Podcast

296: Trend Spor: Süper Lig Tarihine Geçen Transfer Çalımları

Trend Topic

3 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Futbolda yeni sezonun başlamasına çok az bir zaman kalmışken Wilfried Zaha ve Dusan Tadic gibi isimlerle beraber üç büyüklerin birbirlerine attıkları transfer çalımları heyecanı arttırıyor! Bir yandan da temsilcilerimiz Avrupa mesaisine başladı. Hepsi ve daha fazlası Trend Spor'da!



Bu podcast, On Dijital Bankacılık hakkında reklam içerir. Bankacılık On'la Rahat. Dünya Döndükçe EFT-Havale- Fast Ücreti Yok. ON Mobil'i _ndir!
Bu podcast, Pegasus hakkında reklam içerir. Yeni seyahat rotanı planlamak için hemen https://www.flypgs.com/ ’u veya Pegasus Mobil uygulamasını ziyaret et!
Bu podcast, Garanti BBVA hakkında reklam içerir.

See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.

Bölüm Transkripti

6.167 kelime · ~31 dk okuma

Trend Spor'dan herkese merhabalar. Son günlerin sporda trendi ülkemizde Wilfried Zaha transferi oldu ve transfer çalımları büyük bir gündem oluşturdu. Geçtiğimiz günlerde Dusan Tadic'in de Beşiktaş'ın günlerce ilgilendiği futbolcunun Fenerbahçe'ye transferi de çok konuşulmuştu. Biz de bu bölümde hem Zaha transferinin neler getirebileceğini hem de yakın geçmiş dediğim 21. yüzyılda Türkiye'deki transfer çalımlarını konuşalım diyoruz Oğulcan'la birlikte.

Başlıyoruz. Oğuzhan selamlar. Selam abi. Geçmiş olsun.

Bu kaydı evden almayı isterdim. Stüdyo yerine bu gülen suratını görmektense. Bir de yanmışsın falan. Aynen araya onu koyayım. Benim tatilime sürekli laf ediyorsun ama keşke Sinan Yılmaz'ın suratını görseniz şu an. Sinan Yılmaz'ın iki günlük tatilleri var. İki günlük tatilinde şu an ten rengi artı beş falan koymuş üstüne yani inanılmaz. Yeniden üniversite dönemindeki çadırcılığa geri döneceğim. Allah Allah. Çadır tatilleri çok güzel. Çok da keyif alıyorum. Bir de kumsal da çok istiyor.

Transkriptin tamamını oku

İyi olur yani diye düşünüyorum. Zahabi dinginleştirmiş seni. Onu anladım. Burada günlerce dedin ama aylarca ilgilendi Fenerbahçe. Yani gün de değil o. Doğru. İki buçuk ayı var bu işin. Mayıs sonunda ilk geldi stada izlemeye. Mayıs sonu muydu? Evet Mayıs sonuydu. İki buçuk aydan bahsediyoruz neredeyse. Evet ve Galatasaray'ın çok kısa sürede bitirdiği söyleniyor. Fakat orada benim bir duyumum var. Zaha'nın abisi Fenerbahçe'yi izlemeye geldiğinde Galatasaray'dan tanıdığım birinden şöyle bir şey duymuştum. Zaha'nın şu an itibariyle olma ihtimali yok. Olma ihtimali olsa zaten biz de ilgileneceğiz gibi bir şey demişti. O da şundan, ben bunu Kerem Evet'ten dinlemiştim bu arada. Yani Kerem Evet'e söylüyor sevgili arkadaşımız. O da şundan anladığım kadarıyla Zaha zaten hani sözleştiğimiz biten oyuncular Mayıs-Haziran aylarının başlarında 10-12 milyon eurodan açar. Hani teklif gelecek, gelecek, bekler. İşte Arabistan'dan gelmiştir muhtemelen. Avrupa'dan muhtemel Şampiyonlar Ligi oynayabilecek takımlardan ne kadar gelecek vesaire diye bekliyor, bekliyor. O sırada bence fark şuradan kaynaklanıyor olacak.

Galatasaray yönetimi kendine yakın medyayı çok daha doğru konumlandırıyor. Çok daha iyi kontrol edebiliyorken Fenerbahçe yönetimi medyayla iletişimini ve ilişkisini yeterince iyi yapamıyor. Birazdan Tadic'te geçeriz, Beşiktaş felaket yapıyor Fenerbahçe'den de kötü olarak. Bence öyle bir şey de var. Galatasaray'ın orada hani o transfer çalımını atmasında medya ilişki başarısı var bence. Zaten iki günlük bir olay olamaz bu muhtemelen.

ve hani artık tabi zaha geldikten sonra transferin akışı biraz daha fazla anlatılmaya başlandı. Bu yaklaşık net olarak 1-2 haftalık bir sürece dayanıyor aslında. Burada ana konu şu olmalı, Fenerbahçe 2,5 ayda Zaha'yı niye ikna edemedi? Ve Galatasaray ne yaptı da Zaha'yı ikna edebildi? Burada belirlediğimiz şeyler var. Şampiyonlar Ligi çok büyük bir faktördü Zaha için. Bu arada şunu soracağım, Galatasaray büyük isimleri Şampiyonlar Ligi ile ikna ediyor diye bir söylem var ya, ben eşleşmelere baktığımda zaten Galatasaray'ı gruba kalma konusunda şanslı görsem de bu kesin bir şey değil. Nasıl bunun üstünden yürüyebiliyor peki?

Valla ben de bilmiyorum. Üstelik son 16-17 sezonuna baktığımız zaman Galatasaray'ın tam 3 kez kendisinden çok daha zayıf rakiplere karşı ön elemede elendiğini görüyoruz. Bir tanesi Tromso, bir tanesi Karpati-Lviv, bir tanesi de Östersund. Yani 17 sezonda 3 kez Galatasaray kendinden çok çok düşük ölçekli takımlara elenmiş. Genel olarak Türk takımlarının ön eleme konusundaki başarısızlığı da çok ortada.

O yüzden hani burada rakipler zayıf oldu olmadı vesaireden bağımsız olarak o işin hiç de kolay olmadığı zaten ilk eleme maçında da gördük Zalgiris karşısında. Hani o doğru yani evet şampiyonlar ligi ihtimali biraz koz olabilir bu transferde elinde Galatasaray'ın ama kesin bir şey de yok. 3 eleme var yani sonuçta baktığında. Bu ilginç ama tabi işin içine maddi konular da girebilir. Şimdi Marsile ve Lazio'nun net olarak ilgilendiğini biliyoruz Zaha'yla ama hiçbir zaman. Yani muhtemelen Zaha'nın maaş beklentisine sadece Türk takımları çıkardı kendilerini zorlayarak. Bu sebeple Fenerbahçe'nin de bir yere kadar çıktığına eminim. Fenerbahçe de yedileri bulmuştur herhalde. Kesin bulmuştur, görünen haliyle hediye bulmuştur. Şimdi bu görünen derken bu bir suçlama değil. Şimdi ben Galatasaray'ın 4.3 bildiriminin de gerçeğin yansıttığını düşünmüyorum ama gerçeğin yansıttığını düşünmüyorum kısmı şu, Galatasaray'ın kasasından zaten kapa bildirdiği maaş çıkacaktır. Ama bunun elbet sponsor eklentileri vs. bunlar var ve bunu kap bildirimine dahil etmek zorunda değil. Kulübün kasasından çıkan şey önemli. Bana kalsa, Halkars şirket bu takımlar, en doğru ve en şeffaf haliyle açıklanmalı. Ama Fenerbahçe'de muhtemelen kapı açıklasaydı 5 milyon atıyorum diyecekti. Ama işte şu iş adamından 2 milyon geldi, bu iş adamından 2 milyon geldi. Zaten söylentiler işte Murat Özkaya muhtemelen hem zaten onun uçağıyla gelmiş Zaha. O da enteresan Ali Koç Bodrum'da selfie çekerken Murat Özkaya ile onun uçağıyla Zaha İstanbul'a indi. Bu sebeple maddi anlamda ciddi zorlayabilir bir oyuncu Zaha baktığında ama gün sonunda bir canavar bence salgı kaldığı takdirde.

