
3.673 kelime · ~18 dk okuma
Tren Topeği'nin 59. bölümüne hoş geldiniz. Ben Nemşin Mengü. Türkiye'nin CHP'li iki büyük belediyesi yargıya gitti. Ankara ve İstanbul belediyeleri bir önceki döneme ait yolsuzluk dosyalarını yargıya iletti. O dosyalara belediye başkanların ne dediğini ve bütçe görüşmelerinde Kemal Kılıçdaroğlu'nun yaptığı konuşmayla büyük resimde farklı bir şey var mı bakacağız. Masaya
çık, tepin istersen. Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş'ın bu sözleri haftanın trendi oldu. Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediyesi oturumunda kendisinden önceki dönemde yapılan yolsuzlukları madde madde açıklayacağını söyledi. AK Partili ve MHP'li üyeler buna itiraz etti. Bu itirazlara Mansur Yavaş böyle cevap verdi. Olayın arka planını verelim Mansur Yavaş şu şekilde açıklıyor. Şimdi bakın arkadaşlar ben okuyorum başkan gündeme geçirmeden önce meclise sunulacak konular varsa bildirir.
Meclis başkanlarına hitaben verilmiş olan dilekçeleri kabul eder ve meclise sunar diyor. Üyelerin gündem dışı konuşma isteği yazılı olarak başkana bildirilir. Söz verip vermemek ve söz verildiğinde süresini ve zamanını belirlemek yetkisi Başkana aittir. Dolayısıyla Bu daha önceki şimdiye kadar kaç tane birleşim yapıldı. Soru önergelerinin hepsi meclis başkanlığına gündeme geçmeden önce verildi ve bunlar okundu daha sonra.
gündeme geçildi. Dörtte birden az olduğu için çoğunluğumuz bu şekilde devam edebileceğiz. Ben sevgili Ankara halkına şunu söylemek istiyorum. Daha önce faaliyet raporunda aynısı yapıldı. Çoğunluğa dayanarak bütün belediye başkanları dahil normalde saat dörtte başlayan toplantı ertesi gün sabah altıda yedide zor bitirildi.
Oysa Grup başkanları konuştuktan sonra ikişer üye daha söz alıp bunu bitirebilirdi. Yine aynı şekilde bütçe konuşmalarında Bütün belediye başkanları zaten bütçe kendi bütçelerinde konuşmuş olmasına rağmen Sadece beni konuşturmamak için Sordukları sorulara Benim cevaplarımı Ankara halkının Duymaması için Aynen faaliyet raporunda yaptıkları gibi sabah 6'ya kadar sürdürmek istediler. Ben Kendilerine mesaj attım Eğer böyle yaparsanız Siz iyi niyetli değilsiniz Ankara halkının Sizin bana sorduğunuz sorulara cevap vermemi duymasını istemiyorsunuz Bu nedenle Kendilerini Bütçe'ye oyladıktan sonra bugün sunum yapacağımı bildirdim. Tabii toplantıyı sabote etmek Söyledikleri yalanların iftiraların ortaya çıkmasından korkuyor olabilirler. Şimdiye kadar belediye meclisinde Başladığımızdan bugüne kadar Soru önergelerinin ve taleplerinin hepsi Biz gündeme başlamadan verildi. Şimdi ise gündemin maddeleri konuşulduktan sonra
Müdahale etmek istediler muhtemelen Bu toplantının yapılmasını istemiyorlar Ama Hazırladığım sunumun ve verdiğim cevapların Ankara halkının sadece Ankara halkının değil Türkiye'nin duymasını sağlayacağımdan kimsenin şüphesi olmasın Burada Çoğunluğa dayanarak Bir şeyler yapılmak istenebilir Ama demokrasi böyle bir şey değildir Herkes kendi yetkisini kullanır bende Kanunun ve belediye çalışma yönetmelerinin Bana verdiği yetkileri kullanıyorum Dolayısıyla Sadece Ortaya anlaşılmaz bir şeyler koyup Bu ne oldu diye soru sorup Arkasından da Bunun cevabını almadan Ortadan kaybolmak Ertesi günde sabah gece 2'ye 3'e kadar toplantıyı sürdürdükten sonra Bizim açıklamamızı bir dahaki meclis toplantısını yapacağımızı söyleyince Bu kez de Basına Mansur Yavaş cevap veremedi diye konuşmak. Bunlar hiç siyaseten ahlaki şeyler değildir. AK Partili ve MHP'li üyeler Mansur Yavaş açıklamalara başlayınca salonu terk etti. Mansur Yavaş, meclis toplantısını kapattıktan sonra bir basın toplantısıyla kendisine bir önceki toplantıda AK Parti Grup Başkan Vekili ve Mamak Belediye Başkanı Murat Köse tarafından yöneltilen eleştirileri cevapladı. Evet soruyu dinleyin. 154. sayfada çok ilginç bir durum var arkadaşlar.
