Podcast

Gizem Sürenkök ile İlişki Sürdürme Kılavuzu Bölüm 4 - İlişkide Dokunmak

Yakın İlişkiler

5 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

İlişki Sürdürme Klavuzu Serisi’nin bu bölümünde ilişkilerimizde dokunmanın öneminden bahsediyoruz. İlişkilerimizde birbirimize neden dokunmalıyız ve bu dokunmanın getirdiği faydalar nelerdir gibi soruları yanıtlıyoruz. Sizin de dokunmanın tanımı ve dokunmanın ilişkiye sağladığı yararlar hakkında sorularınız varsa buyrun videoya!

00:40 Dokunmanın tanımı nedir?

01.09 Bir ilişkide birbirimize neden dokunmalıyız?

02.12 “Dokunma” derken neleri kastediyoruz?

03:05 Dokunmanın faydaları nelerdir?

06.12 İlişkilerde Senkronizasyon ve bu durumun dokunmayla olan ilişkisi nedir?

07.09 Dokunmanın çift yönlü etkisi nedir?

07.42 Dokunma ihtiyacı konusunda bağlanma stillerimizin etkisi nedir?

08:58 Dokunmak sadece insanlara mı özgüdür?

10:15 Partnerlerimiz ile aynı saatlerde uyumanın ve uyanmanın ilişkimize faydaları nelerdir?

Bize ulaşabileceğiniz diğer platformlar:

Website: www.yakiniliskiler.com

Instagram: www.instagram.com/yakiniliskiler

Facebook: www.facebook.com/yakiniliskiler

Twitter: www.twitter.com/yakin_iliskiler

Linkedin: https://www.linkedin.com/company/yaki...

YouTube: https://www.youtube.com/c/Yak%C4%B1n%C4%B0li%C8%99kiler




Tüm bölümler ve daha fazlası için ⁠podbeemedia.com⁠'u ziyaret et!



----- Podbee Sunar -------

Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

1.398 kelime · ~7 dk okuma

Merhaba ilk ilişkiler severler. Ben Dr. Gizem Sürenkök. Bugün ilişki sürdürme kılavuzumuzun 4. bölümüyle karşınızdayım ve söz verdiğim üzere bugün size dokunmanın öneminden bahsetmek istiyorum. Bugüne kadar konuştuğumuz konular neydi? İlişkide olumlu olmak hakkında konuştuk, ilişkide açık olmak hakkında konuştuk ve ilişkide birbirimizin çağrılarına ve ihtiyaçlarına karşı duyarlı olmak hakkında konuştuk. Bugün de dokunmak hakkında konuşacağız.

Şimdi dokunmanın bir tanımını yapmak istiyorum. Çünkü literatürde dokunma diye geçen kavram aslında sevgi dolu dokunma, affection touch diye geçiyor İngilizcesi. Bugün aslında bundan bahsedeceğiz. Bu sevgi dolu dokunuşun özelliği herhangi bir dokunuştan farklı olarak sevgi, şefkat, ilgi, takdir gösterme amacıyla yapılması. Bu şekilde birbirimize dokunduğumuz zaman bunun getirdiği inanılmaz faydalar var. Bugün onlardan bahsedeceğim.

Şimdi dokunmak neden önemli? Bir ilişkide birbirimize neden dokunmalıyız? Her şeyden önce dokunmak ilişkinin en başından, devamına kadar, devamında da tabii ki, bizim için birincisi ödül. Çünkü sevdiğimiz bir insan bize dokunduğu zaman dokunmakla ilgili özel bir olumsuz hassasiyetimiz yoksa beynimiz bunu güzel bir ödül olarak algılıyor.

Transkriptin tamamını oku

Ve bu ödülün içerisinde hem kendi iyi hissetme, hem varsa acımızı veya stresimizi dindirme, hem de bizi genel olarak mutlu yapma var. Burada söylediğim şeylerde, şuna dikkat ettiğinizi bilmiyorum, stresimizi ve acımızı dindirmek dedim. Bu da aslında dokunmanın diğer boyutuyla ilişkili. Yani dokunma hem kendiliğinden bir ödül hem de bizim sıkıntımızı gider diye, sıkıntımızı oradan kaldırdığı için ya da azalttığı için diyelim, başka türlü bir ödül daha. O yüzden bu çift mekanizma dokunmayı özellikle kritik kılıyor ilişkilerde. Peki dokunma derken neleri kastediyorum?

