Podcast

86 - Omaima Nelson: Yamyam Mı, Deli Mi?

Karanlık Dosyalar

2 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Mısır'da doğup büyüyen Omaima, sonunda çok istediği Amerika'ya yerleşir; ancak büyük umutlarla başlayan bu yeni hayatı pek de umduğu gibi gitmeyecektir

Sunan: Sezgi Aksu
Hazırlayan: Sezgi Aksu, Kevser Biçici
Ses Tasarımı ve Kurgu: Tolgacan Bozca
Yapımcı: Podbee Media

Canlandıranlar:
Jose Esquivel: Kadir Can Değer
Amerikalı İşçi: Tolga Öztürk
Omaima: Hazal Beril Çam
Bill Nelson: Metin Bozkurt



Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

1.908 kelime · ~10 dk okuma

Manyak kadın ya. Delirmiş. Aç be sen de aç ya. 911. Alo. Buyurun dinliyorum. Ben. Şu an benim evimde eski sevgilim var. Kocasını öldürdüğünü sonra da onu parçalara ayırdığını söylüyor. Ceset parçalarından kurtulmak için yardım istemeye gelmiş bana. Hatta bunun için para bile teklif etti ben onu oyalamaya çalışıyorum. Reddettim sizi aradım.

Tamam, peki sakin olun. Siz neredesiniz şu an? Ben dışarı çıktım şimdi, yardım edeceğimi söyleyip. Aslı da sizi aramak için yani. Ona da beni evde beklemesini söyledim. Ben ne yapacağımı bilmiyorum. Lütfen yardım edin bana. Tamam, ekipleri yönlendiriyorum. Adresinizi verebilir misiniz lütfen?

Ben Sezgi Aksu. Burası Karanlık Dosyalar. Bugün size oldukça cani, hatta yamyam bir katilden bahsedeceğim. Davayı dinlerken bir şeyler yiyip içmemenizi tavsiye ederim. Zira bu dosya midesine güvenenleri, bana dokunmaz diyenleri bile şaşırtabilir. Ne dersiniz? Hazırsanız başlayalım mı?

Transkriptin tamamını oku

Omaima Nelson 1968'de Mısır'ın Kahire kentinde Sudan sınırına yakın fakir bir köyde dünyaya geldi. Yarı aç, yarı tok, sefalet içinde geçen günlerin yanında Omaima oldukça travmatik bir çocukluk geçirmişti. Söylediğine göre babası hem kendisine hem de annesine fiziksel şiddet uyguluyor, bu yetmezmiş gibi cinsel tacizde de bulunuyordu. Üstelik Omayma'nın travmaları bunlarla sınırlı değildi. Küçük Omayma, arkadaşlarıyla oynamaktan başka bir şey düşünemediği bir yaşta, ne olduğunu anlamadan kadın sünnetine maruz kalmıştı. Yaşadığı bu acı tecrübe onda hem fiziksel hem de psikolojik olarak derin yaralar açacak, Omayma hayatı boyunca bu travmayla boğuşmak zorunda kalacaktı.

Birçokları için zevk kaynağı olan cinsel ilişki, Omayma için acı verici bir tecrübeden ileri gidemiyordu. Tüm bu yaşadıklarının psikolojisinde yarattığı tahribatsa gün geçtikçe artacak, işin içinden çıkılmaz bir hale gelecekti. Babasının Omayma'ya ve annesine uyguladığı şiddet ve cinsel tacizler artık dayanılamayacak bir noktaya gelmişti. Zaten yoksulluk içinde kıvranan annenin başka çaresi kalmadı ve sonunda Omayma'yı da alarak kocasını terk etti. Yoksulluktan çıkıp daha büyük ve daha mutlak bir yoksulluğa geçiş yapan Omayma ve annesi mezarların arasına inşa edildiği için Ölüler şehri olarak anılan bir gecekondu mahallesinde yaşamaya başladılar.

