
4.713 kelime · ~24 dk okuma
Merhaba, ben İPSOS Türkiye'den Siler Gedik. Gündemdekilerin bir kısmı hakikat, bir kısmı ise hakikat ötesi. Bizler de bu podcast serimizde çeşitli konuları İPSOS araştırmalarının ve konunun uzmanlarının yorumlarıyla, hakikatinle başlayan sorularımızla ele alıyoruz. Hakikaten hazırsak başlayalım.
Merhabalar, bugünkü programımızın konusu Metaverse. Metaverse işi gerçekten tamam mı? İnsanlar Metaverse ile ilgili neler düşünüyorlar ya da düşünüyorlar mı? Herhangi bir fikirleri var mı? Bunun üzerine konuşacağız. Konuğumuz Ümit Alan, onu tanıtmak gerekirse yazar, köşe yazarı, reklamcı, gazeteci demek gerekiyor mu bilmiyorum.
Yazar da yeterli. Evet bence benim takip ettiğim kadarıyla da ayrıca hani dijitale dair bir düşünür. Ben öyle düşünüyorum kendi açımdan böyle tanımlamayı da tercih ederim. Ve şirketimizden benimle beraber bugün bu programa katılacak olan Burçin. Burçin Bediz, bizim kalitetif araştırmalar direktörümüz. Merhaba Burçin, hoş geldin. Merhabalar herkese. Evet, Metaverse üzerine konuşacağız. Bu sizin, bu Metaverse, time'a kapak oldu. Artık bu iş tamam mı? Başlıklı bir yazınız vardı. Bu kelimenin kökeni 1992'deki Neil Stephenson'ın romanı Snow Crash'a dayanıyor. Biraz önce de aslında. Yayın öncesindeki sohbette de bunu...
konuşmuştuk ve bugün bu kadar belki kelimenin popüler olmasında tabii birçok başka sebep de var onları da konuşacağız ama çıkış noktası time'a kapak olmasında herhalde bir derece bir etkisi var diye düşünüyorum. Peki biz de bununla ilgili sadece tabii Metaverse ile ilgili değil bütün yükselen dijital konseptlerle ilişkili geçtiğimiz yaz aylarında araştırmalar yaptık. Tabii çok sıcak bir konu bu. Bunların da detaylarını birazdan konuşuyor olacağız. Peki ben bunların hepsine girmeden önce
Metaverse'le ilgili böyle bir ön bilgimiz de olsun diye. Yani hakikaten bu Metaverse, VR gözlükleriyle sanar partilere katılmak mıdır diye ben sorumlusu olarak başlayayım. O kısmı biraz abartılan aslında tabii ki Metaverse'in bileşenlerinden bir tanesi bu. Ama Metaverse'ü daha çok bir ekosistem olarak tanımlayabiliriz. Ama neyin ekosistemi olduğunu düşünürsek de, şimdi internetin daha önce iki dönemi vardı. Birinci dönem internete bizim
masa üstü bağlandığımız ve masadan kalktığımızda çevrim dışı olduğumuz dönem. O zaman artık evlerimizdeki internetle, dial-up ağırlıklı internetle bağlanıyorduk. İkinci döneme mobil internet. Artık telefonlarımıza girdi ve elimize geldi, gözümüze iyice yakınlaştı ve mobil internetle birlikte sosyal medyada zaten çıkmış oldu. Üçüncü dönemi ise, yani metaverse vizyonu ise
Bunun artık dahil olabileceğimiz versiyonunun için bir vizyon. Ama henüz bir vizyon. Metaverse ile ilgili en büyük yanılgı zaten şu anda bu vizyonu şu anda olacakmış ya da bugünden yarına olacakmış gibi bir heyecana kapılmak. Bu da sosyal medyayla ilgili biraz. herkesin içerik üretebilmesiyle ilgili ve erken bir telaş var ama bir vizyon olarak dersek de internette daha çok VR olur, AR olur, sensörler olur, vücudumuza giyilebilen cihazlar olur. Bunların hepsinin karmasıyla, mixed reality dediğimiz bir karmayla internette dahil olacağımız ya da dahil olmayı amaçladığımız bir vizyon olarak tanımlayabiliriz en basit haliyle. Bir de tabii herhalde son özellikle 10-15 yıl içinde dijitalleşme dönüşüm o kadar hızlı gerçekleşti ki birçok konsept için. Yani işte biraz önce konuştuğumuz ikinci safhada da öyle. Yani mobil interneti, mobil geniş bantın hayatımıza girmesi, arkasından işte uygulamalar, aplikasyonlar üzerinden mobil dünyanın bambaşka bir şekilde etrafımızı kapsaması. Bunlar inanılmaz hızlı gelişmeler. Çok hızlı geliştiği için belki Metamörse dönüp de bunun da herhalde 1-2 sene içinde bir noktaya varacağı gibi bir düşünceye de kapılıyor olabiliriz herhalde. Tabii ki ama bunların da aslında bir tarihi var. O zamanlar bu kadar konuşmuyorduk sadece. Mesela birkaç örnek vereyim. İlk hücresel ağ görüşmesi yani cep telefonunun temelleri, ileride cep telefonu olabilecek denilen ilk nokta 1973'te yapılmıştı. 