Heykel yapımı için 1,5 milyon lira para ayırmışsınız Heykel yapımı için 7 milyar bütçede 1,5 milyon heykel yapımına ayırmışsınız Hani bir sanal belediyecilik demiştim ya İkinci bir terim var aslında heykel belediyeciliği Evet Heykel belediyeciliği yapan kimmiş? Şu gördüğünüz Çubuk barajında yapılmış Atılmış ahşaplardaki Fotoğrafları görüp kendi kendine bunları bunlarla dalga geçiyorlar. Eskiden olsa Bunlar bir defa Çin malı olurdu arkadaşlar ve bunlara Plastik olurdu Anormal paralar ödenirdi Bu güzellikleri yapan kim biliyor musunuz? Bunlara çok para verdiniz diyorlar bunlara bir buçuk milyonları verdiniz 20 yıldır belediye bünyesinde çalışan bir arkadaşımız Sanatkar Aldığı maaştan başka aldığı ilave bir kuruşu yok Ve Başka yerlerden satın almak yerine Ankara halkının rekreasyonu alanları bu tür güzellikleri Ankara halkı için yapıyor Kendileri sık sık Çin'den falan getirdikleri için bizi de öyle zannediyorlar ama Ankara halkının boşaltılacak parası yok. Devam edelim Şimdi bakın Bütçeye konan 1,5 milyonun sebebini ben size söyleyeyim 4 Eylül'de ben bir Vatandaşa mesaj atmışım Diyorum ki
Fedakarlıkta sınır tanımadan Evlerinden uzak kalıp yeminleri uğruna can verdiler. Bu kahramanlığı anlatmaya yetmez ama Covid-19 sürecinde hayatını kaybeden sağlık çalışanların hatıralarını ebediyen yaşlatmak için anıt yarışması düzenleyeceğiz. Unutmayacağız, unutturmayacağız. Bununla ilgili yazdığımız yazılar, Mimarlar Odası'na, Şehir Plancıları Odası'na ve Meslek Odalarından jüri istedik.
Bir diğer anıt daha var planladığımız. Evet, o anıt da Cumhuriyet'in 100. yılında Çal Dağı mevkiine Cumhuriyet'in 100. yılı anıtı yapmayı planlıyoruz. Bununla ilgili yazılar yazlık. Bunlar için harcanması düşünülen paradır. Kendileri hep böyle plastiklere falan para ayırdıkları için
Heykel belediyeciliği diye alay ediyorlar. Bakın heykel belediyeciliği kimdeymiş? Evet dünyanın en büyük bayrak dileğine Ankara'ya dikeceğini söyleyen Gökçek, Şehrin 5 girişine de 50 metrelik heykeller yapacağız dedi. Allah'tan yapamadı. Kimmiş heykel belediyecisi? Devam edelim. Atatürk bulvarına dönerci heykeli. Mamak Belediye Başkanı burada olsaydı soracaktım kendine. Buna itirazın var mı diye. Belediyeye girerken heykeller karşılıyor bizi.
