
5.735 kelime · ~29 dk okuma
Bu bölümü dinliyorsanız podb.com ve podb app'ten de izleyebilirsiniz. İdil Hanım, ben iki haftada beş kilo vermek istiyorum. Bana en kısa yolunu söyler misin?
Çok saçma diyetler yaptığım zamanlar oldu hayatımda. Gerek yok. İki haftada beş kilo vermeye çalışıyoruz. Ama bir senede beş kilo vermeyi hedeflediğimiz zaman bir senede veriyoruz ve bitiyor.
Ama acelemiz var. Galayı falan gideceğiz ya mesela. Hamileyken kaç kilo aldın? İlk söylediğimde çok gül aldım.
Şöyle 20'den sonra tartılmayı bıraktım yani. Yaşını söylemek ister misin? Çünkü bana söyledin ben şok oldum. 10 adımlık bir rutinim yok yani.
Yine tonik, serum. Benim 21 adımım var. Stüdyolarımı izleyenler bilir. Peki şimdi herkesin uyguladığı bir yöntem var biliyorsun.
Aralıklı oruç. İlla hepimiz için 16 saat değil. Mesela ben sabah kahvaltıyı atladığım zaman akşamları gözüm dönüyor. Ben ve bir tanelerim biz Türk kahvesi bağımlısıyız.
Türk kahvesi ne kadar içilmeli? Sabah kahveme de yine kortizolu zıplatmaması için biraz tarçın ve Hindistan cevizi yağ etiyorum. Zengin yapıyormuş biliyorsun değil mi? Ben her gün yapıyorum.
Her gün kaç senedir yapıyorum. Cümse Mahdi'nin bayağı iyi galiba. Herkese merhaba. Bir tanem bir konuşalım seninle programına. Hoş geldiniz.
Bugün yanımda uzun zaman sonra hiç görmediğim kadar güzel ve sağlıklı ve uzun boylu ve mavi gözlü bir kadın var. İdil Yazar bizimle. Hoş geldin İdil. Hoş bulduk. Çok teşekkür ederim davet ettiğin için.
Güzel iltifatların için de çok teşekkür ederim. Ben de aynaları senin için söyleyebilirim. Çok sağ ol. Nasılsın?
İyiyim. Teşekkürler. Sen nasılsın? Ben de iyiyim. Pod B'de yeni bir içeriğe başlıyorsun.
Ben de çok heyecanlıyım. Çok merak ediyorum. İçeriğin hakkını bize anlatmak ister misin? Tamamen böyle wellness ve longevity üzerine, sağlıklı yaşam üzerine, benim tek başıma sunduğum bölümlerde içerikler de olacak.
Yine konuk davet ettiğim, alanda uzman isimler, doktorlarla beraber uzun, keyifli yaşamanın aslında sırlarını konuşacağız. İyi yaşam, keyifli yaşamın her alanına farklı yerlerden dokunan insanları konuk almak istiyorum. Süper, çok merak ediyorum. Ben de izleyeceğim.
Çok sağlıklı yaşamayan bir insan olarak belki küçük içerikler alırım. Sen mutfaktan yani başka bir dünyadan gelen bir konuksun şu an benim için. Biraz tanışalım seninle, senin de bilmeyenler için. Biraz kendinden bahseder misin?
Tabii, ben yaklaşık 12 senedir YouTube üzerinden kendi yemek tariflerimi paylaşıyorum. Ondan önce bir kurumsal geçmişim vardı. Bursalıyım aslında. Ortaokul, liseyi İstanbul'da yatılı okudum.
Ondan sonra Amerika'da Boston'da üniversite okudum. Sonra birkaç sene New York'ta çalıştım. Orada hep kurumsal hayattaydım. Çok güzeldi.
Sonra Türkiye'ye döndüm. Türkiye'de biraz kurumsal çalışayım derken... Egeli bir anneannem var Çok güzel yemek yapar Böyle sofra kültürü, yemek, gastronomi Hep böyle bizim ailede çok konuşulan bir şeydi Ailemde babam dahil olmak üzerine çok doktor var Yani ondan bir yandan da hep iyi yaşam Wellness bunlar çok konuşulan şeylerdi Ben oğluma hamileyken aşçılık okuluna gittim O sırada işe mola vermiştim İşte yani hamilelik iznindeydim Daha sonra da Ali doğduktan sonra Evde işte vakit geçiriyorum Bir yandan Ali'yi büyütüyorum Yine şey izindeyim doğum izindeyim Lafını kesiyorum hamileyken kaç kilo aldın Hamileyken çok kilo aldım Yani şöyle 20'den sonra Tartılmayı bıraktım yani Evet evet ama açlık okulundaydım O kadar tatlı ki Yani gidiyordum sabahları pişiriyordum Sonra eve geliyordum göbeğimin üzerine Pişirdiklerimi koyup yiyordum çok keyifliydi Tabi şimdiki Bilincimle beraber büyük ihtimalle daha
Sağlıklı beslenirdim ama O zamanlar için çok güzeldi Aynen çok keyifliydi. Ali'yi doğurduktan sonra da YouTube'da işte bir yemek kanalı açtım. O zaman zaten hani 2014 senesi bir avuç YouTuber vardı yani çok çok az kişiydik. Böyle de kariyerim devam etti. Sonra yemek kitaplarım çıktı. Televizyonda programlar yaptım.
Bu tarifleri peki sen mi buluyorsun yoksa mesela bir tarifi kendine göre yorumlayıp bir şeyler mi katıyorsun? Ya aslında hepsi oluyor. Mesela seyahat ederken çok fazla şey öğreniyorum. Oradan mesela mutlaka ilham alıyorum.
Diyorum ki bu çok güzel olmuş. Ben bunu işte şöyle şöyle yapsam ne kadar güzel olur. Genel olarak pratik düşünebilen biriyim. Ondan hani öğrendiğim şeyleri biraz daha pratikleştiriyorum.
Zaten bence de hani zamanında işte YouTube'a başladığımda insanlara hitap etme nedenim aslında bu oldu. Çünkü o zamanlar televizyonda emek programları vardı. Hep biraz daha böyle karmaşıktı, zor malzemelerdi. Ben hep böyle evde ne yapabiliriz?
