Podcast

120: Sorularla Cumhur'un yeni seçim yasası teklifi

Trend Topic

4 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

AKP ve MHP'nin TBMM komisyonuna sunduğu yeni seçim yasası teklifi, bu hafta genel kurula geliyor. Yasa değişikliği neyi hedefliyor? İktidar değişikliği nasıl savunuyor? Muhalefet ne yapabilir? Detaylar bu bölümde.



Bu podcast, On Dijital Bankacılık hakkında reklam içerir. Bankacılık On'la Rahat. Dünya Döndükçe EFT-Havale- Fast Ücreti Yok. ON Mobil'i _ndir!
Bu podcast, Pegasus hakkında reklam içerir. Yeni seyahat rotanı planlamak için hemen https://www.flypgs.com/ ’u veya Pegasus Mobil uygulamasını ziyaret et!
Bu podcast, Garanti BBVA hakkında reklam içerir.

See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.

Bölüm Transkripti

1.550 kelime · ~8 dk okuma

20 yıllık AKP iktidarında 6 genel, 4 yerel, 2 cumhurbaşkanlığı seçimi ve 3 referandum yapıldı fakat bu sefer hiçbir seçimde rastlanmamış bir telaş var iktidarda. 2 yıldır üzerine çalışıldığı söylenen seçim yazası kritik değişikliklerle TBMM'ye geldi. Anayasa komisyonuna alelacele getirilmekle kalmadı, sabaha karşı 3'te yapılan oylamayla komisyondan da geçirildi. Şimdi genel kurul görüşmeleri gerçekleşecek. Elbette düzenleme akla çok sayıda soru da getiriyor. Ben Ozan Gündoğdu, Trend Topik'in bu bölümünde aklımızdaki soruları beraber cevaplamaya çalışacağız.

Seçim esası değişikliği aslında 2021'in Ağustos ayından beri kulislerde konuşulan ve kamuoyuna da yansıyan hamlelerden biriydi. Ama kamuoyu bu kulis haberinin ve taslığın ayrıntılarına pek de hakim değildi. Barajın %7'ye indirilmesi, ve seçime katılma yeterliklerinden birisi olan grup kurma şartının kaldırılması, Ağustos'un sonundan beri bildiğimiz en azından kulağımıza çalınan detaylardı. Ama seçim yasası düzenlemesinin TBMM'ye sunulmasıyla birlikte bambaşka bir tartışma peydah oldu.

Teklifin ikinci maddesi artık oy uygulamasını sonlandırıyor. Yani oy oranı düşük partiler ittifak içerisinde yer alsa bile milletvekili çıkartabilmeleri çok ama çok zor. Peki Cumhur İttifakı'nın seçim yasası teklifi neyi hedefliyor? Düzenleme muhalefeti nasıl zora düşürüyor? Muhalefet bu zor durumdan çıkmak adına ne gibi stratejilere başvurabilir? İsterseniz benzer sorular üzerinden madde madde ilerleyelim.

Transkriptin tamamını oku

Düzenleme ile birlikte muhalefet nasıl zora düşüyor? Muhalefetin önümüzdeki seçimlerde en büyük avantajı bir blok halinde seçimlere giriyor olması. 2018 seçimlerinden önce yapılan ittifak düzenlemesine uygun biçimde 6 parti 28 Şubat'ta bir mutabakat metni hazırlamıştı. Bu haliyle ilk kez 6 genel başkan kameralar karşısına geçmişti.

Bu 6 siyasi partinin toplam oy oranı da anketlere göre Cumhur İttifakı'ndan fazla. Yani Cumhur İttifakı, seçim yasası değişikliğini bu şartlar altında, bu koşullarda meclise getirdi. 28 Şubat'taki mutabakatın ardından bir ay bile geçmemişti üstelik. Mevcut kanununa göre her şeyden önce ittifaklar yarışıyor. İttifak, seçim barajını açtığında ittifaktaki partiler %1 almış bile olsa baraja geçmiş kabul ediliyordu. Ardından ittifakın aldığı oy, partilerin ittifak içi oy oranlarına göre yeniden dağıtılarak milletvekili sayısına çevriliyordu. Bu tahmin edersiniz ki küçük partiler için oldukça faydalı bir sistemdi. Böylelikle sıfır kayıpla barajdan kurtulmak bu küçük partiler için mümkündü. Yani 2018'deki seçim sistemi böyleydi.

