Podcast

96: TOGG tünelinin ucunda ne görünüyor?

Trend Topic

4 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Togg, Gemlik Tesisi’nde 27 Aralık 2019 tarihinde bir basın toplantısı düzenlendi. Biz de Türkiye'nin ilk elektrikli araç projesini, bu basın toplantısına katılan Emre Özpeynirci ile konuştuk. Gelecek vadediyor mu mı? Rekabet edebilecek mi?



Bu podcast, On Dijital Bankacılık hakkında reklam içerir. Bankacılık On'la Rahat. Dünya Döndükçe EFT-Havale- Fast Ücreti Yok. ON Mobil'i _ndir!
Bu podcast, Pegasus hakkında reklam içerir. Yeni seyahat rotanı planlamak için hemen https://www.flypgs.com/ ’u veya Pegasus Mobil uygulamasını ziyaret et!
Bu podcast, Garanti BBVA hakkında reklam içerir.

See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.

Bölüm Transkripti

3.481 kelime · ~17 dk okuma

Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu'nun yani kısa adıyla TOG'un, GEMMİK'teki fabrikasının yapımı sürüyor. Ancak dünya otomobil piyasasında başta çip krizi olmak üzere bir dizi bunalım yaşanıyor. Şirketin CEO'su Gürcan Karakaş, soru işaretlerini gidermek için 27 Aralık'ta bir basın toplantısı düzenledi ve her şeyin planlandığı gibi gittiğini söylemiş oldu. Ancak dünyada elektrikli otomobil pazarı da olağanüstü hızda gelişiyor. TOG banttan inecek inmesine ama bu hızlı gelişime ayak uydurabilecek mi? Temel soru karşımızdaki bu. Tren Topik'in 96. bölümünde elektrikli otomobil pazarında yaşanan bu olağanüstü gelişimi ele alıyoruz. Bize TOG'un basın toplantısını takip eden gazeteci Emre Öz Peynirci de eşlik edecek. Hadi başlayalım.

Dünyada elektrikli otomobillerin gelişimi hepimizin malumu. Türkiye'de bu gelişimi fırsata çevirebilme gayretiyle bu trene 2017'de binmeye karar verdi. 27 Aylık 2019'da da TOG'un ilk modeli tanıtıldı. Ancak proje ilk gününden itibaren yerli bir otomobil üretmekten ve onu yaşatabilmekten ziyade siyaseten düşman çatlatmak gibi kurgulanmıştı.

Tog'un tanıtımı Cumhurbaşkanı Erdoğan için bir gövde gösterisine dönüştürüldü. Devrim otomobilinin benzini olmadığı için yolda kalmasını projeyi boğma kampanyasına çevirenler emin olun Türkiye'nin otomobili içinde aynı şeyi yapmaya çalışacaklardır. Ama bu kez izin vermeyeceğiz. Devrim otomobilinin önünü kesmeyi başardılar ama şimdi yaptığımız Devrin otomobilinin önünü inşallah kesemeyecekler. O günden bu yana iki yıl geride kaldı. 27 Aralık 2021'de TOK Başkanı Gürcan Karakaş, projenin seyrine ilişkin bir basın toplantısı düzenleyerek, her şey yolunda mesajı verdi. Basın gösterimine bagaj meselesi damga vurdu. TGT muhabiri Uğur Ustubaş, canlı yayında otomobilin bagajını açınca azarı yedi.

Transkriptin tamamını oku

Toplantıya bu bagaj meselesinin damga vurmasının nedeni aslında belli. Çünkü kamuoyuna iki yılın sonunda kayda değer yeni bir bilgi sunulamamıştı. Belli ki ilk lansmanın ardından geride kalan iki yılın sonunda TOG her şey yolunda mesajı vermek istemişti. Böylece elimizde bu bagaj meselesinden başka konuşacak konu kalmadı. Ancak her şey gerçekten yolunda mıydı?

Bu iki yılda pazarda gerçekten çok şey değişti. Mesela Hyundai geçen hafta içten yanmalı motor gelişim bölümünün kapatılacağını duyurdu. Büyük otomobil devleri yüzlerce milyar dolarlık yatırımla pazara tüm güçleriyle girmeye karar verdiler. Araştırma, geliştirme harcımaları astronomik tutarlara ulaşmış durumda. Peki TOG bu piyasaya gerçekten girebilecek mi?

