Podcast

Bölüm 6: Elektrikli Bir Hava

Hayatta Bir Gün

3 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Yade ve Demir, Nikola Tesla'nın dünyayı değiştirecek icatlarını yaptığı laboratuvara doğru bir maceraya çıkarlar. O gün Tesla’nın çok önemli bir konuğu daha gelir. Tahminleri alalım? Doğru bildiniz! Thomas Edison. Hadi gidelim koridorcum!



Yazan: Şeniz Baş

Yönetenler: Tülin Özen, Tansu Biçer

Ses Tasarım ve Miksaj: Metin Bozkurt

Müzik: Okan Kaya

Foley Artist: Ezgi Künktakan



Oynayanlar:

Yade: Zencan Sakal

Demir: Elif Erdal

Kutay Dede: Galip Erdal

Tesla: Beyti Engin

Edison Deniz Karaoğlu

Asistan 1: Bilgesu Akın

Asistan 2: Simay Başık







Tüm bölümler ve daha fazlası için !

------ Podbee Sunar -------

Bu podcast, Garanti BBVA reklamı içermektedir. Bonus Platinum'un avantajlarını ⁠⁠keşfet⁠⁠!

Bölüm Transkripti

2.512 kelime · ~13 dk okuma

Bölüm 6 Elektrikli bir Hava Bugün zamanda yolculuk için iyi bir gün mü emin değilim. Nedenmiş? Zaman koridoru yağmurdan etkileniyor mu? Sel mi basıyor koridoru? Yıldırımlardan cızırdıyor mu? Haa evet. Çok da kuyruk oluyormuş. Trafik falan da sıkışıyormuş. Hatta koridor kimi nereye götüreceğini şaşırıyormuş. Sen Fransız devrimi diyormuşsun. O seni Moğol istilasına gönderiyormuş.

Evliya Çelebi'yle bir gün sana yaradı yani. Espriler havada uçuşuyor. Dalga geçiyoruz ama bak koridordan tıs yok. Ne oldu var ne de dönüyor. Yine neye taktı acaba? Evliya Çelebi bizi de yazmamış kitapta ama bu bulur bir şey. Yok daha neler. Olmayan hatayı yaratacak değil ya. İnan bana oğlum. Annem gibi bu. Önce, Demir, çık dışarı biraz oğlum. Sonra, bak yine Farila giymemiş içini. Gir içeri oğlum. Ama bizim iyiliğimizi ve tarihin akışını düşünüyor Korido. Hem maceradan maceraya atlayalım, hem de dizi izler gibi bakalım. Olmaz öyle şey. Olmuyor zaten. Her seferinde bir aksaklıklar, bir yanlış anlamalar, bir kendini kaybetmeler. Allah! Bana gök gürültüsünden korktuğunu söyleme.

Neye korkacağım ya? Öyle bir irkildim. Azıcık içim kalktı. Yağmur da iyice bastırdı. Dedem de gelemedi. Hayvanları ahıra alacaklar. Seraları kontrol edecekler. İş çok. Ben de geleyim dedim. İzin vermedim. Dikkat etseler bari. Yıldırımlar düşüyor. Paratonerler var. Bir şey olmaz. Allah! Hah. Buyurun. Elektrikler de kesildi. Ya de.

Transkriptin tamamını oku

İster misin zaman koridoru elektrik olmayınca çalışmasın? Ay Demir! Ne var? Nasıl işliyor bu koridor? Hiç fikrimiz yok ki. Dede de zoruncada geçiştiriyor. Demek ki öğrenmemiz gerekmiyor. Doğal gazla mı çalışıyor acaba? Alemsiz Demir. Yani... Demir? Buradayım dede! Çocuklar geliyorum. Jeneratör de evine girmedi. Fener getiriyorum. Korkmayın. Ya biz dinozorları yok eden meteorun dibine gitmişiz. Karanlıktan mı korkacağız? Sus sus. Geldim çocuklar geldim. Tedirgin olmadınız değil mi? Demir biraz gök gürültüsünden korktu. Yok öyle bir şey. Aniden gelen yüksek sesler hassas kulaklarımı biraz rahatsız ediyor o kadar. Haa öyledir. Öyle tabii. Korkmuyorum diyorum. Tamam korkma oğlum. İlgileniyorlar. Birazdan jeneratör devreye girer. Korkmuyorum. Hah elektrik geldi.