Evet yani öyle başladım. Öyle de devam ettim. Sağlık konusunda bize yıllardır söylenen ama bence aslında sağlıklı olmayan ben buna katılmıyorum dediğin bir ürün var mı? Bugün geldiğimiz noktada şunu biliyoruz ki hepimiz farklıyız.
Hepimiz sürekli de değişiyoruz. Bence bu bilinç önemli olan şey. Yani bir şey sağlıklı ya da sağlıksız değil. Bir şey sana göre sağlıklı ya da sağlıksız olabilir.
Bana göre sağlıklı sağlıksız olabilir. Kendimizi tanımanın önemi diyebilirim. Evet mesela ben her gün hamburger yediğinde kilo almazken bir başkası alabilir. Bu gerçekten kişiye göre değişiyor.
Ben öyle düşünüyorum yani. Kesinlikle öyle bir de şu çok önemli yani kilodan ziyade senin sindirmen de çok önemli. Senin bağırsak mikrobiyotan onu sindirebiliyorsa sen yedikten sonra kendinde bir rahatsızlık hissetmiyorsan. Tabii burada hamburger var hamburger var yani güzel bir et kaliteli bir ekmek.
Zaten öyle olunca hamburger sağlıksız bir besin olmak zorunda değil. Ama neyi sindirdiğimiz çok önemli, neyi sindirebildiğimiz çok önemli ve gerçekten sana iyi gelebilir, bana aynı yiyecek kötü gelebilir. Çevremde mesela şeyi görüyorum, çok fazla aktif kabızlık problemi yaşayan insanlar var. Bence biraz stresten de kaynaklı olabilir, beslenme düzeninden.
Sence bunun en büyük sebebi ne ve nasıl beslenirse geçer? Çok komik bir hikaye anlatayım. Ben bundan iki sene önce bir tane video çektim. İşte bağırsaklarınız çalışılan doğal dört yöntem gibi.
Bunları da hızlıca söyleyebilirim mesela bir tanesi akşamları uyumadan çörek otu yağı ama herhangi bir sağlık probleminiz yoksa yani hani çörek otu yağı çok faydalı bir şey ama yine de hepimiz farklıyız onu söylemek gerekir. Yoga çok iyi gelir bacakları karnımıza çektiğimiz pozlar doğal bir nane yağı ilk kez duyuyorum. Sindirim için muazzam aynı şekilde nane çayı muazzam bir de hint yağını sosyal medyada görmüşsündür böyle karnına koyup şey yaparlar. Bandajlıyorlar.
Neyse ben böyle bir video çektim ve yayınladım ertesi gün uçağım var havaalanındayım çok tatlı bir kadın geldi yanıma işte İdil Hanım bilmem ne falan işte ben size sarılacağım falan böyle sarıldı işte ben dedi tatildeydim dedi bir haftadır dedi tık yoktu sizin videomuzu izledim dedi bu sabah falan. Hani şey gibi Allah'la muradımı ağaçlamak için. Aynen de çok çok gülmüş. Ama çok güzel bir bilgi verdin bu arada bak ben bu nane yağını falan ilk kez duyuyorum çörek otunu ilk kez duydum ama Hint yağını duymuştum bu arada ve zayıflatıyormuş da Hint yağı ne derler ona çokluk hissi veriyormuş galiba.
Ya Ayurveda'da mesela Ayurveda bir Hint felsefesi mesela beş bin yıllık bir felsefe mesela onlarda Hint yağı çok meşhur ve bilinen ama genel olarak yağlar yani bu mesela zeytinyağı şimdi sabahları böyle yine sosyal medyada görüyorsunuz zeytinyağı şart yapmak meşhur oldu. Genel olarak yağlar zaten bağırsakları hareket ettiren bağırsak sağlığı için çok faydalı şeyler. Temizliyor doğru söylüyorsun. Marketlerde herkesin elinin gittiği ama sence en zararlı olan şey ne?
Ben şimdi böyle yine çok hani yasaksız beslenmeye çok inanan biriyim. O yüzden hani hiç şey demem yani işte bunu asla almayın bu zehirdir demem. Ama bence şöyle içinde çok katkı maddesi olan, çok şeker olan ya da işte zaten artık biliyoruz. Öyle şeyleri yüzde yirmi elimiz gitsin.
Yüzde seksen daha besleyici şeylere, daha temiz protein kaynaklarına, tahıllara, sebzeye, meyveye mevsiminde onlara gitsin. O nedenle hani illa elimiz gitmesin diyemem. Çünkü bence hayatta her şeyin bir yeri var. Yani 10 tane yiyorsan 1 tane yediyorsun.
Aynen öyle diyorum evet. Ama bence jelibon aşırı sağlıksızmış. Yani jelibon kesinlikle kaçınılmalıdır diyor. Doğru mu?
Ya bu arada bunların evde çok daha sağlıklı versiyonlarını yapmak. Mesela şimdi sığ jelatini diye bir şey. Ama tadı öyle olmuyor. İyi değil yani.
Şimdi kuru meyveli o çileği yapıyorlar. Mesela onunla marketteki içinde çikolata olan çilek bir mi ya? Bir değil. Aynı sonu var.
Çok haklısın. Orada şeye bakmak lazım hani bu beni idare ediyor mu? Kendini kandırmak lazım aslında. Evet evet.
Bir de alıştırmak lazım. Alışınca bir sorumluluk oluyor. O rutinden çıkmayayım diyorsun bence. Bir de bir yerden sonra canın onları daha çok çekmeye başlıyor.
Hani beden çok ilginç bir şey. İyi hissettiren şeyleri sen yedikçe ona alışıyor ve ister istemez canın onu çekmeye başlıyor. Peki şeye inanıyor musun? 21 gün boyunca şekersiz beslenmeye.
Ya eğer çok ciddi bir şekere düşkünlük ve burada böyle bir problem varsa o zaman bunu bir başlangıç noktası olarak koymak mantıklı bir şey. Çünkü şey çok gerçek yani şekeri az yediğince canın daha az çekiyor. Yani bu iki hale çekiliyor. Öyle zamanlar için olabilir ama yine dediğim gibi mesela atıyorum sen güzel bir akşam yemeğindesin.
