
1.540 kelime · ~8 dk okuma
Hadi, Pegasus'ta görülecek daha çok yer, gezilecek daha nice rotalar var. 150'den fazla şehirde maviliklere dalmak, doğayla baş başa kalmak, farklı kültürlerin izini sürmek, uygun fiyatlarla uzakları yakın etmek var. Herkes hadi deyince gidebilsin diye 20 yıldır Pegasus seni hayallerine ulaştırmak için var. O zaman hadi, Pegasus'la... Peki, şimdi nereye?
Alo, Kayıp Eşya Bürosu, buyurun. Bir saniye, aktarıyorum. Herkese merhaba, hello, bonjour! Kayıp Eşya Bürosu'na hoş geldiniz!
Evet! Yılın bitmesine sayılı günler kaldı. Hatta bunu siz dinlediğinizde... Bitmiş mi olacak acaba ya? Ne zaman? 30-31... Gerçekten evet, bu akşam bitiyor. Çok iyi. Sabah akşam sürekli bunu düşünmem normal değil çünkü bence. 31 Aralı bir ocağa bağlamadan ve 2024'ün kurdelesini ellerimle kesmeden... ...asla rahat etmeyeceğim gibi bir durumda buldum kendimi son birkaç gündür. Gerçekten ben de şaşkınım.
Eşin, dostun, hısım akrabanın üzerime kürekle astroloji yorumu atmasının da etkisi var tabii ki. Oğlak burçları bu sene sizin seneniz. İş, güç, para, başarı, ışıltı, parıltı, zangırtı ne varsa sizlerin. Ocak ayını bekleyin. Ocak ayı mucize. Yıllardır süren çiğiniz bitti, gözünüz aydın. Diyen onlarca astrolog dinledim. Hepsi etrafımda el ele tutuşmuş. Bana 2024 müjdeliyorlar rüyalarımda artık. Yani bir kere her şeyden önce hadi inşallah. Bana bir şey demek düşmez. Satürn ile Pluton kendi aralarında anlaşmış. Birlikte 10. eve çıkma kararı almışlar. Bize de bu karara saygı duymak düşer. Verdim gitti. Bütün geleceğimi önümüzdeki 2024'ü verdim gitti. Şu an ben bu kaydı alırken yeni yıla 4-5 gün kalmış durumda ve zaman yaklaştıkça beklemek, sabretmek, sakin kalmak
daha da, daha da zorlaşıyor. Yani mesela buzdolabını açtınız, dibinde iki parmak süt kalmış süt kutusuyla göz göze geldiniz. Diyelim ki, o hissi bir hatırlayın, bir çağırın o hissi. Bir göz göze geldin, iki göz göze geldin. Bir noktada eeh deyip çöpe atmaz mısınız o süt kutusunu?
Atarsınız. İşte o süt kutusu sendin aşkım 2023. İnanın çok direndim. İyi hissetmemek, umutlanmamak, hayal kurmamak, yeni yıl kararları almamak için çok ama çok direndim. Bir uzun günleri akışına bırak ya dedim Özgem. Bugüne kadar sen yeni yıl kararı aldın da ne oldu? Bugüne kadar bunca karar senle... Sen, 3 milyar, 750 milyon, sen, milyar, sen karar almasın. Sen bu kararları ne yaptın?
Evde, evde kaygılar açtır. Sen harekete geçmiyorsun. Yaşam sevincim bitiyor. Sen bana geliyorsun, ne diyorsun, biliyorsun. Senin dinini, imanını, Allah'ını, kitabını... Off. Sana da iyi seneler be, Melek Subaşı. Neyse, velhasıl kelam, güçlü kalamadım ve kendimi oturduğum yerde hayaller kurarken buldum.
Madem dedim bomba gibi, fişek gibi bir sene olacakmış, tüm oğlaklar, yaylar, akrep, terazi, koçlar, ikizlerlerler, boğalar ve aslanlar, başaklar, yengeç, kova ve balıklar için, hadi dedim, şöyle bir elimin ucuyla tamam dedim, kurayım, hayal kurayım, ne yapayım artık dedim, hadi tamam. Ne zamandır aşkoluk kuşkoluk menüsünde gördüğüm ama hiç denemediğim bir şey vardı. Vision board diyorlar. Vision yani vizyon.
Nasıl açıklayıcı oldu mu? Görme, görüş, bakış, tasavvur, imgelen, düş diye de uzuyor. Board da yani bildiğimiz işte tahta. Kereste, levha, hah bu. Çoğu yerde bunu hayal panosu olarak çevirmişler ama ben düş kerestesi olarak çevirmeye uygun gördüm. Umarım sizin için de uygundur. Kendime en yakın o gibi geldi. Bilmiyorum, büroya da bir yakıştırdım düş kerestesi.
