
1.300 kelime · ~7 dk okuma
Ben Sezgi Aksu. Burası Karanlık Dosyalar. Bugün sizler için Aaron Hernandez davasını seçtim. Ne dersiniz? Hazırsanız başlayalım mı?
Aaron Hernandez 6 Kasım 1989'da Bristol Connecticut'da doğup Greystone Bulvarı'nda büyüdü. Dennis Hernandez, Terry Valentine Hernandez çiftinin oğluydu. Aaron'un çocukluğunda aile hayatı düzensiz ve sıkıntılıydı. Aaron, annesinin babasını birçok kez evden dışarı attığını ancak her zaman onu tekrar içeri aldığını söylerdi.
Çift 1986'da evlendi, 1991'de boşandı. Ancak 1996'da yolları tekrar kesişen çift tekrar evlendi. 1991'de iflas başvurusunda bulundular. Evde sürekli kavga vardı. Her iki ebeveyn de hayatları boyunca birden fazla kez tutuklanmış ya da suça karışmıştı.
Aaron'un DJ olarak bilinen Dennis Jonathan Jr. adında bir ağabeyi vardı. Babaları onları sporda dahil olmak üzere sürekli hayatta başarılı olmaya zorlardı. Ancak çoğu zaman hem oğlanlara hem de annelerine kötü davranır, şiddet uygulardı. Bazen sebepsiz yere veya alkollüyken onları döverdi. Ancak babalarından yedikleri bu dayakların çoğu okulda veya yaptıkları sporlarda yeterince çaba göstermediklerinden yenirdi.
En azından babaları için böyleydi. Hernandez kardeşler sonuna kadar mücadele etseler de yeterli olmuyordu. DJ ve Aaron babalarından sürekli korkarak yaşadılar ama aynı zamanda ona saygı duyuyorlardı. Aaron bir keresinde okula gözünün çevresinde bir morlukla geldi ve koçu yaralanmanın babasının ona saldırmasından kaynaklandığına inanıyordu. Çünkü bir keresinde babası, koçluk yöntemleriyle ilgili bir tartışmadan sonra Aaron'un genç futbol antrenörünü yumruklamıştı.
Babaları Deniz dışarıya, polisle bazı anlaşmazlıklar yaşayan ama iyi bir baba ve vatandaş olmak için hayatını değiştiren biri imajını yansıtırdı. Ocak 2006'da Aaron 16 yaşındayken deniz fıtık ameliyatından kaynaklanan komplikasyonlardan ötürü hayatını kaybetti. Annesine göre Aaron babasının ölümünden büyük ölçüde etkilenmiş, kederini otorite figürlerine isyan ederek dışarı vurmuştu. Aaron annesinden uzaklaştı ve kuzeni Tanya Singleton'ın yanına taşındı.
Ancak Dennis'in ölümünün ardından aile, Aaron'un annesi Terry Hernandez ve kuzeni Tanya'nın kocası Jeff Cummings'in bir ilişki yaşadığını öğrendi. Bunun ardından Tanya ve Jeff boşandı ve Jeff Terry'nin yanına taşındı. Bu Aaron'u çok öfkelendirmişti. Tanya'yla yaşarken daha fazla suça karışmaya başladı. Bir hapishane konuşmasında Aaron, ADHD'den muzdarip olduğunu ve bunun küçükken okulda çok problem yaşamasına sebep olduğunu söyledi.
Ancak annesi Terry ona gerekli ilaçları alamamıştı. Onunla yaptığı bir telefon görüşmesinde, ''Anne, seninle kendimle ilgili konuşmak istediğim birçok şey var. Bu sayede beni bir insan olarak tanıyabilirsin. Ama bugüne kadar sana asla anlatamadım ve sen oğlunun aslında kim olduğunu ne yazık ki öğrenemeyeceksin.'' demişti.
Erkek kardeşi DJ'ye göre Aaron çocukken cinsel tacize de uğramıştı. Bebek bakıcısının evindeki genç bir çocuk, Aaron'ı sadece 6 yaşındayken oral seks yapmaya zorlamıştı ve bu taciz yıllar boyu devam etmişti. Hernandez, Bristol Rams futbol takımı için oynadığı Bristol Merkez Lisesi'ne gitti. Aynı zamanda olağanüstü bir basketbolcu ve koşucuydu.
