Podcast

Gizem Sürenkök ile İlişki Sürdürme Kılavuzu Bölüm 2 - Açık Olmak

Yakın İlişkiler

5 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Bu podcast yayınımızda ilişkide açık olmaktan bahsediyoruz. İlişkide kendimizi açmak ne anlama geliyor ve ilişkide açık olmak için neler yapabiliriz gibi sorulara yanıt veriyoruz. Sizin de ilişkide stratejik davranmamak ve ilişkide sevgi gösterme şekilleri ile ilgili sorularınız varsa buyrun yayına!

Website: https://yakiniliskiler.com/

Instagram: www.instagram.com/yakiniliskiler

Facebook: www.facebook.com/yakiniliskiler

Twitter: www.twitter.com/yakin_iliskiler

Linkedin: https://www.linkedin.com/company/yakiniliskiler/


Tüm bölümler ve daha fazlası için ⁠podbeemedia.com⁠'u ziyaret et!



----- Podbee Sunar -------

Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

1.471 kelime · ~7 dk okuma

Merhaba ilk ilişkiler sevgiler! Ben Dr. Gizem Surakök. Bugün bu ilişki sürdürme podcast serimizin ikinci bölümüyle karşınızdayım. Bugün sizinle konuşmak istediğim konu ilişkide açık olmak. İlişkide açık olmak derken kastettiğim şey birbirimize karşı dürüst, içten, içimizden geldiği gibi stratejik davranmadan ilişkide var olabilmek. Ve bunun aslında birçok alt başlığı var. O yüzden hemen konulara giriş yapayım diyorum. İlk üzerine konuşmak istediğim konu kendini açmak.

İlişkilerde kendi artışmak dediğimiz zaman kastettiğimiz şey, kim olduğumuzu, en derinimizi, en aslında çekirdekte gizlediğimiz diyelim, zayıflıklarımız ya da güçlü taraflarımız, hayallerimiz ya da travmalarımız, geleceğe dair hedeflerimiz, bugüne kadar yapamadıklarımız, her ne varsa aslında bizi biz yapan, o şekilde var olduğumuz her ne varsa bunun karşı tarafı anlatabilmek. Ve bu bir günde olacak bir şey değil maalesef. Ve bir günde olduğu zaman ya da çok kısa bir sürede olduğu zaman karşı tarafı ürküten bir şeyhane de gelebiliyor. Biz diyoruz ki ilişkide gerçek yakınlık, gerçek kendini açma, adım adım olduğu zaman en doğru şekilde oluyor. Yani ben bugün kendime dair bir şey anlatıyorum, sonra partnerim kendine dair bir şey anlatıyor.

Başka bir gün ben belki daha özel bir şey anlatıyorum, sonra o da bunu anlatıyor. Başka bir gün o daha özel bir şey anlatıyor ve ben de ona karşılık veriyorum. Derken aslında gün ve gün, an ve an birbirini daha iyi tanıyan, birbirini daha iyi bilen, birbirinin bütün iyi ve kötü özelliklerine hakim iki insan haline geliyoruz. Ve bu, şu yüzden çok güzel, ilişkide stratejik davranmak zorunda olmadığımızı fark ediyoruz. Biz olduğumuz halimizi, tüm hatalarımızla veya doğrularımızla, olumlu-olumsuz, hali hazırda güzel veya iyileştirilebilir bütün özelliklerimize karşı taraf tarafından kabul edildiğimizi,

Transkriptin tamamını oku

o halimizi var olabileceğimizi hissetmeye başlıyoruz. O yüzden de bu kendini açma sürecinde partnerimize burada olduğumuzu, onu bu haliyle kabul ettiğimizi gösterebilmemiz çok büyük bir önem taşıyor. Şimdi buradan stratejik davranmakla ilgili de birkaç şey söylemek istiyorum. Çünkü o da aslında ilişkide açık olma mantığının tam karşısında yer alan bir şey.

Hangimizi yapmadık ki? Telefon çaldığında hemen açmadığımız ya da işte mesaja hemen dönmediğimiz zamanlar mutlaka hepimizin oldu. 2000'de çocuktuk. Bazen hala yapıyoruz. Ama işte bunlar aslında bilinçli bir şekilde yapıldığında, çok çok yapıldığında ilişkiye gerçekten zarar veriyor. Çünkü bu şu demek. Ben senin beni olduğun halinle kabul edeceğini düşünmüyorum. O yüzden ben en iyisi sana daha cool biriymiş gibi ya da daha böyle hevessiz biriymiş gibi ya da peşinden daha fazla koşulması gereken biriymiş gibi davranayım. Ya da olduğumdan daha kibar, olduğumdan daha akıllı, olduğumdan daha farklı gözükeyim ki beni öyle sev demek bu. Ama öyle saklaştığımızda ilişkilere bir süre sonra gerçek yüzümüz ortaya çıkıyor. Öyle değil mi? Çünkü rol yapmak çok zor. Hele de en yakın olmamız gereken insanlara rol yapmak niye o kadar zor?

