
1.597 kelime · ~8 dk okuma
Herkes benimle mi? Burası Sepin Kafası. Hepiniz hoş geldiniz. Geçen bölümde meditasyon üzerine sohbet etmiştik ve o sohbette yer yer oryantasyona değinmiştik. Hatırlatıyorum meditasyon bir içe dönüş çalışmasıydı. Hatta bazen şu analojiyle açıklıyorum meditasyonda olabilecek şeyi. Her zaman tabii ki böyle olmuyor. Ama diyelim kolun kırıldı ve kolun alçıya alınması gerekiyor kırıkken. Ama bazen meditasyon çalışması kolu alçıya almak yerine kolunun kırığının acısını hisset demeye denk geliyor. Onun yerine ise dediğim gibi kolun alçıya alınması gerekiyor. Ve oryantasyon biraz daha işte bu alçı. Oradan başlamak isterim. Bugüne kadar binden fazla kişiye yetişkin eğitimi verdim. Mindfulness eğitimi aslında.
...ve açık ara farkla eğitime gelmiş öğrencilerin... ...en çok faydalandığı pratik olarak söylediği oryantasyondu. Bunu da özellikle belirtmek isterim. Ki eğitim esnasında uzunca bir eğitim, sayısız pratik yaptık birlikte ama... ...herkesin en çok faydalandığı pratik oryantasyondu. Ve evet, bugünün konusu oryantasyon. Şunu da tekrar etmek isterim.
Gerek meditasyon, gerek oryantasyon. Biz bunları niye konuşuyoruz? Aslında yaptığımız şey veya aradığımız şey keyif almak. Biz hayattan keyif almak istiyoruz. Daha iyi hissetmek istiyoruz. Geçen bölümde değindiğimiz gibi biyofili dediğimiz kavram çerçevesinde o neşeyi, o hayata dair hazı tekrar bulmak istiyoruz. Yani bunları yapma sebeplerimiz de hakikaten keyif. Yani tek işimiz keyif almak aslında. Onu da hatırlatmak isterim. Şimdi oryantasyon, duyular aracılığıyla çevrede, dış dünyada olan biten şeylerle bağ kurmak demek. İlişki kurmak demek.
Bunu yer yer ben şöyle kendi içimde açıklıyorum. Aslında insan sistemine, insan fizyolojisine, biyolojisine anarşi gibi geliyor bana oryantasyon. Çünkü demin dediğim gibi bazen bizim kendi sistemimiz bizi ızdırava sürükleyebiliyor. Yani oryantasyon daha bu keyif tarafından bir çalışma. Tekrar onun altını da çizmiş olayım. Ve iki alıntıyla oryantasyona girizgah yapmak isterim. Bir tanesi Gürce Eften, filozof. Spritüel öğretmen diye geçiyor. Hatta çocukluğu karşısına geçmiş. O şöyle der, seni uyutmuş olan sistemi kullanarak uyanamazsın. Diğer sevdiğim alıntı da oryantasyonu açıklarken Einstein'dan. O da diyor ki, hiçbir problem kendini yaratan bilinçle aynı yerden çözülemez.
Çünkü aslında bizim oryantasyonla yaptığımız şey insan sistemine dışarıdan bir müdahale. Yani meditasyon iç dünyamıza dönmekti. Tamamen içsel bir çalışmaydı. Biz oryantasyonla demin dediğim gibi duyuları kullanarak dış dünyayla bağlantı kuruyoruz. Oryantasyonun en basit tanımı bu. Peki oryantasyon neyin içinde? Bir onu da konuşmuş olalım. Bu yeni nesil trauma protokolleri var ve orada dünyada olan biteni veya tecrübelerimizi anlama kanallarımız üzerinden çalışılıyor ve beş ana kanaldan bahsediliyor. Bir tanesi imge kanalı, bir tanesi beden duyumu, bir tanesi
Oryantasyon, bugünkü bölümün konusu olan bir tanesi anlam, bir tanesi de hisler. Bunlara zaten podcast'in ilerleyen bölümlerinde de değineceğiz veya konu olarak ele alacağız. Şimdi bugünkü konu oryantasyon yani aradaki. Şimdi o beşliden oryantasyon dışındaki dörtlüyü kenara aldığımızda onlarda ortak bir nokta var, ortak bir payda var. O da şu.
Onlar sanki bir yanka odasında varlar şu anki insan fizyolojisi için. Ne demek istiyorum? Yanka odası ne demek? Eco Chamber diye geçer İngilizce'de de. Ne demek istiyorum? Mesela ülkeyi yöneten biri var ve işte çeşitli fikirleri var ama hiç karşıt bir fikir yok. Yani bir yanka odasında bu fikirler. Çünkü bütün danışmanları, kabinesi, ekibi, her neyse... Bu ülkeyi yöneten kişinin fikrini alkışlıyor ve hiçbir şekilde o fikri sorgulamıyor. Bu yankı odası veya kendi hayatımdan örnek vereyim. Twitter'da hep aynı görüşteki kişileri takip ettiğim için bir memleket meselesi veya başka bir şey konu olduğunda hep aynı görüşten tweetlere rastlıyorum. Bu da bir yankı odası yani Twitter'da benim için bir yankı odası olabiliyor.