Birbirine sarılma, eline tutuşma, öpüşme tabii ki bunlar zaten düşündüğümüz şeyler. Ama mesela bir dizi seyrederken yan yana otursunuz ve dizleriniz birbirine dokunur. Ya da mutfakta iş yapıyorsunuzdur, arkanızdan geçen partneriniz şöyle sırtınızı hafifçe okşar. Ya da beraber sarılır uyursunuz. Sarılmaz uyursunuz, ayaklarınız birbirine dokunur. Her türlü dokunma aslında burada kritik. Cinsellik zaten bunun daha da üst boyutu ve cinselliğin çok önemli olduğunu biliyoruz. Tabii herkes için aynı öneme sahip değil cinsellik. Ama burası başka bir podcast'ın konusu olduğu için bugün ona girmeyeceğim. Ben bugün rutin, klasik, günlük fiziksel temaslardan, dokunmalardan bahsediyorum.

Şimdi dokunmayla ilgili yapan araştırmalar çok çeşitti. Ve bize hepsi şunu gösteriyor. Dokunmanın gerçekten inanılmaz çok faydası var. Ne gibi? Mesela stresli durumlardan önce partnerimizle sarılmak veya partnerimizle ufak bir temasta bulunmak bizim o stresli durumu daha az reaksiyonla karşılamamıza sebep oluyor. Daha az reaksiyonlarken mesela nabzımız daha az yükseliyor veya tansiyonumuz daha az yükseliyor bu strese karşı. Ya da mesela

sıkıntılı bir durumdan çıktıktan sonra partnerimizle birbirimizi dokunduğumuz zaman o stresli durumu atlatmamız çok daha hızlı oluyor. Mesela benim çok sevdiğim bir çalışma var. Partnerler birbirlerinin ellerini tutarlarsa hiç el tutulmadığı ya da bir yabancının o kişinin elini tuttuğu koşula göre insanlar çok daha az stresleşiyorlar. Genel olarak onlara stresi sokan bir durum söz konusu olduğunda.

Bir de en bence tatlı özelliklerinden bir tanesi dokunmanın. Dokunmak bizim o günkü stresimizi, o anki stresimizi azaltmıyor. Sonraki günlerde de eğer partnerimizle bol bol dokunuyorsak birbirimize bunun etkisini sonradan da hissediyoruz. O yüzden aslında bugün dokunmak sonrası içinde bir yatırım olmuş oluyor. O yüzden ne kadar çok birbirimize dokunsak o kadar iyi. Peki başka neler? Mesela dokunmak tartışmalardan daha çabuk.

sıyırmamızı sağlıyor. Burada tabii ki karşı taraf çok sinirliyken veya bundan hoşlanmıyorken ısrarla dokunmaktan bahsetmiyorum. Bunun yerine kastettiğim şey karşımızdaki insanın izin verdiği ölçüde şöyle koluna hafifçe bir dokunmak ya da omzuna şöyle hafifçe dokunup onu sevdiğinizi ona hissettirecek bir şeyler söylemek. İşte bu dokunma tartışmaların hızlı toparlanması için gerçekten önemli. Peki dokunmak daha faydaları sonsuzca sayacağım biraz sonra ama şunu söyleyerek devam etmek istiyorum.

Şu ana kadar saydığım faydaları dokunmanın oksitosin hormonuyla çok ilişkili. Oksitosin vücudumuza salındığı zaman hem sesi daha iyi karşılamamızı sağlıyor, hem genel olarak kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlıyor, hem de karşımızdaki insana daha çok güvenmemizi sağlıyor. Karşımızdaki insana daha çok güvenmemizde aslında gardımızı indirebiliyoruz. Bu da ne anlama geliyor? Aslında birbirimize daha çok dokunduğumuzda daha kolay yakınlık kurabiliyoruz birbirimize.