Nihayet evlenme çağına gelen Omaima, 18 yaşına bastığı sıralarda Amerikalı bir petrol işçisiyle tanıştı. Sen buralara çok sık gelmiyorsun galiba. Yoksa böyle bir güzelliği asla unutmazdım. Hadi ya, sen kendine çok güveniyorsun galiba. Herhalde güveneceğim kızım. İşim var, gücüm var. Ayrıca Amerika'da böyledir bu işler. Amerika mı? Amerikalı mısın? Aynen öyle, özgürlüğün ülkesi. Ya, peki neden buradasın? İş için gelmiştim.

Ya işin bitince Amerika'ya geri döneceksin. Annesi bu adamı Omaima'nın en büyük şansı olarak görüyordu. Kızının bu Amerikalı ile evlenip kendisini kurtarması konusunda ısrarcıydı. Omaima da annesi gibi düşünüyordu. Yoksulluk ve zorluk içinde geçen hayatından kaçış bileti bu adam olabilir miydi?

Denemeye değerdi. O mayma kararını verdi ve kısa süre içinde bu adamla evlendi. Onunla bir daha geri dönmemek üzere Teksas'a uçtu. Şimdi o maymanın hayatının ikinci yarısı, Amerika faslı başlıyordu. Acaba bu kısım hayatının ilk kısmından daha iyi olabilecek miydi?

Hayallerini gerçekleştirmek, özgürce ve dilediği gibi yaşayabilmek için 1986 yılında Amerika'ya taşınan Omaima, Mısır'dakinden çok daha hızlı akan Amerika hayatına kısa sürede alıştı. Renk renk taytlarını vatkalı gömleklerine uydurmaktan büyük zevk alıyor, gönlünce gezip eğleniyor, özgürce dans edip müzik dinleyebiliyordu. Ancak kendisine Amerika'nın kapılarını açması için yaptığı mantık evliliğinin ömrü çok uzun olmadı. Omaima'nın buna da çok üzüldüğü söylenemezdi. Zira Omaima için önemli olan Mısır'dan kurtulmaktı. Ve o bunu başarmıştı. Artık özgür olmalıydı. Evliliğini bitirdikten sonra onu çok da kolay olacak bir hayatın beklemediğini bilse de Mısır'dakinden kötü olamaz düşüncesi zorlukların üstesinden gelmesini kolaylaştırıyordu. Bu şekilde Omaima'nın Amerika'da var olma savaşı başladı.

Yabancı bir ülkedeydi, İngilizceyi iyi konuşamıyordu ve hiç parası yoktu. Ne iş olsa koşuyor, bazen temizlik, bazen dadılık, fırsat çıkarsa da modellik yapıyordu. Ayrıca ara sıra küçük hırsızlıklara başvurduğu da oluyordu. Ancak temel geçim kaynağı bu işler değildi. Omayma her zaman bir erkek arkadaşının olmasına dikkat ediyor, temel geçim kaynağı olarak onları görüyordu.

Kaşla göz arasında ilişkiye girdiği adamların evine taşınıyor, paralarını özgürce harcıyor, birlikte yaşadığı adam bu durumdan rahatsız olmaya başladığında ya da Omayma sıkıldığında sevgililerini ve evlerini soyarak ortadan kayboluyordu. 23 yaşındaki Omayma ile 56 yaşındaki William Bill Nelson aşkı ilk olarak California Huntington Beach'teki bir barda başladı. Aşk mı dedim? Bu ikili arasında yaşanan şey ilk görüşte aşk mıydı gerçekten? En iyisi ben size tanışma hikayelerini anlatayım da siz buna karar verin. Bill hüküm giymiş bir uyuşturucu kaçakçısıydı. Dört yıl hapis yatmış ve bunun sonucunda pilotluk işini kaybetmişti. Hayatta her şeyin en iyisini isteyen türden bir adamdı. Kırmızı bir Corvette kullanıyordu.

