Podcast

142: Sedat Peker'in dönüşü ve kaset siyaseti

Trend Topic

4 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Siyaset gündemi hafta başından bu yana kaset skandallarıyla meşgul. Üstelik Sedat Peker de ifşaları yapan isimlerden biri. Peki, Sedat Peker uzun süredir sürdürdüğü görece sessizliğini neden şimdi bozuyor? Özel hayat ile siyasi hayatın sınırları nerelerde çizilebilir? Hepsi ve daha fazlası bu bölümde.



Bu podcast, On Dijital Bankacılık hakkında reklam içerir. Bankacılık On'la Rahat. Dünya Döndükçe EFT-Havale- Fast Ücreti Yok. ON Mobil'i _ndir!
Bu podcast, Pegasus hakkında reklam içerir. Yeni seyahat rotanı planlamak için hemen https://www.flypgs.com/ ’u veya Pegasus Mobil uygulamasını ziyaret et!
Bu podcast, Garanti BBVA hakkında reklam içerir.

See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.

Bölüm Transkripti

3.038 kelime · ~15 dk okuma

Hayatımıza organize suç örgütü lideri olarak girmişti Sedat Peker. Gözaltına alındığında, tutuklandığında, hakkında bir tahkikat başladığında duyardık onun adını. 2010'lu yılların ikinci yarısında iktidar cephesine tam destek vererek muhalif kamuoyunun nefret ettiği bir figüre dönüşmüştü. Yurdun dört bir yanında mitingler yapıyor, muhaliflere tehditler savuruyor, organize suçun içinde olduğu düşünülmesine rağmen hakkında herhangi bir soruşturma bile açılmıyordu. Derken, iktidarın yeraltı dünyasıyla kurduğu ilişkide aktörler değişti. Mesela Alaaddin Çakıcı tahliye edildi. Sedat Peker'in üzerine gidilmeye başlandı ve Peker yurt dışına çıktı.

2021 yılının ortasına gelindiğinde ise konuşmaya başladı. Aylarca gündemde kalan Sedat Peker daha sonra esrarengiz biçimde videolarını durdurdu. Ve bugün, aylardan sonra ifşaatlara devam etmeye başladı Sedat Peker. Fakat bu sefer tarzı daha farklı. Hasımlarının itibarlarını hedef alıyor. İktidar cephesinde de gerginlik sürüyor. Muhalif kamuoyu şimdilik gelişmeleri şehvetle takip ediyor. Peki gerçekte ne oluyor ve bu gelişmeleri nasıl okumalıyız? Son günlerde yeniden gündeme gelen Sedat Peker'i konuşuyoruz. Ben Ozan Gündoğdu, hadi başlayalım.

Önce kısa bir özetle başlayalım ki bugünü anlamak için patikayı takip etmiş olalım. 2 Mayıs 2021 günü Sedat Peker, kendi YouTube hesabında 41 dakika 34 saniyelik bir video paylaştı. ''Şahsıma yapılan kanunsuzlukların taşeronu Mehmet Ağar ve Pelikancılardır.'' başlığını taşıyan bu video birinci bölüm olarak yayınlandı.

Transkriptin tamamını oku

Sedat Peker videoyu, kamuoyunda derin devlet başı olarak simgelenen Mehmet Ağar ve pelikancılar olarak bilinen grup, bazı güç odakları için şahsıma yapılan kanunsuzlukların taşeronluğunu yaptılar. 3 ay içinde 12 tane video çekerek yaşanılanları sizlerle paylaşacağım notuyla paylaştı. Fakat günün sonunda yalnızca 9 video paylaştı. İlk videonun birinci dakikasını beraberce dinleyelim.

Kıymetli dostlarım, kıymetli kardeşlerim. Bildiğiniz üzere bir senedir paylaşım yapmamaktayım. İçinde bulunduğum durumlarla ilgili. Paylaşım yapmamamın sebebi kendisine saygı duyduğumuz bazı devlet büyüklerimiz kendisine yapılan haksızlığın farkındayız. Hak etmediği şeyler yaşadık.

