Podcast

111: İktidarın Türkçe Pop ile imtihanı

Trend Topic

4 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Megastar Tarkan'ın "Geççek" teklisi sosyal medyayı salladı. Muhalefet şarkıyı sahiplendi, iktidar medyası ise topa tuttu. Peki Tarkan'ın bu çıkışını, ve Türk Popu'nda son dönemde öne çıkan eleştirel tavrı nasıl okumalı? Bu bölümde konuştuk.



Bu podcast, On Dijital Bankacılık hakkında reklam içerir. Bankacılık On'la Rahat. Dünya Döndükçe EFT-Havale- Fast Ücreti Yok. ON Mobil'i _ndir!
Bu podcast, Pegasus hakkında reklam içerir. Yeni seyahat rotanı planlamak için hemen https://www.flypgs.com/ ’u veya Pegasus Mobil uygulamasını ziyaret et!
Bu podcast, Garanti BBVA hakkında reklam içerir.

See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.

Bölüm Transkripti

2.559 kelime · ~13 dk okuma

Türkiye, Tarkan'ın Geçecek şarkısını konuşuyor. Bu durumun nedeni, şarkının kendisinden çok şarkıda geçen politik imalar. Şöyle diyor Tarkan, ''Gidecek, gidecek, geldiği gibi gidecek, her şeyin sonu var, bu çile de bitecek.'' Böyle diyor. E haliyle şarkıyı, muhalif kamuoyu sahipleniyor, iktidar cephesi ise topa tutuyor.

Bu bölümde Tarkan'ın bu geçecek şarkısını konuşacağız. Ama yalnız bu değil tabii. Daha geniş bir perspektifte de Türk popu ve sanatçıları içine alan eleştirel tavrı ele alıyoruz. Çünkü fark etmişsinizdir, var böyle bir tavır. Ben Ozan Gündoğdu, hadi başlayalım.

Tarkan'ın 17 Şubat'ta çıkan Get Check şarkısı saatler içinde milyonlarca kez dinlendi. YouTube izlenmelerine göre klip Megastar'ın bir yıl önce çıkardığı Hodri Meydan şarkısının klibini ya da üç yıl önce çıkardığı O Sevişmeler klibini bir gün içinde geride bıraktı. Şarkının gündeme bomba gibi düşmesinin nedeni sözleri. Klipte iktidarı ima yoluyla bile andıracak herhangi bir görüntü yok. Öncelikle bunu söyleyelim. Ama o sözler, o sözler yok mu? Hadi ama artık, anladık tamam. Düş babam artık, düş yakamızdan. Şimdi herkes herhalde bu şarkıyı dinleyince aklına birisi geliyor.

Transkriptin tamamını oku

Henüz Sezen Aksu'nun linç edilmesinin üzerinden bir ay kadar geçmeden Tarkan'ın Düş Babam Artık Düş Yakamızdan diye şarkı söylemesi geçiştirilebilecek bir şey değil. Bu sözlerin Erdoğan'ı andırdığını da Tarkan da farkında olsa gerek bu haliyle Türk Popu'nun Megastar'ı protest bir şarkıya imza attı. Yani bunu derken biz yanlış bir şey söylemiş olmayız diye düşünüyorum. Zaten medyada da şarkıyı ilk paylaşanlar bu bu politik göndermeler üzerinden sahiplendi şarkıyı. Mesela kim derseniz, mesela İyi Parti lideri Meral Akşener. Tarkan'ın şarkısını Twitter hesabından çoğu gitti, az kaldı mesajıyla paylaştı. Ya da başka bir örnek, CHP sözcüsü Faik Öztürak klipten bir parçayı paylaştı ve üzerine geçecek şarkısının imalı şarkı sözlerini yazdı. Şöyle diyor, gidecek gidecek, geldiği gibi gidecek, her şeyin sonu var, bu çile de bitecek. Zaten bu ifade