Öyle, daha da garibi Aziz Yıldırım döneminde de çok güçlüydü ekonomik olarak Fenerbahçe. Şimdi de Ali Koç da ülkenin en büyük zenginlerinden biri zaten. Para konusunda bir derdi yok kulübün. Fakat Ali Koç'un döneminde, Aziz Yıldırım döneminde hiç görmediğimiz neredeyse transfer çalımlarını Ali Koç'un yediğini görüyoruz. Yani daha önce, bu Wilfried Zaha'dan önce de Emrah Baba'da olmuştu. Ben Emrah Baba'ya kadar Galatasaray'ın herhangi birine transferde çalım atabildiğini hiç görmemiştim. Yani bir Galatasaraylı olarak özellikle işte Özen Canaydı'nın dönemleri falan fakirlikten artık bizim futbolculara tarhana falan çıkıyordu herhalde yani şeyde. Yani o kadar şeydi ki birazdan hepsine değineceğiz Beşiktaş'ın attığı çalımlar, Fenerbahçe'nin attığı çalımlar, Galatasaray'ın. Galatasaray'da yok işte. O kadar. Emrah Baba'sı başka da yok yani. Varsa bile çok ufak tefek yani öyle çok büyük ses getirenler hiç hatırlamıyorum. Çok geçmişte vardır belki. Benim hatırlayamayacağım senin de çocukluğuna denk gelen dönem olabilir. Yani 90'lar ve 80'lerde var mutlaka. Hasan Vezir var galiba hatta. Arif Kocabıyık vs. var. Ama onlar şimdi bizim çok bildiğimiz, yaşadığımız dönemler değil. O yüzden biz 2000'lerden sonrasını, son çeyrek asırı diyelim konuşacağız. Orada yok Galatasaray'da. İşte Emrak Baba'dan sonra da şey oldu, Zaha oldu. Zaha oldu. Hepsine değer bu arada bence. Zaha'nın çok büyük oldu evet. Yani birazdan sayacağız Zaha büyüklüğünde Çeyrek Asır'da yok. Yani daha öncesinde var Tanju Çolaklar'da falan var. Ama Tanju Çolak biraz şey gibi yani şu dönemde İcardi'yi Fenerbahçe'nin alması gibi bir şey aşağı yukarı. Hani o kadar olmayabilir belki bilmiyorum ama o kadar büyük bir etki uyandırıyor. Ama son Çeyrek Asır'a baktığımız zaman Zaha gibi bir durum yok bence. Olmadı olmadı hakikaten en büyüğü oldu gibi bir durum var. Fakat teknik olarak da bence soru işaretleri barındırıyor. Yani az girelim o konuya.

Teknik olarak o endişemi söyleyeyim. Zaniyolo'ya Galatasaray çok büyük bir yatırım yaptı. Yüksek bir bon servis verdi. Kerem Aktürkoğlu da yerli olduğu için oynatma zorunluluğunu en çok hissedeceği iki oyuncudan biri Abdülkerim'le birlikte. Kerem Aktürkoğlu, Wilfried Zaha ve Zaniyolo'lu üçlü, Center 4 arkasındaki üçlü, Icardi olursa, Icardi'nin arkasındaki üçlü, birbirini tamamlamaktan oldukça uzak gözüküyor bana.

Kerem ve Zaha ikisi de son dönemlerinde topu sağ ayaklarıyla alıp sol taraftan içeri girmeye çalışan, oyunu oynayan iki oyuncu. Bir an yan oynadıkları zaman ister Kerem'i forward yazın, Zaha'yı sol kenara koyun, ister Zaha'yı Icardi'nin arkasına forward yazın, Kerem'i sol kenara koyun. İkisi de oyunun oynanmaya başladığı, aktığı andan itibaren kendilerini sola doğru atıp sağ ayaklarıyla en güçlü oldukları dribbling özelliklerini yapmaya çalışacaklar. Yani aslında ikisi de sahada aynı şeyi yapmaya çalışacak.

O yüzden belki Kerem daha genç olan bir oyuncu olarak daha kolay evrilebilir. Başka bir rol ve başka bir oyuna evrilmek zorunda kalabilir. Mesela sağ kanat gibi ama Okan Hoca'nın hiç sağ kanatta Kerem'i denediğini görmedim. Dün forvet arkası özelinde bir şey söyledi. Kerem sandığımızdan daha da fazla şeye sahip diye maç önü açıklamasında. Muhtemel. Yani forvet arkası kullanabilir ama o zaman da Kerem'in sola gelip top aldırıp link özelliklerini biraz değiştirmesi lazım. Oyun yapısını biraz değiştirmesi lazım. Kerem oyun yapısını değiştirebilen bir oyuncu gerçekten. Zeki bir oyuncu.

Mesela iki sene önce çok gol koşulları atan bir oyuncuyken, geçen sene çok daha fazla asist yapan ikardiyi besleyeni doğru dönüştürdü. Ama burada daha da farklı bir dönüşüm, daha keskin bir dönüşüm yapmak zorunda. En çok yaptığı şeyleri yapmaması gerekiyor gibi bir durum var. Yani çok daha fazla değişecek. Bence Zaniolo yerine de Rashica da lazım ayrıca. Eğer Kerem Zaha'yla oynuyorsan diğer kanatta daha dengeleyici. Bir de ekstradan oradan bir tane daha dribbling zorlayan Zaniolo. Yani artık iyice şeye döner oyun. Topu alan çalım atıyor, topu alan çalım atıyor gibi. Ki aslında bu dünkü Zalgiris maçında da bunun örneklerini çok gördük. O yüzden bir şeyler tam oturmuyor şu an itibariyle. Okan Hoca'nın farklı denemeler yapması, o transferleri doğru yerlere oturtabilmek için

önemli değişimler yapması gerekiyor gibi gözüküyor. Geçen sene zor derken işi bu yıl bence daha zor bir noktaya doğru gidiyor. Yani elinde dediğin gibi yerli olarak vazgeçemeyeceğin bir oyuncu var. Mertens var, Icard muhtemelen zaten. Gelecek Zaha'sı var, Zanyolo'su var. Muhtemelen ben bakan bunun sürekli yedek otursun diye de geldiğini de düşünmüyorum. Öyle bir ekleme de var ki ben önemli de bir ekleme olduğunu düşünüyorum.

