Podcast

34 - Mitchelle Blair: Derin Dondurucudaki Çocuklar

Karanlık Dosyalar

3 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Mitchelle Blair, Amerika Birleşik Devletleri'nin Michigan eyaletinde yer Detroit şehrinde dört çocuğuyla birlikte yaşıyordu. Tek başına yaşayan işsiz bir anne olduğu için evinin kirasını ödeyememiş ve eve haciz memurları gelmişti. Haciz memurlarının taşımakta zorlandığı için içini boşaltmayı tercih ettiği derin dondurucu kan donduran bir gerçekle yüzleşmelerine neden olmuştu...

*Bu bölümdeki bazı unsurlar rahatsız edici olabilir*




Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

1.583 kelime · ~8 dk okuma

Merhabalar, ben Sezgi Aksu. Burası Karanlık Dosyalar. Bu bölümde size kan dondurucu bir cinnet mi yoksa planlı bir vahşet mi olduğuna dair soru işaretleri devam eden Mitchell Blair dosyasını seçtim. Hazırsanız başlayalım mı?

Yıllardan 2015, 35 yaşındaki Mitchell Blair, Gabriel ve Stoney adında iki kızı, Stephen Berry ve Matthew adında iki oğluyla birlikte Detroit, Michigan'da yaşıyordu. Dört çocuklu Blair hanesinin ekonomik durumu iyi değildi. Çocukların ikisi farklı babadandı. Ancak iki babanın da çocuklara pek bir yardımı dokunmuyordu. Mitchell de sosyal ortamlara uyum problemi sebebiyle düzenli bir işte çalışamıyordu. Sürekli iş değiştiriyor ya da işten çıkarılıyordu.

Bu durum aileyi ekonomik olarak daha da sıkıştırıyordu. Mitchell'in yakın uzak tüm akrabalarından ve tanıdıklarından para isteyerek evini geçindirmeye çalışması zamanla herkesi bıktırdı. Artık Mitchell kimden para istese eli boş dönüyordu. Herkes onunla ya okula geri dönmesini ya da bir iş bulup çalışmasını söylüyordu. Ama nasıl yapacaktı ki?

Transkriptin tamamını oku

Hal böyle olunca da Mitchell dört çocuğuyla geçinip kirasını ödemeyi başaramadı. 24 Mart 2015 günü ev sahibi yetkilileri arayıp evin boşaltılması için işlem başlattı. Aynı gün eve geldiler. Evde kimse yoktu. Mitchell ve çocuklar hiçbiri yoktu.

Bunun üzerine eve giren yetkililer eşyaları bir bir çıkarmaya başladılar. Evde salonun tam ortasında büyük bir derin dondurucu vardı. Taşımacılar dondurucunun orada ne işi olduğunu merak etmişlerdi. Ama bunu düşünmeye vakit yoktu. Ev bir an önce boşaltılmalıydı. Taşımacılar derin dondurucuyu kaldırmaya çalıştılar. Fakat çok ağır olduğu için içini boşaltarak evden çıkarmaya karar verdiler.

O büyük, beyaz derin dondurucunun kapağını açtıklarında karşılaştıkları manzarayı hayatları boyunca unutamayacaklardı. Dondurucunun içinde büyük bir plastik poşete sarılmış halde genç bir kızın cansız bedenin duruyordu. Dehşete düşen taşımacılar hemen polise haber verdiler. Genç kızın cansız bedeni çıplaktı ve buzla kaplanmıştı. Yalnızca kafasında plastik bir poşet vardı. Kafası derin dondurucunun iç duvarına yaslanmış, etrafında kan lekeleri vardı. Uzun siyah bir kumaş parçası boynuna dolanmıştı. Bu kumaş o gün giydiği tişörte aitti. Kızın altında birçok battaniye olsa da vücudu donup dondurucunun yan yüzeyine yapışmıştı.

Sonunda battaniyelerin içinden bir delik açıp kızı çıkardılar. Ancak derin dondurucunun içindeki başka bir dehşet verici gerçek onları bekliyordu. Genç kızın cansız bedeninin hemen altında bir oğlan çocuğunun cesedi vardı. Peki bu çocuklar kimdi? Mitchell Blair neredeydi?