birçok muhalif sosyal medya hesabı tarafından birçok kez paylaşıldı. Öte yandan tabii şarkının bu derece viral olmasında sadece muhalefet etkili olmadı. Belki de muhalefetten daha çok, ilginç gelebilir bu size ama, iktidar partisinin sözcüleri şarkının sahiplenilmesine neden oldu. İktidar düzeneyi, düzenek diyorum ama tabi içinde büyük ölçüde trolleşen yorumcular var. Bu iktidar düzeneyi züccaciye dükkanına giren fil gibi dağıta dağıta, rasyonellikten uzak bir dil tutturdukça, Tarkan'ın geçecek şarkısı daha da popülerlik kazandı. Mesela Yeni Akit gazetesinin Ankara temsilcisi Hacı Yakışıklı, Şarkı'nın Pensilvanya talimatıyla kaleme alındığını sosyal medya hesabından paylaştı. Tabi hemen daha sonra Hacı Yakışıklı'nın Fethullah Gülen'e övgü dolu sözleri onun hemen o tweet'inin altına yapıştırıldı. Tabi Hacı Yakışıklı için bu iddiasını belki de uydurdu demek daha doğru olur. Biri Pensilvanya'dan geldi derken bir diğer yorumcu da çünkü MHP'ye yakın bir başka isim Metin Özkan Şarkı'yı tv yüzündeki programda şöyle tiyi aldı.

Şimdi yine konuyu HDP'ye getirdin diyecekler de bu geçecek sözü başta Hüda Kaya olmak üzere günlerdir bak günlerdir. Geçecek, geçecek, gidecek, gidecek sözü. Tarkan bunu şarkılaştırmış. Olabilir, sanatçıdır. Yapabilir. Yani Füsiyat Tarkan mı diyelim, ne diyelim bilmiyorum şimdi de. Tarkan'a herhalde yakında yakalar. Füsiyat ne zaman böyle? Yakalarsam muh muh diye bir şarkısını hatırlatırlar diye düşünüyorum. Şimdi ya klibe bakıyorsun. Yani arada baktık. Bir korsan yayın. Herkesin evine giriyor, telefona giriyor, ona giriyor, buna giriyor. Şimdi... Hani kimseyi bir yere bağlamak, bağdaştırmak değil de telefonlarımızın dinlendiği, insanların evlerine, yatak odalarına kameraların yerleştirildiği bir şeyi böyle çok normalmiş gibi. O insanları kendi cep telefonundan görüntülemek, izlemek çok normalmiş gibi bir klip. Bu arada Faik Özturak da paylaştı şimdi. Geçeğe mi? Evet, geçeğe paylaşıyor. Kim? Zaten CHP taraftan sipariş edilmiş bir şarkı. Nereden biliyorsun?

Gördüğünüz gibi Kafalar Karışık aynı programda Diriliş Postası adlı gazetenin yazarı Murat Özer'de şarkılı CHP tarafından sipariş edildiğini söylüyor. Yani artık trolleşmiş demekte hiçbir mahsur görmediğimiz bir grup iktidar taraftarı, Tarkan'ın şarkısına öyle bir saldırdı ki bu saldırı şarkının lüzumundan fazla sahiplenilmesine yol açtı. Burada bir durup düşünmek gerekiyor tabii. Çünkü gerçekten iktidar taraftarı olan bu isimler acaba iktidarı savunurken Erdoğan'a faydalı mı oluyor?

Bu meseleye eğilen bir yazı yazdı Ertuğrul Özkök. Yazı şöyle. En akılsızca tepki, şarkıyı CHP ısmarladı demekti dediler. Ve şarkı bir anda bu seçimin mottosu haline geldi. En azından biri çıkıp, zaten Cumhurbaşkanı da aynı şeyi söylüyor, bu enflasyon, bu hayat pahalılığı geçecek, diyerek espriyle şarkının ilk andaki etkisini biraz yumuşatır, Sonra nasıl bir strateji izleneceğine karar verirdi ama ne yazık ki artık iktidar tarafında rahmetli Erol Olçak kalibresinde bir iletişimci kalmadı, iş tamamen troll ordusuna bırakıldı. Böyle diyor Ertuğrul Özkök ve haksız sayılmaz. Şarkının bu kadar sahiplenilmesinde iktidara yakın yorumcu kimlikli tiplerin etkisi büyük. Yorumcu kimlikli demekte bir beis görmüyorum.