Parlak kırmızı kovboy çizmeleri giyiyor ve büyük altın bir kemer tokası takıyordu. Gittiği her yerde, girdiği her ortamda zenginliğini göstermekten oldukça hoşlanıyordu. Pardon, pardon beyefendi, paranız düşüyor galiba. Şunu diyorsun. Bundan bende daha çok var merak etme.

Yani tamam da bir tomar para var yere mi atacaksın? Sen onu boş ver güzelim ya. Gel sana ben bir içki ısmarlayayım, sonra da belki benim evlerden biri mi dersin, ne dersin? Evlerden biri derken? Kaç tane evin var? Teksas'takileri mi sayayım, Kaliforniya'dakileri. Bill o andan itibaren Omayma'nın radarına girmişti. 56 yaşındaki Bill'in 23 yaşındaki Omayma'dan neden etkilendiğini anlamak sanırım daha kolay.

Omayma genç, güzel ve dikkat çekici bir kadındı. Böyle bir kadının kendisiyle ilgilenmesi biri tatmin etmeye yetmişti. Omayma'nın hayatı hızlı gitmeye devam ediyordu. Tanışmalarından sadece birkaç hafta sonra Omaima ve Bill evlendi. Bill'in kendi çocuklarıyla yaşıt, hatta bazı çocuklarından küçük bir kadınla evlenmesi çevresindeki insanları şaşırtsa da onlar bu söylenenlere kulak asmıyordu. Bal ayından dönen çift evliliklerinin tadını çıkarmaya başlayacaktı ki...

3 hafta sonra 911 şöyle bir şikayetle sarsıldı. Alo? Şu an benim evimde eski sevgilim var. Kocasını öldürdüğünü sonra da onu parçaya ayırdığını söylüyor.

O maymunun bile yaptıklarını öğrenmeden önce kısa bir araya gidelim. Sonrasındaysa size yaşanan inanılmaz olayları anlatacağım. Omayma, 28 Kasım 1991'de kocasıyla baş başa yedikleri şükran günü yemeği sonrası önce ona makas saplamış, sonra ütüyle kafasına defalarca vurarak öldürmüştü. Omayma, Bil'in kafasına o kadar şiddetli vuruyordu ki elindeki ütü bile ikiye bölünmüştü. Omayma bununla da yetinmedi. Öldükten sonra önce Bil'i hadım etti, ardından gövde ve bacaklarının derisini yüzdü.

Sonra cesedi parçalara ayırıp bu vücut parçalarını gazetelere sardı. Ve çöp torbalarına koydu. Yüzdüğü derileri Şükran günün yemeğinden kalan hindiyle karıştırarak çöp öğütücüsüne attı. Maalesef çöp öğütücüsü o gece fazla mesai yapacaktı. Bu davanın oldukça mide bulandırıcı olduğunu söylemiştim değil mi? Mide bulandırıcı olan kısım bitti demek isterdim. Ama maalesef bitmedi. Devamı da var.

O mayma çöp torbalarını William'ın 1975 model kırmızı korvetinin arkasına attı ve eski bir erkek arkadaşının evine gitti. Ona Bill'in dişlerini çıkartması ve ceset parçalarından kurtulmasına yardım etmesi karşılığında 75 bin dolar teklif etti. Fakat adam bu teklifi reddetti. Ardından Omayma aynı teklifi başka bir eski erkek arkadaşına daha yaptı. Ceset parçalığından kurtulmak için yardım istemeye gelmiş bana. Hatta bunun için para bile teklif etti, ben onu oyalamaya çalışıyorum. Reddettim, sizi aradım. Jose Esquivel'in ihbarı üzerine Omayma gözaltına alındı. Ve sorgulanmak üzere polis karakoluna götürüldü.

