
1.989 kelime · ~10 dk okuma
Ben Sezgi Aksu. Burası Karanlık Dosyalar. Bugün sizler için Lauren Hugelmaye davasını seçtim. Ne dersiniz? Hazırsanız başlayalım mı?
Lauren, Kentucky'de doğup büyüdü. Çok yakın ve sevgi dolu bir ailesi vardı. Aynı adı paylaştığı annesi Lori, babası Dale Hoogelmaye ve iki kız kardeşiyle birlikte yaşıyordu. Lauren özellikle babası ve kız kardeşlerinden biri olan Beth ile çok yakındı. Güler yüzlü, sevecen, kibar, akıllı bir kızdı. Bahsedeceğimiz olaylar yaşandığındaysa 29 yaşındaydı.
Koyu Hristiyan bir ailenin parçasıydı. Lauren okuldan mezun olmadan önce Kuzey Carolina'ya taşındılar. Genel olarak çok sevgi dolu ve destekleyici bir aileydi. Lauren bahsedeceğimiz olaylar yaşandığında 28 yaşında olan Matthew'la tanıştığındaysa lisedeydi. Tanıştıklarında ikisi de gençti. Hatta liseliydiler. Çok yakın olduklarını söylemekse mümkün değildi. Matthew ise Lauren'ın tersine çok zor bir hayata sahipti. Lauren'ın sahip olduğu türden bir ailesi yoktu. Babası hayatında hiç yoktu. Annesi ise varla yok arasındaydı.
Annesi birkaç kez yeniden evlendi ve Matthew üvey babalarından hiçbiriyle bir bağ kuramadı. Sahip olduğu işlevsiz ev hayatı nedeniyle zaman geçtikçe taşkınlık yapmaya başladı ve sonunda annesi onu büyük anne ve büyük babasıyla yaşamaya gönderdi. Matthew lisedeyken yanlış gruplarla arkadaşlık kurmaya başladı. O ve arkadaşları özellikle öksürük ve soğuk algınlığı ilacı olarak bilinen koresidini bir uyuşturucu olarak kullanmaya ve alkol almaya başladılar. Çoğu öksürük ilacı yüksek dozlarda alındığında kişiye yüksek bir his verebilir ve hatta kötüye kullanıldığında ve bu uzun süre devam ettiğinde bağımlılık yapabilir.
Matthew'un büyük anne ve büyük babası da bu yaşam tarzını onaylamıyordu ve artık o gruptan torunlarını kurtarmak istiyorlardı. Bu yüzden onu devlet okulundan aldılar ve davranışlarını değiştirmek ve düzgün bir hayat sürmesi için onu özel bir Hristiyan akademisine kaydettirdiler. Bunun her şeyi tekrar yola sokacağını umut ediyorlardı. Bu planın başarısız olduğunu söyleyemeyiz. Hatta genel olarak başarılı da olmuştu. Matthew uyuşturucu ve alkolü kötüye kullanmayı bıraktı, notlarını yükseltti ve okulda çok başarılı oldu. Ancak hayatının geri kalanında öksürük şurabını kötüye kullanmaya devam etti.
Bu sıralarda Lauren ve Matthew sosyal medya aracılığıyla yeniden bir araya geldi. Instagram'da DM'den mesajlaşmaya başladılar. Zaman geçtikçe SMS üzerinden ve telefonda konuşmaya ve görüntülü sohbet yapmaya devam ettiler. Bunu bir süre daha sürdürdüler. Ta ki bir gün Matthew uzak mesafeyi sona erdirebilmek için Kuzey Carolina'ya taşınmaya karar verene kadar.
Lauren'la birlikte yaşamaya başladılar. Matthew, Lauren'ın ailesiyle çok zaman geçirdi ve kendini sevdirdi. Çoğu onun harika biri olduğunu düşünüyordu. Lauren'ın annesi ona hayrandı ve Matthew'a kendi oğlu gibi davranırdı. Ancak Lauren'ın babasının bazı şüpheleri vardı. Ters giden bir şeyler olduğunu ve ilişkilerinin biraz hızlı ilerlediğini düşünüyordu. Çünkü sadece birkaç ay internet üzerinden görüşmüş olmalarına rağmen Matthew kalkıp Kuzey Carolina'ya taşınmıştı onun için.