İşte bir arkadaşın doğum günü hep beraber bir kutlama yapıyorsunuz. Ailenle birliktesin. O pastadan yiyorsun. O da şeker ama şimdi orada aldığın o kadar güzel kıymetli bir şey var ki sosyal bağlar, kendini ait hissetmek, hayattan keyif almak o zaman o şekere değiyor.
Ama hani evde yanmışsın işte aslında yemeğini yemişsin, güzel besinlerini almışsın, doymuşsun orada yediğin şekerle orada yediğin şeker aynı şey değil. Aynı değil ama sen şeye katılıyorsun yani 21 gün gerçekten yemezsen sonra canın daha az istiyor diyorsun. Kesinlikle, kesinlikle daha az canı çekiyor. Peki şimdi herkesin uyguladığı bir yöntem var biliyorsun.
Aralıklı oruç. Benim çevremdeki insanlarla iradeli olan buna gerçekten uyabilen insanlar ciddi şekilde kilo verdi. Aralıklı oruçla proteinli beslenmeye neydi onun bir adı vardı. Ketojenik mi?
Ketojenik. Onu birleştirdiğinde double kilo veriyorlar. Ama kabızlık ve sindirim problemi yaşıyorlar. Mesela bunu tavsiye ediyor musun?
Kime göre neye göre aslında? Mesela diyelim sen işte yirmi beş yaşında çok spor yapan, yemeği de böyle hani çok düşkün değil arada atlayabilen birisin. Aralıklı oruç yapmaya kalktın. Kas kaybına neden olabilir eğer besinlerini yeterince almazsan, proteinini dikkat etmezsen.
Ama diyelim ki sen gece atıştırmalığını çok seven birisin. Ben, o benim mesela. Ben gece acıkan bir insanım. O zaman aralıklı oruç yaparsan ister istemez o gece atıştırmalığını atlamış oluyorsun.
Bu da seni rahatlatabilir, iyi hissettirebilir. Ama orada da yani illa hepimiz için 16 saat değil. 8 saat de olabilir. 12 saat de olabilir, 14 saat de olabilir, 16 saat de olabilir.
Hani ben genel olarak kendimde bana iyi gelen düzen ben günde 3 öğün yemek yemeyi seviyorum. Ama mesela akşam 8'den sonra yemezsem ertesi günde işte 10'a kadar oradaki bir o 14 saat hani öyle bir şey de benim için gayet yeterli oluyor. Ya da 14 saat oldu mu? Evet 8'den sonra 14 saat oldu.
O benim için yeterli oluyor mesela. O zaman ben sana yeni nesile göre söyleyeyim şimdi bizim yaşam tarzımızdan. Mesela herkes gece 5'e kadar oturuyor İdil. Çünkü çoğu genç ya okula gidiyor ya işte sabah erken işe gitmemesi gereken bir meslek yapıyor vesaire.
İnsanlar gece genel olarak şu anda oturuyor. Mesela 5'te ya da diyelim gece 3'te uyuyan bir insan aralıklı oruç tarzında beslenmek istiyor. Ve gece 12'de de acıkıyor cip yemek istiyor çikolata yemek istiyor. Bu insan nasıl aralık doğrultu yapacak?
Ya da gece hayatında çalışıyor. Evet yani gece hayatın öncelikle şunu söyleyeyim uyku çok önemli. Çok önemli. Yani beslenmenin de çok çok büyük bir parçası uyku.
O nedenle aslında burada ilk hedef uykuyu öne çekmek olur. Ama o da şey değil yani ben mesela üçte uyumaya alıştım. Ertesi gün bir anda gece on birde yatağa girersem uyuyamam. Ama o üçü iki buçuk yapabilirim.
Altı ay geçer o iki buçuğu iki yapabilirim. Yani yavaş yavaş yavaş yavaş biraz onu öne almak lazım. Bence bu ilk adım yani hani beslenmeye gelmeden önce uykuyu biraz öne almak lazım. O noktada da yemek yerken şimdi şu bilgi cebimizde protein bizi uzun süre tok tutuyor.
Sağlıklı yağ bizi uzun süre tok tutuyor. Sen güzel, temiz, mümkünse organik diyeceğim çünkü organik olunca besin değeri gerçekten yükseliyor ama böyle şeylerde de çok delirmemek lazım. Yani organik bulamıyorsan da tabii yani o da yenebilir yani o da olabilir. Ama güzel yanında bir yağınla beraber işte güzel temiz bir protein kaynağını yiyorsan senin zaten tok kalma süren biraz daha uzayacak.
Gündüz besinini yeterli alıyorsan mesela ben sabah kahvaltıyı atladığım zaman akşamları gözüm dönüyor. Çünkü sabah besinimi yeterli almamış oluyorum. Aslında çok basit bir matematiği var. Ama sabah güzel kahvaltımı aldığım zaman benim üçteki o atıştırmalık saati vardır yani.
Evet evet. Gelmiyor aklıma mesela. Yani bir şeyler eksik kalıyor ki biz gece belli bir noktada onu kompense etmeye çalışıyoruz. Yani sen kısaca şey diyorsun uyuma düzenini oturtmadığın sürece aralıklı orucu uygulayabilmek çok zor diyorsun.
Evet yani ben aralıklı oruç illa herkes için iyi olmayabilir. Önce sana uyuyor mu ona bak diyorum. Uykunu erkene çek ve de yemek yediğin zamanlarda tabağında sağlıklı yağın, proteinin, işte lif kaynağın, dengeli bir beslenmen olsun. Yurt dışındaki influencer'larda şeyi çok görüyorum.
Bir diyet var adını bilmiyorum sen biliyorsunuz. Sosis, tereyağı ve birkaç sebze bir tabağın içinde. Ve hardal. Hani bu değişik bir beslenme düzeni gördün mü bilmiyorum.
Böyle tabaklar hazırlıyorlar değil mi? Ama bir tane büyük sosis kesinlikle oluyor yani. Her gün aynı şeyi yiyor tek tip. Bunun da çok zayıflattığı söyleniyor.
Ve mesela ne kadar aynı besinden yerse yesin kilo almıyor. Günde üç kere de aynı tabağı yiyor. Buna katılıyor musun? Ya şimdi bence şöyle yani.
İnanılmaz diyetler var bu arada. Bu biraz hayata bakışınla alakası var. Mesela ben normalde de yani hayatta farklı şeyler yapmayı çok seven bir insanım. O nedenle tabağımda da farklı şeyler görmeyi çok seviyorum.