Polis, Omayma'nın kullandığı Bill'in Corvette'inde yaptığı aramada bulduğu çöp torbalarında sigara içmekten dolayı siyah noktalara sahip akciğerlerde dahil olmak üzere insan organlarına benzeyen bazı parçalar buldu. Bill'in Omayma ile yaşadığı dairesinde yapılan aramada gördükleri ve buldukları şeylerse adeta kan dondurucuydu. Polis olayda kullanılmış kırık bir lamba buldu. Cinayet aleti olarak kullandığı kırık ütü bir çöp torbasının içindeydi. Çeşitli yerlere gizlenmiş çöp torbaları içinde insan kalıntıları mevcuttu.

Yatak kana bulanmış ve karyola direkleri kırılmıştı. Banyoda küvetin üzerindeki askılardan derisi yüzülmüş, bağırsakları çıkarılmış bir insan gövdesi sallanıyordu. Ama en kötüsü mutfaktaydı. Fritözdeki yağın içinde hindi etiyle birlikte iki insan eli, bilin elleri yüzüyordu. Çöpte hindi ve kızılcık sosuyla karıştırılmış insan kalçası parçaları bulundu.

Dondurucunun içinde, dondurulmuş sebze torbalarının arkasındaysa, folyoya sarılı, büyük, yuvarlak bir nesne vardı. Bu, bilin kafasıydı. Sanki fritözde pişmiş gibi fena halde yanmış ve delik deşik olmuş haldeydi. O maymanın caniliği maalesef bunlarla da sınırlı kalmamıştı. Yargılaması sırasında mahkeme tarafından atanan psikiyatristin söyledikleri, davayı takip eden herkesi şoka sokmuştu.

Psikiyatristin söylediğine göre, Omayma Bill'in kaburgalarını kızartarak yediğini itiraf etmiş, hatta çok tatlıydı. Hiçbir şey kocamın etinden daha tatlı değil diye de eklemişti. Ancak Omayma daha sonra bu ifadelerini geri çekecek, hiçbir zaman yamyamlık yapmadığını söyleyecekti. Gerçekten bunları araştırırken olduğu gibi anlatırken de midem bulanıyor.

Bir insanı bu hale getiren, bu kadar canileştiren ne olabilir? Ben buna mantıklı ve tatmin edici bir cevap bulamıyorum. Ama gelin bakalım, Omaima kendi yaptıklarını nasıl açıklamış? 2 Aralık 1991'de tutuklanarak cinayetle suçlanan Omaima'nın duruşması tam bir yıl sonra, 1 Aralık 1992'de başladı.

O gün, Şükran gününde Bil bana tecavüz etti. Zaten evlendikten sonra sürekli dövmeye başlamıştı, beni tecavüz etmeye başlamıştı. O gün artık ben dayanamadım. İlk kez karşılık verdim. Onu öldürmek zorunda kaldım ama nefsi müdafaa amacıylaydı. Bakın eğer ben kendimi savunmasaydım şu an burada olamayacaktım, ölmüş olacaktım.

Ya yaşananlar için çok üzgünüm ama hayatta kalabildiğim için de mutluyum. Ancak o maymanın tek savunması bu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü Omaima dosyanın başından itibaren polise pek çok kez çelişkili ve kafa karıştırıcı beyanlar vermiş, bazen de gerçeklikten uzak, doğaüstü açıklamalara sığınmıştı. Ben bir şey yapmadım ki. Bil yaptı. O bulduklarınız Bil'in öldürdüğü bir adama ait. Ne? Bil öldü mü? O ses bana yapmamı söyledi. Kocamın huzur bulması için yapmak zorundaydım. Bil bir iş için Florida'ya gitti memur bey. Bir yanlışınız olmalı. Eski Mısırların ruhları geldi. Benimle konuştular. Yapmamı emrettiler.

