
3.075 kelime · ~15 dk okuma
Geçen hafta sonunun konusu malum, Kürşat Ayvatoğlu'ydu. Meseleye yakından bakıyoruz. Ben Nevşin Mengü, Trend Topik'in bol pudra şekerli bu yeni bölümüne hoş geldiniz. Aranızda takip edenleriniz de vardır. Twitter'da AKP Çocukları isimli bir hesap var. Hesaptan AK Parti'ye yakın olan ya da aile üyesi partinin içinde olan gençlerin yaşadığı ultralüks hayatları, bakanlarla, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la olan fotoğrafları paylaşılıyor. Hesapta birçok örneğini görebilirsiniz ancak Kürşat Ayvatoğlu paylaşımı yaklaşık bir haftadır Türkiye'nin gündeminde.
Paylaşılan Twitsel'de, lüks ortamlarda verdiği çeşitli pozları paylaşılan Ayvatoğlu, final videosunda Audi marka aracında kokain çekerken görülüyor. Ayvatoğlu'nun videosu bir anda viral oldu ve tüm Türkiye bu olayı konuşmaya başladı. AKP çocukları hesabının verdiği bilgiye göre Kürşat Ayvatoğlu, AKP milletvekili Hamza Dağ'ın danışmanıydı. Bir milletvekili danışmanının kokain alacak parayı nereden bulduğu, nasıl bu kadar lüks bir hayat yaşadığı merak konusu oldu.
Buradan devam edeceğiz ama sizi olayların başladığı yere Kastamonu'ya götürmek istiyorum. Şimdi ben Kürşat'ı ilk tanıdığımda en çok kuru zayıf bir şeydi. Değişen bir şey yok fiziki olarak. Ancak Kürşat ilk tanıdığım günlerde bir grafikör olarak Kastamonu Belediye Başkanlığı seçiminde AK Parti seçim merkezinde çalışıyordu. Daha sonraki süreçte Kürşat belediyede işe başlamaya başladı. Tahsin Babaş'la yakın ilişkileri vardı. Bu şekilde bir hayatı var. En kısa, ilk hatırladığım zamanlar buydu. Onu söylemek istiyorum.
Yani mutlu bazı bir hayatım. Peki belediye de işe nasıl girdi? Bir tanıdık vesaire vasıtasıyla mı? Şimdi kürşat, ürkücü kökenden gelen birisi. Kastamonu'yu belki bilirsiniz. Kastamonu milliyetçiliğinin yüksek olduğu ileriden birisi. Sizin aracınızı ilk kez burada söyleyeyim. O dönem Kastamonu'nun eski milletvekili Mustafa Kürkan Göğüşen diye bir milletvekili vardı.
şu an milletvekili değil. O, Tahsin Babaş'a tavsiyede bulunmuştu. Onun tavsiyesi doğrultusunda, Tahsin Babaş da onun ailesini tanıdığı için o dönem kendisini işe almıştı. Yani Kürşat o dönem göze batan bir zenginliği, bir şatafatı ya da bir şımarıklığı yoktu. O yüzden herkesin alabileceği normal düzeyde bir grafikördü, Photoshop yapabilen.
Dinlediğiniz kişi, milli gazete muhabiri Muhammed Vefa ve Kürşat Ayvatoğlu'nun arkadaşı. 2014 senesinde Kastamonu Belediyesi sadece 260 oy farkla MHP'den AK Parti'ye geçti. Yeni belediye başkanı Tahsin Babaş'la Kürşat'ın macerası da başlamış oldu. başladıktan sonra kısa süreçte çevresi değişmeye başladı, karakteri değişmeye başladı, kişiliği değişmeye başladı. Yavaş yavaş etrafı değiştikten sonra, parayla tanışma mı diyeyim, artık zenginlikle mi tanışma mı diyeyim, şatafatla tanışma mı diyeyim, birçok hususu yaşamaya başladı. Belediye Başkanı da Kürşat'a sahip çıktı. Çünkü Kürşat'a o dönem çok da yönelik eleştiri vardı. İşte Kürşat neden bu kadar sanayiciyle bir araya geliyor, neden bu kadar iş adamıyla bir araya geliyor deniliyordu. Normal bir grafikerken bu eleştiri yapılıyordu.
