Podcast

Sağlıklı Tavır Almayı Ben Nerden Bileyim?

Yakın İlişkiler

4 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Hiç biri küstüğü zaman, seninle temas kurmaya çalıştığında geri çevirdiğin, özür dilemedikçe onunla konuşmayarak, gözlerini kaçırarak, onun varlığını yok sayarak tepki verdiğin, aslında trip atarak ona bir daha asla bu davranışı yapmamayı öğretmeye çalıştığın oldu mu? Karşımızdaki insandan özür dilemesini beklediğimizde ve beklediğimiz özür beklediğimiz şekilde gelmediğinde derdimizi anlatamadığımızı düşündüğümüz için karşımızdaki kişiye aynı şekilde davranmayı sürdürebiliyoruz. Ben Nerden Bileyim serisinin yeni bölümünde psikolog Dr. Gizem Sürenkök “Sağlıklı Tavır Almayı” anlatıyor.
Bölüm Akışı:
(1:34) Doğru Tartışmayı Ben Nerden Bileyim bölümü
(1:50) Sessiz Muamele nedir?
(3:35) Çocuklukta sessiz muamele
(5:50) Sessiz muamele neden yanlış?
(8:04) İlişkiyi değersizleştirmek
(9:15) Kırmızı çizgilarimizi korumak
(10:27) Cezalandırmak mı?
(15:25) Sosyal dışlanma
(16:27) Bahsettiği Tweet
(18:25) Olduğu gibi sevmek/sevilmek
(20:00) Sessiz muamele yazısı
--
Sesi düzenleyen: Çağrı Küpeli
Kapak Tasarım: Beyza Nur Karlı
Instagram
Twitter
Facebook
YouTube
Linkedin
Görsel: Paula Modersohn-Becker, Young girl with yellow flowers in the glass, c. 1902



Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

2.200 kelime · ~11 dk okuma

Hiç biri küstüğü zaman, seninle temas kurmaya çalıştığında onu geri çevirdiğin... ...özür dilemedikçe onunla konuşmayarak, gözlerini kaçırarak... ...onun varlığını yok sayarak tepki verdiğin... ...aslında trip atarak ona bir daha bu davranışı yapmamayı öğretmeye çalıştığın oldu mu? Karşımızdaki insandan özür dilemesini beklediğimizde... Ve beklediğimiz özür, beklediğimiz şekilde, ondan gelmediğinde derdimizi anlatamadığımızı hissettiğimiz için karşımızdaki kişiye aynı şekilde davranmayı sürdürebiliyoruz. Bu bölüm, ben nereden bileyim'in

Yeni bölümü. Ve o bölümü ben çok doğaçlama çekmeye karar verdim. Twitter'de soru sormadım. Herhangi bir hazırlık yapmadım. Bir cumartesi sabahı kalktım ve bu podcastı çekiyorum. Çünkü bu konuyla ilgili bir paylaşımdan sonra o kadar fazla yorum geldi ki... ...hepsini bir araya getirip bu podcastı hep beraber açıklayabileyim istedim.

Ben psikolog Dr. Egizem Sürenkök. Ben Nereden Bileyim'in 12. bölümünde ben nereden bileyim sağlıklı tavır almayı diyoruz ve hadi bakalım bunun hakkında konuşuyoruz. Sağlıklı tartışmaların nasıl yapılacağıyla ilgili bir bölümü çoktan çekmiştim. O bölüm o kadar çok dinlenme aldı ki eğer siz de henüz dinlemediyseniz bence bir şans verseniz güzel olur.

