Podcast

S2E7: Self-Kabotaj

Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Özgemiz bize her gün bayram diyor ve ofisin kapısında bizi bekliyor.



Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

1.131 kelime · ~6 dk okuma

Hadi, Pegasus'ta görülecek daha çok yer, gezilecek daha nice rotalar var. 150'den fazla şehirde maviliklere dalmak, doğayla baş başa kalmak, farklı kültürlerin izini sürmek, uygun fiyatlarla uzakları yakın etmek var. Herkes hadi deyince gidebilsin diye 20 yıldır Pegasus seni hayallerine ulaştırmak için var. O zaman hadi, Pegasus'la... Peki, şimdi nereye?

Alo, Kayıp Eşya Bürosu, buyurun. Bir saniye, aktarıyorum. Herkese merhaba, hello, bonjour. Kayıp Eşya Bürosu'na tekrar tekrar tekrar hoş geldiniz.

Herkesin geçmiş Kabotaj Bayramı'nı en içten duygularımla kutlarım. Bilmeyenler için Kabotaj Bayramı 1 Temmuzludur. Şimdiye kadar bu büroda belirli gün ve haftalar için ekstra bir çabaya girmedim. Giremedim. İşte milli bayramlardır, dini bayramlardır. Hiçbiri şu kapıdan içeri ayağını atamadı. İki satır yazıya dökülemedi. Bunu hayattaki tavrım olarak belirlediğimden, asla değil yanlış anlaşılmasın, denk gelmedi diyelim. Olmadı, denk gelmedi.

Transkriptin tamamını oku

Bir tek 8 Mart için bunu başarabilmiştim. Onun da anısı var kardeşim o kadar da olsun yani. Zaten burada büronun kepenklerini açtığımızdan beri hala ayda iki bölüm yapma hedefine ulaşmaya çalışıyoruz. Bir de güncellik müncellik kendimizi kandırmayalım Allah aşkına.

Keyfimiz varsa şakıyoruz, keyfimiz yoksa karalıyoruz. Burada artık büronun işleyişi budur yani. Sizi de çok seviyorum, sağ olun. Böyle no-context söylemek istedim. Yeterince söylemediğimi hissettim. Gelin lan sarılalım şöyle bir topluca. Hadi, kaç kişiysek artık. Bugün büromuzun kepenkleri tam 25. kez açılıyor. İnanabiliyor musunuz ya? 25. bölüme geldik! 25!

Üstelik 25. bölümü kaydettiğimiz yetmedi. Bir de bir önceki bölümle bu 25. yani 24. bölümle 25. bölümün arasında kaç gün var biliyor musunuz? 12. Ya buna inanabiliyor musunuz ya? Özge Özel ayda iki bölüm mü kaydediyor şu an? Ben artık hayatta böyle biri miyim? Özge Özel dediğiniz zaman, zamanında kaydına yetişen ve ayda mutlaka iki bölüm kaydeden bir insan mı geliyor gözünüzden? Ben kimim ya? Ben ne oldum böyle ya? Bu yaz var ya bomba gibi geçecek.

Özge Özelya, Guinness Rekorlar kitabına Dünya'nın en uzun zaman boyunca iş erteleyen insanı olarak girmiş olan ben, Konda'nın 1988 ve 2023 yılları arasında 34 ilin merkez dahil 108 ilçesine bağlı, 154 muhalleve köyünde, 5803 kişiyle hanelerinde yüz yüze yaptığı anketlerde, self-sabotaj oranı %75 çıkan ben, bugün bu kayda geldim. Vallahi sizinle buluşturdum. Ayda iki mi? Ayda iki. Aferin Özge'm. Öp, öp, öp, öp. Evet. Yeterince şımardıysam tekrar hepinizin bir Temmuz Kabotaj Bayramı'nı kutluyorum. Bu bayram önemli bir bayram bence. Ben bu bayramı ilk ne zaman öğrendim, nasıl gördüm inanın hatırlamıyorum. Bir şekilde bizim zihinlerimize geceden filizlenen bir bayramdır bu Kabotaj Bayramı. Artık saatli marif takvimlerinde mi gördük, telefon fihrislerinde falan mı bilmiyorum.