Futbola wide receiver olarak başladı. Tight end olarak devam etti. Son senesinde Connecticut'da yılın Gatorade futbolcusu seçildi. Çocukken çok çalışmasıyla tanınmıyordu. Ancak lisede yaklaşık 1.87 boyundayken takımdaki herkesten daha çok çalışır hale geldi. 2006'daki bir maçta Hernandez kafasına sert bir darbe aldı. O kadar sert bir darbeydi ki bu anında bayılıp yere yığıldı. Onu sahadan ambulansla çıkarmaları gerekti.
Hernandez okulda popülerdi. Gelecekteki nişanlısı Cheyenne Jenkins ile ilk kez lise yıllarında çıkmaya başladılar. İkisi birbirini ilk okuldan beri tanıyordu. İlerleyen yıllarda evlendiler ve bir kızları oldu. Ayrıca okuldan, antrenmanlardan ve oyunlardan önce çok miktarda marijuana içiyordu. Sosyal hayatı ise marijuana'ya ek olarak büyük miktarda alkol almaktan ibaretti. Futbol oynamasa tam bir junkie olma yolunda ilerliyordu.
İlk başta Hernandez kardeşi DJ ile Connecticut Üniversitesi'nde oynamayı hedeflemişti. Ancak daha sonra baş antrenör Urban Meyer koçluğunda Florida Üniversitesi için oynamayı seçti. Meyer Connecticut'a gitti ve Hernandez'in müdürünü onun liseden daha erken mezun olmasına izin vermesi için ikna etti. Bu, Hernandez'in 17. yaş gününden kısa bir süre önce Florida'ya taşınmasını ve takıma katılmasını sağladı.
Ancak Aaron Hernandez başka bir şehirde erkenden üniversite hayatına başlamaya hazır değildi. Atletik olarak öyleydi belki, ancak psikolojik olarak değildi. Liseden erken ayrılması akademik olarak çok iyi bir noktada olduğu için değil, sonsuz potansiyelli bir Amerikan futbolcusu olduğu içindi. 17 yaşına yeni girmişti. Atletik yetenekleri barizdi. Ancak arka planda tacizle dolu bir çocukluk, uyuşturucuya artan bir bağımlılık ve kendi cinsel kimliğiyle ilgili sorunlarla mücadele eden öfkeli bir genç vardı. Mayer, Aaron'a Ulusal Futbol Ligi'nde oynama potansiyeline sahip olduğuna inandıklarını söylemişti.
Babasının kaybından sonra dolduramadığı otorite figürünü görece kapatan koçundan bunu duymak onu ikna etmeye yetmişti. Antrenmanlar, maçlar, takım toplantıları ve diğer etkinlikler arasında Hernandez neredeyse yıl boyunca haftada 40 ila 60 saatini futbola ayırıyordu. 2007'de birinci sınıf öğrencisi olan Hernandez, Florida Gators için üç maçta oynadı. Ancak birinci sınıfta başarılı olmasına rağmen, başarısız bir uyuşturucu testi nedeniyle ikinci sınıfın sezon açılışında yedekte kaldı. 2009'da üçüncü yılında Hernandez, ülkenin en iyi tight endi olarak John McKee ödülünü kazandı. Ladies and gentlemen, please join me in congratulating the 2009 Walter Camp Connecticut Player of the Year. Hernández
daha sonra sahaya her çıktığında yüksek dozda uyuşturucu etkisinde olduğunu söyledi. Meyer, Hernández'i kronik esrar kullanımı nedeniyle takımdan çıkarmak istemişti ancak gelen itirazlar sebebiyle pes etti. Ancak Hernández'in üçüncü yılından sonra Mayer ona dördüncü yıl için hoş karşılanmayacağını ve 2010 NFL Draft'ında profesyonel bir ekip tarafından seçilmeye çalışması gerektiğini söyledi. Bir takım arkadaşına göre, saha dışında Hernández her zaman partinin yıldızı olmaya çalışıyordu. Mayer daha sonra Hernández'i kampüse geldiğinde sıkıntılı bir insan olarak gördüğünü ve onu doğru yöne yönlendirmeye çalıştığını söyledi.
