Podcast

71 - Kanalıma Hoş Geldiniz: 8 Passengers

Karanlık Dosyalar

2 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Ruby Franke, YouTube'taki 8 Passengers kanalında ebeveynlik tavsiyeleri veriyordu. Ancak tarzı epey farklıydı...

Sunan: Sezgi Aksu
Hazırlayan: Sezgi Aksu
Ses Tasarımı ve Kurgu: Tolgacan Bozca
Yapımcı: Podbee Media

Canlandırmalar:
Ruby Franke: Gülşah Dim
Öğretmen: Hazal Beril Çam



Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

1.798 kelime · ~9 dk okuma

Merhaba arkadaşlar, kanalıma hoş geldiniz. Bugün sizlerle doğru bebeğin inceliklerini konuşacağız. Ama başlamadan önce şunu söyleyeyim. Öyle çocuğunuzu şımartmak, böyle her istediğini vermek... ...onu yapabileceğiniz en büyük kötülüklerden bir tanesi. Çünkü bir çocuk hiçbir zaman koşulsuz sevgiyi hak etmez. Ben Sezgi Aksu. Burası Karanlık Dosyalar.

Biraz hasta olduğum için sesimden dolayı lütfen kusura bakmayın. Bugün sizlere son zamanlarda inanılmaz popüler olmuş ve ülkemizde bile manşetlerde yer bulan 8 Passengers YouTube kanalı olaylarından bahsedeceğim. Ne dersiniz? Hazırsanız davamıza geçelim mi?

Çektiği videolar ve çocuklarını yetiştirme tarzıyla defalarca tartışmalara konu olmuş anne influencer Ruby Frank'in 12 yaşındaki oğlu Chad 30 Ağustos 2023'de Bodrum katının penceresinden dışarı çıkıp komşularının evine koştu. Nefes nefese kalmasına rağmen telaşla ve ısrarla kapıya vuruyor, zile basıyordu. Kapıyı açan komşularıysa çocuğu gördüklerinde şaşkına dönmüşlerdi. Çünkü karşılarındaki çocuk hem YouTube'da hem de dışarıda gördükleri, tanıdıkları o çocuktan çok uzaktı. Aşırı derecede zayıflamış, adeta bir deri bir kemik kalmıştı. Halinden günlerdir aç ve uykusuz kaldığı belliydi. Ancak buna rağmen telaşla onların kapısına gelmesinin sebebi açıktı. Yardım istiyordu.

Transkriptin tamamını oku

Komşuları yalvararak onlardan yiyecek ve su istedi. Komşular hemen onu içeri alıp mutfakta yiyecek bir şeyler hazırladılar. Ancak o sırada çok daha korkunç bir şeyi fark ettiler. Çocuğun ayak bileklerine kolibandı yapıştırılmıştı. Ayrıca yine bileklerindeki ip kesikleri de açıkça görülüyordu. Gördükleri karşısında son derece endişelenen komşular hemen 911'i aradılar.

Bu çocuğu bu hale getiren her kimse cezasını çekmeliydi. Komşular bunun sorumlusunun anneleri olduğundan emindi. Anne Ruby Frank mahalle sakinleri tarafından sevilen biri değildi. İnternette paylaştığı videolar komşuları tarafından uygunsuz bulunurdu. Zaten bir süredir çocuklarının durumundan endişeliydiler.

Hatta bu sebepler Ruby'i daha önce defalarca polise ihbar etmiş olsalar da bunların hiçbirinden bir sonuç çıkmamıştı. Bu seferki ihbardan sonra polis olay yerine vardığında 12 yaşındaki Chad'le beraber yetersiz beslendiği görülen 10 yaşında başka bir çocukla daha karşılaştılar. Her iki çocuk da hemen tıbbi müdahale için St. George Bölge Hastanesi'ne götürüldü.

Doktorlar da bu çocukların ciddi derecede yetersiz beslenmeden muzdarip olduklarını doğruladı. Ayrıca halatlarla bağlandıkları, vücutlarındaki izler ve derin yırtılmalardan da belli oluyordu. Doktorların yaptığı bu korkunç tespitler, Rubin'in çocuklarının sağlığı ve güvenliğini ciddi derecede tehlikeye attığını ortaya koyuyordu. Nihayetinde, Ruby Frank ve birlikte ebeveynlik ve çocuk ilişkileri hakkında podcast programı yaptığı ortağı Jodie Hildebrand tutuklandı. Peki, Ruby Frank kimdi? Milyonların takip ettiği o meşhur evin içinde gerçekte neler yaşanmıştı? Ruby Frank, yutahlı bir anneydi. İnternette, çocuklar koşulsuz sevgiyi hak etmez gibi görüşleriyle tartışmalar yaratan biriydi.