Çünkü yorumcudan daha öteye geçemiyorlar. Televizyonlarda iktidar adına konuşanların entelektüel derinliği son derece zayıf. İktidarı savunmak bu isimlere kalınca, aydınlar, sanatçılar ya da toplum vasatının dışında kalan tüm kesimler diyelim, iktidarla arasına giderek daha fazla mesafe koyuyor. Ama son zamanlarda yaşadığımız bir başka fenomen var. Nedir o? Türkçe pop ayaklanıyor. Sadece Tarkan mı? Şöyle bir hafızamızı tazeleyelim isterseniz. Tarih 29 Mayıs 2021. Milliyet'ten Ali Eyüboğlu, hadisenin 2009'da Eurovizyon şarkı yarışmasında giydiği kıyafetten hükümetin rahatsız olduğunu yazdı. Türkiye'nin Eurovizyona katılmamasının en büyük nedeninin hadisenin kıyafeti olduğunu ifade etti.

Bunun üzerine Hadise üstü kapalı bir protestoyla yazının yayınlandığı gün sosyal medya hesaplarından Düm Tek Tek, yani Eurovision'da söylediği şarkıyı söyledi. O şarkıyı paylaştı daha doğrusu. O gün Hadise Twitter'da trend topik oldu. Sanatçılardan Hadise'ye destek mesajları yağdı. Bunda 5 ay sonra, Pam Ten Altın Kelebek ödüllerinde yılın kadın şarkıcısı ödülünü alan Hadise, yine üstü kapalı da olsa kadın haklarını vurgulayarak, kadın cinayetlerini vurgulayarak rahatsızlığını dile getirdi.

Bugün dünya kadın hakları günü. Önemli bir gün bence. Böyle bir günde bu kadar değerli bir ödül almak benim için çok değerli. Çünkü biliyorsunuz kadınlar konusu bende çok hassastır. Hiçbir zaman susmadım bu konuda, hiçbir zaman da susmayacağım.

Bu sene çok fazla kadın öldürüldü. Çok fazla kadın kaybettik ülkemizde. Bu ödülü 2018'de de aynı şeyi söylemiştim. Hayatları kısıtlanan kadınlar için alıyorum. Onlara gelsin bu ödül. Teşekkür ediyorum. Hadis'in özellikle kliplerine uygulanan RTÜK baskısına sessiz kalmadığını da biliyoruz. Bunu da ayrıca eklemek lazım. Öte yandan Türk popu bir muhafazakar abluka içinde ve buna ses çıkarıyor artık.

Bu da bir realite. Son zamanlarda sessizliğini bozan bir diğer isim Gülşen. Mutlaka takip etmişsinizdir, Gülşen'in sahne kıyafetlerini açık bulan İzzet Yıldızhan, külotla sahneye çıkılmaz diyerek Gülşen'e sataşmıştı. Gülşen ise cevabını sahnede veriyor ve vermeye devam ediyor. Sezen Aksu'nun Namus şarkısını artık her konserinde söyleyen Gülşen, bu şarkının ardından neredeyse her zaman şu konuşmayı yapıyor.

Yani bu konuşma bir kereye mahsus yapılmış bir konuşma değil. Gülşen neredeyse namus şarkısını her söyledikten sonra buna benzer bir konuşma yapıyor seyircilerine. Hadise ve Gülşen'in bu açıklamaları kendilerine dönük muhafazakar Ablukaya ilişkin bir savunma savaşı aslında. Bu arada Tarkan'ın Getçek şarkısının düzenlemesini Ozan Çolakoğlu'nun yaptığını söyleyelim. Niye bunu söyleyelim diyeceksiniz. Çolakoğlu'nun Gülşen'in eşi olduğunu altına çizdiğimiz zaman bunu neden söylediğimiz daha iyi anlaşılır. Yani Gülşen, Tarkan'ın Getçek şarkısıyla aslında bir rabıtası var. Zaten şarkıyı da Gülşen Instagram hesabından da paylaşarak hem şarkıyı hem Tarkan'ı övdü, Tarkan'a dönük bir destek mesajı yayınladı.

Ya yeni bir fenomenle karşı karşıyayız demeye çalıştığım bu. Türkçe pop'un popüler isimlerine dokunulduğunda artık ses çıkmaya başladı. Bu yeni bir şey sayılabilir. Bu gelişmede ne etkili derseniz, bu gelişmede iktidarın etki alanının daralması ya da gücünün kaybetmesi büyük oranda etkili. Mesela 16 Nisan 2017 referandumundan önceki havayı bir düşünelim.

O dönemlerde mesajını aldım. Güçlü ve büyük bir Türkiye için ben de evet diyorum şeklinde ortaya çıkan bir sosyal medya zinciri vardı hatırlarsınız. Bu zincirde en çok konuşulan isim kimdi? Murat Bozdu. Biraz

düşünelim. İktidar bugün benzer bir kampanya düzenleyebilir mi? Velev ki düzenledi. Popüler isimler bu kampanyaya canhıraş katılır mı?