Düş kerestesi nedir, ne işe yarar? Hızlıca bir bakayım hemen. Evet. Şimdi, kafamızda döndürüp durduğumuz hayalleri, hedefleri, ay hadi inşallahları görsel olarak buldurtup, bir kereste üzerine kolaj olarak iz düşürmemiz olarak özetleyebiliriz. Böyle bir fiil var mı bilmiyorum ama artık var. İz düşür. İz düşüm. İz düşüreceğiz. İz düşürenler unutulmaz diyelim. Vega konserine de nasıl gidemedim ya? Neyse dur bunlar işte hep seneyenin kerestesine vizyon olacak.
Biz bu kerastese baktıkça beynimizi katakulliye getiriyormuşuz, bürosunun gülleri. Bunun çalışma prensibi bu. Bunlar sanki olmuş gibi hissediyormuş bizim kekoş beynimiz. Şu Avellia'ya bakar mısınız ya? Ne görüyorsa ona inanıyormuş. İster Aleste derece yap, ister git CERN'de atom çarptırttırt birbirlerine, yine de göz neye bakıyorsa ona göre hormon salgılıyor bu kıvrım kıvrım beynimiz.
Şu sütlaca bakın hele ya. Masum da bir şey, kıyamıyorum. Bunun işe yaradığına dair asla bilimsel bir araştırma kırıştırma tabii ki yok. Bilim dünyası zaten yaka silkmiş durumda. Çekim yasasıydı, frekansıydı, manifestıydı, kimse ulan acaba işe yarıyor olabilir mi diyerek bir mesai harcamamış tabii ki. E onun yerine ne yapmış dersiniz?
Yani o konuda da biraz sistemliyim. Biliyorsunuz şimdi tekrar tekrar altını çizmiyor. Ama 2023 yılında bir uçan kaykayımız bile yok. Martı'dan ileri gidemedik. Her şey ortada. O da bu arada bize yeni gelmiş. İlk elektrikli skater 1915'te üretilmiş. Puh! Allah da kahretsin sizi. İlimi, bilimi, sanayi devrimi gibi.
Neyse konuyu dağıtmayayım. Bir araştırma olmasa da yaygın inanış şu, düş kerestesi yapmak, bizim için neyin önemli olduğu konusunda net bir fikrimiz olmasına, farkındalığımızın artmasına yarıyormuş, olumlu duygular pompalıyormuş bizim beynimize, onlara yardımcı oluyormuş, yani muş, öyle diyorlar. Yine Batıl'a kafa attığımız bir bölüm olacak. Neyse, kenarda köşede Batıl vaziyeti. Çürüyeceğine değil mi? Of... Şakama bakar mısınız? Mizahşör tarafından uyandığım bir gün oluyor. Neyse. Evet, siz bu şakayı sindirin. Reklamı dinleyin. Reklamdan sonra bölüme kerestemiz yaparak başlıyoruz.
Hep beraber 2024 düş kerestesi yaptırıyoruz. Evet. Düş keresteme koyduğum ilk vizyon ehliyetimi aldığım 2018 senesinden beri bir kere trafiğe çıkmadığım için buraya direksiyon tutan bir el görseli bırakıyorum. Kalıcı ojesi, nail artı, kolunda saati olan bir el direksiyonu tutuyor. Boş bir yolda gün batımına doğru araba sürüyor. Belli ki bir uzun yola gidiyor. Kim bilir, belki de Sapanca'ya muhafazakör bungalov neymiş, ona bakmaya gidiyor. Bilemeyiz. Belki de Pamukkale'ye gidiyor. Daha iyice bitmeden. Ama kesinlikle İstanbul için de sürmüyor yani arabayı. O kadar da değil. Yani şey, hayal kuracaksak da yine gerçekçiliğimizi kaybetmenin alemi yok. Başka?
İkinci görsel için Jennifer Lopez'i seçtim. Buraya bir tane güzel Jennifer Lopez bırakıyorum. Ben afleksiz. Oğlum olası ben çok hayranımdır Jennifer Lopez'e. Bak bunu biliyor muydunuz? Hiç konuşmaya fırsat bulamamıştık. At gibi bir kadın kendisi. Rabbim de hepimize öyle 54 yaş nasip etsin. O gülüş, o saçlar, o baklavalar, o diri popo maşallah. Gerçekten dur yanına da bir nazar boncuğu koyalım.
Üç numara için. Ya bu üç çok fazla para görseli konmuş bu kerestelere. İşte para dolu zarflar, para dolu cüzdanlar, işte yatağın üstünde gelpazi gibi açılmış dolarlar, dövizler falan ama yani ben de bu kadar parayı bir arada görünce sanki böyle bir yerden Süleyman Soylu'yla yan yana fotoğrafım çıkacakmış gibi hissediyorum. Biraz ürpertici geliyor o yüzden o kadar parayı real bir şekilde görmek. Ne yapabilir? Altın görseli.