Evin kiracısı anne Michelle Blair ortalıkta yoktu. Bir komşusu evdeki hareketi fark ettikten sonra polisle iletişime geçti. Polis Blair'ı 8 yaşındaki Matthew ve 17 yaşındaki Gabriella birlikte başka bir komşunun evinde buldu. Gel gelelim Blair'ın 4 çocuğu vardı. Bu da diğer 2 çocuğu 9 yaşındaki Stephen Barry ve 13 yaşındaki Stoney Ann Blair'ın kaybolduğunu gösteriyordu.

Aradan geçen birkaç gün sonrası cansız bedenlerin Blair'ın çocukları Stephen Berry ve Stoney Blair'a ait olduğu belirlendi. Adli tabip raporunda ölümlerinin cinayetten olduğunu ve en az birkaç yıldır dondurucuda kaldıklarını yazdı. Daha net söylemek gerekirse çocukların cansız bedenleri tam üç yıldır dondurucudaydı. Olay yerindeki polis memurları Mitchell Blair'ı sorguladı. Blair sorgu esnasında işlediği cinayetleri itiraf etti.

Polisler onu götürürken tek söylediği şey, ''Bilmenizi isterim ki ben kötü biri değilim. Sadece yaptığım şey kötüydü. Üzgünüm.'' olmuştu. Mitchell Blair, Wayne County Mahkemesinde cinayetleri itiraf etti. Yargıç Dana Hathaway'e iblislerini öldürdüğünü söyledi. Çünkü söylediğine göre iblisleri en küçük oğluna tecavüz ediyordu.

Ancak bu hiçbir zaman doğrulanmamış bir iddiaydı. Mitchell Blair çocukları için her şeyi yapabilecek, şefkatli bir anne gibi görünse de gerçek aksini söylüyordu. Blair tüm çocuklarına sözlü ve fiziksel şiddet uyguluyordu. Şimdi ufak bir ara verip sizi bu ayki destekçilerimizle tanıştırmak istiyoruz. Ardından tekrar birlikteyiz.

Blair, 2012 yılının sıcak bir Ağustos gününde işten çıkıp eve gelmişti. O esnada evde olan en küçük oğlu Matthew'u, oyuncak bebeklerle cinsel aktiviteleri taklit ederken bulmuştu. Blair, oğluna, ''Bunu neden yapıyorsun? Bunu sana yapan biri mi oldu?'' diye sordu.

İddialara göre Matthew, kendisine bunu yapanın kardeşi Stephen olduğunu söylediğinde, Blair büyük oğluyla yüzleşmek için üst kata çıktı. Yukarı çıktım ve Stephen'a dedim ki, Matthew onunla uğraştığını söyledi. Ayağa kalktı ve bana aklını kaçırmış gibi baktı. Evet dedi. Ben de Stephen'ı yumruklamaya başladım. Kafasına bir torba geçirdim. Bilincini kaybetti.

Bunu birkaç kez yaptım." O sırada Stephen yediği dayağa dayanamayarak, Michelle'i durdurmak için yaptıklarını itiraf edeceğini söyledi. Ancak bu, Blair'ın gözünü daha da döndürdü. Oğlunu var gücüyle yumruklayıp tekmelemeye başladı. Stephen'in kafasına bir çöp poşeti geçirdi ve çocuk nefes alamayıp bilincini kaybedene kadar boğdu. Michelle Blair, sonraki haftalarda da oğlu Stephen'i hunharca dövüp ağır işkencelerde bulundu.

Söylediğine göre bunları yaparken de... Nasılmış ha? Söylesene! Şimdi de hoşuna gidiyor mu? ...diye soruyordu. Stephen'ın bedeni bu işkencelere 30 Ağustos 2012 tarihine kadar dayanabildi. 30 Ağustos 2012'de Stephen aldığı yaralara bağlı olarak bağışıklığının çökmesi sonucu hayatını kaybetti. Annesi Michelle Blair Stephen'ın cansız bedenini derin dondurucuya koydu.

