Podcast

ağlamak üzere olanlar için soru-cevap

Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

gökyüzü felaket durumdayken birbirimizi sakinleştirelim istedim ve sorularınızı cevapladım. ruh eşi diye bir şey var mı? aldatılmak haritada yazar mı? sadece yaşamaya odaklandığımız bol yüzleşmeli bir soru-cevap bölümü...

Bu bölümde konuşulanlar:

(00:00) Gökyüzü neden felaket durumda?(00:44) Bu retrolar ne zaman bitecek?(03:32) Hastalıklar astrolojiyle açıklanır mı?(04:11) Batı astrolojisi mi, Vedik mi?(05:25) Doğum saatini bilmeyenler ne yapmalı?(07:11) Kuzey ay düğümümüze ulaşmak zorunda mıyız?(10:10) Belli bir yaştan sonra yükselenimize mi dönüşüyoruz?(11:41) 30 yaşında yediğimiz Satürn tokadı nedir?(15:35) Bir evde iki burç olması ne anlama gelir?(18:35) Haritamızdaki Mars nasıl analiz edilir?(20:21) Astrokartografi nedir?(21:25) Kova burçlarını sevmiyor mu?(21:50) Bizi haritamız yola getirir mi?(22:38) Ruh eşi diye bir şey var mı?(24:00) Haritada aldatılma potansiyeli görünür mü?(25:40) Kendini geliştirmek isteyenlere tavsiyeler ve kapanış

Yaratıcı: Binnaz TozanYapımcı: Podbee Media

Bu bölüm reklam ve sponsorluk içerebilir.

Bölüm Transkripti

4.301 kelime · ~22 dk okuma

Eğer bunu şimdi dinliyorsanız podb.com ve PodB app'ten izleyebilirsiniz de. Arkadaşlar merhaba PodB ile hazırladığınız Ben Aslı Soğuk Değilim podcastine hoş geldiniz. Gökyüzü felaket durumda.

Yeni bir boğa dolunayından da geçtik. Herkes bana sürekli olarak diyor ki Binnaz ağlamak üzereyim. Binnaz kendimi nereden atacağımı bilemiyorum. Çok normal.

O yüzden de bu hafta dedik ya transitler falan bir tarafta dursun. Bir sorular sormuşsunuz. Soru cevap yapalım dedik. Birazcık eğlenceli olsun, birazcık bilgilendirici olsun dedik.

Transkriptin tamamını oku

Bugün ekipten bana Zeynep eşlik ediyor. Soruları o soracak. Duyacağınız ses o yani. O yüzden hoş geldiniz. Hadi bakalım başlayalım.

Buyur Zeynep'ciğim. Şimdi öncelikle çok genel bir soruyla başlayacağım. Bu retrolar dönemi mi yordu bizi? Gözümüzü açamıyoruz demişler.

Ortalık neden bu halde Bilnaz? Ortalık neden bu halde? Çünkü çok ağır bir retro sezondayız. Ve yani bütün gezegenleri sayayım size şimdi ne zamandır.

Kim retro da onu bir sayayım. Notlarıma bakıyorum. Plüton Mayıs'ın ortasında retroya girmişti. 16 Ekim'de yeni çıktı.

Plüton bizim korkularımız ve gerçek gücümüzle alakalı olan gezegen ve bir topluluğu etkiliyor. Yani bir toplumun tamamını etkiliyor. Jenerasyonel bir gezegen. Bir o zaten retrodaydı.

Çok psikolojik bir yerden bakmaya korktuğumuz korkular üzerine bir iç muhakemeye sürükledi bizi. Ve de çok da günlük hayatımızı hissetmediğimiz için derinden çalışmaya başladı diye düşünebilirsiniz. Üstüne Temmuz'da hem Neptün hem Satürn aynı anda retroya girdiler neredeyse. Aralarında bir hafta falan gibi bir süre var.

Satürn bizim yapı taşlarımızla alakalı olan gezegen etkilete bakmaya başladık, derine bakmaya başladık. Neptün'de inançlarımız, hayal gücümüz, bize söylenen yalanlar, gerçekle yalan arasındaki fark gibi birazcık gerçeklerle bizi yüzleştirmek üzerine bir iç muhakeme başladı. Onun üzerine Venüs retroya girdi biliyorsunuz Venüs retrosunun ortasındayız şu anda. Sonra da Merkür retroya girdi yeni sağ olsun canım benim hiç kaçırmaz böyle fırsatları.

O da devam ediyor şimdi tabii ki de gökyüzünde 6 tane gezegen retro da olduğunda arkadaşlar hayat ilerlemiyor gibi hissetmek çok normal. Çünkü aslında hiçbir şey ilerlemiyor enerjisi var ve de bizi çok içimize döndüren iç muhakemeler yapmamıza sebep olan bir sürü aksaklık çıkartan bir sürü sorun çıkartan bir dönem yaşıyoruz. Bunlar yavaş yavaş doğalacaklar şunu unutmayın yani ne yavaş yavaş ne zaman doğalacaklar ya Venus ile Merkür 14 Kasım etrafı duruyor. Ondan sonra Satürn 11 Aralık gibi duracak Neptün 13 Aralık gibi duracak.