Bill'in kendisine tecavüz ettiği ve onu nefse müdafaa amacıyla öldürdüğü iddiasıysa, mahkemede tekrarladığı nihai ifadesi olmuştu. Ancak bu iddiası da somut kanıtlarla çürütülmüştü. Çünkü Omaima tutuklandığında yapılmış olan adli muayenesinde bedeninde cinsel travmaya dair hiçbir kanıt bulunamamış, yüzündeki, ellerindeki ve göğüslerindeki kesik izlerinin savunma yarası olmadığı, ancak bir cesedi keserken meydana gelecek yaralanmalarla tutarlı olabileceği ortaya çıkmıştı. Tüm bu veriler, Omaima'nın olay günü bilden fiziksel veya cinsel şiddet gördüğü yönündeki savunmalarını boşa çıkarıyordu. Mahkeme psikiyatristinin, Omaima'nın küçük bir kızken sünnet edilmeye zorlanmasının ardından travma sonra stres bozukluğu yaşadığı ve cinayet sırasında psikotik olduğu yönündeki tespiti de onu kurtarmaya yetmedi.

Bu durumda ne savcılık ne de jüri, Omaima'nın yalnızca kendisini taciz eden kişinin elinden kaçmaya çalışan, hırpalanmış bir kadın olduğu iddialarına inanmadı. İddia makamı, Omaima'nın Bill'le yalnızca parası için evlendiğini ve onu bu yüzden öldürdüğünü, Şükran gününde onu baştan çıkararak yatağa zincirlediğini ve saldırdığını ileri sürdü. Bill'in ayak bileklerinin çevresinde bu iddiaları doğrulayan morarmalar bulundu. Takvimler Ocak 1993'ü gösterdiğinde jüri, 6 gün boyunca süren müzakerelerinin sonuna gelmişti. Ve nihayetinde Omayma ikinci derece cinayetten suçlu bulunup, en az 28 yıl olmak üzere ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Cezasını halen Chowchilla'daki Orta Kaliforniya Kadınlar Tesisi'nde çekiyor.

İlk kez 2006'da şartlı tahliye talebinde bulunan Omeyma'nın bu talebi ne yapacağı belli olmadığı ve kamu güvenliğine ciddi bir tehdit oluşturduğu gerekçesiyle reddedildi. 2011'de şartlı tahliyesi tekrar gündeme geldiğinde ise cinayetin sorumluluğunu üstlenmediği gerekçesiyle talebi bir kez daha reddedildi. Omeyma'nın bir sonraki şartlı tahliye görüşmesi ise 2026'da yapılacak. Dosyayı kapatmadan size ilginç ve biraz da komik bir bilgi vermek istiyorum. Ben öğrendiğimde hem çok şaşırdım hem de hiç şaşırmadım. Omayma hapishanede cezasını çekmekteyken yetmişli yaşlarındaki engelli bir adamla uzun mesafeli bir ilişkiye başlıyor ve sonra evleniyorlar. Hatta birkaç kez evlilik ziyaretlerine de izin veriliyor. Adamın vefatının ardındansa Omayma'ya büyük miktarda bir miras kalıyor.

Bu olay en başından en sonuna kadar insanı hayretler içinde bırakıyor. Masum bir bebek olarak doğan bir insanın ne kadar canileşebileceğini, ne kadar insanlıktan uzaklaşabileceğini gözler önüne seriyor. O maymanın hayatı, insanları para için kullanmayı alışkanlık haline getirmesi ve sonunda dinlerken bile insanın midesini kaldıran o şeyleri yapabilmiş olmasına inanmak istemiyorum. İnsanı hem şaşırtan, hem üzen, hem de midesini bulandıran bir dava bu. Sizin düşüncelerinizi de merak ediyorum. Sizce Omaima'nın Bill hakkında iddia ettiği şeyler doğru muydu? Bill evlendikten sonra ona fiziksel ve cinsel şiddet gösteren bir adama mı dönüşmüştü? Yoksa Omaima her şeyi para için mi yapmıştı? Omaima'nın akıl sağlığı gerçekten bu denli bozulmuş muydu? Yoksa ceza almamak için rol mü yapıyordu?

Evet, bu haftaki davamızı da bu sorularla kapatalım. Bir sonraki karanlık dosyada görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)