Ancak önümüzdeki sene yani bu senenin Nisan ayında ülkede birçok değişiklikler olacağını bu zaman zarfında da Nisan ve sonrasında da benim Türkiye'ye getirilip davet edilip yaşadığım bu sıkıntılardan kurtulacağımı söylediler. Ama ben galiba yanlış anlamışım kıymetli dostlarım. Sedat Peker, videonun başında da söylediği gibi bir yıldır herhangi bir paylaşım yapmıyor derin bir sessizlik içinde, deyim yerinde ise sürgün hayatı yaşıyordu. Fakat iddiasına göre bu sessizliğin nedeni devlet yetkilileriyle yaptığı pazarlıktı. Bu pazarlıkta kendisine Nisan 2021'de Türkiye'ye döneceği vaat ediliyordu. İlk videolarda bu vaatte bulunan yetkilinin adını söylemese de ikinci videoda bu ismin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu olduğunu ifade etti.

Fakat o ay, ailesinin evine operasyon yapılınca, Sedat Peker cephesi ipleri tamamen kopardı ve ifşaatlarına başladı. Sadece Türkiye kamuoyuna konuşmuyordu Peker. Aynı zamanda devlet yetkililerine de sesleniyor, herkese mesaj vermeye çabalıyordu. İlk videoda, hani dosttuk, düşmansak söyleyin diyordu. Yapılan sünnette de karşılıyor yahu. Ya biz düşman mı olduk? Biz düşmansak düşman olduğumuzu bilin.

Hani Nisan'da ben gelecektim? Benim iade itibar gibi olacaktı. Hani bana haksızlık yapılmıştı? Doğru, ben yanlış anlamışım. Ben mevcutluğu getirilecekmişim. Eş zamanlı operasyon yapalım.

İlk video yayınlandıktan sonra iktidar cephesi derin bir sessizliğe büründü. Yokmuş gibi davrandılar. İlk videoda kabin üyelerinin herhangi bir adı geçmiyordu ama Pelikancılar derken Albayrak ailesine ilişkinde imalarda bulunuluyordu. Diğer videolara kıyasla Peker'in üslubu daha çok imalarla doluydu yani ilk videoda. Fakat serinin devam eden bölümlerinde giderek isim vermeye, daha net konuşmaya başladı Peker.

Sedat Peker'e ilk cevap, 13 Mayıs'ta İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'dan geldi. Soylu, Peker için uyuşturucunun beynini yok ettiği müptezel operasyon elemanı deyince, Sedat Peker'in hassas olduğu konuları öğrenmeye başladık. Kendisine hakaret edilmesine katlanamıyordu Peker. Hedefine sert bir şekilde Süleyman Soylu'yu aldı.

Haftalar, aylar boyunca Peker'in videoları gündem belirledi. Videolar milyonlarca kez izlendi. Üzerine kitap bile çıktı. Dizi izler gibi izledik Sedat Peker'in videolarını. Artık videolarına bir televizyon programcısı gibi giriş de yapıyordu Peker. Dizi gibi dedim ya. Kıymetli dostlarım, kıymetli kardeşlerim. Söz verdiğimiz üzere Yüce Allah'ın izniyle yine hep beraberiz. Çok keyifli sohbetler yapacağız. Bugün vallahi hem güleceğiz hem düşüneceğiz.

Peker'in ilk kurbanlarından biri, söylediğimiz gibi eski İçişleri Bakanı ve Susurluk Çetesi'nden hüküm giyen Mehmet Ağar'dı. Sedat Peker'in iddialarının merkezinde, Bodrum'da Azerbaycanlı iş adamı Mübariz Mansimov'a ait marinaya çökülmesi vardı. Buna göre Mansimov, marinayı teslim etmezse, kendisine FETÖ'den soruşturma açılacaktı fakat Mansimov dişli çıkmıştı, direndi. Peker ikinci videoda Mehmet Ağar'a şöyle sesleniyordu.