Evet Bunları müthiş paralar verirdi 1 milyon lira güncel değeri devam edin Evet robot heykeli bunları heykel saymıyorlar herhalde arkadaşlar heykel belediyesi kimmiş Bunları görüyorsunuz devam edin Evet bunlar da robot heykel yani Bu arkadaşlara göre ben merak ediyorum heykel deyince akıllarına sadece mermerden yontma mı geliyor Tunç mu geliyor plastik mi geliyor bu mu geliyor Devam edelim Bunların ne estetiği var da bunlara para verildi? 17 milyon lira Bir itfaiye parası Kaç tane otobüs parası? En az 10 tane otobüs parası Bunlar bizim önceliğimiz mi Allah aşkına? Bunların ne estetiği var? Kimmiş heykel belediyeciliği yapan? Devam edin Futbolcu heykelleri, harcanan paralar hepsinin altında yazıyor Işıklı palmiye diye bir şeyler yapmışlar Buna da harcanan para 398 bin lira iki tanesini güncel fiyatlar
Devam edin Buyurun buradan yakın Bu Ankara halkının tarihiyle kültürüyle Ne alakası var bunun Murat Bey İzliyorsunuzdur bunu soruyorum size Buna ses çıkartmadınız da 5 kuruş belediye maliyeti olmayan Bir sanatkarımızın yaptıklarını mı söz ediyorsun Allah aşkına Bunlara kalsa gene iyi devamı var Kim yapmış Evet 1-8-2013 yılı heykel ihalesi Kim yapıyormuş heykelleri O zamanki bütçeyi düşünün, harcanan parayı düşünün heykelleri İhale tarihi 1-8-2013 Sözleşme tarihi 22-8, teklif sayısı 2 Bedeli, o günün parası 6 milyon 350 bin lira, bugünkü güncel değeri 25.4 milyon Kırım oranı %2, bunu siz tahmin ediyorsunuz ne anlama geldiğini ve ihalede 1996 adet heykel alımı yapılmıştır. Murat Bey heykel belediyeciliğini kim yapıyormuş? Bunlar da kalmadı. Heykeller, saatler ve plastik kent mobilyalarına, kent kapılarına toplanan harcanan para, o günün parasıyla harcandığı tarih itibariyle 352.2 milyon lira. Güncel değeri 1 milyar 323 milyon lira. Bir katrilyon, bir buçuk katrilyon.
Ankara'nın önceliği bu mu olmalıydı? Savunduğunuz belediyecilik bu mu bizim karşımıza getirdiğiniz? Yapamadığınız dediğiniz bunlar mı? Asla yapmayacağız. Göremeyeceksiniz. Ankara'da böyle halkın parasının toprağa gömüldüğünü, çöpe atıldığını göremeyeceksiniz.
Yavaş yaklaşık 3 saat kendisine yapılan eleştirilere cevap verirken, kendinden önceki dönemde yapılan ve batık olarak nitelendirdiği projeleri sıraladı. Projelerin güncel rakamlarla değerleri şöyle. Ankapark 5.8 milyar lira. Kapılar 95.3 milyon lira. Gökkışağı projesi 20 milyon lira. Samanyolu projesi 19.5 milyon lira. Kedi heykelleri 1 milyon lira. Robot heykeli 326 bin lira. Metal robot heykeli 2.1 milyon lira. Hayvan heykelleri 17.2 milyon lira. Futbolcu heykelleri 679 bin lira. Işıklı palmiye 398 bin lira. 1996 adet heykel 25.4 milyon lira, kol saati heykeli 1.5 milyon lira, heykel, saat ve plastik kent mobilya ve kapılar 1.3 milyar lira. Yani yukarıdakilerin toplamı 7 milyar 283 milyon 403 bin Türk lirası. Mansur Yavaş'ın aktardığı tüm bu harcamalar kendisinden önce epey uzun belediye başkanlığı yapmış Melih Gökçek dönemine ait.
Yavaşın aktardıklarında şişme bir goril çok dikkat çekmişti. Bu gorile harcanan para dudak uçuklatmıştı. Melih Gökçek kamuoyunda Dino Can denilen bu şişme gorille ilgili iddialara cevap verdi. Gökçek şöyle bir tweet attı. Mansur basın toplantısında işte bu heykellere verilen para diye bahsediyor. Adama çapsız deyince kızıyor. Adam festivalde kullanılan şişme figürleri heykel zannediyor. hem kent festivaller şehri olacak hem masraf olmayacak. Ankara'nın o zamana kadar festivaller şehri olduğunu bilmeyen Ankaralılar ya da Ankara'nın o zamana kadar festivaller şehri olduğunu fark edemeyen Ankaralılar bu tuvalet üzerine kısa süreli bir şaşkınlık yaşadı.
Mansur Yavaş belediye başkanlığı koltuğuna oturduğundan bu yana Gökçek dönemine ait yolsuzlukları, boşa harcanan paraları peyderpey açıklamakta. Yavaş başkan olduktan kısa bir süre sonra belediye deponlarında binlerce istiflenmiş top çıkmış, bu topların iktidara yakın şirketlerden birinden satın alındığı konuşulmuştu. Belediye depolarından çıkan bir başka enteresan şey de denizi olmayan Ankara'da sözde park havuzlarındaki gösterilerde kullanılmak üzere alınan jetskilerdi. Mansur Yavaş bu harcamalar konusunda kamuoyuna daha şeffaf davranırken gözler hep İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne döndü. Peki o zaman kısa bir ara verelim sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bakalım.