Transkriptin tamamını oku

Bu bölümde nasıl karşımıza kişiyle daha iyi iletişimi kuruyoruz, tartışma esnasında hangi tavırlardan kaçınmalıyız, bunları açıklamıştım. O gün söylediğim şeylerden bir tanesi bizim sessiz muamele diye Türkçeye çevirdiğimiz Silent Treatment'ta. ...ona neden küstüğümüzü veya şu anda neden onunla konuşmaktan kaçındığımızı açıklamadan... ...bir alan veya bir biraz zaman talep etmeden... ...onun varlığını yok sayarak ortamda kalmaya devam etmemize deniyor. Ve Silent Treatment neden çok önemli? ...sıkıntılı. Çünkü Çünkü... ...mesafe Silent Treatment'in... ...çok önemli olanı o.

veya zaman istemediğimiz için... ...karşımızdaki kişiyi sürekli olarak cezalandırarak... ...sanki ona... ...benim varlığıma değmezsin... ...ben şu anda seni... ...seninle iletişim kurarak... ...seni bir insan yerine koymuyorum mesajı vererek... ...aramızdaki... ...ilişkiyi bir nevi... ...pause alıyoruz. Ve...

Bu şu yüzden çok karşımızdaki insana zarar veriyor. Karşımızdaki insan, insan yerine koyulduğunu hissetmediği için... ...ilişkinin bir öğesi, ilişkinin bir eş ve değerli bir parçası gibi hissetmiyor kendisini.

Bu tavır genellikle bize çocukluğumuzda edindiğimiz deneyimlerle geliyor. Yani birçoğumuz aslında annelerimizden buna benzer davranışlar gördük. Mesela bir yaramazlık yaptık misafirlikte diyelim ki. Sonra eve geldik. Misafirlikte bizimle orada bir şeyi bozulmak için, görüntüyü bozulmak için normal konuşan annemiz. Eve geldik ve bizimle konuşmamaya başladı.

Bilmiyoruz. Neye bozulduğunu bilmiyoruz. Neye kızdığını bilmiyoruz. Ama yanına gidip konuşmaya çalıştığımız zaman... ...bizimle konuşmuyor. Bizimle göz teması kurmuyor. Ve bazen küslüğü saatlerce ya da günlerce sürüyor. Hayatta çocuk halimizde en değer verdiğimiz varlıklardan bir tanesi... ...nedenini bize açıklamadan... ...veya bizden tam olarak nasıl bir davranış değişikliği beklediğini dile getirmeden... ...bizimle teması kesmiş oluyor.

...ya da... ...bazen başka bir yanlış. Diyelim ki okulda... ...burada yanlışı... ...bazen podcast çekerken herkes beni görüyormuş gibi hissediyorum. El hareketleri falan yapıyorum. Sonra... ...evet, bu podcastda kimse beni görmüyor diye açıklamam gerekiyor. Burada yanlış dediğimde... ...böyle... ...tırnak işareti içerisine alıyorum. Çünkü...

Kime göre neye göre yanlış demek istiyorum. Mesela düşük not aldığımızda... ...bunu bir yanlış olarak adleden ebeveynlerimiz... ...yine genellikle anneler yapıyor bunu daha çok... ...bizimle konuşmayı kesebiliyor. Bize daha iyi bir öğrenci olmamız gerektiği mesajını... ...bizimle konuşmayarak veya trip atarak vermeye çalışabiliyor. Bazen bu annemiz değil babamız oluyor.

Onun istediği şekilde bir davranış sergilemiyoruz. Ve babamız günlerce, haftalarca, bazen aylarca bizimle konuşmayabiliyor. Ya da bazen büyük ebeveynlerimiz. Ben bu örnekleri gerçekten aslında şu anda elimden geldiği kadar geniş kapsamlı veriyorum. Ama buna benzer örneklerin hepsini... Dinledim yıllar içerisinde. Bazılarına kendimle maruz kaldım. Çünkü bu sessiz muamele davranışı... ...bizim toplumumuzda bence oldukça yaygın. Ve birbirimizi de gördükçe bunu perçinliyoruz. Mesela arkadaşlarınız otururken hiç... ...arkadaşınızın sevgilisine kızdığını, bir anda konuşmayı kestiğini... ...böyle hatta bedenen tersine döndüğünü...