Yani bana saçma geliyor. Hani bu kadar çok meyve var, sebze var, şey var. Neden ben her gün aynı sosis ve şeyi yiyeyim ki? İşin şey bilim açısından bakınca da bu mikrobiyotanın beslenmesi için, bağırsak sağlığımız için de farklı besinlere ihtiyacımız var.
var. O nedenle bana çok mantıklı gelmiyor. Evet. Hedef kilo olmamalı. Yani hedef
güçlü olmak olmalı. Sağlıklı beslenmek olmalı. Evet. Yani kiloyla fazla fazla takılıyoruz bence.
Bir de şöyle sporda yapıyorsan zaten gerçekten beslenmen gerekiyor. Yoksa gücün olmaz yani. Evet. Anladın mı? Ben şimdi
kendim bile koşturuyorum bir yerlere gidiyorum. Açken gözüm dönüyor yani. Konuşamıyorum bile. Evet.
O yüzden de ama sağlıklı dışarıda yemek bulabilmek gerçekten zor. O yüzden fast food'u tüketiyorum. İşte belki de yanda götürmek lazım. Evden çıkmadan sağlıklı bir şey yemek lazım.
Katılıyorum buna. Şeye ne diyorsun peki her sabah yulaf yiyen influencerlara? Üzerinde meyveler yola. Ben mesela yine aynı şeye geleceğim.
Ben yulafı bu arada seviyorum. Bence güzel. Ama her gün aynı şeyi yemek zorunda değiliz ya. Bir gün güzel işte bir menemen.
Ertesi gün yulafın. Ondan sonraki gün belki haşlanmış yumurtalı bir şeyin. Sonraki gün belki bambaşka bir şey. Bir gün işte ne bileyim ben normal keyifli simiti şeye batırarak kahvaltı.
Ama az yiyin diyorsun sen yani. Hani simiti de ye ama yarısını ye. Evet. Yüzde yirmin o olsun.
Yüzde seksenin sağlıklı gıdalar olsun. Bu arada evde yapılan her şeyin sağlıklı olduğunu inanıyorum ben. Yoğurdun falan. Her şeyin yani.
Hamburgerin de, pizzanın da. Yani evde yaptığın zaman çünkü o yemeğin hazırlanışına bir katkıda bulunduğun zaman bence bambaşka bir yere geliyor. Bir katkı maddesi de konulmuyor içine. Konulmuyor evet.
Bazı baharatlar tat vermek için içinde inanılmaz katkı maddesi olan şeyler bunlar ekstra şişiriyor. Ben öyle düşünüyorum. Peki şunu soralım mesela sana. Şimdi ben sana danışıyorum.
Bir takipçinim. İdil Hanım ben iki haftada beş kilo vermek istiyorum. Bana en kısa yolunu söyler misin? Derken bana böyle ama şey yapma yani politik bir cevap verme.
Tamam. Ciddi ciddi mesela sen kendinde de öyle kendi rutinini düşünelim. İki haftada beş kilo vermek istiyorsun. Politik cevaplarıyla şunu söyleyeceğim.
Kısa yol yok ama ne yapılabilir onu söyleyeyim. Akşamları kabak çorbası içilebilir. Mesela kabak, yeşil kabak müthiş ödem atan, aynı zamanda sindirimi hiç yormayan, sindirimi olmadığı için bedenin dinlenmesine, yenilenmesine yol açan bir besin. İçine dereotu, maydanoz koyarsan bunlar yine ödem atan.
Dereotunu özellikle akşamları hafif sakinleştirme etkisi vardır. İçine taze rezene bu sindirimi rahatlatır bir tane patates bu senin daha uzun süre tok kalmanı sağlar akşam böyle bir çorba içersen ertesi güne hafiflemiş uyanırsın onun dışında sabah kalktığında güzel iki tane yumurtan yanına normal bizim en sevdiğimiz deytin oradan limonlu su içebilirsin elma sirkeli su içebilirsin zencefil suyu içebilirsin zencefil şeyi içebilirsin yeşil çay güzel bir ödem atar. Bunların hepsi müthiş şeyler yani abartmadan bunların hepsini yapabilirsin ya da içtikten sonra tansiyonun düşmüyorsa ya da sende tuhaf bir etkisi yoksa tabii ki yapabilirsin. Öğlenlerde güzel bir ızgara tavuk yanına bir sebze yemeği bu kadar yani çok zor değil aslında.
Ben şöyle söyleyeyim yatılı okulda okuduğumdan bahsetmiştim 11 yaşına gittim yatılı okula lise sona kadar. Tabii ki yani o kadar kız o yaşlarda bir de ben o yaşlardayken teenager yıllarımda Kate Moss şeydi yani çok aç kaldığım ve çok saçma diyetler yaptığım zamanlar oldu hayatımda. Gerek yok yani güzel sabah yumurtanı yiyip öğlen sebze yemeğin ızgara tavuğun akşamda işte bir çorban doymazsan yine bir ızgaranı yediğin zamanda da aynı şey oluyor. Bütün gün aç kaldığın zamanda da aynı şey oluyor.
Mücadelenin stresi sokmaya gerek yok. Yani bu şekilde bunu uygularlarsa iki haftada bence beş kilo bile verilir diyorsun. Tabii ki verilir, evet. Bir de günde bir saat yürüyüşü koyun.
Ama şimdi yine herkes beş kilo veriyor. Tabii ki evet. Zayıf biriyse veremez ama hani çok şeyi varsa. Ama zayıf kişi de bunu mesela bir ay uygularsa o da verir yani bu arada.
Çünkü protein ve sebze ağırlıklı sonuç olarak. Ama böyle çok sıkı sıkı şeyler yaptığımız zaman hayatımız boyunca hep iki haftada beş kilo vermeye çalışıyoruz. Ama bir senede beş kilo vermeyi hedeflediğimiz zaman bir senede veriyoruz ve bitiyor ama. Ama acelemiz var.
Galayı falan içeceğiz ya mesela. Peki bir şey soracağım. İnanılmaz şeker tüketen biriyim diyelim mesela. Bana daha sağlıklı bir şeker atıştırması önerebileceğin hurma deme lütfen.
Gerçekten hurma sevmiyorum. Ve sen nedir? Hurma sevmiyor musun? Sevmiyorum.