Aslında seçim kampanyasında İmamoğlu'nun kullandığı israfı bitireceğiz sözü ve verdiği örnekler oldukça konuşuldu. Konuyla ilgili en aktif isimlerden biri İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin CHP'li üyesi Tarık Balyalı'ydı. Balyalı'yı 24 Haziran seçimleri öncesi Deutsche Welle'deki Birebir isimli programımda ağırlamıştım. Ne harcanmış mesela? Mesela şimdi hemen söyleyeyim. TÜRGEV için 51.593.000 TL para harcanmış. ENSAR için 29.797.000 TL. TÜGVA için 74.276.000 TL. Okçular Vakfı için 16.640.000 TL. T3 Vakfı için 41.363.000 TL diye gidiyor. Ve bunların hepsi biz yandaş vakıf edenler diyoruz. Gerekçesi şu. Bir kere bu önemli rakamların alan vakıf edenlerin tamamı
Sayın Cumhurbaşkanı'nın ailesinin fertlerinin olduğu vakıfe dernekler veya yine AKP'nin üst üde yöneticilerinin bulunmuş olduğu vakıfe dernekler. Bunlar dışında Belediye Meclisi'nden harcama yetkisi alan, protokol yapan büyükşehir belediyesiyle bir tane vakıfe de dernek yok. Ama bir şey söyleyeceğim. Sen koskoca belediye. Şimdi size söylüyorsun. Kaç bin çalışanı var. Tamam bin yedi yüz araçla kiralansın. Ne var ne var bunda yani? Öyle olmuyor. Çünkü şimdi ben belediyemizde şunu söylemiştim. Belediyede bir tane genel sekreter var. Yedi tane genel sekreter yaratımcısı var. Yirmi dokuz tane daire başkanı var. Yüz tane müdür var. Hadi diyelim ki şefleri de üst yönetim olarak değerlendirelim. Gerçi onlar araba verilmez ama veriyorlar diyelim. 400 küsur tane toplamda 643 tane belediyenin üst yönetimi şefler dağıtılması lazım. Bunların hepsine araba verelim. Bunun dışında büyüşebelisi, emniyete, valiye, şuraya buraya araba ihtiyacı olursa onları gönderiyoruz. 100-150 tane onlara olsun. Onlara da verelim. Bir de tabii günlük ihtiyaçları var. Çalışanlar oraya gidecek, buraya gidecek. İş var, hizmet var, üretilecek, yapılacak işler var. Onlara da 100-150 tane daha verelim. Oldu 1000 tane. Kaç araba var burada? 1117 tane. Geri kalan 700 tane nerede?
Orada, burada, o vakıfta, bu vakıfta, o ilçede, o vakıfta, bu vakıfta, dernekte, ilçede, AKP'nin il başkanlığında, ilçe başkanlığında kayıtlı değil mi? Değil. Bugün itibariyle yine yeni bir duyum aldık. Müdürlüklere elinizdeki kiralık araçları azaltın diye talimat gitmiş. Bunların bir kısmı geri verilecekmiş. Niye? Biz bunları söyledik diye. Biz bunları söyleyince akıllarına geliyor. 25 seneden beri bu saltanat devam ediyordu. Sadece Büyükşehir değil ki. Büyükşehir araç kiralıyor. İETT araç kiralıyor. İSKİ araç kiralıyor. Bütün iştirakler araç kiralıyor. Bunların dışında ihale verdiğimiz taşeronlar var. Yok işte metro yapıyor bilmem ne, şu yapıyor, bunu yapıyor, bu yapıyor.