Ve partneri onunla konuşmaya çalışsa bile konuşmayı reddettiğini gördünüz mü? Ben gördüm. Eminim siz de görmüşsünüzdür. Çünkü oluyor böyle zamanlar. Ve bu esnada biz karşımızdaki insana şunu söylemeye çalışıyoruz. Sen benim istediğim gibi davranmadığın için ben seni cezalandırıyorum. Peki bunun nesi yanlış? İşte bu hafta bunu konuştuk Twitter'da. Bunun nesi yanlış?

Bunun yanlışlığının aslında şöyle bir yerden yanlış demiyorum buna. Sizi üzen bir insana sürekli bir şans vermelisiniz gibi bir şey değil burada. Bunu yapmamalıyız demek. Bizi üzen insana, bizi niye üzdüğünü aktardıktan sonra... ...bu davranışıyla ilgili bizim ne beklediğimizi...

...aktardıktan sonra... ...o kişinin bizimle kurmaya çalıştığı temastan kaçındığımızda... ...bu... ...o insana durumu telafi etmek için bir şans vermemek oluyor. Ya da karşımızdaki insana... ...neye kırıldığımızı, neye üzüldüğümüzü söylemediğimiz zaman... ...bu yine o insana durumu telafi etmek veya... ...ilişkiyi daha sağlıklı hale getirmek için bir şans vermemek oluyor.

...veya karşımızdaki insan bazen özür dilemeye hazır oluyor... ...ama biz dersini daha iyi alsınlar, yine tırnak işaretleri içerisinde... ...bu tartışımızı sürdürmeye devam ediyoruz. Aslında bir nevi onu yokluğumuzla sınamaya çalışıyoruz. Bak gör, ben senin hayatından şu anda iletişimsel anlamda çıkıyorum... ...bak ne kadar sıkıntı çekeceksin, gör.

Seni bu şekilde cezalandırdığımda, oh olsun gör gününü gibi bir tavır takınıyoruz. İşte bütün bunlar ilişkideki güvenime ve yakınlığa zarar veriyor. Çünkü karşımızdaki insana bunu sürekli yaptığımız zaman ve inanın bunun sürekli yaşandığı ilişkiler mevcut. Karşımızdaki insan bir süre sonra bizimle konuşmaya çalışmaktan vazgeçiyor.

Çünkü biliyor ki konuşmaya çalıştığında reddedilecek. Bizim ona verdiğimiz... ...süre, onu cezalandırmak için seçtiğimiz süre tamamlanmadığı sürece... ...o ne yaparsa yapsın biz bu tavrı takınmaya devam edeceğiz. Öyle olunca o da bir süre sonra çabalamaktan vazgeçiyor. Tabii bu arada aslında karşımızdaki insanın sessiz muamele davranışı uyguladığımız zaman... ...umudumuz onun bizim değerimizi daha iyi anlaması... Ama bu şekilde onun için daha değerli hale de gelmiş olmuyoruz. Hatta böyle yaptığımızda ilişkimizi değersizleştirdiğimiz için kendi değerimize de zarar veriyoruz. Kendisini gerçekten iletişime açık ve sınırları belli olarak konumlandıran bir insan karşısındakinden de çok daha fazla saygı görüyor.

Ben bu konuyu Twitter'da yazdığımda birçok insan, beni üzen insana ben sürekli konuşma şansımı vereceğim, tabii ki hata yaptığında onunla konuşmayı keserim gibi bir cevap verdi. Burada şunu anlatabilmek istiyorum. Bir insanı bir hatasından dolayı... ...siz ilişki dışında çıkartıyorsanız... ...bu başka bir şey. Bir insanla ilişkiniz devam ederken... ...ona yaptığı bir hatadan dolayı... ...sessiz muamele uygulamak başka bir şey. Şimdi ikisini de açalım. Karşınızdaki insanı... ...bir hatasından dolayı ilişki dışında bırakıyorsanız...

Bu hata neydi? Nasıldı? Sizin için ne kadar önemliydi? Bunları bir düşünmek lazım. Yani siz eğer kendi kırmızı çizgilerinizi korumak için... ...buna baştan karar verdiniz ve karşınızdaki insan diyelim ki... ...mesela size asla kaldıramayacağınız bir cümle söyledi.