Sonra Kürşat Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş'ın gözüne girdikten sonra kısa süreç içerisinde daha farklı noktalara geldi. Ondan sonra o çalıştığı birimin daire başkanlığına getirildi. Daha sonra Tahsin Babaş'ın özel kalemine getirildi. Sonra o sırada Tahsin Babaş'ın yakın ilişkileri de mesela Bilal Erdoğan Kastamonu'na geldiğinde Bilal Erdoğan'ı karşılıyordu. Ondan sonra Numan Kurtulmuş geldiğinde Numan Kurtulmuş'u karşılan ekibin başındaki kişiydi.
organizasyon yapılacaksa, eğer organizasyon diyorum da, 3 milyonluk, 4 milyonluk, 2 milyonluk bir bütçeyle yapılan organizasyonları yöneten Kürşat'tı. Belediye Başkanı o kadar güveniyordu. Bu organizasyonlar Cumhurbaşkanı falan geleceği zaman mı yapılıyor? Ya Nevşin Hanım bilmiyorum bu konuda bir bilginiz var mı? Bir reklamcı bunu bana söylemişti. Mesela Osmaniye, Kastamonu, Yozgat, Çankırı, Çorum gibi ileride Cumhurbaşkanı ziyaret ettiğinde yaklaşık olarak 5 milyon reklam parası harcanıyor.
Hatta bazıları diyor ki o kadar reklam harcaması yapılıyor ki bölgede mürekkep bulmakta zorlanıyor baskı yapmak için. Şimdi Kürşat o dönemde Kastamonu meclisinde çalışırken reklam şirketleri, organizasyon şirketleri de arasiyeydi. Bunların da arasiye olmasının sebebi verdiği şirketlerle yakın arkadaşlık yapmasına dolayı kısa süreç içerisinde mal varlığını arttırdığı iddia ediliyor. Zaten bunun örnekleri kısa süreçte ortaklık yaptığı kişiyle hemen kastamonu belgesinin yanında bulunan bir AVM'de ortak dükkan açması gibi birçok unsur sıralanabilir. Çarpıcı. Peki anlaşılan bu Köşe Tayvatoğlu'nun hani iletişimiyetleri yüksek. Yani bir şekilde kendini sevdiriyor. Yetenekli birisi, azimli birisi. Peki bu yani belediyede, ihalelerde üzerinden geçmeye başlıyor anlaşılan değil mi? Yani öyle bir pozisyona oturabiliyor. Yani ben belediyede konuştuğum kişiler bana bunu söylüyor. Kastamonu'daki kişiler bunu söylüyor bana. Şimdi siz mesela
...çalıştığınız kanalda önceden bir olayın olacağından haberdar olursunuz... ...ve başkası gelir, mesela bu işi yapar, bilgi sahibi olursunuz.
Aynı şekilde belediyede de böyle. Misal, bir konak satılığa çıkarılacak. İddiaya göre mesela konak önceden satın alınıp, başkası tarafından, başka isim tarafından ya da onun akrabası, arkadaşı tarafından konak satın alıp daha sonra belediyenin konağı satın aldığı söyleniyor. Misal o satın alınan konak ilk kullanıcıdan 100.000 TL iken, ikinci kullanıcı da, yani belediye satılan kişi de 1 milyona kadar da satıldığı söyleniyor. Yaklaşık 0.900.000 TL kazanç ve 9 kat kazanç var ortada.
5 yılda nereden nereye? Ancak 2019'da AK Parti Kastamonu Belediyesini MHP'ye kaybetti. 2014'te borcu olmayan belediyenin 2019 senesinde 78 milyon lira borcu olduğu Sayıştay raporlarında ortaya çıktı. Görevi devralan MHP'li belediye faturaları incelemiş ve MHP İl Başkanı Yüksel Aydın 100 bin liralık pastırma faturasını gündeme getirmişti.
Ya Cumhur İttifakı sizin alttaki kepazelikleriniz değil ki. Bozkurt'ta belediye başkanının özel eşyalarını cenaze aracında tabuda koyup gönderdiler. Biz Cumhur İttifakı'nın hatına birçok şeyi görmezden geliyoruz. Kendi yaptıklarınıza bir bakın. Bak bak bak bak bak. Tarihi severlere bak. Tarihi severlere bak. Tarihin içine ettiniz siz. İçine içine. 100 milyarlık pastırma yemişler. Nerede yediniz bunu? Nerede? Nerede? Nerede? Beni, ağzımı açtırma. Ağzımı açtırma benim. O işlere girmek istemiyorum. Kendinize bakın siz. Kendinize. Aydın, Haziran 2019'da sağlık sorunlarını öne sürerek istifa etti.