Zaman koridoru da kendine geldi. Karışan trafik yerli yerine oturdu herhalde. Ne trafiği oğlum? Aramızda espri dedi, boş ver sen. İyi bakalım artık. Ya de, annen seni aramış. Ulaşamamış, merak etmiş. Telefon atları sorunlu, fırtınadan herhalde. Dönüşte arar seni diye mesaj attım, unutma kızım. Altı üstü birkaç yıldırın düştü. Ne elektrik kaldı, ne telefon. Çocuklar hadi bakalım, yolcu yolunda gerek. Koridor sizi çağırıyor. Çantaları kaptım, hazırım komutanım.

Hangi güne kimlerin yanına gidiyorsunuz bakalım? O kadar çok seçenek var ki şu ana kadar karar veremedik. Allah! Demir korkmuyor. Hiç korkmaz o. Ne yıldırım ne gök gürültüsü. Korkmuyorum! Tabii, tabii. Ispatlıyorum o zaman. İstikamet 1905. Wardenclyffe Kulesi. Elektrikler, yıldırımlar, havada uçuşan akıllar. Var mısın Yadig? Çok etkileyici. Keşke ben seyahat ederken aklıma gelseymiş. Anlaşılan ikiniz de biliyorsunuz burayı. Ne özelliği var bu kulenin?

Ünlü mucit Tesla'nın kulesi. Tesla hani şu elektrikle ilgili icat yapıp Edison'a kaptıran. Ama öyle değil de ama evet o kişi. O zaman varım. Heyecanla dönüşünüzü bekleyeceğim. Ama unutmayın bugünün gelişmelerini anlatmayacaksınız. Hele Tesla'ya ya da rastlarsanız Edison'a asla. Tamam Kutay amca. Kaçıncı seferdir gidiyoruz öğrendik. Hadi Demir laf yetiştireceğine koordinatları söyle.

1905 Long Island, Amerika. Wardenclyffe Kulesi. Testa'nın dizinin dibi. Koridorcuğum gidiyoruz. 1905 Long Island, Amerika. Wardenclyffe Kulesi. Testa'nın dizinin dibi. Verilin iade. 1-2-3!

Fena düştük bu sefer. Kollarım bacaklarım boranacak kesin. Asır asır gezdiriyor ama şu düşme işine bir çözüm bulamıyor. Hayret! Bu koridora bir güncelleme gelmiyor mu acaba? Gerçekten o da öğreniyor. Gelişiyor olabilir mi?

Allah! Gelir gelmez bir yağ. Şu kule. Eiffel Kulesi gibi olan. Oradan çıkıyor yıldırımlar. Arkana bak Demir! Muhteşem! İşte Warwick Cliff Kulesi. Tamı tamına 57 metre uzunluğundaki dev elektrik üreticisi kulemiz. Ve de işte casuslar. Bu bomboş arazide göze batmayacağınızı mı zannettiniz? Casus mu? Ah o Edison. Dayanamadı değil mi? Meraktan çatlıyordur ne yapıyorum diye.

Bakın yanlış bir anlaşılma var. Hiçbir yanlış anlaşılma yok. Karşınızda Nikola Tesla var. Son yüzyılın en büyük dahisi. Amma da alçak gönüllüymüş. Dediğini duydum genç hanımefendi. Alçak gönüllülük beceriksizler içindir. Pek size katılamayacağım ama özür dilerim incittiysem tabi. Senin yaptığın iğne ucu kadar acıtmaz. Mucit dediğin her darbeye trenir.

Ne o delikanlı? Şimşek sesinden mi korkuyorsun? Korkmuyorum. Neyse neyse. Girin bakalım şu binaya. Kimmişsiniz anlayalım. Sizi bırakacak değilim. 1 2 Biz de bir yere gidecek değiliz. Tabi. Bir casus görevini tamamlamadan ayrılmaz. 12 13 14 Biz casus değiliz. Hangi casus casusum der ki 21 22 23

Girin bakalım. Görün işte nasıl korkum yok. Sizi laboratuvarıma bile soktum. 32! Vay, vay, vay. Esna'nın çalışmalarını görüyor bu gözler. Şuradaki ilk uzaktan kumandalı oyuncak değil mi? Aferin sana delikanlı. Bir casus her türlü bilgiyi edinmelidir. Oynamak ister misin? Aslında isterim. Ya oyun oynamanın sırası mı şimdi? Hmm...