Galatasaray nasıl dizilir diye falan böyle kendi kendime düşünüyorum ama hiç işin içinden çıkamadığım çok fazla yeri var bu arada bakalım. Belki oyuncu satışı vesaire gibi sürpriz bir şeyler de olursa o zaman farklı durumlar da olabilir. Galatasaray intransfer çalımlarından bir diğerini konuşup bitirebiliriz zaten iki tane olduğu için. Emrah Akbaba, Emrah Akbaba ile ilgili bence ilginç bir durum var. Çünkü Emrah Akbaba transfer çalımı üstelik Galatasaray'ın en para harcayamadığı dönemde geldi. Ali Koç yeni gelmiş, çok parası var. Galatasaray'da en sıkıntılı dönemde çünkü finansal fair play kısıtlıyordu.

Hatta 3,5-4 milyon eurosu vardı Galatasaray'ın. Herkese onay öneriyor gibi bir şeyi vardı. Beşiktaş'ın 3 milyon eurosu gibi. Beşiktaş'ın durumu gibi. Galatasaray'ın da o sene öyle bir şeyi vardı. Ve Galatasaray şampiyon olmuştu. O yaz Şampiyonlar Ligi'ne gidecek. Ertesi sene Gomis'te ayrılıyor. Yani Gomis'e ayrılmış. Takımın center fouru yok. 53,5-4 var. Yeni bir center fouru almayıp Emrak Baba'ya o kadar güveniyorlar ki. Emrak Baba'ya verdiler o parayı ve Galatasaray sezonu center foursuz başladı Şampiyonlar Ligi'nde falan yani. Büyük bir Center for Krizi vardı. Emrah Baba o kadar Fatih Hoca'nın beğendiği ve güvendiği bir oyuncuydu ve transfer çalımı haline de geldi. Ali Koç da çıkıp açıklama yapmıştı canlı yayında işte karakterli de bir oyuncuymuş ama hakkını vereyim dedi Emrah Baba'nın. İstemedi bizi daha fazla verdik vesaire gibi bir şeyler dedi yani. O transfer öyle olmamıştı ama hiç de Galatasaray'a da yağar olmadı. İki ağır sakatlık. Çok güçsüz kaldı. İşte artık 30'lu yaşların 31-32'lere geldi Emrak Baba, Adana Demir Spor'da. İlginç bir şekilde ben Aykut Hoca'nın da Fatih Hoca gibi Emrak Baba'yı çok beğendiğini biliyorum. Mesela kalsaydı eğer Ali Koç gelince işte ayrıldı, koku geldi falan o dönemler ya da bir sonraki sene. Aykut Hoca'nın da o dönemde kalsa bir Emrak Baba'yı istediğini, belki bir tane daha transfer yapıp yola devam etmek istediğini biliyorum. Ama KOKU geldi ve çok 5-6 transfer, 10 transfer falan bambaşka, bütün her şey sil baştan oldu. Komoli geldi tabii, onun da etkisi vardı o dönemde. Aynen öyle. Hani ondan önce de yani Fenerbahçe'nin Aykut Hoca döneminde de Emrah Baba'yı istediğini biliyorum. O transferde Galatasaray lehine sonuçlanmıştı. Fakat Fenerbahçe lehine de çok sonuçlanan transfer var. Ve bu listede ilginç bir şekilde hani 10-15 tane baskın transfer çalımı varsa bunların işte 15 tane varsa bunların en fazla 2 tanesi 3 tanesi verimli olmuş.

12 tanesi büyük hayal kırıklığına sebep olmuş. O da garip bir durum yani. Belki o baskının altında mı eziliyorlar oyuncular? Yani sayabiliriz mesela Fenerbahçe'nin yakın döneminde bir İrfan Can Kahveci var. İrfan çok çarpıcı oldu yani. Bu arada şimdi tabii biz seninle program hazırlığımız listeye yazmıştık ama Selçuk İnan'ı da buraya ben eklerim. Doğru Galatasaray'ın. Çok önemli benim için bu arada Selçuk İnan yani Türkiye Ligi tarihini şampiyonluk anlamı değiştirmiş net bir eklemedir. Niye Selçuk aklıma geldi? Ben İrfan'a hep şüpheyle bakan biriydim ama İrfan'ın da yeteneğine düşündüğümde bir Selçuk İnan etkisi olabilir mi diye hep düşünüyordum. Ama bugünkü düşüncem şu, Galatasaray'a gitse muhtemelen İrfan Cankavici bugün hala bank oyuncusuydu. Bence satış yapmış biri olabilir. Çünkü Fatih Terim'le olan birlikteliğinden çok daha büyük şeyler doğabilirdi İrfan'dan. Ama Emrah Baba'da öyle olmadı bak. Ama İrfan'da olabilirdi bence. Ben çok inandım. Ben öyle düşünmüyorum. Senden farklı düşünüyorum. İrfan'ın yeteneği ve Fatih Terim'in birlikteliği bence daha başka olabilirdi. Selçuk...

Alex'in bile devreye girdiği bir şeydi. Hatta hep der. Selçuk'u çok beğendim. O dönem başkana diyordum, alın beraber oynamak istiyorum ki ilgilendiğinde biliyoruz. Selçuk İnan da kendi anlatıyor. Yine ciddi paralarım verildi ama Galatasaray istediğini. İyi bir Galatasaraylı olduğu için. O da büyük bir transfer çalımı, evet onu unuttuk. Üç oldu Galatasaray, Zaha, Emrak, Baba ve Selçuk inandı. Ama öyle bir yar oldu ki. O çok verimli oldu. Çok verimli olan zaten belki de en verimli olan transfer çalımları arasında. Tüm hepsinin arasında hakikaten direkt... Şimdi Mustere'ye nasıl üç şampiyonluk yazıyorsun? Selçuk da ilk üç sezonu hakikaten şaka gibiydi. İrfan'da da şöyle bir şey var. Fatih Hoca basın toplantısında, İrfan da bizi istiyor, biz de İrfan'ı istiyoruz demişti.

Orada Taylan ve Olcan'ın da bu denklemde olduğu bir şey vardı. Olay vardı aslında. Kahve içerek gol sevinçleri vs. ama... Taylan'la Olcan'ı da bence çok kötü duruma düşürdü İrfan. Yani bir de üstüne kahve içti. Yani öyle bir arkadaşlık da... Yani çok acımasız yani. Ulan zaten adamları şey duruma düşürdüm. Bir de gol attıktan sonra bir de kahve içti üstüne yani. Olcan'la Taylan'la dalga geçer gibi bir hareketti. O günün hikayeleri nelerdi? Hafızaları tazeleyelim. Tabii kimisi belki söylendi sadece.

Emre Belezoğlu Başakşehir'e gidiyor futbol kulübüne ve İrfan'ın telefonunu kapattırıyor o gün. Anlatılan hep bunlar. Ve o gün Galatasaraylı yöneticilerin hiçbiri ulaşamıyorlar İrfan'a. Ve o akşam Fenerbahçe transferi bitiriyor. Hatta Panjur'un arasından o gün hangi televizyon olduğunu hatırlamıyorum. Görüşmeyi canlı canlı veriyordu Göksel Gümüştağ, Ali Koç, Emre Belezoğlu. İrfan Can'ın da o arada Başakşehir testlerinde bir yerde olduğu ve telefonu kapalı olduğu söyleniyordu.