Belediyenin MHP'ye geçmesiyle Kürşat'ın da Kastamonu Belediyesi'ndeki macerası sona erdi. Hakkında şikayetler ve rahatsızlık vardı. Geçirdiği verimli 5 sene onu aynı zamanda bir iş insanı yapmıştı. Artık yeni destinasyonu AK Parti Genel Merkezi ve Ankara'ydı. Şimdi burası önemli. Önceki gün Hamza'da bir açıklama yaptı. Dedi ki, biz bunun böyle bir madde kullandığından haberdar değildik. Bir sene önce Kürşat'ı aramızda aldık, Kürşat bir sene önce aramızda işe başladı. Şimdi Hamza'dan bu açıklaması kendisiyle çelişiyor. Şunun için söylüyorum, Hamza'da öncelikle bu açıklama yaparken, Kürşat'ın zaten bir sene önce bu şatafatın içerisinde, bu zenginliğin içerisinde bu kadar mal sahibi olduğu biliniyordu. Kürşat'ın zaten bu sosyal medyada yayınlanmıştı, baya viral oluşmuştu ama bu kadar tepki oluşturmamıştı.
Ya onu söyleyeceğim şimdi, Muhammed Bey yani Kastamonu'da çok büyük bir yer değil. Şimdi hakikaten hani Kürşat bakıyorsun, pek çok böyle lüks yerlerde fotoğraf paylaşıyor vs. Ya bu biraz Kastamonu'da hani o çevrelerde tepki oluşturmuyor mu? Ya tabii ben tepki oluşturduğunu söylüyorum. Ancak susturuyorlar, korkutuyorlar bazı insanları.
Nasıl korkutuyorlar? Bunu ben şurada tırnak içerisinde söylüyorum. Gördüğümde hatta bazı kişiler bana bunu bizzat söylediler. Onların iddiasını söylüyorum. O kadar ki diyorlar ki belediye başkanının bir kickboks ekibi var. Kickboks ekibi adamı evinden alıp dövüyorlar. Dövüyor insanları belediye başkanının hedef gösterdiği. Böyle söylentiler var. Böyle söylentiler var. Mesela o söylenen kickboks takımındaki kişiyi de tanıyorum. 3-4-5 kişiyi de tanıyorum.
Yani yapabileceklerini de düşünüyorum açık söylemek lazımsa. Onun için insanlar konuşmaya korkuyorlar yani, öyle mi? Hani bunları görseler bile aman diyorlar bize bulaşmasınlar, öyle mi? Asıl mesele Nevşin Hanım şu, şu an bir yolsuzluk olduğu ortaya çıktı mı az çok ya da tahmin olarak çıktı mı? Çıktı yani. Bir söylenti var yani, ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Kastamonu Belediyesi 78 milyon TL borçlu. Kastamonu Belediye Başkanı, oğlu Metehan Babac Kastamonu, sporun başkanı 40 milyon değerinde. Kulüp şu anda 30 milyon zararda. Ve kulübe destek verenlerin 400.000 TL verdiyse kayda 100.000 TL geçtiği iddia ediliyor. Yani 300.000 TL de yok orada. Birçok şaibe var ortada. Ancak gelinen noktada bu yolsuzluk ekibi varsa bu yolsuzluk ekibinin üzerinde konuşulmuyor. Sadece biz pudra şekeri meselesi üzerinden duruyoruz.
Ya da ne diyoruz, Kürşat AK Parti genel merkezinde çalışıyormuş, bak sünnü dava arkadaşınız bunu yapıyormuş diyoruz. Ama gelip bu ekibin, bir ekip varsa orada o ekibin yolsuzluğunu konuşmuyoruz. Kürşat burada aslında muhabibiyeti içinde olan kişidir. Şunun için söylüyorum, Kürşat şatafatını, yaşadığı zenginliği sosyal medyada paylaşarak kendisini kaybetti. Aslında kürşatın zenginliğinden daha fazla zengin olan kişiler, bu şatafatını sosyal medyada paylaşmadığı için, bu şatafatını göstermediği için, bu şatafatını reklam yapmadığı için, şu an onlar köşelerinde rahatça oturuyorlar, hiçbir endişeleri yok. Çünkü Kastamonu gibi küçük bir yerde şu durum var. İktidar AK Parti, belediye yerel yönetimdeki iktidar MHP, ikisinin ittifakı Cumhur İttifakı. Cumhur İttifakı da kaslamanla yaklaşık 70-80%'lik bir oya ulaşıyor. Bize kimse tepki göstermez, bize kimse ses çıkarmaz. Kürşat Ayvatoğlu, görüntülerinin sosyal medyada yayılması, Twitter'da TT'ye oturmasının ardından polis tarafından gözaltına alındı.
