
1.625 kelime · ~8 dk okuma
Merhabalar, Çentopi'nin yeni bölümüyle karşınızdayız. Malum yeni sistemde işte meclisin ne kadar fonksiyonu var, ne kadar yok, ne işe yarıyor bunu tartışıyoruz ya. Şimdi meclis bir işe yarıyor, bunu gördük. Meclis açılır, açılmaz. Şaşırtıcı bir gelişme yaşandı. Cumhurbaşkanlığının anayasanın 84. maddesine göre İstanbul'un milletvekili Kadri Enis Berberoğlu, Diyarbakır milletvekili Musa Farisoğulları ile
Hakkari milletvekili Leyla Güven'in kesin hüküm giydiklerine dair kesinleşen mahkeme kararları hakkında tezkereleri vardır. Ayrı ayrı okutup bilgilerinize sunacağım. Sayın milletvekilleri lütfen yerlerinize oturun. Değerli milletvekilleri, Anayasa'nın 76. maddesi kapsamında milletvekili seçilmeye engel bir suçu teşkil eden ve Anayasa'nın 84. maddesinin ikinci fıkrası gereğince bilgiye sunulan kesinleşmiş mahkeme kararları doğrultusunda İstanbul Milletvekili Kadri Enes Berberoğlu, Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları ile Hakkari Milletvekili Leyla Güven'in milletvekillikleri düşmüştür. Bilgilerinize sunulur.
CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu ile HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven ve HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları'nın milletvekilliği düşürüldü. CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu İstanbul'da yargılandığı davada siyasi ve askeri casusluk maksadıyla devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklamak suçundan 5 yıl onay hapis cezasına çarptırılmıştı. HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı davada silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 9 yıl, HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven ise yine aynı mahkemece ve aynı suçtan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Berbereoğlu, Farisoğulları ve Güven'in cezaları Yargıtay 16. ceza dairesinde onanmıştı. Teamir olarak bugüne kadar böyle durumlarda kişilerin vekildiklerinin bitmesi beklenirdi. Bu kez birdenbire beklememe kararı alındı. Hatta Enes Berbereoğlu, Yargıtay'ın cezasını 5 yıl onaya düşürmesinden sonra mahkemeye milletvekilliği sona erinceye kadar ceza infazının durdurulmasına ve salıverilmesine
Karar vermişti, Berberoğlu 20 Eylül 2018'de tahliye edilmişti. Ama vekilliklerin düşürülmesi apar topar gündeme getirildi. Enis Berberoğlu kararın ardından tutuklandı. Tutuklandıktan sonra ise korona nedeniyle salıverildi. Bir detay, Berberoğlu tutuklandığı gün aynı zamanda kendisinin doğum günüydü.
Bu noktada neden HDP'li vekiller salınmadı sorusu gündeme geldi. Bunun bir açıklaması var. Enis Berberoğlu cezasının 1 bölü 10'unu kapalı cezaevinde yatmış, açık cezaevine çıkma hakkı kazanmıştı. Bu nedenle salıverildi. HDP'li vekillerse kapalı cezaevinde yatacakları için koronatep birilerinden mahrum kaldılar. Berbereoğlu'nun tutuklanmasıyla ilgili T24'te Aydın Engin köşesinde pek kimsenin dikkatini çekmeyen çok önemli bir bilgiyi paylaştı. Engin, olmaması gereken Enis Berbereoğlu'na 5 yıl 10 ay hapis cezası verilmesi. Hatırlamayanlar için hatırlatayım. Savcı iddia etti, Enis Berberoğlu devletin gizli kalması gereken bilgilerini elde etti ve Cumhuriyet Gazetesi'ne sızdırdı. Cumhuriyet Gazetesi de bu bilgileri yayımladı. Enis Berberoğlu casusluk yaptı, bu yüzden ömür boyu hapisle cezalandırılmalıdır. Savcıların iddiaları içinde sadece biri doğru. Suriye'deki cihatçı çetelere silah götüren MİT tırlarını Cumhuriyet Gazetesi haberleştirdi. Tırların içindeki silahları ve mühimmatı gösteren videoyu yayınladı. Gerisi tümüyle palavra. Nereden mi biliyorum? O sırada Cumhuriyet Gazetesi'ne çalışıyordum ve o haberin nasıl ve nereden geldiğini bilecek konumdaydım. Haberin kaynağını açıklamak zorunda değiliz. Bu yasal güvenceye alınmış bir meslek ilkesidir. Ama sanırım haberin nereden gelmediğini açıklamakta sakınca yoktur. Buyurun açıklıyorum, o bilgileri Cumhuriyet Gazetesi'ne Enis Berbereoğlu getirmedi. Aydın Engin böyle yazmış. Peki kim getirdi? Bilmiyoruz, bunu yazmamış. Engin'in yazısının ardından da yeni bir açıklama gelmedi.