Uranüs Şubat 2027'ye kadar devam ediyor gibi böyle bir retrolar dönemindeyiz. Neden? Çünkü yeni bir aslında sistem yazılmaya başlayacak ve bunu şöyle düşünebilirsiniz. Hani dikiş yapanlar varsa aranızda dikişle başladığınız zaman makineden ilk başta düz bir çizgi atar sonra geri gidersiniz.

O çizginin üzerinden geçip sonra dikmeye başlarsınız tamam mı? Şu anda gezegenler tam o geri hareketteler. Neden? Sağlamlaştırmak istiyorlar.

Başlayan şeyleri sağlamlaştırabilmemiz için iç dünyamıza bakmamız, değer dünyalarımıza bakmamız, Beynimizden gelip geçenlere bakmamız. Her şeye bir bakmamız gerekiyor ki her şey ileriye gitmeye başladığında çok daha sağlam, kendinin farkında daha dürüst bir yerden hareket edebiliriz. Ve bu çok zor bir şey tabii ki de. Çünkü yani işte mikrofonlar bozuluyor, sevgililere ayrılıyor, paralar kaybediliyor.

Hiçbir proje ilerlemiyor. Hiçbir proje hiçbir yere bağlanamıyor. Herkes kafasında bir sürü fikir ne yapacağını bilmez bir halde dolaşıyor. Çünkü öyle olması gerekiyor.

Çünkü şu anda her şey ileri gitmeye başladığında yapmak istediğiniz şeyin gerçekten ne olduğunu bilin ve ona göre yapı taşlarınızı kurun diye oluyor bütün bunlar. Ve çok zor. Çok zor. Özür dilerim.

Gerçekten. Ama işe yarayacak öyle düşünün bitecekler de. En azından biteceğini duymak iyi geldi. Bu aralar çevremde çok fazla kişinin babası rahatsız.

Astrolojik bir etki var mıdır demişler. Ya ben böyle rahatsızlıkları, hastalıkları vesaire astrolojiyle açıklamayı çok doğru bulmuyorum. Çünkü insanlar ondan sonra yani kendi paranoya ve endişe seviyelerine göre gökyüzünde sürekli olarak problem çıkartan translar aramaya başlıyorlar. Ama size sadece şöyle bir şey söyleyebilirim.

Satürn bizim babamızı temsil ediyor ve Satürn geri hareketle şu anda. Otomatik olarak da babanın kırılganlığını görmek üzerine bazı temalar bazı insanlarda çalışmış olabilir. Endişeleriniz artacaksa astrolojiyi bu şekilde kullanmanızı tavsiye ederim. Çünkü çok delirtin insanı.

Batı astrolojisine göre koç Vedika astrolojisine göre balık olarak kafam karıştı hangisi daha doğru? İkisi de doğru yani o şöyle arkadaşlar klasik Batı astrolojisi Zodya'nın kalıntısına bakıyor aslında bir noktada yani mevsimsel bir astroloji türü Vedika astroloji gökyüzünde gerçekten takım yıldızların nerede durduğuna bakıyor. Bir tanesi bu zaman diliminde daha farklı bir gökyüzüne bakıyor aslında ikisi de aynı gökyüzüne bakıyor ama ikisi farklı yorumluyorlar. Ve insan tek bir seviyeden oluşmadığı için çok fazla katmanı olduğu için de Vedic astrolojisine de bakabilirsiniz, Batı astrolojisine de bakabilirsiniz.

İkisinin içinden de bir şeyler sizde yankı bulur tabii ki de. Çünkü bizim enerjimiz böyle kategorize edilip, stereotipelaştırılıp sen böylesin diye kutulara konabilecek bir şey değil. Tabii ki de bilinçaltımız ve bilinçüstümüz ve kendi egonumuz ve bütün hareketlerimiz sürekli olarak bir enerji halinde, çok yoğun bir enerji halinde yaşanıyor. Ve bunun bir kısmını Vedic okuyabilir, bir kısmını Batı astrolojisi okuyabilir.

Hangisinin içine siniyorsa oradan devam edebilirsin. Sadece Vedic ile Batal sorusunu aynı anda yapmaya çalıştığın zaman biraz karışıklık çıkıyor ortaya. Çünkü ikisi de çok köklü bilgileri olan, çok fazla nüansı olan şeyler. İkisinden bir tanesine uzmanlaşmak çok daha mantıklı ama tabii ki de ikisinden de yararlanılabilir.

Doğum günü saatini bilmeyenlere bulunması için yapılan uygulamalar doğru mu? Buna retrifikasyon deniyor. Türkiye'de astrologlar retrifikasyon yapabiliyor. Retrifikasyon yaptığınız siteler de var.

Şöyle bir mantığı var bunun. Retifikasyon ne? Onu açıklayayım öncelikle. Hayatınızda başınıza gelmiş önemli olayların tarihlerine bakılarak mesela evlilik, boşanma, çocuk sahibi olmak, ölümler, işe girmek, işe çıkmak, yurt dışına taşınmak falan gibi böyle milat taşı şeyler vardır ya.

