
1.696 kelime · ~8 dk okuma
Danimarka Kralı IV. Kristian, Danimarka'nın başkenti Kopenhag'ı surlarla çeviriyor. O dönemde tabii Kopenhag'ın merkezi Kristianshavn bölgesi 1617 senesinde buraya bir defans sistemi olarak surlar yaptırılıyor. Tabii bu surların etrafında çeşitli yerleşimler gelişiyor. Her ortaçağı Avrupa kentinde olduğu gibi. Bu bölge daha sonra Kuzey Savaşları, Dünya Savaşları sırasında askeri bölge olarak kullanılıyor.
Savaşlar bittikten sonra bu askeri bölgelere gerek kalmıyor ve askeri bölgeler boşaltılıyor 1767 senesinde. Sadece işte birkaç asker nöbet tutuyor bu baraka gibi yerlerde. 4 Eylül 1971'de ise çitler, tel örgüler bu bölgeyi koruyan çevrede yaşayan halk tarafından yıkılıyor ve bu kullanılmayan alanları işte çocuklar için oyun alanı olarak kullanmaya başlıyor halk. Gel zaman, git zaman, burada insanların aktiviteleri artıyor. Ve kısa bir süre sonra, 26 Eylül 1971'de bir Danimarkalı gazeteci, Jakob Ludwigsen, çıkardığı da bir gazete var kendisinin, Asıl Döküman ya da Asıl Gazete diye çevirebiliriz, bir gazetesi var. Orada diyor ki, bu Kristiania bölgesi artık açık bölge olsun.
''Burası böyle bir bölge, halka ait.'' diye böyle bir adlandırma yapıyor. Onun ardından hippiler, o dönemin ruhu, aktivistler bu bölgeye akın ediyorlar, bir merkez haline getiriyorlar ve bu bölgede komün hayatı başlıyor. Merhaba, ben Nevşin Mengü. Trend Topik Podcast'e 22. bölümüne hoş geldiniz. Merak etmeyin, konumuz tarih değil. Hani böyle Danimarka'da Danimarka Kralı deyince sanki böyle Shakespeare'in Hamlet'i... ...den bahsedeceğiz falan gibi düşünmüş olabilirsiniz. Değil, hayır. Güncel bir meseleye değineceğim ben. Bu bölümde Amerika Birleşik Devletleri'nde George Floyd'un öldürülmesi sonrasında devam eden eylemlerde... ...ülkenin kuzeybatısındaki Seattle şehrinde yaşanan... ...enteresan bir süreci ele alacağız.
Amerika Birleşik Devletleri'nde Black Lives Matter gösterilerinin en ateşli yaşandığı yerlerden bir tanesi Seattle kenti oldu. Polis ve göstericiler arasında ciddi çatışmalar yaşandı, gözyaşı bombaları havada uçuştu. Polis ve protestörler arasında Fakat Seattle'da başka bir şey yaşandı. Belediye başkanı Jenny Duncan bir süre sonra geri çekilin talimatını verdi polislere. Polisin tuttuğu yerleri, kullandıkları binaları boşaltması emrini verdi. Polis çekildi. Bunun üzerine eylemciler polisin bıraktığı barikatlarla kendilerine otonom bir bölge kurdular. Ve hatta Seattle polisinin kullandığı ve boşalttığı binanın adını değiştirdiler.
Evet, Seattle Polis Departmanı'nın adını Seattle People Departmanı olarak değiştirmiş durumdalar. Yani Seattle Halk Departmanı olarak çevirmek lazım bunu. Şu anda altı sokaklık bir alanın içinde polis yok. Eylemciler bu alanı kendi bölgeleri ilan ettiler. Bu bölgenin adı Capitol Hill Autonomous Zone, yani CHAS. CHAS diye böyle otonom bir bölge var şu anda Seattle'ın göbeğinde. Bu çerçilerin bir dizi talepleri var. Öncelikle polis teşkilatı lağvedilsin diyorlar. Geçmişte yaşanmış polisin orantısız güç kullandığı, insanların polis şiddeti nedeniyle yaşamını yitirdiği tüm olaylar yeniden incelensin istiyorlar. Polise ayrılan bütçe, bedava eğitim, bedava barınma hakkına ayrılsın diye talepleri var. Biraz daha böyle talepkar söyledikleri şeyler de var. Beyaz olmayan ve şu anda cezaevinde olan herkes yeniden yargılansın.
