Podcast

3 - Yeşim

Denge'm

5 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Hazım’ın Aten’le geçireceği ilk gecede davetsiz bir misafiri vardır.





Tüm bölümler ve daha fazlası için !

------ Podbee Sunar -------

Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

1.939 kelime · ~10 dk okuma

Bu bölümdeki bazı sahneler 18 yaşından büyük dinleyicilerimiz için uygundur. Ne yapacağım şimdi? Dışarı mı çıksak? Niye? Acil işim çıktı falan derim. Ne olacak? Vefa borcum mu var bu kadına? Sen bu kadına mektup yazıp telefonunu verdin. O da aradı. Şimdi neden kaçmak istiyorsun? Saçma bir davranış. Arayacağını tahmin etmemiştim. Ama arasın istedin. Evet ama... ...iyi biri sanmıştım. Şimdi kötü müymüş meğer? Evet.

Yani işte kötü değil de... ...dünkü hallerini sen görmedin tabii. Zaten mektubu yazdığımda çok yalnızdım. Senden başka birini göremiyorum etrafta. Ya yine de böyle iyiydik ya. Bir şeylerin değişmesi lazım artık. Ona numaranı bıraktın. Seni aramasını istedin. Ve seni aradığında yanında biri olduğunu fark etti. Bunun için sana kızdı. Ve sonra seni yargıladığı için pişmanlık duydu. Şimdi de bunu telafi etmek istiyor. Gelsin de bir hele. O zaman bakarız. Nasıl biri olduğunu görmeden için rahat etmeyecek. Boş kader.

Üstüme bir şeyler giyeyim bari. Merhaba. Hoş geldin. Müsaittin değil mi? Buraya kadar geldin artık, daha hâlâ neyi soruyorsun? Lütfen düzgün cevap ver. Hey! Yanlış bir zamanda gelmedim değil mi? Baka kaldın. Aa! Aa! Pardon ya. Gel gel, kapıda kalma. Çok sağ ol.

Transkriptin tamamını oku

Bırakınca saçmalıyorsun. Neyse tamam, rahat ol. İlk günden kriz yaşamayalım istersen. Tuhafsın. İçeride biri yok değil mi, emin misin? Ya hayır, saçmalama. Yoksa sana gel der miydim? Ay zorla gelmişim gibi hissediyorum da. Neyse, öpeyim. Geçmiş olsun. Ee, ne için? Operasyon geçirdim demedim mi? Aa! Ya ne gerek vardı? Basit bir şeydi böyle çiçekler falan. Çok teşekkür ederim.

Ha, şarap da almışsın. Rica ederim. Ne operasyonu? Gel, balkona çıkalım. Ben

rakı içiyordum. Sen? Hangisi? Ben de rakı içerim. Zaten burada hazırda ikinci rakı var. Birisi olmadığına emin misin ya? İkinci bardak gereksiz demiştim sana. Ne ezeceksin akıllar?

Yok ya, yani ben... ...öyle içmeyi seviyorum. Yalnızlığımı alıyorum. Bravo. Gerçekler her zaman çalışır. Senin durum fenaymış bayan. Dalga geçmesin yalnız. Sen de onunla geç. Buralara kadar geldiğine göre, seninki de fena değil anlaşılan. Yuh! Bir kadınla nasıl konuşulacağını çok iyi biliyorsun. Kusura bakmayın, baştan öğreniyor hepsini. Teşekkür ederim, çok sık duyduğum bir iltifattır bu.

Çok güzel konuştuğum zamanlar oldu öyle de ama sonradan anladım ki… …hep kendi kendime konuşmuşum. Negam. Buyurun. Teşekkürler. Afiyet olsun. Ne operasyonu geçirdiğini bana söylemeyecek misin? Ha. Yani bir basit bir şey. Böyle kafamda bir yağ bezesi vardı. Onu aldırdım. Bakayım. Nereye bakacaksın? Bakacak bir şey yok ki. Aldırdım işte. Benden bir şey saklıyor gibisin sanki. Nasıl yani?

Neyse canım, boş ver. Bana hesap vermek zorunda değilsin tabii. Çok yanlış bir yerden başladık gibi bir his var içimde. Verin bir nefes al. Sıkma içini. Sıktım mı seni? Ha? Yok, yok, yok. Olur mu hiç ya? Olur mu? Olur vallahi. Senin kadar sıkıntılı biriyle karşılaştım mı diye düşünüyorum. Yok. Hı ıh. Hatırlamadım. Daha ikinci defa görüşüyoruz. Ne kadar çabuk anladın. Birini anlamak için çok fazla zamana ihtiyacım olmaz.