Onların tarihlerine bakarak o zamanki transitlere de bakarak onların hangi evinizde gerçekleşebileceğine dair bir tahminde bulunup ona göre belirli bir doğum saati çıkartıyorlar. Çok sağlam yapabilen insanlar var genellikle de tutuyor ama sonuç olarak hiçbir şey taş üstüne yazılmış kural olmadığı için bir yandan da yani bazı insanlar 7. evinden trans geçerken evlenir bazı insanlar 10. evindeyken evlenirler tamam mı yani o yüzden de çok da net sonuçlar vermiyor ama illa belirli bir saatim olmasa da ben böyle bir şeyin bilgisine ulaşmak istiyorum derseniz retifikasyona yapmanız gerekiyor.

Ben şuna inanan bir insanlardan bir tanesiyim. Eğer doğum saatinizi bilmiyorsanız otomatik olarak bilemediğiniz şey aslında yükselen de ev bilgisi oluyor. Onun dışındaki bütün gezegenler aşağı yukarı yani eğer burç değişimi tarihlerine denk gelmediyseniz özellikle de aşağı yukarı aynı yerlerde oluyor. O yüzden de onunla yetinmesi gerekiyor o insanın diye düşünüyorum.

Onun ruhunun bilmesi gereken şey o kadar diye düşünüyorum açıkçası. Tabii bunu söylemek bana kolay ama retrifikasyon diye bir sistem var ve yani %50-60 doğru çıktığını duydum açıkçası. Bu arada bir şey söyleyeceğim doğru çıkıp çıkmadığını da kontrol etme şansımız yok. O sizin inanıp inanmamanıza kalıyor yani.

Onu doğru olarak kabul edersen doğru oluyor sonuçta ama hani sürekli şüpheleneceksen de hiçbir zaman aslında tam olarak o bilgiye sahip olamayacaksın demektir. O yüzden birazcık insan size kalmış bir şey yani o. Kuzey aydınlığına ulaşmalıyız diyoruz da niye zıttımız olmaya çalışmalıyız ki? Kuzey Aydınlığı zıttınız değil ki bu fikre nereden kapılındı anlamıyorum Kuzey Aydınlığı kimsenin zıttı değil yani güneş burcunun zıttı olduğunda bile senin zıttın olmuyor Kuzey Aydınlığı Kuzey Aydınlığı ile Güney Aydınlığı ruhunun bildiği ile deneyimlemek istediği şey yani birbirlerine zıt olmaları yani birbirlerinin zıt burcunda olurlar Güney Aydınlığı ile Kuzey Aydınlığı insanlar o yüzden de şey zannediyorlar bir tanesi siyah bir tanesi beyaz zannediyorlar hayır öyle bir şey yok ikisi de green'in farklı tonu neden biliyor musunuz çünkü karşıt burçlar birbirlerinin içlerinde barındırırlar yani koçun içinde terazi terazinin içinde koç vardır

Koç teraziden biz olmayı terazi koçtan ben olmayı öğreniyor ya bütün işte diğer burçların buna benzer yani karşılık dediğimiz şey birazcık yiyin giyen bir şey. Güney aydınlığı senin ruhunun geçmişten daha önceki hayatlardan istersen ya da oluşurken ki içindeki rezidülerden neye inanıyorsan yani bildiği konfor alanı aslında. Yani zaten otomatik olarak yapmayı bildiği şey kuzey aydınlığı bu hayattaki bütün deneyimlerinizde onun sebebiyle yaşıyorsunuz gibi bir deneyim yolu. Kuzey aydınlığı başarmak diye bir şey yok bunu daha önce de söylemiştim.

Kuzey Aydınlığı başardığınızda yani deneyimlenecek şeyler bittiyse yaşamanın anlamı kalmıyor ya. Güney Aydınlığı da geride bırakmanız ve tamamen unutmanız gereken bir şey değil. Yani Güney Aydınlığı'nın bilgisiyle zaten bu hayatı yaşıyorsunuz. Kuzey Aydınlığı'nın yeni yeni deneyimleriyle o bilgileri edinmeye başlıyorsunuz.

Ve zaten hayatınız tamamlandığında artık Kuzey Aydınlığı'nuz olmuş oluyorsunuz neredeyse. Ama bu günlük hayatta senin farkında olup olmadan da devam eden bir şey sonuçta. İnsanlar bilerek kuzey aydınlığını gerçekleştirmek için bir şeyler yapmaya belki de 50 yaşlarında falan başlıyorlar zaten. O yüzden hani öyle niye zıttımız olmaya çalışıyoruz?

Kuzey aydınlığı zıttın değil ki. Kuzey aydınlığı senin amacın, deneyim amacın. Burada bence kafa karıştırıcı olan şey şu. Böyle genelde astrolojiyle ilgili bir şeyler okurken falan şöyle şeyleri çok duyuyoruz.

İşte güney aydınlığı senin nasıl davrandığın ama aslında hayatta güney aydınlığı gibi davranarak X, Y, Z'ye ulaşamazsın. Kuzey Ay Düğüm'ün gibi davranmayı öğretmelisin kendine gibi söylemler çok var. Bununla ilgili ne düşünüyorsun? Ben bu kadar yani bu bana yanlış geliyor ya.