İnanılmaz bir transfer çalımıydı gerçekten. Bu arada Galatasaray sonradan, Emrah Baba'dan sonra çok çalım yedi. Yani Mert Hakan Yandaş da var. Bitmiş gözüyle bakılıyordu. Mert Hakan Yandaş hatta Galatasaray yöneticileriyle mesajlaşıyordu yani. Sonradan WhatsApp grup mesajları ortaya çıktı ya işte... Rolex saat bir şey vardı. Derbiden sonra işte... Ellerinde başka bir şey kalmadı diyor Mert Hakan falan sonra onlar saçıldı. Aldık gözüyle bakıp belki de önem göstermeyince oyuncular en çok önem, ilgi, değer görmek istiyor o transfer sürecinde. Ya Mert Hakan ne de olsa Galatasaraylı biz bunu aldık gözüyle bakınca Fenerbahçe'de çok isteyince mesela Mert Hakan'ı o şekilde almışlardı. İlginç bir şekilde Emre Kılınç da Galatasaray'a geldi. O Fenerbahçe'de istiyordu o dönem.

Ve bu transferin en garip noktası şu, aslında Mert Hakan Yandaş Galatasaray'la Emre Kılınç da Fenerbahçe'yle. Ama ters takımlara gittiler, çok da etkileri olamadı maalesef. Bu arada pozisyon anlamında o dönemde Fenerbahçe'nin ihtiyacı olan Emre Kılınç'tı, Galatasaray'ın ihtiyacı olan Mert Hakan Yandaş'tı. Kesinlikle. İki takıma da çok bir yar olmadı zaten bu şey. Bunu bir de nerede düşünüyordum biliyor musun? İhtiyaç dahilinde. Fenerbahçe, Geri Rodriguez'i aldığı zaman Galatasaray-Bobel'e gitti ya, o dönemde aynı şeye geçerliydi. Galatasaray'ın ihtiyacı olan profil Geri Rodriguez'di o dönem. Fenerbahçe'nin de net skorer bir kanada ihtiyacı vardı, Ryan Bobel'de. O da hep aklıma gelir böyle pozisyon ihtiyacında.

Bir diğer ikincisi de Vedat Muriç. İki takımı bir araya getiren. Siyasilerin araya girdiği. Evet. Ve siyasiler sık giriyor aslında Türkiye'de. Böyle durumlarda güçlerini gösteriyorlar. Ve orada da Rize'den Fenerbahçe'ye gidişinde sanırım Vedat da ilk başta Galatasaray'ı istiyordu da sonrasında kendisi için de Fenerbahçe'nin daha iyi olabileceğini gördü. Çünkü direkt ilk 11 oynayabiliyor. Fenerbahçe'de yeni bir şey kuruluyor. İşte Ersun Hoca da çok istiyor zaten. İşte siyasiler de devreye giriyor. Fotoğraflar falan çıkıyor ortaya. Osman Aşkımbak, Rıdvan Dilmen.

Rize'de bildiğin yaylanın tepesinde bir yerde bir fotoğraf var. Hafızalarda hep taze. Fakat siyasilerin daha önceden devreye girip de başarılı olamadığı, istediklerini yaptıramadığı bir transferden bahsetmiştin yayın öncesinde. Onu da anlat istersen. Sevgili Murat abi, Murat Zorlu geçen gün Sportsdigital'deki yayınında bahsetti. Transfer çalımı deyince herhalde Mehmet Topuz ilk akla gelen isimlerden oldu. Çünkü Beşiktaş forması giymiş fotoğrafı var ve o formayı giydikten sonra ben Beşiktaş'ta oynayacağım işte, Beşiktaşlıyım tarzı açıklamaları var. Murat abinin de söylediğine göre dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Aziz Yıldırım'ı arıyor, Mehmet Topuz Beşiktaş forması giymeli, hani araya girmeyin tarzı bir şey var.

Kayseriliydi değil mi? Adola Gül. Evet galiba Kayserili. Bak bu detayı ben şimdi parçalar bilmezdim ben de. Aziz Yıldırım da yine herhalde tansiyonu çıktı muhtemelen. Bu telefondan sonra ve meşhur Range Rover.

Arkasında topu simmiş böyle. Beşiktaş formasıyla fotoğrafı var mı Mehmet Topuz? O kadar bitmiş gözüyle bakılıyordu. Kendi o helikopteriyle gidiyordu baştan galiba öyle bir şey de vardı. Yanlış da hatırlıyor olabilirim ama Aziz Yıldırım'ın tabii o dönemlerde en güçlü olduğu dönemler 2008-2009. Ve hükümetin o kadar güçlü olmadı yani. Şimdilerde işte Vedat Muriç döneminde olsa hükümetin dediği oluyor. O dönemde biraz da Aziz Yıldırım'ın böyle şeyler yapabildiği kadar güçlü olduğu bir dönem. Ve tabi Aziz Yıldırım bu işte aslında şey, yani çok verim alamasa da işte o Mehmet Topuz'lardan. Gerçi 10-11 sezonunda Mehmet Topuz çok iyiydi de. Mehmet Topuz bonser bedelinden ötürü biraz şey oluyor ama bence gayet faydalı oynadı Fenerbahçe'de yani. Evet ama herhalde olduğu seviyenin üzerinde bir Yıldız Alex paraları falan verilince o biraz sorun olmuştur ama Aziz Yıldırım'dan devam edelim. Bir transfer çalımı gibi olmasa da çarpıcı bir durum var. Tümer Metin transferi. Tümer Metin'de şöyle oluyor, sözleşmesi bitiyordu Tümer Metin'in fakat Beşiktaş sözleşmeyi yenilemek istiyor sonuçta ama çok da şey değil, yine değer vermeyle ilgili bir problem var orada ve Tümer Metin'in kendi kitabında da anlattığı Metin olmak diye bir kitabı var ve birçok yayında da anlattığı üzere

Beşiktaş yöneticisi ya seni kim alır bu saatten sonra gibi bir tavır sergiliyor. Yani bu sözleşmeyi imzala gibilerinden. Fakat Aziz Yıldırım da tam tersine Tümer Metin'i çok istiyor. Ve Aleksis'in arkasına Tümer'i koyup 2007 yüzüncü yıl şampiyonluğunu da o şekilde alıyorlar. Şu biraz benziyor Aziz Yıldırım Hacı'nın arkasında sergen yaltısını gördük Altı Saray'da. Yani benim Alex'im var Tümer'e almayayım diyecek bir adam değil. O yüzden Beşiktaş yöneticilerinin düşüncesi hiç öyle değil yani. Aziz Yıldırım aksine aldı adam o inanılmaz en iyi Fenerbahçe kadrosuna Anelka'yı aldı. Koyacak bir yer yoktu yani her taraf akıyordu.

Huy Dong sakatlandı diye Anelka'yı indirdi diye şeyi vardır ya. O dönem Anelka'nın transferinin ana sebebi o. Huy Dong sakatlanıyor, gidip Anelka'yı alıyor. Ki 26 yaşında Anelka'yı getiriyor bu arada. Bir Riberi'dir herhalde ama Riberi de ilk geldiğinde değil mi? Hani o kadar böyle bir oyuncu olacağı çok fazla bilinen bir oyuncu değildi ama Anelka tak diye indiriyor. Hep şey der ya Arda Turan'ı almam için 5 dakika bir odaya girmemiz yeter diye.

Ama tabi Arda da anlatıyor. Çok denediler ama alamadı. Fatih Terim'i de almayı deniyor. Aziz Yıldırım'ın şeyi yok öyle. Her çiçek kendi toprağında güzeldir gibi bir düsturu yok yani. Gelsin benim toprağımda olmasa da olur falan. Ben hallederim. Hiç olmadı. Başka yerde güzel olmaz gözüyle bakıyor yani. Kendini de tutmasa bile rakipten zayıflatmış olurum düşüncesi de çok oluyor. Burada bölüme küçük bir ara verelim. Döndüğümüzde devam edeceğiz.