Tog'un basın toplantısını takip eden gazeteci Emre Özbeyneci ile konuştuk. Detayları ondan dinledik. Ortada bir basın toplantısı var. Bu basın toplantısında yeni olan ne var? Bildiklerimizin üzerine bir şey eklendi mi? Yeni olan fabrikanın artık yavaş yavaş ortaya çıkması. Çünkü bu konuda ülkede iki kutup oluştu. Bir gerçekten inananlar, bekleyenler, destek olanlar. Bir tarafta da

hiçbir şekilde bunun siyasi bir hamle olduğunu ve bunun üretilmeyeceğini düşünenler işte biraz bu üretilmeyeceğini düşünenler fabrikanın daha olmadığını söyleyenlere böyle bir gövde gösterisi gibi yani bakın fabrikayı yaptık işte robotlarımız burada gibi bir mesaj oldu onun dışında yeni bir şey yoktu çünkü araç iki yıl önce tanıtılan prototip araçtı sadece üzerine yeni logoyu koymuşlar onu gösterdiler zaten biliyorsunuz yeni logo da ciddi tartışma konusuydu onunla ilgili açıklamalar yaptılar Aslında objektif bir gazeteci olarak sormak istediğim soruların hiçbirini cevabını alamadım. Çok basit sorular. Yani 1-2 yıldan beri tek söylenen şey, ya biliyorsun bu otomobil projesi çıktığı zaman Cumhurbaşkanı dedi ki, halka hitap edecek, herkese hitap edecek bir otomobil olacak. Ufak bir araya girelim. Emre Özbeynirci haklı. Cumhurbaşkanı Erdoğan 2020 yılında gerçekten de aracın herkes için kolayca alınabilecek bir araç olduğuna ilişkin bir açıklama yapmıştı.

Evet su modelinin özellikle fiyatı merak ediliyor efendim. Bir de maliyetler. Bu halkımızın inanıyorum ki cebini de rahatlıkla sıkıntıya sokmadan alabileceği yani otomobil noktasında olacak diye düşünüyorum. Bir defa o olmazsa sürümden kazanma felsefesi yürümez.

Şimdi tabii böyle bir açıklamadan sonra da herkes ilk çıkacak otomobilin fiyatına odaklanmış durumda. Herkes fiyat soruyor. Ne zaman piyasaya çıkacak? Fiyat ne olacak? Şimdi iki yıldan beri Gürcan Karayakaç üstüne basa basa basa diyor ki, fiyat vermiyor ama biz diyor, C SUV sınıfında yani kompak SUV dediğimiz bu işte dört çeker büyük yüksek araç sınıfında içten yanmalı yani benzinli dizel otomobillerle rekabet edecek düzeyde olacağız diyor.

Şimdi böyle dediğin zaman çok afaki yani hangi CSUV, hangi model? Şimdi CSUV'de baktığımız zaman Türkiye'de kurlarla beraber fiyatları 600-700 bin TL'den başlıyor. Bunlar işte biraz daha premium segment yani lüks segmente çıktıkça 1 milyonun üzerinde. Dolayısıyla Yani fiyatı şu anki kurlarla şu anki konjonktürde 700-800 bin liradan başlayacak. Ha, bu sınıfta elektriklilerden daha ucuz gözüküyor. Yani şu anda mesela bu sınıfta çok fazla orta segmentli elektrikli otomobil yok ama lüks segmentli işte Volvo'nun, Mercedes'in, BMW'nin elektrikleri var. Onların fiyatları 1 milyonun üzerinde olduğu için onlara göre rekabetçi ama

