Podcast

5 - İnci

Denge'm

5 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Hazım istemese de kardeşi İnci’yi endişelendirir.







Tüm bölümler ve daha fazlası için !

------ Podbee Sunar -------

Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

1.649 kelime · ~8 dk okuma

Hazır mısın dünyanın en... Sevimli kardeşiyle tanışmaya. Ya sevimli mi tam bilmiyorum ya. Sevimli, uyuz olabilir belki. Kardeşinle ilgili böyle düşünmen hoş değil. Sana çok değer veriyor. Bu onun uyuz olduğunu değiştirmez ki. Ben de ona değer veriyorum ayrıca. Evet, bu da senin uyuz olmanı değiştirmiyor. Senin taraf tutmuyor olman gerekmiyor mu? Tutmuyorum ki. Tamamen netim. Aa!

Biriyle geldin sandım. Konuşuyormuşsun gibi geldi. Yok canım, kiminle konuşacağım? Abi, niye haber vermediğin yoldayken? Haber ver dedim sana. Lazanyayı fırına koyayım diye. Aşk olsun. Ya kızım, her seferinde aynı saatte geliyorum. Ona göre koy işte. Niye her seferinde arattırıyorsun yani? Ne olur yani, arasan eline mi yapışır? Telefonum eski benim. Çok arayınca bozuluyor. Çok komik. İnadından aramıyorsun. Şimdi tamam. Allah'ını seversen. Nerede dayısı? Ne bileyim, oralarda bir yerlerdedir işte.

Şimdi bu kadın mı sevimli? Sen zorluyorsun, inat ediyorsun. Doğru söylüyor. Bunu defalarca yaşamışsınız. Zaten sorun da orada. Her seferinde aynı şey. Yani yapılan her yemekte... ...yaklaşan kişi karşı tarafı mı arıyor bu dünyada? Olabilir. Nereden biliyorsun? Misafir çağırıyorsan kaçta geleceğini aşağı yukarı tahmin edip... ...ona göre yaparsın hazırlığını. Özeniyor sen geliyorsun diye. Bunu istemesi normal. Güzel bile. Aile bu işe yarar. Sorgusuz sahiplenilmek insana güven verir. Bazı şeyleri unutuyorsun. Bir de aile kavramını mı tartışacağız şimdi? Tamam, uzatma. Vay!

Transkriptin tamamını oku

Onu ben dedim aslında. Hadi neyse. Dayı! Vay dayısı! Oh! Bu kadar tatlı olduğunu hafızan kaydetmemiş. Her çocuk kadar tatlı işte, abartmaya gerek yok. Sevmeyi bu kadar bastırmamalısın. Öğretmene bağladın yine. Umut, elini yıkadın mı? Evet. Ben duymadım musluk sesi. Vallahi yıkadım. Lan! Boklu ellerinle mi sarıldın bana? Hadi git, yıka. Annen aç bırakır sonra seni. Ne getirdin?

Baklava aldım biraz. Sen seversin. Ay abi ne zaman gördün benim baklava yediğimi? Sen seversin onu. Ya bilirim. Hiç yemezsin. Hep inkardasın ya. Ay bir kere gördün bayramda yerken. Adımı Güllüoğlu'na çıkardın. Tepsinin yarısını yedim be, yarısını. Güllüoğlu neydi? Bulamadım. Köşkeroğlu daha iyi. Boş ver. Gereksiz. Ay kaç sene evveldi o. Hem ev baklavasıydı. O gün bugündür baklavalar burada duruyor. Vurma ya. Umut da senden görüp vuruyor sonra.

Sen de ufalt biraz. Ne yapsın çocuk? Şu konuyu açmasan olmaz değil mi? İlla lafı bir yerden kıçıma bağlayacağım. Tamam, tamam. Gel hadi. Ay, sırılsıklam ettin yüzümü.