Beşiktaş-Fenerbahçe arasında çok transfer oldu 2000-2010 aralığında. Yani son dönemde Tad içi dışında çok olmadı hakikaten. Galatasaray-Fenerbahçe arasında daha çok oldu 2010'lardan sonra ama 2000-2010 aralığında Yıldırım Demirören'in de çok maddi olarak güçlü olduğu dönemde Fenerbahçe ile Beşiktaş birçok kez çarpıştı. İşte o Tümermet'in ve Mehmet Topuz'da Fenerbahçe kazandı. Mehmet Ekeci'de de Fenerbahçe kazandı. Mehmet Ekeci, Beşiktaş'a gidebilecekken hani bonservis veriyor, işte Trabzon, Beşiktaş'a gitmesini falan istiyor. Ona rağmen direnip sözleşme imzalamıyor ve sözleşme bittikten sonra Fenerbahçe'ye gidiyor. O da bence çarpıcı. -"6 ay suni Çin'de idman yaptırdılar bana." demişti o dönem Mehmet Ekeci. -"Beşiktaş'a gitmediğim için." Beşiktaş'ın Fenerbahçe'den kaptığı bir oyuncu olarak da aklıma şey geliyor, İbrahim Toraman. Çok gereksiz bir transfer cümbüşü vardı. Bazen bazı oyuncular da hiç hak etmediği ilgi ve değeri görebiliyor. Yani ilgi ve değerden bahsettik ya transfer çalımında. Yalnız oyuncular da çok gereksiz bir şeye girmişti. Ben hatırlıyorum 2004'ler falan herhalde lisedeydim. Yine dersten kaçıp PlayStation kafeye gitmiştik. Orada kafeyi işletenler Lilleburgas sporlu futbolcular. Stoperler falan ya. Hatta stoperdi çocuk kafeyi işleten. Kavga çıktı aralarında. Beşiktaş'la Fenerbahçe, İbrahim Toroman'ı biz aldık, siz aldınız falan.

İbrahim Toraman onu duysa kendini çok daha iyi hisseder eminim yani. İbrahim'le ilgili o dönemde beklentisi çok yüksekti. Çok iyi futbolcu olur, milli futbolcu olur vesaire gibi ama hiç o seviyelere ulaşamadı yani. Beklenen standardın çok çok altında kaldı. Ve belki de hani oyuncunun seviyesine göre transfer yarışına girilmiş en absürt transfer çalımıdır yani.

İbrahim Toroman için hakikaten Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın o kadar... Galatasaray'da vardı devrede ama dediğim gibi Galatasaray'da o dönem para olmadığı için hiç şey olmadı. Yıldırım Demirören'le Aziz Yıldırım'ın çekişmeleriydi yanılmıyorsam. Yıldırım Demirören öncesi de olabilir İbrahim Toroman. Serdar Bilgil dönemi falan mı acaba? Olabilir. Yani çünkü tam o geçiş dönemi 2003-2004. Yıldırım Demirören de olabilir ama. Şeydi, bayağı çarpıcıydı o dönemler. Ben şimdi tabii Zahat çok ani geldi o Galatasaray'ın. Hatta acaba fake hesap mı diye kontrol ettim yani o bildirim geldiğinde. Sonra şey tweet attım, tarihe geçecek bir transfer çalımı bu. Hatta bence bir numara oldu benim nazarımda. Tabii doğal olarak bunu Fenerbahçeli yazınca alta da çok fazla tepki geliyor. Ve bana en çok söylenen isim, abi Stoch vardı ya. Hani ne zahası Allah aşkına, ne çalımı işte tarihte nasıl en iyi olabilir diye. Oysa orada atlanan bir şey var. Ben oyuncu kalibresi olarak da bunu söylüyorum. Yani açıkçası Stove için atılan bir çalım beni o kadar etkilemiyor. Stove'la ilgili gelecek beklentisi çok yüksekti. Chelsea istiyor vs. gibi şeyler yazılıyordu. Türkiye'ye gelmeden önce Stove'un potansiyeli çok yüksek görülüyordu. Fakat Stoche'da biraz İbrahim Toroman gibi oldu. Beklentilerin çok altında kaldı. Bir sezon oynayabildi. Bir sezon. Sonra gelişimi ileriye gideceğine hep geri gitti Stoche'un. Biraz o yüzden anladığım kadarıyla ama Wilfried Zaha'nın Premier League'de yaptıkları yani top altının dışındaki Premier League takımlarının hepsinde yıldız olabilecek bir oyuncu. Birçok sezonda lige damga vuran Crystal Palace tarihinin belki de en büyük oyuncusu. Hani Stoche'un kariyeriyle Zaha'nın kariyeri kıyaslanamayacak kadar farklı. Tabii ki.

O yüzden hani bugün ama muhtemelen o dönem potansiyel yüzündendi yani hem de Galatasaray istiyordu çok potansiyelli yıldız olacak oyuncu vesaire gözüyle genç oyuncu gözüyle wonder kid gözüyle bakıyorlardı. Resmiste de açıklama mı varmış Stoh'la alakalı o dönem yani Stoh açıklanıyor. Ama Fenerbahçe alıyor. Ben onun Alper Potuk'ta olduğunu hatırlıyorum. Alper Potuk Galatasaray'a açıklıyor Alper Potuk'u. Tweet atıyor. Kapıda görüşmelere başlandı diye bildiriyor. Fakat Fenerbahçe kapıyor. Hatta bence bu şeyin şu Alper Potuk transferinden sonra bu bir daha bu amatörlük yapılmadı kulüplerden. Kulüpler resmi imzayı attırmadan görüşmelere başladık tweetini kapı bildirmiyor. Şimdi sana onu soracaktım. Aslında görüşmelere başlanmıştır tweeti. İmzayı attık biz. İmzayı attık biz şey oldu. Açıklaması oldu.

Ama Alper'den sonra oldu bu. Alper Potuk'tan sonra oldu. Aslında cümle şeyine baktığında resmi görüşmeler başlanmıştır diyor ama takımlar hakikaten... Çünkü zaten sonraki maaş açıklaması da yarım saat sonra geliyor. Resmi görüşmeleri başlanmıştır. Kesinlikle. Ama Alper durumunda çok kötü duruma düştük altı sıraya. O yüzden biraz öyle. Yani artık aldığı gözüyle bakılan oyuncuyu kaptırdığında çok daha çarpıcı oluyor. Alper Potuk'ta öyle bir durum olmuştu. Alper de tabii yine İrfan Canlar'dan da daha zayıf bir performans yani. Onun da performansı maalesef çok kötü olmuştu. Şimdi bir Tadic'i konuşmak istiyorum. Kesinlikle konuşalım. Yani ben o gün saat 10'da uyudum. Ve sabaha karşı 5'de kalktım. Ben de Fenerbahçe'nin resmi hesabının bildirimleri açık.