Daha ilk günden anlaşılıyordu. Birinin evine basınca ne kadar sıkıcı olduğunu söyler miyiz? Ayrıca sıkıcı bir insan değilim ben. Daha demin konuştuk. Zaten sıkıntılı dedi. Sıkıcı değil. Teşekkür ederim. Yanımda olduğunu bilmek çok güzel. Biraz zorla geldim gibi oldu değil mi? Sen hâlbuki rakını koymuş, balkonunda keyif yapıyordun. Rahatını bozdum galiba. Nasıl bir varoluş biçimi? Onaylanmak istiyorum. Benim böyle bir görevim mi var? Bir şey kaybetmeyeceksin. Ya evet, keyif yapıyordum.

Ve seninle de devam edebilirim buna. İşte beklediğim cevap. Hadi. Kendini şanslı saymalısın. Neden? Şu an burada olduğum için. Uçukmuş galiba. Kafası karışık, evet. Öyle mi? Şu an başka birinin yanında olmalıydım ama ben burayı seçtim. Seni arıyor olmasın şu an? Yani sorun olmasın sonra? Yo, hayır. Korkmana gerek yok.

O da farkında. Yani öyle olduğunu umuyorum. Yok canım, korkmuyorum da yani yanlış anlayabilir insanlar birbirini böyle zamanlarda. Yani sen bir arkadaşıma gidiyorum dersin, o buna inanmaz. Böyle kafasında kurar, senin onu aldattığını düşünür mesela. Onu anlattım açık açık. Artık kendime daha fazla yalan söylemek istemediğimi söyledim ona. Birbirimize çok mesafe koyduk, gerçekleri konuşamıyoruz artık dedim. O ne dedi? Ben konuşuyorum, sen konuşmuyorsun dedi.

Sen o mektubu aldıktan sonra aramıza mesafe girmeye başladı dedi. Hangi mektup? Senin bıraktığın. Eyvah, ne yazıyordu acaba mektupta? Ben o gün biraz sinirliydim ya. Onun etkisiyle yazmıştım. Öyle mi? Benimle tekrar yollarımızın... Nasıl da... ...saflığını koruyabilmiş bilim yollarında buluşmasını dilemiş olman... ...çok güzel gelmişti bana. Ezberlemişimdi. Çok şiirseldi.

Aslında öyle bir yol kalmadı pek. Yok. Her zaman vardır. Saflığını koruyabilmiş olanını kastediyorum. Artık kocaman şirketler yapıyor bilimi. Binlerce insan çalışıyor ve nihayetinde kâr amaçlı yapılıyor. Neden sabote ediyorsun kadını? Öyle ama romantizm yapılıyor şu an. Birileri yapabilir hâlâ. Biz yapamaz mıyız? Biz yapabiliriz. Biz tüm yasaklara rağmen yapabiliriz. İdealist mi gerçekten yoksa sarhoş mu olur? Biraz izin ver. Hemen bir saptamada bulunman gerekmiyor. Nasıl bir şey yapmak mesela?

Mesela... ...tiyatroyla matematiği birleştirmek gibi. Al işte. O nasıl bir proje ya? Tiyatroyu sever misin? Ben çok severim. Ben dayanamıyorum tiyatroya ya. Çok uzun oluyor. Bir de böyle çıkamayacağını bilmek acayip geriyor benim. En son ne zaman gittin? Galiba 21. yüzyılın başlarıydı. Artık oyunlar çok kısa. Hemen bitiveriyor. Sıkılmazsın. Hiç emin değilim.

Seni götürürüm bir gün. İstersen tabii. İster misin? Olur tabii. Yani yapacak daha az sıkıcı bir şeyim yok zaten. Sıkılmazsa söz veriyorum, bana güven. Bana güven. Ne oldu o hakikaten? Kavun. Anlamadım? Kavun alabilir miyim biraz? Ha, tabii. Hey, hey, hey! Ne oluyor? Ne, ne oluyor? Elimle yediriyorum, görmüyor musun? Ben yapmıyorum. Dur! Ay! Aman!

Ay! Ay! Bardak kırıldı ya. Of! Dur, dur, dur. Elleme, dur. Dur. Dur, ben faraş getireyim. Ya bu nasıl olur? Hareketlerime karışamazsın. Sakin ol. Ben karışmadım. Hem neden? Kadına elimle kavul yedireyim en olmayacak yerde. Hass kontrolümle ben ilgilenmiyorum. İçimden geçmiş demek. Hayır, kabul etmiyorum. Ben öyle bir şey düşünmediğim içimden geçmiş. Cansın'ı aramam lazım. Boş ver şimdi. Sonra ararsın. Kadını korkuttum. Onu da göndereceğim şimdi. İyi misin?