Murat Boz'dan destek görebilir mi? Soruyu tersten soralım isterseniz. Murat Boz bu ayın başında elektrik faturalarına gelen zamlarla ilgili bir instagram paylaşımı yaptı ve bu paylaşım ile gündem oldu. Kendisi bu açıklamayı 2017'de yapar mıydı?

Bunlar üzerine düşünülesi sorular. Yani aslında değişen havayı biraz aşikar etmeye çalışıyoruz. Murat Boz'u şimdilik geride bırakalım. Ancak referandum sürecindeki ben de evet diyorum mesajından ötürü pişman olduğuna ilişkin dedikodular olduğunda altını çizelim. Tabii bu konuya ilişkin Murat Boz'dan bir açıklama gelmiş değil. Vurgulamaya çalıştığımız şey şu. İktidarın hegemonyası çözülüyor. Bunun önemli delili

Türkiye selebritilerinin açıktan pozisyon almaları. Ve bu pozisyon politik bir pozisyon. Birkaç yıl önce Cumhurbaşkanlığı sarayının davetlerinde boy gösteren Şahan Gökbakar'ı takip ediyorsunuzdur. Gökbakar'ın bugünkü durumuna bakın. Şahan politik olan her gündeme yorum yapan muhalif bir figüre dönüşmüş durumda. Şahan'ın bu tavrı da geçen yaz yaşanan orman yangınlarından sonra netlik kazandı. Şuraya bak!

Buraya müdahale havadan! Havadan buraya müdahale şart! Bunu söylüyorum! Hadi! Hadi! Bakın haline bakın! Bitti burası! Burası bitiyor! Bakın burası bitiyor söylüyorum! Havadan müdahale şart! İktidarın

değişeceğine ilişkin beklenti, popüler fikirlerin seslerini daha yüksek çıkartması neden oluyor. Yanlış anlaşılmasın, yani eskiler iktidarın yanındalardı, şimdi taba değişiyor, iktidarın karşısındalar demiyorum. Hayır. İktidarın çözülmesiyle beraber ses çıkarmakta eskisi kadar fazla mahsur görmüyorlar bu isimler.

Saydığımız bu isimler Gülşen, Hadise, Şahan normal şartlarda politik gündemlere sessiz kalan isimlerdi bilirsiniz. Bunların yanında zaten politik tavırlarına esirgemeyen popüler isimler de var elbet. Kimdir derseniz mesela ilk aklımıza gelenler Mabel Matiz, Kalben, Duman, Mor ve Ötesi bunlardan bazıları sadece. Mesela Duman'ın Gezi olayları sırasında yazdığı Eyvallah şarkısını belki hatırlarsınız.

Mor ve Ötesi demişken grubun son albümü de protest bir tavır barındırıyor. Şarkı ters yönden gelen Bıçkın Başkan'a sesleniyor. Ağlamazsam bir çift sözüm var diye devam ediyor. Ters yönden gelen Bıçkın Başkan'a sesleniyor. Ağlamazsam bir çift sözüm var diye devam ediyor.

Ağlamazsan bir çift... Bu şarkının adı Forza. Aralık ayında yayınlanan şarkı. Hep sen istedin, ben de dinledim. Artık benim de zamanım var. Gitmedim işte, delirmedim de. Anlatan benim. Seni ve her şeyi diye devam ediyor. Tüm bu gündemin üzerine, Ocak ayına Sezen Aksu'ya dönük linç girişimi, linç kampanyası damga vurduğunu da altını çizelim. Sezen Aksu'nun 5 yıl önce yazdığı, şu zamana kadar kimsenin bu anlamda aklına bile gelmeyen, dikkatini çekmeyen ya da

Şahane Bir Şey Yaşamak şarkısında Adem ile Havva ile ilgili sözler Linc'in gerekçesi olmuştu. Bunu hatırlıyorsunuz. Minik Serç'e bu şarkıda selam söyle o cahil Havva ile Adem'e dediği için önce trollerin. sonra Devlet Bahçeli'nin, sonra da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hışmına uğramıştı. Tren Topu'nun 102. bölümünde tam da bu konuyu işlemiştik. Aksu uzun süren sessizliğini bir şiirle sonlandırmış ve bu şiir yine sosyal medyada viral olmuştu. Sezen Aksu bu şiirinde üstü kapalı biçimde Erdoğan'a şöyle sesleniyordu. Ben avım, sen avcı, vur bakalım. Sen beni sezemezsin, dilimi ezemezsin.