Duşan Tadiç falan açadı İstanbul'a indi diye. Tweet var ya sabaha karşı 5. Hakikaten uyku şey var afyon patlamamış daha. Girdim yanıyor Twitter. Hani abi biz uyumadık falan tweet attım. Bu gördüğüm şey gerçek mi diye. Çünkü hiç adı geçmedi. Sıfır. Beşiktaş alacak gibi bakılıyordu.

ilettiği karar bekleniyor. Bu transfer hakikaten bilmiyorum tabii öncesini Fenerbahçe ne kadar önceden ilgilenmeye başladı ama 2-3 saatte falan bitti. Yağız Sabuncuoğlu Amsterdam'dan uçak kalktı ve geliyor deyip gidiş radarını kapamış Ali Koç uçağın. O dönem giden koç 22 idi galiba. Gidiş şeyi yok, verisi yok. Amsterdam kalkışı verisi var. Belirli bir noktadan sonra çıkıyor da Yağız tweet attıktan 15 dakika sonra da Tadic İstanbul'a indi diye tweet düşüyor Fenerbahçe'den.

Ve bence işin en garip tarafı şu. Şu transfer döneminde çok net şunu görebiliyoruz. Galatasaray ve Fenerbahçe 7-7,5'lara kadar çıkabiliyorken maaş olarak yıllık ve belki de tarihin en çok para verilebilen dönemi hem Fener'in hem Galatasaray'ın. Çünkü Euro 2-3 iken bile bizim takımlar Fenerbahçe-Galatasaray'a en fazla 2,5-3 milyon Euro verebiliyordu. Şu an 30'a çıktı Euro ve Galatasaray ve Fenerbahçe 7,5'lara kadar çıkabildi. Bu nasıl oluyor bilmiyorum. Çok ekstra bir durum bu. Anlamlandırabildiğim bir şey değil açıkçası.

Fakat Galatasaray-Fenerbahçe 7.5'lara kadar çıkabiliyorken Beşiktaş en fazla 2.5-3'lerde. Ve Tadic'i niye Beşiktaş alıyor ki zaten? Yani maddi olarak da diyorum hani güç sıralamasından falan demiyorum. Likteki birinci, ikinci, üçüncü bitirmekle ilgili de demiyorum. Para olarak da bugün Tadic Galatasaray'ı alsa Mertens düşmüştü Mertens'in önüne 10 numara arıyordu zaten alınır. Yani gayet Zaha zaten benzer. Hani sola kıvrılan ikinci forvet gibi hani benzer. Zaha'yı da Galatasaray aldı zaten.

de hani Tadic'i Beşiktaş alacağına kadar Galatasaray alabilirdi. Beşiktaş alacağına kadar yine Fenerbahçe alabilirdi zaten ve aldı da ve bence bu transfer çalımları arasında en net Fenerbahçe işte bu az önce saydık Stohlar, Alper Potuklar, Mehmet Ekeciler, İrfan Can Kahveci falan en net fayda sağlayacak oyuncu bence Duşan Tadic. Çünkü Fenerbahçe Fenerbahçe'nin set oyunu becerisi çok düşüktü. Set oyununda kilit açacak yaratıcı oyuncu, kaliteli oyuncu becerisi kadroda niteliği eksikti. Ve Tadic net şekilde Fenerbahçe'nin set oyununu çok yukarı çekebilecek bir oyuncu. Çok net bir transfer bence. Üst düzey bir oyuncu bence.

O yüzden hani birçok transfer çalımından fayda verim alınamıyor dedik ama Tadic'den bence alınacak yani. Benim onunla ilgili beklentilerim oldukça yüksek. Nasıl kullanılacağıyla alakalı benim sadece soru işaretim var. Şimdi İsmail Kartal 10 numara mı kullanacak ama Shmansky'de ciddi bir yatırım. İsmail Kartal 2-8 düşünüyoruz gibi bir şey dedi. Eğer Shmansky'nin yanına bir tane daha 8 numara alırsa belki sol kenar forvet gibi Tadic'i kullanacaktır. Mesela bu akşam da yani bizim bu yayını çektiğimiz akşam Zemur maçı var. Kent solda, Tadic sağda olarak. Bu arada Şimanski'yi transfer çalımı sever misin? Yok ya. Ben hiç öyle çok duymadım açıkçası Galatasaray'ın istediğini. Çünkü Galatasaray'ın da anlaşmadan önce sürekli aradığı ama Şimanski'nin orada Fenerbahçe imzattığı. Yalanladı sonra onu Galatasaray yöneticileri.

Yani tabii şey demeyecekler, bunu Fenerbahçe'de yapma. Aradık ama gitmiş falan diye. Erden Timur iyi bir oyuncuydu, çok iyi bir oyuncu. Biz ilgilendik ama belirli çıkabileceğimiz bir maaş skalası var deyip bu arada ondan sonra da Zaha'yı getirmek, bir kardiyo falan şimdi senelik 7 milyon falan verilecek. Yönetimler bunu şey yapıyor, şimdi Koç'a da sorsan, biz transferden vazgeçmiştik diyecekler Zaha için. Ben sana söyleyeyim, öyle bir şey yok. Geçmediler.

Zaha gitti Galatasaray'a imza. Ama ben Szymanski'nin, çok da Galatasaray'ın ihtiyacı olan oyuncu olduğunu düşünmüyorum. Paredesler falan ilgileniyor Galatasaray'a. Daha net bir oyun kurucu ve daha 8, daha sert bir 6-8 karışımı istiyor. Szymanski daha çok 8-10 gibi, daha önde oynayan. Torreira'nın yanına bir tane daha biraz daha hammallık yapabilen ama top da yapabilen bir oyuncu. Daha savunması kuvvetli bir oyuncu aranıyor bence. O yüzden Szymanski belki ilgilenilmiştir kalitesine ve potansiyeline alıp ama

Bu bizim ihtiyacımız olanınca aman alalım gözüyle de bakıldığını pek zannetmiyorum. Ki o da ciddi bir yatırım. 9.75, 4 taksitle ödenecek bir şey var. Jetson'a geçmek lazım. Buradaki en garip hikaye de bence Mehmet Opuz'dan sonra Jetson'da. Galatasaray için en acı, çok net. Ve bence bu hikayeler arasında filmi çekilse en çok izlenebilecek. Yani en trajik, en dramatik. İçinde çok farklı unsurlar barındırıyor çünkü utanmadan bir de Rize'ye kiralanıyor. Yani Galatasaray'a daha nasıl... Yani adamı elinden almışsın daha da beterini yani. Adam ölmüş daha da vuruyor böyle Galatasaray'a vuran bir durumda.

O dönemde birçok şey var tabii yani Galatasaray'la Rize'nin de arasının çok kötü olması. Galatasaray düşme potasına kadar geriliyor, Rize düşme potasındaki rakibi ona verdik kiraladık falan gibi. Hani sosyal medyada Galatasaray'la hani gençleri falan, yaşı küçük olan arkadaşları çok üzecek, rencide edecek bir şeydi, dönemdi. Galatasaray yönetiminin de Burak Elmas'ı çok zor duruma düşürdü. Bir daha gelemeyecek seviyede, yönetimde yer alamayacak seviyede bitirdi. Ama haklı da bitirdi bence.

Yani iyi oldu yani Galatasaray için Burak Elmas'ın o şekilde bitirilmesi. Hani şu gün mesela Torreira'nın yanına az önce dedim ya, Simanski gibi değil de daha mücadeleci bir oyuncu aranıyor falan, Jetson işte. Olmuş olsaydı, Torreira Jetson olsa tamam. Yani o Zaha'yı kim kaldıracak az önce işte programın başında bir sürü konuştuk ya Zaha, Zanioğlu, Kerem nasıl olacak falan. Jetson Torreira ile olacak aslında. Geri dönmeyebilirlerdi yani ikisi de olsa.