Bir gün Matthew'u aile oyun gecesine davet ettiklerinde şüpheleri kanıtlandı. 20 Soru adlı bir oyun oynuyorlardı. Matthew oyun sırasında birden daha önce evlendiğini söyledi. Boşanmıştı ve bunu kimseye anlatmamıştı. Herkes onun bundan daha önce bahsetmemiş olmasının biraz garip olduğunu düşündü. Matthew yine de bu konuda pek konuşmuyordu. Ona sorular sordular ama çoğuna cevap vermeyi reddetti.
Ne kadar ısrar ederlerse etsinler bu konuda konuşmayacağını söyledi. Lauren bunu bir şekilde aştı. Ancak ailesinin geri kalanı bu noktadan itibaren Matthew hakkında temkinli davranmaya karar verdiler. Lauren ve Matthew birlikte ne kadar çok zaman geçirirlerse birbirlerine o kadar aşık oluyorlardı.
Matthew en azından kağıt üzerinde onun için mükemmel bir adam gibi görünüyordu. Harika bir bağları vardı, benzer hobileri vardı, ailesiyle iyi geçiniyordu, arkadaşları onu sevmişti ve birlikte gezilere, tatillere çıkmakta dahil birçok şey yapmışlardı. Hatta bir gün Matthew ona bir papaz olmak istediğini söyledi ve Lauren buna bayıldı. Lauren ve ailesi dine çok önem verirdi ve Lauren için sevdiği adamın da öyle olması çok değerliydi.
Bu haber sayesinde Lauren emin olmuştu artık ve onun hayatını geçirmek istediği adam olduğunu biliyordu. 2015'te çift nişanlandı. Yeni nişanlanan çiftin bir nişan partisi vardı ama katılanlar çoğunlukla Lauren'ın ailesi ve arkadaşlarıydı. Matthew'un annesi geldi ama Lauren'ı gerçekten üzen bir şey yaptı. Beyaz bir elbise giyerek gelmişti. Herkes bilir ki birinin nişanına ya da düğününe beyaz elbiseyle gitmek pek uygun bir davranış değildir.
Lauren ve Matthew'un annesi arasında çok fazla çatışma yaşanıyordu. Lauren'ı neredeyse hiç sevmiyordu ve oğlu için yeterince iyi olduğunu düşünmüyordu. Lauren'ı güzelliği, hayattaki başarısı ve geldiği aileden dolayı kıskanıyor da olabilirdi. Lauren sorunlarını geride bırakmaya çalıştı ve düğünden vazgeçmedi. İkili ertesi yıl Kasım 2016'da evlendi.
Lauren ve Matthew, Harry Potter ve Star Wars'ı çok seviyorlardı. Bundan dolayı Star Wars temalı bir düğün yapmaya karar verdiler. Ancak düğün biter bitmez evlilikleri parçalanmaya başladı. Kavgaların ardı arkası kesilmiyor, evin içinden sürekli bağırış ve hakaret sesleri yükseliyordu. Evli bir çiftten çok birbirine kelepçelenmiş iki düşman gibiydiler. Evliliklerindeki gerginliklerden biri Matthew'un annesinden geliyordu. Evliliklerinin 6. ayında aile ziyareti için Kentucky'ye gittiler. Annesi onlar gitmeden Lauren'ı aradı ve onlara bir aile fotoğrafı çekimi yapacaklarını ve herkesin mavi giymesi gerektiğini söyledi.
Loren, nasılsın canım? İyiyim anne, teşekkürler. Sen nasılsın? Ben de öyle. Senden bir isteğim olacak. Aynı zamanda güzel de bir haberim var. Tabii, dinliyorum. Methi'yle geldiğinizde güzel bir aile fotoğrafı çekinelim istiyorum. Hem sen de ailenin bir parçasısın artık. Mavi bir kıyafet seçip gelirsen çok güzel olur.