Olayın başka bir tarafı, vekillerin tutuklanması sonrası yapılan açıklamalarda CHP'lilerin HDP'li vekillerden bahsetmemesi eleştirildi. Enis Berberoğlu vekil de Leyla Güven, Musa Farisoğulları vekil değil mi dendi. Şimdi tabii burada muhalefetin işi bir yanda zor. Çünkü baktığımız zaman HDP'nin oy oranı belli ve CHP seçmenlerinin bir kısmı HDP'ye sıcak bakarken bir kısmı sıcak bakmıyor. Bir de malumunuz CHP şu anda tabii ki Millet İttifakı içerisinde.
İyi Parti seçmeninin duruşu HDP'den epey uzak. Onun için iktidar aslında CHP ile HDP'yi bir arada malum göstermeye çalışıyor. Bu ikisi bir mesajı vermeye çalışıyor. İşte burada CHP oy kaybetmemek için ama Kürtleri de küstürmemek için bir denge politikası yürütüyor. zorunda. Ne HDP ile çok yan yana bir görüntü vermek istiyor, ne de demokrasi mücadelesinde HDP'yi çok yalnız bırakıyor görüntüsü vermek istiyor. Prensip olarak demokrasi mücadelesini sürdürdüğü iddiasının arkasında durmaya çalışıyor. Dolayısıyla burada tabii CHP'nin aslına bakacak olursanız işi zor. Gelelim. Enis Berberoğlu'nun ilişkilendirildiği mid tırları meselesinde bir detay var. MİT tırlarının Suriye'ye taşıdığı silahları ilk önce Aydınlık Gazetesi haberleştirmişti. Ancak Aydınlık Gazetesi ile ilgili herhangi bir hukuki adım atılmadı. Aydınlık Gazetesi malum Vatan Partisi'nin yayın organı. Vekillerin tutuklanması meselesi üzerine Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek bir açıklama yaptı. Perinçek'e göre bu vekillerin tutuklanması yetmez. HDP kapatılmalı. Tam olarak şu ifadeleri kullanmış Doğu Perinçek.
Türk yargısı FETÖ ve PKK'nın üzerine yürüyor. Yargı altın çağını yaşıyor. Bununla birlikte PKK ile bağlantılı iki vekil artık mecliste oturamayacak. Bu bir başlangıçtır. Ancak PKK hala mecliste. PKK kesinlikle meclis kürsesinde olamaz. Doğu Perinçek aynen bunları söyledi. Aydınlık Gazetesi, HDP'li vekillerin tutuklanmasıyla ilgili de şunları yazmış.
7 yılda tamamlanmıştı. Yargılanan 154 sanıktan 111 sanık hakkında çeşitli oranlarda hapis cezası, 43 sanık hakkında ise beraat kararı verildi. HDP'li Leyla Güven ve Musa Farisoğulları burada terör örgütü üyeliği nedeniyle ceza almıştı. Güven'e 6 yıl 3 ay, Farisoğullarına da 9 yıl hapis cezası verilmişti. Cezalar Yargıtay 16. dairesince onandı.