siz 700-800 bin TL'ye halkın ulaşabileceği, herkesin ulaşabileceği bir fiyat mı diye sorarsanız, hayır tabii ki. Şimdi bunu sorduğumda da bana şu cevabı verdi Gürcan Karakaç, biz CSUV alabilecek veya almayı düşünenlere hitap edeceğiz ilk etapta. Türkiye'deki CSUV pazarı ne durumda? Fiyatlar, pazar büyüklüğü nasıl bir tablo çizersin bize? SUV pazarı Avrupa'da ve dünyada gerçekten büyüyor ama CSUV değil. Türkiye'de son dönemde evet CSUV geçen 2 sene önceye kadar CSUV büyüyordu. Şu anda yaklaşık herhalde %30'un %35'e yakın bir SUV pazarı var. Ama son dönemde fiyatlar arttığı için BSUV'ler biraz daha ön plana çıktı. Yani bugün BSUV dediğimiz küçük sınıftaki SUV'lerin fiyatları bile 500 bin lira civarına geldi. Dolayısıyla CSUV'lerin payı hızla düşüyor. Çünkü dövizler indeksli olduğu için otomobiller hem bir taraftan kurt hem de

Bu tip araçlar ÖTV dilimlerinde farklı baremlere giriyor. %50'lik ÖTV dilimindeki araçlar şimdi kur yüzünden %80'e giriyor. Dolayısıyla şu anda orta segmentte yani donanımı iyi SUV'ler, CSUV'lerin fiyatları ne yazık ki 700.000 TL civarında. 700.000 TL'den başlıyor hatta. Şimdi burada haklı olarak kendilerince şunu söylüyorlar. Biz bu segmente hitap edeceğiz ilk etapta. Bu segmente ulaşılabilir olacağız. Çünkü biz

güçlü bir marka algısıyla piyasaya girmek istiyoruz. Yani biz bir gövde gösterisi yapmak istiyoruz diyor. Yani o çok net. Çünkü şu anda üzerinde sahip olduğu teknolojiler ve biliyorsun ilk otomobil ciddi uluslararası işbirlikleriyle beraber yapılıyor. Yani ilk aracın bütün altyapı mühendisliği EDAG tarafından, Alman EDAG tarafından. İşte bataryası Alman Bosch tarafından.

Bataryalar Çinli falesis yapıyor. İşte tasarım, Türkiye'deki tasarımcılar bu asfaltta olsa İtalyan Pininfarina. Yani maalekleri daha yüksek. Dolayısıyla siz bu maalekler yükseldiği zaman bunu bir BSUV'de kompansa edemezsiniz. Yani karşılayamazsınız. O yüzden daha büyük bir araç olması gerekiyordu. Kendileri de zaten bunu net olarak söylüyorlar.

güçlü bir marka algısıyla çıkmak istiyoruz. Ama ne zaman bizim ulaşabileceğimiz bir otomobil olur? İşte o konuda soru işaretleri var. Benim düşüncem ki Gürcan Karakaç da bunu aslında teyit etti. Bundan sonraki modellerde özellikle BSUV piyasaya çıktığı zaman ki işte bu 2025'in sonrasında daha ulaşılabilir modeller ortaya çıkacak. Ama ilk etapta 2023 yılında halkın ulaşacağı, halkın otomobilinden ziyade

bir dünyaya işte Türkiye'ye yerli otomobili, yerli elektrik otomobili yaptık mesajı verecekler gibi gözüküyor şu an için. Belli ki ilk etapta amaç bir otomobili banttan indirmek. Ancak en önemli soru işaretlerinden birisi de kaç adet üretilecek cümlesine atılıyor. Zira düşük sayıdaki üretim birim maliyetleri de arttırıyor. Peki sahiden kaç adet üretilecek bir takvim sunuldu mu önümüze? Bu çok önemli çünkü bunu özellikle sordum.

hep böyle afaki yani önümüzdeki uzun vadedeki üretim planlarını söylüyorlar. 2023'ü niye sordum? Çünkü hakikaten bu otomobili bekleyen bir kesim var. Biliyorsun otomobil tanıtıldığı zaman, marka tanıtıldığı zaman şey oldu yani biz de alacağız, bizi de yazın, biz 10 tane alacağız, biz 20 tane de alacağız diye ciddi şekilde ülke çapında bir yani seferberlik gibi bir durum oldu. Dolayısıyla bu bekleyen insanlara göre bir otomobil üretilecek diye sordu. Yani kaç adet olur üretilecek veya kaç adet satmayı planlıyorsunuz? Bir cevap vermedi. Neye cevap verdi biliyor musunuz? Iki bin yirmi beş yılında yılda yüz bin adet üreteceğiz dedi. Üç modelle. Çünkü çok afaki. Iki bin yirmi dokuz yılında da toplam kapasite olan yüz yetmiş beş bin adede ulaşacağız dendi.

