
2.259 kelime · ~11 dk okuma
Merhabalar, ben Nevşim Megü, Trendtopik'in yeni bir bölümüyle karşınızdayız. Bu bölümde aşı meselesini ele alıyoruz. 14 Ocak Perşembe günü Türkiye'de uzun süredir beklenen, bir parçada yılan hikayesine dönen aşılama başladı. Aşıyı ilk kameralar karşısında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca oldu. Öncelikle
Bu aşılama çalışmasının programının Milletimize hayırlar getirmesini diliyorum Daha önce de Tünelin Ucunda ışık göründü demiştim hatırlarsanız Aşının Dünyada başlamasıyla birlikte Bu ışığı görmüştük daha önce önümüzdeki günlerin Aydınlık olacağına inanıyorum milletimize memleketimize hayırlı olmasını diliyorum. Ve herkesin de mutlak aşı olması gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Çünkü bu hastalıktan korunmanın en önemli yollarından birisi aşı normal eski hayatımıza dönmek için aşıyı mutlaka yaptırmamız gerekiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan da kameraların önünde aşılandı. Cumhurbaşkanına aşı yapan kişi İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu'na benzetildi. Sosyal medyada konu üzerine epey espri yapıldı. İmamoğlu aşıyı yapan kişinin kendisi olmadığını tweet atarak açıkladı. Aşı olduktan bir gün sonra Erdoğan kendisinde yan etki görülmediğini söyledi.
Şu anda herhangi bir yan etki söz konusu değil. Evelallah sap sağlamım. 28 gün sonra, iki gün gitti, ikinci aşımıza olacağız. Erdoğan'la beraber tüm AK Parti MYK üyelerinin hatta çok genç olanların bir aşılanmış olması tepki topladı. Çünkü sağlık çalışanları uzun zamandır aşı bekliyorlar ve bu virüsle birebir sahada mücadele ediyorlar.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve HDP eş başkanı Mithat Sancar aşı olmak için sıralarını bekleyeceklerini açıklarken İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve MHP lideri Devlet Bahçeli koronavak aşısı olmayı tercih etti. Aşılar 28 gün arayla iki doz olarak uygulanacak aşı olmak isteyenler merkezi randevu sistemi üzerinden randevu alacaklar. Hali hazırda Türkiye'nin elindeki aşı 1,5 milyon kişiye yetiyor. Öncelik sağlık çalışanlarına veriliyor.
Aşıyla ilgili bir diğer nokta, Türkiye'nin Çin Sinovac firmasının geliştirdiği aşı koronavirüs tercih etmiş olması. Türkiye aşıyı küçük bir örnekleme üzerinde denemiş, aşının %90 oranında etkili olduğunu açıklamıştı. Ancak Endonezya kendi yaptığı denemede aşının %68, Brezilya ise %50 etkili olduğu sonucuna vardı. Şimdi iki endişe var. Bir, bu aşının devamı gelecek, herkes aşılanabilecek mi?
2. %50 etkisi olan aşıyı yaptırmak gerçekten koruyucu mu? Amerika Birleşik Devletleri'nde çalışmakta olan virolog Dr. Semih Taray'ın ile konuşacağım.
Semih Bey, malum Türkiye'de aşılama kampanyası başladı ve tartışmalı olan bir nebze Çin aşısı yapılıyor. Türkiye'nin elinde sadece Çin aşısı var. Sizin de bu konuyla ilgili tweetlerinizi okudum ama tabi birebir sormak istiyorum size. Anladığım kadarıyla sizin tweetlerinizden, ya tamam süper bir opsiyon değil ama hiç yoktan da iyi diyorsunuz.