...de tercih edemeyiz, o da olmuyor. O da direkt... Nasıl koyacağız bu para? İmgesini keresine nasıl yerleştireceğiz ya? Hiçbir şey... Heh, tamam bir dakika. Dekont. Ödeme dekontu ve fatura görseli koyuyorum para manifestlemek için. Bu şekilde olur. Yani alın teriyle çalışıp paramı kazanmışım, faturamı kesmişim. KDV'yi, stopajı ödemişim. Bu şekilde bir sıkıntı yok.
Evet, pasaport arasında sıkıştırılmış iki adet uçak bileti. Bu da çok kullanılmış. Ben de bunu şimdiden koyayım çünkü Nisan'a kadar Schengen randevusu bulamadım. Her yer dolu. Her ihtimale karşı Sofia Ekspres bileti görseli, İpsala sınır kapısı gibi seçenekler de ekleyelim ki ne tarafa doğru gittiğimiz de belli olsun. Ve bu arada bu imgelem gidiş dönüş bir imgelem olacak. Yani öyle göçmek möçmek gibi bir durum yok. O yüzden Duty Free çantası, whisky ve çıt pıtlı karton sigara görseli de ekliyorum ki hani döndüğüm de belli olsun.
Sırada en sevdiğim imgelem Kereste'ye de yakışır. Çok güzel bir İstanbul manzarası bırakıyorum. Her şeyin yerli yerinde olduğu, taşın taş üstünde durduğu bir İstanbul manzarası. Naci Görür, Cenk Yaltırak ve Şener Üşümezsoy fotoğrafları ekliyorum. Buraya sağına soluna şöyle serpiştiriyorum. Hepsi gülüyor, mutlular. Demek ki bu yılda Büyük İstanbul altı harflisi bize uğramamış gibi bir imgelem bırakıyorum. Elimden gelen bu şu an bu konuda.
Aşk ve ilişki namına bir görsel koymama gerek var mı diye düşünüyorum ama... Ya şimdi bir şey koysam, sanki şu an mutlu değilim de, ilişkimden memnun değilim de, onun yerine bir şey istiyormuşum gibi olacak. Eniştenizle şey, papaz olacağız. Keyfimiz tıkrığında yani, maşallah ama... Yani hiçbir şey koymayınca da, o zaman da yok saymışım.
gibi oluyor. Sanki hani hayatımda kurduğum hayallerin bir parçası değilmiş gibi oluyor. O da ayıp. O zaman dur buldum tamam. Ellerinde çiçekler olan birkaç adam fotoğrafı koyayım. Çünkü daha fazla çiçek alınabilir. Yemek yapan adam fotoğrafı güzel. Bir de güzel oymalı, sedef kalkmalı bir tavla fotoğrafı koyayım. Çünkü yeni yılda da eniştenizin eline vermek istiyorum bu konuda. Tamam neyse bu konuda ilişkisel anlamda başka bir isteğim yok. Ve evet son olarak da artık kapatırken her şeyin başı sağlık olduğu için
Bol bol takviye görseliyle süslüyorum kerestesinizi. Şöyle şu tarafa magnezyum şişesi koyuyorum. İşte C vitamini tabletleri, altın rengi omegalar, ödem sökücü, bromelainler, potasyum, demir, SGK, tescil ve hizmet dökümü ve asıl gardasil. Bu HPV aşısı işini aradan çıkarmamız lazım arkadaşlar bu sene.
Bir de sindirim sistemi için bir şey koymak istiyorum ama... ...o biraz riskli şimdi, bir avuç bok koyacak halimiz yok yani güzelim, koyacağım. Tamam, buldum. Stok fotoğraflarda bir şey buldum. Bak, bir hanımefendi göbek deliğinin hemen altına... ...alt karın dediğimiz bölgeye bağırsakların olduğu yere... ...gülen surat çizmiş kalemle. E tamam, daha ne olsun? Mesaj apaçık ortada. Mutlu bağırsaklar. Sonuçta ikinci beyin. Evet, benim kerestem sanıyorum... ...şimdilik bu kadar.
İyi. Gidem de sabah akşam görebileceğim bir yere asam. Heiden Bürosu'nun gülleri. 31 Aralık'ı bir ocağa bağlamadan kerestenizi güzelce süsleyin ve beyninizi katakulliye getirin. Avel beyniniz nereden anlayacak hangisi oldu, hangisi olmadı. Sizleri çok seviyorum ve iyi seneler diliyorum. Kayıp Eşya Bürosu. Özgü Özel. Sevgiler. Merhaba, ben Seda Sayan.
Yeni yılınızı içten dileklerimle kutluyorum. Hayırlı seneler diliyorum. Güzel yıllar, sağlıklı, sevgi dolu, barış dolu bir yıl diliyorum.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.