10 yıl içinde yani 2030 yılında da 1 milyon adet toplam üretime ulaşacağız dedi. Ama işte burada tabii soru işareti şu, global, dünya çapında bir marka olmak istiyorsunuz, rekabet etmek istiyorsunuz ama 175 bin adede yaklaşık 8 sene sonra veya işte 7 sene sonra ulaşacaksınız yılda. Bugün Türkiye'deki otomatik fabrikalarının kapasiteleri 400 bin adedin üzerinde. Yani bu noktada siz 175 bin adetle 2029 yılında nasıl dünya markası olacaksınız? Yani bunun 75 bin adetini Türkiye'de satsanız 100 bin adetle dünya markası olunmaz. Bugün dünya markalarının

başlarsak eğer 10 milyondan başlıyor. Daha niş markalar olsun, daha premium markalar olsun, onların da rakamları 1 milyonun üzerinde. Yani biz 100 bin adetle 2029-2030 yılında dünya markası olmak istiyorsak eğer bu adetlerle ne yazık ki çok zor. Bir de bu adetlerle yapılan yatırımın geri dönüşü çok zor.

Otomobil sektörü ölçek ekonomisi olarak tanımlanıyor. Yani üretim ölçeği büyüdükçe birim maliyetler düşüyor ve böylece rekabet gücü artıyor. Dolayısıyla ne kadar çok üretim o kadar düşük maliyet anlamına geliyor. Ancak düşük üretimle TOG'un para kazanması ya da sürdürülebilir olması mümkün değil. TOG'un karlılık gibi bir amacı yok mu? Eğer yoksa 4-5 sene sonra yeni yatırımlar nasıl finanse edilecek?

Ya böyle bir plan fizibilite muhakkak yapılmıştır. Çünkü bu tip büyük bir projelerde fizibilite yapılmadan işe başlanmaz. Yani bu ticaretin kanunu. Ama bir karlılık öncelikleri yok. Togun CEO'sundan ve yönetiminden böyle bir şu anda bir beklenti yok. Çünkü baktığımız zaman ortaklar, yani bu baba yiğitler dediğimiz, Cumhurbaşkanı tarafından görevlendirilen diyeyim ben, 15 yıl temenni almayacaklarını açıkladılar.

Yani 15 yıl temettü almamı açıklamak sonuçta sizin önceliğinizin kar olmadığını gösteriyor. Toplamda baktığı zaman 15 milyar buradan. Öbür taraftan bugünkü kurula 42-43 milyar. Yani 57-58 milyarlık bir yatırımdan bahsediyoruz. Ama bu yatırımın karşılığının ne zaman alınacağı belli değil. En az bir 15 yıl alınmayacağı ortada. Açıklamalar bu yönde, temettü istemiyor ortaklar.

Ama şunu net söyleyebilirim, TOG'un CEO'su herhalde dünyanın otomotivdeki şu an en şanslı ve en rahat CEO'su. Çünkü üzerinde bir kârlılık baskısı yok. finansmanı nasıl sağlayacağım, nereden ucuz kaynak bulacağım, bu makineleri nereden alacağım gibi bir düşünce de yok. Teşvik derdi yok çünkü bir şekilde her türlü devlet desteği geliyor. Finansman derdi yok çünkü ortakları, Baba Yiğitler ve Sanayi Bakanlığı her türlü olanağı ve finansmanı belli ki sağlıyor bu fabrika bu kadar kısa zamanda çıktığına göre. Kârlılık derdi de yok çünkü bir CEO'nun, bir genel müdürün nedir? Bir an önce

fizibilite yapılıp yatırım geri dönsün, para kazanmaya başlasın, hem ülkeye para kazandırsın, hem de şirketine para kazandırsın, hem de kendi primi ve bonusu alsın düşünür. Şimdi burada öyle bir hedef de yok. Buradaki hedef çok net, benim anladığım. 2023 yılında, ki 2023 yılı herkesce mağlup, yani AK Parti için çok kritik bir yıl. 2023 yılında bu araç üretilecek. Zaten üretilmeyecek ben hiçbir zaman demedim. Bu kadar para, bu kadar yatırım, bu kadar destek olursa sen bende üretiriz.