Yani bence çünkü insanlar ya şimdi 15 yaşındayken Kuzey Ay Düğüm'ün gibi davranabilir misin sence yani? Hani bence bu Kuzey Ay Düğüm'ün meselesini insanlar kendilerine bir amaç ve kendilerini hani iyileştirebilecekleri şey sanki onu başardıklarında iyileşeceklermiş gibi hissediyorlar. İnsanlar kendilerini iyileşmek zorunda zannediyorlar ya bu yeni zaten spiritüeller sağ olsun yani bunu yaptılar. Ya da yine astrologlar da bunu yapmış olabilirler bilmiyorum.

Hayır yani kuzey ay düğümünü zaten deneyimleyeceksin sen farkında olsan da olmasan da. Farkında olarak deneyin demek daha eğlenceli tabii ki de ama güney ay düğümün gibi davranmayı bırakmalısın. Niye ruhumun bir parçası gibi davranmayı bırakıyorum? Neden onu kullanmıyorum mesela?

Neden bırakmam gereksin? Neden kabullenip farkında olup onu daha önceki alışkanlıklarım gibi için değil de daha yeni alışkanlıklarla kullanabilirim yani sonuç olarak? Bana ait bir şey sonuç olarak. Neden kendi ruhumun bir parçasını tamamen görmezlikten geliyorum ki?

İyileşmek uğruna. Astrolojik olarak 40 yaşın önemi nedir? Belli bir yaştan sonra yükselenine dönüşürsün. Efsanesi doğru mu?

Efsanesi doğru değil. Hayır öyle bir şey yok. Ama şöyle oluyor. Şimdi 40 yaşın bir önemi var.

40 biliyorsunuz Satürn'le çok bağdaştırılan bir rakam. Satürn'ün kendi döngüsü 30 yıllık olmasına rağmen. Galiba soruların arkasında böyle bir soru var. O yüzden Satürn'ü şimdi açıklamayacağım.

Ama 40 ya da ilginç şunu söyleyeceğim. 30 yaşında yaşadığınız satürn döngüsünden aldığınız derslerin yerine oturması ancak 40 yaşındayken oluyor. Aşağı yukarı o yüzden önemli. Yani hiç kimse hiçbir zaman tek bir yerleşimine dönüşmez.

Yükselen burcuna dönüşmez kimse öyle bir şey yok. Ama şöyle bir şey oluyor olabilir. Şimdi yükselen bizim dışarıya verdiğimiz enerji ve hayata karşı bakış açımızı aslında belirleyen şey. Aynı zamanda dış görüşümüz ve aslında ilk verdiğimiz enerji tamam mı?

Sen egosal olarak yani güneşin olarak o enerjinin çok karşısında bir yerde de olabilirsin. Senin bilinçli davranışların kendini yaratma şeklin bambaşka bir burçta olabilir sonuçta. Yükselen ama dışarıya verdiğin enerji ve hayat bakış açısı. Böyle az kalksın aklıma.

Şimdi 30 yaşında etrafında o satürn döngüsü olduğu zaman kendinin kimi olduğuyla bir yüzleşip tekrardan büyüdüğün bir yerde olduğun için dışarıya verdiğin enerjinin daha çok farkına vararak onu da aslında üstlendiğin bütün yerleşimlerin içine daha çok yerleştiğin o yüzden de kendini daha çok başka yerleşimlerin gibi hissetmeye başlıyor olabilirsin. Çünkü kendinin daha çok farkında olmaya başlıyorsun. Ama 30 yaşından sonra ya da 40 yaşından sonra bir yerleşimin daha geçerli oluyor diye bir şey yok. Hepsi aynı derecede önemli.

Sadece hayatta döngüsel olarak farklı farklı yerleşimlerimiz ortaya çıkıyor olabilir farklı konularda. 7 yıllık satürn döngülerini anlatır mısınız demişler. Matematiksel başlayalım. Her gezegen şimdi bu sizin doğum haritanız ya.

Her gezegen retro olmadığı sürece o doğum haritasının etrafında böyle dönüyor tamam mı? Gökyüzündeki gezegenden bahsediyorum. Bütün astrolojik haritalar satürnünün tersine döner bu arada. Siz doğduğunuz zaman diyelim ki işte benim satürnüm akrepte tamam mı?

Benim doğduğum zaman satürnüm akrepteydi. Gökyüzündeki satürn akrepteydi yani o sırada. Ben içinde o akrep enerjisi satürn akrep enerjisi buramda duruyor tamam mı? Ben bununla yaşamaya başlıyorum.

7 yıl sonra satürn akrebe kare yapan ilk burca geliyor. Yani nereye geliyor? Kovaya geliyor. Satürn kovaya geliyor o sırada ben 7 yaşımdayken.

Ne yapmış oluyor? Benim kendi doğa haritamdaki akrebe kare açı almış oluyor tamam mı? Ve kare açı büyüten açıdır. Bir insanı zorluklarla büyüten açıdır.

Ve biz 7 yaşımızdayken ne yapıyoruz? İlk okula başlıyoruz. Eskiden böyleydi daha doğrusu. İlk defa aileden ayrıldığın yer oluyordu.

7 yaş her zaman ve her zaman aslında bebekliğin tam olarak bitim. Toddler olmaktan çıkıp çocuk olmaya başladığın yer. Artık çocuksundur yani. 7 yaşından sonra tamam mı?