Onların da kendine kiralık araçları var. Binlerce, onlar da ayrı. Büyükşehir Belediyesi, İETT, İSKİ ve iştirakların belki de toplam araç desteği 3000'den fazla. Peki bir şey soracağım. Bu araç kiralamalar nereden yapılıyor? Hepsi aynı firmadan yapılıyor. Aynı firmadan mı? Kim? Büyükşehir Belediyesi'nin, İSKİ ve İETT'nin bütün araç kiralamaları aynı yerde yapılıyor. Üstelik yıllardan beri aynı firma yapıyor. Platform Tourism isimli bir firma yapıyor. Kime ait? Bu hani çok şey geçer, ismi geçer. Albayrakların damadı diye geçer. Ondan sonra onların ortak olduğu bir firma. Yıllardan beri onlar alıyorlar. Yıllardan beri bu ihalenin hepsine tek başlarına girip tek başlarına kazanıyorlar. Yani ben yine buradaki evrak üstünden size gösterebilirim. Dediğim gibi seçimler öncesinde Ekrem İmamoğlu bu konuyu oldukça fazla dile getiriyordu. Mesela bir Sayıştay raporu polemiği vardı. İmamoğlu ve Yıldırım'ın katıldığı ortak yayında epey gündeme gelmişti onu bir hatırlayalım. Bir Sayıştay raporu var Binali Bey. Evet. Şimdi bu Sayıştay raporundaki rakamlara bir baktığımız zaman son 5 yılda 753 milyarlık bir zarardan bahsediliyor. Milyon, milyon. İhtiyaç dışı araç kullanımı
120 milyon diye bir ifade var. Vakıflara, son zamanlarda çok tartışma konusu oluyor. Vakıflara ayrılan paralarla ilgili son bir yılda 308 milyon lira. Sorum şu, siz belediye başkanı seçilirseniz bu tabloyu nasıl değiştireceksiniz efendim? Bir kere Sayıştay raporunu siz gördünüz mü İsmail Bey?
gazetelerden okuduk, çıkışlarını hep aldık. Ama öyle bir şey yok. Sayıştay raporunda öyle bir rakam yok. 108 bin lira mı ne? Öyle bir şeyden bahsediyor, bir usulsüz işlemden bahsediyor, o kadar. Yani bu yalan. Bak, yalan olduğu İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından açıklandı defalarca. Sayıştay efendim, çok manşet atıldı fakat Sayıştay'dan hiç yalanlama gelmedi.
Şimdi... Ben defalarca manşet gördüm. Geldi, geldi. Geldi, onu bir kere bilmenizi isterim. Yalnız memurların açıklamaları yer almaz. İstanbul Belediyesi'nden de birçok yazılı açıklamalar yapıldı. Bu konuyla ilgili. Maalesef yeterince bu konu duyurulamadı. Onların yerine biz duyurmak zorunda kaldık. Böyle bir şey yok. Kısacası yalan. Yalan.
Binali Bey'in işte yalan dedikleri yalan mı doğru mu açıklar mısınız efendim? Öncelikle şunu söyleyeyim. Sayıştay denetiminden çıkan raporu ben getirdim arzu ederlerse Sayın Yıldırım'a burada takdim ederim. Söyleyeceklerimin de sayfalar sayfalar burada konuları mevcuttur.
Ve Sayıştay raporunda İETT ve İSKİ'de Büyükşehir Belediyesi yönetimiyle beraber toplam yapılan usulsüzlüklerin 753 milyon liraya ulaştığı. Bakın burada Sayıştay raporu konuyu anlatır. Ama oturup altına hesap kitap yapmaz. Örnek, belediye taşınmazları işgal olarak kullandırılıyor. İşgaliyelerin sadece yüzde yirmisinden tahsilat yapılıyor. Bedeli 164 milyon civarında.
Bu elinizdeki ne efendim o? Tabii sayıştay raporu. Biz bunu inceledik. Dolayısıyla ben yine tekrar söylüyorum. Yanıltılmış olabilir, aldatılmış olabilir. Bence o kendisine bilgi verenleri gözden geçirsinler. Muhalefet seçmeni İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden de önceki dönem yapılan harcamalara ilişkin ifşaat bekledi. Ekrem İmamoğlu seçildikten kısa bir süre sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın damadı Selçuk Bayraktar'ı ziyaret etti. Bayraktar'ın çalışmalarını övdü.
Tüm bu gelişmeler olunca acaba İmamoğlu daha uzlaşmacı bir siyaset izleyecek, iktidarla kavgaya girmeyecek mi soruları gündeme taşındı. İmamoğlu yine seçildikten kısa bir süre sonra Deutsche Welle'den Bülent Mumay'a konuşmuş, Mumay'ın belediyeyi kazandıktan sonra nasıl bir tabloyla karşılaştığını sorusuna şöyle cevap vermişti. Açıkçası uzun süredir toplumun da irdeleyemediği, gerekli kurumların da bence irdeleyemediği ya da yeterince denetleyemediği, yeterinceden öte hatta çok kapalı bir devre yönetim sisteminin var olduğu bir büyükşehir belediyesi var. Çünkü şirketler tarafından yönetilen bütçenin neredeyse üçte ikisi. Böyle bir bütçenin yönetildiği ortamda, siz şirketlerin hele hele Sayıştay tarafından denetlenmediği bir ortamda
ister istemez şüpheleriniz çok daha yoğun olabiliyor. Kaldı ki bizi rahatsız eden veriler de elimizde var. Birincisi bu yönüyle şeffaflığı ele alan bir belediye yönetimini devreye sokacağımız için ne yazık ki tespitlerin daha da büyüyeceğini görüyoruz. Bir bu. İkincisi açıkçası mali yönden de iyi yönetilmeyen bir büyükşehir belediyesi olduğunu gözlemledik. Özellikle son dört yılı.