Ya çok özür dilerim ya, böyle saçmalık oldu. Hişt! Boş ver, hadi dans edelim de. Dur, dur, dur. Yerler cam kırı doluyor. Şöyle ittirdim kenara. Eyvah, işimiz var bu akşam. Rahatlaman lazım, esne biraz. Hadi, hadi bana bırak kendini. Sen elinde rakı kadıyla sadece etrafı kesen bir adam değilsin, bunu biliyorum. Tabii ki değilim. Ayaklarına dikkat et, ezme kadını. Hatta hiç yerden kaldırma.

Nasıl kaldırmayayım? Çekiştirip duruyor. Hadi, kıpırda biraz. Ya. Dur, Taracık Balkon. Hadi, hadi, hadi. Ellerini benimle koy. Düşmeyelim şimdi, dur. Düşmeyiz. Neler

oluyor? Artık soru sorma. Zorun çıkarma. Rahatla. Bırak, kaslarım gevşez. Sakin ve nazik ol. Elinden tut ve içeri götür.

Biz hep beraberiz. Sen de hissediyor musun? İkimiz de senin bedeninin hissettiklerini izliyoruz. Senin de saçlıkların yanıyor mu böyle? Alev alev. Alevler senin de sırtına giriyor mu? Tane tane. Ah! Ah!

Ah! Ah! Ah! Ah! Ah! Ah! Ah! Ah! Ah! Oh! Ah!

Ne yaşadım ben böyle? Sen ne yaşadın bilmiyorum ama bana yaşattığın şey çok iyiydi. Sence de çok iyi değil miydi? Niye öyle bakıyorsun? Bir şey söylesen iyi olur. Şu an konuşamayacağım. Seninle kalmak istiyorum. Hayır olmaz. Sırtını dönme. Sakın. Hey! Uyumayacaksın herhalde. Yok yok. Yok canım. Ben buradayım zaten. Hemen dön öbür tarafa.

Çay mı demlesem? Çay mı? Ben tiyatroya gelmesem olur mu? Hayır, söz verdin. Geleceksin. İyi, peki. Bu kim? Ablan falan mı? Yanımdaki benim.

Ha, yanındakine hiç bakmamış. Ya insan bir düğün fotoğrafında taraflara nasıl bakmaz? İstemeyince görmez. Şu anda ayrısınız tabii, değil mi?

Evet, ayrıyız. Harika bildiğin. Kırıcı olma. Aynı şeyi daha kibar söyleyebilirsin. Nasıl mesela? İlk aklına geleni söylemeyeyim. Seninle ilgilenen biri var. Seni merak ediyor. Seninle iletişim kurmak istiyor. Seni daha tanımıyor. Bunları aklında tutarak cevaplarını seç. Senin ızdırapını kurcalamayı rahatsın. Izdırap olması senin seçim. Ben bunu isterek yapıyorum sanki değil mi? Bu şekilde konuşarak onu canlı tutuyorsun. Bunun sana bir faydası olmadığını biliyorsun halbuki. Bilmekle olmuyor işte. Biliyorum. Ama kendini bırakmaktan vazgeç. Buna bir an evvel başlayabilirsin. Ay pardon ya. Ya şaka yaptım canım. Hâlâ bir şeyler devam ediyor gibi ama.

Hayır canım, şu anda bir Alman serseriden çocuk bekliyor zaten. Ama sende daha tam bitmemiş gibi. Bitti, bitti. Emin misin? Vallahi. Hadi bakalım, umalım öyle olsun. Damarıma basıyor, çok uzun sürmez bu iş. Yani senin için diyorum. Başkasından çocuk yapıyorsa... ...senin için de artık eşyaları toplama vakti gelmiştir demek. Eşyaları toplayıp, bohçalayıp dolabın üstüne atmak lazım.

Orada dursunlar. Senede bir defa havalandırsın, olur biter. Bak ne güzel söyledi. Haklısın. İnsan kazanımların olduğu kadar kayıpların da bir toplamıdır derdi babam. Zaten geriye ne kalıyor ki? Bilemem ama kayıpları da sevmek güzel. O kadar trajik bir durum yok aslında yani. Bunu ben durumdan ayrı söylüyorum. Bir daha görüşmesek bile aklının bir kenarında tutun.

Ayrıca da var bence. Yoksa ağlamazdın. Ağlamadım, saçmalamam. Gözlerin yaşardı. Olmadı öyle bir şey. Acıtı ediyorsun beni. Niye öyle bir şey yapayım? Neyse, tamam canım. Sert erkeksin, sen ağlamazsın. Ee, saçmalıyorsun.

