Podcast

Modern Aşkı Ben Nerden Bileyim?: Kısım 2

Yakın İlişkiler

2 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Hiç eski sevgilinizi sık sık sosyal medyada takip ettiğiniz oluyor mu? Peki ya uzun zamandır hayatınızda olmayan bir insanın bir anda ortaya çıkıp storylerinizi beğendiği oldu mu? Psikolog Dr. Gizem Sürenkök Ben Nerden Bileyim serisinin yeni bölümünde modern aşkın yeni tabirlerinin devamından bahsediyor.

Instagram
Twitter
Facebook
YouTube
Linkedin

"Modern Aşkı Ben Nerden Bileyim?"



Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

3.056 kelime · ~15 dk okuma

Hiç eski sevgilinizi sık sık sosyal medyada takip ettiğiniz oluyor mu? Hangi story'i paylaştı? Listesine kimleri ekledi şimdi? E o çok eğleniyor gibi görünüyor. Siz neden şu anda üzülüyorsunuz? Peki ya uzun süredir sizinle temasta olmayan bir insanın tekrar ortaya çıkıp story'lerinizi beğendiği oldu mu? Ya da durup dururken bir mesaj gönderdiği? Sadece ne haber bile yazsa bir şekilde kendi varlığını hatırlattığı?

Sosyal medyanın hayatımıza girişiyle... ...aşkı yaşayışımızın çok farklılaştığını... ...Modern Aşk'ı Ben Nereden Bileyim bölümünde biraz konuşmuştuk. Bugün bu bölümün ikincisini kaydediyorum. Eğer ilk bölümü dinlemek isteyenler olursa... ...açıklamada ilk bölümün linkini koyuyoruz zaten. Oradan bakabilirsiniz. Hazırsanız gelin bugün... ...sizinle birlikte stalking hakkında konuşalım. Orbiting denilen birbirimizin yörüngesinde kalmak hakkında konuşalım.

Submarining denilen zaman zaman su yüzeyine çıkmak hakkında konuşalım. Ve tabii ki biraz daha geçen bölümün sonunda konuştuğum situation shipler yani durumsal ilişkileri hakkında konuşalım ve bunları birazcık derinlemesini inceleyelim. Bunları yaşıyorsak ne yapmalıyız? Bunlar bizi nasıl hissettirebilir? Bunlar hakkında birazcık kendimizi yoklayalım.

Transkriptin tamamını oku

Ben psikolog Dr. Gizem Sürenkök. Ben Nereden Bileyim serisinin bu yeni bölümünde modern aşk tabirlerini konuşmaya devam ediyoruz. İlk bölümde birazcık bu tabirlere giriş yapmıştık aslında. Ghosting hakkında konuşmuştum. Breadcrumbing denilen aşk kırıntıları hakkında konuşmuştum. Bölümün sonunda biraz situation ship'e girmiştim. Bölümde gaslighting ve law bombing hakkında konuşup, birazcık böyle narsizm eğilimi olan partnerlerle nasıl ilişkileniriz, bunlar bizi ne hissettirir, bunlar hakkında konuşmuştum. Onların hepsini ilk bölümde bulabilirsiniz dediğim gibi.

Bu bölümde biraz daha, belki daha az bilinen tabirlerden bahsetmek istiyorum. Ve şunu da söylemem lazım. Aslında mesele bu tabirleri bilmek değil. Yani bu tabirleri kullanmak, bu tabirleri bilmek değil. Mesele, bu tabirlerin aslında bazı davranışları tanımlıyor olması. Ve bizim bu davranışlara maruz kaldığımız zaman ne hissettiğimizi pek de bilmiyor oluşumuz. Yani bugün benim size anlatacağım ya da ilk bölümde anlattığım bütün bu darlışlar eskiden de gözüküyordu. Ben mesela 40 yaşındayım ve 40 yaşındaki halimle biz flört etmeye başladığımızda, işte 90'ların sonu, 2000'ler, o zamanlar birazcık şey farklıydı. En azından bizim hayatımızdaki ilişkilenme şekli biraz daha farklıydı. Mesela en basiten bir çıkma teklifi vardı. Şimdi kimse birbirine çıkma teklifi etmiyor. Yani o çıkma teklif etmeniz de böyle acayip masumane bir şeydi. Yani birebirine çıkma teklif eder. Diğeri çok heyecanlanır. Kabul edersen eğer... ...çıkılır. Ama nereye çıkılır? Yani ne yapıyoruz tam olarak? Bir yere gidip, bir yerde oturup...