Neyin sırası peki? Biraz etrafı gezip neler var not mu almak istersin? Of! Çok ilkel bu kumanda ama eğlenceli. Bir dakika delikanlı. İlkel dedin. Ne demek istedin? Yoksa? Yoksa? Hayır. Olamaz. O mu yaptı? Biraz sakin olsanız keşke. Kimden bahsediyoruz? Marconi elbette. O. O yoksa bunu geliştirip daha iyisini yaptı.

Radyoyu, telgrafı icat eden Markoni mi? Genç hanımefendi. Onların hiçbirisini o icat etmedi. Benim 17. Evet. Yalnız duymadınız tam 17 patentimi kullanarak yaptı bunları. Ama Amerikonun icadına patent vermedi ki. Kablosuz telgrafı sizin saydı.

Bu yaştaki bir çocuk için fazla bilgilisin sen. İşte kendini ele verdin! Casussun! Ya of! Hiç başka açıdan baktığınız oluyor mu? Sizin hayranınız olamaz mı acaba? Öyle mi? O zaman işler değişir tabii. Doğru ya. Edison niye iki çocuk göndersin? Onun daha hinlik dolu yöntemleri var.

Birbirinizi pek sevmiyorsunuz galiba. Bir zamanlar severdik. Hatta onun şirketinde çalışırken bana... ...daha önce çok çalışkan başka asistanlarım oldu... ...ancak sen en iyisisin bile demişti. Sonra niye küstünüz? Of ya de ya! Bunu bilmeyen mi var? Edison ona icatları karşılığı para vereceğini söyledi ve sonra da... Ve icatları elimden aldıktan sonra... ...böyle bir şey demedim dedim.

Ama bu çok ayıp! Neyse ki zekam yepyeni icatlar ortaya koyabiliyor. Mesela bakın, şurada. Deprem oluyor! Yerde! Basın altında! Yerin başını koru!

Sakin olun gençler. Kule harekete geçti tekrar. Bazen böyle deprem gibi sarsıntılar yaratabiliyor. Gerçekmiş! Kitaplarda yazıyordu bunu yapabildiğiniz. Gerçekmiş! Nikola, kulede bir gariplik var. Kontrol edemiyoruz. Ne demek gariplik? Kule başlı başına garip bir yapı zaten. Kesin bir şey anlamamışsınızdır. Nikola gelip senin bakman lazım. Yine sallanıyoruz.

Patletler gidip geliyor. Tepeye ışığlar patlıyor. Hadi yanıma gel. Çıkalım buradan. Bu ne acele? Siz mi yaptınız? Bu bir sabotaj mı yoksa? Doğruyu söyleyin bana. Daha neler? Nikola hadi çık ve bir şeyler yap. İş başa düştü. Siz de benimle geliyorsunuz. Bir. İki. Başka seçeneğimiz varmış gibi. Hadi, hadi, hadi. Bu da ne böyle? Gökyüzü hava ipişek gösterisi varmış gibi. Her yere yıldırımlar gönderiyor. Kule çıldırmış. 17! Kule insan mı çıldırsın? Bu numarayı ya Edison ya Westinghouse ikisinden biri yaptı. Kesin Edison. Tam geleceği gün bunu yaptırdı ki ben rezil olayım. Edison buraya mı geliyor? Bilmiyormuş gibi davranmayın. Nikola kule kontrol bölümüne gidelim. Şuraya baksana. Evet her yere yıldırımlar iniyor. Al işte adi ikiye bölün. Yıldırım değil de o elektrik akımı.

İyi de bir garip... Hadi! Oyalanacak vakit yok! Bir! İki! Üç! Niye bu işler bana kalıyor anlamıyorum! Altı üstü sistemi kapatacaksınız! Denemedik mi zannediyorsun? Olmuyor! On sekiz! On dokuz! Göreceğiz!

46! 47! 48! Niye kimse yok burada? 49! Edison gelecek diye herkese izin verdi ya Nikola. 52! O zaman iş başa düştü. Siz de yardım edeceksiniz gençler. Madem bozdunuz şimdi de düzeltin. 68! 68 mi? Şu anda 71! Siz ne diyorsunuz? Bu sayılar... Bir şifre mi?