Araç yapılır ama sürdürülebilirlik meselesi insanların kafasında. Çünkü dış pazara açılacaksınız, ihraç edeceksiniz. Orada bir dolu markayla rekabete gireceksiniz. Bir de her yıl olağanüstü düzeyde bir araştırma, geliştirme maliyetleri var. Yani teknolojik anlamda sürekli gelişen bir endüstriden bahsediyoruz. Kârlılık yoksa yeni teknolojilerin geliştirilmesi için gereken para nasıl bulunacak? Böyle bir perspektif var mı?

Böyle bir perspektif olmalı ama bu açıklanmıyor. Tabii ki var şu anda ciddi bir mühendislik desteği, mühendislik altyapısı, ARG tasarım oluşturmuş durumdalar. Ama dediğim gibi elektrikli otomobil içten yanmalı gibi değil. Motoru üretirseniz ondan sonra 5-6 sene sonra veya 10 sene sonra yenilersiniz o motoru. Ama elektrikli otomobilde

Bir rekabet o kadar tüm dünyada inanılmaz noktaya geldi. Bir de dediğim gibi bu işte yazılım çok önemli. Yani siz elektrikli otomobil yaptığınız zaman özellikle bataryadaki yazılım acayip bir kritis noktada. Biz şimdi bugün yaptık, iki yıl sonra bunun güncelliğini koruması lazım. Yani telefonlarımızda nasıl bizim sürekli bir güncelleme yapmak durumundayız, burada da olmadılar. O yüzden yazılım mühendisi, bunların hepsi alınmış ve dünyada hakikaten yetkin, Türk, bu konudaki uzman kişileri de almışlar bünyelerini ama dediğim gibi, bu aslında önümüzdeki dönemde konuşacağımız bir şey. Bu konuda çok ayrıntı vermiyorlar ama burada esas nokta, en başından da böyle söylediğim, biz otomobili üretelim 2023'te.

Ve bunu dünyaya gösterelim. İstenilen bu. Hedef 2023 olunca işin içine doğrudan siyasette giriyor. Çünkü olur da erken seçim yapılmazsa TOK 2023'ün ilk çeyreğinde banttan inecek. Yerli ve milli otomobil sloganı da seçim kampanyası için bulunmaz nimet değil mi? Tabii yani seçim kullanacaklar bugün yani seçim propagandası yapacaklar. İşte yapamaz dediler yaptık diye. Yapamaz demedik aslında yapamaz diyenler işi bilmeyenler. Yani yapamaz diye bir şey yok ki yani parayı verdiğiniz zaman yaparsınız.

Ama buradaki gaye atlanılan nokta o. Biz işte herkesin ulaşacağı otomobil yapıyoruz. Ben çıkıp geldiğimiz nokta... 700-800 bin TL bandında şu an için bir otomobilden bahsediyoruz. Bir de aracın teknik özelliklerinden bahsedelim. İki yıl önce açıklananın üzerine yeni bir şey konuldu mu? Çünkü bu iki yılda elektrikli otomobillerin teknik özellikleri epey değişti. Bu haliyle muadilleriyle rekabet edebilecek durumda mı TOK? Şu anki aracın özellikle elektrik motoru ve menzil konusunda yenilen bir şey yok. Sadece anlatılan şu.

Akıllı cihazlar, işte Türkiye'de meteorolojiyle anlaştık, araç hava durumunu belli edecek, oyun firmalarıyla anlaştık, aracın içinde Tesla gibi oyun oynayabileceksiniz gibi bir takım yeni teknolojiler var. 10 tane start-up ile anlaşılmış, bir takım aracın güvenlik, teknolojik donanımlarına eklenmiş ama esas merak edilen İşte menzil, motor gücü, şarj hızı gibi noktalarda yeni bir şey yok. Yani zaten tanıtılan araç da bizim iki yıl önce gördüğümüz araç. Logosunu sadece değiştirmişler. Şimdi Las Vegas'taki fuara katılacaklar. Oradaki aracın daha güncel, prototip araç olduğu söyleniyor. Bilmiyorum, onu biz görmedik. Dolayısıyla pazartesi günü toplantıda aracın özelliklerine ilişkin, yani motor gücüne, bataryasına ve menziline ilişkin yeni bir şey açıklanmadı. 2 yıl önceki açıklananlar. Dolayısıyla 300 km menzil ile 2 yıl sonra siz rekabet edebilecek misiniz? Çünkü 300 km menzil olan 700-800 binden başlayacak olan