Böyle zaten aslında birbirimizi bir miktar genelde tanıyor oluruz. İlk el ele tutuşma bile haftalar sürer. Bir yan yana yürürsün ama arandan tren geçer falan. Birbirinle mesajlaşma hali böyle yavaştır. Çünkü her SMS gayet pahalıdır. Yani şimdiki gibi böyle birbirimize sınırsızca mesajlar gönderebildiğimiz bir şey yoktu o dönemde. Hatta o kadar ki telefon konuşmaları hiç ucuz değildi.

O yüzden birbirine bir çaldırıp kapatma vardı. Bugün bile hala bu çaldırıp kapatmanın anlamını tam olarak çözen var mı ben emin değilim. Varsa lütfen benimle temasa geçsin. Sanıyorum ki aklımdasın, ben iyiyim seni düşünüyorum gibi bir anlama geliyordu bu çaldırıp kapatma. Ama bu çaldırıp kapatmalar da sadece sevgililer arasında olmazdı. Şimdi eğri oturup doğru konuşalım. Bazen böyle flört ettiğin biri olurdu ve seni bir çaldırıp kapatırdı. Hmm derdin. Demek ki hakkındayım. Ne oluyor acaba? Şimdi bu gördüğünüz gibi o zaman da yaşadığımız bir şeydi. Ya da mesela bu Gay Sighting'den bahsetmiştim. Gay Sighting de aslında bizim tabii ki maruz kaldığımız bir şeydi. Yani insanlar bir anda

2000'lerin sonunda bir anda artık daha narsist eğilimlere sahip olalım diye düşünmeye başlamadılar tabii ki. Birbirimizi gay sighting'e maruz bırakmak tabii ki geçmişte de yaptığımız bir şeydi. Ama bunun adlarını koymuyorduk. Daha da önemlisi bence bu davranışları sadece bizim yaşadığımızı düşünüyorduk bence. Yani birbirimizde bu kadar

...sen de bunu yaşıyorsun, ben de bunu yaşıyorum diye konuşmadık. Bir de en önemlisi... ...yine oraya geleceğim, sosyal medya yoktu. Yani şu anda düşünsenize, Twitter'da mesela biri bir şey tanımlıyor ve... ...bir anda hepimiz, evet ben de bunu yaşıyorum diye atlıyoruz üstüne. Ya da mesela, işte Instagram'daki paylaşımlardan. Yani şu anda mesela biri bir ayrılık sürecinden geçtiği zaman... ...onun geçtiği adımları gayet görebiliyoruz, biz de onunla beraber yaşayabiliyoruz ve... Öyle olunca sanki bütün bunları sadece biz yaşıyormuş gibi hissetme duygusundan uzaklaşıyoruz. E, ortak yaşanan davranışlara bir isim koymak, onları bir tanımlamak, bizim de yaptığımız bir şey, yapacak bir şey yok. Aslında zihnimizi rahatlatmak için de yaptığımız bir şey, etiketleme hali. O yüzden de bu tabirler buralardan ortaya çıkıyor. Ama bir yandan da şeyi de görüyorum, duyuyorum. Yani bu tabirler böyle popüler psikolojinin... ...işte böyle insanların dikkatini çekmek için kullandıkları... ...aslında çok da bir anlamı olmayan şeyler mi gibi endişeleri de duyuyorum. Ve şey konusunda çok hak veriyorum bu arada. Yani onu da söylemek isterim. Yani her şey gaslighting demek. Her yanlış davranışa bu kesin bir narsist bir insan. O yüzden bunları yapıyor demek. Yani hiç aslında ortada böyle bir şey yokken her şeye bir etiketleme yapıştırmak bence de ilişkilere hiç iyi gelmiyor. O yüzden yani bunu böyle kullandığım tabirleri kesinlikle hafife alarak kullanmak istemiyorum. Beni dinleyen dinleyicilerimin de bu tabirlerin gerçekten neye tekabül ettiklerini anlamalarını ve o şekilde kullanmalarını da çok isterim. Çünkü yani her davranışa bu manipülatif demek, her davranışa bu toksik demek ile bence zaten bu anlamların içini de boşaltıyoruz. O yüzden bundan da kaçınmayı çok istiyorum. O yüzden de elimden geldiği kadar gerek podcastlarımda olsun, gerek sosyal medya paylaşımlarımda olsun bunları en doğru ve en detaylı şekilde tanımlamaya çalışıyorum. O yüzden de sizlerden de bu tabirleri bu şekilde kullanmanızı rica ederek devam edeyim. Şimdi dedim ya bugün dört tane tabir var. aklımda sizinle paylaşmak istediğim bir tanesi orbiting diye geçiyor orbiting tam türkçeye çevirirsek böyle yörüngesinde kalmak gibi söyleyebiliriz az önce çaldırıp kapatmaktan bahsediyordum orada şunu söyledim hoşlandığımız birileri ama bir sürede temasta olmadığımız birileri de böyle gecenin bir vakti çaldırıp kapattığı zaman telefonu bir böyle hemen