Cezabı boşaltılmadı mı? Tek başına yatmadın mı? Koruma polislerin sende cezabın içinde yatmadı mı? Havuzun yok muydu? Mübariz Masumov yaptırmadı mı jacuzzi'ni? Helikopter pisti yaptırılmadı mı? Türkiye'deki önemli iş adamlarını sen yalnız hissetme diye mübariz helikopteri ile devamlı taşımadı mı sana? Aman silinme aman unutulma! Aman onur ol! Basın da bu şekilde anıl! Yapmadı mı? Lan adamı FETÖ'ye sen getirdin tanışmaya!

Gerçekten de Bodrum Marina'nın genel müdürlüğü Mehmet Ağar'a verilmişti. Mehmet Ağar'ın o günlerde Sövcü'den Saygılı Öztürk'e yaptığı açıklamada, ''Biz olmasak buraya mafya çökecekti.'' demesi gündem oldu. Peki neydi bu marinanın özelliği? Sedat Peker şöyle açıklıyor.

Bodrum'daki bu limanı küçümsemeyin. Değerinin 1 milyar dolar olması önemli değil. 5 ton her bir gittiği gemide gelse... ...her biri zaten bilgiyat limanı alır. Mübariz dişini çırptı. Uğraşıyor, alacağım diyor. Namuslu adam, canı yanıyor. Ya adamı Fethullah Güler'le sen tanıştırıyorsun. Fethullah Güler... Ya bu mahkeme kayıtlarında var biliyor musunuz? Beni Mehmet Arnavut tanıştırdı diye.

Deliller var, ispatlar var, uçak bilgileri var. Beraber gitmişler. Mehmet Ağar FETÖ'cü değil. Mübariz FETÖ'cü. E FETÖ'cülerin mallarını alacaklar. Hop! Mallar 1 milyar dolarlık yeri kaç liraya aldılar biliyor musunuz? 29 milyon dolar.

Ya Mübariz kaç sene evvel 400 küsur milyon dolar harcadı. Şimdiki değeri bir küsur milyar dolar. Lan nasıl 29 milyon dolar olur? Oranın peyzajı 29 milyon dolardan çok tutar bahçe. O güzellik şeyleri filan, dükkanlar bucağında. Peker'in ağzından çıkan bu 5 ton iması aslında kokaini ifade ediyor. Yani oraya gönderme yapıyor. Sedat Peker'i takip edenler acaba Erdoğan'a sıra gelecek mi diye de sormaya başladı tabii bu bölümlerden sonra. 8. bölümde ilk kez Tayyip Erdoğan'dan bahsetmeye başladı Sedat Peker. 10. bölümde Erdoğan dosyası açacağını söyledi fakat o dosya bu zamana kadar hiç açılmadı ya da açılamadı.

sıkıntımız yok. Beni bulup getirmek gerçekleri değiştirecek mi Tayyip abi? Madem ben uluslararası koklonun parçası ajansam o zaman bundan sonraki videoyu da Tayyip abi kardeş olarak oturup ben sizin karşınızda anlatacağım. Ne zaman tanıştık? Ne zaman görüştük? Ne bir eksik ne bir fazla. Erdoğan dosyasını hiç açmadı Sedat Peker ya da açamadı. Açamadı diyorum çünkü aynı dönemde Birleşik Arap Emirlikleri ile Türkiye barışınca Sedat Peker'e dijital bir tecrit uygulanmaya başladı. Fakat Peker zeki bir adam olduğunu 9 videoda kanıtlamıştı. Beklendiği gibi sessizliğe bürünürse Türkiye'yi kamuoyunun kendisinin unutacağını biliyordu. Unutulduğunda da her türlü operasyonu açık hale gelecekti.