Şimdi Covid-19 pandemisi ciddiyetinden dolayı ve özellikle de sağlık çalışanlarına ve risk grubundaki ciddiyetinden dolayı hiç yoktan iyi diyorum ama bunu da tabii ki de böyle artık bir polyanlacılık şeklinde söylemiyorum. Türkiye hükümeti böyle bir karar verdi. Covid-19 gibi bir pandemi var ve elimizde Türkiye için şu an sadece bir aşı seçeneği var ve maalesef mükemmel olmasa da hiçbir şey. Elimizdeki şimdilik en iyi koz bu Türkiye için. Dezavantajı ne bu aşının? Avantajı ne? Diğer aşılarla karşılaştırırsak etkinlik verilerinde birazcık daha farklı rakamlar görüyoruz. Bunu özellikle farklı diyorum, düşük demiyorum. Bunun sebebi şu. Sinovac henüz hiçbir açıklama yapmadı. O yüzden yasal rakamlara ulaşamıyoruz. Sadece Türkiye ne açıkladıysa o, Brezilya ne açıkladıysa o ve iki ülkede farklı şekilde açıkladıkları için farklı analizlerle karşı karşıyayız. Dolayısıyla bu aşının tam olarak etkinliğini, hangi yaş gruplarında ne etki ettiğini Sinovac'dan yasal bir açıklama beklediğimiz için tam bir karşılaştırma yapamıyoruz. O yüzden farklı diyorum. Galiba Pfizer ve Moderna aşıları kadar etkili değil. Ama bu kötü bir haber olmasın Türkiye'deki arkadaşlarımıza. Çünkü hiçbir aşı %100 etkili değildir. Ve Covid-19'a karşı amacımız ciddi hastalıktan korumaktır. Ve şimdilik ciddi vakalarda ve orta ciddiyetteki vakalarda Brezilya'dan gelen rakamlara baktığımızda
Orta ve ciddiye beraber bakarsak yüzde yetmiş sekiz etkinlik görüyoruz. Çok ciddi vakalara bakarsak hani yoğun bakım vakalarına bakarsak yüzde yüz koruma görüyoruz. Ama bunların istatistiği çok önemli. Çünkü o bahsettiğim yüzde yüz koruma sadece yedi vaka üzerinden yani yedi çok ciddi vaka görüldü. O yedi vakanın hepsi placebo grubundaydı. Bu olumlu bir başlangıç ama istatistiksel değeri henüz iyi değil. Sinovac'dan da beni bekliyoruz bu yüzden.
Yani aslında hani böyle hafif vakalarda örneklem daha büyük, ağır vakalarda örneklem daha küçük olduğu için ağır vakalarda %100 etkilediyoruz elimizdeki veriyle. Ve burada işte Sinomak firması diğerleri gibi böyle bir bilimsel sonuç yayınlamadığı için ancak bu elimizdeki işte ülkelerde denenen sonuçlar elimizde. Öyle anlıyorum. Doğru mu?
Aynen Nevzat Hanım, doğru anlıyorsunuz. Bir de şöyle bir gerçek var, bunu hatırlatmak istiyorum bir virolog olarak dinleyicilere. Bazı aşılar enfeksiyonundan korur. Yani virüsü kapmazsanız yaymazsınız. Bazı aşılar ise virüs enfeksiyonundan korumaz ama ciddi hastalıktan korur. Buna örnek mesela çocuklarda isale sebep olan rotavirüs var ve hastanelik olmana sebep olabiliyor. Fakat rotavirüs aşısı sayesinde hastane vakaları %90 azaldı.
Ama bu enfeksiyondan koruyan bir aşı değil, ciddi hastalıktan koruyor. Dolayısıyla bu COVID-19 Sinovac aşısında da böyle bir durum söz konusu olabilir. Yani virüsü kapabiliyoruz. Bu yüzden hafif semptomlara baktığımızda, hafif semptomları dahil ettiğimizde %50 gibi bir etkinlik görebiliyoruz.
Ama ciddi vakalarda gerçekten çok olumlu bir düşüş görüyoruz aşı olanlarda. Bu güzel bir haber ve ümidimiz bunun aşılama başlamasıyla da daha sıkça görülmesi. Yani ciddi vakaların azaldığını daha sıkça görmek. Çünkü amacımız sağlık çalışanlarını korumak ve yüksek risk grubundaki vatandaşlarımızı, sevdiklerimizi, ailelerimizi korumak. Pfizer, BioNTech'te fark ne bu anlamda? Orada tamamen mi virüsü almıyorsun? Fark nedir?
Güzel soru. Henüz o cevabı bilmiyoruz. Şimdi teknoloji farkı var. Ama Pfizer-BioNTech verilerini açıkladığı zaman yine COVID-19 semptomlarına göre açıkladılar. Ve virüsü kapmak veya kapmamaya göre açıklamadılar. Dolayısıyla henüz hiçbir COVID-19 aşısında virüsün kapmasını mı engelliyor? Yoksa sadece ciddi semptomları veya semptomları mı azaltıyor? Aradaki tam farkı bilmiyoruz. Hani semptomları azalttığını biliyoruz.
