
1.628 kelime · ~8 dk okuma
Sınav tarihleri konusunda da hassas bir çalışma yürüttük. Milli Eğitim Bakanlığımız ve YÖK'te yapılan hazırlıklar yanında pedagoglar, öğrenciler ve veliler birlikte yoğun istişareler gerçekleştirdik. Tüm bu çalışmalar sonunda sınavın asıl tarihine en yakın zamanda yapılmasının öğrencilerimiz için daha doğru, daha hayırlı olacağı görüşü ortaya çıktı. Bunun üzerine sınav tarihi ilk açıklanan tarihe en yakın zaman olan 27 ve 28 Haziran olarak belirlendi. Böylece yıllardır zaten ilk tarihe göre hazırlık yapan öğrencilerimizin gereksiz yere yaklaşık bir ay daha sınav stresi yaşamalarının önüne geçildi.
Sadece bununla kalmadık. Sınavdan sorumlu olunacak konuların azaltılmasından sınav süresinin uzatılmasına kadar gençlerimize pek çok ilave avantaj sağladık. İkinci aşama sınavdaki baraj puanlarını düşürerek daha çok gencimizin cazip bölümlere girebilmesini temin ettik. Bazılarının bu tarihin turizm sektörünü canlandırmak amacıyla belirlendiğini iddia etmesi tamamıyla spekülasyondur. Gençlerimizin geleceğinin böylesine basit bir tercihe kurban edileceğinin düşünülmesi dahi sağlıksız bir zihniyetin ifadesidir. Her birini kendi evlatlarımla eş gördüğüm tüm öğrencilerimize
Gençlerimize sınavda başarılar diliyor, her birinin gözlerinden öpüyorum. Sınavın sağlıklı ve huzurlu bir şekilde geçmesi için gerekli tüm tedbirler alınmıştır. Gençlerimizden yarın ve öbür gün sadece önlerindeki sorulara ve hedeflerine odaklanmalarını istiyorum. Bu açıklama Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın muhtarlar buluşmasındaki gibi Promptır'dan okuduğu bir açıklama değil. Erdoğan, Türkiye'nin 7 ilinden gençlerle YouTube'da buluştu. YKS tarihinin değişmesiyle ilgili sınava girecek gençleri anlaşılan ikna edemedi. 26 Haziran akşamı Türkiye dislike kalkışmasına sahne oldu. Bu eylemin detaylarına ve Z kuşağına bakacağız.
Covid-19 salgını pek çoğumuzun hayatını altüst etti. İşler aksadı, planlar ertelendi. Öğrenciler de Covid-19'un getirdiği belirsizlikten nasibini aldı. Sınav önce Temmuz'a ötelendi. YÖK Başkanı Yekta Saraç, 26 Mart 2020'de erteleme kararını şu şekilde duyurmuştu. Değerli basın mensupları, diğer bir önemli husus da YKS.
YKS'nin 25-26 Temmuz tarihlerinde yapılmasını karara bağladık. Bu kararı almamızdaki neden tedbirli olmak ve öğrencilerimizin daha salim ve dingin bir zihinle hazırlanarak bu imtihana girmesidir. ÖSYM ile bu takvimi birlikte sürdürüyoruz. Öğrencilerimiz ve ailelerimiz rahat olsun. Bu konudaki planlamalarımız tamamdır.
Ne var ki alınan kararın son karar olmadığı daha sonra anlaşıldı başka bir ani kararla. 4 Mayıs 2020'de YKS sınavı 27-28 Haziran tarihine çekildi. Sınava girecek gençler bu karardan hiç memnun kalmadı. Sınava hazırlık süreçlerinin ortasına Covid-19 salgını girdi. Belirsizlik, stres çalışmalarını etkiledi. Gençler sınavın ertelenmesi taleplerini Twitter kampanyalarıyla sık sık dile getirdiler ama bir sonuca ulaşamadılar.