Tamam, Matthew'la da konuşurum. O da hazırlıklı gelir. Harika! Görüşürüz. Görüşürüz. Lauren çok heyecanlandı ve yanına getirmek için birkaç güzel kıyafet seçti. Ama geldiklerinde fotoğraf çekimine hiç katılamadı bile. Çünkü aslında erkeklerin mavi, kadınların ise beyaz giyin diye ortaya çıktı.
Lauren çok bozulmuştu. Matthew, annesinin yanlışlıkla onu yanlış bilgilendirmiş olabileceğini söylesede, Lauren ve ailesi kadının bunu bilerek yaptığını düşünüyorlardı. Ancak evliliklerinde yaşadıkları en büyük sorun bu değildi. Lauren'ın arkadaşları, çiftin büyük mali sıkıntılar yaşadıklarını söyledi.
Lauren hayatı boyunca çok çalışkandı ve Matthew'la evliyken de iki işte çalışıyordu. Birincisi Fortune 500 şirketinde denetçilik, ikincisi ise çocuk bakıcılığı ve kilise daycare'de çalışmaktı. Ayrıca mum yapıp sattığı kendine ait bir işi de vardı. Hatta bu mumların reklamını yapacağı bir YouTube kanalı bile açmıştı. Matthew'sa her zaman iş değiştirirdi. Hiçbir işte birkaç aydan fazla çalışmazdı.
Çiftin çok borcu vardı, faturalarda boğuluyorlardı adeta. Ama buna sebep olan Matthew'du. Boş yere tonlarca para harcamak gibi bir huyu vardı. Hatta Lauren'ın çantasından para çalar ve tatil için kullanılan tasarruf hesaplarından para çekerdi. Matthew'la evlenmeden önce Lauren hesabında yaklaşık 10 bin dolar biriktirmişti. Her şey yaşanıp bittiğinde ise bin dolar bile kalmamıştı hesabında.
Mali meselelerin yanı sıra sadık olma konusunda da birbirlerinden şüphe duymaya başladılar. Matthew kesinlikle Lauren'ı aldatıyordu ve Lauren'ın onu kıskanmak için geçerli bir nedeni vardı. Ancak Matthew'un Lauren'ı sadakatsiz olmakla suçlamak için gerçek bir nedeni yoktu. Kıskançlığının tek sebebi kiliselerinde ortak bir arkadaşının ona karşı hisleri olduğunu düşünmesiydi.
Lauren'ın kız kardeşi Beth de dahil olmak üzere arkadaşları Lauren'ın yaşadığı stres hakkında onlara sürekli mesaj attığını ve onlara gerçekten Matthew'dan ayrılmayı düşündüğünü, artık mutlu olmadığını ve onun tamamen farklı bir insana dönüştüğünü söylediler. İlk başta denemeye devam etmek istemişti çünkü dindardı ve boşanmak istemiyordu. Ancak bütün bunlar bir gece kız kardeşiyle telefonda konuşarak Matthew için yemek pişirirken değişti. Kapı çalındı, Matthew açtı ve ardından Lauren'a bakıp Valerie adında bir arkadaşıyla takılmak için evden ayrıldığını söyledi. Lauren buna çok üzülmüştü. Akşam yemeği pişirdiğini söyledi ve kalmasını istedi. Ama Matthew yakında döneceğini söyleyerek gitti. Lauren geri gelmesini bekledi. Ta ki ondan bir mesaj alana kadar. Ben siz ye akşam yemeğini. Valerie ile keyfim yerinde çok eğleniyorum.