Yani bunu mesela Cenk Tosun'u geçen sene tekrar şey yapan 16 gol attıran tekrar adamın futbola dönmesini sağlayan arkasında Jetson. Yani hiç savunma yapmıyor ki Cenk. O yüzden Jetson transferi Burak Elmas'ı bitirdi. Bitirmesi de doğru oldu. Çünkü Pulgarlar, Mulgarlar peşinde koşarken Jetson gibi bir oyuncu almamak olacak iş değil yani. En nihayetinde böyle bir transfer hikayesiydi. Beşiktaş'a gelmişken diğerlerini de söyleyelim. İbrahim Toraman'a söylemiştik. Bu arada geç son alakalı şunu da ekleyelim. Bence bu transferin Rize'ye dönmesinde de ana bir sebep var. Sen Az Yıldırım'la alakalı şöyle bir şey söyledin ya. Benim toprağımda olmuyorsa başka toprakta da olmasın. O dönemin Rize Spor Başkanı Tayyip Ertan çok büyük bir Fenerbahçeli. Kongre üyesi de aynı zamanda. Hatta onun Fenerbahçe'yle alakalı söylemlerini o dönemde Galatasaraylılar sürekli hani böyle bir adama kaptırdınız diye söyleyecek bir adamdı. O sebeple orada Tahir Kıranfaktör'ü de yani Rize Sporuna zıyıldırım mantığında. Hani ben bu transferden nasıl sıyrılabilirim? Galatasaray'da olmasın da ben bir sene kiralayayım işte 6 ay kiralayayım sonra Beşiktaş'a gönderirim mantığı tamamen. Galatasaray'ın Beşiktaş'a transfer çalımı attığını neredeyse hiç hatırlamıyorum. Ama Cezso'nun dışında mesela Okan Koç da var. Beşiktaş'ın Galatasaray'dan kaptığı. Okan Koç da Beşiktaş'ta yine İbrahim Toroman gibi hiç verim vermedi. O dönem birkaç transfer başarısı çalımı var Beşiktaş'ın ama onlardan hiç verim alamadı. Okan Koç gelmeden önce Gençler Birliği'nde oldukça iyi bir performans sergiliyordu gerçekten. O yüzden istenmesi çok doğaldı. Fakat Beşiktaş'ta Okan Koç da hiç fayda sağlayamamıştı. Bunlar bizim hatırladıklarımız tabii ki. Unuttuğumuz da vardır muhtemelen. Selçuk İnan'ı az daha unutuyorduk mesela. En belirleyici, en faydalı olan transfer çalımı. Vedat Muriç çok faydalı olanlardan bir tanesi. Faydalı olanları sayarsak açıkçası çok fazla çıkmıyor dedik. İşte bir tanesi Selçuk İnan, bir tanesi Vedat Muriç. Jetson yine faydalı olarak sayılabilen ama onun dışındakilerin çoğu çok bir faydalı olamadı maalesef. Aaa Abdülkerim Bardakçı. Evet, yakın dönemde doğru. Fenerbahçe bugün yerle de bu kadar zorlanıyorsa ki ben bu arada itiraf edeyim, hiç şey değil. Abdülkerim'in Fenerbahçe'ni almasını istemiyordum. Abdülkerim'in Galatasaray'daki performansını da sonuna kadar tebrik ediyorum. İnanılmaz bir çıkış gerçekleştirdi. Ama net bir transfer çalımı, uçakla falan göndermeler, sen o kadar eder misin? Ama garip bir şekilde tam çalım da değil Oğuzhan. Şöyle, Fenerbahçe almıyor adamı. Yani almamak için direniyor neredeyse. Abi bu çalım ya bence. Ama şöyle yani, tamam çalım da, Fenerbahçe almadığı için Galatasaray'ı alıyor. Yani Fenerbahçe eline kadar gelmiş oyuncuyu, dalga geçiyor ve gönderiyor. Yani Galatasaray'a git diyor neredeyse yani. Bu arada hani o dönem şöyle, Galatasaray'ın yönetimi geç geldi Dursun Özbek geçen sene. Geç geldi, Galatasaray'ın yönetimi yok, hocası yok. Ve ligin en iyi yerli oyuncusu Abdülkerim şeyde, Anadolu klüplerinde. Fenerbahçe almıyor, Beşiktaş çok ilgilenmiyor, almıyor falan. Oradan Galatasaray'a düşüyor. Yani aslında biraz kendi kendilerine çalınmakmış gibi oldu Fenerbahçe ile Beşiktaş, Abdülkerim'de. Mesela uçağını Fenerbahçe gönderdi denilen Tayyip Talha var. Beşiktaş'ın kazandığı bir şey diyebiliriz bu arada burada. Halil Dervişoğlu da var işte Beşiktaş'tan uçağının biletini verdiği. Bir konuştukça aklıma geliyor. João Pedro sonuna kadar Galatasaray'a ilgilendi. Fenerbahçe aldı, hiç yar olmadı. Onlar çok büyük olmadığı için Halil'dir, Pedro'dur. O yüzden çok Şimanski'de. Hani ufak tefek şeyler geçti de bu program boyunca saydıklarımız çok büyüktü yani. İrfan Canlar olsun, Mehmet Topuzlar olsun. Çok daha çarpıcı geçmişlerdi. Favorin hangisi? Olaya göre ama, performansa göre değil. Jetson. Zaha ve Jetson. Ben de Zaha ve Tadic diyeceğim ya. Acı çektirmesi olarak Celson, Galatasaraylıların unutamayacağı bir şeydi. Ben acı çekememişim çünkü yani acı çekiyorum İrfan Can'dan dolayı acı çekiyorum yani. Zaha da işte biraz. Şöyle abi, samimiyetle söylüyorum, Kerem'le de bunun sohbetini yaptık. Çünkü o bana şey dedi, tabi kendi aramızda atışıyoruz üzerine, işte Erden abim Zaha'yı indirince göreceğim seni falan dedi. Ben dedim ki gerçekten Zaha'ya kudurmam çünkü bende şey mantığı var, böyle bir oyuncuyu Türkiye'de izleyebileceksem kim getirse getirsin. Icardi'de de aynı şey geçerliydi benim için, işte Mertensler'de de aynı şey geçerli. Ben zaten çok Yıldız'ı izlemişim zamanında. Biraz da başka takımlar getirsin yani. Zaha olur, problem değil. İzlerim. Selçuk İnan'da olabilir işte performans. Selçuk İnan çok severdim zaten. E bak çok yaralayıcı evet. Yani Muslera'ya hep şey derim, bizi bir sal artık derim. O dönem Selçuk İnan içinde dediğimi hatırlıyorum.

