Podcast

Yavaşlamayı Ben Nerden Bileyim?

Yakın İlişkiler

4 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Sürekli koşturup duruyor musun? Tam olarak nereye varacağını bilmeden ama bir yerlere varacağını hayal ederek durmaksızın koşturup duruyor musun? Yavaşlamak nedir bilmeden, kendini hiç dinlemeden, bu bana iyi geliyor mu diye hiç düşünmeden sürekli bir şeylerin peşinde misin? Durursan düşer misin? Yavaşlarsan ileriye gitmekten vaz mı geçersin? Peki eğer yavaşlamazsan neye ihtiyacın olduğunu, nereye gittiğini nereden bileceksin?
Hayatta bazen bir şeylere karar verebilmek için biraz durmamız, biraz yavaşlamamız ve neye ihtiyacımız olduğunu, doğru yolda olup olmadığımızı değerlendirmemiz gerekiyor. Bunu ihmal edebiliyoruz. Ben Nerden Bileyim serisinin yeni bölümünde psikolog Dr. Gizem Sürenkök yavaşlamayı ben nerden bileyim diye kendisine yöneltiyor ve anlatıyor. Keyifli dinlemeler!
Yavaşlamak için bir yol arkadaşı arıyorsan, Relate’ yanında! İndir ve hemen denemeye başla!
Bölüm akışı:
(1:14) Neden ara verdik?
(3:10) Nereleri daha anlamlı seçmeliyiz?
(4:00) Durursak düşer miyiz?
(7:00) Her anı çok yüksek verimli geçirmek...
--
Sesi düzenleyen: Çağrı Küpeli
Kapak Tasarım: Beyza Nur Karlı
Website
Instagram
Twitter
Facebook
YouTube
Linkedin
Görsel: Venus and Adonis - Francisco de Goya



Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

978 kelime · ~5 dk okuma

Sen de sürekli koşturup duruyor musun? Tam olarak nereye varacağını bilmeden ama bir yerlere varacağını hayal ederek, durmaksızın koşturup duruyor musun? Yavaşlamak nedir bilmeden, kendini hiç dinlemeden, bu bana iyi geliyor mu diye hiç düşünmeden, sürekli bir şeylerin peşinde misin? Durursan düşer misin?

Yavaşlarsan ileriye gitmekten vaz mı geçersin? Peki eğer yavaşlamazsan neye ihtiyacın olduğunu, nereye gittiğini nereden bileceksin? Hayatta bazen bir şeylere karar verebilmek için biraz durmamız, biraz yavaşlamamız ve neye ihtiyacımız olduğunu, doğru yolda olup olmadığımızı biraz değerlendirmemiz gerekiyor. Ama bunu çok ihmal edebiliyoruz. Bugünkü bölümde sizlerle yavaşlamak, hatta durmak, biraz kendimizi dinlemek üzerine konuşmak istiyorum.

Hazırsanız uzun bir aradan sonra podcastlarımıza yeniden başlıyorum. Ben psikolog, doktor Gizem Sürenkök. Ben nereden bileyim'in bu yeni bölümünde sizlerle yavaşlamayı ben nereden bileyim diyorum. Ve aslında bu soruyu size yönelttiğim kadar kendime de yöneltiyorum.

Transkriptin tamamını oku

Bizi yakından takip edenler son birkaç haftadır podcast yayınlayamadığımızın farkındadır. Bunun en önemli sebebi benim birkaç haftadır hasta olmam ve sesimin istediğim kadar çok çıkmaması, istediğim kadar uzun süreli sesimin kullanılmıyor olmam. Bugün de aslında bambaşka bir konuyla ilgili bir podcast kaydetmek istiyordum. Ama o podcast'ı uzun tutmam gerekiyor ve fark ettim ki gerçekten sesimi kullanamıyorum. Öyle oldu size kendi kendime sorduğum sorulardan oluşan bir podcast kaydetmeye karar verdim. Çünkü bu soruların hepimizin ihtiyacı olan soruları olduğunu tahmin edebiliyorum.

Peki neden gerçekten yavaşlayamıyoruz? Siz de eğer benim gibi geçiriyorsanız günlerinizi haftalarınızı hafta sonunu biri durup da bana Gizem ne yaptın bu hafta dediğinde ne söyleyeceğinizi bilemiyor olabilirsiniz. Çünkü benim için en azından Hafta o kadar hızlı ve o kadar yoğun geçiyor ki ben o hafta kendime dair herhangi bir şey düşünecek, duracak. Benim haftam nasıl geçiyor diye düşünebilecek bir fırsatım olmuyor. Öyle olunca hafta sonu gelip de ben ne yapmıştım bu hafta dediğimde aklıma kendime dair çok az şey geliyor.

Tabii ki bu üzücü bir durum. Çünkü düşününce... Mesela benim 5 yaşında bir kızım var. Onunla geçirdiğim vakitler... ...veya arkadaşlarımla geçirdiğim vakitler, eşimle geçirdiğim vakitler... Bunların hepsinin aslında o hafta yaptığım birçok işten daha önce gelmesi lazım aklıma diye düşünüyorum. Bu sefer de bu beni... ...bir anne olarak, bir eş olarak, bir arkadaş olarak kötü hissettiriyor. Acaba ben sevdiğim insanlara yeterince vakit ayıramıyor muyum diye düşünüyorum.