Jüri üyelerine de bu kez beyaz olmayan kişiler oluştursun istiyorlar. Yerel anti-suç sistemi kurmak isteyen topluluklar desteklensin istiyorlar. Yani kendi polisimizi kendimiz oluşturalım. Böyle istekleri var. Şimdi bu istekler bir yana bayağı enteresan bir sosyal deney ortamı var Çelz'de. Ne görüyoruz? Yer yer kurulmuş çadırlar var. Kimileri gece gündüz burada kalıyor artık. Çelzli bu kişiler yani. Burada yaşıyorlar.
Parklarda küçük küçük alanlar çevrilmiş. Burada tarım yapılıyor. Protestörler bu boşluğu doldurdu. Ve bu, günlerden beri yaptığınız şey budur. Şimdi, bu her şeyin başlangıcı olarak başladığına rağmen... ...şu an kesinlikle sakin. Aslında, bu protestörler arkamda görüyorsunuz. Ve aslında, kamerayı çevirelim Chris. Çünkü, gerçekten bir sokak festivali gibi. Orada yiyecekler servis ediyorlar. Yemekler fazla veriyorlar.
Burada yetiştirilen ürünleri kendi aralarında komün hayatı paylaşıyorlar, pişiriyorlar, yiyorlar. CNN muhabiri polisin çekilmesi sonrasında oldukça barışçıl biçimde göstericilerin ücretsiz yemek dağıttığını, medikal destek sağladığını, akşamları da canlı müzik ve film gösterimi olduğundan bahsediyor. Amerikan yerlilerinin geleneksel müziğe eşliğinde geleneksel Amerikan yerlisi törenleri sık sık yapılıyor. Tabii her şey böyle toz pembe mi? Değil her zaman. Chazz'da sık sık forumlar yapılıyor. Zaten böyle ana bir forum alanı var. Bu forumlardaki konuşmacılardan biri beyaz kişilerin alanda bulunan, beyaz olmayan kişilere 10'ar dolar vermesini istedi mesela. 10
dolar vermek istiyorum. Ne? gerekçesi beyazların hayatta daha avantajlı olması. Yani dedi ki, şu an burada bulunan beyaz kişiler, hepiniz çıkarın 10 dolarları, beyazı olmayanlara verin. Bu bölgede evleri bulunan insanlar var, bir kısmı için hayat durmuş durumda. Geçtiğimiz günlerde acı içinde haykıran bir adamın videosu kameralara yansıdı. Çez bölgesinde bir adam, arabasının anahtarları alınmış, arabasının anahtarlarını almak isteyen kişilerle arbede yaşamış, bu kişiler adamın telefonunu da çalmışlar.
Günün sonunda Chaz'de şu anda polis yok. Bölgede bulunan insanlar, daha doğrusu yani bölgeyi artık işgal etmiş mi diyeyim, bölgeyi işgal etmiş insanlar polise ihtiyacımız yok diyorlar ama bu tip hırsızlık ve yağma olaylarının olduğu da sosyal medyaya yansıyor. Chaz'in Bir Reddit sayfası da var. Reddit tabii Amerika Birleşik Devletleri'nde Türkiye'de olduğundan daha çok kullanılan bir sosyal medya mecrası. Reddit'teki bir başka yazışma epey tartışma konusu oldu. Chels'de eşyaları çalındığını söyleyen bir kişi, işte yazmış uzun uzun, Chels bölgesinde eşyalarım çalındı, bundan dolayı mağdur oldum, çok üzgünüm diye, bu kişiye Chels sorumlusu cevap veriyor.
Ve diyor ki, belki de eşyalarınızı alan kişinin bu eşyalara sizden daha çok ihtiyacı vardı. Bunu lütfen daha önceden planlanmamış bir bağış olarak görün, diyor. Bölgeye bariyerlerle çevrili durumda. Bariyerlerin başında da telsiz taşıyan kişiler var. Bu kişiler aslında hemen herkesi içeri alıyorlar. Zaman zaman Trump taraftarları da bölgeye girdi. Ellerinde Amerikan bayraklarıyla, büyük Amerikan bayraklarıyla işte bölgeye girip Trump yanlısı sloganlar atan kişiler oldu.