Heyecanlanırdık, aa bir dakika aklındayım galiba diye. Aslında bu da bir orbiting davranışı. Dönüp baktığımızda bugün orbitingi çaldırıp kapatmayla görmüyoruz. Çünkü ne gerek var? Bu bazen WhatsApp'tan atılan bir mesaj, bazen Instagram'dan story'e konulan bir kalp, bazen işte yeni yanarlı dönerli emojiler oluyor.

Ve bu şekilde aslında karşımızdaki insan bizimle bir iletişim sürdürüyor ama hiçbir şekilde bu iletişimi düzenli bir şekilde sürdürmüyor. Ya da bir adım ötesine geçmiyor. Bence Orbiting'i en iyi tanımlayan şey bu. Yani bu insan bir şekilde bizim yörüngemizde, okey, ama tam olarak hayatımızda değil. Ve bir süre sonra şu da oluyor, şunu da hissediyorum. Bir story paylaşıyorum, gördü mü? Baktı mı? Bir şey koydu mu? Aha bu sefer koymamış, niye koymadık? Görmedi mi? Artık ilgilenmiyor mu? Yani sürekli bizi bir... ...tedikte tutma halde oluyor bu tarz durumların. O yüzden orbiting davranışı ilk başta biraz hoşumuza gitse de yani o yörüngemizde olduğunu birilerinin bilmek... ...bize kendimizi bir süreliğine iyi hissettirse de hani o... ...ego'muzu beslese de diyelim, beğenildiğimizi hissettiğimiz için... Uzun vadede bu insanın tam olarak hayatımızda yer almaması, tam olarak aslında bizim belki beklentimize karşılık vermemesi bizi rahatsız etmeye başlıyor. O yüzden de Orbiting Darkness'ını sergileyen birileri varsa hayatınızda kendinize şunu sormak bence iyi bir fikir. Yani ben bundan hoşlanıyor muyum? Ben bu insanın bu davranışından şu anda hoşlanıyor muyum? Bir şekilde bu insanın hayatımda bu şekilde varlığını sürdürmesinden ben mutlu muyum? Yoksa artık bu beni rahatsız etmeye mi başladı? Bu arada şu da tabii ki mümkün yani bunu da açıkça konuşmamız lazım. Bazı insanların bu davranışlarına hoşlanıyoruz, bazı insanların bu davranışlarına

rahatsız oluyoruz. Yani bu da aslında bizim o insanlara hissettiğimiz duygularla da ilişkili ve gayet insani. Öncelikle bu davranıştan rahatsız oluyorsak bir bunu tanımlayabilmemiz lazım. Arkasından da bunu bir şekilde karşı tarafa aktarmamız gerekiyor. Yani aslında sınır koymamız gerekiyor. Bu sınırı direkt karşımızdaki insana bu davranıştan rahatsız olduğunu da rahatsız olduğunu söyleyerek de dile getirebiliriz. Yani