Ama yalnız bu değil. Mevlüt Kanun'a göre bir ilde ikinci olan partinin ittifakın artık oyları sayesinde daha fazla milletvekili çıkarma şansı da vardı. İsmail Saymaz bu durumu şöyle özetlemiş. Yüksek oy alıyorsa yani milletvekili elde edebilecek oyu ittifakın tümünün oylarıyla beraber elde edebiliyorsa milletvekili çıkarabiliyordu. Örneğin diyelim ki Yozgat. Yozgat'ta Saadet Partisi ülke genelinde kendi başına barışı geçmiyor. İttifakla geçiyor ama Yozgat'ta çok yüksek oyu var ve ittifakında bu bölgede en çok oyalan partisi. İttifakın diğer oylar ona yazılıyordu. Bunlar artık oy alıyor. Diğer oylar ona yazılıyordu.

O, milletvekili çıkarabiliyordu. Bunun örneklerini nerede gördük? Örneğin Elazığ'da, Kahramanmaraş'ta, Erzurum'da, Trabzon'da, Osmaniye'de, Urfa'da, CHP ve İYİ Parti milletvekillerinin bu artık oyların gelmesiyle milletvekili çıkartması örneğini de gördük. İktidarın seçim yasası tek defa 6 partinin bu birlikteliğine çomak sokuyor. Yani yeni yasa 2018'de getirilen seçim ittifakı düzenlemesini iptal ediyor.

Böylece ittifak içerisinde seçime girmek, oyu barajın altında kalan partiler için bir çözüm olmaktan çıkıyor. Son anketlere göre AKP, CHP, HDP ve İYİ Parti yeni düzenleme ile %7'ye düşürülen seçim barajını geçen partiler arasında ancak Muhalefet bile o içinde yer alan, işte Demokrat Parti, Saadet Partisi, Gelecek ve Deva Partileri için aynı şeyi söyleyemiyoruz. Bu partiler 2018'deki ittifak düzenlemesinden sonra kurulmuş, dahası belki de bu düzenlemeye güvenerek kurulmuştu. Fakat seçimlere bir yıl kala düzenleme rafa kaldırılarak bu partilerin etki alanı son derece daraltılmış oldu.

Muhalefet Bülüğü ittifak kurarak özellikle AKP'ye mesafeli yaklaşan muhafazakar seçmenlerin ilgisini çekmeyi planlıyordu. Fakat yeni sistemde bu partilerin mevcut oy aranlarıyla ittifaka koyabilecekleri katkı sıfırlanıyor. Dolayısıyla bu partiler ittifak için değil, CHP veya İYİ Parti yani Muhalefet Bülüğü için de barajı geçebilen partilerden birinin içinden milletvekili adayı gösterebilirlerse ancak ittifaka katkı koyabiliyorlar. İktidar düzenlemeyi nasıl savunuyor?

20 yıldır akla gelmeyen seçim yasası değişikliği neden 20. yılın sonunda masaya geldi? Elbette ilk akla gelen oy oranı düşen iktidar bloğunun seçim yasası yoluyla menfaat elde etmesi. Hürriyet gazetesinden Hande Fırat bu konuyu AKP'nin seçim işlerinden sorumlu genel başkan yanımcısı Hayati Yazıcı'ya sormuş. Açık açık AK Parti'nin oy oranı düşüyor. Bu yüzden bu düzenleme vekil sayısını arttırmak için mi yapıldı diye bir soru yöneltmiş Yazıcı'ya.

Yazıcı ise şöyle demiş. Kesinlikle hayır. Demokratik değerler, demokratik kriterler, egemenliğin millete ait olması göz önünde bulunduruldu. Böyle demiş en azından. Yasa teklifini getiren Cumhur İttifak temsilcilerine göre yani, teklifin amacı daha demokratik bir Türkiye. Fakat Cumhur İttifakı'na göre artık oy sistemi temsilde adalete uygun değil. Yani zaten bu nedenle daha demokratik bir Türkiye'ye dayanıyorlar.