Genellikle bu kişiler hemen dışarı çıkartılıyorlar ama işte saldırıya uğrayanları da oldu. Provokasyona da açık çok hassas bir durum var ortada. Tabi bu durum Trump'ı rahatsız ediyor. Aslına bakacak olursanız Trump'a destek veren seçmenleri de rahatsız ediyor. Dolayısıyla bu çelzin sonunun ne olacağı çok önemli. Şu aşamada baktığımız zaman ''Aa işte Trump bu olayla baş edemedi, oy oranı düşüyor.'' diyoruz ama
Bu rüzgar çok kolay tersine de dönebilir. Trump Seattle Belediye Başkanı'nı eleştiriyor. Diyor ki yani bu sen nasıl belediye başkanısın? Şehrinde hukuksuzluk, kanunsuzluk almış yürümüş durumda kendi sokaklarını koruyamıyorsun. Aşırı solcu anarşist militanlara burayı teslim ettin diyor. Belediye Başkanı Jenny Duncan'sa Trump'a açık açık sen kendi işine bak dedi.
Sen doğruları söylemiyorsun. Burada halk protesto hakkını gerçekleştiriyor. Bu insanların hakkıdır. Bu senin işin değil. Sen kendi işine bak. Amerika Birleşik Devletleri koronavirüsle ciddi mücadele edemedi. Sen git bununla uğraş, diyor. Senin problemini sorgulayabilmek kolay olurdu eğer güçlüydün ve zayıflıydın. Senin cevabın, yardım istiyor musun? Bunker'a geri dön. Zavallı sözler. Bak, son defa seninle konuştuklarında pandemi hakkında konuştuk.
Ve ben sadece bir pozitif şey için yorulmaktayım. Büyük ihtimalle, bu çatışma ve bu çatışma hakkında, şimdilik sistemi racizmi aracılığında. Biz, Amerika'yı birleştirmek, iyileştirmek, ve coronavirus durumunda iyileştirmek, gerçekten iyileştirmek, bana, mühendisliğe ihtiyaç duyduğum test yeteneğini vermek, tıpkı tıpkı tıpkı tıpkı tıpkı tıpkı tıpkı tıpkı tıpkı tıpkı tıpkı tıpkı tıpkı tıpkı tıpkı tıpkı tıpkı Nöbetçilerim ve ateşçilerim için PPE'yi istiyorum. Onlar için dünyayı arıyorum, tesit yapmak ve insanlara yardım etmek için. Bu yüzden, Amerika'ya iyi yapmak istiyorsanız, Amerika'ya iyi yapmaya başlayın.
Belediye Başkanı'nın bir isteği var, diyor ki bize yeterli sayıda aşı kiti, ilaç desteği lazım. Covid-19 için aşının bir an önce bulunması lazım, diyor. Seattle Belediye Başkanı ve ırkçılık konusunda da somut adımlar atılması gerektiğinin altını çiziyor. Cez ne olacak? Polis asla müdahale etmeyecek mi? Burada yaşayan insanlar ne olacak? Kısa bir ara verelim, sonrasında girişte bahsettiğimiz hikayeye geri döneceğiz.
Evet, gelelim Danimarka'ya. Şimdi Çez acaba Christiania gibi olur mu? Christiania şu anda Danimarka'nın hala en çok ziyaret edilen dördüncü turistik bölgesi. Girişte bahsetmiştik. Gazeteci Jacob Ludwigsen, onun bildirdiğini kısaca hatırlarsak, Ludwigsen, Christiania'yı böyle kendini yeten bağımsız bir bölgeye
olarak ilan etmişti. Bir hippie ruhuyla hakikaten böyle bir bölgede oluşturuldu. 1971'de müthiş bir hippie hareketi başladı ve Christiania böyle bağımsız bir bölge oldu. Resmi olmayan bir marşı bile var Christiania'nın o da şöyle bir şey.