Mesela zayıflıklarımızı, kendimizi kötü hissettiğimiz durumları daha kolay paylaşabiliyoruz. Böylece aslında ilişkimizin kalitesini de arttırabiliyoruz. Mesela dokunmanın daha fazla olduğu ilişkilerde kaygılı bağlanan bireylerin daha az kıskançlık yaşadıklarını görüyoruz. Bu da aslında dokunmanın bize hem karşımızdakinin bu ilişkide kalma isteğiyle ilgili bilgi vermesiyle ilişkili Hem de dokunmanın kendi başına bizi güvende hissettirmesiyle ilişkili. Yani dokunduğumuz zaman bir anda partnerimize şunları söylüyoruz. Ben barışkın içerisindeyim. Ben şu anda durumdan memnunum. Ben şu anda seninle olmaktan hoşlanıyorum. Ben sana şu anda bu güveni ve sevgiyi iletmek istiyorum. Bunların hepsi sevgi dolu dokunuşumuzun içinde saklanan anlamlar.

Birbirlerine daha çok dokunan çiftlerin ilişkilerinin de diğer çiftlere kıyasla daha fazla olduğunu biliyoruz. Önemli bir kavram vardır psikolojide, senkronizasyon diye geçer. Yani partnerlerin zaman içerisinde hem fizyolojik hem psikolojik hem de davranışsal tepkilerinin birbirlerine benzemesi, birbirleriyle senkronize olması anlamına gelir bu. Mesela uzun süreli ilişkilerde çiftlerin nabızları birbirine senkronize olabilir, tansiyonları senkronize olabilir, duyguları senkronize olabilir. Şunu biliyoruz ki,

Birbirine daha çok dokunan çiftlerde senkronizasyon da artıyor. Birbirine daha çok dokunan çiftlerde yara iyileşimi de daha hızlı oluyor ve aynı zamanda bu insanların hastalıkları yakalanma riski de daha az. Biliyorum Covid döneminde birbirinize daha çok dokunun gidin birbirinize daha çok sarılın demem belki bir anda ürkütebilir sizleri. Ama zaten yakın temasta olduğunuz insanlardan bahsettiğimizi de hatırlatmak istiyorum.

Yani şunu söylemeye çalışıyorum. Daha çok dokunan insanların barışıklık sistemi de güçleniyor. Bu bizim için genel olarak hem fizyolojik hem psikolojik iyilik halimizi artıran bir durum. Dokunmanın çift yönlü bir etkisi de var bu arada. Yani dokunduğumuz zaman sadece karşı tarafı iyi hissettirmiyoruz ya da sadece karşı tarafı rahatlatmıyoruz. Çalışmalar bizim karşı tarafı dokunduğumuz zaman aslında kendimize rahatlattığımızı, kendimize de bir iyilik yaptığımızı gösteriyor. Yani karşınızdaki için yapmak istemiyorsanız kendiniz için de yapabilirsiniz.

Sevmek, sevme çeşitini bu değil. İlişkiniz için bunu yapmalısınız. İlişkideki memnuniyet, mutluluk ve ilişkinin uzun süreli olması, daha sağlıklı olması için dokunmak gerçekten çok önemli. Peki dokunma ihtiyacını da birbirimizden farklı mıyız? Yani bazılarımız daha çok dokunma isteği duyabiliyor muyuz? Bazılarımız dokunmaktan çekinebiliyor muyuz? Bunun cevabı da evet.

Bağlanma stilleri tabii ki bu konuda da karşımıza çıkıyor. Tabii ki şaşırmadınız, eminim benden bunu duymakta. Güvenli bağlanan insanlar dokunmak konusunda daha rahatlar. İlgilerini, sevgilerini, iyileşme ihtiyaçlarını veya tartışma sonrasında toparlanma ihtiyaçlarını dokunarak karşı tarafı daha rahat aktarabiliyorlar. Gıcından bağlanan insanlar dokunmaktan da dokunulmaktan da o kadar çok hoşlanmıyorlar ve biraz daha mesafe koyuyorlar bu konuda.