Olsun, bereket. Aferin, bak ne güzel. Sen aileye yeni geldin. Biz birbirimizi severiz aslında. Zaten onların seni sevdiği belli. Senin onları sevmende eksiklik var biraz. Ne oldu böyle öpücükler? Hayırdır? Ya alışık değiliz böyle duygu içeren davranışlara. Bunu sen mi yaptın hakikaten? Neyi? Öpücüğü. Yok. Sanki tam ben yapmamışım gibi geldi. Yani aklımdan geçti ama yapmaya karar vermemiştim henüz. Kararını kendin bile beklemekten sıkılıyorsun. Bak, geçen seferki gibi olmasın. Hareketlerime müdahale etme lütfen. Hay Allah. Cansu'na söyleyecektim bunu, unuttum.

Ne var canım öyle, içimden geldi işte. Yo, iyi yani. Gerçekten bir efsane. İşte bu yüzden gelmeyi çok sevmiyorum buraya. Yaptığı yemekler genellikle toplamda... ...dört kilo hamurdan falan yapılmış oluyor. İnciden eve gidip de uyuyabildiğimi hatırlamıyorum. Az yiyebilirsin. Çok zor değil. Yo, yani genelde az yiyorum da. Bu akşam ikimiz için yiyeceğim ha. Ne gerek var canım? Benim ayrı bir midem yok ki. Olmaz, olmaz. Senin de bu haz alman lazım. Kız, niye bu kadar ufak bu? Ee, öyle demiştin ya en son. Az az ver diye. Uyuyamıyormuşsun sonra. Yok yok, sen koy koy koy koy.

Bitir koyarım yine. Ya şimdi koysana. Aç gözlülük yapma. Peki, haklısın. Umut, ver tabağını. Bugün sende bir tuhaflık var gibi ama. Ya iyi davranınca da yaranamıyoruz. Yani sadece o değil de böyle yüzüne falan da bir renk gelmiş sanki. Ha. Işıptandır o ya. Yok, vallahi var sende bir şeyler.

Sevgili mi yaptın yoksa abi? Hayda, nereden nereye geldi bak görüyor musun? Niye açıklamıyorsun? Delirdin mi acaba? İnci hayatta anlayamaz böyle bir şeyi. İntihar olur bu. Seni sevgilim diye mi tanıştıracak? Umut'un yanında. Eninde sonunda öğrenecek. Ya niye öğrensin canım? Sen söylemeden duramayacaksın çünkü. Davranışların değiştikçe ve fark edildikçe... ...göze batmaya başlayacak. Zaman geçtikçe açıklamak zorlaşacak. Ne kadar erken o kadar iyi. Nasıl bir değişim o? Güdüler'in aklını orantılı kullandığında... ...göze batmayacağını mı düşünüyorsun? İnci bunu fark edecek. Bütün dünyaya ilan et demiyorum zaten. Yok, yok ya. Mümkün değil. Çok zor. Vallahi olmuş bir şeyler. Gerildin hemen. Dün bir misafirim vardı, evet. Ya, kimmiş bakalım? Bizim okuldan. Yani okuldan dı. Ben atıldığımda o yeni alınmıştı bölüme. Resmen ezdin beni. Unut bunu, seni anlatmam imkânsız. Ee, sonra buluştunuz. İşte dün akşam bana geldi, evet. Böyle biraz muhabbet ettik. O kadar mı? Hadi dayı, anlat. Detay mı istiyorsun ulan?

Umut, sen kulaklarını tıka. Ya faydalanmak istiyorum dayımın tecrübelerine. Yazık etme oğlum kendine. Ne var canım, çocuk merak ediyor. Senden öğrenemeyeceğine göre. Ee?

İşte sonra bir takım yakınlaşmalar oldu. Nasıl yakınlaşmalar? Neler yaşadın o yakınlaşmalarda? Anlatsana hadi. Ya kafamı karıştırma lütfen. Önce o benim dudaklarıma yapıştı... ...sonra ben belini karnıma doğru bastırırken... ...öbür elimi pantolonun içine bir daldırdım. Abi susar mısın lütfen? Ne? Ay ne anlatıyorsun böyle açık saçık şeyler ya? Şunu söylettin bana mı karı? Otur yerine ne yapıyorsun? Bunlar senin düşüncelerin. Ben onları işleyebilirim sadece. Eylemler senin. Aklımdan geçirdiğim şeyler dışarı çıkıyor. Bunları ben yapmıyorum. Abi ne yapıyorsun? Niye kalktın? Hay Allah. Taş çıktı galiba lazanyadan.