ha ben bana böyle arada sırada mesaj atmandan çok hoşlanmıyorum çünkü benim böyle arada sırada konuşacağım bir arkadaşa ihtiyacım yok ya da bu şekilde konuştuğumuzda bu konuşmalar hiçbir yere gitmiyor bu da beni iyi hissettirmiyor gibi bir şey de söyleyebilir aslında ya da bir adım öteye gidip bu insanla iletişiminizi tamamen koparmayı da tercih edebilirsiniz ki bu da bir sınır koyma şekli aslında günün sonunda bu davranışın size ne kadar rahatsız hissettirdiği bence önemli olan ama şu soruyu da sormak lazım Bu insana sizin hayatınızda bir ihtiyaç var mı? Bu insan sizin için ne gibi bir önemi sahip? Bu insanın sizin sosyal medyanızda veya telefon listenizde yer alması size ne getiriyor, ne sağlıyor? Ya da bu insan olmasa ne anlamda eksik kalırsınız? Bu soruları sormak önemli. Çünkü günün sonunda bu tip durumlarda kendi iyilik aleminin fazlalığına etkilenebiliyor. O yüzden onu düşünmeliyiz. İkinci ve bence orbiting ile ilişkili olan konuşmak istediğim kavramda Submarining diye geçiyor. Submarining yüzeye çıkmak demek. Yani denizaltıların zaman zaman böyle hafif yüzeye çıkması durumuna Submarining diyebiliriz. Zaten Submarining denizaltı demek. Ve Submarining yapan insanlar uzun süredir sessiz olup yani mesela bizi ghostlamış bir eski sevgilinin aradan aylar geçmiş bir anda naber diye mesaj atması ya da işte seni özledim demesi ya da bizim hakkımızda bir şey öğrenerek bizimle temasa geçmedi. Aranın dışında Submarining deniliyor. Şimdi bir taraftan eski sevgiliden, eski flörtten haber almak... ...o esnada hoşumuza gidiyor olabilir. Ama bazen bu submining davranışı gerçekten çok rahatsız edici olabiliyor. Çünkü siz hayatınıza devam ediyorsunuz ve belki hayatınıza başka bir insan oluyor. Belki artık eski flörtünüze hiçbir şekilde kontak kurmak istemiyorsunuz. Ondan artık haz etmiyorsunuz hiçbir şekilde. Belki kötü tecrübeler yaşamışsınız. Ama sırf siz bu insanın aklına düştünüz diye... Size hiçbir şekilde sorulmadan aslında bir cins tınır ihlali yapılarak o insan sizin hayatınızda yine bir yerlerden sızmaya çalışıyor. O yüzden yani burada karşı tarafın bu davranışının sizde yarattığı hisleri anlamamız lazım. Yani bunlar rahatsız mı oluyorsunuz?

Yoksa bu insandan haber almak hoşunuza mı gidiyor? Ya da bir şekilde bu insanla iletişimi sürdürmek hoşunuza mı gidiyor? Şimdi her ne kadar dediğim gibi bazen geçmişteki insanlardan böyle arada sırada haber almak hoşunuza gitse de bu insanların tekrar ne zaman yüzeye çıkacakları hiçbir zaman belli olmadığı için hayatımızın uygun olmayan dönemlerinde de karşımıza çıkabiliyorlar. Mesela kendimizi çok savunmasız, kırılgın hissettiğimiz ve aslında o kadar da iyi sınır koyamadığımız bir döneminde tekrar ortaya çıkarlarsa bu insanlar belki onlara karşı geçmişte kalan zaaflarımızı harekete geçirip bizi sona gelmeyecek bir sürecin içerisine sokabiliyorlar.

...ya da dediğim gibi yani biz tam onları geride bırakmış ve artık hayatımıza adapte olabilmişken yani o... ...ilişkinin yarattığı, ayrılığın yarattığı zorlukları aşabilmişken... ...bu insanın tekrar yüzeye çıkması aslında o yaraların tekrar deşilmesi ve bizim tekrar tekrar o soruları sormamız anlamına geliyor. Yani tam bir kapatmayı başaramadığımız bir kapıdan içeri adımını atmaya çalışan bir insan gibi bu. O yüzden de bunun bizim üzerimizde bizim hiç istemediğimiz, aslında hiç hoş görmediğimiz, hoş geldin demediğimiz bir etkisi olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden de bunu sık sık yapan insanlara karşı çok temkinli olmamız gerektiğini de düşünüyorum ve doğru yerde sınırı koymamız gerektiğini de düşünüyorum. Bazen şunu söylemek de olabilir, yani bizim ilişkimiz bitti ve ben artık iletişimde kalmak istemiyorum, bu bana hiç iyi gelmiyor demek de olabilir.

