
1.616 kelime · ~8 dk okuma
Ben Sezgi Aksu. Burası karanlık dosyalar. Bugün sizler için bir gün ansızın kaybolan Becky Watts davasını seçtim. Ne dersiniz? Hazırsanız başlayalım mı?
16 yaşındaki Becky Watts güzel ve utangaç biriydi. 2015'e kadar İngiltere'nin Bristol kentinde ailesiyle yaşamaktaydı. Bir gün aniden kaybolduğunda herkes şok oldu. Evden kaçmış olamazdı ya. Tanımadığı birine yol tarifi dahi soramayacak kadar utangaç olan bu genç kız için evden kaçmak ihtimal bile değildi. Becky'nin sosyal fobisi vardı ve tanımadığı insanların yanında çok sessizdi. Ancak ailesinin ve yakın çevresinin yanındayken yani kendisini daha iyi ve güvende hissettiği zamanlarda tam tersi olurdu.
Onu bir türlü susturamazlardı. Sessiz ve nazik olduğu kadar çekirdek arkadaş grubu içinde de öne çıkardı. Ailesi, özellikle de babası Darren ona hayrandı. Becky'nin kaybolduğu duyurulduğunda çevredeki herkes evlerinin orada toplandı. Hep bir elden kayıp posterleri hazırladılar, telefon görüşmeleri yaptılar, çevreyi aradılar ve Becky'nin nereye gittiğini bulmak için polisle birlikte çalıştılar. Peki, kimdi Becky Watts? Nereye gitmiş olabilirdi? Pek çok genç kız gibi Becky'de büyürken bir dizi farklı deneyim yaşamıştı.
Bunlardan biri de bir tür yeme bozukluğu olan anoreksiyaydı. Becky, ailesinin desteğiyle bunu atlatmayı başardı. Her ne kadar hastalıktan tamamen kurtulmuş olmasa da hayatını daha iyi yönetebiliyordu. Bu sayede zamanla daha sağlıklı bir beslenme düzenine ve eski kilosuna kavuştu. Becky'nin babası Darren'ın çocuklarıyla çok yakın bir ilişkisi vardı. Her şey hakkında konuşabiliyorlardı.
Annesi ise ortalıkta yoktu. Söylenenlere göre biyolojik anneleri Becky ve abisi Danny'e bakabilecek durumda değildi. Bir süre sonra babaları yeni partneri Angie ile beraber yaşama kararı aldı. Becky, Danny, Darren ve Angie aynı evde yaşamaya başladılar. Angie'nin de Becky'den 10 yaş büyük bir oğlu vardı. Adı Nathan'dı. Ancak o annesinin değil büyükannesinin evinde yaşıyordu.
Angie, Nathan'ın orada kalmasının en iyisi olduğunu düşündü. Çünkü okulundan ve arkadaşlarından ayrılıp rutininin bozulmasını istemedi. Bazen bir baba, çocuk sahibi olan başka biriyle yeni bir ilişkiye başladığında bu biraz zor olabilir. Ama Becky ve Danny için durum öyle değildi. Angie'yi hemen benimsemekle kalmayıp, Nathan'ı da çok sevdiler. Ailedeki herkes görünürde iyi anlaşıyor gibiydi.
Ama perde arkasında Nathan, üvey kardeşlerinin kendi öz annesiyle daha fazla vakit geçirdiği gerçeğine içerlemeye başladı. Annesinin artık onu eskisi kadar sevmediğini düşünüyordu. Annesini ondan çaldıkları için Becky ve Danny'i suçluyor, onlara karşı sevgi besleyemiyordu. Küçük bir çocuk olan Becky, üvey abisi Nathan'la oynamak istediğinde, Nathan ona karşı her zaman çok mesafeli davranırdı. Büyüdükçe ara sıra tartışmaya başladılar. Ama Becky yine de ona hayrandı. Yıllar geçtikçe Angie sağlık sorunları yaşamaya başladı. Kendini her zaman çok yorgun hissediyordu. Darren'ın da desteğiyle bazı testler yaptırmak için hastaneye gitti.
ve orada MS hastası olduğunu öğrendiler. Bu noktadan itibaren Darren, Angie'ye ev işlerinde yardım etmek için elimden geleni yaptı. Nathan ve Becky de katkıda bulundu. Nathan'ın o sıralar Shawna Hoare adında bir kız arkadaşı vardı. Shawna ve Angie de çok iyi anlaşıyorlardı. Ancak Darren her zaman Shawna'da bir şeyler olduğunu düşünüyordu. Tam olarak anlayamadığı, kötü bir şeyler.