Fakat bilmemize rağmen şu ana kadar ben bu Kabotaj Bayramı'nın ne bir törenini gördüm, ne bir kutlamasını gördüm, ne de bir resmi tatilini gördüm. Peki bu bayram neden var o zaman? Hadi bu bayram var. Belli ki var, yazıyor orada. Orayı geçtim. Madem var, kim kutluyor, nasıl kutluyor veya kutlamak için ne yapabiliriz? Ne etti bu denizciler size ne etti ya? Niye kutlanmıyor bu kabataj bayramı? Osmanlı zamanlarında bizim kabataj hakkımız yokmuş. Nazar boncuğu gibi dağıtılan kapitülasyonlar sebebiyle. Kapitülasyonlar da benim tarih derslerinde ilgimi kaybetmeden dinleyebildiğim üç beş konudan biri. Çünkü foneti başka bir sebebi yok.

Yalnız söz geçmişimiz söz konusu kapitülasyonlar... Hocam yok yok yok asla asla tarihle ilgili bir gıdım bilgi vermeyeceğim. Biz böyle bir podcast değiliz. Kesinlikle bizde bilgi verilmez. Ciddiyet olmaz. Kusura bakmayın. Kapitülasyon deyince siz birden belirdiniz ama şöyle sizi şey yapalım kenardan alalım.

Ben kulağıma hoş gelen her türlü konuyu dinleyen birisiyim. Kelimeler kulağa çok hoş gelsin, konuşan kişinin sesi tiz olmasın, tok olsun. E bir de üstüne mantıklı bir şeyle anlatıyorsa daha tamam dünyada cennettir bu. Başına koy daha fazlasını istemem.

Kabotajı da kapitülasyonu da söylemesi çok zevkli. Şu akciğerlerden gelen havanın ses tellerini titreştirmesiyle diş ve dudak yapılarının ve dil kaslarının uyumuna ahengine bakar mısınız ya? Herkesin böyle ağzını sulandıran birkaç kelimesi vardır. Dimağlarında. Bazen evde tek başınayken böyle sesli bir şekilde 5-6 kere arka arkaya tekrarladığı bazı kelimelerimiz hepimizin vardır değil mi? Bu gayet normal bir şey. Bu hep vardır. Var olması gerekir.

Mesela benimkiler, çukurcuma, kapitülasyon, bakraç, şaşkın bakkal, elmalılı hamdi yazır. Şu an aklıma gelenler. İngilizce'de çok sevdiğim bir kelime var, şuursuzluk anlamına da gelen. Unconsciousness. Çok hoş bir kelime, bir bakın şuna. Unconsciousness. Unconsciousness.

Ki bunu yazmayı da severim. Bir çeşit beyin cimnastidir. Bir kere de böyle yazarsınız bunu. Nietzsche gibi yazabiliyorsanız ne güzel. Throughout da güzel. Custed'i de severim. Ama hiçbiri bir unconsciousness etmez. Unconsciousness'ınız. Unconsciousness'larımızdan mısınız?

Son olarak da kuvvu konuyu kapatmadan önce A2 Duolingo Fransızcam'da bir kelime ekleyeyim de bari sürdürdüğüm 239 günlük strike'ımın yüzü suyu hürmetine bir tane ekleyeyim. Boulangerie. Üfff. Hem foneti iyi hem ihtiva ettiği karbonhidrat miktarıyla da bünyeye. Hayal etmesi bile dopamini basıyor gerçekten harika. Neyse ne diyorduk? Kabotaş. Kabotaş'ın anlamını bilmeyenler için çok kısaca şunu söyleyebilirim. Bir ülkenin kendi iskele veya limanları arasında kendi gemilerini işletme işi olarak geçiyor kabotaş sözlükte. Peki size şimdi bir soru.