2015'te eşi ve 6 çocuğuyla birlikte büyük bir ailede günlük hayatın nasıl yaşandığını anlatan vloglar çekmek için 8 Passengers yani 8 Yolcu adlı YouTube kanalını kurdu. Kanal kısa sürede viral olmuştu. Hatta bir noktadan sonra 2,5 milyondan fazla aboneye ulaştı. Rubin'in tartışma yaratan görüşlerine rağmen kanal, insanlar tarafından ilgi görmüştü.

Ruby, YouTube kanalına ek olarak işi ortağı Jodie Hildebrandt'la İdeal Ebeveynlik üzerine podcastler de yapıyordu. Bu podcast kanalında Ruby, mental yaşam koçu, Jodie ise mental sağlık danışmanı olarak dinleyicilere tavsiyeler veriyordu. Bu 8 üyeli aile kanalı ilgilerin odağındayken, Ruby de aykırı fikirleri nedeniyle sık sık manşetlere konu olmuştu. Videolarında çocuklarını cezalandırmaktan zevk aldığını izleyicilerine gururla gösterirdi. Birileri bu kadının korkunç bir şeyler yaptığını hissetmiş olsa da ne yazık ki gerçek herkesin hayal ettiğinden çok daha karanlıktı. Ruby, oğlunun komşuya sığınmasının hemen ardından YouTube kanalını sildi. Muhtemelen 8 Passengers'a koyduğu videolarda çocuklarına uyguladığı istismarı belgelediğini fark etmişti.

ve bu videoların aleyhinde kanıt olarak kullanılabileceğini düşünerek kanalı kapatmaya karar verdi. Ancak kanalı kapattıktan sonra ortağı Jodie Hildebrandt'la birlikte hayat tavsiyeleri vermeye devam etmişti. Ortağı Hildebrandt ise ruh sağlığı eğitmeni olduğunu iddia eden biriydi. Ve kendisinin de Connections adında bir YouTube kanalı vardı. Tutuklamalardan sonra o kanal da tabii ki silindi. Ancak bunlar yeterli olmamıştı.

Ruby'nin çocuklarına resmen çöp gibi davrandığı kesitlerin bulunduğu birçok video yavaş yavaş tekrar ortaya çıkmaya başladı. Ruby Frank'in tüm dünyanın görmesi için çocuklarına kameraların önünde yaptığı korkunç şeylerden sadece birkaçı bile akıllara durgunluk verecek cinstendi. Bu videolarda Ruby birçok kez çocuklarını yemek yemelerine izin vermeyerek cezalandırmıştı. Bu cezalar ve tehditler bazen küçük oğlunun, Ruby'nin istemediği oyunları oynaması kadar basit davranışlardan bile kaynaklanırdı. Zavallı çocukların ceza alması için ciddi bir şey yapmalarına dahi gerek yoktu. Hatta bir vlogunda Ruby şunları söylemişti. Bunu söylemekten bile çekiniyorum çünkü kulağa zalimce gelecek biliyorum ama evet çocuklara ev işlerinizi bitirene kadar kahvaltı yapmanıza bile izin vermeyeceğim dedim. Bunu söyledim.

Üstelik Ruby'nin akıl almaz tek cezası bu da değildi. Ruby, Covid döneminde temizliğe en dikkat etmemiz gereken o zamanlarda evdeki tüm tuvalet kağıtlarını kendi odasında depoluyordu. Çocuklar yaptıkları ev işi kadar tuvalet kağıdı alabiliyorlardı. Yani tuvalet kağıdını kullanabilmeleri için önce hak etmeleri gerekiyordu.

Ruby yine çocuklarına karşı duyarsızlığı nedeniyle viral olan başka bir videoda izleyicilerine 6 yaşındaki çocuğunun öğretmeninden bir mesaj aldığını söylemişti. Eve'nin yanında yiyecek hiçbir şeyi yok onun için öğle yemeği getirecek misiniz? Öğle yemeğini hazırlama Eve'nin kendi sorumluluğu. Unuttuysa da aç kalması doğal bir sonuç. Lütfen kimse buna müdahale etmesin. Eve yemek teklif etmeyin. Bu konuşma üzerine Eve eve aç geldiğinde Ruby ona yemek hazırlamaması ve aç kalmasının kendisini çok üzdüğünü söyledi. Çocuklarına böyle bir yerden duygusal şiddet de uyguluyordu.

Aslında Rubin'in videolarından her şey açıkça görülmekteydi. Ceza olarak yiyecek verilmemesi onun evinde olağan bir şeydi. Ancak bu son derece tehlikeli bir cezaydı ve yeme bozukluklarına yol açabiliyordu. Fakat bu durum Rubin'in umurunda bile değildi. O otoriter ve cezalandırmayı seven bir anneydi. Şimdi kısa bir ara veriyoruz. Ardından hemen davamıza geri döneceğiz.