Yani bu anlamda aranın çok açıldığı, gelir gider dengesinin çok bozulduğu bir dörtlü söz konusu. Ve bugün gelinen nokta gerçekten Büyükşehir Belediyesi için çok sağlıklı bir nokta değil. Dinlediğiniz gibi İmamoğlu İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde tespit ettikleri usulsüzlük ya da yolsuzluğun kamuoyuyla paylaşılacağını söylemiş. Sadece makul zaman dilimlerinde paylaşacağız. Araştırma ve hukuki teftişlerimiz sürüyor demişti. En son iki Aralık'ta Halk TV'de Şirin Payzi'nin programına katılan İmamoğlu benzer ifadeleri kullanmaya devam ediyor. Bir buçuk milyon euroya füze rampası.
Gülüyoruz ama Gerçek mi bu itfaiye aracı olarak Yani nasıl modifiye edilmiş tekrar ve İstanbul sokağına giremediği için depodu 1,5 milyon euro doğru mu efendim? Böyle bir tespit var Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkan Vekili Sayın Doğan Subaşı da Bu konuda açıklamasını yaptı Bu veya benzeri konularda Soruşturma süreçlerimiz yoğun olarak devam ediyor Kaç dava açtınız yolsuzluklarla ilgili? Bu dava açma meselesi değil. Bu bir süreç. Soruşturmayı hazırlarsınız. Bununla ilgili istediğimiz anlamda teftiş kurulu yöneticilerini atayabileli daha 2-3 ay oldu.
Bu bir süreç Kadro Kadro tesisi Beraber çalışabileceğiniz Mantıkta insanların oraya gelebilmesi süreçleri Biz bazen bazı bakanlıklardan talep ettiğimiz devlet memurlarını Alamadık istifa edip gelebildiler 6 istifa edince de 6 ay ona göre veremiyorsunuz böyle zorluklar yaşadık Ama şu anda Bu veya benzeri Belki 40'a yakın Belki daha fazla süreci devam eden dosyamız var. Şu bizim tarzımız değil. Aşırı harcanmış paralar mı efendim? Sadece İhale var. Yani geçmişte yapılmış ama şimdi Daha uyguna yapılmış iş var. Zimmet var.
Kamu zararı var yani birçok konu var İmarla ilgili tespit ettiğimiz hususlar var kamulaştırma ile ilgili tespit ettiğimiz hususlar var Şu an dosyaları devam ediyor Bunlar olgunlaşacak Belli bir seviyeye gelecek Netleşeceğiz ondan sonra suç duyurusu Dava açma gibi Hususlar oluştuğunda bunları tek tek kamuoyla paylaşacağız aşama aşama örneğin İşte bir meclis üyemizin araştırması hem geçmiş dönemde görev yapan Tarık Balyal'ın araştırması ile ortaya çıkan Mesela güven suç şirketinin satın alması var Soruşturması başladı Milyonlarca Dolarlık yani bırakın TL'yi Bir satın alma işlemi ile ilgili Suç duyurusu süreci ve soruşturma sürecini başlattık Bunlar zaman içinde olgunlaşabiliyor. 2021'de Bunların çok örneğini göreceğiz ama bu hukuk süreci Ne kadar sonuç alabiliriz? Şu anki hukuk sistemi bize ne kadar Bu anlamda adil bir sonuç verebilir? Elbette kafamızda Soru işaretleri var ama bir yandan da gerçekten bu ülkenin Hukukçularına, adalet sistemini yöneticilerine güvenmek istiyoruz, güveniyoruz. Bu anlamda önlerine sağlam delillerle bu süreci koyacağız.