Aynı zamanda öğretmen olan CHP'li Muharrem İnce, sınavın öne alınmasını en çok eleştiren isimlerden biri oldu. 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde üniversite sınavıyla seçim çakışmıştı. Ben o zaman bir öğretmen olarak uyardım. Dedim ki, bakın yani Tayyip Erdoğan, Muharrem İnce, Meral Akşener, Selahattin Demirtaş geçin bunları dedim. Bunlar mı önemli, ülkenin gençleri mi önemli? Ülkenin gençleri önemli.
Seçimin tarihini değiştirin, çocukların sınavıyla oynamayın dedim. Sınav tarihi, ben bir öğretmen olarak söylüyorum. Sınav tarihiyle oynamak, gençlere işkence yapmaktır. İşkence yapmaktır. Pedagoji okumuş birisi olarak söylüyorum. Önce sınavı ne dediler? 20-21 Haziran'da. Sonra dediler ki 25-26 Temmuz.
Aldık değiştirdik. Çocuk planlama yaptı dedi ki ben sınav 25-26 Temmuz'a kaydım. O zaman ben Nisan'da fizik çalışacağım. Nisan ayı boyunca fizik çalışacağım. Mayıs'ta matematikte kimya çalışacağım. Haziran'ını başka bir derse ayırdı. Temmuz'un dönemini başka bir derse ayırdı. Çocuk planlama yaptı. Sen o çocuğun planlamasını yok ediyorsun.
Bu süreçte en çok dillendirilen teorilerden bir tanesi, YKS'nin turizm sezonunu canlandırmak için öne alındığı oldu. Sınav Temmuz'da yapılırsa, sınavdan önce kimse tatile gitmeyecek. Bu sene yabancı turisti ağırlayamayan turizmciler, yerli turistten de mahrum kalacaktı. O nedenle iktidar ani bir kararla sınavı öne çekivermişti. Bu iddiayı dillendirenlerden biri CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya oldu. Gençlerimiz nefeslerini tuttular. YKS sınavını
öne alınıp alınmayacağı kaygısını kamuoyuyla tartışmaya başladılar. Çığlıklarını saray hükümetine duyurmak için her türlü yol ve yöntemi denediler. Çocuklarımız ise legese sınavının ileri bir tarihe ertelenmesi için korkularını, kaygılarını tüm kamuoyuyla paylaştılar. Beklenen gün geldi çattı. Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ekranların başına geçti.
LGS'nin 20 Haziran'da yapılacağını, YKS'nin ise 27-28 Haziran'da yapılacağını duyurdu ve geçti. Hiçbir gerekçe açıklamadı. Biz biliyoruz sizin gerekçenizi. Siz AVM'lerle okulları aynı ölçüde değerlendiriyorsunuz. Ama unutmayın, bizim çocuklarımız kobay değil, okullarımız da AVM değil.
Öfkeleri gitgide büyüyen gençleri sakinleştirme görevi, önce Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'ya düştü. Salgın hastalık söz konusu olduğunda 1 ay 2 ay sonrasını öngörmek çok zordur. Bunu yakın günlerde 1000'in altına çektiğimiz vaka sayısının tekrar 1500'lerin üstüne tırmandığı tablolardan da tahmin edebilirsiniz. Sınavın ertelenmesi durumunda risk bugünden çok daha büyük olabilirdi. Bugünkü gerekçeler yarın da büyüyebilir. Dünya Sağlık Örgütü'nün Eylül ayı için küresel ölçekte risk öngörüsünde bulunduğunu ise konuşmamın başında belirtmiştim. Bu durumda sınavın ne getireceği meçhul bir zamandansa şimdi yapılmasına ilgili kurullar tarafından karar verilmesi doğru görünmektedir.
Kısa bir ara sonrasında Z kuşağına bakacağız. Tüm bu sınav süreci Z kuşağının Türkiye'de siyasetin gündemine oturmasıyla aşağı yukarı aynı zamana denk geldi. Murat Gezici, Sözcü gazetesi için Z kuşağının kimler olduğunu betimleyen bir çalışma yaptı. Gezici araştırmanın bulduğu sonuçlara göre 1996 sonrası doğmuş olan bu gençler dijital bir dile sahipler.