Bakın 7 yıl Satürn kovaya geldi. Ben doğduğumdaki Satürn akrebi. Ondan bir yedi yıl sonra ben 14-15 yaşıma gelmiş oluyorum. Satürn boğaya gelmiş oluyor.

Akrebin tam karşısına gelmiş oluyor. Ve beni kendi benliğimle karşılaştıran bir döneme geliyorum. Yani neye giriyorum arkadaşlar? Ergenliğe.

Ergenlikten sonra Satürn tekrar ilerlemeye başlıyor. 21-22 yaşına geliyorsunuz bu sırada. Ve o sırada Satürn aslana gelmiş oldu. Benim Satürn akrebime tekrar bir kara yapmış oldu.

Tekrar büyüyeceğim. Ergenlik bitti. İlk erişkinliğe hoş geldiniz arkadaşlar 21-22 yaşında. Ondan sonra gökyüzündeki satürn bir yedi yıl sonra tam otuz yirmi sekiz otuz yıl arasındayken işte o herkesin şeyinde değişiyor derecesine de bağlı çünkü ama aşağı yukarı bir yedi yıl sonra da satürn benim satürnümle tekrar kavuşma yapıyor.

Yani satürn akrebe gelmiş oluyor tekrar ve işte otuz yaştaki ilk satürn donkusunun takatını yiyorsunuz ve yetişkinliğe geçmek zorunda kalıyorsunuz ve o güne kadar kendinizle ilgilendiğiniz her şey yıkılıveriyor ve bu kademe kademe oluyor. Kendini kuruyorsun, yıkıyorsun, kuruyorsun, yıkıyorsun, kuruyorsun, yıkıyorsun ve işe yaramayan bütün personelten ortadan ikiye ayrılıyor. 30 yaşındayken o ilk satürn döngüsü dediğimiz şey oluyor. İnanılmaz büyümek zorunda kalıyorsun.

Orada insanlar evlenirler, çocuk yaparlar, iş kurarlar, ülke değiştirer. Böyle herkesin hayatta bir şey olur. Genellikle de 27-32 yaş arasında olur bütün bunlar. Ondan sonra tekrar ne olacak?

Tekrar kareler 7 yılda bir seni büyüten bir şeyler yaşamaya başlıyorsun. 30 yaşında evlenen insanların çoğu 36-37 yaşında boşanırlar genellikle özellikle modern dünyada çünkü artık boşanma hakkımız var yaşasın feminizm eskiden olsa böyle bir şey söyleyemezdik ama ben de mesela 30 yaşında boşandım evlenip 37 yaşında boşandım yani çok tipik bir satürn döngüsü insanıyım o açıdan ondan sonra başka şeyler oluyor işte 43 yaşında işte başka bir iş kuruyorsun falan gibi böyle sürekli o döngünün içinde yaşıyorsun ve satürn döngüsünün ana satürn döngüsünün yani tam kavuşum yapan satürne tekrar bir de 60 yaş civarında geliyorsun o zaman da ne oluyor yetişkinlik bitti artık yaşlı bir insan. sansın artık satürnün bilgeliğini yaşaman gerekiyor o döngü öyle bir döngü 7 yılda bir uğursuzluk getirdiği söylenir bu arada 7 yıl mesela bir ilişki 7. yılı atlatırsa kurtuldu derler işte satürn döngüsünü atlatabilecek mi çünkü herkes sorumluluğunu alabilecek mi

kırılması gerekenler kırılacak mı o yüzden olur satürn ile çalışın çocuklar satürn çok önemli bir gezegen aslında bakmayın yani bu dünyayla ilgisi olan bir gezegen yani zamanın Tanrısı çünkü ve Üç boyutlu dünyada yaşıyorsanız Fiziksel hayatınızı yani fiziksel olarak Bu dünyadaki hayatınızla ilgili Öz saygı ve disiplin geliştirmek istiyorsanız Kendi satürnünüze çalışmayı Tavsiye ederim gerçekten de ben buna biraz geç Uyandım şimdi koçum ben Yani hani ondan Mesela oğlaklar falan bunu biliyorlar zaten Oğlaklar zaten güldüler bile şimdiye kadar Birinci evde İki burç olmasının önemi nedir? Çok bir önemi yok Neden biliyor musunuz? Çünkü herkesin evlerinde bir ya da birden çok burç bulunuyor genellikle. Şimdi iki tane ev sistemi var.

Plasidus denilen bir sistem var. Whole house denilen bir sistem var. Türkçe isimlerini bilmiyorum. Büyük ihtimalle Plasidus ve tam ev falandır diye tahmin ediyorum.

Biz hep Plasidus sisteminden bahsediyoruz bu programda konuşurken. O da şu ki doğduğunuz anda yükselen burcunuz doğu ufkunda yükselen burç olduğu için onun böyle bir matematiksel hesabı var. Bir derecede doğuyorsunuz. Benim yükselim mesela 20 derece yay.

İşte senin yükselenin atıyorum kova 5. derece falan. Öyle gidiyor bu iş. Ona göre de evler dediğimiz hayatın alanları yerleşiyor ve 12 tane hayat alanı var.

Birinci ev kimlik, işte yedinci ev ilişkiler gibi böyle hepsinin bir anlamı var sonuç olarak. O evler eşit değil. O evler 30 derece değil. Burçlar hep 30 derece.