Yani 500 km menzil olan daha üst versiyon. Büyük ihtimalle o bir yüzde 20 daha fazlası olacak. Dolayısıyla rekabet edebilecek misiniz? Çünkü şu anda Avrupa'da bile artık 600-700 km'ler, 800 km menziller konuşuluyor. Bir de bunu da geçtim. Hızlı şarjlar artık yani 10 dakikada. 200 kilometre 400 kilometre menzil sunan şarjlar devreye giriyor. Biz bu konuda ne yapıyoruz? O konularda hiçbir açıklama yapılmadı. Sadece açıklama yapılan bu bir otomobil değil, bu bir akıllı cihaz. O halde kritik bir soru. Örneğin, 2024 yılında TOG marka bir araç banttan indi, üretildi. Diyelim ki bu aracın fiyatı 800 bin lira. 300 kilometre menzili var. Motor gücü vesaire de bugünkü açıklanana benzer.

Aynı sene Renault'a bir araç çıkardı. Onun 500 kilometre menzili var. Motor gücü de daha yüksek. Ama Renault'un çıkardığı araç daha çok işçi sınıfına hitap ediyor. Ve fiyatı yarı yarıya daha ucuz 400 bin lira. Böyle bir durum mümkün mü? Velev ki mümkün. Böyle bir durumda insanlar bariz bir şekilde Renault'u tercih ederse, TOG'un durumu ne olacak? Sonuçta bu olacak zaten. Yani çünkü

Yüzlerce elektrikli otomobil piyasaya çıkıyor. Yani geçen sene sadece Avrupa'da 20'den fazla elektrikli yeni model ortaya çıktı. 2022 yılında ki şu anda Avrupa'da toplam satışlığın %10'una ulaştı. %100 elektrikli otomobiller. Hibritlerle beraber %40'ı geçti. Dolayısıyla şimdi esas tehlike içinden geliyor.

Çinli markalar iç pazarı aslında öncelik olarak iç pazarına çünkü bir buçuk milyar nüfuslu bir ülkeden bahsediyoruz ve 20 milyonun üzerinde araç satılıyor Çin'de. Öncelik iç pazarda ama şimdi Çin'deki birçok yeni nesil markalar Avrupa'ya giriyor ve bu giren markalar hakikaten uluslararası tecrübesi olan markalar. Yani Volvo'nun sahibi, işte Mercedes'in ortağı veya işte birçok uluslararası iş birlikleri olan markalardan bahsediyoruz. Ve bunlar gerçekten çok iyi otomobiller yapmaya başladılar ve bahsettiğimiz menziller çok daha üst seviyede. Dolayısıyla iki yıl sonra

Yani çok net bir şekilde Türkiye'ye halkın alım gücüne uygun elektrikli modeller gelecek ki şu anda bile gelmeye başladı. Yani şu anda 400.000 TL'ye aynı menzil sunan elektrikli SUV var. CSUV. MG, MG'yi getiriyor mesela. Yani MG'nin, İngiliz MG ama Çin menşehri. Çin'de üretiliyor ama İngiliz sonuçta. Dongfang getiriyor, Sanyong'un Türkiye distribütörü. Dongfang getiriyor, 450.000, 500.000 TL civarında. Yani dolayısıyla şimdiden

Var. Bunlar belki tabii ki yerli otomobildeki belki kıyaslanamaz ama... MG mesela çok başarılı bir model. Ve menzili de 400 km'nin üzerinde. Dolayısıyla yani şimdiden bu var. 2022 yılında daha da model girecek Türkiye'ye. Bir de şu anda herkes TOG'u bekliyor. Çünkü TOG'la beraber bir teşvik mekanizmasının değişeceği...