Araştırmalarınız eksik kalmış. Benim adımlarımı saydığımı herkes bilir. 77. Ve delikanlı sen şu makinenin başına geç. 78. Genç hanımefendi de diğerine. 79. Siz de sevgili asistanlarım dışarı çıkıp kimseye zarar gelmemesini sağlayın. 80. Tamam. Durun! Bir de Edison gelirse içeri girmesini engelleyin. Burası kontrol altına alınmadan görmesini istemiyorum.

Tamam hemen gidiyoruz. Makinaların başına geçtik ne yapıyoruz şimdi? Basit kulenin topraklama hakkını keseceğiz. Yani? Yani şu ben üç deyince delikanlı önündeki iki düğmeye birden basıyor. Sen de yanındaki kola ben bırak deyinceye kadar asılıyorsun. Ben de buradaki ortalama zekanın anlamayacağı kadar olağanüstü planlanmış devreleri kontrol ediyorum. Hangi kola? Bak şuradakine. Ne yaptınız siz? Hiç ne dediniz? Kolu göstermeye giderken adımlarımı sayıyordum. Sizi şaşkınlar! Bir yangına daha dayanamam. Dikkat etsenize! Yani suç bizde öyle mi? Burada daha önce yangın mı çıktı? Burada değil. New York'taki laboratuvarımda. 1895'te. Bütün icatlarım kül oldu. Üzüntüden günlerce sokaklarda dolaştım. Aman bir daha başınıza böyle bir şey gelmesini istemeyiz.

O kolu asılmayı bırakmazsan birazdan kesin olacak. Ya da tüm dünya sonsuza kadar yüksek voltaja maruz kalacak. Tamam tamam bıraksın. Şimdi yerime geri döneceğim. Adımlarımı sayacağım. Sakın başlamayın. Tamam. 7, 8, 9... Evet yerimi aldım. Şimdi gerçekten sayıyorum. 1, 2...

Üç! Galiba başardık. Galiba yağmur yağdırmayı başardık. Hayır. Hayır. Bu sistem yağmur yağdırmaz. Peki neler oluyor? Sistem kontrol dışı çalışmaya devam ediyor. Şimdi diğer yandaki kontrol masasına geç delikanlı. Önce oradaki kolları aşağı çekip 5 saniye içinde diğer masadaki düğmelere basacaksın. Peki ben ne yapacağım? Sen en baştan itibaren aynı kola asılacaksın. Ve hiç bırakmayacaksın. Ben sakarımdır. Bence yade koşma işini üstlensin.

Hanımefendilerin becerilerine sonsuz inanırım. Buyurunuz. Hadi çabuk olun. Yer gök titriyor. Hazırız. Geri sayım yapıyorum bu sefer şaşırmayın diye. 3 2 1 Kolları çektim. Koş. Bastım. Bu kola asılıyorum ama. Bırakma sakın. Demir zorlanıyor. Yardım edeyim mi? Et bakalım.

Sesler azaldı ama. Evet, normale dönmüş gibi. Dünya sisteminin en büyük adımını kurtardınız galiba. Dünya sistemi mi? Dünyayı kurtardık yani? Hayır, Tesla'nın iletişim sisteminin adı o. Delikanlı pek yamansın. Gelin şuradaki masanın başına göstereyim size. Bir, iki, üç. Evet delikanlı. Eğer kule işlerse... İnsanlar ücretsiz olarak elektriğe ulaşabilecek. Bravo! Kablolara ve elektrik üretecek bir özel kaynağa ihtiyaç olmayacak. Çünkü... Çünkü doğadaki enerjiyi toplayıp ileteceksiniz.

Bir kere daha aferin. Ben de senin yaşlarındayken böyle cin gibiydim. Asistanım olmak istersen kapım açık. Çok isterim ama imkansız. Edison bırakmaz çünkü. Bunu da duydum hanımefendi. Kulaklarım keskindir. Şu kağıttaki nedir? Bu Tesla transformatörü. Yani dönüştürücüsü. Bununla çok güçlü dalgalar, 30 metreden uzun kıvılcımlar ürettim. Ama siz bunun gücünü az önce gördünüz zaten. Şu da verici değil mi? Evet. Bugün onunla ilerideki araziye yerleştirdiğimiz 200 ampulü yakacağız. Sonra da 40 kilometre ötede bir köydeki 40 ampulü yakacağız. Ya şu? O da kablosuz sistem. Elektriği iletecek. Bu karışık şey ne? Bireyselleştirme sanatı. Onun adı.