Mitchell Blair, Matthew'un tavırlarında bir değişiklik olmadığını fark etti. Aklındaki soruların cevabını almak için Matthew'un yanına gitti. Matthew, sana Stephen'den başka bunu yapan biri daha var mıydı? diye sordu. Matthew duraksadıktan ve etrafa bakındıktan sonra kısık bir sesle, Stoney, Stoney da Stephen'ın yaptıklarını yapıyor bana anne dedi. Böylelikle Stephen'ı öldürdükten 9 ay sonra Blair, kızı Stoney'nin de Matthew'a tecavüz ettiğini öğrendi.

Bunu öğrendiği andan itibaren Stoney'e yemek vermeyi kesti. Bir yandan da Stoney'i sürekli dövüyordu. Ona da Steven'a yaptığı gibi ağır işkenceler etti. Mayıs 2013'te Stoney de annesinin işkencelerine daha fazla dayanamadı.

O gün yine Stoney'e vurmaya başladığında Stoney refleks olarak karşılık vermişti. Michelle'in söylediğine göre çocukları okulda dayak yerdi ve karşılık vermezlerdi. O gün Stoney'nin verdiği karşılık kızıyla gurur duymasını sağlamıştı. Gururun yanında duyduğu diğer hisse körüklenmiş nefretti. Stoney'i aklında en ufak bir acaba düşüncesi olmadan öldürebilmesi için bahanesi olmuştu.

Blair, aradan birkaç gün geçtikten sonra en küçük oğlu Matthew'a kardeşlerinin cesetlerini gösterdi. Matthew, kardeşlerini görünce korkmuş bir şekilde, ''Tanrı böyle şeyleri sevmez anne'' diye yanıt verdi. Söylediğine göre polise teslim olmayı planlamıştı. Ama en küçük oğlu annesinin gitmesini istemediğini söyleyince başka bir plan yapmaya karar verdi. Matthew'dan ayrılamazdı. Mitchell Blair, Stoney'nin cesedini plastik bir torbaya koyup, en büyük kızı Gabrielle'dan cesedi derin dondurucuya, Stephen'ın tam üstüne yerleştirmesini istedi. Ardından da hiçbir şey olmamış gibi evde yaşamaya devam etti.

Oğluma tecavüz etti. Onu kasten öldürdüm. Stoney'in Matthew'e ne yaptığını öğrendiğimde... ...Stephen Shock'un üzerinden sadece 9 ay geçmişti. Yani evde olduğumuz 9 ay boyunca hala çocuğuma tecavüz eden biri vardı. Bunu bilmiyordum. Öğrendiğimde ona defalarca yumruk attım. Bilincini kaybedene kadar kafasına torba geçirdim. Üzerine sıcak su döktüm. Defalarca kafasına vurdum.

Ve Blair, Matthew'u taciz etmeye başlamadan önce, Stoney'nin Steven'a da cinsel tacizde bulunduğunu iddia etti. Stoney korku içinde bana birçok şey anlatmaya başladı. Ayrıca ona, eğer dediğin gibi ise, Stephen neden sordun da bana söylemedi. Bunu sana yapan oldu mu diye sordum, neden hayır dedi.

Neden bana bunun senin ona yaptığını söylemedi?" diye sordum. Sebebi çok açıkmış. Stoney yukarı çıkıp Stephen'ı dövüyor, eğer konuşursa yapacakları hakkında onu tehdit ediyormuş. Stephen Gageberry ve Stoney Ann Blair neredeyse üç yıldır derin dondurucudaydı ve kimse onları aramadı. Babalarıyla anneleri zaten ayrıydı ve babaları hiçbir zaman onları arayıp sormaz, onlarla görüşmek için çaba göstermezdi.

Bir ebeveyn figürü olarak sahip oldukları tek kişi anneleri Michel Blair'dı. Okula da gitmiyorlardı. Her nedense Blair okula gitmelerinin gereksiz olduğunu, evden kendi kendine onları eğiteceğini söyleyerek çocukları çok önceden okuldan almıştı. Komşular da hiç çocukları dışarıda oynarken, annelerinin yanında, hatta evlerinin penceresinde bile görmezlerdi. Çocukların nerede olduğunu sorduklarındaysa, Michel'in hep bir bahanesi olurdu.