Bu nedenle sık sık kendisini hatırlatan mesajlar yayınladı. Ama hiçbirinde son zamanlardakine benzer ifşaatlerde bulunmadı. YouTube'a video yüklemesi yasaklanan Peker bu sefer Twitter'dan kendisi hakkındaki iddialara cevap vermeye başladı. O da yasaklanınca kendisinin kontrol ettiği müstehar isimli Twitter hesapları açtı. Bir süre sonra onlara bile yasak kondu. Tabii yasağı koyan Birleşik Arap Emirlikleriydi de yasak konulması konusunda ricacı olanın Türkiye olduğunu söylemek herhalde yanlış olmaz.

Fakat son haftalarda Sedat Peker yeniden hareketlenmeye başladı. Peki ne oldu? Hadi bu işin kronolojisine gelin birlikte bir göz atalım. Sedat Peker'in fişaltlarının ardından biraz zaman geçince videolarda konuşulan isimler basına demeç vermekten eskisi kadar çekinmemeye başladı. Mesela mübariz Mansimov. Geçen yılın yazında Mansimov'un konuşması için onlarca gazetecinin ona ulaşmaya çalıştığına ben şahidim. Fakat Mansimov inatla konuşmuyordu.

Kendisi Azerbaycan'da da tanınan bir iş adamıydı ve Mübariz Mansimov 4 Mayıs'ta Azerbaycanlı gazeteci Avaz Zeynallı'nın sorularını Kural TV adlı YouTube kanalında cevap verdi. Mübariz Mansimov'la 2 Saat adlı programda birçok konu ele alındı. Ardından gazeteci Zeynallı, Sadat Peker'in iddialarını sordu Mansimov'a. Mansimov gerçekten Mehmet Ağar'ın cezaevine helikopter pisti yaptırmış mıydı?

Mansivo'ya kulak verelim, biraz Azeri Türkçesini de dinleyeceksiniz ama sorun olmayacaktır. Bu Mehmet Ağar'ın Ergenekon'la tutuklu olduğu dövürde onun o Hepsikhan'ı... Hepsikhan'ın kompleri tamir ettim, onun için otağı düzelttim. Helikopter dediğimiz gibi, virtalot aldım koydum, onun yanına gelip gelenleri yaparsın, getirirsin.

Allah Allah, krallar kim adam? 72 kişilik türmeni, 11 kişilik ele düğüm. Öyle düşün, butik bir otel düzeltti onun için. Otursun orada. Evinize hatta. 10 seneden çok benim evimde yaşadım. Konuşum oldu. Şimdi hapisten sonra bir irtibat var mı? Yok. Ya özür haber göndersin.

yani bir araya gelmem onunla, geldiğim yerde de kötü şeyler olur. dinlediniz. peki Sedat Peker'in diğer iddiaları doğru muydu? gahtacı Zeynallı, Masumova bu soruyu da soruyor, cevap şöyle. Sedat Peker de bir yaman danıştı danıştı, ay böyle yeri köy oynadı birbirinden, öyle Azerbaycan'da kilitlenmişti hamile Sedat'a, birden dayandı.

Siz bu çevrelerin adamsınız yani. Bilersiniz yani. Yani bir defa Sedat Peker boş adam değildi. Kesinlikle boş adam değildi. O öyleydi, evet. Bir defa dikkat ederseniz de konuştukları her şey tek tek doğru çıktı. Hiçbir sözü yalan çıkmadı. Evet. devlet adamlarından yakın, devlet adamlarından şey, bak dikkat etseniz 2016, 2017, 2018, 2015 hep devletin yanında, AK Parti'nin yanında. AK Parti'nin yanında oldu. AK Parti'nin yanındaydı. Ancak görünür ki nasıl yanlış gelmiş, olur böyle bir şeyler.

Şimdi şu bilgiyi de sunmamız gerekiyor. Mübariz Mansimov hala Türkiye'de. Bu nedenle açıktan ifşaatlarla ilgili konuşmaktan çekiniyor. Yani hükümeti karşısına alabilecek konumda değil. En azından AKP'yi ilgilendiren konularda konuşmuyor. Ama Mehmet Ağar hakkında dinlediğinize benzer onlarca iddiada bulunuyor Mansimov. Bu YouTube kanalındaki 2 saatlik video Türkiye'de gündeme düşmedi. İlgilisi takip etti.