Bu davranışı neden sergiliyorsun? Yani senin hakkında kapanmamış bir konu varsa gel bunu oturup konuşalım ve bunu geride bırakalım artık demek de olabilir. Her ne yapmak istiyorsanız yani ya da az önce orbiting davranışına bahsettiğim gibi bu insanı sosyal medyadan veya telefon listenizden kaldırmak da olabilir. Bir şekilde sınırınızı koymak, bu sınırı kendiniz için koymak çok önemli.

Diğer taraftan, bu davranışı sergileyen insanların aslında ne kadar tutarsız ve ne kadar güvenilmez bir davranış sergilediğini de görmenizi isterim. Çünkü submarining davranışı böyle bir merhabadan ya da bir mesajdan sonra çok böyle uzun süren bir iletişimle getirmiyor genel olarak. Yani bu insan geliyor, bir şekilde bizim durgun denizimizi dalgalandırıyor. ve sonra tekrar gidiyor ve bizi o dalgalarla baş etmek zorunda kalıyoruz. O yüzden de bunun aslında bize çok saygılı, bizim alanımızda çok saygılı bir davranış olmadığını da hatırlatmam lazım. O yüzden de bu olay olduğunda kendi iç duygularımızı dinlememiz ve bu konuyla ilgili nasıl davranmalıyız konusunda kendi iç sesimize kulak vermemiz çok önemli diye düşünüyorum.

Orbiting'den ve Submarining'den bahsettikten sonra aklıma gelen bunlarla yine ilişkili olan bir davranış da Stalking. Şimdi, aslında Stalking davranışı farklı boyutlarda tehlikeli olabilecek de bir davranış. Yani Stalking aslında bir şiddet türü olarak da tanımladığımız bir davranış. Yani eğer bir insan sizi takip ediyorsa, ısrarlı bir şekilde, mesela size istemediğiniz hediyeler gönderiyor, kapınıza notlar bırakıyor, size istemediğiniz şekilde mesajlar atıyor, ya da yani siz hiç istememenize rağmen sizinle temas kurmaya çalışıyor bu davranış aslında dediğim gibi şiddet türü ama son zamanlarda stalking'i eski partnerimizin sosyal medyasını takip etmek anlamında da kullanmaya başladık ve işte ayrıldıktan sonra partnerimizin instagramında neler paylaştığı işte partnerimizin arkadaşının neler paylaştığı partnerimizin twitter'da neleri retweet dediğim ya da hangi tweetleri attığı ya da hatta bir adım ötesine geçip hangi tweetleri likeladığı ya da hatta Spotify'da hangi şarkıları playlistine eklediği gibi böyle aslında uçsuz bucaksız sonu gelmeyen stalking davranışları içerisine girebiliyoruz ve bu davranışlar bize o anda o anlık olarak iyi hissettirebiliyor bazen mesela atıyorum eski partnerimizin bir ayrılık şarkısını

...playlistine eklediğini gördüğümüzde diyoruz ki... ...hah gördüm bak o da acı çekiyor, tamam yalnız değilim. Ya da mesela özlemle ilgili bir tweet beğendiğinde... ...aa o da beni özlüyormuş diyebiliyoruz belki. Ama sonra bu o anlık bizi iyi hissettirse de... ...aslında uzun vadede bize hiç iyi gelmiyor. Neden iyi hissettirmiyor? Çünkü biz o anda onunla ilişkili olarak katettiğimiz yolu... aslında biraz geri almış oluyoruz bunu yaptığımızda yani mesela onun storylerine baktığımızda ve onun iyi olduğunu gördüğümüzde kendimizi onunla kıyaslayarak ama o iyi ben kötüyüm diyoruz ya da onun devam ettiğini hayatına normal bir şekilde devam ettiğini görmek bizim