Kıvılcımla düştüklerinin kanı. Her yeri yıkanırlar. Onların aynı askerleri. Onlar gelip yardım edecekler. Onlar kendilerini
görmek zorundalar. Neşe sarkıyor 2004 yılına kadar bölgede marijuana serbestti. Zaten bölge özellikle işte artık hayatla baş edemeyen, bağımlılıkla baş edemeyen uyuşturucu bağımlılarına kapısını açıyordu. Bu kişilere yardımcı olmak istiyordu buradaki insanlar. Gay aktivizminin desteklendiği bir gay house var Kristianya'da. Ülkede meşhur olan ve oyunlara sergilenen bir tiyatro grubu var. Para yoktu. Christian ya da her şey Barter'la alınıp veriliyordu. Bu arada tabii burada bayağı ciddi ciddi böyle bir yönetim de var. Yani kendi şehir konseyi var, kendi yönetmelikleri var. Kendi kararlarını alıyorlar. Bayağı böyle Danimarka'nın içerisinde Kopenhagen.
göbeğinde bir özerk bölge, yani böyle bir hippie özerk bölgesi. Öyle düşünün. Tabii şimdi artık geçmiş zaman kullanıyorum. Çünkü 2004 yılında işler değişti. Sağcı hükümet, Christiania'yı Danimarka'nın bir parçası ilan etti. Buna da tabii yol açan olaylar silsilesi oldu. Şimdi 1970'lerde kuruldu. Çok güzel. Orada bir komün ruhu var, dayanışma var. İnsanlar birbirlerine yardımcı oluyorlar falan. Ama tabii Marihuana serbest o zamanlar.
Uyuşturucu ticareti işin içine girdi. Zaman zaman bölgede çatışmalar çıktı. Hatta bir kez el bombalı bir saldırı oldu bölgede. 22 yaşında bir genç çenesini kaybetti. Bir sefer bir bisiklet çetesi. Tabii bisiklet çetesi olur mu diyeceksiniz. İşte Danimarka çeteleri de böyle yani bisikletli oluyor. Bir bisiklet çetesi. Basıyor bu bölgeyi. Uyuşturucu pazarını ele geçiriyor. Böyle mafya savaşı gibi bu sefer de hani böyle bir tür komün çete savaşları yaşanıyor. Sonra tabii işte Christiania yavaş yavaş açılmaya başlıyor ve polis girmeye başlıyor Christiania'ya.
Şu anda her türlü uyuşturucu Cristianya'da yasak. Bunun da altını çizeyim. 2004 yılına kadar da sadece marihuana serbestti. Sentetik uyuşturucular işte LSD'sidir, kokainidir. Bunlar yasaktı Cristianya'da zaten. Şimdi her türlü uyuşturucu yasak ama el altından satışlar olduğu çok söyleniyor.
Bölge şu anda böyle hakikaten bir turistik atraksiyon noktası daha ziyade. Çehresi de zaman içerisinde değişmiş durumda ama hala kendi kuralları var. Mesela koşmak yasak. Koşulunca insanlar birden panik olabiliyorlarmış, ne oluyor diye. Fotoğraf çekmek yasak, insanlar rahatsız olabilir diye. Arabayla girilemiyor dolayısıyla. Ama tabii bu Kristianya'ya böyle çok kolay. Metroyla, otobüsle ulaşabilirsiniz yani.
Yakınına kadar metro gidiyor, otobüs gidiyor. Orada inip Christiania içerisinde yürüyebilirsiniz. Tabii şimdi içeri girildiğinde sizi kafeler ve restoranlar karşılıyor daha ziyade. Christiania hediyelik eşyası satan yerler var. İşte Christiania tişörtü de.
kahve magıdır falan, böyle şeyler var. Yani bir hippie hayalinin, kapitalizmin bir ürününe dönüştüğünü görüyoruz Christiania'da. Charles ne olacak? Charles böyle kalacak mı? Amerika'da federal hükümet bir aksiyon alacak mı? Veya Seattle'ın bağlı olduğu Washington eyaletinde bir strateji belirlenip mi harekete geçilecek? Charles, Christiania gibi bağımsız bir bölge mi olacak? Olursa... İşte bu bölgedeki zaman zaman gelen yağmağı, hırsızlık olayları engellenebilecek mi? Enteresan. Dinlediğiniz için teşekkür ederiz. Tren Topik'i Pol B Media ile birlikte hazırlıyoruz. Yeni bölümde görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.