Can Selçuk'u, Mesele Ekonomi kanalında katıldığı yayında Cumhur İttifakı'nın bu argümanını şöyle özetlemiş. Seçim kanunlarının iki tane hedefi olur. Yaptığınız değişikliklerle ya temsili adaleti artırmayı hedeflersiniz ya da yönetimde istikrarı perçinlemeyi hedeflersiniz. Burada diyorlar ki temsili adalet. Neden? Çünkü düşünün ki siz Millet İttifakı bileşenlerinden Saadet Partisi'ne oy verdiniz 2018'de. Fakat Saadet Partisi oy verdiği seçim bölgesinde oy çıkaramadı. Ama Millet İttifakı'nın oyları bütün sayıldığı için, toplam alındığı için o artık oy tabir edilen Saadet Oyu, Cumhuriyet Halk Partisi'nin ve İYİ Parti'nin milletvekili çıkartmasına yardımcı oluyordu. Bu da temsilde adaleti sağlamıyordu diyorlar. Ancak bu cevap beraberinde başkaca sorular da getiriyor.

1- 20 yıldır neden benzer bir düzenleme yapılmadı? Mesela çözüm sürecinde bile %10'luk baraj düşürülmemişti, şimdi niye düşürüldü? 2- İktidarın oyları düşmeden önce neden yapılmadı? Tam da muhalefet bile onun oy oranı Cumhur İttifakı'nı geçince düzenlemenin meclise gelmesi kafalarda soru işaretleri yaratıyor.

Bu sorulara muhatap olan bir iktidar temsilcisi maalesef yok. Yani herhangi bir gazeteci iktidara bu soruları yöneltebilmiş değil. Siyaset bilimci Burak Bilger-Öspek de seçim yasasının hangi ihtiyaca binaen hazırlandığı konusunda iktidarın yeterli bir cevap vermediğini medyaskop yayınında şöyle söylemiş. Bunun içeriğinin demokratik olup olmaması meselesini tartışacaklardır insanlar.

Ama öncelikli olarak bu usulü tartışmak gerekiyor. Türkiye'de hangi ihtiyaca binaen bu seçimi yasası değişikliği oldu? Mesela Türkiye'de hangi toplumsal grup? Türkiye'de hangi siyasi grup? Türkiye'de hangi entelektüel tartışma? Seçim sistemine dair bir söz söyledi, bu konu gündeme geldi de biz bunu tartışıyoruz. Seçim sisteminin adaletsizliğine dair bir kamusal tartışma ya da beklenti yoktu ve AKP ve MHP kendileri bunu

gündeme dayattılar. Millet İttifakı ve henüz ittifakta yer almayan DEVA ve Gelecek Partilerin önünde birkaç seçenek var. Bunlardan birincisi Saadet Partisi ve Demokrat Parti ile DEVA ve Gelecek Partilerin adaylarının CHP ve İyi Parti listelerinden seçime girmesi. Bir önceki seçimlerde Saadet Partili Abdülkadir Karaduman ve Cihangir İslam CHP listelerinden seçime girerken Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal da İyi Parti listesinden aday olmuştu.

Diğer bir seçenek de muhafazakar sağ blokta kalan partilerin yeni bir ittifak kurması. Yani DEVA, Gelecek, Saadet, Demokrat Parti bunlar hepsi bir araya gelirse %7 barajını aşabilir. En azından bu ihtimal üzere bir blok kurabilir. Ancak bu seçeneğin gündeme alınması için bu partilerin kuracağı ittifakın %7 barajını aşıp aşmayacağının net olarak görülmesi lazım. Aksi halde çok riskli bir seçeneğe dönüşüyor bu seçenek.