1991'de ilk kablosuz veri ağı, kablosuz verinin nasıl aktarılabileceği üzerine yani wireless dediğimiz internetin dağılmasıyla ilgili ilk konuşmalar ve ilk icatlar yapılmaya başlamıştı. 1992'de de akıllı telefonlardan sözlenilmeye başlamıştı. Ama insanlar dönüp de 1974 yılında nerede kaldı benim cep telefonum gibi bir telaşa kapılmadılar. Çünkü o zamanlar daha sınırlı konuşuyorduk ve daha yavaş ilerleyebileceği yönüne, işte ileride uçan arabalar olacakmış, ileride şunlar olacakmış gibi hayaller düzlemiş. 2000 yılında. 2000 yılında olmadı. Mesela bizim çocukluğumuzun en büyük şeysi gelecek tasviri. O zamanki şeylerle de ben... Jet kill'ler yüzünden. Jet kill'ler yüzünden hep uçan araba. Birçok şey yani tahammül edemeyeceğimiz şeyler oldu. Hiç aklımıza, hayalimize sığmayacak şeyler oldu. Ama uçan arabaya gitmedik. Fakat işte Metaverse'ü aslında şöyle örneklenebilir. 1980'lerde sosyal medyadan bahsetmek gibi aslında biraz. Henüz internet yok. Henüz internet tabana yayılmamış ya da devletler, askeri birimler kullanıyor ama son kullanıcıya gitmemiş. Fakat biz sosyal medya konuşuyormuşuz gibi o dönemde. Şu anki Metaverse ile ilgili konuşmaların büyük bölümü de aslında böyle diye düşünüyorum. Evet, aslında biz tabii böyle konuşuyoruz. Bu konuda okuyoruz, öğrenmeye çalışıyoruz. Belli bir noktaya kadar belki fikir sahibi olmaya çalışıyoruz ama toplumda nasıl bir karşılığı var Metaverse'ün kavram olarak?
Biraz da bunlardan bahsedelim. Burçin, sen bize önce yaptığımız araştırmaların biraz kısaca künyesini, arkasından da aslında metabörsün ne kadar bilinildiğinin, hangi kaynaklardan haberdar olunduğunu bize aktarabilir misin? Tabii biz aslında Nisan ile Haziran 2022 dönemi arasında hem kalitatif hem de kantitatif yani hem nitelikli veriyi hem de nicel aslında veriyi birleştirerek çok büyük, çok geniş kapsamlı bir çalışma yaptık. İsmi İngilizcesi Emerging Realities aslında Türkçesinde de yeni düzen olarak baktık hep ve içinde hem metaverse kavramını hem de aslında bu dünyanın belki işte eğlencesini oluşturan ...oyun dünyasını, ekonomisini oluşturan ya da ekonomisine değinebilecek dediğimiz NFT'leri ve kriptoları... ...böyle bir aslında hepsini aynı potada eriterek insanların da bu kavramlara, bu konseptlere nasıl baktığını... ...ne derece ilgi ve bilgi seviyesinde olduğunu anlamak istemiştik. Burada gördük ki belli kavramları bilip bilmediklerini sorduğumuzda kişilere, çalışmamıza katılanlara... ...seçilmiş bir havuzun içinden Metaverse'ü biliyorum. Ben Metaverse'le ilgili herhangi bir şey duydum.
...az da olsa fikrim var vs. gibi, en azından kavrama aşina olanların oranı %45. Ama elbette ki gerçekten bilgisi olanların oranı bu değil. Birazdan da detaylarına bakarız ama %4'e kadar aslında inen bir oran var... ...gerçekten bilgi sahibi olanlar arasında. Ama yine de bu %45, öyle veya böyle bir noktada Metaverse'la ilgili bir şeyler biliyorum diyenlerin de... Hep gördük ki aslında internetten, YouTube'dan, televizyondan veya Twitter'daki belli başlı aslında hani biraz böyle önüne düşen içeriklerin içinden bu kavramı aşına aldıklarını gördük. Genelde de hislerinin de pozitif olduğunu gördük bu kavrama karşı bu genel kitlenin. merak uyandırması, onları heyecanlandırması, biraz daha aslında eğlenceye yönelik de ipuçları sanki taşıyor gibi bir noktada duruyor olduğunu gördük. Pardon, bir şey soracağım tam bu noktada Ümit Hanım'a. Yani aslında yüzde 45, az da olsa bilgi sahibiyim diyen bir kitle var. Azım sanacak bir oran değil. Yani burada, evet, bilgi kaynakları, YouTube, televizyon haberleri, Twitter veya diğer sosyal medya platformları ama
Bununla ilgili ne düşünüyorsunuz? Yani bu az mı sanmayacak bir oran aslında. Ve gerçekten de biraz da işin belki Facebook tarafından o kadar enjekte edilmesi veya işte ondan tetiklenerek bazı figürlerin yani sosyal medya figürlerinin veya yazarların Bu konuyu yarın veya çok kısa bir süre sonra olacakmışçasına, biraz tabiri caizse pompalamasının etkisi var mıdır mesela? Tabii ama en büyük etkenim pandemisi orası. Yani pandemi 2020 Mart'ında başladı dediysek, Şubat Mart'ında. Metaverse, bu Facebook'un Meta'ya dönüşmesi ve Metaverse sunumu Mark Zuckerberg'in yapması 2021'e geliyor.