Ayvatoğlu'nun gözaltında verdiği ifade olaya daha da popülerite kattı. Zira verdiği ifadede Ayvatoğlu, görüntüleri şaka olsun diye arkadaşım çekti. Zaman zaman böyle komik videolar çekiyoruz, kokain çeker gibi yaptık ama pudra şekeri çektik dedi. Bu ifade sosyal medyada konuyu daha da çok harladı. Pudra şekeri kelimesi Google'da en çok aranan kelimeler arasında baş sıraya yerleşti. Hafta sonu Türkiye baştan aşağı bu meseleyi konuştu.
Ayvatoğlu kullandığımız pudra şekeriydi dedi ama polis soruşturmayı genişletti. Arabada bulunan diğer kişiler kullandıklarının kokain olduğuna dair ifade verince Ayvatoğlu yeniden gözaltına alındı. Bu sırada görüntülerde görülen araç da polis tarafından arandı. Görüntülerde kullanılan kokainden çok Ayvatoğlu'nun şaşalı yaşamı kamuoyunda epey mesele oldu. Konuyla ilgili ilk konuşan AK Partili İçişleri Bakanı Süleyman Soylu oldu. Soylu Pazar günü Sözcü gazetesinden İsmail Saymaz'a röportaj verdi. Soylu verdiği mesajda şunları söyledi. Eğer haksız bir kazanç varsa mahkeme orada, hukuk orada. Burada başka bir iş mi yapıyor ya da daha önce yaptı mı? Derinlemesine değerlendirmenin yapılmadığı bir yerde hüküm ortaya koymak çok yanlış olur. Hiçbir şey gizli kalmaz. Ama bunun partiyle ne ilgisi var? Netice itibariyle partinin çalışanları var. Bu yapılarla karşılaştığımız zaman kendi kurumlarımızda da gereğini yerine getiriyoruz. Anladığım kadarıyla bu mesele siyasallaştırılmak isteniyor. Buradan siyasal sonuç elde edebilir miyim deniliyor. Bu arada bir gün gazetesinde konuyla bağlantılı çarpıcı bir haber yer aldı. Ayvatoğlu'nun belediyede üstlendiği görevlerden biri olan Özel Kalem Müdürlüğü'ne yapılan atamalarda
yine sayıştayın oltasına takılmış. Belediye'ye ilişkin düzenlenen 2018 yılı denetim raporunda özel kalem müdürlüğüne yapılan atamaların mevzuatın düzenleniş amacına aykırı olması bulgusuna yer verilmiş. Raporda 2016, 2017 ve 2018 yıllarında toplam 5 personelin özel kalem müdürlüğü kadrosuna atandığı, bunlardan 4'ünün daha sonra çeşitli kamu idarelerine naklen atamasının gerçekleştirildiği tespit edilmiş. Sayıştay denetçileri kanun önünde eşitlik, kamu görevine girmede eşitlik ve liyakat ilkesine aykırı bir durum oluşturduğu gerekçesiyle belediye yönetimini uyarmış. AK Partili Tahsin Babaş yönetimindeki Kastamonu Belediyesi, atamaların mevzuata uygun olduğunu savunsa da denetçiler, Özel Kalem Müdürlüğü kadrosunun memuriyete sınavsız atama yolu olarak kullanıldığının altını çizerek atamalara özen ve dikkat istemiş.