%82'si farklı bir din ya da mezhepten biriyle evlenirim diyor. Yani farklılık bu gençler için bir mesele, bir olay değil. %28.5'i inançsız. %76'sı için demokrasi ve ifade özgürlüğü çok önemli. Bu kuşakla ilgili yapılan uluslararası araştırmalar, 16-24 yaş arası bu gençlerin kimlik haidiyetlerinin çok güçlü olmadığına, ahlak duygularının gelişmiş olduğuna ve iletişim bağımlısı olduklarına, özellikle 7-24, online olduklarına dikkat çekiyor. Z jenerasyonu ayrıca demografik olarak tarihin en büyük popülasyonu. 2017 senesinde yapılan bir araştırmaya göre dünya nüfusunun %27'sini oluşturuyorlar.
Ailelerin de işin içine katılmasıyla toplamda 600 milyar dolarlık bir satın alma gücünü temsil ediyorlar. Bu da markaların bu jenerasyonu anlatmaya çalışırken sadece iş gücüne dahil edebilmek için değil, fakat bir tüketici olarak kazanmaya çalıştıklarının önemli göstergesi. Z kuşağını Türkiye için önemli yapan 2023 seçimleri. 2023'te ilk kez oy kullanacak 7 milyon seçmen Z kuşağından. Tüm siyasi partilerin gözü Z kuşağı seçmenin üzerinde. İktidarda sürekli sosyal medyada olan bu gençleri yakalamanın en iyi yolunun dijitalden gitmek olduğunu düşünmüş olacak ki, Cumhurbaşkanı sınavdan tam bir gün önce YouTube yayını için kameraların karşısına geçti. Yayınla ilgili ilk acemilek yayına ilişkin hazırlık görüntülerinin yanlışlıkla yayınlanması ve sosyal medyada yayılması oldu.
Bak Murat, şu ciketin senin duruşu iyi değil. Biraz şey yap. Böyle mi duracaksın? Göbek çıksın. Şeye yaklaşabilirsin. Hasan sen anlıyor musun? Yayın özenle hazırlanmıştı. Buyurun. Van. Fatma Nur kızımızdayız. Bir kesinti var. Nedir bu?
Selamün aleyküm başkanım, nasılsınız? Aleyküm selam, sağ ol Fatmanur. Sen nasılsın bakalım? Ben de iyiyim, sağ olun. Bana selam. Gençlere Erdoğan'a sorular soruyor, Erdoğan da gülen yüzle anlatıyordu. Yayında Erdoğan bağlama çalan öğrencilere türkü söyleyerek bile eşlik etti. Şimdi sen şimdi rahmetli Bediü'den mi söyleyeceksin yoksa kazancı Bediü'den mi? Celal Güzelses'ten Fincan'ın Etrafı.
Fincanın etrafı, evet tamam. Dilekmek yapmışsın değil mi? Canım etrafı yeşil aman aman. Canım etrafı yeşil aman aman.
Ne var ki evdeki hesap çarşıya uymadı. YouTube yayını sırasında oymoyyok yorumları yağmaya başladı. Yorumlar artınca admin yayında yorumları kapattı. Bu sefer dijital eylem oymoyyok hashtagiyle Twitter'a taşındı. İş Twitter'la sırlı kalmadı. Cumhurbaşkanının gençlerle yayını bittikten sonra yayına dislike'lar yağmaya başladı. Son baktığımda yayında 82 bin like, 325 binden fazla dislike vardı. Bu gençlerin dislike eylemi olarak tarihe geçti. Dislike eylemi sonrası Yeni Şafak gazetesinin birçok şarkıcı ve YouTuber video rakamlarıyla oynuyor. 50 dolara 5 bin izlenmiş bir videonuzu milyonlarca görüntüleme alıp kendinizi star gibi hissedebilirsiniz. Videoların linkini siteye ekleyip dislike bombardımanına tutabilirsiniz şeklinde haberi dikkat çekti.