Florida koçları Hernández'i Marquise ve Mike Ponce ile tanıştırdı. İkizlerle aynı odada kaldıktan sonra onlarla yakınlaştığı bildirildi. New England Patriots, Hernández'i 2010 NFL Draft'ının 4. turunda, genel olarak 113. sırada seçti. Hernández, 2010'da draft edilen 6. tight end'ti. En iyi tight end olarak görülmesine rağmen birçok takımın onu seçmemekte karar kıldığı bildirildi.
Çünkü Hernández'in problemli biri olduğunu düşünüyorlardı. Hernández'in draft öncesi bir raporda sosyal olgunluk konusunda mümkün olan en düşük puanı aldığı belirtildi. 8 Haziran 2010'da Patriots, Hernández'le 200 bin dolarlık bir imza bonusu da dahil olmak üzere 4 yıllık 2.37 milyon dolarlık bir sözleşme imzaladı. Hernández, 2010 sezonunda NFL'deki herhangi bir aktif kadrodaki en genç oyuncuydu.
27 Ağustos 2012'de Patriots, Hernandez ile 5 yıllık 39.58 milyon dolarlık bir uzatma sözleşmesi imzaladı. Bu sözleşmeye 15.95 milyon dolar garanti ve 12.50 milyon dolarlık bir imza bonusu dahildi. 12.5 milyon dolarlık imza bonusu, bir Titan tarafından o zamana kadar alınan en büyük imza bonusuydu.
Hernández'in son NFL maçı 20 Ocak 2013'te Baltimore Ravens'a karşı oynanan 2012 AFC Şampiyonası maçıydı. Hernández takım arkadaşları arasında popüler değildi. Soyunma odasında çok az arkadaşı vardı. Takım arkadaşlarından birine göre takımda dışlanmış olmaktan hoşlanıyor gibiydi. Ancak Hernández ekibin en çalışkan üyelerinden biri olarak biliniyordu.
New England Patriots'taki takım arkadaşları Hernández'in sık sık dikkat çekmek istediğini söylüyorlardı. Hernández hayatı boyunca yasalarla sorunlar yaşadı. Bu sorunlar Florida'ya birinci sınıf öğrencisi olarak geldikten sadece birkaç ay sonra başlamıştı. Gece kulüplerine giderdi gitmesine ama hep gergin olduğu için baş belası biri olarak bilinirdi. Ayrıca insanların ona fiziksel olarak meydan okumaya ve onunla dövüşmeye çalıştıklarına inanıyordu.
Yakınlarının söylediğine göre, Hernandez tehlikeli bir arkadaş grubuyla takılarak kendini tehlikeye atan birisiydi sadece. Bir patriot olduktan sonra Hernández, Bristol'den iki arkadaşını yardımcı olarak yanına aldı. Bu arkadaşlarının ikisinin de sabıka kaydı vardı. Bunlardan biri Alexander S. Bradley'ydi. Kendisi aynı zamanda onun keyif verici madde tedarikçisiydi. Bradley'in görevlerinden bir diğeri ise Hernández'in öfke ve paranoya krizleri sırasında onu sakinleştirmekti.
Ayrıca onun için silah temin etmesi de isteniyordu. Aaron Hernandez'in liseden bir takım arkadaşı, Patriots tarafından draft edilmenin NFL'in yapabileceği en kötü şey olduğunu, çünkü bunun Aaron'u Connecticut'taki suçlu arkadaşlarına yakınlaştırdığını söyledi. Hernandez'in nişanlısı ve kızıyla yaşadığı evden ayrı olarak ikinci bir dairesi vardı. Bu daireyi nişanlısı Cheyenne Jenkins'ten gizli tutuyordu ve uyuşturucu ve silah depolamak için kullanıyordu.
2012'de Hernandez, menajerine insanların ona olan saygısının silahlarıyla kazandığını söylemişti. Hernandez'in Odin Lloyd adında bir arkadaşı vardı. Odin, Hernandez'in nişanlısının kız kardeşiyle sevgiliydi ve o da başarılı bir sporcuydu. NFL'e gitmeyi hayal eden bir sporcu için Hernandez gibi bir arkadaşı sahip olmak olumlu bir şeydi. Ancak Lloyd trajik bir şekilde yanılıyordu. Bu yanılgının bedelini canıyla ödeyecekti.
Aaron Hernandez dosyasının ilk bölümünde Hernandez'in travmatik aile geçmişini, kariyerini ve onu bir katil olarak spor tarihine geçmesine neden olacak sürecin başlangıcına tanık olduk. Gelecek bölümde görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.