Fakat Azerbaycan'da yankı buldu. 2 saatlik video yarım milyondan fazla kez izlenmiş. Bunun üzerine Azerbaycanlı gazeteciler bu sefer Mehmet Ağar'a mikrofon uzattı. Azerbaycanlı gazeteci Eynullah Fatulayev, kendi YouTube kanalında Mehmet Ağar'la 56 dakikalık bir röportaj da yaptı ve mübariz mansiyonun iddialarını Mehmet Ağar'a sordu.

Bu iddialara ne cevap verdiğini dinleyelim. Mübariz mensum ofturamadı. Görmeyiz ki. Halim Ali... Üzülüyorum ben ona şahsen. Neden üzülüyorum? O çıktı internete iftiralar sesle. Neden üzülüyorsun? Mezda, melumatınız var mı ki? Var. Duyuyorum da duymazdan geliyorum, var. Düşene vurmayız biz. Ben bununla ilgili gidip mahkemelerde şurada bir ifade verseydim. Nereye işinin varacağı belli olmazdı. Bize yakışmaz diye. İyi kötü bir ekmek tuzu yemişiz. Biz öyle bir kahvelik yapmayız. Kimsenin arkasından da...

Konuşmayız. Konuştuklarının hepsi yalandır aşağı yukarı. Bir tanesine cevap vereyim diğerlerini ciddiye bile almıyorum. İşte ben cezaevinde yatarken helikopter pisti yaptırdım. Yaptıran o günkü nazilli belediye reisidir. Bugün de Milliyetçi Hareket Partisi Aydın İlbaşkanı. Hangi bir yalanını söyleyeyim? Çok. Onun için bana yakışmaz.

Bu ses kaydı maalesef Türk basınına Mehmet Ağar, Sedat Peker'e cevap verdi şeklinde lanse edildi. Fakat işin aslı Mehmet Ağar, mübariz Mansi Mova cevap veriyordu. Fakat sonuç olarak Bodrum Marina'ya çöküldüğü iddiasını da Ağar'ın cezaevinde helikopter pisti yapıldığı iddiasını da ilk dillendiren Sedat Peker'di. Peker, Ağar'ın bu açıklamaları Türkiye'de basına düşünce Twitter'da basın danışmanı Emre Olur'un hesabı üzerinden Ağar'a seslendi ve şöyle dedi.

Mehmet Ağar, derin devletin başı. Mübariz Mansilov'un söylediği şeylerden sadece birini yalanlamışsın. Ancak bazı gazeteler Sedat Peker yalanladı diye haber yapmışlar. Reis yalanlanmayı hiç sevmez. Bence bu işi düzelt yoksa akşama Sadatçılardan daha kötü duruma düşersin. Şimdi seri toplam 16 tweetten oluşuyor. Bunların hepsini burada okuyabilmem olası değil. Fakat özetle Sedat Peker bu tarihten itibaren ifşaatlarına yeniden başlıyor.

Bu curcunanın ortasında, Halkdevi.com.tr'den gazeteci İsmail Saymaz, Mübariz Mansinov'la konuşuyor ve bu helikopter pisti mevzusunu soruyor ona. İsmail Saymaz'ın röportajını sizlere okuyorum. Soru. Ağar helikopter pistini yaptırdığınızı yalanladı. Cevap. Yazık. Başka diyecek bir şey yok. O piste ve Ağar'ın oğluna para verdim. Yazıklar olsun. Tolga Ağar'a mı verdiniz? Evet. Nerede verdiniz? Aydın'da. Ünlü bir pidecide yemek yemeye gittik.

Yemek yerken Tolga ağır, bir helikopter pisti yapmak lazım dedi. Arabada para vardı, korumam getirdi verdi. Paket içinde mi? Zarf içinde. Ne kadar verdiniz? Tam hatırlamıyorum ancak 20 bin doların üzerindeydi. Yanınızda kimse var mıydı? Yok, 4 kişiydik. O zaman hem belediyeye yaptırmış hem siz para vermiş oluyorsunuz.