Z Generasyonu bir diğer protestoya da Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'a ait ETS Tour'un otel rezervasyon uygulamasına yaptı. Google Play Store'da ücretsiz uygulamalar içinde 9. sırada bulunan uygulamaya 16 binin üzerinde bir yıldız değerlendirmesi yapıldı ve olumsuz yorumlar yazıldı. İngilizce yazılan yorumlardan birkaçı şu şekilde. En kötü Türk uygulama. Öğrencilere değer vermiyorlar. Tek değer verdikleri şey para. Ben bu sebeple ETS turu kullanmayacağım. Çünkü Türk öğrencilerin yaşamı önemli. Umarım bunu bir gün öğreneceksiniz. Gerçekten turizm sektörü ve ekonominin geleceği olan gençlerden daha mı önemli? Daha fazla aşağılayıcı şeyler söylemek istemiyorum ama siz beni anladınız. Bu şirket yüzünden hayatımın en kötü tatiliydi. Elimde olsa sıfır vereceğim.
Evet, Z kuşağı böyle. Yani dijital bir jenerasyon, eylem biçimi de böyle dijital. Bu eylem iktidar tarafından şaşkınlıkla karşılandı. AKP Beylikdüzü İlçe Başkanı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Mücahid Birinci. Bu söz konusu dislike eyleminin Türkiye düşmanları tarafından yapıldığını söyledi. FETÖ'cü bot hesaplar tarafından yapılan bir saldırı bu dedi.
Birinci bir de sert konuştu, tehdit etti. Bunu yapanlar pişman olacak, o yol yol değil, sonunuz hep hüsran olacak dedi. Aslına bakacak olursanız bu eylem ilk değil, yani şöyle ilk değil, bunun bir benzerini biz Amerika Birleşik Devletleri'nde görmüştük. Amerika'da başkanlık seçimleri yaklaşıyor ve aynı zamanda Covid-19 salgını tüm hızıyla devam ediyor.
Fakat Donald Trump bu salgın ve salgına karşı alınan önlemlere rağmen başkanlık seçim mitinglerini start verdi. İlk miting Tulsa'da yapıldı. Miting için tüm biletler satılmıştı. Fakat gelin görün ki miting günü salonun sadece üçte biri doluydu. Ne oldu diye merak konusu oldu. Trump'ın ekibi demokratlar girişte eylem yapıyorlardı. Onun için bizim taraftarlarımız salona girmeye çekindi diye bir açıklama yaptı ama gerçek öyle değildi. Gerçek şöyleydi. K-pop fanı
Ve Elite TikTok kullanıcısı gençler, dijital platformlarda örgütlenmişler. Trump'ın bu meetingine ait biletleri kendileri satın almışlardı. Biletleri satın aldılar ama gitmediler. Amaçları o salonu boş bırakmaktı ve amaçlarına da ulaştılar. Kim bu K-popçular, Elite TikTokçular diye biraz araştırdın? K-pop biliyorsunuz, bu işte Güney Kore pop müziği. Değişik bir müzik türü. Bunun fanları var. Elite TikTokçular ise TikTok'taki bir grup diyelim. TikTok'u çok sık kullanan, çok etkin kullanan bir grup. Bu gruplar bir araya geldikleri zaman mesela diyelim ki alakasız bir videoyu birdenbire trend yapabiliyorlar. Alakasız bir caps'i birdenbire trend yapabiliyorlar. Dünya gündemine sokabiliyorlar. Örgütlenip bu şekilde beraber hareket edebiliyorlar.
Bugüne kadar sosyal medya üzerinde, dijital platformlarda bu gençlerin hep böyle eğlendiğini, dalga geçtiğini gördük. Fakat ilk kez böyle bir siyasi eyleme giriştiler ve Trump'ın meeting salonunu, meeting yaptığı salonu boş bıraktılar. Bu da dünyada ilk olarak tarihe geçti. Anlaşılan bu dönem işte böyle dijital eylemlere sık sık rastlayacağız ve bunları anlamaya çalışacağız.
Siyasiler de bu eylemleri, bu eylemcileri anlayıp anlaşılan ona göre siyaset üretmek zorunda kalacaklar." diyorum ve bu bölümü noktalıyorum. Yeni bir bölümde görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.