Bizden daha eski nesilde bu tartışmasız şekilde Tanju Çolak. Yani Tanju Çolak'ın Fenerbahçe'ye gitmesi sonrası, biraz daha böyle 80 doğumları, 80'lerin başında doğanlar, 70'lerin sonunda doğanlar. Bir daha hiç kimseye bağlanmadım diyen çok var. Yani bir daha hiçbir futbolcuyu sevmedim falan gibi. Hani çok acı çekmiş o şeyden, aşk acısı gibi. Ne acaba onun detayları? Galatasaray Sözleşme Yenilemek... Aynı Tümer Metin gibi. Sözleşme Yenilemek konusunda çekinceli çünkü işte Tanju Çolak'ın yasak ilişkisi var Hülya Avşar'la. Aslında eşi de var mesela kendi eşi ama Hülya Avşar'la aşk yaşıyorlar falan. Baya marjinal yani 90'ların başına göre. Galatasaray yönetimi de orada biraz şey davranıyor. Etik çizgileri çok katı yani işte Tanju'nun özel hayatını çok şey yapıyorlar. Şimdi mesela çok alakası, Cagney'in 5 tane falan karısı vardı. 2-3 tane vardı yani. Kimse Cagney'e sen niye bu kadar karın var falan demiyordu yani adama. Aşk adamı Icardi abi. Icardi'miz var tabii ki. Hani orada Tanju Çolak'a biraz bilmiyorum İlyavşar şeyi biraz garip bir tutum.

Ama herhalde bütçeyle ilgili kısıtlamalar da var Galatasaray'da o dönemde. Yani çok fazla para vermek istemiyor gibi. Fenerbahçe daha çok verip, o dönemde Alişen döneminde... Alişen mi? Ben hatırlamıyorum. Yanlış hatırlamıyorsam. Ben yokum. 90'ların başı. Hayatta değilim daha. Öyle büyük bir Tanju Çolak transferi varmış. Tanju Çolak onu anlatırken şey diyor, çok yağmurlu bir geceydi, bütün İstanbul benim için ağlıyordu falan diyor.

İnanılmaz ya. Sonradan pişman olduğunu söylüyor işte Fenerbahçe'ye gittiği için ama... Fenerbahçe'de kötü mü oyundu bu arada? Yok. Galata gol kurallığı da var galiba. Yani sonradan tekrar şey oluyor. Yerleğni isi mi? Golcülük olarak. Bence yetenek olarak, pardon katkı performans olarak Hakan Şükür. Ama Tanju Çolak o kadar... Yetenek olarak olabilir. Tanju'yu o kadar çok şey yapmadım. Yani özetler, roşata golleri, gol sezileri falan. Biraz da Icardi gibi herhalde Tanju Çolak.

Babam bana der çünkü ben hani senin de fikrini merak ettim. Ben iki futbolcu hani golcülük olarak bir Aykut'u iki Tanju'yu söylerim. Aykut da derdi artistlik hani şu köşeye bırakayım tribüne girmese iki katı fazla golü vardı der. Yani normal şeyde böyle bir köşeye bırakayım ona rağmen kaç iki yüz, üç yüz tane golü var Aykut hocanın da yani. Ve o da, o santırforlar yok artık. Yani o tip santırforlar... ...2000'lerin ortalarından, 2005'lerden itibaren falan kalmadı. İnceci mi? Yani mesela Anadolu'da bile çok olurdu. Cenk vardı. İşte Erciyes'te merciyes'te oynadı en son. Cenk İşler. Hasan Özer vardı falan. Bayağı yetenekli forvetler vardı yani Anadolu'da da. Serkan Aykut, Samsun'da. İyi bitirici yani böyle... ...Arjantin, Güney Amerikalı bitiriciliğinde olan yerli forvetler vardı. Zafer Bir Yol bile mesela. Veysel vardı bir Veysel de. o kadar yetenekli değildi de çalışkandı baya. Ve sen Mehmet Yıldız. Mehmet Yıldız. Mehmet Yıldız da çok yetenekli değil. Mehmet Yıldız top sektiremiyordu. Bir kere Beyaz Şov'a çıkarmışlardı Mehmet Yıldız'ı. O dönem Beyaz Şov'u en çok izlenen. Top sektir dedi Beyaz Mehmet Yıldız'a. Mehmet Yıldız top sektiremedi. Ama iki kişiyi sırtına alıp gol atıyordu. Tam böyle Michael Antonio gibiydi işte ya Premier League'teki. Çok iyi program oldu ya.

Eyvallah. Evet, ağzına sağlık abi. Senin de ağzına sağlık ve tekrar geçmiş olsun. Kaç kere daha söyleyecek? Hani şey, inşallah Zaha Fenerbahçe'ye gol falan atamaz da sonraki program yokum yani. Ha bak bence Zaha transferinden duyuruluş şekli çok iyiydi abi. Zaha ha diye paylaşım. Bence esas yani o transferin

36 saniye Ali Cabbar. 5 arkadaşım, hep söylüyorum, benim en yakın arkadaşlarımın hepsi Galatasaraylı. Bir tane Beşiktaşlı falan, Fenerli, hiçbir şey yok arada. Ben hepsinden Ali Cabbar şeye aldım. Sana bir ses kaydı atıyorum, tak Ali Cabbar dinletiyor. Ki bu arada Tadic'e kadar Ali Cabbar'ın ne olduğunu bilmiyordum, yemin ederim. Ali Cabbar da bizim oralı. Bizim oralı derken yani Trakyalı. Bu nasıl bir balt? Hikaye.

Ali Cabbar da trend konumuz olabilir yani. Bu programın başlığı şey olabilir. Türk tarihinin Ali Cabbar transferleri falan olabilir yani. İnanılmaz. Ve hikaye çok acıklı bu arada. Ama orada bizim Trakya'da oynuyorlar.

Şimdi de öyle. Yani adamın, şehit olmuş adamın arkasından göbek atıyorlar bizim Trakya'dakiler. Bu Zaha Transfer'i de öyle. Kötü hikaye ama evet. Ama şarkısı da iyi bu arada. Emircan İyrek iyi şarkı yapmış. İşte Emircan İyrek aslında onun acıklı olduğunu fark edip acıklı söylüyor. Daha önce biz Trakya'da onu göbek atarak söylüyorduk.

Öyle bir versiyonda var mı bu arada genelde? Öyle tabii yani normalde oyun havası bu yani. Allah Allah. Ama şey de öyle Trakya'da zaten biraz manyak bu konuda. Mesela şey türküsü var. İkimizde bir boydayız biz delikanlıyız falan diye bir türkü var ya mesela. Onda da oyun oynuyor bizimkiler. Orada da aslında bir sevgili şeyin nişanlısını kaçırıyor abi. Ve...

Acıklı tarafı şu, Meriç nehrinden kaçarken kızı kurtarıyor çocuk, kendi boğuluyor. Bunun üzerine yazılmış acayip acıklı bir türküde bizimkiler yine göbek atıyor. Bir de bütün sezon Zaha gollerinde adamla birlikte göbek atacağız muhtemelen. O da ilginç. Yeni bölümler böyle olacak bu arada. Trend, maç analizi... Ve track ya. Konuları. Maç analizlerimiz daha az. Gündemdeki konular üzerinden biraz da böyle işte geçmişte trend olan konularıyla birleştirip yapacağız.

Eğer haftaya farklı bir gündem, bir ikadet transferi falan böyle büyük bir trend olayı gündeme gelmezse haftaya şey düşünüyoruz. Türk takımlarının öneleme geçmişi. İşte Trensö'ler, Gerson'lar, Facia'lar, Vardarlar. Onları da konuşacağız. Hadi bakalım. İnşallah yani bu hafta öyle bir şey yaşamayız da. İnşallah bu sene olmaz da geçmişi çok acı çekmeden iade ederiz. Dün az kalsın oluyordu aslında. Neyse. Bakalım. Umarım olmaz. Teşekkürler. Görüşmek üzere diyoruz. Dinlediğiniz için teşekkürler. Hoşça kalın. Hoşça kalın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)