geride kaldığımızı hissettirebiliyor. Ya da aslında karşımızdaki insanların sosyal medya davranışlarını fazla ciddiye almakla da ilişkili bu. Çünkü hiçbirimiz sosyal medyaya aman tanrım çok mutsuzum gerçekten ayrıldık ve benim hayatım asla normal değil gibi paylaşımlar yapmamaya çalışıyoruz. Çünkü hep işte o ben iyi görüneyim kimse benim güçsüz olduğumu fark etmesin hali hep daha ağır basıyor. O yüzden de stalking davranışı uzun vadede gerçekten bize hiç iyi hissettirmiyor.

Ve bu stalking davranışları eğer böyle gün içerisinde sık sık partneriniz, eski partnerinizin zihninize düşmesine sebep oluyorsa, her şeyi bırakıp bununla uğraşıyorsanız, bu artık neredeyse obsesif bir davranış haline geliyor. Ve kendi iyileşme sürecimize odaklanmamıza engel oluyor. O yüzden de öncelikle eğer bu davranışı sergiliyorsanız şunu bir fark etmeniz lazım. Bu davranış kimseye faydası olmayan ama size çok zararı olan bir davranış. Eski partilerinizi de incitebilecek bir davranış. Çünkü sonuçta siz onunla ilişkili olan şeyleri takip ettiğiniz zaman ona da kendinizi gösteriyorsunuz. fake hesaplardan yapsanız da ya da onun fark etmeyeceği şekillerde yapsanız da hoşunuza gitmeyen bir şey gördüğünüzde onunla temasa geçmekten kendinize alıkoyamıyor da olabilirsiniz. Yani günün sonunda başta kendinize sonra belki de başkalarına zarar verecek bir darbınış içerisine girmiş oluyorsunuz. Dediğim gibi bunu bence hepimiz zaman zaman bir ölçüde yapıyoruz, yaptık ama bunun ne kadar bizi incittiğini fark ettiğimizde belki azaltma yolunda gidebiliriz. İkincisi bu davranışı nasıl engelleyebiliriz? Yani burada sosyal medyada birbirimizle temasta kalmak eski partnerle gerçekten hiç iyi gelmiyor. O yüzden ilk aşamada, en azından o ayrılığın ilk darbesi geçene kadar birbirimizle teması kesmek çok önemli. Burada sosyal medyadan birbirimizi çıkartmak, mümkünse arkadaşlarımızın hesapları üzerinden de eski partilerimizin hesaplarına bakmamak, bir şekilde aslında birbirimizin hayatında yer almamak için gereken sınırları koymak çok kıymetli.

Eğer bu davranış sizi tekrar tekrar kendine gösteriyorsa, bu noktada da aslında profesyonel yardım almak da iyi bir fikir. Çünkü bu davranış genellikle sizin belki ilişkide karşılanmamış bir ihtiyacınıza ya da ilişkiden çıkarken kendinizi yetersiz hissetmenize denk düşüyor olabilir ve bunu bir profesyonel aracılığıyla anlamak bu durumu çözmenize yardımcı olabilir. Bu davranışı anlık olarak nasıl engelleyebilirim derseniz kendinize alternatif metotlar geliştirebilirsiniz. Yani mesela bu aklınıza geldiğinde ne yapabilirim? O esnada bu bir telefonunuza bir oyun açmak olabilir, arkadaşınıza mesaj atmak olabilir, bir playlist hazırlayıp oraya dönüş yapmak olabilir ya da telefonu o anda elinizden bırakıp duşa girmek olabilir. Hiç fark etmez. Yeter ki kendinize o esnada oyalayabilecek bir şeyler bulun. Bu arada bazı uygulamalar da var, sosyal medya kullanımınızı limitleyen. Onları da kullanabilirsiniz. Yani baktığınızda kendinize hakim olamıyorsunuz. Bu tip böyle ara çözümler de tabii ki daha efektif ve daha uzun vadeli çözümler geliştirene kadar bu tip ara çözümler de kısa vade iyi olabilir. Ve şunu da hatırlatmak istiyorum. Bu davranış size zarar verdiği için bu davranışı sık sık sürdürdüğünüzde aslında kendinize gösterdiğiniz şefkate ve saygıya zarar veriyorsunuz.