8 Passengers izleyicileri, Ruby'nin o zamanlar 14 yaşında olan oğlunun bir süredir kanalda olmadığını fark ettiler. Takipçileri çocuğun nerede olduğunu sormaya başlayınca, Ruby ve kocası yayınladıkları bir vlogta oğullarını vahşi bir doğa kampı ve davranış programına gönderdiklerini itiraf ettiler. Söylediklerine göre, çocuklarını 12 hafta boyunca Arizona dağlarında yaşamaya gönderme kararını almalarına tek bir şey sebep olmamıştı. Ruby'e göre oğullarının belirli bir olgunluğa gelebilmesi için becerilerini geliştirmeye ihtiyacı vardı ve onu bu yüzden kampa göndermişlerdi. Oğullarını gönderdikleri bu programın adı Anasazi Vakfı Vahşi Yaşam Terapisi'ydi. Bu kampa daha önce de gitmiş ya da gönderilmiş başka kişiler internette yaşadıkları deneyimin duygusal ve fiziksel istismarla dolu olduğunu ifade etmişti.

Bu vahşi doğa kampının insanlık dışı olduğunu, oraya gönderilen gençlerin ve çocukların daha da yalnızlaştığını iddia ediyorlardı. Hatta onlara, gelecekte üzerinde çalışmak zorunda kalacakları ek bir travma yaşattığı düşünülüyordu. Anlaşılan, Ruby'nin ergenlik çağındaki oğlunun rahatlığı onun için pek önemli değildi. Zaten o evde yaşamak, vahşi doğada hayatta kalmaya çalışmaktan pek de farklı sayılmazdı.

Bir gün Chad küçük kardeşine Disney'e gideceklerini söyleyerek şaka yapmıştı. Bunu duyan Ruby öfkeyle doldu. Ve Chad'i 7 ay boyunca odasına girmesini yasaklayarak cezalandırdı. Ve onu bir armut koltuk üzerinde uyumaya zorladı.

Annesinin bir vlogunda Chad izleyicilere 7 aydır armut koltukta uyuduğunu ve odasını kendisine 2 hafta önce geri verdiklerini söyledi. Ruby ise Chad'in söylediklerinden rahatsız olmuş olsa da bunları inkar etme gereği bile duymadı. Ruby'nin çocuklarına uyguladığı şiddetin seviyesi her geçen gün artıyor ve bunları düzenli olarak yayınlamaya devam ediyordu. Bir videoda Ruby, Eve'in yatağını ıslattığında onu banyo zemininde uyumaya zorladıklarından bahsetti. Çocuğunun iyiliğini düşünen bir anne sadece çarşafları değiştirir ve çocuğunu tekrar yatağına yatırırdı. Öyle değil mi? Sonuçta bu kadar küçük bir çocuğun kazara yatağını ıslatması olağan bir şeydi. Ancak Ruby, sevgi dolu bir ebeveyn değil, savunmasız bir çocuğa işkence etmekten zevk alan bir cani gibiydi.

asla onlara tolerans göstermiyordu. Eight Passengers'ın viral anlarından bir başkasında da, Ruby ve kocası, en küçük iki çocuklarının bencilce davranışlar sergilediğini söylüyordu. Bu yüzden Noel'de hiçbir şey almayarak onları cezalandırmaya karar vermişlerdi. Küçük kardeşler, abi ve ablalarının hediyeleri açmasını izlediler. Bu sırada Ruby, ikisine sınırlar ve pişmanlıklar hakkında bir konuşma yaptı.

pişman olmamak için sınırlarını bilmeleri gerektiğine dair bir vaaz veriyordu. Hatta Ruby bu önlemleri almaya karar vermeden önce çocukları okuldan alıp yerleri temizlemeleri için evde tuttuğunu ancak bunun etkili bir ceza olmadığını bile itiraf etmişti. Ruby ve kocası bu videolarında kendileriyle gurur duyuyor gibiydiler. Ruby'nin istismarcı ebeveynlik tarzı internette derinlemesine tartışılmıştı. Hatta durumun ne kadar kötüye gittiğine dair haberler çıkmaya başladığında birçok insan büyük bir şoka uğramıştı. Frank'in en büyük çocuğu Sherry, üniversiteye girdikten sonra ailesinden ayrı yaşamaya başladı. Sherry bu kararı kendi ruh sağlığı açısından vermişti. 8 Passengers kanalını bilen birçok kişi onun iyileşme sürecinde bu kadar büyük bir adım attığını görmekten son derece mutluluk duyuyordu.