Türkiye'nin eğlence dünyasının en önde gelen isimleri artık yüksek sesle tepkileri dile getiriyor. Sezen Aksu'ya gelen destek mesajları da bunun delili. Bu anlamda gündeme oturan son isimlerden birinin de Cem Yılmaz olduğunu altın çizelim. Cem Yılmaz zaten trollerin sürekli saldırısına uğrardı da bunu ses çıkardığı için değil. İktidara destek vermediği için, sarayda görünmediği için trollerin tepkisini çekerdi fakat bu sefer iş farklı. Cem Yılmaz bu ayın başında yani henüz 10 gün kadar önce

Enflasyon oranlarını diline doladı ve... ...bence hayat pahalılığından yakınmayan biri... ...ya hırsızdır ya deli... ...diye bir tweet attı. Daha doğrusu bunu da içeren bir tweet paylaştı. Tabii troller Cem Yılmaz'ı gün boyunca diline doladı. Cem Yılmaz'ın itibarına saldırıldı. Sadece şarkıcılar değil yani. Takip etme fırsatınız oldu mu bilmiyorum ama... ...Fox TV'de yayınlanan Maske Kimsin Sen diye bir program var.

Bu program da bu muhafazakar ablukadan nasibini aldı. Program ne zaman yayınlansa sosyal medyada ''Haddini bil Fox TV'' gibi etiketler trend topik yapıldı. Programın reytingleri hiç fena gitmemesine rağmen ''Bu maske kimsin sen?'' bir anda yayından kaldırıldı baskı yüzünden. Elbette programın jürisi, oyuncu Eda Ece de tepkisini esirgemedi.

Daha pandemi olmamıştı bu yarışmayı Meltem Hanım bana teklif ettiği zaman. Üstüne pandemi oldu, yapamadık. Kanallar değişti, yapamadık. O oldu, bu oldu derken dünya değişti. Ama hep dünyanın diğer ülkelerindeki Masked Singer'ları, maske yarışmasını hep izledim. Her ülkeye baktım neredeyse ve çok sevdim bu formatı.

Çok istedim burada olmak ve yürekten sevdim. Hala takip ediyorum. Amerika daha yeni yedinci sezona başladı. Suudi Arabistan bile sanırım üç ya da dördüncü sezonda. Bu ülkede bu kadar kısa sürmüş olması beni çok üzdü. Suudi Arabistan bile üç ya da dördüncü sezonunda diyor Eda Ece. O bile vurgusunun ne anlama geldiğini konuşmaya gerek yok sanırım.

O bile vurgusu, Suudi Arabistan bile derken aslında Eda Ece mağduru oldukları o muhafazakar ablukayı teşhir etmeye çalışıyor. Ve şimdi de Tarkan. Geçecek şarkısı üstü kapalı da olsa açıkça iktidarı hedef alıyor. Gerçi Tarkan'ın klip yayınlanmadan bir gün önce yaptığı paylaşımda farklı bir neden öne sürüyor Tarkan. Bundan bir yıl kadar önce ruh halimin hiç de yolumadı bir dönemden geçtim.

Dünya dolup biten üzücü olaylar, insanlığın endişe verici gidişatı, doğanın yok edilişi, pandemi gibi şeyler beni çok olumsuz etkiliyordu. O anlarda içimde bir melodi ve bir söz yankılandı. Hepimize çok iyi gelecek bir şarkı yazmak istedim. Kim bilir belki biraz teselli eder, moral verir, umut olur dedim. Dilerim ki hepimize iyi gelir geçecek.

Evet, şarkının pandemi nedeniyle yazıldığı söylenebilir. Bunda hiçbir mahsur yok. Geçecek denilen şeyin pandemi olduğu iddia edilebilir. Ancak silahsız bir iç savaşı andıran bu kutuplaşma ortamında böyle bir şarkının muhalif kamuoyu tarafından sahiplenileceğini de Tarkan muhtemelen farkındadır. Farkındaysa ve yine de böyle bir şarkı yapıyorsa demek ki bu şarkının muhalif kamuoyu tarafından sahiplenilmesini istiyordur.