Bir icat için değişik bir hatmış. Ama en harikası, en mucizevi olanı. Bununla her tür sinyalin ya da mesajın güvenli iletilmesi mümkün olacak. Her sinyal özgündür. Karıştırılmadan sayısız istasyon ve aracın aynı anda birbirini rahatsız etmeden işletilmesiyle iletilebilir. Buna kimse inanmıyor. Ama mümkün. İnanın mümkün. Ben inanıyorum zaten delikanlı. Ne saçmalıyorsun? Şimdi de neler yapacağını söylüyorum. 1. Tüm dünyadaki telgraf ofislerini birbirine bağlayacak. 2. Telefonları birbirine bağlayacak. Bir aferin daha. 3. Tüm dünyada müziğin paylaşımını sağlayacak. Spotify! Ne Spotify? Heyecanlanınca garip kelimeler söyler o. Dört! Yazıları ve belgeleri dünya çapında iletecek. Evet! Beş! Haritalar çıkaracak. Pusula olmadan yol bulunmasını sağlayacak. Navigasyon! Tamam! Ben de onu dedim işte. Yol bulduracak. Altıyı söyleyebilir miyim? Buyurunuz. Altı! Fotoğrafların ve tüm çizimlerin tüm dünyada paylaşılmasını sağlayacak. İnstagram!

Diğer buluşlarımı sayarsam genç hanımefendi konuşmayı toptan unutacak herhalde. İnstagram'da ne? İşte böyle bu arada göz atıyorum. Elektrik yükü mü fazla geldi acaba? Hayır hayır. Bunlar şey bütün bunlar... Ya desen bir su mu içsen acaba? Ya ama bunlar internet. Bunlar saçmalama değil. Bir şeyler biliyorsun sen. Ne demek internet?

Şey, adı internet olsa daha kısa ve anlaşılır olmaz mı diye söyleyeyim dedim. Düşüneyim onu. Siz bir dahisiniz. Bunu biliyorum ve ilk karşılaştığımızda söyledim. Açıkça söyleyeyim dünya zeka bağı erişemiyor. Ben hariç Tesla. Ben senden yüzlerce fersah ilerideyim. Sen sevgili dostum Edison. Sen sadece çok akıllı bir tüccarsın. Neyin ihtiyaç olduğunu ve kimlerin bunları yapabileceğini bulacak kadar akıllı bir mucidim ben. İnsanların elinden alacak kadar akıllı. Ah Tesla.

Daha zeki olduğumu sen de biliyorsun. Binlerce patentim var benim. İcatlarımın listesi sayfalar boyu uzanıyor. Hakkını teslim ediyorum dostum. Büyük katkılarım var elbette. Kinetoskop mesela. Görüntüleri yakalayıp ard arda sıralamak dahice. Vay vay vay. Tesla bana dahi dedi. Gönlümü yazacağım bunun. Ama en büyük icadım ampulü eklemen lazımdı. Bu kadar sohbet yeter. Hazırsan başlayalım Edison. Heyecanla bekliyorum. Bunca yılı bunun için geldim.

Bir önemi yok artık. Buradaki devasa yapıyı bir anda anlamak mümkün değil. Gördüklerini bir ömür boyu çözemez. Hazırlıklar tamam mı? Her şey normale döndü ve hazırız. O zaman aziz dostum Edison ve iki yetenekli küçük konuğumu dışarı çıkar. Ben de burayı ayarlayıp geliyorum. Ben burada kalsam?

Sevgili dostum, o kadar da değil. Yılların çalışmasını, bilgisini sana altın tepside sunmayacağım. Buyurunuz. Sen hala adımlarını sayıyor musun? Hadi buyurun. Eğlenceyi kaçırmayın. Çok heyecanlıyım. Sanki ilk defa elektrik göreceğim. Yoksa benim ampullerden sizin evdedir mi?

Eseriniz nerelerde var? Hadi oyalanmayın! Akşam çöktü bile. İşlemi başlatacağım. On beş. On altı. Deminki gibi olmayacak değil mi? Yirmi bir. Yirmi iki. Korkacak bir şey yok. Doğadaki enerjimi gözününle göreceksin sadece. Seni yemeyecek. Hadi! Çıktık çıktık. Gizli işlerini yürüt bakalım. Bakın şuradan izleyebilirsiniz. Ampuller önümüzdeki arazide. Bir hayal kırıklığı daha olmasın da sevgili Tesla'mızın sinirleri kaldırmayabilir.