Çünkü klinik deneylerde buna İngilizce'de Primary Endpoint deniyor. Yani birinci son nokta deniyor. Bunlar klinik deney terimleri. Primary Endpoint, birinci son noktada COVID semptomlarına göre vaka sayıları karşılaştırılıyor ve o şekilde Pfizer etkinliğini açıkladı. Yani kısacası virüsün kapılmasını, yayılımını engelliyor mu? O konuda henüz bir veri yok ama yakında olur.
Evet. Şimdi Norveç'te dünyada bunu konuşuyor. Faiz araşısı yapılan 23 kişi yaşamını yitirdi. O zaman galiba anladığım kadarıyla, okuduğum kadarıyla bu 23 kişi de 80 yaşının üzerinde. O zaman acaba belli yaş üzerindekiler için bu faiz araşısı riskli mi? Ne dersiniz?
Bunun hakkında henüz bir bilimsel açıklama yapılmadı. Norveç'teki tıp ajansı böyle bir başlık sundu. Ama bu ölümlerin aşılarla alakalı olup olmadığına dair bir veri yok elimizde. Çünkü şöyle düşünün, Klinik deneylerde 40.000'e yakın toplam insanda yarısı placebo, yarısı aşı grubundaydı. Ve bunda hiçbir üst yaş sınırı yoktu Pfizer klinik deneylerinde. İngiltere'de de aşılamalar başlandı. 91 yaşında insanlar aşılandı vs. vs. Ve hiçbir ölüm aşı yüzünden rapor edilmedi. Burada İngilizcesini söyleyeceğim. Türkçesini tam bilmiyorum. Arkadaşlardan özür diliyorum. Çünkü bilimsel dilim İngilizce olduğu için. Korrelasyon ve causation yani sebep ve korrelasyon gibi tercüme edebilirim. İlişkisi olabilir. Yani bu ölümlerin direkt aşıdan dolayı kaynaklandı mı yoksa bu insanlar zaten başka hastalıklardan dolayı risk grubundaydılar ve maalesef vefat ettiler ve aşılanmış da bulunmaktaydılar. O mu? Onu bilmiyoruz. Bence eğer ki
aşılar ile bağlantısı olsaydı, bugüne kadar bunu sadece Norveç'te değil, 20 bin gönüllüde görürdük. Onun dışında bütün dünyada yapılan Pfizer aşılamalarında görürdük. Hiçbir yerden öyle bir rapor gelmedi benim bildiğim kadarıyla. Anladım. Şimdi tabii çok yeni bir hastalık olduğu için herkesin de kafası karışık. Pek çok ülke aslında birkaç çeşit aşı alıyor değil mi? Amerika ne yaptı? Mesela Amerika Pfizer aldı ama onun yanında Moderna'da mı uygulanacak, nasıl olacak?
Aynen. Amerika'da şimdilik hem Pfizer-BioNTech hem de Moderna aşısı var. Henüz AstraZeneca-Oxford aşısının onay gelmedi ama o görüşmeler devam ediyor. En az iki aşı seçeneği var. Bu arada seçenek derken halka seçenek olarak sunulmuyor. Hani A mı B mi denmiyor. Halka deniyor ki işte sizin aşı sıranız geldi, gelin aşı olun. Siz aşı olup Pfizer mı Moderna mı o zaman anlıyorsunuz. Ne denk gelirse.
Aynen ne denk gelirse ve eyaletten eyalete fark var. Hastaneler işte artık hangi aşı satın almışlarsa vesaire o şekilde bu aşılamalar yapılıyor. Yani acaba ideal olan böyle farklı farklı mı almak diyeceğim ama bizden başka gördüğüm kadarıyla gelişmiş ülkeler arasında da Çin aşısı alan yok değil mi? Biz Brezilya, Endonezya galiba bir de birkaç ülke daha kim aldı başkadan bilemiyorum.