Dosyalara gel daha gelecek derken İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu AK Parti dönemine ilişkin yolsuzluk dosyalarını açmaya başladı. Yargıya taşınan ilk büyük yolsuzluk dosyası 2018'de İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin kendi şirketi Medya AŞ'ye ihale ettiği tanıtım işleriyle ilgili seçim döneminde yapılan ödemeler oldu. İBB Bilgi İşlem Daire Başkanlığı Bilgi İşlem Müdürlüğü'nce 30 Ekim 2018'de gerçekleştirilen yatırım organizasyonlarının tanıtım ve medya çalışmaları işi ihalesi kapsamında iştirak şirketiyle 26 Kasım 2018'de 26.585.000 liralık sözleşme imzalandı. İmamoğlu'nun mazbatasını aldığı gün yani 17 Nisan 2019'da medya aşeği ihale kapsamında ödeme için 13.629.000 liralık fatura kesilmesi
tartışma yaratmıştı. Ne var ki İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin şikayetçi olduğu bu konu, yani yapılan bu ihale hakkındaki haberlere medya yasağı getirildi. Gelelim Kemal Kılıçdaroğlu'nun mecliste yaptığı bütçe konuşmasına. Büyük bir çoğunluğunu AK Parti milletvekillerine bakarak yaptığı konuşmasında Kılıçdaroğlu vicdan vurgusu yaptı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin yıllardır devam ettiği AŞB
Hesabı var Ya o hesaba biriken paralara bile el koydunuz Bir Allah'ın kulu vicdan sahibi bir Allah'ın kulu çıkıp da Ya bu yanlıştır demedin mi? Niye demediniz? Niye söylemiyorsun? Ya bu insanlığa aykırı bir şeydir O aşebinden yıllardır yoksullara ihtiyaç sahibi ailelere yemek götürülüyor ya Bu hesabı el koymayın Demediniz Diyemediniz Bakın Niye tek tek bir hükümet kuruldu? Yani bir kişiye bağlı bütün yetkiler bir kişide bağlandı. Her şey çok hızlı olacak diye. Öyle değil mi? Her şey çok hızlı olacak. Orta badeli program kanuna göre zamanda yayınlandı mı? Yayınlanmadı. Soruyor musunuz niye yayınlanmadı diye? Kim engel oldu? Orta badeli mali plan zamanda yayınlandı mı? Kanuna göre zamanda yayınlanmadı. Sordunuz mu? Niye zamanda yayınlanmadı?
Kim engel oldu? Hangi güç engel oldu? Tek başınasınız Başka bir şey yok Ya yasanın gereğini bile yerine getiremiyorlar Aynı şekilde bütçe çağrısı ve eki Hazırlama rehberi, yatırım genelgesi, yatırım programı, hazırlama genelgesi Bu da zamanda yayınlanmalı Bütçenin ekleri bütçe verildikten sonra meclise geldi Bütçenin ekleri Bütçe gece yarısı verildi deniyor ama Biz o gece bekledik Bütçe verilecek mi? Hayır. Pazar günü Anadolu Ajansı biraz utangaç bir mesajla dünyaya duyurdu. Efendim 2021 bütçesi verilmiştir diye. Kim engel oluyor?
Yani bunlar hizmet ettiler de biz mi engel olduk? Yani bunlar zamanında yayınlamadılar da biz mi engel olduk? Bunlar zamanında yayınlamadılar diye Bunlar sizin çıkardığınız yasalara Bunlar uymuyorlar Evet görüyorsunuz Biliyorum Bunlar da biliyorlar Uymuyorlar Ama siz yine elinizi kaldırıyorsunuz Kendi vicdanınıza bu olayı sorgulamak zorundasınız Tarihin size yüklediği bir sorun var Bir görev var, kendi vicdanınızla. Ya arkadaş, kanun çıkardık ya, kanuna uyun. Kanuna uymam diyor. Niçin? Benim diyor, mecliste kurşun askerlerim var. Zaten ne dersem onlar ellerini kaldırırlar. Öyle mi? Aynen öyle. Değerli milletvekiller, oy verdiğiniz güzel. İkinci bir bütçe oluşturdular, Türkiye Varlık Fonu. Yani Türkiye'nin varlıklarının bir kısmı orada.
Ama sizin bilginiz var mı? Hayır. Siz denetliyor musunuz? Hayır. Milli iradenin tecelligahı olan bu meclisten et diyor mu? Hayır. Niçin? Madem ki varlık orada. Madem Türkiye Varlık Fonu orada. Neden? Nereye gidiyor bu paralar? Değerli arkadaşlarım.