Ayvatoğlu olayıyla beraber gözlerin çevirdiği isim, milletvekili, medya ve tanıtımdan sorumlu genel başkan yardımcısı Hamza Dağ, hükümete yakın CNN Türkiye konuyla ilgili konuşmayı tercih etti. Dağ, CNN Türk Ankara müdürü Dicle Canova ile konuştu. Dağ, AK Parti seçmeninden özür dilemek gerekir dedi. Bu arkadaş, bu yakın ekipte çalışan biri değil. 2019 yerel seçimleri Kastamonu'da olumsuz olarak neticeden Kastamonu Belediyesi'nde çalışan,
Kastamonu Belediye Başkanı'nın babası yok. Dolayısıyla bu anlamda genel merkezde çalışsın diye referans oldu. Bu sebeple de bizim birimde, RG biriminde çalışan bir arkadaş. RG biriminde çalıştığı için de devir teslim törenlerinde doğal olarak orada bulunduğu söz konusu oldu. Ben Cuma gününde açıkladım. Yakın çalışma ekibimde değil. Tabii şöyle bir durum var. Bizim bundan çıkartacağımız dersler var.
Bu çıkartacağımız dersler partiye alırken sadece listecilik kaydı araştırması değil, belki de başkaca araştırmalarda yapması lazım. Tabii benim özellikle şunu söylemek istiyorum, daha çok dikkat etmemiz lazım olayını biz kendi içimizde, parti içinde bundan sonra değerlendireceğiz. Tabii ortaya çıkan görüntülerden Samimi olarak bize oy veren bizim tabanımızdaki insanlar, bunları AK Parti'ye yakıştıramadığı için üzülenler oldu. Bunu da görüyorum. Bu konuda da onlara helallik istiyorum. Daha çok dikkat etmemiz lazım ve bundan sonraki dönemde de parti olarak daha çok dikkatini yapacağız. Olay sosyal medyada büyüdükçe hükümete yakın troll gruplar harekete geçti. Bu tür operasyonlarıyla bilinen medya adamı hesabı arda arda CHP'deki skandal ve sözde skandallara ilişkin tweetler paylaşmaya başladı. Pazar günü Rezilsin CHP, Pazartesi günü Susma CHP hashtagleri TT'ye sokuldu. Sokuldu diyorum çünkü küçük bir inceleme ile hashtaglerin gerçek olmayan bot hesapları tarafından tweetlendiği gerçeğine ulaşmak zor olmadı.
Atılan tweetlerde Antalya Belediyesi'nde işe girdiği halde işe gitmeyen bir gençlik kolları başkanı ve CHP'deki tecavüz iddiaları gündeme taşındı. Sosyal medyada ciddi bir hashtag kapışması yaşandı. Bir yandan Kürşat Ayvatoğlu hashtagine sayısız yorum yazılırken, öte yandan CHP'ye ilişkin hashtagler gündemi domine etsin diye epey uğraşıldı. Twitter deyim yerinde ise böyle yanarken Kürşat Ayvatoğlu tüm yaşananlara ilişkin sosyal medyada bir mektup paylaştı. Mektupta özetle Kürşat Ayvatoğlu babasını kaybetmiş olduğunun altını çiziyor. Tüm bu sıkıntılarla annesinin baş başa kaldığı, annesinin tüm bu sıkıntılara göğüs germek zorunda kalmış olduğunu anlatıyor. Kürşat Ayvatoğlu, maalesef böyle bir batağa sürüklendim ama bu yaptıklarımın partimle bir alakası yoktur, ettim bir hata demeye getiriyor.
Kürşat Ayvatoğlu olayı parti grup toplantılarında da ana gündem maddelerinden bir tanesiydi. Hadi Özışık, eski bir AK Parti milletvekilinin iddialarına konuyla ilgili YouTube kanalında yer verdi. Kürşat Ayvatoğlu, 2014 yılında seçimi alan AK Parti Belediye Başkanı Tahsin Babaş tarafından işe alındı. Seçim çalışmaları sırasında aktif bir şekilde çalıştığı görüldü. Daha sonra belediyede kaynakçı olarak taşeronla işe alındı.
Belediyede direkt olarak özel kaleme alındı ve çok kısa sonra Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü'ne getirildi. Buraya geldiğinde Kürşat'ın babası yok, annesi hayatta ve bu çocuk mali olarak hiçbir geliri olmayan biriydi. Ve bunu kastamonu da herkes bilir diyor. Kürşat Ayvatoğlu aslında Tahsin Babaş'ın kurbanı diyor. Neden? Bize bu bilgiyi gönderen eski vekil sorusunu soruyor, sonra sorusuna cevap arıyor. Babaş kapasite olarak çok düşük bir kişiliğe sahip, milletvekili olduktan sonra çok iyi tanıdım kendisini.