Bu öğretmen girmiş gibi oldu. Ne taşı ya? Pilav değil ki bu. Tamam, neyse. Önemli değil ya. Yuttum zaten. Ya sen bir tuhafsın hakikaten ya. İşte sonra çay falan içtik. Sonra da gitti. Kim? Ha. Adı ne? Adı... Yeşim. Kim bu Yeşim? Ne iş yapıyor? Fotoğrafı var mı? Yok canım. Ne fotoğrafı? İnstagramı var mı? Ne bileyim oğlum Instagramı var mı? Ben canlısıyla görüşüyorum. Soyadı ne? Bakalım.

Amma meraklı çıktınız ha. Ne var ya? Söylesene. Bilmiyorum soyadını. Zaten bir daha görür müyüm onu da bilmiyorum. Emin misin? Neden görmeyecekmişsin? Yani işte... Buldum. Yeşim Bodruoğlu. Ver bakayım. Bunu? Nereden buldun bunu ya? Göster bakayım. Umut, bu kim oğlum?

Yeşim işte, yeni evren üniversitesi yazınca çıktı. Yok ya, bu değil. Al. Neden yalan söylüyorsun? Görmedin mi fotoğrafları? Uçmuş. Kadınla her şeyi yaptın. Fotoğraflarını görünce mi anladın? Anlamıştım zaten. Senin zorlamanla düştük yataklara. Kötü bir şey yapmadın ki. Yaşam enerjin kurumuş. Sulanmış oldu biraz. Bununla kavga etmesen çok daha rahat edeceksin. Ben istiyor muyum bakalım? Soruyor musun bana? Sana sormama gerek yok. Görüyorum zaten istediğini olduğum yerde. Beyseklerime müdahale ediyorsun. Müdahale etmiyorum. İkna ediyorum. Emri vakiye döndürüyorsun. Bir şekilde süzmeye çalıştığım şeyleri yaparken buluyorum kendimi. Bana güven. Anı güven. Kendine yani. Sen ben değilsin. Seni benim içime koydular. Sen kendini bir bütün olarak mı görüyorsun? Sen de herkes gibi yüzlerce algının bir sonucu... ...duydukların, gördüklerin, algıların, anıların, dokunmaların... ...bu algılamalarına bir tane daha eklediler sadece. Ben senin sen dediğin şeyden daha fazlası değilim. Abi. Hu hu. İnci.

Abi, daldın gittin. Bu kadın senin aklını almış bayağı galiba. Evet, aldı. Ama o değil. Benim içimde başka bir kadın var şimdi. Abi ya, ne kadar zaman geçti üstünden. Ya artık unutsan onu. Geri dönmeyecek artık, çok belli. Sırma senden uzaklaşmak için ülke değiştirdi ya. Kabul et sen de. Seni istemeyeni sen de istemeyeceksin derdi anne. Sırma yengen mi? Evet canım, eksi yengen.

Ya hayır, o değil. Of! Olmayacak, bu işi anlatamayacağım. Evet, evet. Boş ver. Tansiyonun düştü. Ne güzel işte yeni biriyle beraber olmuşsun. Güzel vakit geçirmeye çalışsana. Bunu da boğma ama. Ya Sırma'yla bir alakası yok. Sen olmadığını düşünüyor olabilirsin ama aklın onda hep. Nereden biliyorsun? Ya o gittikten sonra hayattan koptun. Kimseyi görmüyorsun, dışarı çıkmıyorsun. Ya arkadaşın kalmadı. Tahammülün azaldı bak. Biriyle beraber olunca hemen yüzüne renk geliyor.