Gerçekten mi? Hayatımda yiyemem. Hadi ya benim ben mesela bayılırım hurmaya ondan çok. Yani bitter çikolata yiyebilirsem bitter çikolata zaten son derece sağlıklı bir şey.
Hani E vitamini açısından çok zengin, inanılmaz iyi bir antioksidan bitter çikolata. Kesinlikle yiyebilirsin. Onun dışında meyve ile aranı ise özellikle orman meyveleri hem şekeri azdır ama o şeker isteğini de biraz götürür. Ben dondurma yapmayı çok seviyorum.
Muzları donduruyorum mesela. O kadar canım çekti ki videonu izledim gelmeden önce. Muzları dondurup doğrayıcıdan geçirerek bir dondurma yapmak da mümkün. Muzları böyle çubuk takıp buzlukta dondurup çikolataya batırmak da mümkün.
çok sağlıklı tatlı alternatifi var ve çok da kolay hazırlanabilir aslında. Evet ama yine buna bir mesai harcamak gerekiyor yani. Evet yani gerçekten bu arada sadece beslenme de değil yani kısa yol. Yok.
Evet. Yok yani doğru söylüyorsun. O mesai eğlenceli olarak görmek lazım. Evet.
Yani kendine onu öğretmek lazım. Sosyal medyada gördüğün aslında hiç doğru bulmadığın bir trend beslenme var mı? Şimdi sen de görüyorsundur büyük ihtimalle böyle et sürekli çiğ et falan hani öyle kızlar var yani aynen yağlar okuyor böyle kocaman etler yeniyor falan. Sadece bence proteinle beslenmek yani yine sağlıkta da bilimde de sürekli farklı bilgiler çıkabiliyor.
Ama benim şu ana kadar aldığım eğitimlerden gördüğüm vücudun asit baz dengesini çok bozan bir şey. Yine mikrobiyotunu zenginleştirmesine çok karşı olan bir şey sindirim problemleri kabızlık buna yol açabilir. O nedenle tek tip sadece et yiyen bence doğru değil. Yani başkalarına iyi geliyor olabilir ama mesela ben çok doğru bulmuyorum.
Buna dukan diyeti mi diyorlardı? Dukan bile bundan daha hafifti yani. Yine bir ekleme var dukanla. Dukan bile bundan daha hafifti.
Nasıl ya sadece et yiyenerek yaşanmaz bence stiksinirsin yani. Kendi kişisel beslenmeni çok merak ediyorum. Sosyal medyadaki idille gerçek hayatındaki idil gerçekten aynı mı? Mesela bu kadar pozitif ve naif bir kadın mısın gerçekten?
Sosyal medyada yani gerçekten de öyle besleniyorum. Hakikaten hoşuma bu gidiyor. Canım böyle şeyler çekiyor. Ama dediğim gibi bu zamanla olan bir şey.
Ondan bedeni tanıdıkça ve iyi gelen alışkanlıkları edindikçe zaten onu yapmak istiyorsun. Yani mesela sporda da böyle. Ben şu an sabah kalktığımda zaten spora gitmek istiyorum. Çünkü o benim artık bir noktada şeyim gibi oldu.
Antidepresan diyeceğim yani. Benim rahatlattığım, bana çok iyi gelen, beni mutlu eden, doğru hormonları salgılatan bir alışkanlığım oldu. Yine sağlıklı beslenme de böyle. Genelde daha evde pratik şeyler hazırlıyorum.
Yani işte ne bileyim güzel bir mesela Ali ile en sevdiğimiz şeyler. İşte köy tavuğu bulunca direkt güzel böyle fırında bir köy tavuğu. Yanında patates, güzel bir sebze yemeği. Mesela bizim hani Ali ile en sevdiğimiz şeydir, menüdür falan.
Böyle şeyler yapıyorum ama sosyal medyadaki gibiyim. İyi süper ben de öyle olduğunu düşünüyorum bence çünkü bu zorlama olarak yaşanacak bir hayat tarzı değil. Yani maksimum bir sene yaparsın sonra yeter dersin ben başka alana kayayım orada influence edeyim insanlara dersin ama sen 10 senedir bunu yapıyorsun yani. Senin tarzında mutfakla ilgili içerik üreten influencerlar hakkında ne düşünüyorsun?
Sence çalıntı bilgi var mı çok ya da çalıntı video? Ay benim videomun aynısını yapmış ya dediğin biraz dedikodu yapalım. Hiçbir alan yaşandı mı? Şöyle yaşandı yani oluyor böyle şeyler.
Fakat bir yandan da hani kendime şunu hatırlatıyorum. Diyorum ki sosyal medyada zaten hepimiz bir sürü içeriğe maruz kalıyoruz. Belki görüyor unutuyor yani hani o olabilir yani hepimiz olabilir. Herkes birbirinden ilham aldığı belli bir sistem var artık.
Yani bu yaşadığımız çağın gerçeği. İkincisi böyle bir şey olduğu zaman hani onun iyi tarafından da bakmak lazım. Ne kadar güzel ilham olabiliyorsun. Başka insanlar da aynı şeyi yapmak ya da benzer bir şey yapmak istiyor.
O nedenle çok fazla sinirimi bozan ya da beni şey yapan bir durum olmuyor açıkçası. İlginç bir şey tabii ki ama ben çok kendi şeyimdeyim yani çok kendi dünyamdayım. Çok kendi yolumdayım. Sen bence biraz kendinden de eminsin.
O yüzden de olabilir yani. Hani böyle çok benim sosyal medyada gördüğüm şu anki influencerlara bakarsak hani ben de yeni girdim bu piyasaya. Profiline baktığımda bile anlıyorum. Sen böyle daha dingin yaşayan, kendi halinde, kendi yoluna giden, böyle çok etliye sütlüye karışmayan, işinde gücünde bir insansın.
Aynen aynen. Madilikten uzak, içmenin gibi olmayan. Hani ben 10 sene sonra hala bu işi yapıyorsam kendimi düşünemiyorum gerçekten. Daha ilk yılımda böyleymişim yani.
Peki şeyi sormak istiyorum. Çok güzelsin. Yaşını söylemek ister misin? Çünkü bana söyledin ben şok oldum.