Aslında saf, iyi biri gibi görünse de belediyede önemli işler yaptığı iş, arsa satma, müteahhitlerde imarda kat ittifakını arttırıp yüksek kat izni verme ve bunların karşılığında müteahhit firmalarla anlaştığı dedikodusu tüm il genelinde yayılmıştı." diyor. tüm pis işlerde bu çocuk için, burası önemli, tüm bu pis işlerin içerisinde bu çocuk vardı diyor. Tahsin Babaş, ben bizzat uyardım kendisini, inkar etti. Olmadı, oğlu Metehan Babaş, şaşalı bir düğünle evlendi ve bu şaşalı bir yaşantı içine girdiği gözleniyordu. Tahsin Babaş oğlunu Kastamonu Spor Başkanlığı'na getirdi. Uyardım, dinlemedi. Yanına giderek konuştum. Bunlar sıkıntılı işler dedim. Yapma başkan, etme başkan dedim. Ama dinlemedi. Ben de o zaman gittim dönemin virel yönetimlerden sorumlu başkanı Erol Kaya'ya, anlattım mevzuyu.
Bunun üzerine uyarı aldı ama hırs vardı adamda. Mesafe koymak benim için önemliydi. Aslında üzerine gidilmesi gereken Tahsin Babaşır diyor bu eski milletvekili. AK Parti, Kastamonu İl Başkanı Doğan Ünlü'ye de eleştiri getiriyor.
O da diyor, müteahhit belediyeyle birlikte çok arsa aldılar, inşaatları var diyor. İnşaatları yaptılar. Bunların hepsi bir eski milletvekili, ismi bende mahfuz. Hepsi bende... ...söylenen söyler. Benim için iddia... ...ama iddiaları ciddi. Kuzey kent kat yüksekliği 27 kat olarak müteahhitlere izin verdi. Defalarca yapma başkan bunu dedim ama yapılan kötülük dedik ama kimseyi dinletemedik. Kassamo'nun girişine burası arkadaşlar hakikaten bu iddia doğruysa inanılmaz.
Kastamonu girişine stadyum önünde bir yer sattı. Bu yer burası Ankara'da bir firmaya, rezidansuvaya otel yapılmadığı konusunu anlaşmış. Biz sordukça kaç kat dedik, 15 kat dedi. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kastamonu'ya geldi. Miting otobüsünden bu inşaatı gördü.
ve belediye başkanına sordu burası kaç kat olacak dedi. Kendisi 9 kat dedi. Cumhurbaşkanına. Cumhurbaşkanı da olmaz dedi. 6 katı geçmesin dedi. Yatay mimari olsun. Kastamonu gibi bir şehri yüksek katla mahvetmeyin. Tamam mı başkan dedi diyor Sayın Cumhurbaşkanı. Başkanı da emredersiniz efendim dedi. Ve mevzuyu kapattı. Ve Hâdi Bey. O Tayyip Erdoğan 6 kat olsun dediği bina
şu anda 30 kat yükselmiş ve Kastamonu'yu betona çeviren bir görüntü haline gelmiş. Peki olayın bir de sosyolojik tarafı var aslında. Bu olay sadece uyuşturucu madde kullanımından ibaret değil. Kendini güce dayayarak, ondan beslenerek zengin olma, para kazanma gibi olaylar da anlatılıyor. Bekir Ağardır, Sputnik FM'de bir yayına katıldı ve bu durumu değerlendirdi. İki boyutu var. Bir siyasi boyutu. Yani bu görüntüler
Geçen hafta işte o generalin tarikatta namaz kıldığı görüntüler, peş peşe gelen ya da işte yine AK Parti milletvekillerinin danışmanlığının araba bagajından malyalarla çıkardığı dolarlar, eurolar gibi bütün bu hikayeler birdenbire patlarken bir şey oluyor olması lazım arkasında. Bu görüntüleri bir bağımsız gazeteci olarak siz çıkarmadınız. Dolayısıyla kim çıkarıyor bunları diye bakmak lazım. İşin bir yanı bu. İktidar blokunun Türkçe ve İslamcı kanatları arasında bir gerilim var. Bir taraf işte andımızı kaldırıldı diye mutlu oluyor da İstanbul Sözleşmesi. Diyelim İslamcı kanat tatmin ediliyor.