30 Ağustos 2023 günü, YouTuber anne ve ortağının çocuklara işkenceleri son buldu. Chad'in evden kaçmayı başarması ve komşularının ihbarıyla Ruby ve Jodie'nin tutuklanmasının ardından Sherry, Instagram hikayesinde polisin bir fotoğrafını nihayet mesajıyla paylaşmıştı. 12 yaşındaki çocuğun cesareti, yıllardır süren esaretin son bulmasını sağlamıştı. Ruby ve Jodie'nin tutuklanması için tüm deliller yeterli olmuştu. Daha sonra da Sherry kardeşlerinin artık güvende olduğunu, yıllardır çocuk koruma sistemini ve polisi bu durumdan haberdar etmeye çalıştığını ancak bu konuda hiçbir şey yapılmadığını söyledi. Komşular bir süredir Ruby'nin paylaşım yapmayı bıraktığını, pencerelerin üzerine kağıtlar bantladığını ve çocukların haftalarca evde yalnız kaldığını da fark etmişlerdi.

Sonrasında polise ve çocuk koruma sistemine de birçok rapor sunmuşlardı. Ama kimse bir şey yapmamıştı. Bu olanlar inanılır gibi değildi. Jodie tutuklandıktan sonra polise çocukların asla başka çocuklarının yanına, sığınma evine gönderilmemesi gerektiğini söyledi. Hala çocuklar üzerinde hakimiyet kurabileceğine inanıyordu. Ama artık çocuklar güvendeydi. Onun ya da Ruby'nin denetiminde değildiler.

Ruby ise tutuklanmasından birkaç gün sonra sığınma evi davasına katılmak üzere mahkemeye çıktı. Bu duruşmanın amacı çocuklarının güvenli bir ortamda bir arada tutulmasını sağlamaktı. Bunun için Ruby'nin de ifadesine ihtiyaç vardı. Peki Ruby mahkemede ne yaptı dersiniz? Pencereden kaçıp komşulardan yardım isteyen 12 yaşındaki oğlu Chad'i suçladı.

tutuklanmasına sebep olduğu ve onun otoritesini yıkıp başkalarına sığındığı için ona öyle öfkeliydi ki Chad'in diğer kardeşlerini istismar ettiğini söyledi. Kendi yaptıklarını kabul etmeyip 12 yaşındaki küçük bir çocuğa iftira atmayı seçti. Chad kardeşlerine yönelik cinsel şiddet eylemleri gösterdiği için onu bağlayıp aç bıraktığını iddia etti. Üstelik kendi çocuk yetiştirme tarzını da savunmaya devam etti.

Ben kötü bir şey yapmadım ki. Çocuklarınızı koşulsuz sevmeyin dedim. Ne var bunda? İnsanlar kendi çocuklarını eğitemiyor, sonra sinirini benden çıkarıyor. Herkes önce kendine bakacak. Duruşmalara dair bildiğimiz çok az detay olsa da, Jodie ve Ruby'nin çocuk istismarı dahil olmak üzere altı ayrı suçtan tutuklu yargılandığını biliyoruz.

Hem Jodie hem de Ruby birden fazla fiziksel yaralama ve işkence, yaşamı tehlikeye atan açlık veya yetersiz beslenme, ciddi duygusal zarara neden olma gibi sebeplerle suçlanıyorlar. Dava sürecinde Ruby'nin dört küçük çocuğu çocuk koruma sisteminin bakımına bırakıldı. Dava henüz sonuçlanmadı. Evin içinde sürekli kameralar olmasına rağmen bu istismarın bu kadar uzun süre devam ettiğini düşünmek dehşet verici değil mi?

Ruby Frank sekiz yıl boyunca çocuklarını istismar etti. Ve sonunda zavallı Chad cesur bir seçim yaparak pencereden dışarı çıkıp yardım istemek zorunda kaldı. Her şey herkesin gözü önünde yaşanmış ve Ruby birçok kez şikayet edilmiş olmasına rağmen bütün bunların yaşanmaya devam etmesi ve ilgili kurumların müdahale etmemiş olması çok utanç verici. Umuyorum ki çocuklar ihtiyaçları olan tedavi ve terapileri alabilirler.

Bundan sonraki hayatları da sıcacık, sağlıklı ve huzurlu bir aile ortamında geçer. Evet, yaşadıklarını unutmaları belki hiç mümkün olmayacak. Ama en azından bunların üstesinden gelip artık ailelerinin hayatlarını kontrol etmesine izin vermemeleri bu davayı bilen çoğu insanın en büyük temennisi. Evet, bu haftanın karanlık dosyasının sonuna geldik. Bir sonraki karanlık dosyada görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)