O yüzden de ilişkide stratejik davranmak en yapılmasını istemediğim şeylerden bir tanesi. Şimdi bundan bahsetmişken yalan söylemeye de değinmemek olmaz. İlişkilerde yalan söylemek sadece var olan bir şeyi yanlış söylemek anlamına gelmiyor. Doğruları çarpıtmak, doğru olan bir şeyi hiç söylememek, bir olayın içerisinden bir detayı dışarıda bırakmak, gibi durumların hepsi hala yalanın içerisinde. Mesela diyelim ki bir arkadaşınızdan hoşlanmıyor partileriniz ve siz o gün bir yere gittiniz, o insan da oradaydı. Ve eve geldiğiniz zaman o ortamda kimler olduğunu partilerinizle paylaşırken o kişinin adını söylemediniz. Çünkü ne gerek var? Yani birisi üzülecek. Zaten bir şey olmadı. Ama aslında partilerinize yalan söylemiş oluyorsunuz. Şimdi bundan ne çıkar diyebilirsiniz ama araştırmalar şunu gösteriyor. Biz yalan söyledikçe

Partnerimiz değil. Biz yalan söyledikçe zaman içerisinde kendi partnerimize olan inancımız azalıyor. Neden? Çünkü sadece yalan söyleyen biz olamayız. Değil mi? Böyle düşünüyoruz. Yani ben yalan söylüyorsam, bu kadar çok severken onu, ben yalan söylüyorsam o da kesinlikle söylüyordur. Böyle düşüne düşüne aslında ilişkideki yakınlığı kendi yalanlarımızla katletmiş oluyoruz. O yüzden de yalan söylemek

İlişki sürdürme deneyimi içerisinde en çok uzak durmamız gereken şeylerden bir tanesi. Başka bir yapmamamız gereken şey de partnerimizi kıskandırmaya çalışmak. Yani ilgisinin bizim üzerimizde olduğunu görmek için ya da bize ne kadar düşkün olduğunu anlamak için onun kıskandırma çabasına girdiğimizde özellikle ilişkilerin ilk başlarında insanlar bu tip yanlış davranışlarda bulunabiliyorlar. Bu gerçekten ilişki için çok tehlikeli, çok riskli bir davranış ve aslında çok güzel gidebilecek olan bir şeyi baştan yaralamak demek. O yüzden de karşınızdaki insana gerçekten ilginiz varsa, gerçekten onu seviyorsanız, gerçekten ona güven duymak istiyorsanız ve onun size güven duymasını istiyorsanız o zaman gerçekten kısıtlandırma gibi şeylerden uzak durmanız gerekiyor. Peki ne yapacağız? Neler yapmamamız gerektiğini anlattım. Ne yapmanız?

Birincisi, ilişkide bizim niyetimiz ne? Hedefimiz ne? Bu ilişkiye dair düşüncelerimiz ne? Biz bu ilişkide kalmak istiyor muyuz? Biz bu insanı gerçekten seviyor muyuz? Eğer cevapları evet ise bu konularda açık olmamız gerekiyor. Partnerimize bunu sevdiğimizi sıklıkla dile getirmemiz gerekiyor. Bu illa seni seviyorum demekle olmaz. Hatta bence sadece seni seviyorum demek asla yeterli değil. Birçoğumuz sevgimizi başka türlü gösteriyoruz. Seni seviyorum demenin yanı sıra o kişinin bizim için ne kadar özel olduğunu anlatıyoruz veya ona onu mutlu edecek şeyler yapıyoruz. Bazen bunu hediyelerle gösteriyoruz. Bazen ona bakım verme davranışlarımızı gösteriyoruz. Mesela kanepede uyuyan eşinizin üzerine bir battaniye örtüğünüzü bu aslında seni seviyorumun başka bir türlüsüdür. Veya hasta partilerinize sıcak bir bitki çayı getirdiğinizi bu aslında onu sevdiğinizi göstermenin başka bir yoludur.

Yani aslında sevgi göstermenin türlü türlü yolları var. Siz kendinizinkini bulabilirsiniz ya da farklı yollarını bir araya getirip bir kombinasyon yapabilirsiniz. Her ne yaparsanız yapın, sevdiğinizi bol bol gösterin. Yine sevgiyi göstermenin önemli yollarından bir tanesi de partnerinizle sık sık temas kurmak. Buna dokunmak, öpmek, sarılmak. Bunlar da yine ilişki çocuğum için çok önemli. Ama bu konuya biraz daha derinlemesini ilerleyen podcastlerde değineceğim. O yüzden buraya geçiyorum. Başka bir söylemek istediğim şey ilişkideki hedeflerimizle ilgili açık olmak. Yani siz mesela diyelim ki yurt dışına yerleşmeyi düşünüyorsunuz hayatınızın inatlasında. Bunu partileriniz biliyor mu? Veya kariyer hedefinizle ilgili planladığınız şeyler var. Partilerinizle paylaşıyor musunuz? Veya ki iş yerinde kötü zamanlar geçiriyorsunuz, iş değiştirmeyi düşünüyorsunuz veya işten atılma riskiniz var. Partileriniz bunun ne kadarını farkında? Finansal olarak zor zamanlardan geçiyorsunuz. Bunu ne kadar paylaşıyorsunuz? Çoğu zaman özellikle karşılığımızdaki kişinin bizi yargılayabileceğini düşündüğümüzde veya ona karşı özellikle güçlü görünmek istediğimizde bu tür durumları onlarla paylaşmamalısık edebiliyoruz. İşte bu aslında ilişkilerin oldukça sarsıcı bir yanı. Çünkü en yakın olmamız gereken insanlardan bizi yargılayabilecekleri inancıyla kaçıyoruz. Ama bu bir varsayım. Ve yine ilişki sürdürmekteki önemli ilkelerden bir tanesi varsayımlardan uzaklaşmak.