Her şey yolunda gidecek Bay Edison. Siz merak etmeyin. Her şey ne kadar sessiz. Sanki biraz önceki kargaşaya hiç olmamış gibi. Başlıyor! İnanılmaz! Gökyüzü sanki! Sanki! Kuyruklu yıldızlar dünyanın etrafını sarmış gibi değil mi? Evet öyle. Neler oluyor şu anda? Gördüğüm ve anladığım kadarıyla Tesla enerjiyi yakalayıp elektriğe çevirmeyi başarmış. Ama ampulleri yakabilecek mi? Hiç sanmam.

Keşke son cümlenizi söylemeseydiniz. Bakın! Yandılar! Işıl ışıl bahçe. Doğum günümde dedem bahçeyi böyle süslemişti. Tabii kablolarla. Deden epey zengin herhalde. Bugünlerde öyle herkesin elinde elektrik ampul olmaz. Onun gönlü zengin.

İşte başardım. Bu gördüğünüz benim için çok büyük ama insanlık için daha büyük bir adım. Bu insanlığın özgürce birbirine ulaşması yolundaki ilk adım. Dostum başardım. Nikola tebrik ederim. Başardım. Başardık. Her bir köy, her bir kasaba ışıl ışıl olacak. Anında istediği bilgiye ulaşacak. Bu insanlığın zaferi dostlarım.

O kadarına kimsenin izin vereceğini sanmam. Bu kule bir gün birisi tarafından yıkılır kesinlikle. Nikola ters giden bir şey var. Yine ne oldu? Şu aksiliğe bak. Büyük icadın ilk dakikasında kendini yok ediyor. Hiçbir buluş bir günde mükemmel haline ulaşmaz. Bunu sen de biliyorsun.

Patlamaz ama epey hasar olacak sanki. Sizler ayak altından çekilseniz iyi olacak. Nikola, arazdaki ampuller de patlıyor. İçeri girelim. Belki durdurabiliriz. Bırak! Bırak! Gerçekten evimiz girsek iyi olacak. Demir, kulenin altına doğru bak. Sabah koridorum yoksa. Nerede? Kolyedeki akımlar patladıkça gözüküyor. Zaman koridoru da sapıttı. Elektrik yükünün altına mı gireceğiz? Hadi Demir! Hepsini dikkate arazideyken koş! Bir! İki! Üç! Evele! Sessiz! Gençler! Ne yaptığınızı sanıyorsunuz? Hayır! Çarpılacaksınız! Durun! Arkamızdalar! Bu kargaşada anlamazlar ne olduğunu! Atlayalım! Durun diyorum size! Çocukları uzaylılar kaçırıyor! Topla!

Omuzumun üstüne düştüm. Aman ya. Bu tarafa bir minder mi koydursak? Ya bırak şimdi onu. Kule ne oldu? Mumuf çok üzüldüm. Merak etme. O anda yıkılmadı. 1917'de proje yürümeyince yıkılıp burada olarak satıldı. Çok üzüldüm. Bilim bazen böyledir. Fikrin gerçekleşmesi asırlar alır. Sen asıl Tesla'nın son söylediğini duydun mu? Duydum. Hoş geldiniz çocuklar. Ne dedi Tesla? Koridora atladığımızı görünce bizi uzaylıların kaçırdığını söyledi. Evet öyle garip inançları vardı. Uzaylılar var derdi. Belki de vardırlar kim bilir? Hiç. Hem aslına bakarsan biz Tesla için uzaylı gibiyiz. Uzayın başka bir zamanından gelmiş canlılar. Edison ya da Tesla bizim başka zamandan geldiğimizi anlasalar bizimle birlikte atlarlardı koridora. Bence denemiştir Tesla. Bir.

Hayatta bir gün, bir Podbee Media yapımıdır. Yazan, Şeniz Baş. Yönetenler, Tülin Özen, Tansu Bicer. Ses tasarım ve miksaj, Metin Bozkut. Müzik, Okan Kaya. Oyuncular

Yade, Zencan Sakal. Demir, Elif Erdal. Kutay Dede, Galip Erdal. Tesla, Beyti Engin. Edison, Deniz Karaoğlu. Asistan 1, Bilgesu Akın. Asistan 2, Simay Başık.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)