Diğer yandan düşük oy oranına sahip partilerden belirlenmiş adayların o seçim bölgelerinde CHP ve İYİ Parti tarafından desteklenmesi seçeneği üzerinde de duruluyor. Yani parti aday gösterecek, CHP-İYİ Parti bu bölgede aday göstermeyip o adayı destekleyecek. Bu şekilde dört partinin de Millet Tifak Çatısı altında seçime girebileceği değerlendiriliyor. Düzenlemenin kamuoyu önünde uzun süre konuşulması muhalefetin kamu vicdanı nezdinde mağdur hale getirebilir. Muhtemelen bu nedenle seçim yasası roket hızıyla anayasa komisyonundan geçirildi. Yani iktidar muhalefetin bu şekilde mağdur görünmesini istemiyor belli ki. Anayasa komisyonu sabah saatlerine kadar çalıştırıldı. Tam 17 saat kesintisi çalıştırıldı.

Muhalefette soruyor, bu işin acelesi ne? Bakın Türkiye İşçi Partisi Milletvekili Sera Kadıgil, Anayasa Komisyonu'nda ne diyor? Şu anda saat iki buçuk, bu videoları falan yayınlıyoruz ya, insanlar sanıyor ki normal bir meclis mesaisi yapıyoruz, öyle değil. Bunu bilsin insanlar, onunla başlayalım. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Anayasa Komisyonu'ndayız, saat gecenin iki buçuğu. Siz bu teklifi hazırlamak için iki senedir debeleniyorsunuz.

gidiyorsunuz geliyorsunuz öyle olacak böyle olacak şöyle yapacağız böyle iki senedir görüşüyorsunuz. Getirdiniz bunu açıkladınız. Biz niye bunu bu gecede bitiriyoruz? Çok mu hayati şeyler yapıyoruz? Ne bileyim açlıkla boğuşan insanların derdine mi bir çare arıyoruz? Milyonlarca genç işsiz onlar için mi bir şey getirdiniz? Onu mu oyluyoruz şu an? Ne yapıyoruz biz? Gecenin iki buçuğunda gerçekten biz ne görüşüyoruz ya? Yani böyle yurt dışına kaçan gençlerle ilgili bir çözüm mü önerdiniz bize?

Kendi nebati bakanınız çıktı dedi al yanaklarıyla, Türk lirası en düşük seviyesindeymiş tarih. Onunla ilgili mi bir şey çalışıyorsunuz? 50 tane milletvekili var burada ya. Yani valla size demiyorum çünkü umurunuzda olmadığını biliyorum, tavrınızdan anlıyorum. Ali İhsan Yavuz Bey'in yüzünden anlıyorum. Verdiğiniz tepkilerden anlıyorum. Umurunuzda değil. Umurunuzda olan şey halkın dertleri değil. İnsanların açlıkla mücadele etmesi değil. Milletin pazar arttıkları için birbirine düşmüş olması değil.

Umurunuzda olan sizin tek bir şey var. AKP, MHP eriyen oylarına rağmen nasıl iktidarda kalır? Bunun hesabını iki senedir yaptınız. Bizi de şu anda gecenin iki buçuğunda bu hesabın peşinde çalıştırıyorsunuz. Seçim yasası meclisten geçerse erken seçim ihtimali rafa mı kalkıyor?

Hayır, yine erken seçim olabilir. Ancak bu durumda seçim değişiklikleri olası bir erken seçimde yürürlükte olmayacak. İktidar Bülöğü bu değişikliklerle seçim yapmak istiyorsa en az bir yıl beklemek zorunda. Bu da erken seçim tartışmalarını büyük ölçüde rafa kaldırmış olacak. Seçim yasası bu haliyle salı günü yani 29 Mart'ta meclisin genel kuruluna gelecek.

Son anda bir değişiklik olmazsa bu haliyle meclisten geçecek gibi görünüyor. Her şey çok hızlı gerçekleşti ve oldu bittiye getirildi. Buna karşılık genel kurulda kritik değişiklikler yapılması da bekleniyor. Yani turbun büyüğü heybede diyenler de var. Biz de olası değişiklikleri Trend Topik'te izlemeye devam edeceğiz. 120. bölümün böyle sonuna geldik. Trend Topik'i PodB Media ile beraber hazırlıyoruz. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.

İzlediğiniz için teşekkürler.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)