...veya sizin kişiliğinize saygı duymayacak bir davranış sergiledi. Ve siz bu hatayı gördüğünüz zaman... ...bu insanla bir ilişki sürdürmek istemediğinizi fark ettiniz. Ve bu insanla ilişkinizi kestiniz. Bu yanlış bir tavır olmak zorunda değil. Hatta... Üzerine basa basa söylediğimiz bu sınırı koymaktır. Bu kendi ihtiyaçlarını baştan belirlemek. İlişkideki bir nevi deal breaker dediğimiz bu varsa ben yokum gibi bir şeyi baştan ortaya koymaktır diyoruz.

O zaman ilişkinin bu sebeple bitmesi kişiyi sağlıksız bir yere götürmüyor. İlişkiyi bitirmiş oluyorsunuz. Bu arada bunu tabii ki romantik ilişkiler için olduğu kadar arkadaşlık ilişkileri için de geçerli bir davranış şekli. Ama ikincisi bu insanla ilişkide kalmaya devam etmek.

Ama o tırnak işareti içerisinde yola gelene kadar... ...onu muhatap almamak demek. Yani mesela... ...ilişkimizi daha iyi götürecek bir davranış değişikliği üzerine... ...beraber çalışmamak demek. Onu şefkatsiz ve kötü bir yerde yapayalnız bırakmak demek. Ona hiçbir açıklama yapmadan... ...neden sizin kırıldığınızı veya...

ne olsa daha iyi hissedeceğinizi açıklamadan bütün yetişim kanallarını kapatarak onu öylece gerçekten yolun ortasına bırakmak demek. Burada çocukluğumuza dair verdiğim örnekler aslında yetişkinlikte de bir noktada geçerli olabiliyor. Şöyle ki çocukluğumuzda da bazen Mesela bu verdiğim misafirlik örneğinde olduğu gibi. Bize neden kızdığını bile bilmiyoruz karşımızdaki tarafın tam olarak. Bir açıklama yapılmıyor. Şöyle şöyle söylediğin için sana çok kırıldım. Böyle böyle yaptığında bu bana şu şekilde hissettirdi. O yüzden de bu konuda konuşana ve bu konuda bir açıklık kazanana kadar ben biraz mesafe koymak istiyorum demiyoruz.

Direkt iletişimi kesiyoruz. Veya mesela düşük not aldığımızda bizimle konuşulmaması örneğin gibi. Yani mesela diyelim ki eve geç geliyoruz ve partnerimiz bize kızıyor. Sonra beş gün boyunca bizimle konuşmuyor. Eve geç gelmemiz ona üzen bir davranış olabilir. Tabii ki bağlam için de değerlendirmek lazım bunu. Ama ben...

Bir saat geç geldim diye... ...benimle beş gün konuşmayan bir insan için... ...eve erken gelmeye çalışmıyorum zaten. Uzun vadede. Onun yerine ben bir saat geç geldiğimde... ...derim ki söz verdiğim saatten sonra, bir saat geç geldiğimde... ...karşımdaki kişi bana dese ki... ...ama sen bana... 11'de geleceğini söylemiştin. 11'de değil 12'de gelince ben çok endişelendim. Seni merak ettim. Seni çok özlemiştim. Seninle geçireceğimiz vakitten bir saat az olmuş oluyor böyle olunca. O yüzden de kırıldım doğrusu dediği zaman. Biz onun gönlünü alabiliriz, konuşabiliriz. Ve birlikte geçireceğimiz vakti çok daha kaliteli geçirebiliriz. Onun yerine beş gün konuşmamayı tercih ediyoruz mesela. Ve o beş gün boyunca bu kişinin bize dil dökmesini bekliyoruz. Bu arada bu da başka bir konu. Yani karşımızdaki insanın bize...