Belediye hesaplarında görünmesi lazım, onun yalan olduğunu düşünüyorum. Çünkü Nazirli belediye başkanı tanıyorum, en azından bana söylerdi. Hangi vesileyle tanıdınız? Mehmet Ağar vesilesiyle. Bir gün Marina'ya geldi, orada yemek yedik. Şimdi, Mansimov, Ağar ve Peker arasında dönen top, Peker'i yeniden Türkiye'nin gündemine taşıdı. Hal böyle olunca gazeteciler konuyu ele alan yazılar yazmaya başladı. Bu isimlerden biri de, Türkiye gazetesinden Cem Küçüktü.

Cem Küçük, Peker'in blöf yaptığını, aslında bildiklerinin ya da elindekilerin abartılacak kadar büyük olmadığını söylüyordu. Bunun ardından Sedat Peker, Cem Küçük'ün de çalışanı olduğu ihlas holdingi CEO'suna ait olduğunu iddia ettiği diyelim gizli kamerayla çekilmiş eşcinsel ilişki videosunu Deli Çavuş isimli bir Twitter adresinden paylaştı. Şimdi... Sedat Peker'in bu zamana kadarki iddiaları ya kendisinin şahit olduğu ya da kendisine sızdırılan bilgilerin ifşaatıydı. Fakat gizli kamerayla çekilen bir seks kasetini paylaşması yeni bir kapıyı araladı. Sedat Peker'de daha ne kasetler vardı ve bu kasetleri nereden edinmişti?

Adres, 8 Şubat 2022'de öldürülen Halil Falyalı'yı işaret ediyordu. Falyalı, Kıbrıs'ta hem kumarhaneler kralıydı, hem de kaçak bahis baronu olarak biliniyordu. E diyorsunuz ya, biz herkesi gider alırız. E Halil Falyalı'yı niye almıyor? E yayınladı arkadaşlar, Amerika'nın kırmızı araba şeyini, Orta Doğu'nun uyuşturucu patronu diye. E Türkiye'de de bet işlerinden aranıyor. Herkesi gidip alıyorsunuz, gidin onu da alın.

Abi onda kasetleri var. Herkesi çekmiş o da. Ama onda kasetler var, herkesi çekmiş o da diyordu Peker. İddiasına göre Falyalı'ya dokunulamamasının nedeni elindeki şantaj kasetleriydi. Şimdi buraya dikkat. Peker'in basın danışmanı Emre Olur, 20 Ekim 2021'de, yani Peker'in videoları bittikten 2-3 ay sonra, 20 Ekim 2021'de Twitter'dan yaptığı açıklamada Halil Falyalı'nın şantaj kasetlerinin Sedat Peker'in eline geçtiği bilgisini paylaştı.

Peki bu doğru muydu yoksa blöf müydü? Doğru olduğuna ilişkin ilk delil ertesi gün ortaya çıktı. Yine Sedat Peker'in kontrol ettiği bir tweet adresi üzerinden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Ersan Saner'e ait olduğu iddia edilen cinsel içerikli bir video servis edildi. Ve bu hesap, Peker'in ağzından şu mesajı paylaştı. Açık

bir tehditti yani bu. Ve ne oldu biliyor musunuz? Ersan Saner istifasını Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'a sundu. Peki, Kıbrıs da siyaseti altüst etmişti de bu olayın devamında başka videolar da var mıydı acaba? Olayın detayları da var tabii. Mesela tüm bunlar yaşanırken Halil Falyalı gözaltındaydı ve video yayınlandıktan sonra serbest bırakılmıştı. Acaba gözaltındayken sadece bu video mu Sedat Peker'e serbest edilmişti? Bu sorular soruldu. Fakat bildiğimiz bir şey var. Halil Falyalı'nın şantaj kasetleri Halil Falyalı'ya dokunulmazlık zırhı kazandırıyordu.