Pandemi bıkkınlığının üzerine insanların evden çıkamadığı, dünyada dolaşamadığı, arkadaşlarından, eğitim hayatından, iş hayatından uzak kaldığı yani en azından fiziki olarak uzak kaldığı bir dönemin sonuna bir anda böyle gözlüğü takacaksınız ve istediğiniz yerde olacaksınız gibi bir vizyonun gelmesi bunun daha çok konuşulmasını sağladı. Aslında Metaverse biraz önce de söylediğimiz gibi 1992'deki Neal Stephenson romanında bir sözcük olarak çıkmıştı. Aslında temeli daha da 1982 tarihli William Gibson'ın Neuromancer romanına dayanır, Siber Uzay'da o zamanıydı. Yani bilimkurgu severler için, Matrix filmini izleyenler, Rated Player One filmini izleyenler için aslında olan bir kavramdı. Ama halkın kullanımına girmesi, belki de Metaverse eğer pandeminin olmadığı bir dünyada lanse edilseydi, yani hiç bunu yaşamadığımız bir dünyada, Belki yine bu oranlar düşerdi diye düşünüyorum ben. Bu kadar yüksek olmayabilirdi ama o bıkkınlığın üzerine evlerimizden çıkamadığımız, günlerce bazı hafta sonları kısıtlandığımız, sokak yasaklarının olduğu bir dönemin sonuna geldiğinde bir anda işte pandemi yaşadık ama ileride hiç evden çıkmadan da sosyal hayata katılabileceğiz. Bunun da çaresi Metaverse'dir denildiği noktada geldiği için ilgi gördü diye düşünüyorum.
Bir de Türkiye'de aslında biraz yatırım aracı olarak da görülüyor. Sadece oyun ve eğlence veya yepyeni bir sınırların bizim tarafımızdan belirlendiği bir dünyanın da ötesinde bizim için en azından bu ülkede kripto ve yatırım aracı yönü de ilgi çeken noktalar arasında. Katılıyorum. Geç kalmaktan korkmak. Geç kalırsam orada bir takım fırsatları kaçırırım gibi bir şey de var herhalde. Kaçırma korkusu. Zamanında Mecidiyeköy'de tuttukmuştu. Dedem buradan bir arsa almamış. Pişmanlığının toplumsal yansıması gibi de düşünülebilir. Şeyi konuşuyoruz tabii. Yüzde 45 az da olsa bilgi sahibi olan bir kitle var. Ama biraz önce Burçin de bir ufak giriş yaptı. Biraz daha detayına inmeye çalıştık biz bunun araştırmada.
Evet, biraz az da olsa bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar bilgisayar Burada bilgisayar bilgisayar bilgisayar duyanlar arasında neredeyse yarısının hani biraz fikri var diye toparlayabiliriz. Sonra aslında fikir sahibi olduğunu da beyan bilgisayar edenlerin yüzde bilgis yirmi beşi yani bir bölü dördü aslında gerçekten bir şeyler bildiğini anladığını bu kavram ve bu kavramla ilgilendiğini söylüyor. Bu da aslında totalinde bizim araştırmaya katılan örneklerimizin yüzde dördü. ...gibi bir rakamla kalıyor. Yani duymuş, fikir sahibi olmuş, anlamış ve kavramış kitle yüzde dört. Elbette ki bizi şaşırtmadı. Üniversite gençliği daha ağırlıklı erkek öğrenci kitlenin kavrama çok daha yakın... ...ve kavramış olduğunu aslında görüyoruz. Onların büyük bir kısmı da gamerdir herhalde. Mutlaka. Yani ben de tamam soracaktım. Aslında şimdi baktığımız zaman yüzde dördü yukarıdan aşağı doğru süzdüğümüzde evet bir kısım az da olsa bilgi sahibi sonra bir kısmı bildiğini düşünüyor ama onların içinde de kavradığını da düşünenler buna inananlar aslında yüzde dört ve o da üniversite gençliği. Aslında bu biraz önce konuştuğumuz tespiti de bence destekliyor. Yani bu bugünün kavramı değil. Yani daha oraya gelmedik belki diye konuştuk ya biraz önce. Çünkü bugün aslında bunu kavradığını düşünenler aslında daha henüz bugün aktif iş hayatında veya yatırım kararlarında veya birçok alanda henüz aktif karar almış yaş grubu da değil. Yani henüz bir meslekleri dahi olmayan diyelim ya da meslek edilmek üzere henüz çaba gösteren
Üniversite öğrencilerinden oluşu. Aslında bu da ilginç bir tespit yani bana sorarsanız. Burada tabii yine de ortak bir payda. Çok iyi anlamış olsalar bile hala daha gerçek dünyayla bu sanal dünya arasındaki o bağın nerede ve nasıl, ne şekilde, hangi dinamikler üzerinden kurulacağı aslında hiç kimse için net değil. Çok iyi anlayanlarda bile burası bulanık.