Bu esnada, bizim bu sessiz muamele davranışımız esnasında inanılmaz davranışlarda bulunmasını bekliyoruz. Peşimizden gelsin, mesajları atsın, diller döksün, özürler dilesin, yollarımıza gül sersin. Ama yani bu da sağlıklı bir beklenti değil. Çünkü burada aslında sessiz muamele davranışıyla biz bir nevi... ...karşımızdakinin gözünde kendi değerimizi görmek istiyoruz. Bana ne kadar değer veriyor? Hadi bakalım, göstersin bir, ona göre affedeceğim. Ama bu ilişki için o kadar sağlıksız bir şey ki. Yani ben zaten değerli hissediyorsam o ilişkinin içerisinde...

Hissediyorum. Bu şekilde davrandığımda ve karşımdaki insan bana kul köle olarak yine tırnak işaretçilerisinde bunu göstermiş olmuyor. Bunlar işte yüksek öz saygıyla ilişkili şeyler değil. Ben zaten... Kendime güveniyorsam, bu ilişkin içerisinde sevildiğimi biliyorsam... ...iyi bir ilişkiyi hak ettiğime inanıyorsam, sınırlarım varsa... ...karşımdaki insana kıymet veriyorsam... ...o zaman bu ilişkin içerisinde, mutsuz olduğum noktalarda... ...karşımdaki ilişkiyle oturup bu sorunları çözmeye çalışırım. Bu sorunlar çözülmüyorsa, kendisini sık sık tekrar ediyorsa... ...bu durum beni rahatsız ediyorsa, o zaman ilişkimi bitiririm.

Yani ilişkimi bitirene kadar da sağlıklı iletişim kanallarını açık tutarım. Bu aslında sessiz muamele davranışı gördüğünüz gibi hiçbir noktada bize bir fayda sağlayan bir davranış değil. O yüzden de ilişkileri temelden sarstığı için yapmasak daha iyi oluru anlatmaya çalışıyorum aslında. İşte bu yüzden aslında trip atma davranışı veya sessiz muamele davranışı sağlıklı ve etkili bir yöntem bile değil. Çünkü karşınızdaki insan bir süre sonra buna fazla çalışıyor zaten.

Bunu söylerken şunu demeye çalışmıyorum. Alıştırmayın ama arada yapın gibi bir şey de söylemeye çalışmıyorum. Çünkü kendi başına zaten sessiz muamele darman işi karşımızdaki insanı bir sosyal dışlanmaya maruz bırakmak. Ve sosyal dışlanma. Belki bunu daha önce duymamış veya bilmiyor olabilirsiniz. Ama bunu bu konu üzerinde bugün bile hala çalışan bir insan olarak söylemek istiyorum. Sosyal dışlanma, bireylerin benlik algısını çok olumsuz etkileyen bir şeydir. Öz saygımızı çok anlamlı bir şekilde düşürür. Ait olma ihtiyacımıza zarar verir. Kendimizi sevilmiyormuş gibi hissederiz ve çok kötü hissederiz.

Bunu eğer biz karşımızdaki insana... ...bizi üzdü diye hissettirmek istiyorsak... ...o insanı gerçekten seviyor muyuz? Bunu sorgulamamız lazım. Karşımızdaki insana... ...bile isteğe zarar vermiş oluyoruz bu durumda. Ona sessiz muamele davranışı uyguladığımızda. Yani belki de şu ana kadar bunu bilmiyorduysanız... ...şu anda bunu artık biliyorsunuz. Peki hala devam edecek miyiz?

Şimdi ben bu tweet'i yazarken de veya aslında bu podcast'ı çekerken de... ...hiç zannetmeyin ki bu davranışı uygulamıyorum. Maalesef yerleşmiş davranış kalıplarını sürdürmeye devam ediyoruz. Ve otomatik olarak canımız yandığında kendimizi iletişime kapatabiliyoruz. Ve bu gerçekten aslında kırmamız gereken bir döngü.