177 milyar Denetlenmesi lazım Denetlenecek Yoksa raporları ben de okuyorum Denetlenmesi lazım Türkiye Büyük Millet Meclisi adına bütçe nasıl denetleniyorsa ikinci büyük bütçe bunun da denetlenmesi lazım 177 milyar liralık bir değer var orada. Rakam vereyim. Kısa badeli borçları neydi biliyor musunuz? 2017'de 26 milyar liraydı. 2019'da Türkiye Varlık Fonu'nun kısa badeli borçları ne oldu? 26 milyar liradan 951 milyar liraya çıktı. Hiç vicdanınıza sorguladınız mı ya? Nereye gidiyor bu para? Aldılar bu parayı borçlandılar da nereye gitti bu para?
Uzun vadeli borçlar 32 milyar liraydı 271 milyar liraya çıktı Hiç sorguladınız mı ya? Bu kadar fakir fukara var Pazar artıklarından beslenen aileler var Çöp konteynerlarından beslenen aileler var Nereye gidiyor bu para? Nereye gidiyor? Nereye gidiyor Allah aşkına? Nereye gidiyor? Akdeniz'de bir gemimizi bastılar Onlar açıklama yapmasa Avrupa Birliği'nin yetkilisi açıklama yapmasa gerçeği öğrenemeyeceğiz
Diyorlar ki Biz gemide arama yapacağız Türkiye Cumhuriyeti Devleti izin verir mi? 4 saat geçiyor cevap veren yok 4 saat Bunun üzerine Roma büyükelçisi 1 saat daha bekleyin diyor belki cevap alabiliriz 5. saat geçiyor gene cevap yok Niye yok? Çünkü kimse Erdoğan'a ulaşamadı Ya bu ülkenin Dışişleri Bakanı yok mu? Bu ülkenin kaç tane Dışişleri Bakanı var? İbrahim Kalın mı Dışişleri Bakanı? Hulusi Akar mı Dışişleri Bakanı? Yoksa Mevlüt Çavuşoğlu mu Dışişleri Bakanı? Kim Dışişleri Bakanı? 5 saat arkadaşlar Sonra ertesi gün bizim Dışişleri açıklama yapıyor. Efendim sabah böyle oldu 17.45'te yemeğe indiler. Kınadık. Siz de kınadınız. Hepimiz kınadık zaten. 5 saat ne oldu bu Türkiye'de? 5 saat.
Ne oldu? Hiç sordunuz mu? 5 saate ne oldu? Hiç endişeniz olmasın. Arı gibi çalışıyor bütün belediyelerimiz. Arı gibi çalışıyor. Söyledim. Hangi engeli çıkarırlarsa çıkarsınlar. Asla şikayet etmeyeceksiniz. Asla. vatandaşları arasında hiçbir ayrım yapmayacaksınız. Önce sizin ihmal ettiğiniz yoksul mahallelerden başlayacaksınız dedim. Onlara hizmet götüreceksiniz dedim. Engel yok ama halka hizmet sonuna kadar var dedim. Ve öyle yapıyorlar. Ve öyle yapıyorlar. Şu Ankara'yı ya Ankara'yı parsel parsel satan diyen siz değil miydiniz? Siz değil miydiniz?
Parsel parsel satan adama hesap sordunuz mu? Arkasında duruyorsunuz ya! Ankara'yı parsel parsel satan adamın arkasında duruyorsunuz ya! Nasıl olur ya bu? Nasıl olur bu ya? Hangi ahlak, hangi din, hangi iman ya? Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Milli Kurtuluş Savaşı'nı veren bir devlettir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne rüşvet alan kişinin büyük elçi olarak atanması yakışır mı ya? Yakışır mı ya?
iki kişi ya rüşvet aldı belli rüşvet aldı çikolata kutusu arında öbürünün de rüşvet belgesini mahkemedeki dosyadan çıkarıp açıkladım ya büyükelçi adalınız ya bayrağında arabasında Türk bayrağı taşıyacak bu adam Benim ağrıma gidiyor ya, sizin ağrınıza gitmiyor mu ya? Sizin ağrınıza gitmiyor mu ya? Sizin içinizden son derece değerli insanlar var bakın Eleştiriyorum ama son derece değerli insanlar var Türkiye'yi en iyi temsil edecek insanlar var Ya bu insanlar varken neden rüşvetçiler büyükelçi olarak atılıyor? Evet, iki önemli belediyenin açtığı davalar ve ardından Genel Başkan'ın yaptığı konuşmalardan acaba CHP 2021'de bir erken seçim mi öngörüyor ve onun hazırlıkları mı başlıyor sorusunu soralım ve bölümü noktalayalım. Çentopi'yi Podimedia ile birlikte hazırlıyoruz. Yeni bölümde görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.