Yani orada şey var, şimdi biz tabii ki 3 boyutlu internette dahil olmak anlamında söyledik ama Metaverse'u bir evren düzleminde düşünürsek yani çünkü birkaç boyutu var, bir 3 boyutlu gireceğimiz tarafı var, bir de bir harita üzerinde, bir evren üzerinde hareket etme boyutu var. Eğer öyle düşünürsek Metaverse aslında pratik olarak da hatta teorik olarak da 2002 yılındaki Second Life oyunundan beri var diyebiliriz. Adı Metaverse olmasa da 2003 yılında o oyun son kullanıcıya ulaşmıştı. Second Life'dan sonra işte Fortnite'lar, World of Warcraft, Roblox, Minecraft. Bunlar aslında hep bir Metaverse tarzı düzlemler üzerinde geçen, harita üzerinde geçen oyunlar ve bu oyunları oynayan çocuklar, gençler bu şeyi daha iyi gözünde canlandırabiliyor. Yani bunun, şu anda bunun için bir VR ya da AR gözlük kullanmıyorum ama bunun gözlük takarak kullanacağım haline doğru gidecek iş diye onlar kafalarını da gözlerinde canlandırıyorlar ve üç grup olduğunu düşünüyorum ben Metaverse'e bakışta. Bir böyle
Aşırı heyecanlılar, %4'ü oraya da koyabiliriz aslında. Onlar çünkü oyun oynayan, bunun nereye gideceğini görebilen gençler, çocuklar. Bir distopik okuyanlar, daha eleştirer bakanlar. Hani distopya olacağını, insanların hareket etmeden, evden çıkmadan bir distopyanın içine gireceğini. Bir de balondur, palavradır. diyenler ve aslında bu üç grupta biraz sorunlu. Üç grubun da sorunu var. Aşırı heyecanlılar çok çabuk geleceğini düşünüyor. Distopik okuyanlar bunun aslında eğitim ve iş hayatına olacak katkılarını çok fazla tartamıyorlar. Yani sadece veri toplamayla ilgili ben de bazen bir yazar olarak distopya tarafına kaçabiliyorum mesela. Hemen toparlanıyorum ama gittiğimi görüyorum. Çünkü bunun bir internetteki veri toplama savaşının yeni bir turu olduğunu düşünüyorum. Viyal Gözlü'nün İcadele'nin ekibinin içerisinde mucizitlerinden biri olan ve şu an hala hayatta ve çok da yaşlı olmayan Jerome Lehner var. Aynı şekilde AR gözlüğünün mucitlerinden biri Louis Rosenberg var. Bunlar çok distopik bakıyorlar olaya. Yani biz bu gözlükleri icat ettik. Bunun geleceği özellikle hakikatin bükülmesi konusunda, insanların gerçekliği olan mesafesi konusunda çok kötü yerlere gidebilir. Önlemlerinin şimdi de alınması lazım diyenler. Distopik okuyanları o yüzden biraz olumlu buluyorum. Bunlar bugünkü internetin de sorunları zira. Bugünden konuşursak bunu halletmek için vaktimiz var çünkü. Bir denge yaratmak açısından. Bir denge yaratmak için. O yüzden distopik okuyanları daha olumlu okuyorum. Balondur, palavradır diye okuyanlar da daha çok bu kripto çöküşünden ve NFT'lerin işlem hacminin düşmesine etkilenen Metaverse'de bir balondu. Mark Zuckerberg sıkışmıştı, yarattı. İşte Facebook krize girmişti Amerika'da. Çeşitli nedenlerle hem politik baskı,
2016 seçiminden ötürü üzerinde kalan politik baskı hem de yeni veri gizlilik yasalarıyla ilgili diye buradan okuyanlar var. Bunun da evet bir kısmı böyle ama sadece Zuckerberg'in anlattığı yerden okuyamayız Metaverse'u. Çünkü Metaverse evet bir vizyon ama sadece onun söylediği kadar değil. Tabii şimdi hani Metaverse Bu biraz önce verdiğiniz örnekler bence çok iyi oldu özellikle. Uzun mu konuştuk? Yok çok harika bence. Second Life, Roblox, Fortnite. Bunlar bence gerçekten şey aslında hani bir miktar da olsa belki bu konuya dair aklında bir yerde duyduğu herhangi bir şey olmuş insanlar için biraz daha ete kemiğe büründürmek açısından önemli. Yani belki programın bu kısmı bunun için çok geç olabilir ama başta söylesem belki daha iyiydi ama hiç bu konuya
Aşın olmayan birisi için aslında başka bir evrende sahip olduğu başka bir karakteri, işte bunu avatar da denilebiliyor, yaşatıp kendisi yerine o evrende o karakteri yaşatarak o evrenin yaşam koşullarında neyse artık orada gerçekleşecek şeyler, onları yapması, etmesi, bu bazen bir oyun da olabilir, bazen bir arsa satın alması da olabilir, bazen bir finansal yatırım da olabilir. Benim şahsen şöyle bir gözlemim var çünkü. İşte benim oğlum mesela işte 12 yaşında ve sağlam bir oyuncu yani gamer. Onların jenerasyonunda hani şu an tartıştığımız bazı noktaların karşılığı yok. Onlar bu işi doğal olarak yaşayarak yetiştikleri için gerçeğin bükülmesiyle ilgili riskler ne kadar var olacak olmayacak gerçekten büyük soru işaretleri taşıyor. Ben bu oyun kavramına çok uzak bir insanım ama hani oğlumu gözlemliyorum ve aslında gerçekten Türkçesi aklıma gelmiyor. Çok native yaşıyor yani onun yerlisi.