karşımızdaki insanla konuşurken veya karşımızdaki insanla genel olarak etkileşimlerimiz içerisinde onunla ilgili türlü varsayımlarımız varsa çok iyi bildiğimiz o insanın her şeyini çok iyi bildiğine inanıyorsak onunla ilgili her şeyi çok iyi bildiğimize inanıyorsak bu sefer en ufacık davranışını kendi kafamıza göre yorumluyoruz. Akıl okuyoruz aslında. Ve bu akıl okuma uzun vadede ilişkiye ciddi zarar veriyor. Onun sözlerine, onun açıklamalarına güvenmemiz gerekir. Açıklık olmak kavramı içerisinde yine konuşmamız gereken konulardan bir tanesi de aktif dinleme. Karşımızdaki insanı ne kadar dinliyoruz? Ben aktif dinlemeyi anlatırken en çok şu örneği vermeyi seviyorum. Bir psikoloğa gittiniz diyelim ki. Oturdunuz karşısına. Konuşmaya başladınız. Sizi eğer dinlerken böyle kırmızı odaya örnek almayın mesela. Sizi eğer dinlerken türlü türlü surat ifadeleriyle sizi yargıladığını hissettiriyorsa, sizi acıdığını hissettiriyorsa veya öfkelendiğini hissettiriyorsa

Sizi sürekli bölüyorsa, sabırsızca dinliyorsa, ilgisi başka yerdeyse, mesela göz kontağını sürdürmüyorsa, o zaman hiç dinlenmiş hissetmezsiniz kendinizi değil mi? Bir psikologda olması gereken son özelliklerden biridir bu aktif dinlemeyi becerememesi. Aynı şey ilişkilerde de aslında çok büyük bir önem taşıyor. Karşımızdaki insanla özellikle de önemli bir konuşma yapmak için oturduysak, bizi aktif dinlemesini istiyoruz. Bizi anlamak için dinlemesini, ipuçlarımızı özen göstermesini,

Mesela şu çok önemli ve kıymetli bir şey. Birini dinlerken omuzlarının düşük olduğunu fark ediyor musunuz veya yüksek olduğunu? Ya da vücut dilinin kapalı ya da açık olduğunu fark ediyor musunuz? Ellerini, kollarını nereye koymaya çalıştığını, gözleriyle nereye baktığını, sizinle temas kurup kurmadığını... Bunlara dikkat ediyor musunuz? Bunlara dikkat etmek aslında aklif dinlemenin bir parçası. Karşımızdaki insanı doğru algılayabilmemizi sağlıyor. O yüzden de ilişkideki açıklık ilkesi içerisinde mutlaka yapmamız gereken şeylerden bir tanesi. Bütün bunları anlatırken son bir şey daha değinmek istiyorum. Karşımızdaki insanla gelecek planları yapmak, onu arkadaşlarımıza tanıştırmak, sosyal medyada mesela onunla ilgili dozunda paylaşımlar yapmak yine açıklık ilkesi içerisinde önem taşıyor. Neden? Çünkü bunlar aslında sözlü olmasa da darvanışsal olarak karşımızdaki insana ben buradayım, bu ilişki içerisindeyim, hiçbir yere gitmeye niyetim yok mesajı veren darvanışlar

Bunlardan kaçındığımız zaman karşımızdaki insan bizim niyetimizden tam olarak emin olamıyor. O yüzden bu tip davranışları yaparken bunların anlamlarını ve karşımızdaki insanın neler hissettiğini de düşünmenizi tavsiye ederim. Beğenildiniz mi? Çok teşekkür ederim. Bugün açıklık ilkesi hakkında biraz daha detaylı konuşmak istedim. Önümüzdeki günlerde yine ilişki sürdürmenin başka yöntemlerine değinmeye devam edeceğim. Bu arada şunu da söylemek istiyorum.

Hep ben anlatınca diyorlar ki, hocam biz bunu yapıyoruz ama karşımızdaki insan yapmazsa ne anlamı var? Siz yine yapmaya devam edin. Çünkü aslında bunlar hep bir tarafın çabasıyla başlıyor ve karşı taraf bir süre sonra aslında bunu görmeye ve takdir etmeye başlıyor. Zaten takdir etmiyorsa, o zaman düşünmeniz gereken belki de doğru bir ilişkide olmadığınızdır. Burayı da düşünün bence. Hepinize sevgilerimi gönderiyorum. Beğendiğiniz için çok teşekkür ederim. Çok güzel bir hafta olsun.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)