Aile, Shawna ve Angie çok iyi anlaştığı için, Darren işteyken Shawna'nın Angie'nin bakıcısı olmasının mantıklı olduğunu da karar kıldı. Ayrıca ona yardımı için biraz para da verilecekti. Shawna'nın Angie'ye yemek pişirmeye, temizlik ve ev bakımı konusunda yardım etmesi gerekiyordu. Fakat kısa süre sonra Shawna'nın oldukça tembel olduğu anlaşıldı. Shawna'nın yardım etmeye niyeti yoktu. Tek derdi paraydı. Bu fark edilince de anlaşmaları kısa sürede bitmiş oldu. Darren, Shawna'nın davranışlarından hoşlanmıyordu.
Bardağı taşıran nokta, Becky'e karşı nankörlüğüydü. Becky ne zaman en sevdiği çevrim içi mağazadan kıyafet alsa, üzerine olmayan kıyafetleri Shawna'ya veriyordu. Shawna ise zaten kıyafetler sanki onun hakkıymış gibi alırdı. Nezaketinden dolayı Becky'e bir teşekkür bile etmezdi. Becky bundan rahatsız olmaz, yaygara koparmazdı elbette. Ama bu durum Darren'ı içten içe deli ediyordu.
Zamanla Nathan ve Becky arasındaki tartışmalar daha da kötüleşti. Aralarında 10 yaş fark vardı ama Nathan, Becky'nin annesiyle olan yakın ilişkisini kıskanıyor, resmen bir çocuk gibi davranıyordu. O sırada kimsenin bilmediği bir şey vardı. Bu da Nathan'ın, Becky'nin yaşlarındaki genç kızlar hakkında hastalıklı fanteziler beslediğiydi. Kız öğrencilere karşı bir takıntısı vardı. Shawna da tüm bunların gayet iyi farkındaydı.
ve Nathan'ı teşvik ediyordu. Çift birbirlerine mesajlar gönderiyor ve bir kız öğrenciyi kaçırıp seks kölesi olarak tutmak istedikleri hakkında konuşuyorlardı. Nathan 20'li yaşlarının sonundaydı. Shawna 22 yaşındaydı ve daha yeni bir bebekleri olmuştu. Ama buna rağmen bu iğrenç fantezileri paylaşıyorlardı. Dışarıdan bakınca Becky'nin kaybolduğu gün büyük ya da dramatik olarak adlandırılacak bir olay yaşanmadı.
Öylece ortadan kayboldu. Onu aramak için çok çaba sarf edildi. Çevredeki herkes katkıda bulunmak istiyordu. Korkudan çılgına dönmüşlerdi. Daha doğrusu Nathan ve Shawna dışındaki herkes.
Nedense bu iki kişi olaya karşı oldukça mesafeliydiler. Ne hissettiklerini anlamak zordu. Davranışları başından beri şüpheliydi. Polis görüşmelerinde ikili rahat ve soğukkanlı davrandı. Hatta güldüler bile. Tüm bu yaşananlar büyük bir şakaymış gibi davrandılar. Nathan'dan gelen bir yorum ise müfettişlerin ondan şüphelenmesine yol açtı.
Becky'nin annesine yeterince saygı göstermediğini söyledi. Müfettişler, Nathan'ın sözlerinde, hatta sesinde bile bir düşmanlık havası seziyordu. Bu sebeple ailenin evini aramaya karar verdiler. Arama sırasında buldukları şeyler onları daha da şaşırtmaya yetmişti.