Bu artık Lauren'ın kırılma noktasıydı. Kız kardeşine mesaj attı ve sonunda onunla temelli olarak işinin bittiğini söyledi. 1 Eylül 2017'de 911 operatörü saat gece 1'de Matthew Phelps'den bir telefon aldı. Matthew onlara yeni uyandığını ve karısının yerde ölü, her yeri kan içinde yattığını, yatakta da bir bıçak olduğunu söyledi. Onu kendi öldürmüş gibi hissettiğini ancak hiçbir şey hatırlamadığını çünkü yatmadan önce çok fazla öksürük ilacı aldığını anlattı. Bir rüya gördüm. Sonra... Sonra ışıkları açtım ve Lauren yerde ölü yatıyordu.
Her tarafım kan içinde. Yatakta kanlı bir bıçak var. Sanırım ben yaptım. Buna inanamıyorum. Buna inanamıyorum. Saatin kaç olduğunu bile bilmiyorum. Evet, onu görebiliyorum. 29 yaşında, nefes almıyor. Aman tanrım. Daha sonra hikayenin geri kalanını görevliye anlatmadan önce telefonda ağlamaya başladı.
olması gerekenden çok fazla ilaç kullandım. Korisidini aldım. Çünkü... Çünkü bazen... Bazen iyi hissettirebileceğini biliyorum.
Çoğu zaman bütün gece uyuyamıyorum. Uyumak için aldım. 911 çağrısı yapıldıktan kısa bir süre sonra polis olay yerine geldi. Ve Lauren'ı kanlar içinde yatak odasının zemininde Jen'in pozisyonunda yatarken iki elinde kendi saç tutamlarını tutarken buldu. Matthew hemen tutuklandı.
Lauren'ın otopsisi 123 kez bıçaklandığını gösteriyordu. Polis cesedini bulduktan sonra olanları onlara bildirmek için ebeveynlerinin evine gitti. Annesi kapıyı açtığında polisin sabahın çok erken saatlerinde ortaya çıktığını düşünürsek korkunç bir şey olduğunu hemen anladı. Aa, Lauren mı? Evet. Öldü mü? Evet. Matthew mu peki? Bunu nereden çıkardınız?
İçimde öyle bir his var. Maalesef içinizdeki his doğru. Matthew Phelps yapmış. Aralarında tam olarak bu diyalog geçmişti. Suç mahallindeki soruşturma sırasında müfettişler olay yerinin gerçek görünmediğine inanıyorlardı. Soğuk algınlığı ilacının gerçekten almış gibi görünmesi için bilerek odaya yerleştirilmiş gibi göründüğünü, bıçağın tam olarak iddia ettiği gibi yatağa yerleştirildiğini ve olay yerindeki her şeyin sahte göründüğünü iddia ettiler.
Ayaklarında ve ayakkabılarında birkaç damla olması dışında Matthew'un üzerinde neredeyse hiç kan yoktu. Müfettişler böyle vahşi bir cinayetten sonra üzerinde kan olmamasının olsa bile bu kadar az olmasının imkanı olmadığını biliyorlardı. Belli ki olay yeri temizlenmiş ve onlar gelmeden başka türlü hazırlanmıştı. Son olarak Matthew'un suç mahallindeki tüm tavrı tuhaftı. Telefonda çılgına dönmüş ve ağlıyordu. Ancak polis onu bizzat sorgularken oldukça sakin ve toparlanmış görünüyordu. Neredeyse duygusuz gibiydi. Lauren'ın Matthew'a aşık olmasının bir nedeni de onun Hristiyanlığa ne kadar bağlı olduğuydu. Bu yüzden onun neyle ilgilendiğini öğrendiklerinde bu Lauren ve ailesi için büyük bir şok oldu ve ailesi çok endişelendi.