Kaygılı bağlananlar için ise böyle daha değişik bir durum söz konusu. Hem istiyorlar çünkü bunun onlara iyi geleceğini ve karşı tarafın onları sevdiğini hissetmeleri için bir araç olarak kullanabileceklerini biliyorlar dokunmayı. Ama aynı zamanda dokunma isteği gösterdiklerinde reddedilirlerse bunu çok daha olumsuz anladıkları için biraz uzakta durmak durumu içerisinde olabiliyorlar. Buna biz ambivalans diyoruz. Yani ikililik, arada kalmışlık diyoruz. İkisi için de hem kaçınmak istemek hem de gitmek istemek, oraya doğru yakınlaşmak istemek diyoruz. Kaygılı insanlar bu ikisi arasında birazcık savrulabiliyorlar dokunma söz konusu olduğu zaman. Dokunmanın sadece insanlara özgü olmadığını sanırım şu ana kadar gözlemlemişsinizdir. Mesela bir grup kediye baktığınızda özellikle birbirini seven iki kardeş kedinin ya da aynı alanda büyümüş kedilerin birbirlerini yaladıklarını birbirlerini temizlediklerini böyle

popo popoya verip yan yana uyduklarını görmüşsünüzdür. Hayvanlarda gördüğümüz, yine literatürde grooming diye geçer, birbirine dokunarak bakım verme davranışı, insanlarla da gözlemlediğimiz bir şey. Mesela sevdiğiniz bir insan şöyle saçınızı hafifçe düzeltebilir, yüzünüzde mesela bir kirpik göğsü alabilir veya böyle eliyle yüzünüzü okşayabilir. Bunlar aslında bizim hayvanlarla çok benzer davranışlarımız. Ve tamamen aslında sevdiğimiz, bakım vermek istediğimiz insanlara yaptığımız davranışlar. Şunu da söylemeden geçmek istemiyorum. İlişkinin başlarında birbirimize çok daha fazla dokunuyoruz. Bu bildiğimiz bir gerçek. Zaman içerisinde oksitosin hormonu vücudumuzda iyicene yer ettikçe ve dokunmanın güzelliğini aldıkça karşımızdaki insanı sadece düşünerek bile onun bize dokunduğunu, onun bize sarıldığını düşünerek bile bunun faydalarından yararlanabiliyoruz. Ama siz yine de bence işinizi şansa bırakmayın. Ne kadar fiziksel temas o kadar iyi.

Bu arada uyumakla ilgili ufak bir şey daha eklemek istiyorum. Hani dokunmak, uyumak bunların arasındaki bağlantıdan bahsetmiştik. Partnerleriyle aşağı yukarı aynı saatte yatağa giren ve aşağı yukarı aynı saatte kalkan bireyler uyumalarının faydalarından daha fazla yararlanıyorlar. Yani aslında partnerle senkronize saatlerde yatıp kalkmak ilişki kalitesiniz için çok iyi. Ertesi güne daha az tartışmanızı sağlıyor. Böyle bir avantaj da var. Aynı zamanda ilişki kalitesini de arttırıyor. O yüzden bence bu küçük hile diyelim. Bundan faydalanabilirsiniz.

Umarım bu podcast'ınız faydalı olmuştur. Dokunmanın yararları konusunda sizi ikna edebilmişimdir. Aslında çok küçük şeyler ilişkinizin kalitesini değiştirebilir. Bugün akşam televizyon izlemek için kanepeye oturduğunuzda, partilerinizle birbirinize daha yakın oturacağınıza eminim. Ya da bugün yemek esnasında tuzluğu almak için uzanırken partilerinizle şöyle ufak bir temasla bulunacağınıza eminim. Dediğim gibi küçük şeylerle başlayabilirsiniz.

Beğenildiğiniz için çok teşekkür ederim. İlişki sürdürme kılavuzumuz devam edecek. Hepinize sevgiler, hoşçakalın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)