Ve bir de iddia, Falyalı'nın kasetleri Peker'in elindeydi. Bu iddia ne kadar gerçekti? Acaba yalnızca Ersan Saner'in kaseti mi Peker'e verilmişti? İşte Sedat Peker, Cem Küçük'e cevap verirken... ...aynı zamanda geniş bir şantaj kaseti arşivinin de elinde olduğunu... ...tüm asımlarına göstermiş oluyordu. Yani sadece dert Cem Küçük değildi. Ulan bana neler ettiniz lan siz? Ulan gittik orada Karadağ'da oturup... ...kitap okuyup yaşayalım diye ulan bana neler ettiniz siz?

Bu arada ifşaatlarına devam da etti. Söz konusu bu mesajları yayınlamasından sadece 3 gün sonra, Nedim Şener'i tehdit etti ve 10 bin dolar verdiğini söylediği siyasetçi, Metin Külünk'te olan bir telefon konuşmasından bahsetti. Bu telefon konuşmasının da Erdoğan'ın Biden'la görüşmesinden hemen önce yapıldığını ve videoları Biden görüşmesi nedeniyle durdurduğunu söylemişti. Şimdi tüm bunların ardından Trend Topik'te her zaman yaptığımız gibi bir durup düşünelim. Seçimlere en çok bir yıl kaldı.

Bir medya kurumunun bağlı olduğu holdingin CEO'sunun seks kaseti televizyonda gazetelerde hiçbir yerde yayınlanmadı. Ama sadece sosyal medya nedeniyle tüm Türkiye bu videodan haberdar oldu. Kabul edelim sosyal medya gazetecinin hiçbir etik süzgecini kullanmıyor. Halbuki o videodaki kişinin gerçekten ihlas holdingin CEO'su olduğu rivayeti teyit edilmiş bir bilgi bile değil. Kaldı ki gerçek olduğunu varsayalım bu durumda kamu yararı ne ki bu video haber olsun?

Denebilir ki Türkiye Gazetesi'nin LGBT'yi karşıtı yayın çizgisinin yanında gazetenin başındaki isim G çıktı. Bu haber değil mi? Yine değil. Zira biz bu kişinin yaşama öyküsünü bilmiyoruz. Milyonlarca insan cinsel yönelimini gizleyerek yaşıyor ve bu kişi de onlardan biri olabilir.

gizlerken homofobik söylemleriyle tanınan bir gazeteyi de yönetiyor olabilir. Evet, mide bulandırıcı olduğunun farkındayım, aynı anda homofobik olup aynı anda eşcinsel olmak bir çelişkili durumu ifade ediyor. Ama öyküsünü bilmeden haber yapamayız. Kendisiyle röportaj yapmak isteyen gazeteciler olduğunu biliyorum ama bu kişi konuşmayı kabul etmedi. Yani günün sonunda bu kişinin tümüyle özel hayatına ilişkin bir gizli kamera görüntüsü var elimizde. Ve bu haber değil. Neyse.

Bu haber değil ama sonuçlarına ilişkin konuşmamız da gerekiyor. Böyle tuhaf bir durum söz konusu. Buna benzer hiçbir hassasiyeti yok sosyal medyanın. Video şehvetle paylaşılıyor sürekli. Bir tesadüf aynı anda Aykut Erdoğdu'nun eski eşiyle yeni eşi Tuğba Torun hakkında telefon görüşmesi de sosyal medyaya sızdı. Onu da şehvetle paylaştık, çoğalttık.

29 Haziran'da Aykut Erdoğdu ve Tuğba Toru'nun CHP'den istifa ettiğini ya da daha doğru ifadeyle söyleyelim, istifa ettirildiğini de öğrendik. Onu da sunmuş olalım size. Şimdi buradan hareketle sosyal medya yasaklansın vs. diyecek değilim. Fakat şu ortaya çıktı. Kasetler üzerinden siyaset dizayn edilmeye çalışılsa buna çok uygun bir toplumsal yapımız varmış.