Toplam 8 ülke var. Bunlara Şili vs. dahil. Tam listeyi unuttum. Bunun hakkında bir tweet yazmıştım ama epey günler geçti üzerinden. Ama evet, şimdi bu önemli bir konu çünkü tek bir aşı yeterli mi? Birden çok aşı daha mı iyi? Tabii ki de birden çok aşı daha iyi. Niye? Çünkü bazen üretim aksaklıkları olabiliyor. Eğer siz tek bir aşı kaynağınız varsa ve o kaynak sönerse
ikinci bir kaynağa geçebiliyorsunuz. Dolayısıyla vatandaşlar için iki aşı bulundurulması her zaman tabii ki de çok iyi. Ben en son haberleri bilmiyorum ama işte Sağlık Bakanlığı'nın BioNTech aşısına Pfizer BioNTech aşısıyla bir anlaşmalar yapmak istediğini açıkladılar. Hangi aşamada olduğunu bilmiyorum. Umarız öyle bir anlaşma olur ki halkımıza bir değil birden çok aşı sunulabilsin.
Bu aşının bir şey ifade etmesi için nüfusa yüzde kaçının aşılanması gerekiyor? Bu sürü bağışıklığı konusuna denk gelir. Sürü bağışıklığı, belli bir yüzdedeki insanların aşılanması sayesinde aşılanmayan veyahut da aşı olamayan insanların korunması demektir. Yani virüsün yayılımı aşı sayesinde öyle bir engellenir ki, aşı olmayanlar bile artık o virüse maruz kalma ihtimalleri azalmış olur. Teoride, Covid-19'a sebep olan SARS-CoV-2 virüsü için yaklaşık en az %70'lik bir aşılama gerekiyor.
Tabii bunu artık bir ülke seviyesine düşünebilirsiniz, global seviyede düşünebilirsiniz. Ama şu gerçek de var. Az önce konuşmuştuk. Virüsün kapılıp yayılmasını engelliyor mu o aşı? Çünkü engellemiyorsa aşı olanlar ciddi hastalıktan korunabilir ama virüsü belki yaymaya devam edebilirler. Bu durumda aşılanmayanlar belki o sürü bağışıklığından istifade edemeyecek olabilirler. Bilimsel veri bekliyoruz bu konuda.
Herhalde burada, şimdi bu sizin dediğiniz var ya, bu aşı tam virüsünün yayılmasını engelliyor mu, engellemiyor mu? Belki sadece aşı olan bireyi mi koruyor? Bu noktada şu kritik herhalde. Avrupa'da tartışılıyor ya, belki bundan sonra ülkeler arası nasıl seyahat edilecek? Belki bir aşı sertifikası sorulacak.
Çin aşısı sayılsın mı, sayılmasın mı tartışması var. Belki dediğiniz gibi bu aşılar yayılmasını engellemiyorsa o zaman böyle bir sorunla karşılaşabiliriz. Belki de Çin aşısı yayılmasını engellemiyor o zaman bu aşı seyahat özgürlüğü kısıtlansın bu aşıya olanların noktasına mı gidecek dünya acaba bilmiyorum. Amerika'da ne gibi yürüyor tartışmalar?
Evet, bu maalesef pandeminin sadece sağlık üzerindeki etkisini değil ama aynı zamanda sosyoekonomik etkilerini de gösteriyor. Ve dediğiniz gibi bazı hükümetler, bazı ülkeler aşı kartı ve aşı varsa eğer ülkeye giriş çıkışa izin verebiliyorlar. Şimdi Amerika'daki tartışmalar devam ediyor. Çünkü bunu bir aşı zorunluluğu olarak mı veyahut da test zorunluluğu olarak mı? O şekilde el alıyorlar ve şu an zaten test zorunluluğu var. Yani Amerika'ya girecek insanlar bir testten geçmeleri gerekiyor ve o şekilde girebiliyorlar. Tahminim Amerika aşı zorunluluğunu getirmez seyahat için ama test zorunluluğunu devam ettirebilir. Diğer ülkeler ne karar verecek bilmiyorum.
Peki, her iki aşıyı olmak da mümkün mü? Yani diyelim Çin aşısı olduk fakat bir de tedbir olsun diye Pfizer olsak ya da Pfizer olduk bir de üstüne Çin olsak olabilir mi? Bilmiyoruz. Şimdi klinik deneylerde tabii böyle bir çalışma yapılmadı. O yüzden bilmiyoruz diyorum ama ihtimaller sunabiliriz. Normalde böyle karma aşılar tavsiye edilmiyor. Çünkü bu kadar sık antijen sunumu yapılırsa ne etkisi olur bilmiyoruz. Ama bir yandan da ciddi kötü bir etki olma ihtimali az.