Bunun yerlisi olarak yetişiyor. Dijital yerli olarak yetişiyor. Ve onun yetişkinlik zamanı geldiğinde nasıl bir bükülmüş gerçeklik bizim bakış açımızda gerçekleşecek. Ama onun için aslında hiçbir de bükülmüş olmayacak gibi de geliyor bana bir taraftan. Şimdi bu yüzde dördün içine de işte zamanla bu insanlar girecekler diye düşünüyorum. Yüzde dördün hani bir gün kırk dört olmasına herhalde. Onlar evet şey yapacaklar. Şu anda Metaverse ile ilgili gelişmelerin nasıl takip edildiği ile alakalı da biz sorular sorduk. Burada aslında yarısından fazlası diyebiliriz. %54-55'lik bir oranda kitle. İnternette ne karşısına çıkarsa aslında onun içindeki bilgi ve veriyle yoluna devam ediyor. Buradan aslında bilgileniyor. Ama biraz daha bu kavramla, bu konseptle daha ilgili olanlar, zaten hali hazırda takip ettikleri sosyal medya mecralarından, platformlarından, yayıncıları veya takip ettikleri kişilerin aslında üzerinden bilgi almaya devam ediyor ki buranın da oranı azımsanacak gibi değil, yüzde otuzlarda. Dolayısıyla internet ve sosyal medya, yani internetteki surf durumları ve sosyal medya ağırlıklı bilgi alma kaynağı. Onun dışında da aslında tabii ki de daha özel kaynaklar, daha ufak komünlerin bir araya gelip bir arada olduğu kaynaklar, Redditler gibi, bloglar gibi. Aslında buralardan da bilgi aldıklarını biliyoruz kavramla ilgili. Burada tabii herhalde şu tespiti yapsak çok yanlış olmaz. Yani geldiğimiz nokta itibariyle herhangi bir konunun kaynağı zaten internet ve işte oradaki bazı sosyal medya platformları yok. Bu metaverse has bir spesifik bir şey olduğunu düşünmüyorum. Evet, internette gezinirken karşıma çıktığı kadarıyla takip ediyorum. Çok gerçekçi bir cevap gerçekten. Hepimize öyle geliyoruz. Ben yazılarda sık sık şunu söylüyorum. Lütfen haberi karşınıza çıktığı gibi değil, haberi haber kuruluşundan, haber kaynağından, sosyal medyada gördüğünüz şekliyle almayın diye söylüyorum. Ama burada şöyle de bir tartışma var. Haberi nereden alacak? Çünkü o kadar saçma haberler yapılıyor ki Metaverse'le ilgili. İnsan gördüğümde kahkahalar attığım haberler oldu benim. Bu süreçte mesela deniliyor ki Metaverse'de İstanbul'un tamamı satıldı.
O kadar konuyu bilmiyorum bu haberi yapan insan için. Ben bu konuyla hiçbir fikrim yok demek bu. Çünkü Metaverse evreni dediğimiz şeyler pratikte milyonlarca olabilir. Milyonlarca Metaverse evreninden, bu şeylerden, platformlardan hangisinde İstanbul'un tamamı satılıyor? Metaverse bir tane bir şey değil ki. Facebook'ta işte şey... Ama başka İstanbul yok. Başka İstanbul yok. Bir tane İstanbul var. İstanbul'da bir yerden tek bir arsa alabilirim. Ama ben yarın bir tane Metaverse platformu kırarım. İstanbul'u orada haritalandırırım, satarım. Böyle alınca haberleri, çünkü haber ilgi çekici olmak zorunda. O haberi Metaverse'in benim anlattığım gibi teknik taraflarını, boyutlarını anlattığım zaman izleyecek kişi 10 kişi ise İstanbul'un tamamı satıldı dediğimiz zaman onu yüzlerce kişi, binlerce kişi izler, dikkatini çeker. Onlar da öyle veriyorlar. Aslında haber kuruluşlarını almak bile bir süre sonra sorunlu hale gelmeye başlıyor. Bu tabii yine aslında biraz önce konuştuğumuz konuyla da ilintili olarak önümüzdeki dönemdeki ilginç bir risk bir taraftan herhalde bu konuyla ilişkili. Metaverse konusuyla ilgili hali hazırda henüz daha işin başındayken ileride bir şekilde bir noktaya doğru evrilecekken böyle bir rotada ilerlerken böyle mesnetsiz tuhaf haberlerle yayılarak ilerlemesi bir taraftan da bir risk de taşıyor yani aslında. Yani yarın öbür gün insanlar bilinçlenecekler de bilinçlendiklerinde elde ettikleri
Bilgi, zehirli bilgi de olabilir. Evet bu vizyona da zarar veriyor işte. İnternet icat edilirken uzun süre kitlelerin çok fazla haberi olmamıştı. İnternet aslında 1960'lardan itibaren başlayan bir vizyon. Çünkü neden? Soğuk savaş vardı Amerika ile Rusya arasında. Bu soğuk savaş sırasında özellikle Amerika tarafında iletişim merkezlerini dağıtmak için
Riski tek bir yerde toplamamak için biz bunu bir ağ üzerinde farklı farklı yerlere dağıtalım, bir dağıtık ağ üzerinde ilerleyelim ve riskimiz azalsın diye merkezsizleştirme özelliği kurulmuş devletin, üniversitelerin, akademinin, bilim insanlarının inşa ettiği bir vizyondu internet. Ve internet hayatımıza daha sonra askeri alandan çıkıp normal hayatımıza geldi. Onun üzerine internetin ekonomisi, ticareti yükseldi. Şu anda nasıl tersinden gidiyoruz? Bu yüzden bu kadar çok konuşuluyor aslında söylediğiniz gibi. Şu anda Metaverse dediğimiz vizyonu özel şirketler inşa ediyor ve onların da yatırım almaları lazım. Bu inşaat sırasında çok korkunç maliyetler var. İşte Facebook'un 11 bin kişiyi işten çıkarttığı söyleniyor Meta'nın şu anda. Bu kayda göre geçen hafta açıklandı. 11 bin kişiyi işten çıkartacak kadar büyük maliyetler söz konusu ve bu maliyetler için bir yatırım, bir hype yaratmak gerekiyor.