Ama bu tarafta da öbürlerinin işte hukuki bir takım kararlar, Gergeroğlu HDP kapatma davası gibi bir sürü hikaye. Hepsi 15 yıl içinde yaşandı. Belli ki içeride sıkı bir gerilim var. Bir yanı bu asıl ülkenin siyasi gidişatını etkileyecek olan o gerilimin ne olduğunu bilmiyoruz elbette kısmı. İkinci kısmı ise sosyolojik tarafı. Yani neden bir genç adam böyle bir imkana kavuşmuş, siyasi elitlere yaklaşabilmiş, herkese değebiliyor, para da kazanıyor belli. Ama önündeki rol modeller ne ki böyle bir şeye tevessül ediyor.
Dolayısıyla işin bir yanı da bu. Bakın Atilla Bey, bu tür meselelerin en önemli tarafı ve AK Parti'nin bence en büyük bu topraklara vebali bir sürü başka şey söylenebilir belki ama bilmem katılır mısınız ama şudur. Bu topraklarda Cumhuriyet'in en önemli kazanımı alın terinizle, namusunuzla çalışırsanız başarılı olabileceğinize dair bir vaat ve düzenin olmasıydı. Yani örneğin benim gibi ya da muhtemelen sizin gibi ve bizim gibi milyonlarca insan... ...parasız yatırı okullarda okuyarak... ...alın tereyle çalışarak da başarılı olabildi ve aileleri de daha iyi bir hayata doğru taşıdı. Sadece kendilerini değil. Yani gelenekler bile... ...cumhuriyetin ürettiği o zihni iklim... ...bir bakıma birbirini tetikledi. Ve sonuçta ülke bir yerlere geldi. Ama bugün AK Parti'nin yaptığı kötülük dediğim o.
Bugün artık alın terinizden, namusunuzdan çalışarak eğitim üzerinden başarılı olma imkanınız yok. İşte bu genç adam gibi güce yanaşarak partizanlığa, çeteye, informal örgütlenmelere bu FETÖ olabilir. Ya da başka bir terör örgütü de olabilir. Başka bir organize suç çetesine üye olmak da olabilir. Ya da bir partiyle çıkar ilişkisi kurmak da olabilir. Ama alın temizden, ahlaklı, namuslu çalışarak değil, kısa yoldan zengin olmanın mümkün olabildiği bir dünyayla karşı karşıyayız.
Dolayısıyla çocuklarımıza siz akşam eve gittiğinizde çocuğunuza ne nasihat edeceksiniz bir düşünsenize. Yani alın terilerini ahlaklı çalışarak evladım başarılı ol diye diyeceksiniz. O da size bu saçma sapan görüntüleri gösterecek. Yani anlatabildim mi? Asıl problem, konuşmamız gereken şey güncel siyasetin şehvetinden kurtulup bu tip sosyolojik ve kültürel boyutları meselenin muhafazakar, seküler, Türk, Kürt, Sünni, Alevi vs. vs. Bütün bu sıkışmalar nedeniyle ortadaki ortak ufuk, deniz feneri gibi hani ölçü şudur diye ölçü alacağınız bir şeyler bozuldukça hani onları yaratan nedir? Geleneklerdir, ana nelerdir mesela.
kültürünüzdür, toplumsal dokudur. Ama metropolleşmeyle beraber bütün bu doku bozuluyor. Bozuluyor ama normalinin ne olduğu, yeninin ne olduğu önemli. Komşuluk ilişkisi mesela. Yani komşuluk ilişkisi evet, 160 daireli binalarda oturuyoruz. Asansöre binerken bile artık iyi akşamlar, günaydın demiyorsunuz. Tamam eski usul komşuluğun yine ürettiği bir dayanışma vardı. Hani komşunun açken top yapılmaz gibi bir ananem vardı.
vesaire. Şimdi tüm bunlar bozuluyor ama yerine ne koyduğumuz konusunda bu siyasi kutuplaşmalar nedeniyle bir. Bu kutuplaşmalardan nemalanan partiler ve medya ve akademisyenler diliyle bu her gün yeniden çoğaltılıyor ve normalleştiriliyor. Evet bu meselenin pek çok boyutu var. Pek çok boyutu ile konuyu ele almaya çalıştık. Tren Topi'yi PodB Media ile birlikte hazırlıyoruz. Yeni bölümde görüşmek üzere.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.