Şimdi bu dörtlü, oryantasyon dışındaki dört kanal demin saydıklarımdan... ...işte böyle bir yankı odasında. Biz oryantasyonla bu yankı odasına Truva atı içinde giriyoruz. Yani onlara sezdirmeden oryantasyonla içeri dalıyoruz diyebilirim. Ve diyoruz ki, metaforik konuşuyorum, fizyolojiye, biyolojiye veya kendi sistemimize diyoruz ki... Dünyanda olan biteni, çevrende olan biteni, içinde olan biteni hep bu dörtlü üzerinden algılıyorsun. Ama o dörtlü, biliyor musun, yankı odasında ve onlardan gelen bilgi nötr bilgi değil, yanlı bilgi geliyor sana. O yüzden tırnak içinde hep ızdırap içindesin. Ben sana oryantasyonu göstereceğim diyoruz. Gene hep metaforik konuşuyorum. Oryantasyonla yanlı bilginin var olduğu yankı odasına müdahale ediyoruz.
Gerçekten tam anlamıyla bir true value. Neden böyle? O yankı odasındaki bilgi çünkü, buna çok kısa değineceğim, problemle odağa perspektifinden geliyor hep. Problemle odağa da şöyle bir şey, ne oluyorsa, ne tecrübe yaşıyorsan, ondaki problemi görüyorsun. Yani şöyle imgeliyorum hep kendi içimde, bir mıknatıs var sanki ve tecrübe yaşadığında bir his olabilir, bir düşünce olabilir, bir beden duyumu, bir imge.
Herhangi bir tecrübe yaşadığında mıknatıs o tecrübedeki bütün negatifleri çekiyor kendine ve sen olan biteni o mıknatıstan görüyorsun. Yani nötrü bilgi olarak algılayamıyorsun ve tamamen problemle kısmı görüyorsun. Problemle oda bu demek çok yaygın bir şey. Bu yüzyıl insanı için. Dediğim gibi buna girersek çıkamayız ama bunu ek bilgi olarak söylemiş olayım. Yani burada niye anlattım problemle odağını? Yankı odasındaki bilgi problemle odağı bilgisi. O dörtlü bize mütemadiyen problemle odağından bilgi aktarıyor. Oriyantasyon Truva adıyla o yankı odasına giriyor ve diyor ki bende nötr bilgi var. Hatta keyif veren bilgi var. En başında söyledim ya ne yapmaya çalışıyoruz? Keyif almaya çalışıyoruz. Yani oriyantasyon bu keyif alma işinde tek işimiz keyif almak. Bu keyif alma işinde oriyantasyon müthiş bir teknik. Bu tamamen bu arada onu da söylemiş olayım. Ne meditasyon ne oriyantasyon terapi ikame edecek. teknikler, müdahaleler değil. Yani herkesin tabii ki gerekli gördüğü ölçüde uzmanlarla çalışması gerekiyor. Bunlar böyle basit teknikler ve kimse dedi diye de işe yarayacaklar diye bir şey yok. Sadece denenebilir ve işe yarıyorsa, keyif veriyorsa, iyi geliyorsa devam edilir. Peki bu yani küçük elementler aynı zamanda şimdi bütün hepsini Türkiye gerçeğinde ve dünya gerçeğinde düşündüğümde ne tür bilginin olabileceği, olamayacağı hakkında bir sorum oluyor.
Nötr bilgi derken, olan biteni problemle odağı perspektifindense olduğu bittiği haliyle görebilmek. Yani şöyle bir şey, Mart'ı uçuyor. Bu nötrü bilgi. Ve orada bulutlar var. Bu son derece nötrü bir bilgi ve aslında çok da güzel bir şey bulutlara bakıyor olmak veya Mart'ın uçtuğunu görmek. Bunlara geri döneceğim. Yani oryantasyon true ve atı dedim ya, demin Einstein'ın ve Gurdjieff'in söylediklerini hatırlayalım. Problemi yaratan bilinçle aynı yerden çözme işini bırakıyoruz oryantasyonla. Einstein'ın dediğini atıf yaptım.
Veya bizi zaten uyutmuş olan sistemi kullanarak uyanmaya çalışmıyoruz. Şimdi de Gürcü Efe tekrardan atıf yaptım. Başka bir şey yapalım diyoruz sisteme. Hadi gel diyoruz. Dikkati. Dışarı ver. Özellikle de dışarı ver. Duyuların var. Müthiş araçların var bunu yapabilmek için. Hadi bunu yap. Şimdi daha net. Evet. Çünkü şöyle de bir şey var Şevval. Yani şu benzetme de hoşuma gidiyor. O yankı odasındaki dörtlü sanki şöyle bir bilgi veriyor. Evinde bir yangın alarmı var.