Matthew bir seri katili konu alan Amerikan Sapığı adlı bir filme takıntılıydı. Hatta Matthew'un Amerikan sapığından bir karakter gibi giyinmesi de dahil olmak üzere birçok rahatsız edici fotoğrafın bulunduğu Marcy Radical adlı bir Instagram hesabı bile vardı. Ayrıca şeytan, iblisler, iblis ibadeti ve genel olarak ölüm hakkında da yoğun bir şekilde konuşurdu. Arkadaşlarından biri Matthew'un kendisine birini öldürmenin nasıl bir his olduğunu gerçekten bilmek istediğini söylediğini iddia etti. Cinayetten önceki gece hesabında paylaştığı son fotoğrafa da herkes benim seri katil olduğumu düşünüyor. Hashtag öldürecek bir melek buldum yazmıştı. Polis ayrıca Matthew'un kendi evliliğiyle ilgili güvensizliklerinden, Lauren için yeterince iyi olmadığını düşündüğünden ve bu tür takıntılarından bahseden bir günlük buldu. Ailesi ve depresyonu hakkında konuşmuştu. Sorgulama sırasında eski karısına da bilmeden tacizde bulunduğunu ve bilmeden onu yataktan sürüklemek gibi şeyler yaptığını itiraf etti. Ayrıca eski eşinin onu aldattığını da iddia etti. Aslında bu yüzden Lauren konusunda çok paranoyaktı.
Eski eşi Brooke'la yapılan bir röportajda, Brooke, ilişkilerinde aldatanın kendisi olmadığını, Matthew olduğunu belirtti. Ayrıca kendisine karşı çok kötü davrandığını ve onu korkuttuğunu doğruladı. Matthew ayrıca onunla olan ilişkisinde birçok mali sıkıntıya neden olmuştu. Müfettişler Matthew'la bir noktada aralarında bir bağ olduğunu kabul eden bir komşularıyla da görüştüler. Kadını söylediğine göre sık sık birbirleriyle sohbet ve flört ederlerdi. Depresyon ve kaygı gibi benzer sorunları aracılığıyla bir bağ kurmuşlardı. Ancak kadın, Matthew ölüm ve intihar gibi rahatsız edici şeyler hakkında onunla konuşmaya başladığında kendisinden uzaklaşmaya başladı.
Ayrıca kadının bir silahı vardı ve Matthew bir gece ona doğru yürüyüp, biliyorsun o silahı senden alıp onunla birini öldürebilirim demişti. Duruşma sırasında savunmanın kendilerini destekleyecek pek kanıtı yoktu ve savcılığınsa onlara karşı ezici miktarda kanıtı vardı. Matthew'un ne yaptığının tamamen farkında olduğunun belirtilmesi ise ayrı bir darbe oldu. Çünkü o gece yapılan testlerin sonucuna göre Matthew'un vücudunda vahşi bir cinayet işlemek şöyle dursun, herhangi bir basit probleme neden olacak kadar bile soğuk algınlığı ilacı yoktu. Aldığı ilacın üreticileri de ürünleriyle ilgili çok sayıda çalışma yapıldığını ve daha önce kimsenin böyle bir şey yapmadığını açıkladı. Müfettişler Matthew'un bilgisayarında, korisidin insanı ne kadar delirtir ve hiç kimse korisidinden sarhoş olmuş mu gibi aramalar buldular.
Müfettişler ayrıca 911 çağrısı yapılmadan önce temizlenmiş olabilecek kanı bulmak için dairelerin çevresinde bir ışık testi yaptı. Banyoda, lavaboda, duvarlarda, her yerde kan izleri vardı. Matthew, 5 Ekim 2018'de birinci derece cinayetten suçlu olduğunu kabul ettiği bir savunma anlaşması yaptı ve şartlı tahliye olasılığı olmaksızın ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Mahkemede ya da mahkumiyeti sırasında Matthew'u desteklemeye kimse gelmedi.
Matthew, Lauren'a yaptıkları sebebiyle ailesinden özür diledi. Sonrasında mahkemede ayağa kalkıp Lauren'ın ailesi için özrünün hiçbir anlamı olmadığını ve kızlarını elinden aldığı için onu asla affetmeyeceklerini söyledi. Evet, bu haftanın sizler için seçtiğim karanlık dosyasını ziyaret ettik. Bir sonraki karanlık dosyada görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.