Evde hem Becky hem de Nathan'a ait kan buldular. Daha sonra müfettişler bir maske ve bazı çöp torbalarında Shawna'nın DNA'sına rastladı. Çok geçmeden korkunç gerçek anlaşıldı. Becky ölmüştü. Öldürülmüştü. Onun ölümünden Nathan ve Shawna sorumluydu. Başlangıçta Nathan, Shawna'yı korumak için elinden geleni yaptı.
Shawna'nın Becky'nin ölümü hakkında hiçbir şey bilmediğini iddia etti. Ancak adli tıp raporları aksini söylüyordu. Tüm kanıtların aleyhine olduğunu fark ettiğinde Nathan, yazılı bir ifade vermeyi seçti ve Becky'nin cinayetini itiraf etti. O korkunç günde gerçekten neler yaşandığını asla bilemeyeceğiz.
Çünkü Becky, hikayesini anlatmak için aramızda değil. Ama Nathan Matthews'un anlattıklarına göre, kendisi Becky'i korkutmak için bu saçma planı yapmıştı aslında. Çünkü onun annesine davranış biçiminden bıkmıştı. Ve annesinin sağlığının etkilenmesinden endişeleniyordu.
Ancak bu başlı başına saçmalıktı. Anji ve Becky'i tanıyan herkes ne kadar yakın olduklarını, Becky'nin Anji'ye ne kadar nazik, saygı ve sevgi dolu davrandığını biliyordu. Şimdi ufak bir ara veriyoruz. Ardından o korkunç günde neler olduğunu öğreneceğiz.
Nathan 19 Şubat 2015'te Shawna ile birlikte eve geldi. Ve o sırada evde Becky'den başka kimse yoktu. Becky yatak odasındaydı. Nathan müfettişlere Shawna'nın o sırada sigara içmek için bahçeye gittiğini söyledi. Ancak bu da başka bir yalandı. Shawna ile her anında birlikteydiler.
Becky'nin yatak odasına giderken ellerinde bir çöp torbası, şok tabancası, kelepçeler, bant ve maske vardı. Onu kaçırmak için saldırdılar. Dur! Dur! Yapma! Dur! Başına poşet geçirdiler ancak Becky karşı gelmeye, savaşmaya başladı. Onu tutmakta çok zorlanıyorlardı çünkü Becky de kurtulabilmek için onlara saldırıyordu. Fakat en sonunda iki kişinin gücüne yenik düştü ve boğularak can verdi.
Nathan'ın söylediğine göre amaçları sadece Becky'i kaçırmak, korkutmak için bir süre bir yerde tutmak ve sonra serbest bırakmaktı. Fakat Nathan ve Shawna'nın birbirlerine gönderdikleri mesajlara bakıldığında bunun da bir yalan olduğu ortaya çıktı. Asıl amaçları Becky'e tecavüz etmekti. Ancak işler bekledikleri gibi gitmemişti. Zaten birçok kez bir kız öğrenciyi kaçırmaktan ve onu seks kölesi olarak kullanmaktan bahsederlerdi. Nathan'ın Becky için planladığı şeyin de tam olarak bu olduğu çok açık.
Bunca yıl kendi üvey kız kardeşine dair iğrenç planları vardı. Sonunda işler istediği gibi gitmeyince de onun canını almıştı. Daha sonra Nathan ve Shauna Becky'nin cesedini evlerine götürdüler. Evleri de tıpkı karakterleri gibi dağınık ve pisti. Burada cansız bedeni bir küvete koydular ve sürekli olarak vücudunu bıçaklamaya başladılar.
Nathan izlediği bir programda bu şekilde bıçaklamanın kişinin tüm vücut sıvılarını boşaltmaya yarayacağını okuduğu için bunu denemişlerdi. Ardından Nathan sırf bu olay için satın aldığı testereyi getirdi ve Becky'nin cansız bedenini parçaladı. Bu süreçte başını da kesti. Kalıntıların her birini plastik torbalara koydu ve onları saklamak için bir yer ayarladı.