41 yaşındayım. İnanamadım maşallah diyorum. Bak gerçek anlamda söylüyorum. Hani 32 falan duruyorsun.
Ben 28 yaşındayım yani. Çok teşekkürler. Bu arada sen de genç duruyorsun ama zaten çok genç bir yaş yani. Teşekkür ederim.
Peki bunun sırrı sadece sağlıklı beslenme ve spor mu? Bakın ürünlerine çok para harcar mısın mesela? Şöyle yani hayatımın belli bir dönemi ne kadar hiç harcamış. Yani çok böyle bir tek nemlendirici sürüp çıkan bir insandım.
Fakat otuz beş yaştan sonra harcamaya ve yani dikkat etmeye başladım özen göstermeye. Ama hala böyle işte on adımlık bir rutinim yok. Yani yine tonik, serum. Benim yirmi bir adımım var.
Storilerimi izleyenler bilir. Bana diyorlar ki bir tanem çok ürün sürüyorsun cildini bozmayasın. Ben bir tanem bana öyle iyi geliyor diyorum bu arada. Yani ben yine hani o üç dört ürünle ama doğru ürünleri tercih ediyorum.
Şey çok fark etti bende. 18 yaşından 35 yaşına kadar sigara içiyordum ve onu bırakınca bu sağlıklı yaşam yolculuğumla beraber bırakmaya başladım ve onu bırakınca cildimde en büyük farkı o zaman gördüm yani bu inanılmaz bir şey bence bir de kolajen kemik suyu falan onlar cilde çok iyi geliyor kesin egzersiz yani ben de mesela böyle atıyorum işte bir seyahate gittim çok uçtum uykusuz kaldım hemen cildimde hissediyorum Çok fark ediyor yani o dinlenmiş, iyi beslenmiş birinin yani öyle olunca hemen cildine de yansıyor. 30 yaşında bir kadının yani benim de 2 senem kaldı hatta 1,5 bedeli çok değişiyormuş. Hani bunu bize açıklar mısın?
Neye göre oluyor? Nasıl oluyor? Hani bu süreçte ne yapmamız lazım? Çok değişmemek ve böyle kalmak için.
Yani ben mesela kendim 30 yaşındayken öyle bir şey gözlemlememiştim açıkçası. Ama şunu söyleyebilirim. Kadının vücudu zaten her ay oldukça değişiyor. Yani döngümüzün ilk günü öyle son yani üçüncü günü son günü değil de hani üçüncü haftası ikinci haftası bambaşka insanlar oluyoruz.
Gerçekten öyle fiziken ve yüz, surat olarak. Evet ona sürekli değişiyoruz yani hani illa otuz, yirmi dokuzdan otuza geçecek bir anda böyle bir şey olmuyor ama sürekli değişiyoruz. O nedenle kendimizi tanımak, o dönemde nasıl hissediyoruz, hormonlarımızı anlamaya çalışmak, kendimiz hakkında bilinçlenmek bence hepimizin yapabileceği en önemli şey bütün bir hayatımız boyunca. Ama bence en önemlisi değil ben stresten uzak ve biraz gamsız insanların daha sağlıklı ve güzel göründüğünü düşünüyorum.
Biraz bencil olmakta kendini düşünmekte kendini sevmekte fayda var. Yani sabaha kadar spor yap sabaha kadar sağlıklı beslen böyle her şeyi kafana takan bir insansan aceleciysen işte sürekli her şeyi stres yapıyorsan falan emin ol 10 yaş daha yaşlı duruyorsun diye düşünüyorum ben. Yüzde yüz haklısın yani kortizol bir düşman yani hani kortizol bir düşman yanlış oldu. Kortizol zamanında işte sabah uyandığımızda kortizol salgılamak iyi çünkü o sayede uyanıyoruz.
Ya da bir tehlikeli bir durum varsa iyi çünkü o sayede şey yapıyoruz. Ama salgılamamamız gereken zamanlarda da senin dediğin gibi o stresle beraber salgılıyorsak o bizim sağlığımızı da bozuyor. Vücudumuzda toksin de üretiyor. Aynı zamanda yaşlanmamızı da etkiliyor.
O nedenle ya kendini sevmekle bencil olmak iki farklı şey aslında. Aslında kendini önceliklendirebilirsin. Sevdiklerini de önceliklendirebilirsin. Bunların ikisi eş zamanlı da gidebilir.
Ama o stresle başa çıkma yöntemlerini bulman lazım. Yani yürüyüş mü bu? Atıyorum meditasyon mu? Dışarı çıkıp dans etmek mi?
Evde müzik açıp şarkı söylemek mi? Mesela benim meditasyon kaynağı arada bir namaz kılmak. Ben meditasyon yapacağıma onu ayıracağım zaman namaza veriyorum. Kendimi çok daha iyi hissediyorum.
Dileklerimin ne olduğunu anlamış oluyorum. Ona yönelik böyle hedeflerim kafamda beliriyor ve böyle daha temiz kalple daha iyi hissediyorum kendimi. Hani bunu bile yapabilirler bu arada. Bir stres yönetimi bu arada işte yani.
Sığınma yöntemi, yardım isteme yöntemi öyle düşünüyorum. Peki bazı besinler kortizol seviyesini yükseltiyor ya sence en çok yükselten hangisi? Çünkü kortizol bize iyi gelen bir şey. Yani şöyle kortizol stres hormonumuz bize iyi geldiği anlar gerçekten bir tehlikede olduğumuz ya da stresli olduğumuz ya da mesela atıyorum işte sabah uyandığımızda o uyanmak için kortizol biraz yükseliyor bu sayede o uykulu halimizden çıkıyoruz ve hayata karışıyoruz.
Ya da karşıdan karşıya geçerken mesela bir araba bize doğru geliyor orada hızlandın kortizol orada sana yardımcı oluyor. Peki yani iyi bir şey mi kötü bir şey mi bu? Sürekli sen kortizol salgılıyorsan mesela biz burada otururken de sen kortizol salgılıyorsan gereksiz bir şey bedeni yoksa seni çok heyecanlı bir türlü görüyorsun ama mesela bazı insanlar vardır ya hani hep böyle bir kavga etmeye hazır ya da işte her şeyi böyle bir kişisel algılar falan o aslında kortizol salgılamaması gereken zamanda da salgılıyor yani bir tehlike yoksa senin bedenini tehlike varmış gibi yormana gerek yok. Bir relaks ol be kardeşim derler ya.