Seçimlere en çok bir yıl kaldı. Tek şantaj kaseti Peker'in elindeki falyalı kasetleri midir sizce? Adnan Okdar'ın mesela hiç mi şantaj kaseti yoktur? ya da Fethullahçıların. Mesela Oktar Çetesi'nin kasetleri sizce şu an kimin elindedir? Ya da Fethullahçıların kasetleri nerelerdedir? Bu kasetler yayınlandığında kasetin arkasındaki gizli eli kimse merak etmiyor. Herkes kameranın çektiği açıya odaklanıyor. Peker'inkileri biliyoruz. Falyal'ın arşivi Peker'in elinde.

Peki ya yarın ortaya saçılacak kasetlerle siyaset yani bizi yönetecekler dizayn edilmeye çalışılsa ne olacak? Geçmişte oldu. Belli ki yeni kasetler önümüze yeniden düşecek ve biz yine şehvetle paylaşacağız onları. Fakat toplumumuz bu apolitik merakının kurbanı olacak.

Tüm bu kaset skandalları konuşulurken, gözümüzün önünde Erzincan'ın İliç ilçesinin çöpler köyündeki altın madenindeki borulardan birinin patlaması üzerine Fırat nehrinde kilolar dolusu siyanur aktığını öğrenemedi. Bu, Türkiye tarihinin en büyük çevre felaketlerinden biri olabilir. Ancak gündeme taşıyamadık bu felaketi. Kimse bu konuyu merak etmiyordu çünkü. Yayınlandığında reytingler düşüyordu, YouTube'da tıklanmıyordu. Dolayısıyla kimse bu konu üzerine geniş geniş vakit ayırmadı. Bakın, Türkiye tarihinin en büyük çevre felaketlerinden biri yaşanırken, Türkiye İhlas Holding'in CEO'sunun kasetini konuştu. Bu üzerine düşünülmesi gereken bir hadise bana kalırsa. Sedat Peker'in haber değeri taşıyan onlarca ifşaatı bile söz konusu CEO'nun eşcinsel seks kaseti kadar gündem olamadı.

Bölümün artık sonuna gelelim. Türkiye çok zorlu bir dönemece giriyor. Buna artık herkes farkında. Hava kurşun gibi ağır. Hepinizi önümüze konan haberi tüketirken uyanık olmaya davet ediyorum. Şimdi size bir duyurum var, biraz reklam. Tren Topik'te 142. bölüm geride kaldı.

Son 50 küsur bölümü benim sesimden dinliyorsunuz. Instagram veya Twitter üzerinden de çok sayıda mesaj da alıyorum. Hepsine cevap vermeye çalışıyorum. Yani bana Tren Topik dinleyicisinden gelen herhangi bir mesajı cevaplamamış değilim şu zamana kadar. Gözümden kaçmıştır en fazla.

Olumlu ya da olumsuz düşüncelerinizi yazabilirsiniz yani. Dinlenme sayılarını biraz inceliyorum. Bunları incelediğim kadarıyla güzel bir topluluk oluşmuş gibi duruyor. Sağ olun. Çok mutlu oluyorum bunları görünce. Burayı bir YouTube kanalı gibi çalıştırmıyoruz. YouTube kanalı haline getirince abone olmayı ve paylaşmayı unutmayın diye böyle mesajlar paylaşmak zorunda hissediyor insanlar.

Fakat böyle bitirmiyorum takdir edersiniz. Ama siz de bir zahmet bu kadar sessiz olmayın. Bölümlerin duyurusunu yapmanızı rica ederim arkadaşlar. Yaparsanız daha çok kişi dinler. Bu da programın sürdürülebilirliği açısından faydalı olur. Hep dinlersiniz. Böyle bir kısa vaktinizi aldım. Kusuruma bakmayın diyelim ve sona gelelim. Trendtopiyi Bobimedia ile beraber hazırlıyoruz. Bir sonraki bölüme kadar gizli saklı işlerinizin hiçbiri sizi germesin. Rahat olun. Hoşçakalın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)