Shano'nun DNA'sı da olaya dahil olan poşetlerde bulundu. Bu yüzden onun da bu mide bulandırıcı eylemi gerçekleştirmeye yardım ettiğini biliyoruz. Becky'nin babası yaşananların gerçek olduğunu öğrendiğinde inanamadı. Öfkenin ve acının ötesindeydi hissettikleri. Sorumlu olmamasına rağmen Angie de korkunç bir suçluluk hissediyordu.
İki çocuğunu birden kaybetmişti. Biri çok korkunç bir şey yapmış olan canavar oğlu, diğeri ise öz çocuğu gibi sevdiği küçük kızı. Üstelik birinin ölümü korkunç bir şekilde diğerinin elinden olmuştu. Darren ve Angie olan her şeye rağmen birbirlerinin güvenli limanı olmaya devam ettiler. İnsanlar bu duruma şaşırıyordu. Fakat onlar bir an için bile birbirlerinden vazgeçmeyi düşünmediler.
Darren, Nathan'ın yaptıklarından dolayı Angie'yi suçlamıyordu elbette. Ama yine de Nathan'dan nefret ediyordu. Ve onu öldürmek istiyordu. Bütün bu olaylar yaşanmadan önce Becky'nin abisi Daniel, sıklıkla annesiyle kalsa da ara sıra babasının evine geliyordu. Geldiği zamanlarda da Nathan'ın herhangi bir garip ya da saygısız davranışını görmemişti. Bu yüzden hiçbir şeyden de şüphelenmemişti.
Becky ile tartışmalarını o da herkes gibi klasik abi kardeş kavgası olarak nitelendirmişti. Becky'nin cenazesi çok ağır bir yasla gerçekleştirildi. Becky beyaz bir tabutun içindeydi. Becky'nin biyolojik annesi yasını kendi içinde tutmak istediğini söyleyerek cenaze törenine katılmadı. Angie ve Darren törene birlikte geldi. Angie tekerlekli sandalyedeydi.
Muhtemelen yaşananlardan sonra sağlığı kötüye gitmiş ve bu yüzden tekerlekli sandalye ile gelmek zorunda kalmıştı. Duruşma çok daha zordu. Sanki yaşananlar ve yaşanmakta olanlar kabusların en kötüsü değilmiş gibi Darren, Angie ve Becky'nin ailesinin geri kalanı orada oturup cinayetin üzücü ayrıntılarını dinlemek zorunda kaldılar. Duruşma sırasında Becky'nin annesi Tanya bir konuşma yaptı.
19 Şubat 2015. Becky'nin öldürüldüğünü öğrendiğimiz gün. Danny'nin doğum günüydü. O gün aslında kutlanacak bir gün olmalıydı. Artık yazdan ibaret. Bunu açmamız nasıl beklenebilir ki? Danny'in doğum günlerini bir daha nasıl kutlayacak? Yapamaz. Hiçbirimiz onun doğum gününü tekrar kutlayamayız.
Beki olmadan kurtlanacak hiçbir şey yok. Nihayetinde Nathan Matthews en az 33 yıl olmak üzere müebbet, Shawna ise cinayetten 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Gel gelelim her ikisinin de mahkumiyetlerine itiraz etme cesareti vardı. Ancak bu itirazlar reddedildi. Nathan ve Shawna için hapiste geçirdikleri günler hiç de kolay geçmiyor.
İçerideki mahkumlar ikisine de hayatı zehir etmek için canla başla uğraşıyorlar. Hatta bir olayda Nathan'ın üzerine kaynar su döküldü. Darren bu haberi doğum gününde aldı. Sonrasındaysa hayatının kalanı boyunca alabileceği en iyi doğum günü hediyesi olduğunu söyledi. Darren ve Angie hala birlikteler. Ve öldüklerinde Becky'nin yanına gömülmeyi planlıyorlar.
Evet, bu haftanın karanlık dosyasının da sonuna geldik. Bir sonraki karanlık dosyada görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.