Evet, bütün aslında sağlıklı beslenmede kortizolu dengeleyen bir beslenme olarak düşünebiliriz. Yani o da ne temiz protein kaynakları, mevsiminde sebze meyve, tam tahıllar, işte bakliyatlar, bildiğimiz şeyler aslında zaten. Doğru, yani düzensiz hayat yaşadığında bu seviye çok yükseliyor ve sana daha da sıkıntı çıkarıyor. Yani uykusuz olduğunda, işte kötü beslendiğinde düşün nasıl böyle daha...
Sinirliyim. Evet yemek dünyası göründüğü kadar masum olduğuna inanmıyorum işte senin sektöründen insanlar ya da başka bir şekilde bir ego savaşı var çok fazla ben daha iyi biliyorum ben daha iyi video çekiyorum vesaire gibi bu konuda yaşadığım bir olay oldu mu benim olduğum mesela ben güzellik ve bakım sektöründeyim sence farkı nedir? Yani şöyle ben ilk kanalı açtığımda YouTube kanalımı açtığımda tabii o zaman çok YouTuber yoktu yemek tarifi veren ve çok da yeniydim. Bir anda tabii o işte senelerdir şeflik yapan insanların bazıları bana inanılmaz böyle bir şey gösterdi rehberlik gösterdi.
Bazıları da biraz tepkili ve cephe alarak yaklaştı. Ama ben burada şeyi gördüm yani şimdi mesela baktığım zaman hani orada o rehberlik edenler zaten hepsi sonra arkadaşım oldu. Mesela kariyerlerinde çok daha yüksek yerlere geldiler. Yani bu bana şey için çok güzel bir öğreti oldu o zaman.
İyi niyet. Evet. Ben kim olmak istiyorum? Hani ben insanları sürekli rakip olarak görüp kendimi kıyaslayan biri olup öyle mi yaşamak istiyorum hayatı?
Yoksa ben ya o da çalışıyor o da üretiyor. Çünkü gerçekten herkese yani çalıştığın zaman bir işin bir şeyin olabilir. Yani böyle bir şey olmasına gerek yok. Ya birinin birinden bir tık daha fazla kazanması bir tık takipçisinin daha çok olması ona iki marka gelirken ona bir ya herkesin ekmeği farklı yani anladın mı?
Olabilir yani bu çok normal bir şey yani illa her şeyi hepimiz yapacağız diye bir şey yok. Bunun çalışkanlıkla da alakası yok bu arada. Yani biz seninle aynı eşit şekilde çalışırız, aynı videoları çekeriz ama sen benden bir tık daha çok sevilir, takip edilirsin mesela. Yani ben bu durumda Allah'ım nasıl İdil benden daha iyi olur diye kafayı yersen o sefer ben üretebileceğimi de üretemem.
Aynen öyle. O yüzden hiç kimseye bakmamak lazım. Ve şuna inanıyorum ama İdil. Mesela iki aynı konuda influencer olan arkadaşlar bir süre sonra kanki olamazlar.
Yani hani bir yerde bir sıkıntı çıkıyor. Ya bu bilmiyorum her işte de böyledir zaten ama bence bu sektörde genelde böyle. Biz seninle aynı tarzda yapıyorsak biz seninle en yakın arkadaş olamayız. Bir yerde ya sen benden bir konuda şey olursun ya ben anladın sen.
Evet evet evet. Ben öyle olduğuna inanıyorum. Yani zaten bu çevre herkes kendi dalında güzel yani. Bilmiyorum pek samimi gelmiyor bana bazı şeyler açıkçası.
O yüzden mesela ben kendimi biraz geri çekiyorum. yeni insanlarla tanışırken falan yani. Yani öyle istediyorsan bence zaten doğrusu da odur. Ben o zaman da hep şey gördüm yani gerçekten kim böyle şeyle yaklaşıyorsa, açıklıkla yaklaşıyorsa ve takdirle yaklaşıyorsa ve daha çok öğrenmeye, paylaşmaya o şekilde yaklaşıyorsa mesela o insanların hepsinin kariyerleri çok daha ileri gitti. Evet. Kesinlikle.
Evet burada bir şeyleri pek öğretmeye çalışmıyorlar. Sana sosyal medyanın bazı tüyolarını vermekten çekiniyor. Hani mesela çok iyi biriyle arkadaş olamaya çok iyi biliyor. Hani bir anda sen onun önüne geçeceksin gibi düşünüyor.
Harbi ki böyle değil. Sen verirsen emin ol yarın öbür gün biri de sana başka daha güzel bir şey verir. Ben de bunu düşünüyorum yani. Seni hiçbir yerde aşk hayatının konuştuğunu görmedim. Çok merak ediyorum.
Güzel kadınlar hep vahsız olur benim gibi. Aşk hayatın nasıl? Daha önce bir evliliğin oldu herhalde. Oldu.
Bayağı oldu boşanalı yani. Dokuz sene falan oldu. Hani böyle başka biri hayatmış gibi. Aşk hayatım güzel.
...güzel. Var o zaman. Evet, evet, evet. Aşk hayatım...
...güzel. Gayet keyfim yerinde. Bence aşk...
...zaten muazzam bir his. İnsana... ...çok iyi gelen bir his. Evet. Yani bu...
...bir sevgiliye de olabilir ama yani işte ne bileyim... ...mesela şu an seninle burada konuşmak...
...hani beraber bu içeriği hazırlamak da... ...bir aşk yani. Ya da ne bileyim...
...bir arkadaşınla buluştuğu zaman... Teverek yapmak. Evet, evet, evet. Bence o aşk hissini...
...hayatın farklı şeylerinde de... ...yaşayabiliyorsun. Hani onu fark edip...
...çoğalttıkça da hayat kaliten çok yükseliyor ama... aşk güzel. Paylaşıyor musun peki sosyal medya ilişkini? Ara ara paylaşıyorum.
Ara ara paylaşıyorum. Evet. Çok şey değil yani. O sosyal medyayla çok ilgili biri değil ondan. Evet.