Herkesin haritasında her burç var. Herkesin haritasında her ev var. Ama o evler yani 1 ile 7 birbirine eşittir. Neden?

Çünkü geometri ama diğerleri birbirine eşit olmuyor. Bazılarında da çok eşit olabiliyor fark etmez. Ama çoğunlukla insanların haritasında bir tane evin içinde ya iki bazen üç tane bile burç olabiliyor. Bunun şöyle bir açıklaması var.

Diyelim ki işte birinci evinizden bahsediyoruz. Birinci evinizin başlangıç noktası bir burcun 27 derecesine geliyor diyelim ki tamam mı? Her burç 30 derece unutmayın yani sonuna geldi. Sonrası büyük bir çoğunluğu oğlakta devam ediyor.

Ne olursa olsun birinci evinizin yöneticisi yay. Ne olursa olsun birinci evinizin yöneticisi yay. Yani birinci evinizle ilgili bir şeylere bakmak istediğiniz zaman ya ya yayın yöneticisine falan bakmanız gerekiyor. Ama oğlak enerjisi de çok yüksek bir şekilde içinizde oluyor.

Yani mesela şöyle olabilir benim öyle olduğu için o örneği veriyorum. Ben mesela çok uzun boğulu zannediliyorum ya sürekli olarak öyleymiş bu arada herkes benim bir 70 falan zannediyormuş. Bazıları bir 75 zannediyormuş ben bir 60'ım çocuklar şu kadarcık bir insanım neyse. Görünce çok şaşırıyorsunuz onun sebebi ya yükselen olmam.

Çünkü çok uzun bacaklarım var orantılıyım yüzüm çok uzundur mesela benim. Ama aynı zamanda da çok kemikliyim ve çok ciddi görünüyorum oğlak. İkisi bir arada oluyor. Ve de tabii ki de bazı yerlerde de benim haritamda olduğu için söylüyorum.

Üç burç da olabiliyor. Bu ne demek? İşte ikinci evim benim oğlakla başlıyor. Kovada bir başlangıç yok.

Balıkla devam ediyor ve balıkta bitiyor. Tamam mı? Kova orada kıstırılmış burç oluyor. Ben o burcun potansiyel enerjisini hayatta daha geç keşfedebiliyorum gibi bir teori var.

Ama herkesin haritası böyledir. Önemli olan transisi nerede olduğudur. Yani mesela Dolunay Boğa Burcu'nda oldu ya Boğa'daki evlerin tamamı etkilenmedi aslında. Dolunay 3 derecede olduğu için Boğa 3. derece hangi evinize düşüyorsa oradan etkilendiniz aslında.

O yüzden haritanızı ve dereceleri bilmek çok önemli oluyor. Mesela şu anda işte Merkür Retrosu var. Merkür Retrosu 8 derece akrepte başladı. Terazi 22 derecede bitecek.

Tamam mı? Sizin haritanızda akrep 8 ve terazi 22 nereye denk geliyorsa o evler etkilenecekler. Yani akrebin tamamı etkilenmiyor olabilir. Bunları, merhaba, bir şey değil ama o enerjiyi karışık bir şekilde içinde taşıyorsun demektir.

Bazen oğlak gibi davranırsın, bazen yay gibi davranırsın. Haritamızdaki Mars'ı nasıl analiz edebiliriz? Haritamızdaki herhangi bir gezegeni nasıl analiz edersiniz? Çünkü yani Mars olması bir şey ifade etmiyor.

Bütün gezegenlere aynı muameleyi yapıyoruz. Şimdi gezegenler arketif olarak bazı şeyleri temsil ediyorlar. En basit haliyle güneş ego, ay duygular, venüs sevgi değer, mars motivasyon defans, merkür konuşma zihin, jüpiter şans bereket. Satürn disiplin falan böyle devam ediyor.

Gezegenlerin ilk başta bir fiil olduğunu düşündüğünüz yerden egoyu oluşturmak, kimlik oluşturmak, işte mars kavga etmek istiyorsan, savaş vermek, motivasyon sağlamak, harekete geçmek falan. Mars sana ne yaptığını söylüyor. Diyor ki ben harekete geçme gezegeniyim. Şimdi bir burçta olduğunu düşünün onun.

Mesela benim varsım koçta, kendimden örnek vereceğim tabii ki de niye çünkü başkası da örnek değil. Koç burcunda olduğuna göre koçun özelliklerine lider, sabırsız, öfkeli, hızlı, savaşçı, cesur, bencil. Bunların hepsi çok stereotip bir şekilde koçun özellikleri. Şöyle oluyor, ben bencilce harekete geçebiliyorum, öfkeli hareket edebiliyorum, koruma savaşçı gibi koruyabilirim.

Bak nasıl yaptığımı söyledi birdenbire. Burç zarf oldu birdenbire. Hangi evde olduğu da hangi hayat konusunda böyle davrandığını gösteriyor. Benim dördüncü evimde aile konuları.

Ben ailemi bir savaşçı gibi savunurum. Mars koç dördüncü ev. Gölge yanını da söyleyebilirim ama önemli değil. O yüzden de aslında burçların tamamının neyi temsil ettiğini, varoluşsal felsefelerini anlamak, gezegenlerin arketiplerini anlamak, kendinizi anlamanızdaki en büyük olay.