Hepimizin ihtiyacı olan şey tam da bu değil mi bürosunun gülleri ya? Ben artık kendimi sabote etmek değil, kendimi kabote etmek istiyorum ya. Ben artık self-kabotaj konuşmak istiyorum bu podcast'ta. Terapilerimde artık yeter, gına geldi. Kendini sabote etmeklerden, ertelemeklerden, yok efendim sahtekarlık sendromuymuş oymuş, yeter. Ben artık kabotajcıyım. Sonra ne olursa özgü özel self-kabotajcıdır diyeceksiniz.

Ben artık ruhumun limanlarında, hayallerimi yüklediğim gemilerin sonsuz olasılıklar okyanusunda ufka doğru gidişini bir kadeh roze şarap eşliğinde izleyen bir insanımdır. Gelin Kabotaj Bayramı'na. Böyle kutlayalım. Burada kaç kişiyiz? Dinlediğinize göre sizde de var. Bir naniklik, sizde de çürük bir şey var. Yani bu kadar bağ kurduğunuza göre burada hiçbirimiz herhalde yapması gereken işleri zamanında yapan, alarmı çalar çalmaz kalkan insanlar değiliz. Birbirimizi kandırmaya gerek yok. Artık biz 1 Temmuz'da yarım bıraktığımız, ertelediğimiz bir konudan kurtulalım ve Kabotaj Bayramı kutlayalım ya. Var mısınız?

Bugün bayram Erken kalsın çocuklar Bitirin üç aydır bekleyen işlerinizi Elimizde Litrelik su şişeleri Çünkü su içmeyi unuttunuz da biliyorum Sündürmeyelim bugün kendimizi Bugün bayram Evet sayın seyirciler, Sayın Başkanımız Sabotay Ötele'nin şeref sürümüne gelmesiyle birlikte Kabotaj Bayramı töreni de başlamış oldu. Törene Mükemmeliyetçiler Öğrenci Bandosu başlıyor. Kendileri şu an alana giriş yaptılar. Tekrardan da fark ettiğiniz üzere tam istedikleri gibi çalamamalarına doğru notayı basamamalarına rağmen bugün tam da bugünün anlam ve önemine uygun bir şekilde olduğu kadar buradalar. Evet.

Şimdi sırada Procrastination Anadolu Lisesi son sınıf öğrencileri... ...dün gece hazırlarlarken uyuyakaldıkları... ...ve bu sabah erken kalkıp alel acele hazırlandıkları... ...dans gösterisini sizlerle buluşturuyorum.

Hepsine yürekten teşekkür ediyoruz. Biraz duygulandım, kusura bakmayın. Ne çabuk büyüyorlar. Bizlere ayrılan sürenin sonuna yaklaşırken... ...Guinness Rekorlar kitabına adını altın harflerle yazdıran... ...dünyanın en uzun zaman boyunca iş erteleyen insanı.

Milli Yüzümüz Özge Özel kürsüye geliyor. Töremi kapatırken bizlere 25. Bölüm Marşı'nı seslendirecek Hadise ile birlikte. Evet, Hadise şu an gelemiyor. Uyanamadığını bize mesajla bildirdi.

Düşüncelerimizde kuşkular, korkularla dans ederiz. Zincirlerini kendi takan, kendini hapsedenleriz biz. Bir adım ilerleyecekken iki adım gerileriz. Bilinmeyene doğru açılan kapıları elimizin tersiyle iteriz.

Başarı korkusuna rağmen... ...göğsünde inanç taşıyan biziz. Yakın zafer ateşini... ...sev sabotajı yenenleriz biz. Kayı

Peşavürüsü... ...Azgöz'e... ...sevgiler.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)