Küçük oğluna kötü davrandıkları için onları teyzelerine gönderdiğini ya da odalarında oyun oynadıklarını söylerdi. Komşular da çok üstüne gitmemeye karar vermişlerdi. Ama belki de gitmeleri gerekirdi. Blair yargıca, Onlar oğluma yaptıkları için pişmanlık duymuşlar mıydı? Başka seçeneğim yoktu. Tecavüz için kabul edilebilecek hiçbir mazeret yok. Bugün olsa onları yine öldürürdüm.

Sözleriyle eylemlerinden dolayı pişmanlık duymadığını belirtti. Yani Mitchell Blair'a göre olaylar şu sırayla gerçekleşmişti. Stoney Steven'a cinsel tacizde bulundu. Sonra hem Stoney hem de Steven Matthew'a cinsel tacizde bulundu. Matthew cinsel istismarı annesini anlattı. O sırada Stoney Steven'ı kendini ispiyonlamaması için dövüp tehdit etti. Blair olayları öğrendikten sonra Steven'ı öldürdü.

9 ay sonra Blair, Stoney'nin de hem Matthew'u hem de Steven'ı taciz ettiğini öğrendi. Sona geldiğimizde, Blair Stoney'i öldürdü. Savcı Karen Goldfarb, tecavüze dair hiçbir kanıt bulunmadığını belirtti. Bunun Mitchell Blair'ın iddiası olduğunu beyan etti. Eğer böyle bir şey yaşanmış olsaydı, çocuk çok küçük olduğu için mutlaka fark edilecek yaralara sahip olacağını söyledi.

Üstelik Michel herhangi bir işte çalışmıyordu. Sürekli evdeydi ve çocuklar da okula gitmiyordu. Yıllar boyu Michel fark etmeden kardeşlerine böyle bir şey yapmış olma ihtimalleri çok düşüktü. Michel küçükken kendisinin de tacize uğradığını anlattı. Annesinin onlara kim bakarsa onunla yalnız bıraktığını ve ilk defa ona tacizde bulunan kişinin bir kadın olduğunu söyledi. Annesiyle çocuklarıyla yaşadığı sırada da yakın değildi zaten.

Anlattığı hikayenin doğru olup olmadığı kanıtlanamadı. Ancak eğer doğruysa, kendine onu yapan bir kadın olduğu için kızını her şeyden suçlu olarak görmüş olması ve onu öldürmüş olmaktan hiç pişmanlık duymaması muhtemel. Steven'a karşı pişmanlık belirtse ve ondan bahsederken çok zorlansa da, Stoney konusunda hiçbir duygu belirtisi göstermedi. Mitchell Blair'ın hayatta kalan çocuklar üzerindeki ebeveynlik hakları Wayne County Circuit Yargıcı Edward Joseph tarafından sonlandırıldı. Çocuklar, Çocuk Koruma Hizmetleri tarafından evlat edinilmek üzere yurda yerleştirildi. Mitchell Blair, Haziran 2015'te iki adet birinci derece kasıtlı cinayetten suçlu bulundu. Şartlı tahliye olasılığı olmaksızın ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Mitchell hapsedildikten sonra da hiçbir şey durulmadı.

Blair'ın hapiste bir hapishane görevlisini dövmek dahil olmak üzere 49 farklı olaya karıştığı biliniyor. Bunlardan ötürü de dava edilen Mitchell'in cezasına 38 aydan 5 yıla kadar yeni bir hapis cezası daha eklendi. Sizce Mitchell'ın çocukları hakkında anlattıkları doğru muydu? Yoksa onlara bunu yapmak için bambaşka sebepleri olabilir miydi? İkisi de çok küçük çocuklardı. Steven 9, Stoney sadece 13 yaşındaydı. Kanıtlar aksini gösterse de Mitchell anlattıklarını değiştirmemekte ısrarlı. Başka hiçbir sebebi olmadığını, bunları yapmasının tek sebebinin en küçük oğlunu korumak istemesi olduğunu söylemeye ısrarla devam ediyor.

Evet, bu haftanın sizler için seçtiğim karanlık dosyasını ziyaret ettik. Bir sonraki karanlık dosyada görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)