Yani hiçbir zaman şuna inanmayın. İşte Merkür koç mu aman bu işte çok hızlı konuşuyor, hiç düşünmeden hareket ediyor. diyor. Hayır hayır. Hayır öyle değil.

Koçun felsefesini bilmeniz lazım bunun için. Gibi. Astrokartografi hakkında düşünceleri nedir? Astrokartografi hakkındaki düşüncem şu eğlenceli ama bence çok iyi bir şekilde senelerce eğitimini almamış birisinin olmadığınız sürece çok dikkat etmemelisiniz.

Bence daha çok yeni yeni insanlar bunu keşfediyorlar. Yani tabii ki de üstüne yazılmış bir sürü kitap var falan filan ama çok popüler oldu ve insanlar Canlılar sürekli olarak kendi gerçekliklerinden kaçmak istedikleri için, başka ülkelere taşınmak istedikleri için hangi ülke bana uygunu astrokartografiyle bulmaya çalışıyorlar. Şimdi mesela bazı astrologlar diyor ki işte Venüs hattına gidersen sevgiyi bulursun. Yani ben Venüs hattımda hayatımdaki en psikolojik olarak zarar vereceği ilişkiyi yaşadım.

Ve bana bir astrolog söyleseydi bilmiyorum ne düşünürdüm. Bence şey için eylem, ya Mars hattına gitme işte, Satürn hattına gitme. Ama bir yandan da Mars hattına gittiğinde belki de çok büyük bir iş de kurabileceksin falan. falan. Bence çok ciddiye almamakta

fayda var. Eğlenceli bir bilgi olarak kenarda dursun. Böyle senelerce senelerce analizini yapıp üzerine çalışmamış birisinin de lafını çok dinlemeyin. Bu kendi başına bir uzmanlık alanı çünkü. Kovaburcu'nu

sevmiyor musunuz? Nereden çıktı bu? Bu nereden çıktı? Benim Kovaburcu'nu sevmediğim fikri nereden çıktı?

Benim kardeşim Kovaburcu. Kardeşimi severim. Ruh hastası olduğunu düşünüyorum. Ama bizim ailedeki herkesin ruh hastası olduğunu düşünüyorum zaten.

Zaten normal insan da yok. Onu da söylemek isterim. Yani Kovaburcu'nu seviyorum. O yüzden bu soruyu ciddiye almıyorum.

Yani neden sevmiyorsun? Seviyorum. Next. Biz haritamızdaki iyi ve kötü özelliklerimize göre hareket etmesek bile haritamız bizi yola getirir mi?

Haritan yola getirmez de hayat yola getirir ya. Bazen de getirmiyor ama yani. Bazı insanlar da hiç yola gelmiyorlar. Onu deneyimlemeye gelmiş oluyorlar.

Yani hani şey gibi düşünün bunu. Haritanı bilip de kendine farkındalığın arttıkça tabii ki de bazı şeyleri daha bilinçli bir şekilde seçmeyi tercih edebiliyorsun. Yani mesela öfkeni daha iyi bir şey için kullanabilirsin, kıskançlığını daha iyi bir şey için kullanabilirsin. O negatif olarak algılanan her türlü özelliğini kendini fark ederek vesaire daha iyi kullanabilirsin tabii ki de.

Ama yani eğer sen sürekli olarak kendi doğana karşı çıkarak hareket edip işte başına gelenlerden hiç ders almayıp falan böyle burnunun dikine gidersen harita ne yapsın yani orada sana sonuç olarak? Hani senin elinde her şey konuşmuştuk bunu. Astrolojiye göre ruh eşimiz var mı? Bence ruh eşliğe bir şey yok ya.

Daha doğrusu şöyle bir tane ruh eşi olduğunu düşünmüyorum. Ruh eşliğinin böyle kitaplarda filmlerde anlatıldığı gibi sadece romantik bir iş olduğunu da düşünmüyorum. Ama benim yedinci evimde ikizler var. Şimdi ben buna yedinci evinde ikizler olan birisi olarak cevap vereceğim.

Yedinci evinde akrep olan birisi tabii ki de tek bir tane insanın ruh eşi olduğuna inanabilir falan. Bilmiyorum bu arada belki de inanmaz tamamen örnek olarak söylüyorum yani. Ben şahsen ruh eşliğinden çok ruhsal kontratlar yaptığımız insanlar olduğunu düşünüyorum. Ve bunun romantik bir şey olduğunu düşünmüyorum.

Her türlü ilişkinin bunda olduğunu düşünüyorum. Yani benim hayatıma çok tuhaf yerlerde girmiş ve 24 senedir hayatımda olan arkadaşlarım var mesela. Onlarla ilişkimiz sıfatı sürekli olarak değişiyor. Ve de hiçbirisiyle evlenip çocuk yapıp birlikte falan öyle bir şey olmayacağını biliyorum ama birbirimizin mezarında ağlarız büyük bir ihtimalle.

Şimdi bu insanın evlenip aşık o falandan daha az ruh eşi olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Ve bir tek o insanlar olduğunu da düşünmüyorum. Yani şu andaki sevgilim de bence benim ruh kontratım olan bir insan. Ve hayatımın sonuna kadar büyük ihtimalle benle birlikte olacak sağlığımız yeterse.