Dairenin gerekçeli kararında o dönem DTK Genel Başkanı olan Leyla Güven'le ilgili şunlar belirtiliyor. Her ne kadar legal siyasi faaliyette bulunduğunu iddia etmişse de sanığın legal faaliyet yanında legal görünüm altında illegal faaliyette bulunduğu, özgür belediyecilik modelinin KCKS Sözleşmesi ve yasa dışı terör örgütü sözde lideri Öcalan'ın fikirleri doğrultusunda geliştirildiği, yasal görünüme sahip olunması için çalışıldığı, bu amaçla siyasi parti adına kararlar çıkarıldığı, ancak bu modelin tartışıldığı Demokratik Toplum Kongresi'nin doğrudan PKK-KCK terör örgütünün talimatları doğrultusunda hareket ettiği tespit edilmiştir." diye bunları diyen geniş bir haber Aydınlık gazetesinde var. Enis Berberoğlu ilk tutuklandığı zaman hatırlayacaksınız CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bir adalet yürüyüşü yapmıştı. Yürüyüş 15 Haziran 2017'de Ankara'da Güven Park'ta başladı ve 9 Temmuz 2017'de Maltepe'de sonlandı. 420 kilometrelik yolu Kılıçdaroğlu 25 günde yürümüştü. Yürüyüşün sonunda Maltepe'de bir de geniş katılımlı bir meeting düzenlenmişti. Bu yürüyüş üzerine işte kitaplar yazıldı ve o dönem hakikaten muhalefet seçmeninde bir heyecan yarattı.
Ha sonra nereye bağlandı derseniz aslında görüyoruz ki valla bir yere de bağlanmadı. Yani yürüyüş yapıldı, çok güzel. Muhalefet seçmeni mobilize oldu, sevindi. Fakat herkes de biraz yürüdüğü ile kaldı gibi bir durum. Yani bir şey değişti mi? Pek bir şey değişmedi. Bu kez de HDP bir adalet yürüyüşü yapacak. Yürüyüş 15 Haziran'da başlayacak. Partinin eş başkanları Pervibul'dan ve Sezai Temelli liderlik edecek. Böyle planlanıyor.
Şimdi tabii bu yürüyüş olacak mı, nasıl olacak bunu göreceğiz. Bu yürüyüşe CHP destek verir mi acaba diye merak ediliyordu. Kemal Kılıçdaroğlu bir açıklama yaptı. Vermeyecek destek. Yani şu anda diyor Kemal Kılıçdaroğlu bir adalet yürüyüşü yapmanın bir anlamı yok. Yalnız tüm bu süreç nasıl başladı? Biliyorsunuz normalde milletvekillerinin dokunulmazlıkları var. Nasıl oldu da bu isimler yargılandı onu hatırlatayım. 2014'te Kobani olaylarını hatırlatan Recep Tayyip Erdoğan 2016 yılında dokunulmazlıklar kaldırılsın çağrısı yaptı. Erdoğan 16 Mart 2016'da Cumhurbaşkanlığındaki muhtarlar toplantısında şunları demişti. Dokunulmazlıklar meselesini süratle neticelendirmeliyiz. Değerli kardeşlerim parlamento bu konuda adımını süratle atmalıdır. Yani bir kişi mi olsun iki kişi mi olsun böyle bir şeyi konuşamayız. Biz ortaya ilkeyi koymalıyız. İlkeyi. Nedir bu ilke? Benim
Kürt kardeşlerimi, vatandaşlarımı sokağa dökmek suretiyle 50 kişinin 52 kişinin ölümüne vesile olanlar bu ülkede teröre teşvik eden insanlar olarak yargılanmayacak da bu parlamentonun içerisinde gelip boy gösterecek ve bunları bu millet seyredecek öyle mi? Öbür tarafta arkasında PKK'nın, PYD'nin, YPG'nin olduğunu çok açık, net olarak söyleyenler bu ülkede temiz olacak öyle mi? Bunlara karşı parlamento eğer gerekli tavrı ortaya koymazsa bu millet ve bu tarih bu parlamentodan hesabını sorar. Bu açıklamadan bir gün sonra ise dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu, dokunulmazlığın sık sık kürsü dokunulmazlığı ile sınırlanmasını ve yolsuzluk yapan milletvekillerinin yargılanması gerektiğini savunan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na seslendi.