Ve bu haybı yaratmak için de işte böyle yalan yanlış İstanbul'un tamamı satıldı. Ankara'nın bir kısmı hala var. Yozgat'ı kimse almadı gibi haberler görüyoruz. Oraya gidiyorlar. Bir de tabii artık o 11 bin kişilik işten çıkarma sonrası şu anda burayı kimin sahipleneceği, kimin bir daha bu kadar buraya yatırım yapacağı da aslında şu anda biraz merak konusu ve havada kalmış. Biraz da bu konuyla özellikle ilgilenenleri tedirgin eder noktada duruyor haberlerin devamında.
Halbuki daha 7 şeyin bir araya gelmesi lazım bizim gerçek bir metaverse'den söz edebilmemiz için. Bir tanesi donanım, gözlük teknolojisi. Yani bu AR, VR gözlüklerin hem tabanı yayılacak kadar ucuzlaması hem de şu anki hallerinden çok uzak olması lazım. O kocaman cihazlar, dev şeyleri kimse takmak istemiyor. Ben uzun test ettim bir süre Facebook'un Oculus gözlüğünü. Bir saat bile dayanamadım. Bir saatten fazla kullanamadım. Giyilebilir cihazların hem ucuzlaması hem de teknolojik olarak belki bundan 10-15 yıl kadar süre içerisinde gelişmesi gerekiyor. İkincisi ağ oluşturma. Şu anki internetin
Çok daha ötesinde bir band genişliğine ihtiyacımız var. 5G ve daha ilerisi diye söyleyeyim. Bunun olması lazım. 3. Şu ankinden çok daha güçlü bilgisayarlara veya akıllı telefonlara ya da akıllı cihazlara ihtiyacımız var. İşlemci hızı çok yükselmesi gerekiyor. 4. Bunun bir kısmını görüyoruz. 3D platformlara ihtiyacımız var. 3D platformların, bu 3 boyutlu platformların inşa edilmesi, tamamlanması ve
daha kullanışlı hale gelmesi lazım. Modellenmesi. Evet, modellenmesi. Bir kısmını işte Facebook biraz yapıyor. Henüz çok ilkel aşamasını görüyoruz. Tabii ayaklar yok, işte çizgi film gibi görünüyor falan. Beşincisi, bu platformların birlikte çalışabilmesi gerekiyor. Nasıl birlikte çalışması gerekiyor? Ben Facebook'un Meta'nın evreninden çıkıp Decentraland'e girebiliyorsam aynı avatarla, oradan çıkıp Sandbox'a girebiliyorsam, oradan çıkıp bir başkasına girebiliyorsam ve aynı avatarla oralarda ulaşabiliyorsam, Ve birinde kazandığın coin'i, birinde kazandığın varlığı diğerinde harcayabiliyorsan bir standardının oluşması lazım. Şu an biz internet sayfalar arasında hiç düşünmeden dolaşıyoruz. O zaman ileri evren haline dönüşecek herhalde. Yoksa öbür türlü evrencikler şeklinde. Altıncısı bu sadece bir tarafı mesela. Ödeme sistemde yani Crypto Block, Chain Block, Zincir. Bunun standardının ve bunun şeyinin oluşması gerekiyor. Biz sadece burasından bakıyoruz. Bir kısmı Türkiye'nin buradan bakıyor. Bir de işte içerisindeki kontentlerin, varlığın yedinci olarak da dolması gerekiyor. Bu yedisinin bir araya geldiği anda ancak gerçek bir Metaverse'den söz edebilecekken şu anda bunların ayrı ayrı bazı parçacıklarına Metaverse demeye başlıyoruz. Yani iyi bir VR projesini
Neden iyi bir VR projesi demiyoruz da Metaverse diyoruz. İyi bir AR projesi ne? Neden iyi bir AR projesi demiyoruz da Metaverse diyoruz? Sorun burada. Burada peki şöyle bir soru var o zaman. Yani sekizinci bir şey olarak. Bir otorite gerekiyor mu? Çünkü aslında biraz hayatı tarif ettik ya. Yani işte işin finansal boyutu da vardı. Düşünce hızı, oradaki işlemci hızı, belki muhakeme hızı var.