Hı hı. Aman acite etmeyeyim seni şimdi. Öfkelenmeni gerektiren ne var şu anda? Bunu inadına yapıyor. Bu senin sakin kalmanı engelliyor çünkü. Gururuna kast edildiğini düşünüyorsun. Ama onun derdi şu an senin ilgini yükseltmek. Yani o da kendi gururunu okşayabilmek için böyle davranıyor. Bir inat yok aslında ya. İçimdeki bu harareti yatıştıramıyorum ben. Yatıştırabilirsin. Gereksiz olduğunu biliyorsun. Hararet yapacak kadar büyük bir şey yok şu an. Çok tatlısın. Hım. Kızınca sen de öyle oluyorsun. Ciddiye aldı hay Allah. Hemen barışmak canını sıktı biraz. Yani. İyi ama barışmak değerli her zaman.

Ben ve tatlı olmak pek böyle yan yana gelebilen kavramlar değil normalde. Ben mi getirdim sizi yan yana yani? Devamlı yanlış anlaşılıyor. Bilmem. Uzun zamandır yaşamadığım bir gece yaşıyorsun. Hadi itiraf et. Orası kesin. Sana şanslı olduğunu söylemiştim. Bunun sebebinin o olmadığını nasıl anlatacağım acaba bu kadına? Öyle düşünsün. İzin ver. Öyle olsun peki. Gelmeseydim, kös kös oturuyor olacaktın yine. Hayatıma renk kattın. Çok teşekkür ederim.

Oo, kalasın bayağı. Ben mi? Benden daha çok olduğun kesin. Ama bu senin tatlı olmanı engellemiyor hâlâ. Bu gece bitecek mi acaba? Senden güzel şeyler duymak istiyorum. Aksi hâlde pek mümkün değil. O zaman daha fazla uzamaz mı? Bu suskunlukların bende sıkılıyor musun hissi yaratıyor yalnız. Yok canım, ne alakası var? Sonunda her kimsen hep yanımda ol lütfen. Ben şu telefona bir bakayım mı? Kim ya o saatte? Kim olacak tabii ki ince. Alo, canım.

Ya niye aramıyorsun? Ay haklısın ya. Arayamadım seni bir türlü. Ne haber? Bu saatte ne oldu? Ay merak ettim. İki gündür yoksun. Bir şey yok hayatım. Yoğunluk vardı biraz ondan. Yarın gelirim yanına. Ne yoğunluğu ya? İşle mi alakalı? Ha, evet, evet, evet. Okuldan hocalarla görüştüm. Ee, ne diyorlar? Ya bir şey dedikleri yok işte. Öyle dertleştik. Ben gittikten sonra iyice çekilmez bir yer olmuş. Ağlıyormuş herkes. Üf, dalga geçme ya. Kim ağlayacak senin arkandan? Çok sertsin ya.

Ya canım korkacak ne var bunda? Bu kadar her saniye rapor mu vereceğim ben sana? Kızma hemen ya. Merak ediyorum, biliyorsun işte. Tamam, iyiyim işte dedim. Tamam, yarın görüşürüz. İyi, tamam. Hadi görüşürüz. Allah Allah. Fırça yedik, görüyor musun? Eski işinin adı neydi? Dinlenmişim bayağı. Neden sordun? Arayan kimdi? Ne o, ajanlığa mı başladın şimdi? Ben gidiyorum. Dur, nereye hemen ya?

Zaten geriyinden fazla kaldım. Çok güzeldi her şey. Teşekkürler. Ne oldu birden? Ya kız kardeşimi de arayan. Ona mı bozuldun? İsmini sorunca hemen söyleyebilirdin. Ben gizli saklıdan hoşlanmam. Ya, ya gizli bir şey yoktu. İyi sen bilirsin. Madem gitmek istiyorsun. İyi geceler. İyi sana da. Bu neydi ya? İçim çekildi resmen. Sigara mı?

Elim ayağım titriyor. Çok saçma oldu. Neydi bu şimdi ya? Hadi açıkla bakalım. Aten. Hello. Şşşt. Hello. Aten. Ben seni duymuyorum.

Sen de gitmedin herhalde değil mi? Ya beni gülmüş çocuk yaptı şimdi. Gittim ya. Şaka mı bu? Aten!

Dengem bir Podbee Media yapımıdır. Murat Gülsoy'un Yalnızlar İçin Çok Özel Bir Hizmet adlı romanından esinlenilmiştir. Yazan ve yöneten Seren Yüce Duyulma sırasına göre seslendirenler Osman Sonant Yasemin Çonka Tülay Günal Esme Madra Müzik Ekin Fil Ses Metin Bozkurt Afiş Tasarım Samet Kesen Grafik Tasarım Doruk Kaya Dijital Pazarlama İndigo Dijital Diyegetik Müzikler Hatıram Olsun Coşkun Sabah Kahpe Kader Sezen Aksu

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)