Ve yangın alarmı devamlı ötüyor. Evde yangın var, işte duman var. Haberin olsun diye. Oriyantasyon sanki diyor ki yangın yokken, duman yokken sakin ol. Duman da yok, yangın da yok diyor. Sanki öyle bir analoji de bazen daha oturtuyor bu anlattığımı. Ya da yangın olabilir dediğinde de şu an yok diyen de ona benzetiyor gibi olabilir. Aynen öyle, aynen öyle. Ve hatırlarsan meditasyonda şeyi konuşmuştuk, bunu uzun uzun konuşmuştuk seninle. Duvarların genişlemesi, tabanın tavanın genişlemesi. Alanı açmak, yıkmak belki diye konuşmuştuk. Evet, işte bunun için o nötr bilgiye, o keyif verene ihtiyacımız var. Bunu yaparken daha keyifli rotadan gidiyoruz. Çok ihtiyacımız var. Çünkü çoğu zaman bir tecrübe yaşadığımızda bu beş kanaldan farklı farklı bilgiler geliyor sisteme.
Ve özellikle o demin bahsettiğim yankı odasındaki dörtlüden problemle odağa bilgisi geliyor. İşte oryantasyonla biraz aklını çeliyoruz aslında. Yani dışarıdan müdahaleyle tecrübeye dair daha keyifli, daha nütür olanı ön plana çıkarmaya çalışıyoruz. Çünkü şu an yaşadığımız sistemde, düzende, hayatta, dünyada bizim dikkatimiz daha o yankı odasından gelen bilgiye dönmüş vaziyette ve bu ızdırap veriyor bize. Bu iyi gelmiyor. Çok katılaşmış bir şey bir de. Yani sürekli aynı evlere gidiyoruz, aynı haberler alıyoruz, aynı kişiye bağlı birçok karar var ve bunun düzeninde de yaşıyoruz. Evet. Ve bu çok katılaşmış bir şey. Geçen haftaki o şeyden bahsedersek aslında ev yıkmak, alan yıkmak, çim açmak sanki biraz evi havalandırmak da gibi geliyor. Çünkü nötr bilginin inanın bulut olduğunu düşünmemiştim ilk başta.
Ve burada bilgi sözcüğü de bizi yanıltmasın. Nötr deneyim var aslında. Belki ben bilgi derken dinleyenleri yanıltmış olayım. Nötr deneyim. Nötr tecrübe var. Martıya bakmak var. Martıyı takip etmek var. O dalganın sesini duymak var. İşte dokunduğun bir el var. Anlatabiliyor muyum? Yani duyular aracılığıyla... Vücudun var. Tadım var. Evet. Aynen aldığın tat var. Dinlediğin müzik var. Burnuna gelen güzel kokular var. Yani keyifli birçok şey var ama bunları S geçiyoruz. Çünkü diğer yanko odasındaki dörtlü çok fena hem de çok zinsi. Tabii düzene sıkıştırılmışlar durumda bize. Ve feci şekilde sirayet etmiş vaziyetteler bize. Yani gerçeğimiz o sanıyoruz.
Şimdi bir oryantasyon pratiği yapalım mı? Yapalım. Bunu yapanların oturduğunu varsayıyorum. Belki oturduğun yerde biraz daha nasıl rahat olabilirim diye bakabilirsin. Yani bunun için meditasyon bölümünde de değinmiştik. Herhangi bir şekil şemal hiçbir şey yok. Nasıl oturuyorsan oturuyorsun. Ben mesela şu an bir sandalyede.
Böyle gayet alelade bir şekilde bağdaş kurmuş vaziyetteyim. Öyle dik falan da oturmuyorum. O yüzden böyle şekil, şemal işte şöyle olmalı, böyle olmalı. Onların hepsini bir kenara bırakıp nasıl oturuyorsan birazcık daha rahat olman mümkün mü? Belki onu araştırabilirsin. Ve yönergem şu olacak. Bırak gözlerin istedikleri gibi dolansınlar. Şimdi yapalım birlikte. Bırak gözlerin olduğun mekanda istedikleri gibi dolansınlar.
Ve bunu yaparken sanki gözlerinin kendi iradesi var. Ve sen o iradeyi takip ediyorsun. Yani işçi gözlerini yapıyor. Ve bunu yaparken hareket gözden başlıyor. Boyun ve baş tabii ki gözü takip ediyor. Ve
belki Gözlerin bir yerde kalmak istiyor. Ve bırak bu olduğunda gözlerin nerede kalmak istiyorlarsa kalsınlar. Belki nötr bir şey bu. Belki nispeten sana iyi gelen bir şey.
Sana hoş gelen bir şey veya hoş-nahoş skalasında daha az nahoş gelen bir şey. Ve şimdi tekrar bırak gözlerin. İstedikleri gibi dolansın. Olduğun yerde. Hani neredeyse.
Bunu gün içinde keyif aldığın sürece tekrar edebilirsin. Önemli olan keyif almak. Keyif almıyorsan lütfen yapma. Bir sonraki bölümde oryantasyondan devam edeceğiz. Orada görüşürüz.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.