Ve o yüzden de artık hani bir arada bir derede diyoruz insanlara. Tam bir cevap veremiyoruz bu konuda. O yüzden özellikle tavsiyede bulunmuyoruz. Çünkü bilmediğimiz için risk azdır. Ama umarım böyle bir şey yapmak zorunda kalmaz insanlarımız. Çünkü Sinovac aşısı sandığımızdan çok daha başarılı, etkili bir aşı olur. Belki de. Peki siz olsanız, size sorsalar hangi aşıyı seçeceksin? Semih, hangisini istersen seçeceksin. Seç birini deseler hangi aşıyı seçersiniz?
Evet, ben henüz aşı olmadım. Ben de sıramı bekliyorum. Ve ben bana sıra gelen ilk aşıyı olacağım artık ne gelirse. Tabii yaşadığım yerden dolayı büyük ihtimalle Pfizer veya Moderna olacaktır. Ama diyelim elimde bütün aşı imkanları olsaydı bile ben bana gelen ilk aşıyı olurdum. Sebebi Covid-19 ciddi bir hastalık. Ve o hastalığı kapmak istemiyorum, yaymak istemiyorum. Tabii yayılımını henüz bilmiyoruz. O yüzden
İlk sıra neyse ona göre olurdum. Ama Sinovac verilerini bekliyoruz tabii. Verilerinin tam olarak açıklanmadığı bir aşıyı olurken de birazcık böyle sorgulardım doğal olarak. Hani keşke o verileri görsem derdim. Ama bu veriler kötü anlamına gelmiyor. Sputnik ötesi var bir de. Bir de onu sorayım. Rus aşısı. Onu da bir ara Türkiye Sputnik'te alacağız belki demişti. Sputnik'le ilgili çalışmalar var mı? Ne konuşuluyor medikal camiada?
Şimdi Sputnik aşısı bir viral vektör aşısıdır. Yani SARS-CoV-2 virüsün sekansını başka bir virüs kullanarak onu aktarıyorsunuz ve o şekilde aşılama yapılıyor. Ve Oxford aşısına benziyor bu yüzden. Oxford-AstraZeneca aşısıyla benzer bir teknoloji. Ama bahsettiğim o diğer virüs suçu biraz farklı. Biraz farklı bir suç kullanıyorlar. O şekilde.
Hani veriler olumlu gözüküyor. Dolayısıyla o aşı da başarılı gözüküyor şimdilik. Sadece yalnız şöyle bir hata yapıldı bence Rusya tarafından. Üçüncü faz klinik deneyler başlamadan Putin Sputnik aşısının onaylandığını söyledi. Ve tabii bu bilim dünyasında tartışmalara sebep oldu. Çünkü henüz klinik deneyler üçüncü faz henüz başlamamışken böyle bir onay vermek tabii biraz aşıya olan güveni sarstı. Ama bu aşı kötü demek değil.
Peki Semih Bey var mı eklemek istediğiniz bir şey? Son olarak şunu bir eklemek istiyorum. Öncelikle herkese mutlu yıllar diliyorum. Umarız 2021 çok daha iyi geçecek. Ümidinizi yitirmeyin. Kesinlikle daha iyi geçecek. Aşı sayesinde özellikle bilimin ne kadar önemli olduğunu öğrendik bu pandemi sayesinde. Bir de son olarak şunu söylemek istiyorum. Sosyal medya olsun, başka yerlerde olsun maalesef hatalı bilgiler çok dönüyor. Arkadaşlarımız onlara dikkat etsinler, güvenilir kaynaklardan bilgi edinmeye çalışsınlar çünkü eminim çok yoruldular ve yorgunluklarına daha çok yorgunluk, korku eklemesinler diye onu belirtmek istedim. Teşekkür ederim Semih Bey, kolay gelsin. İyi günler.
Sevih Tarin bir nebze içimize su serpti. En mükemmel seçenek belki de koronavirüs aşısı değil ama olsun hiç yoktan iyi. Endişe etmeyin, bu aşıya olun diyor. Şimdi Türkiye'nin gözü ikinci parti, üçüncü parti gelecek aşılardan. Herkes aşılanmayı heyecanla bekliyor. Bir bölümün daha sonuna geldik. Dinlediğiniz için teşekkür eder. Bir başka bölümde görüşmek üzere. Hoşçakalın deriz.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.