Bu yüzden hangisi benim için öncelikli? Hangisinde ben daha çok var olmalıyım? Hangisini hafta sonu geldiğimde kendi heybeme doldurmuş ve hatırlayabiliyor olmalıyım diye düşünmeye başladım son zamanlarda. Ve aslında hafta sonları da sırf kendimizi daha verimli hissedebilmek için, sırf daha fazla biriktirmiş işimiz veya çok düzeni düşünmediğimiz anımız olsun diye sürekli koşturmacı halinde yaşayabiliyoruz. İşe gidiyoruz, çıkışında birileriyle buluşuyoruz. Tekrar işe gidiyoruz, bir sürü arka arkaya bir ara bile vermeden toplantılar, görüşmeler dolduruyoruz.

hafta sonlarına nefes bile almadan yapabilecek en maksimum aktiviteyi doldurarak geçirmeye çalışıyoruz. Ve yavaşlamıyoruz. Sanki durursak düşecekmişiz gibi. Bu tabiri çok seviyorum çünkü kendimde de çok yakaladığım bir durum benim bu. Neden durmuyorum? Durursam verimli mi olmayacağım? Durursam üretken mi olmayacağım? Durursam

Bu zamana kadar geldiğim yoldan geri mi döneceğim? Hayır. Hatta belki dursam, yavaşlasam daha fazla üretmeye başlayabilirim. Dursam, yavaşlasam daha iyi düşünebilirim. Dursam, yavaşlasam neye ihtiyacım olduğunu kendime daha fazla sorabilirim. Ama onu yapmıyorum.

O yüzden sevgili arkadaşlar, bu podcasti kendime biraz da bunu hatırlatmak için de kaydetmek istedim. Yavaşlamak kötü bir şey değil aslında. Arka arkaya zamanımızın tamamını doldurmaya çalışırken, kendimize o kadar büyük haksızlık ediyoruz ki. Geçtiğimiz günlerde bir liste lafı oradan bahsediyordum. Belki sosyal medyada karşılaşmışsınızdır.

Vücudumuz diğer bütün sistemleri için kullandığı enerji gibi beynimizdeki yönetici fonksiyonlar için, bilister fonksiyonlar için de belli bir enerji kullanıyor. Bilister enerji dediğimiz bu enerji tabii ki yenilenebilir bir enerji. Tabii ki sıfırlanmıyor. Ama diğer taraftan o kadar çok farklı fonksiyon için bu enerji kullanılıyor ki. Örneğin hatırlama, örneğin problem çözme, motive olma, bir hedefin peşinden koşturma,

kendi irademizi güçlü tutma veya bence en önemli noktalarından bir tanesi duygu regulasyonu. Yani aslında biz hiç durulmaksızın uğraştığımızda örneğin mesela sürekli iş yaptığımızda birincisi zaten ciddi bir şekilde stresle baş etmeye çalışıyoruz. İkincisi iyi bir performans yakalamak istediğimiz için birçoğumuz kaygıyla da boğuşuyoruz. Bu şu demek oluyor, bilister enerjimiz ister istemez hem stresi hem kaydı sürekli olarak regüle etmeye çalışıyor. Üzerine işimizi halletmek için odaklanma, problem çözme, hatırlama gibi fonksiyonları aktif bir şekilde kullanmamız lazım. Bunların hepsi bir araya geldiğinde mesela kendimizi sağlıklı tutabilecek alışkanlıklara vakit veya enerjiyi ayırabilecek durumda olmayabiliyoruz. Ya da mesela yavaşlayıp kendimizi

...yavaşlayıp kendimize o enerjiyi yenileyecek fırsatı vermiyor olabiliyoruz. O yüzden aslında mesela bir hafta sonu evde böyle boş boş takılıp hiçbir şey yapmak istemiyorsanız... ...bu aslında beyninizin size Allah aşkına bir dur ve yavaşla. Yani benim biraz bu enerjiyi yenilemeye ve biraz doldurtmaya ihtiyacım var demesi olabilir.

Gerçekten her hafta sonu en verimli aktivitele katılmak ve en çok eğlenmek gerekmiyor. Her hafta içi maksimum performansla çalışmamız gerekmiyor. Bazı haftaları biraz daha yavaş geçirirsek asıl gerçek ve verimli enerjiyi kullanabilecek fırsatımız olabiliyor. Aynı şekilde mesela arkadaşlarımız için de yeterli. Her hafta sonu

...sırf dışarıda kalmayalım diye... ...sırf fear of missing out'tan, bir şeylere kaçırma korkusundan... ...her aktiviteye dahil olduğumuzda... ...bu sefer aslında belki de gerçekten kaliteli vakit geçirme kavramını yitirmiş oluyoruz. O yüzden bu podcast ile beraber... ...hem size hem kendime... ...hayatta yavaşlamanın da bir yeri olduğunu... ...arada bunun yapmamız gerektiğini... ...ve bunun kötü bir şey olmadığını...

Söylemek istedim. Bu podcastı burada yavaş yavaş bitirmek istiyorum. Umarım bir pazar günü dinlersiniz de veya hafta sonunun başına dinlersiniz de siz de... ...ben biraz daha kendime sakin davranacağım. Biraz daha kendimden beklentimi az tutacağım bu hafta sonu. Onun yerine biraz daha zihnimi rahat bıraktığım... Derin derin düşüncelerle kendimi zorlamadığım, verimli olmadığım için kendimle savaşmadığım bir zaman geçireceğim dersiniz. Eğer bu podcastla ilgili yorumlarınız olursa, sizin de benzer sorularınız vardıysa, bu podcastı dinleyip yavaşlamaya karar verdiyseniz mesela, bana yazarsanız çok mutlu olurum.

Hepinize çok sevgilerimi gönderiyorum. Biraz daha sesim iyi olduğunda sizlere kabul etmeyi ben nereden bileyim podcastını kaydedip göndereceğim. Umarım o podcasttan da çok keyif alırsınız. Ben zira çok heyecanlıyım onun içinde. Ama önce bu podcastı da anlattığım gibi biraz yavaşlayabilmem gerekiyor. Hepinize sevgiler.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)