şarj altyapı regulasyonlarının tamamlanacağını düşünüyorlar. Çünkü Sanayi Bakanlığı biraz da TOG'u bekliyor. TOG'la beraber bu işi start vermek istiyor. O yüzden bir takım regulasyonlar, çünkü Türkiye'de Hala şarj istasyonları, altyapısının kim yapacak, patronun kim olduğu, kim bulunurları belirleyeceği belli değil. Herkes kafasına göre bir yere şarj istasyonu kuruyor. Dolayısıyla bu regulasyonlar da bekleniyor. Ama 2022 yılında çok daha fazla model girmeye başlayacak. Yani bahsettiğim Renault'un Megane geliyor, elektrikli Megane geliyor ve çok başarılı bir araç. Belki SUV değil ama oldukça rekabetçi fiyatlarla gelecektir. İşte Dacia'nın Sprint diye

Küçük SUV elektriklisi geliyor ki bunun fiyatı Avrupa'da 14.000 euro. Yani 14.000 euro biz %60 ÖTV koysak bile üzerine 400.000 liralık rakamlardan bahsediyoruz. Dolayısıyla bir de Çin'den gelecekler var. Onlar da pejderpeye giriyor. Bir de ayrıca daha Opel, Volkswagen, Peugeot elektrik otomobillerini Türkiye'ye getirmedi.

Volkswagen'de şu anda 3-4 tane elektrikli otomobil var ve hızla sayı artıyor. Elektrikli otomobiller de Çin'deki mantık. Adetleri arttıkça maliyetler düşüyor. Fiyatlar da düşüyor. Önümüzdeki dönemde 2023 yılının başında 2 tane Volkswagen elektrikli otomobil girecek. Bir tanesi ID.4, topla aynı segmentli. Eğer fiyatları aynı olursa top mu alırsınız, ID.4 mu alırsınız? Şimdi burada milliyetçi düşünenler belki top alabilir ama gerçekçi düşünenler

Volkswagen tercih edecektir. Yani bu kurası kesin. Yani Mercedes mi alırsın, Volkswagen mi alırsın? Mercedes alırım eğer aynı paraysa diye mantıkla aynı mantık. 2019'da tanıtılan aracın üzerinden iki yıl geçti. Ancak bu iki yılda teknolojide çok önemli değişiklikler oldu. Şimdi bu aracın 2023'de battan ineceğini duyuyoruz. Önümüzdeki süreçte elektrikli araçlarda nasıl gelişmeler göreceğiz? Özellikle 2022 boyunca neler yaşanacak piyasada?

İki yıl var, bu iki yıl içinde ne olur ne biter. Bir yılda neler yaşadık, şu bir yılı şöyle bir gözümüzün önünden geçirdiğimiz zaman, kimse elektrik otomobilinin böylesine hızlı geliştiğini tahmin etmezken, şimdi, dün işte açıklama yaptı Hyundai grubu, içten yanmalı motor departmanını kapattık dedi. bitti yani 2025 yılından itibaren kimse içten yanmağı otomobil üretmeyecek hani paydar pay başladı üretmeyecekler bazı markalar Avrupa dışında işte Rusya, Suudi Arabistan gibi pazarlara kısmen devam edecekler ama bu da 10 yıl içinde bitecek yani şimdi herkes elektrik otomobili yaparken herkes bu konuda yani bahsettiğimiz yatırımlar da öyle 2-3 milyar euro değil. volkswagen 300 milyar euroya yakın yatırım yapıyor. hem batarya fabrikaları hem modeller ciddi yatırımlar var. yani mercedes 50-60 milyarın üzerinde, bmw 50-60 milyarın üzerinde, bsi grubu 150 milyar yuvarı civarında yatırımlar yani büyük yatırımlar yapıyor.

Ama bunları sadece elektrik otomobil olarak düşünme. Argesi, batarya üretimi, şarj alanının yapılması, satış sonrasındaki hizmetler, dijital hizmetler hepsi bir arada. Ama şu bir gerçek, artık işten yanmalı. Dönem bitti. Dolayısıyla biz artık elektrikli otomobilden rekabet edeceğiz tamamıyla.

Yani içten yanmalıya rekabet etmeyeceğiz. O zaman şansına ne olacak Toplum? Göreceğiz. Bu haliyle biraz karamsar bir tablo çizdin. Bu projede neyi yanlış yaptık? Doğru trendeyiz biz. İçten yanmalı motor trenini kaçırdık. Yani 1970'li yıllarda o sanayiyi kaçırdık. Sanayi devrimini kaçırdık.