Kim peki bu? Kaç yaşında mesela? Nerede oturuyor? Niye bekârmış? Şimdi ben bir ameliyat geçirdim. Ne zaman? İki gün önce. Ne ameliyatı? Beyin. Abi ne saçmalıyorsun Allah'ını seversen? Umut bunu duymasa iyi olur. Duyarsa duysun ne yapayım? Dayısının delirdiğini düşünecek. Ulan ne olacaksa olsun. Öyle beyin ameliyatı değil. Kafa tasımının üzerine bir devre yerleştirdiler. Nasıl yani? İşte böyle bak. Bakayım. Ay bu ne ya böyle?

Sanki derinin altında çakıllar var. Ben de bakayım. Sen bakma. Neden? Abi, ne bu şimdi ya? Niye böyle bir şey yaptın? Evet, neden yaptırdım bunu ya? Hey hey, toparla kendini. Bilmiyorum.

Bilmiyorum, çok sinirlerim bozuk. Umut, hadi sen odana git biraz. Ya neyi var? Oğlum, hadi git. Dayının morali bozuk biraz. Kafasındaki ne? Umut, hadi. Ya yemek yiyorum.

Abi gel biraz benimle. Ne bu makina ya? Pil gibi bir şey mi? Parkinson mu oldun? Hayır değil. Bu... Allah'ım nasıl anlatacağım ya? Bir bilinç. Bu bir bilinç. Yani içimde. Yani kafamda.

Zihnimde biri daha var artık işte. Ay ne diyorsun be? Gerçekten ya. Deneme aşamasında olan bir şey. Yani yeni bir icat gibi bir şey. Kim bu biri peki? Aten. Ayten mi? Ya Ayten değil. Aten, Aten. Aten ne ya? Ya Yunan mitolojisindeki Athena yok mu işte? Ondan alıyor ismini. Savaş tanrısı. Yani insanın içinde savaşan benliklere karşı geliştirildiği için... ...bu ismi vermişler. Bak, bak, bak. Ya tamam biliyorum şu an çok saçma geliyor ama... Abi sen iyi değilsin. İrfan Bey'le konuştun mu bunu?

Ya bunu İrfan Bey önerdi zaten. Hay Allah'ım, ne yapacağım ben şimdi? Beni ısırma, manyak mısın kızım? Bir dokunma bana. Ya İnci saçmalama, düşündüğün gibi bir şey yok. İyiyim ben. Boku yedik. Güvendim sana al işte. Önemli değil. Her şey normalmiş gibi davranmasını mı bekliyordun? Alışacak. Abi, çıkalım mı buradan? İnci, kızım öyle bir şey değil. Gerçekten sakin ol. Bak, her şey yolunda. Bak, sen panikleyince daha zor oluyor benim bunu anlatmam yani. Kapıyı açar mısın? Bak, gerçekten zannettim. Delirmedim kızım ben.

Ya çok yeni bir şey, yeni. Daha duyurulmuş bir şey değil bu. Boş boş bakıyor. Ne yapacağız? İlk şok gibi bir şey. Alışmasını bekleyeceğiz herhalde. Tamam, gel çıkalım hadi.

Vay dayısı, yedin mi bakalım lazanyayı? Yiyorum, ne konuştunuz? Dayın yemeğini bitirince gidecekmiş canım. Hayda. Üsteleme hiç. Ya hayır. Evet, bir arkadaşı gelecekmiş.

Gonca ya. Hadi kalk gidelim. Bitirsene yemeğini. Ben gideyim daha iyi.

Dengem, bir Podbee Media yapımıdır. Murat Gülsoy'un Yalnızlar İçin Çok Özel Bir Hizmet adlı romanından esinlenilmiştir. Yazan ve yöneten Seren Yüce. Duyulma sırasına göre seslendirenler Yasemin Çonka, Osman Sonant, Esme Madra, Ali Fırat Uzel. Müzik Ekin Fil Ses Metin Bozkurt Afiş Tasarım Samet Kesen Grafik Tasarım Doruk Kaya Dijital Pazarlama Indigo Dijital

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)