Farklı farklı evrenler arasında dolaşabilmek aslında biraz bizim de, yani gerçek hayatta sonuçta hani bir karardan başka bir karara geçebiliyorsunuz, bir işten başka bir işe geçebiliyorsunuz, bir ülkeden başka bir ülkeye gidebiliyorsunuz. Yani biraz böyle benzetim yaparak dinledim yani o sırada onu. Ama sonunda bir noktada da aslında bütün bu kararları verecek Yani örneğin bir evrendeki para biriminin bir başka evrendeki karşılığının birebir mi olması gereken bir euro bir dolara mı eşit olacak gibi bu kararları verecek ya da bu kararların verilmemesine karar verecek bile olsa bir otoritede gerekiyor mu bütün bunların? O zaman hani Big Brother'a doğru da gidecek mi bu iş yani? Yani hayal edilen şey, bunların merkeziyetsiz sistemler içerisinde birbirlerini doğrulayarak ilerlemiş. DAO'lar dediğimiz, DAO'lar, bu otonom sistemlerin, sistemin kendini yönetebileceği bir vizyon hayal ediliyor. Bu ne kadar olur bilmiyorum. Ben bir noktada tekrar otoriteye doğru, merkeze doğru yönelebileceğini düşünüyorum. Şu anda bile merkezsiz organizasyonlar. Ben yanlış mı hatırlıyorum? Epic Games ile Apple arasında mıydı bir ara bir sorun olmuştu? Dava vardı. App Store'da aldı komisyon yüzünden. Mesela Fortnite oyuncuları bir anda oyunlarını oynayamaz hale geldiler. Yanlış mı hatırlıyorum? Doğru. Dolayısıyla aslında orada bir otorite vardı ve... Birden onların hayat damarlarını kopardı diyebiliriz. Mesela onları kendi bulundukları metaverse'den dışarı attı gibi bir durum oluştu. O yüzden aslında bir otoriteyle ilgili de bir soru işareti var gibi geliyor bana. Var. Hatta şu anda... Veri konusunda da otorite ellerinden gidiyor büyük platformların ve orada da bir krizle karşı karşıyayız. Facebook'un bu 11.000 kişiyi işten çıkartmasının nedenlerinden biri de iOS'un 14.5 gizlilik ayarları aslında. Onlar ne yaptı? Facebook'un verilerin birbirleri arasında platformların paylaşmasını zorlaştırdı, kullanıcının iznine bağladı ve Facebook 2022 yılının başında sadece bu olaydan bir yıl içinde
10 milyar dolar zarar edeceğini öngörmüştü. Yani sadece bu gizlilik güncellemesi nedeniyle. Bu nedenle artık platformlar veriyi kendi üstlerinde tutmaları lazım. Veriyi kendi üstlerinde tutmaları gerektiği için de yani paylaşarak satarak kazanamadıkları için de o geçişler Geçişlerde bir otoriteye bir süper app, Çin'deki WeChat gibi, Çin'de WeChat vardır. İnternetin neredeyse tek bir uygulama. İnternette yapabileceğiniz her şeyi yapar ve ona süper app denir. Aslında Metaverse'de, bunu Scott Galloway çok güzel analiz ediyor, pazarlama profesörü diyor ki, Mark Zuckerberg'in anlattıkları size çok saçma geliyor olabilir diyor işte avatarlarla oraya buraya koşturan insanlar kafamızda kocaman gözlükler ama diyor onun diyor her metaverse dediğinde yerine süper rap koyun hiç saçma gelmeyecek diyor çünkü aslında bu metaverse dediğimiz olay internetin bir sonraki turunun ekonomisini yaratma, ekonomisinde pay alma, ekonomisinde otorite olma savaşı. Sonra neden dystopik?
Biz tabii böyle, ben mesela hafiften karamsarlığa doğru ilerliyorum ama toplum pek böyle değil galiba değil mi Burçin? Vallahi hiç değil. Çünkü biraz aslında yatırım tarafı da var bizim için. Zaten genelde hep gerçekten olumlu yönde hisler besliyorlar, geleceği öngörmeye doğru. Burada ilerleyen yıllarda geleceği şekillendireceğini düşünenlerin oranı çok büyüktü, %50'nin üstünde.
Çok beni ilgilendirsin ya da ilgilendirmesin ama ben bir şekilde buradan para kazanırım, büyük kazançlar elde ederim gibi biraz daha aslında pragmatik bir taraftan da değerlendirenler var. Onun dışında da aslında biraz daha artık iş dünyasının da dijitale kayması, işte hibrit sistemlerin tamamen sanal ortama geçmesi. ...gibi de kendi konforunu ve hayat kalitesini aslında arttıracağına yönelik... ...artık işlerin, ofislerin hepsinin sanal ofisi olacağına yönelik düşüncelere sahip olanlar var. Dolayısıyla da aslında genel anlamda hisler hep olumlu. Onumsuz tarafları da elbette var. Daha negatif bir perspektiften bakanlar da var. Ama burada özellikle bir örnek vermek gerekirse... ...bir kızgınlık, öfke, korku, kaygı, aslında bu gibi hisler yok. Sadece daha ilgilenmeme, çok umursamama...
Yani çıkar öyle bir şeyler ama sonrası zaten gerisi de gelmez. Ya da işte bir dönem hani hit olur sonra ismini bile duymayız. Cılar da var aslında. Hani olumsuz aslında bu çapta toplanıyor. Bunun çok daha ötesinde daha negatif bir tabloyla bakanlar yok neredeyse diyebiliriz.