şimdi elektrikli otomobil devrimi ve dönüşümü yaşanıyor. bu treni kaçırmıyoruz. ama bu işi siyasi bir hamle olarak kullandığımız için ne yazık ki arkasında durulmuyor. yoksa bu iş profesyonel ve ticari olarak çok doğruydu. 5 tane babayiğitin, 5 tane özel şirketin bunu yapması

doğru bir karardı ama onlar özel olarak bırakılmadı ki. siyasete bir işin içinde. sanayi bakanı açıklıyor, cumhurbaşkanı açıklıyor. yani dolayısıyla arkasına da bir destek alamadı. destek alamadığı için de sırf yapmış olmak için yapıyor gözüküyorlar şu anda. o beni üzüyor. yani bunun karlılığı, geri dönüşü falan hepsinin açıklanması lazım. yani 57-58 bin liralık bir yatırım ki bu yatırımın büyük kısmı devlet desteğiyle de sağlanıyor.

Bunun bir karşılığı olması lazım. Umarım gene bizim belgelerimizden, kesintilerimizden karşılanmaz diye düşünüyorum. İki yıldır TOK projesi birçok boyuttan ele alındı. Siyasi, ekonomik, teknolojik vs. Ama sona doğru yaklaşıyoruz. Bir genel değerlendirme istesem, nasıl bir tablo çizersin bize? Ben en başından beri söylüyorum.

Neden üretiyoruz? Onun da sorgulanması lazım. Çünkü biz onun yerine bir batarya mı üretseydik? Bir fabrika, başka bir start-up gibi başka bir şey mi üretseydik? Şu anda bu kadar rekabet varken niye bu hangarların içine girdik? Sırf yapmış olmak için yapmak üzüyor. Yoksa otomobil üretiliriz yani. Türkiye 50 yıldan fazla otomotiv sanayisinde

Mustafa Koç biz deli miyiz dedi. Niye işte diğer otomotiv devleri ki Kibar Holding'ten tut işte Sabancı'sı bilmem nesi niye onlar girmedi bu işe? Çünkü feasible değil. Ne yazık ki feasible değil. Otomobil üretiminin feasible olabilmesi için böyle 175 bin aletler değil minimum Türkiye'de 500 bin adet hatta 1 milyon alet üretmen lazım ki dünyaya satman lazım ki bu iş yani zaten ağırlıklı %90'a ihracat bulması lazım. Bugün Türkiye'deki fabrikaların %85-90'ı ihracat

O yüzden de yani biz böyle bir işe girdik. Sırf yapmış olmak için yapmak beni üzüyor. Yoksa en kralını yaparız. Sonuçta bu araç da kötü bir araç değil. Gayet de başarılı bir araç olacaktır. Ama rekabet edebilecek mi? Sadece iç pazarı doyuracak veya seçim propagandası olmaktan başka bir şey olacak mı? Çok da umutlu değilim o konuda.

Bu röportajdan aklında ne kaldı Ozan diye sorsanız, proje feasible değil cümlesi kaldı derim. Gerçekten konunun tüm uzmanları aracın banttan indirilmesinin mesele olmadığını, asıl meselenin banttan indikten sonra markanın hayatta kalabilmesi olduğunu vurguluyor. Elektrikli otomobil pazarı şimdiden kurtlar sofrasına dönmüş durumda. TOG ise ilk aracını seçimlerden 2-3 ay önce banttan indirmeyi planlıyor.

Muhtemelen yine çok büyük bir Erdoğan şovu izleyecek ve seçim süreci boyunca TOG'un seçim kampanyasına alet edildiğini gözleyeceğiz. Peki ya sonra? Sonra ne olacağıyla şimdilik kimse ilgilenmiyor. Seçime yetişsin de sonrasına bakarız kafasında herkes. 96. bölümün böylece sonuna geldik. Umarım TOG projesine eğrisiyle doğrusu ile sizlere aktarabilmişizdir. Tren topi'yi PodB Media ile beraber hazırlıyoruz. Bizi takip etmeye devam edin. Bir sonraki bölümde yeniden görüşelim.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)