Yani artık mesela bu davranışın ne kadar yanlış olduğunu bilen halinize bir dahaki sefer bu tavra takındığınızda bu tavrı... ...takındığınızı fark ettiğinizde bundan vazgeçebilirsiniz. Otomatik davranışlarımızı... ...tam olarak bu şekilde kıracağız zaten. Farkına vararak. Ve ne zaman farkına vardıysak o esnada bundan vazgeçerek. Diyelim ki bir süre sonra, bu podcast'ı dinledikten sonra... ...siz bir süre sonra böyle bir durum yaşadınız. Ve bu tavrı takındınız. Sonra aklınıza geldi. Ya ben bir podcast dinlemiştim ve burada bunun aslında... ...ilişkiye zarar verdiği, partnerlerin... ...arasındaki yakınlığı, bozduğu anlatılıyordu. Ben şu anda... ...sevgilime bunu yapıyorum ama... ...gerçekten ilişkimize mi zarar vermek istiyorum yoksa... ...partnerime onun... ...beni kırdığını anlatmaya mı çalışıyorum? Sorusunu soracaksınız zihninizde. Ve tabii ki... ...ikincisini fark edeceksiniz. Yani benim aslına bütün istediğim... ...onun beni kırmış olduğunu fark etmesi. O zaman...

...sessiz muamele davranışına bir son verip... ...karşısına geçip oturup... ...ya sen şunu şunu yaptın... ...benim canım çok acıdı... ...bununla ilgili... ...konuşabilirsek... ...ve sen benim gönlümü alabilirsen... ...ya da konuştuğumuzda birbirimizi anlarsak... ...zaten sorun yok... ...gibi bir konuşma içerisine girmek... ...size çok daha iyi hissettirecek. Karşımızdaki insandan... ...bizim istediğimiz şekilde özür beklediğimizde... ...karşımızdaki insanın...

İlla bizim istediğimiz şekilde hareket etmesini beklediğimizde... ...ona aslında olduğu gibi sevilmiyor mesajı da göndermiş oluyoruz. Ve bu da zaman içerisinde... ...ben ne yaparsam yapayım... ...ben ağzımla kuş tutsam... ...yetersiz bulunacağım ve bir şekilde... ...yanlış bir şeyler yapıyor olacağım. O yüzden de bu insan beni çok da sevmeyecek... ...hissiyle de sonuçlanabiliyor. O yüzden aslında... ...tavır takınmak... ...biz... ...neye ihtiyacımız olduğunu... ...nelerin bizim için gerçekten o ilişkiyi yürütemez, yürütülemez kıldığını... ...ve tam olarak aslında ilişkinin içerisinde ne şekilde konumlanmak istediğimizi... ...karşımızdaki insana ilettikten sonra tartışmalarda...

Tartışmaları diyalogla sürdürmek gerçekten ilişki kalitesini çok farklı, çok olumlu şekilde etkileyen bir şey. O yüzden sessiz muamele davranışını sürdürmemenizi, onun yerine... Ben bu ilişkinin içerisinde dikkate alınan ve karşımdaki insanı dikkate alan bir bireyim hissini daha fazla edinmenizi umuyorum. Umarım o podcast size neden bunları aktardığımı anlamınıza yardımcı olmuştur. Araştırmalar sosyal dışlanmanın bizim fiziksel sağlığımızı bile çok kötü etkilediğini gösteriyor.

Aynı şekilde sessiz muamele davranışı ki doğaçlama çektiğim için kontrol etmedim. Ama yakın işlerin sitesinde sessiz muamele diye ararsanız bununla ilgili bir yazımız da var çok eskiden yazdığımız. Orada yanlış hatırlamıyorsam üç kadından bir tanesi sessiz muamele davranışını gösteriyordu. Bu davranışı bu kadar sık gözlemlerken toplumda bunun aslında ilişkilerimize zarar verdiğini Anlatabildiğim bir podcast olmuştur bu. Hepinize sevgilerimi gönderiyorum. Bir sonraki podcastta Toxica Bebener hakkında konuşmayı planlıyorum. Onun için hepinize sosyal medyadan yazacağım zaten. Sevgiler ve çok güzel bir hafta sonu diliyorum.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)