Belki bunu da hatırlamak, bu podcast'ı dinlediğinizi hatırlamak size iyi gelebilir diye düşünüyorum. Eğer gerekirse bir noktadan sonra baktığınız app'ler de işe yaramıyor. Belki bir süre dijital detox dediğimiz, yani telefondan tamamen uzak durmak ya da sosyal medyadan tamamen uzak durmak gibi... bir şey denilebilir bazen bir arkadaşınıza verdiğiniz söz bir arkadaşınıza beraber götürdüğünüz bu süreç işe yarayabilir yani bunlar aslında stalking davranışıyla baş etmekte ilk önerdiğimiz şeyler ama dediğim gibi yani ne yaparsam yapayım geçmiyor durumdaysanız mutlaka profesyonel yardım almanızı tavsiye ediyoruz Şimdi bu podcast'ın sonunda bir önceki podcast'ın sonunda kalmış olan situation ship konusuna çok hızlıca bir daha girip ondan sonra bu podcast'ı bitirmek istiyorum. Neden situation ship'e geri dönüyorum? O ilk bölümü kaydettikten sonra situation ship hakkında düşündükçe şunu da fark ettim bazılarımız için

O durumsal ilişki yani durumdaşlık diyelim bir süreliğine o ilişkiye bir ilişki gibi değil de romantik partner olarak gibi değil de tam adı konmamış tam böyle birbirinin sorumluluğunu almamış ilişkinin sorumluluğunu almamış şekilde götürmek iyi gelebiliyor. Nedir yani bunu gerektiren durumlar? Bazen mesela bir ilişkiden yeni çıkmış oluyoruz ve henüz kendimizi bir ilişkiye hazır hissetmezken karşımıza çok hoşlandığımız biri çıkıyor ve biz kendimizi ilişki sorumluluğunu alamayacak durumda hissediyoruz ama o insanı kaybetmek istemiyoruz veya belki o ilişkinin o esnada toplum tarafından bilinmesi bize iyi hissettirmiyor. Mesela aynı iş yerinde çalışıyoruz.

Ya da bazen gerçekten hayatımızdaki diğer sorumluluklar çok ağır basıyor da ilişkiye odaklanamayacak durumdayız. Bu tip durumlar bizi durumdaşlık içine sokabilir. Bunun da çok insani olduğunu hatırlayalım. Hepimiz yapabiliyoruz böyle şeyler. Ancak bu durum yani situation shipler uzun sürerse o zaman aslında problemler oluşmaya başlıyor. Yani bunlar kısa vadeli belki bize iyi gelse de zaman geçtikçe ilişki içerisinde hissettiğimiz duygular artmaya başlıyor. Karşımızdaki insana bağlanıyoruz ama tam bir ilişki olmadığı için birbirimizin ve ilişkinin sorumluluğunu almadığımız için

Bu sefer ilişkinin gerektirdiği davranışları sergilemediğimizde sık sık hayal kırıklığına uğruyoruz ve bu bize zarar vermeye başlıyor. O yüzden de aslında şey için şipler çok uzatıldığında aslında çok daha iyi hissettirmeyebiliyor. Onu hatırlatmak istedim bir podcastta. Çünkü sanki ilk podcastta bu eksik kaldı, yarım kaldı gibi hissettim.

Dediğim gibi ilk podcast'ın linkine mutlaka bu podcast'ın açıklamasını koyacağız ve oradan da dinleyebilirsiniz. Eğer üzerine konuşmamı istediğiniz başka tabirler karşınıza çıkarsa bana her zaman sosyal medyadan ulaşabilirsiniz. Bu podcast'ı sevdiyseniz Yakın İşler kanalına abone olmayı unutmayın. Sosyal medyadan da iletişimde kalmayı çok isterim. Hem Yakın İşler üzerinden hem de benim kişisel hesaplarımdan. Bunları söyledikten sonra hepinize çok teşekkür ederim beni dinlediğiniz için. Sevgiyle kalın, hoşçakalın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)