliyor musunuz? Bütün ermez çantaları neredeyse evsizlere dağıtmışlar.
Yani dükkanlarından soydukları her şeyi el sizlere dağıtan bir tayfa var. Yani bunun sembolikliği üzerine de konuşabiliriz. Bunun nasıl bir Venus retrosu olduğunu da konuşabiliriz bu arada teraziye doğru yaklaşırken. Bunların ikisini de konuşabilirsiniz.
Gelelim peki bu işte kendi kişisel hayatınızda nasıl bir şeye denk gelecek ve bu akrep sezonu bize ne öğretmeye çalışacak? Bugün 23 Ekim şu anda Güneş ve Venus'un kavuşumu var zaten biliyorsunuz ki. Ve Venus'un yeraltı yolculuğunda öldürdüğü kimlikler öldürdüğü değer kimliklerinden sonra güneşle tekrar buluşması geri hareketinde olmasına rağmen yeni kimliklerin ona yüklenmesi için bir fırsatın olduğu teraziye geçilen ve orada devam eden bir retroda olacağız. Şu anda yani 24 Ekim'de Fransa'daki tekrardan ikinci protestoların hazırlanması bile zaten yani astrolojik olarak çok enteresan ve hiç şaşırtıcı değil.
O yeni kimlikle yeni değer algısıyla tekrar bir başkaldırma söz konusu. Kişisel hayatınızı düşünün şu anda hepiniz bu değer verme ilişki parayla ilişki yani o mesela Fransa haberlerini izlerken gerçekten öğrencilerin hayatları ve gelecekleri yerine belediye binasına mı üzülüyorsunuz mesela gerçekten böyle mi oluyor? Ya da kendi ülkenizi düşünün kendi ilişkilerinizi düşünün ne uğruna neyi feda ediyorsunuz ve bu değerlerin hangileri maddi ve hangileri manevi ve aslında farkında olmadan nerelere yanlış değerler veriyorsunuz bunu her söylediğimde şey anlıyor insanlar ya hayatımdaki işte o kötü adama da çok değer veriyorum ondan bahsetmiyoruz daha etik daha derin değerlerden bahsediyoruz unutmayın ki işin içinde akrep var unutmayın ki işin içinde plüton var bunlar yüzeysel işler değiller arkadaşlar. Neyle alakadarlar biliyor musunuz sen kendi değerini ne tür bir kavrama veriyorsun aslında senin değer kavramın ne zaten birincisi sen işte dediğim gibi bir belediye binasını sistemin kurduğu ve korumaya çalıştığı maddi şeyleri manevi etik değerlerden üstün mü tutuyorsun asıl konu bu asıl konuya doğru gidiyoruz şimdi.
Of akrepler doğum gününüz kutlu olsun. Sizin sezonunuz çok uzun bir süre Merkür Retrosu ve Venüs Retrosu'nda kalacak. Yani 14 Kasım'da biteceği için siz de yani teraziden çok farklı olmayacaksınız. Ama şöyle bir farkınız var tabii ki Güneş terazideyken Merkür ve Venüs akrepteydi.
Yani ilişkiler üzerinden kendi derinliğimize bakarken şimdi Güneş akrepteyken Venüs terazide olacak. Bu da şunu gösteriyor bize ilişkilerimiz üzerinden kendi derinliğimizdeki problemleri çözmeye çalışacağız demektir. Yani hikaye sürekli olarak aynı yerde dönmeye devam edecek. Akrepler siz ölüp ölüp dirilmemenin burcusunuz.
Daha doğrusu ölmeyi bildiği için dirilmeyi başaran burcusunuz. Hepimize iyi bir temizlik diliyorum. Hepimize iyi bir kafayı öne alıp düşünme diliyorum. Hepimize iyi bir değer yargılarımızı tekrardan göz önüne aldığımız yerden hayatı nasıl kurgulamak istediğimiz yeri anlayacak kadar kendine bakma cesareti diliyorum.
Neyden korkuyorsunuz? Korkularınız yüzünden hangi değerlerden vazgeçemiyorsunuz? Bunların ne kadar zaten maddi manevi nerede duruyorlar? Bundan sonra bana kimliği derlik edecek ben etmek zorundayım çünkü gibi konular of 2026'nın astrolojisi gerçekten de insanı yani duvara vurdu diye düşünüyorum ama çok iyi oluyor çok iyi oluyor tabii ki de çok iyi oluyor bir yandan da yani çünkü bu sistemin içinde devam edemeyiz demiştim ben size 20 yıl boyunca şimdiye kadar gelmiş 200 yıllık bir sistemi çözmekle uğraşacak insanlık.
Bu arada geçenlerde şeyle konuşuyordum Creative Director arkadaşım var benim. Onunla konuşurken şeyden bahsediyorduk yani peki bu sistemden sonra ne gelecek? Yani hani tamam bu kapitalistik sistem çöktü ya da teknoloji çöktü her neyse bir şeyler çöktü ve ondan sonra işte insanlar daha özgür ve daha demokratik bir şeyler kurmayı da başardılar. Ne gelecek sistem falan diye düşünüyordu ve şunu söyledim ona da biz görmeyeceğiz o sistemi.
Yani Plüton kova jenerasyonu büyüdüğünde kendi çocukların yani Plüton balığı son kez bu sistemi tamamen çökertmek için doğurduğu için pek bizim görebileceğimiz bir şey olmayacak. Bir de şöyle düşünmenizi istiyorum yani orta çağa git tamam mı bak. Charlemagne 800 yılında Fransa imparatorluğunun tırnak içinde çok genel geçer bilgi veriyorum şimdi. Kurduktan sonra 800 yılından 1789 yılına kadar Fransa ve Avrupa monarşi denilen şeyin çeşit çeşit versiyonlarıyla ama kralın neredeyse Tanrı'nın kulu gibi takıldığı falan bir dünyada yaşadılar.
Ve monarşi inanılmaz derecede kanlarına geçmiş durumda bu insanların. Kolonizasyon da aynı şekilde bu arada yani kolonici olmaları da o şekilde bir yandan da yani bunlar onların gerçekten genetiğinde var olan şeyler artık neredeyse çok uzun süredir bunun içinde yaşıyorlar çünkü. Çünkü 1789 yılında işte o devrim olduktan sonra tabii ki de 100 yıl sürdü onu tam olarak dismantle edip yerine yeni bir şey koyabilmeleri. 1500 yılındaki bir köylüye gitmenizi istiyorum ve demenizi istiyorum ki orta çağda Avrupa'da yaşayan bir köylüye.
Sevgili köylü inanır mısın bilmem ama 1875 yılında öyle bir sistem gelecek ki insanlar oy atarak kendilerini yönetecek insanı seçebilecekler. Bunu bir söyleyin o köylü. O yüzden de biz de şu anda tahayyül edemiyoruz yeni sistemin ne olduğunu. Zaten bizim görevimiz sistemin ne olacağını tahayyül etmek değil arkadaşlar.
Şu andaki sistemi yok etmek. Özür dilerim. Böyle. Evet böyle bir bölüm yani.
Çünkü bütün hafta sonu ben bunları okudum ve düşündüm. Çok fazla araştırma da yaptım tekrardan. Eski bilgilerimi de hatırlamaya çalıştım. Viv la jeunesse.
Gençlikte her şey gençlikte. Gençliğin ayaklanmasıyla başladı her şey. Umarım bütün dünya insan hakları, insani yaşam için ayaklanmaları devam ettirir. Akrepler doğum gününüz kutlu olsun.
Haftaya görüşürüz. Yeni bölümlerden haberdar olmak isterseniz takip butonuna basabilirsiniz.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.