Bu haliyle aslında Tarkan bir protest şarkıya imza atmıştır diyebiliriz. Ama tabii ilk kez protest bir şarkıya imza atılmıyor bu memlekette. Yeni olan Türkiye'nin ana akım selebritelerinin protest hale gelmesi. Yoksa Şanışer'in Susamam şarkısını unutmadık. Salınan katillerin aldığı canlar Geri gelmeyecekler Haksız yere hapiste geçen yıllar Geri gelmeyecekler

Şanlışer gibi alternatif müzisyenler her zaman protesto oldular. Gazapizm'in şarkıları bu konudaki önemli bir delil. Ya da Spotify Türkiye'de en çok dinlenen rapçi Ezhel artık Türkiye'de yaşayamıyor. O da protest bir tavır sergiliyordu. Zaten Türkçe rap bu anlamda protest. Ancak

Türkçe popu apolitik kimliğiyle bilirdik. Buna karşı Tarkan'ın geçecek şarkısı yeni bir kapıyı aralamış oluyor Türk pop tarihinde. Bu kapıdan başka kimler geçer bilinmez. Sezen Aksu'nun avcı şiirinin Fazıl Say tarafından bestelemekte olduğunu hatırlatalım. Yani yenisi geliyor aslında Sezen Aksu versiyonu, Sezen Aksu-Fazıl Say versiyonu geliyor bu haliyle yolda.

Ancak tabii, Tarkan'ı ve Sezen Aksu'yu ayrı bir yere koymak gerekir. Tarkan tartışmasız biçimde Türkçe pop'un megastarı. Yani bambaşka bir kulvarda ilerliyor, imaj olarak en azından. Sezen Aksu'nun da konumu belli, onun da imajı bambaşka bir kulvarda. Zamanında Tarkan'la karşılaştırılan isimlerin mesela nerede olduğu belli, isim vermeyelim. Geçecek şarkısı da bu anlamda yeni bir meydan okuma.

Yani Megastar, Tarkan bu haliyle aslında bir şov da yapıyor. Yani sizin aklınızdan geçeni yapıyorum aslında diyor ve yapabilecek kişi de benim iddiası var geçecek şarkısında. Yani yeni bir fenomenle karşı karşıyayız. Türkiye'nin popüler isimleri hızla politik olarak tavır almaya başladı. Seçimler yaklaşırken bu tavır alışın daha da yaygınlaşacağını gözleyeceğiz. İktidar ise baskı araçlarıyla ses kesmeye çalışacaktır.

Mesela RTÜK'ün CHP'li üyesi İlhan Taşçı, Tarkan'ın şarkısı için RTÜK'ün saraydan talimat beklediğini söyledi. Yani TV'lerde yayınlanacak mı bu şarkı yayınlanmayacak mı? Bunun için RTÜK karar verecek ve bu kararı saraydan gelecek bir talimata bağlı. Bunu iddia etti CHP'li İlhan Taşçı, RTÜK üyesi olan.

Ancak TV'lerde yayınlansın veya yayınlanmasın, Tarkan'ın geçecek şarkısı bir protesto gösterisi biçiminde mekanlarda çalmaya başladı bile. Yani şöyle bir Beşiktaş'ta, Kadıköy'de, İstiklal'de dolaştığınız zaman, bir çay içtiğiniz zaman en azından o mekanlarda geçecek şarkısının çaldığını duyabiliyorsunuz. İkili konuşmalardaki temel gündemlerden bir tanesi de yine bu şarkı. Bu şarkının muhalefette moral kaynağı olduğunu dolayısıyla söylemek gerekir. Ancak şunu da vurgulamak lazım. Geçecek olan şey iktidarsa, iktidarı koltuğundan edecek olan bir popstarın şarkısı değil, bir muhalefet siyaseti olacaktır.

Bu haliyle şarkıya lüzumundan fazla anlam yüklemek de yanlış olur. Bu nedenle temel anlamda muhalefet cephesinde bir moral motivasyon arttırıcı bir unsur geçecek şarkısı. Ama bu oyları nasıl etkiler, ne olur, ne biter buraya ilişkin bir şey söyleyecek durumda değiliz. Trap Topik 111. bölümünün finaline böylece geldik. Bir sonraki bölüme kadar zilleri takıp oynayacağınız günler yaşamanız dileğiyle. Hoşçakalın.

Altyazı M.K.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)