İnsanlar umutlu bu vizyondan. Ama olumsuz tarafına biraz yani bu araştırmaya ne kadar yansıdı bilmiyorum da yani burada gördüğüm kadarıyla çünkü kriptoyla ilgili ayrı bir soru üzerine konuşmadık. Olumsuz taraftan bakanların en büyük şeysi elindeki bu olmayacak balon bu patladı ileride böyle bir şey olmayacak diye bu kripto çöküşü Kripto paralardaki büyük değer kaybı, aynı şekilde NFT'lerin büyük bir değer olarak girip işlem vacimlerinin çok düşmesi ve zamanında çok büyük paraları NFT alanların ellerinde o NFT'lerin patlaması gibi olaylar, Metaverse vizyonunu da çok etkiledi. Dediler ki işte Metaverse'de böyle bir kripto gibi bir balonmuş, çöktü bitti, artık Metaverse'de olmaz diye. Bu Time'ın kapak yazısını Matthew Ball yazmıştır. Önemli bir araştırmacı. Bu Metaverse üzerinde birkaç yıl önce hiç çok konuşulmazken, 2019'dan beri ben yazılarını takip ediyorum Metaverse konusunda. O diyor ki, Metaverse eşittir crypto ya da Metaverse eşittir NFT çok büyük bir yanılgıdır. Bunlar evet Metaverse için önemli birleşenler olabilirler ileride. Metaverse'ün birleşenleri olabilir.
Ama Metaverse eşittir Crypto ya da Metaverse eşittir NFT diye bir şey yoktur diyor. Yani öyle bir şey yoktur. Metaverse bir vizyondur. Bunlar bir parçası olabilir ya da olmayabilir. Crypto'daki çöküş ya da NFT'deki bu kayıplar Metaverse'ü etkilemeyecek. Metaverse kendi aksında, kendi hızında ilerleyen bir vizyon olacak. Bunlar da böyle gidecek diyor. Ben daha çok olumsuz bakanların Crypto çöküşünü bununla çok ilişkilendirdiğini düşünüyorum.
Evet, biraz tabii onunla da denk bir zamana gelmesi aslında bu konuyu etkilemiş diye düşünüyorum ben de. Ben Metaverse'ün diğer konulardan özellikle NFT'den ve kripto paralardan temel bir farkı olduğunu düşünüyorum. Kendi içinde, zaman içinde gelişerek, dönüşerek ilerleyen bir kavram olduğunu düşünüyorum. Birden ortaya çıkmış bir şey değil. Bundan 5 yıl önce NFT dendiğinde
Yani herhalde hiç kimsenin bir tanımlama getireceğini düşünmüyorum. Yani çok çok istisnai küçük bir kitle belki hariç. Ama Metaverse kelimesini bir kenara bırakacak olursak, hani Metaverse'e atıfta bulunduğumuz o işte oyun dünyası üzerinden özellikle, birçok insan onun bir parçası olarak vardılar. O dönemde de belki 10 yıl, 20 yıl önce de vardılar. Kendi içinde bir dönüşüm yaşayarak devam eden bir süreç gözüküyor orada ben baktığım zaman. Bu bence aslında temel farkı bu. Bir de tabii şeyi de düşünecek olursak, radyo çıktı, belli bir kitleye erişmesi ne kadar zaman aldı? Televizyon çıktı, belli bir kitleye erişmesi ne kadar zaman aldı? Sonra internetin belli bir kitleye erişmesi, cep telefonunun vesaire bunların hepsi
kısalarak yani o sürelerin böyle geometrik şekilde kısalarak ilerlediğini de biliyoruz yani bir taraftan. O yüzden de hani bundan sonraki devrimci konsept hangisi olacaksa o metaverse mi başka bir şey mi onu zaman gösterecek tabii. Herhalde tahmin ettiğimizden biraz kısa olabilir diye de düşünüyorum. Çünkü yayılma süreci giderek hızlanıyor, giderek hızlanıyor. Orada büyük bir ivmelenme var. Dolayısıyla bunu da zaman içinde herhalde göreceğiz diye düşünüyorum. Tabii bir de Moore yasası var ya o işlemci gücü katlanarak gidiyor. İşlemci gücü katlandıkça da yapabileceklerimizin hesabı daha kısalıyor. Muhakkak bir yerden sonra bu vizyona gireceğiz ama ben tamamıyla sanal hayatın yani bu metaverse ya da gözlüklere taktığımızda gideceğimiz hayatın
tamamıyla gerçek hayatın yerini alabileceğini düşünmüyorum. O bir çok güzel bir perspektif sunacak eğitime özellikle. Eğitim bence en çok geliştireceği alan bu metaverse deniz alanı eğitim olacak. Yani ben buradan oturduğum yerden belki Amerika'da bir üniversiteden ya da başka bir yerde bir üniversiteden, İngiltere'de Oxford'dan eğitim alabilecek hale geliyor olacağım ve bu eğitim de çok interaktif olacak. Yani Roma tarihini anlatırken öğrencilere hakikaten o Romalıların arasında gezdirmek... O dönemde yaşatabilmek olacak. O yüzden eğitimi konusu beni çok heyecanlandırıyor. Hem iş hayatının eğitimi hem bu normal eğitim. En güzel alanlarından biri o olacak. Gözde canlandırarak. Çünkü oyunlaştırma diye bir şeyden başlıyoruz. Gameification. İşte iş hayatını da oyunlaştırma, işte eğitimi de oyunlaştırma diye. Buna çok büyük imkanlar tanıyacak. O yüzden ben her ne kadar yazılarımda zaman zaman distopya kayığı olsam da... Biraz önceki gibi. O nedenlerle bir yandan da heyecanlanıyorum. Aslında teknoloji meraklısı bir insan olarak. Çok teşekkür ederiz. Bence programı sonlandırmak için çok iyi bir nokta yakaladığımızı düşünüyorum. Çok teşekkür ederiz katıldığınız için. Rica ederim. Ben teşekkür ederim.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.