Öyle bir hava istirmeye çalıştılar ki AK Parti dokunulmazlıkların kaldırılmasından çekiniyor. Onun için de sadece HDP'ye olmuş. İşte şimdi huzurunuzda söylüyorum özellikle de Sayın Kılıçdaroğlu'na hitaben söylüyorum. Bugün yine buna ifade ettiler. Evet gelin dokunulmazlıkları hep beraber kaldıralım. Yani
Bugünkü çağrımız hiçbir parti ayrımı gözetmeden, şu anda mecliste dosya olarak bekleyen 506 dokunulmazlık fezlekesi var. Hepsini birden devreye sokalım. AK Parti'nin çekinecek hiçbir dosyası yoktur. Hiç çekinmiyoruz. Madem ki meydan okudunuz, ben de podri meydan diyorum. 506 dokunulmazlık fezlekesini de meclise getirmeye hazırız. O zaman HDP-H Genel Başkanı olan Selahattin Demirtaş, önce gelin tüm vekillerin dokunulmazlıklarını kaldıralım dedi, Kılıçdaroğlu da destek verdi.
Bizim de dosyalarımız var. Dokunulmazlık dosyalarımız. Bazı çevrelerde endişe var. Deniyor ki yargı bağımsız değil. Dolayısıyla bunlar hemen alıp sizi hapse atacaklar. Biz de diyoruz ki evet eğer birisi hapse girecekse önce siyasetçi girsin kardeşim. Eğer bedel ödenecekse önce bedeli biz ödeyelim.
Nazım'ın dediği gibi sen yanmasan ben yanmasam nasıl çıkacak karanlıklar aydınlığa? O zaman eğer yanacaksa birisi biz önceden yanmaya hazırız. Demokrasi için, insan hakları için bu mücadeleyi vereceğiz. Vermek zorundayız. Bunu yapmadığımız takdirde zaten ülke sorunların kaynağı haline gelmiş oluyor.
O dönem muhalefetin kafasında şu vardı aslında, 17-25 Aralık ses kayıtlarıyla ortaya saçılan bir takım yolsuzluk iddiaları vardı. Ses kayıtlarında ismi geçen siyasetlere bu işin uzanabileceğini düşündüler ama hesapları tutmadı. Tartışmaların ardından AKP ilk somut adımı atarak anayasanın 83. maddesine geçici madde eklenerek parlamentoda bulunan tüm fezlekelerle ilgili dokunulmazlıkların kaldırılmasını önerdi. Ancak CHP'nin buna yanıtı yolsuzluk yapanları da kapsayacak bir düzenleme yapılması ve dokunulmazlıkların kürsü dokunulmazlığıyla sınırlandırılmasına dönük
kalıcı düzenleme yapılması oldu. HDP buna saray darbesi dedi, değişikliğe destek vermeyeceğini açıkladı. AKP daha sonra önerisini revize etti. Dokunulmazlıkların kaldırıldığı tarih itibariyle savcılıkta ya da başbakanlıkta olan dosyaların da kapsama alınmasını kararlaştırdı. CHP'de birçok milletvekili AKP'nin yargı üzerindeki gücünü de kullanarak dokunulmazlıkları muhalefet aleyhine kullanacağı gerekçesiyle karşı çıktı ama CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu katıldığı bir televizyon programında içlerine sinmese de anayasa değişikliğine destek vereceklerini açıkladı. Sonuç Enis Berbereoğlu 31 Temmuz'da yeniden cezaevine girecek.
Berberoğlu vekilliğinin düşürülmesi sonrasında CHP Genel Merkezi'nden bir açıklama yaptı. Zaten genel başkanımızın geçen hafta ifade ettiği üzere demokrasi için bedel ödenecekse bu bedeli önce CHP'liler öder. Ben de bu bilinçteyim ve bu vicdanın rahatlığı için de mecliste yaptıklarım ve yapamadıklarımdan dolayı hepinizden helallik istiyorum. Beş yıl müddetle belki siyaset yasağı uygulanacağı için karşınızda olamayabilirim ama bilin ki her zaman CHP'liyim CHP'lik olacak.
Tren Topiği'nin bu bölümünü de böyle toparladık. Yeni bölümde görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.