Ama 24 senelik arkadaşım da onun kadar değerli şimdi yani. O yüzden ben bu soru için çok iyi bir insan olabilirdim. Bilemedim. Ruh eşi olduğuna inanmıyorum.

Ruh kontratlarımız olan insanlar olduğuna inanıyorum. Senelerce görüşmesek de bir şekilde hep devam eden bir bağımız olduğun insanlar oluyor bence gibi hissediyorum ben şahsen. Haritada aldatılma veya toksik ilişkiye çekilme potansiyelini gösteren belirli açılar var mı? Bu sorunun nereden geldiğini çok iyi biliyorum.

Böyle Sabrina Carpenter'ın falan böyle genelde üçlü aşk triyoları arasında kalan kadınlar için bu çok fazla yapılıyor TikTok'ta. Galiba oradan dolayı geldi bu. Tamam şöyle bir şey söyleyeceğim. Var ama söylemeyeceğim.

Neden biliyor musunuz? Çünkü şöyle oluyor. Yani bu insanlar potansiyel konusunu anlamadıkları için genellikle anlamakta zorluk çektikleri için. Ben şimdi diyeceğim ki atıyorum tamamen işte Mars ile Neptün'ü birbiriyle işte halay çekiyorlarsa o erkeğe dikkat edin kızlar diyeceğim.

Bu çok popüler bir kontent olacak ve Mars'ı ile Neptün'ü halay çeken bütün erkeklere potansiyel aldatıcı gözüyle bakacaklar ve aslında öyle bir şey yok. Çünkü insanların kendi elinde olan bir şey. Aldatmak insani bir bence başarısızlık. Yani başka birisini aldatmak haritada var olup olmamasından bağımsız olarak insanın kendisinin karar verdiği bir düşüklük diye düşünüyorum ben.

Ve bunu boğaburcu bir erkek de yapabilir, kovaburcu bir kadın da yapabilir, ayı bilmem nerede olan bir insan da yapabilir. Ve bunu stereotipelaştırmanın çok tehlikeli olduğunu düşünüyorum ben. Çünkü deneyimlemek diye bir şey var arkadaşlar. Yani ne yapacaksın mesela bunu bilip sonra herkesin haritasına bakıp aa bu adam beni aldatabilir deyip ayrılacak mısın mesela?

O adam hiç öyle bir insan olmasa bile yani. Bence çok gereksiz yani bilmeniz. Aldatmak insani bir düşüklük. Ayrılmaya ve başka insanlarla deneyim yaşama ihtiyacını dinlemek yerine bir insanı sürekli olarak yalan söylemeyi tercih ediyorsanız Yalnız bu haritadan çok sizinle ileride kadar bir problem diye düşünüyorum ben.

İnsanlığınızı bir sorgulayın bence. Cesaretinizi de sorgulayın. Son sorumuza geldik. Kendini tanıma ve keşfetme sürecindeki insanlara önerin ne olur?

Hayatı deneyimlemeniz gerekiyor arkadaşlar. Optimize ederek, önden her şeyi öğrenmeye çalışarak, kendini didik didik ederek ve bir gün bir versiyonunuz olacak ve hayatınızın sonuna kadar o mükemmel versiyonla devam edeceksiniz zannederek o iş olmuyor. Sürekli olarak değişiyoruz. Sürekli olarak gelişiyoruz.

Aşağı gidiyoruz yukarı gidiyoruz bir şeyler oluyor hayat hiç bitmeyen bir döngü ve buna şükretmeyi öğreniyorsunuz bir yerden sonra çünkü döngünün durduğu yer çok tehlikeli bir yer aslında çok sıkıcı bir yer bir yandan da ve de hayatın durması demek. Kendini tanıma sürecinde yapabileceğiniz en iyi şey dürüst olmak ne kadar kötü olduğunuz ve ne kadar iyi olduğunuzu aynı şekilde dürüstçe kendinizle konuşmak bu versiyonunuzun da bir gün değişeceğini unutmamak ve bu değişimler ve döngüler sırasında kendinize ve etrafınızdaki insanlara karşı dürüst bir toleransta olmak yani her şeyi de kabul etmek zorunda değilsiniz kendinizin de her şeyi kabul etmesini bu arada okeylemek zorunda değilsiniz ama en azından deneyimleme kısmına birazcık olsun saygı gösterebilirsiniz. Bütün hayatınızı bilseniz bile bütün hayatınızı önden tahmin etseniz bile astroloji size her şeyi söylese bile gene doğa hayatı yaşamak zorundasınız ve başınıza bir şeyler gelecek ve başınıza bir şeyler gelirken kendi kendinizi sorumluluğunu alıp kendi kendinize iyi bakmayı unutmayın sanırım verebileceğim tek tavsiye bu ve hayatı yaşamanız lazım.

E güzel tamam işte retrolar var çocuklar sonuç olarak. Sakince böyle yani bir şeyler yapmaya çalışmayın gerçekten de biraz durun biraz sakin evet böyle boş duvara bakar gibi bir süreç bu. Dinlenmeye bakın. Sizi seviyorum haftaya görüşürüz.

Yeni bölümlerden haberdar olmak isterseniz takip butonuna basabilirsiniz.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)