Peki mesela sosyal medyada seninle aynı işi yapan biriyle birlikte olabilir miydin? Çünkü bu işin zorluklarını da biliyorsun yani. Hiç yani hiç öyle bir deneyim yaşamadım. Ondan bilmiyorum ama ya şey olsun istemezdim açıkçası yani hayat çok içeriye dönsün istemezdim. Evet. Şimdi mesela benle benzer
bir işi yapan, aynı işi yapan bir arkadaşımla tatile gittiğimizde Biz sürekli çekim yapıyoruz. Sürekli çekim yapıyoruz. Ama influencer olmayan bir arkadaşımla tatile gittiğimizde ben de yani iki fotoğraf çekiyorum sonra tadını çıkartıyorum. Ondan ilişkide belki sürekli içerik yani işe dönebilirdi.
Belki hoşuma gitmeyebilirdi. Şu anda bizi izleyen bir tanelerim ve dinleyen bir tanelerime vereceğim bir nasihat var mı? Mesela sabah uyan önce şu alışkanlığını değiştir. Sonra hayat senin için gerçekten bir tık daha kolay ve güzel olacak.
...diyebileceğim bir nasihat. Ya da böyle influencer olmak isteyen... ...içerik üreticisi olmak isteyen.
Ben ikisine de cevap vereceğim. İlk önce şeyi söyleyeyim. Ben YouTube kanalımı açmanın önceki akşam... ...balkonda bir arkadaşımla oturuyorduk.
Ve ben dedim ki ya ben işte yarın... ...çekim yapacağım ve YouTube'a paylaşacağım ama... ...bu kadar çok insan var hani...
...bu kadar çok şef var televizyonda şeyde. Hani ben bunu yapıyorum ama neden yapıyorum dedim. Arkadaşım bana dedi ki herkes...
...aynı yerden başladı. Evet. Bence bu çok güzel bir ipucu.
Ondan hepimiz aynı yerden başladık. Hani hiç kimse sabah uyanıp bir anda işte al sana bu kadar takipçi, bu program, bu bilmem ne diye kucağımıza vermedi. Herkes sıfırdan başlıyor. Ondan her türlü başlasınlar.
Bir özellik olarak da şunu söyleyebilirim. Ben vaktim olduğunda sabahları bunu yazıyorum. Her sabah üç minnet, üç niyet, o gün içinde üç tane hedef. Bu güne çok tatlı.
İki dakika sürüyor. Yani telefona dikte bile olur. Ama o üç minnet zaten güne böyle bir insanın güzel başlamasına yardımcı oluyor. oluyor. Üç niyet böyle
nasıl bir gün yaşamak istiyorsun onu karar veriyor. O hedefleri de yazınca bir şekilde tutturuyorsun yani. Üç hedef de ondan dolayı. Ve bunlar her gün yapınca böyle bütün hayata yayılıyor yani. Her
gün güne minnetle başlamak bence çok güzel bir şey. Bunu telefonu eline yani almadan önce yatakta mı yapıyorsun yoksa uyanır uyanmaz mı? Bunu gün yani sabahına gelince ilk yarım saat içinde bazen kahvemi içerken yanımda defter varsa deftere. Bazen işte ne bileyim Hızlı bir günümse spora giderken takside dikte ederek falan.
Bir şekilde yapıyorum. Bunu ben deneyeceğim bu arada. Son sorumuz şu İdil. Ben ve bir tanelerin biz Türk kahvesi bağımlısıyız.
Mesela ben günde dört tane içiyorum. Bu sence zararlı mı? Benim bir tanelerim de aşırı bağımlı. Onlar yedi sekiz tane içiyorlar.
Yani Türk kahvesi ne kadar içilmeli? Yani şöyle kahve hakkında çok fazla araştırma var. Kimi çalışmalar diyor ki işte günde atıyorum 3 kahveden 2 kahveden fazlası içmeyin. Kimi çalışmalar diyor ki hiç kahve içmeyin.
Kimi çalışmalar diyor ki kahve işte çok yağ yakar şu kadara kadar içebilirsiniz. Yani şu an sen farklı beslenme uzmanlarına gitsen hepsinden farklı cevap alırsın. Biraz kendini tanımakla alakalı. Ben kendimi şöyle yapıyorum.
Öğleden sonra kahve içmiyorum. Uykumu etkilememesi için. Öğleden sonra bile ben gece 11'de bile içiyorum. Ama uykunu etkilemiyorsa.
Etkiliyor. Etkiliyor. Ama yine de içiyorum. Yani 4 dakikadır uyuyamıyorum sonra.
Evet. Öğleden sonra içmiyorum. İşte öğlene kadar. Sabah içiyoruz.
Yani 3 tane 4 tane. Evet sabah içiyorum. Kahveyi çok seviyorum. Sabah kahveme de yine kortizolü zıplatmaması için biraz tarçın ve hindistan cevizi yağı etiyorum.
Zengin yapıyormuş biliyorsun değil mi? Öyle mi? Tarçın kahvenin içine perşembe günleri tarçın koyarsan zengin olurmuşsun. Ben her gün yapıyorum.
Her gün kaç senedir yapıyorum. Çılgınca maddelerim bayağı iyi galiba. Biliyordum bunu. Manifest edilmişsin istemeden. Ne kadar ilginç ya değil mi?
Böyle bir inanış var bu arada. Perşembe günleri. Yapmayanlar yapabilir. Ben de daha yapmadım. Perşembe yapacağım. Hatırlatın bana.
Geldiğin için çok teşekkür ederim İdil. Gerçekten çok tatlısın. Yani iyi ki tanıştık. Bence seni şu an bilmeyenler ya da daha yakından tanımak isteyenler için muhteşem bir program oldu.
Hani seni programında da daha çok görmek istiyoruz. Daha güzel şeyleri öğret bize ama biraz kısa yollardan bir tanem lütfen. Biz çok bekleyemeyiz. 3 hafta bir tane de biz zayıflayamayız.
Şık şık şık. Ben çok teşekkür ederim. İnanılmaz keyifliydi. Çok çok teşekkürler. İyi ki geldin.
Hayatta başarılar diliyorum. Yeni programda başarılar diliyorum. Bugün bu programı izlediyseniz podb.com'dan ücretsiz izleyip dinleyebilirsiniz.
Sizi çok seviyorum. İki varsınız. Sizi çok seviyorum. Öpüyorum.
Yeni bölümlerden haberdar olmak için
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.